1155 research outputs found
Sort by
Chemical composition of two endemic Centaurea L. taxa from Turkey, a chemotaxonomic approach
In this study two endemic Centaurea L. species from Turkey (C. kurdica Reichardt and C. saligna (K.Koch) Wagenitz) which were collected in the similar habitat, have been investigated. The hydro distilled essential oil of aerial parts of C. kurdica and C. saligna were analysed by GC and GC-MS. As a result thirty five and thirty seven components were identified representing 89.0% and 89.6% of the oil, respectively. Germacrene D (28.3%), caryophyllene oxide (10.5%) and -caryophyllene (9.5%) were detected main compounds of C. kurdica, however caryophyllene oxide (25.2%), -eudesmol (11.5%) and germacrene D (10.2%) were detected major constituents of C. saligna. Studied species manufactured many similar constituents in their essential oils that could be verified by the same ecological conditions of their habitat, but also differences were detected that could approve their taxonomic separation. The results have given some clues on the chemotaxonomy of these taxa
Yield and Nutritive Value of Common Vetch (Vicia sativa L.) Lines and Varieties
The aim of this study was to determine the straw yields and biochemical compounds for lines and varieties of common vetch grown under rainfed conditions in semi-arid regions of Turkey. Four common vetch lines (Pt-41, I-3, C-5 and Pt-45) and six common vetch varieties (Emir, Kubilay-82, Uludağ, Nilüfer, Adana-22 and Çubuk) were obtained from the Agricultural Faculties of Uludağ, Atatürk and Çukurova Universities. Field experiments were designed according to randomized block design with three replications during 2009. Straw yields, crude protein (CP), acid detergent fiber (ADF), neutral detergent fiber (NDF), ash, dry matter (DM), dry matter digestibility (DDM), dry matter intake (DMI) and relative feed value (RFV) contents of the lines and varieties of common vetch were determined. Straw yield, DM, CP, NDF, ADF, Ash content and DDM, DMI, RFV of vetches were significantly different (P<0.05). Straw yields ranged from 184-300 kgda-1, CP content ranged from 5.1-15.4%, ADF content ranged from 28.1-31.2%, NDF ranged from 37.4-48.1%, Ash content ranged from 4.5-10.1%, DM content ranged from 90.5-95.0%, DDM content ranged from 64.6-67.0%, DMI ranged from 2.50-3.21% and RFV ranged from 128.1-163.6 based on the lines and varieties of common vetch. The results of this study showed that CP, DDM and RFV of variety of Nilüfer were higher than in the other lines and varieties of common vetch. This is due to low amount of ADFand NDF
Bazı Yem Bezelyesi Hat ve Çeşitlerinin Farklı Sıcaklıklarda Çimlenme ve Çıkış Performanslarının Belirlenmesi
Bu çalışma, bazı yem bezelyesi (Pisum sativum ssp. arvense L.) hat ve çeşitlerinin farklı sıcaklıklarda çimlenme ve çıkış oranlarının belirlenmesi amacıyla yürütülmüştür. Denemede materyal olarak 13 adet yem bezelyesi hat ve çeşidi kullanılmıştır. Yem bezelyesi tohumları dört farklı sıcaklıkta (10 0C, 20 0C, 24 0C ve 30 0C) çimlenme ve çıkış testlerine tabi tutulmuştur. Hat ve çeşitler çimlenme oranı ve hızı ile çıkış oranı ve hızı bakımından karşılaştırılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre en iyi çimlenme oranları 10 0C, 20 0C ve 24 0C’de çimlendirilen yem bezelyesi tohumlarından elde edilmiştir. Bu sıcaklıklarda en yüksek çimlenme oranı istatistiksel olarak aynı grupta yer alan 88P038-4-3-683, Spring pea 3-638, P57B, P101 ve P104 hatları ile Atos ve Özkaynak çeşitlerinden elde edilmiştir. Tüm sıcaklık değerlerinde benzer çıkış oranları elde edilmesine karşın 88P038-4-3-683, Spring pea 3-638, P57B ve P101 hatları ile Özkaynak, Reyna ve Bolero çeşitlerinin en yüksek değerleri vererek öne çıktıkları tespit edilmiştir. Hem çimlenme oranı hem de çıkış oranı açısından en iyi performans Spring pea 3-638, P101 ve P104 hatlarından elde edilmiştir. Sıcaklık arttıkça çimlenme ve çıkış hızları da doğru orantılı bir şekilde artmıştır
FARKLI BİR METOT KULLANARAK YENİ BİR TİP EĞRİSEL DİŞ PROFİLLİ DİŞLİ ÇARKLARIN ÜRETİMİ
Eğrisel evolvent profilli dişliler, ok dişliler ve düz dişlilerle kıyaslandığında daha gürültüsüz çalıştıkları, yük taşıma kabiliyetlerinin daha iyi olduğu literatürde yapılan çalışmalarla ispatlanmıştır. Ancak bu dişliler standart dişli üretim metotlarıyla üretilememektedirler. Bu sebepten dolayı mevcut dişlilerin endüstride kullanımı yaygın değildir. Bu çalışmada, imalat yöntemlerinde karşılaşılan zorluklardan dolayı yaygın olarak kullanılmayan eğrisel evolvent profilli dişlilerin kullanılabilmesini sağlamak amacıyla alternatif bir üretim metodu olabilecek 3D yazıcıyla bu dişli çarkların üretimi gerçekleştirilmiş ve doğruluk analizi yapılmıştır
Comparative assessment of phenolic and flavonoid contents of some Citrus peels and their antioxidant capacity
Aim of the study: To determine the richest phenolic and flavonoid content of fresh, dried and frozen of some highly economic citrus peels mandarin (Citrus reticulata), orange (Citrus sinensis), lemon (Citrus limon) and grapefruit (Citrus paradisi) as well as antioxidant capacities.
Material and Methods: Ultrasound assisted extraction was used to recover extracts from fresh, frozen and dried Citrus peels. The antioxidant activity studies were carried out by 2,2-diphenyl-1-picrylhydrazyl (DPPH) free radicals, superoxide anion radicals, reducing power, metal-ion chelating and total antioxidant activity by ferric thiocyanate methods. The total phenolic content (Folin–Ciocalteu assay) and flavonoid content were also determined by UV-VIS spectrometer.
Results: Fresh, frozen and dried citrus peels showed good antioxidant activity in all the biological antioxidant activity experiments (p<0.05). The total phenolic content ranged from 67.36±3.09 to 227.21±1.78 mg of gallic acid equivalents (GAE)/100 g dry extract. Interestingly, among citrus samples, dried lemon and grapefruit had the highest total phenolic contents of 168.34±4.03 and 227.21±1.78 mg (GAE)/100 g dry extract, respectively. At the concentration of 75 μg/ml, dried lemon extract exhibited the highest superoxide anion radical scavenging and reducing power activities with scavenging percentage of 93.45 and 88.81 %, respectively, however, at same concentration, the superoxide anion radical scavenging and reducing power activities of dried orange extract were 68.54 and 71.59%, respectively . These results showed that the amounts of phenolics compounds were in accordance with higher effectiveness in performed antioxidant activity tests.
Acknowledgements: The author thanks for financial support the projects of Scientific Research Project Department of Bingol University (Projects No: BAP-21-217-2014 and BAP-21-322-2015)
Nebevî Fiil ve Terklerin Şer'î Değeri
Nebevî fiillerde aslolan teş rî‘ ve örnekliktir. Hz. Peygamber (s.a.v.)
şer‘î hükümleri beyân etmek için gönderilmiş tir. Bu nedenle
nebevî fiil ve tasarrufların büyük çoğunluğu tebliğ ve beyânla
alakalıdır. Hz. Peygamber (s.a.v.) tarafından yapılan fiiller onun
sahip olduğu değiş ik sıfatlardan kaynaklanmaktadır. Bu sıfatlar
sonucu vuku bulan nebevî fiiller farklı özelliklere sahip olup değiş ik
hükümlere konu olmaktadır. Hz. Peygamber’in (s.a.v.) bir insan,
bir nebî, bir kâdı, bir komutan, bir yönetici, bir devlet baş kanı vb.
sıfatlar bağlamında yaptığı fiiller, toplumun farklı katmanlarına
hitap etmekte ve farklı özellikleri ta şımaktadır. Nebevî fiillerden
birini örnek almak, bu fiilin hangi nebevî sıfattan kaynaklandığını
-zannî düzeyde de olsa- bilmek ve bu sıfatla o fiili örnek almakla
mümkündür.
Bazı usûlcüler Hz. Peygamber’in (s.a.v.) bir şeyi yapmamasının/
terk etmesinin o şeyin ümmet tarafından terk edilmesinin
vacip olduğuna delâlet ettiğini ileri sürerken, bazıları nebevî
terklerin, haramlık hükmünü ifade ettiğini savunmaktadır.
Usûlcülerin kahir ekseriyeti ise nebevî terklerin karinelerden
bağımsız olarak terke konu olan fiillerin yapılmasında herhangi bir
mahzurun bulunmadığı dış ındaki bir hükme delâlet etmediğini
söylemektedir
KUR'ÂN-I KERİM'E GÖRE RÛHÎ HASTALIKLA
Đnsan ne bilgisayar gibi bir makine ne de, yeme içme, cinsellik ve korunma dürtüleri ile
hayatını devam ettiren bir varlıktır. O ruh, nefis, akıl, kalb ve vicdan sahibi olarak insandır.
Amacımız, insanın manevî yönünü olusturan bu kavramları Kur'ân-ı Kerim ve psikoloji
ilminin ısığında inceledikten sonra, maddî yönü olusturan bedene musallat olan hastalıklar
gibi, bu manevî yöne musallat olan hastalıkları tesbit edip, yine Kur'ân-ı Kerim ve psikoloji
ilminin rehberliğinde çarelerini ortaya koymaktır.
Đnsanların ruh konusundaki merakları ve ruh hastalıkları, özellikle psikolojik açıdan,
arastırılmaya değer bir konudur. Asrımızda ruh hastalıkları olarak ifade edilen ve beyin
kimyasının bozulması ile meydana gelen psikolojik rahatsızlıklar artmıs, bu sebeple asrımız
'stres' asrı olarak anıla gelmistir. 'Asrın vebası' kanserin bile sterese bağlı 'psikosomatik' bir
hastalık olduğu söylenebilir.
Psikiyatristler ruh hastalıklarını, beyindeki seratonin, dopamin ve noradrenalin gibi kimyasal
maddelerin dengelerinin bozulması sonucu ortaya çıkan organik hastalıklar olarak görürler.
Kur'ân-ı Kerim 'ruh' hakkında fazla bilgi vermemistir. Ancak verdiği az bilgi ile beraber kalb
ve nefis hakkında verdiği bilgilerden, ruhun faaliyet alanı olan beyinin isleyisi ile idrak, suur
ve duygular halinde arzular olustuğu anlasılmaktadır.
Đdrâk gücü olarak akıl, suur ve vicdan âletleriyle duyguları dizginleyip olması gereken
seviyede tutabilirse, ruhun tezahürleri olan akıl ve duygular sağlıklı olmus olur. Eğer akıl
nefsin baskıcı gücü (hevâ) karsısında kontrol gücünü kaybederse, haramlar birer mikrop gibi
'kalb'i istilâ ederler. Haramların istilası altındaki kalb de haramın ismine ve büyüklüğüne
göre hastalanır. Hastalanan kalb, pas tutar, süpheleri yasar ve kör olur. Ölmüs bir kalbe de,
daha fazla zarar saçmaması için mühürlenen sağlıksız bir is yeri gibi, Yüce Allah tarafından
'mühür' basılır.
Kur'ân-ı Kerim detaylı bir sekilde, bu hastalıklara yakalanma sebeplerini, korunma yollarını
ve kurtulus çarelerini anlatmaktadır.
Konu, din ve pozitif bilim is birliğiyle incelenmesi gereken konudur. Bu sebeple oldukaça
kapsamlı olup, ilâhiyât bilgisinin yanında tıb ve psikolj bilgisini de gerektirmektedir. Bu
sebeple, çalısma boyunca, Bakırköy ve Manisa'daki Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'ndeki
yetkililerin ve bağımsız çalısan uzman psikiyatrislerin desteğini aldık.
Çalısmamız ilerledikçe, din ile bilimin birbirine süphe ile bakmak yerine, bir arada ve
uyumlu bir sekilde yasayabilecekleri günlerin yakın olduğu görüldü
Determination of antioxidant and free oxygen radical scavenger activities of Satureja boissieri Hausskn ex Boiss
Examination of plant length, dry stem and dry leaf weight of bitter vetch [Vicia ervilia (L.) Willd.] with some non-linear growth models
In this study, the aim is to determine the best model for plant length, dry stem and dry leaf weight in different species of
bitter vetch by using non-linear growth models. In the study, IFVE 3977-SEL 2802, HAT-14, IFVE 3977-SEL 2802 and
Mardin Population bitter vetch species were used as materials. Bertalanffy, Logistic, and Gompertz models were used. At
the end of the study, the best models identifying plant length of bitter vetch Logistic in IFVE 3977-SEL 2802 species and
Bertalanffy model in IFVE 3351-SEL 2804, HAT-14 and Mardin Population species. Dry stem weight was identified best
with Logistic model in IFVE 3977-SEL 2802 and HAT-14 species, Bertalanffy model in IFVE 3351-SEL 2804 and Gompertz
model in Mardin population species. Dry leaf weight was identified best with Gompertz model in IFVE 3977-SEL 2802
and Mardin Population, Logistic model in IFVE 3351-SEL 2804 and HAT 14 species
1000 oC SICAKLIĞINDA SİNTERLENEREK ÜRETİLEN WCuAg ESASLI KOMPOZİT MALZEMESİNİN MİKROYAPI VE MEKANİK ÖZELLİKLERİNE BAKIR MİKTARININ ETKİSİ
Bu çalışmada, WCuAg kompozit malzemesinin mikroyapı ve mekanik özelliklerine gümüş (Ag) ilavesi ve bakır (Cu) oranındaki değişimlerin etkileri araştırılmıştır. Karıştırma ve basınç altında şekil verme işleminden sonra farklı bakır oranlarıyla numuneler toz metalürji metoduyla üretilmiştir. Sinterleme işlemi 3 adet numuneye 1000 oC sıcaklıklarında uygulanmıştır. Sinterleme işlemi sonrası W-5%Ag-5-10-15%Cu kompozisyonları olmak üzere 3 farklı kompozisyon uygulanmıştır. Sinterleme işlemi sonrası numunelerin mikroyapı incelemeleri için X ışını difraksiyon analizi (XRD), taramalı elektron mikroskobu (SEM) ve enerji dağılımlı x-ışını spektroskopisi (EDX) cihazları kullanılmıştır. Bakır oranının mikroyapı ve mekanik özelliklerine etkisi analiz edildiğinde, bakır miktarındaki azalma sertliğe olumlu etki etmiştir. Ag ilavesinin WCuAg kompozit malzemesinin mikroyapısını düzenlemede etkisi olduğu düşünülmektedir. Elde edilen veriler literatür bilgileriyle karşılaştırılmış ve sonuçlar değerlendirilmiştir