2779 research outputs found
Sort by
Coğrafya Öğretiminde Kavram Haritalarının Öğrencilerin Başarısına Etkisi ve Öğrencilerin Yöntem Hakkındaki Görüşleri
The purposes of this study are to to reveal the impact of concept maps method' on students' academic achievement and to evaluate students' perceptions about the implementation. In the study, the sample was comprised of 82 students who were studying in 9th grade of a private secondary school in Istanbul. Out of 82 students, 38 were in experimental group and 44 were in control group. The activities were implemented in a two-hour lecture about Earth's shape and movements. The pretest posttest experimental research model with control group was used in the implementation. The impact of concept maps method on academic achievement and students' perceptions of implementation were determined using achievement test and assessment survey. Mann-Whitney U Test, Wilcoxon Signed Rank Test, regression analysis and some descriptive statistics were used in the analysis with the help of SPSS®. The study revealed that the concept maps model contributed more to the students' achievement in geography education compared to traditional teaching. Besides, the students' perceptions were positive and they participated in the activity easily. The students thought that the concept maps model had increased their thinking, learning and asking skills and affected their interest to lesson and curiosity about the subjects in a positive way. Key Words: Active Learning, Concept Maps, Secondary Education, Geography Education, Academic AchievementBu çalışmanın amacı, kavram haritası yönteminin coğrafya öğretiminde kullanılmasının öğrencilerin akademik başarılarına etkisi ile öğrencilerin etkinlik hakkındaki görüşlerini tespit etmektir. Çalışmanın örneklemini İstanbul’da bulunan özel bir ortaöğretim kurumunun 9. sınıfında öğrenim görmekte olan, 38’i deney, 44’ü ise kontrol grubunda olmak üzere toplam 82 öğrenci oluşturmuştur. Yerküre’nin şekli ve hareketleri konusunda, 2 ders saatinde gerçekleştirilen uygulamada, kontrol gruplu ön test-son test deneysel araştırma modeli kullanılmıştır. Başarı testi ile başarı gelişimi, etkinlik değerlendirme anketi ile öğrencilerin etkinlikler hakkındaki değerlendirmeleri alınmıştır. Verilerin çözümlenmesi ve analizinde, SPSS® istatistik programı yardımıyla Mann-Whitney U ve Wilcoxon işaretli sıralar testi ile regresyon analizi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda; öğrencilerin akademik başarılarını artırmada, kavram haritası yöntemi kullanılarak yapılan öğretimin düz anlatım yöntemine göre daha fazla katkı sağladığı tespit edilmiştir. Ayrıca, öğrencilerin kavram haritası yönteminin kullanıldığı dersi ilgiyle takip ettikleri ve yöntem hakkında olumlu kanılara sahip oldukları görülmüştür. Öğrenciler, kavram haritası yönteminin düşünmelerini, öğrenmelerini, öğrendiklerinin kalıcılığını, derse karşı ilgilerini, sorgulama becerilerini ve merak duymalarını olumlu yönde etkilediğini düşünmektedirler
Kaynaştırma Eğitimi Dersinin Okulöncesi Öğretmeni Adaylarının Kaynaştırmaya İlişkin Görüşlerine Etkisi
Bu araştırmada, Kaynaştırma Eğitimi dersinin, okul öncesi öğretmeni adaylarının kaynaştırmaya ilişkin görüşlerine etkisi incelenmiştir. Araştırma gerçek deneme modellerinden son test kontrol gruplu model olarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu, 2008 – 2009 öğretim yılında, Selçuk Üniversitesi, Mesleki Eğitim Fakültesi, Çocuk Gelişimi ve Eğitimi Anabilim Dalında öğrenim gören, 83’ü kontrol grubunda, 84’ü deney grubunda olmak üzere toplam 167 okul öncesi öğretmeni adayı oluşturmuştur. Veri toplama aracı olarak Kaynaştırmaya İlişkin Görüşler Ölçeği kullanılmıştır. Kaynaştırmaya İlişkin Görüşler Ölçeği, Kaynaştırma Sınıf Kontrolü ve Kaynaştırmaya Karşı Görüşler, Kaynaştırma Öğretmenin Yeterliliği, Kaynaştırmanın Yararları, Kaynaştırmanın Olumsuz Etkileri ve Kaynaştırmanın Faydası olmak üzere beş alt boyuttan oluşmaktadır. Araştırma sonucuna göre, kaynaştırma dersi alan okul öncesi öğretmeni adaylarının kaynaştırmaya ilişkin görüşlerinde bazı ölçek maddelerinde anlamlı fark bulunmuştur
PAZARLAMA KÜLTÜRÜ VE STRATEJİ ARASINDAKİ UYUMUN İŞLETME PERFORMANSINA ETKİSİ: BATI AKDENİZ BÖLGESİ İMALAT SEKTÖRÜNDE BİR UYGULAMA
In today's competitive conditions, businessesthat have a marketing culture and can see the whole picture will produce andimplement the right strategy. Thus, effective processes will result in superiorperformance. Based on this argument, the aim of the study is to reveal thedirect impact of marketing culture and business strategy on performance and theeffect of the harmony between the marketing culture and business strategy(covariances, mediator, moderator effect) on the performance of the enterprise.For this purpose, the data obtained from the empirical study conducted on avoluntary basis to 412 business owners and managers in the manufacturing sectorin the Western Mediterranean Region were subjected to the Structural EquationModel analysis in the Lisrel. The findings show that the effect of marketingculture and business strategy on business performance is positive and theeffect of harmony between marketing culture and business strategy (impact ofcovariance and impact effect) on performance is positive. However, it isunderstood that businesses are mostly analyst and defensive. It is determinedthat the quality of products, quality control measures and cost advantage cometo the forefront in terms of performance relative to its competitors. Thisleads to the conclusion that the concept of marketing culture is more sensitive(market-driven) direction because of the low and medium low technologymanufacturing of the Regional manufacturers.Günümüz rekabet koşullarında pazarlama kültürünesahip ve resmin bütününü görebilen işletmeler doğru strateji üretecek veuygulayacaktır. Böylelikle etkili işlemler üstün performansla sonuçlanacaktır.Bu savdan yola çıkarak çalışmanın amacı, pazarlama kültürü ve işletmestratejisinin performans üzerindeki doğrudan etkisini ve pazarlama kültürü ileişletme stratejisi arasındaki uyumun (kovaryanslar, aracı, düzenleyici etki)işletme performansı üzerindeki etkisini ortaya çıkarmaktır. Bunun için BatıAkdeniz Bölgesinde bulunan imalat sektöründeki 412 işletme sahip veyöneticilerine gönüllülük esasına göre yapılan ampirik çalışmadan elde edilenveriler, Lisrel’de Yapısal Eşitlik Modeli analizine tabi tutulmuştur. Bulgular,pazarlama kültürü ile işletme stratejisi arasındaki uyumun (kovaryanslarınetkisi ve aracı etki) performansa etkisinin pozitif olduğunu göstermektedir.Bununla birlikte işletmelerin daha çok analizci ve savunmacı yönde olduklarıanlaşılmaktadır. Rakiplerine nispetenperformans konusunda ise ürünlerin kalitesi, kalite kontrol ölçüleri ve maliyetavantajının ön plana çıktığı tespit edilmiştir. Bu da Bölge imalatçılarınındüşük ve orta düşük teknolojiye sahip imalat yapmalarından dolayı pazarlamakültürü anlayışının daha çok duyarlı (pazar tarafından yönlendirilen) yöndeolduğu sonucunu ortaya çıkarmaktadır
ŞÜKRAN MI DUYUYORUZ YOKSA MİNNETTAR MIYIZ?
Şükran ve minnettarlık aralarında benzerlikler ve farklılıklar bulunan birbirleri ile ilişkili kavramdır. Alanyazın incelendiğinde şükran ve minnettarlığın günlük yaşamda ve akademik tartışmalarda birbirlerinin yerine kullanılmakta olduğu görülmektedir. Ancak bu iki kavram arasında dikkat edilmesi gereken bazı önemli farklılıklar bulunmaktadır. Bu kavramların kuramsal alt yapıları incelendiğinde şükranın, manevi ve kişiler arası boyutlarda değerlendirildiği; minnettarlığın ise sadece kişiler arası bir boyutta değerlendirildiği anlaşılmaktadır. Bu bakımdan şükran ve minnettarlık kavramları arasındaki benzerliğin ve farklılığın; şükran kavramının iki boyutlu yapısından kaynaklandığı söylenebilir. Şükran kavramı bu bakımdan minnettarlığı da içine alan daha geniş bir yapıya sahiptir. Minnettarlık, şükran kavramının sadece gözle görülebilen, toplumsal yaşamdaki somut boyutuna denk gelmektedir. Ancak şükran, minnettarlığı da kapsayan kişiler arası şükran boyutunun ötesinde; dini, felsefi ve büyüsel alanı da içinde barındıran manevi bir boyuta da sahiptir. Bu araştırmada, öncelikle şükran ve minnettarlık kavramları tanıtılmış, daha sonra da kavramlar arasındaki benzerlikler ve farklılıklar ortaya koyulmaya çalışılmıştır
The Investigation of the Effects of Different Filters on Mammogram Images
Mamaografi, meme kanserinin erkenteşhisi için kullanılan yaygın bir görüntüleme tekniğidir ve meme kanserininbaşlangıç aşaması olarak kabul edilen küçük kalsiyum birikintilerini (mikrokalsifikasyonlar)görüntüleyebilme özelliğine sahiptir. Mikrokalsifikasyonların mamografiüzerindeki tespitleri için bilgisayar destekli tespit (BDT) sistemleri sıklıklakullanılmaktadır. BDT sistemlerin ilk basamağı mamografi üzerinde oluşangürültüleri temizlemektir. Gürültü temizleme veya azaltma işlemi için çeşitlisüzgeçler kullanılmaktadır. Bu çalışmada mikrokalsifikasyon içeren mamografigörüntülerin çeşitli süzgeçlerle temizlenmesi ve sonuçlarının karşılaştırılmasıhedeflenmektedir. Bunun için öncelikle Digital Database for ScreeningMammography (DDSM) veritabanındaki mamografilerden mikrokalsifikasyon içeren 20adet mamografi imgesi seçilmiştir. Alınan mamografilerden mikrokalsifikasyoniçeren kısımları vertabanında verilen koordnatlar ile 512x512 piksel boyutundakesilmiştir. Her bir görüntü matrisi uzamsal bölgede ortanca ve ortalamasüzgeçten, frekans bölgesinde ise alçak geçiren ve yüksek geçiren süzgeçlerdengeçirilerek kontrast ayarlanmış görüntü sonuçları ortalama hata karesi ve dorukişaret-gürültü oranı ile karşılaştırılmıştır. Çalışma sonucunda tek mikrokalsifikasyonlara vemikrokalsifikasyon gruplarına etki etmeden, mamografilerde gürültü temizlemekiçin en uygun süzgecinin hangisi olduğu tespit edilecektir. Mammogram is a widespread imaging technique to early detectbreast cancer. It can detect micro scale calcium deposits (microcalcification) known as early signs ofbreast cancer., computer-aided diagnosis(CAD) systems are commonly used to detectof microcalcifications on mammograms. Thefirst step of CAD system is cleaning noises on mammography images. In order toclean or decrease noise on images,several filters are used. The purpose of this study is denoising mammogramimages that include micro calcification with different filters and comparing offilter results. For this, firstly 50 mammogram images are obtained from DigitalDatabase for Screening Mammography (DDSM). Microcalcificationlocated areas which stated in their datafile on mammograms are cropped at 512x512 pixels. Each image matrices arefiltered by median and moving average filter in spatialdomain as well as high pass and low pass filter in frequency domain. The filtered images are compared by means of meansquared error (MSE) and peak signal-noise ratio (PSNR) after frequency domainfilters contrast adjustment. At the end of the study, the optimal filter willbe determined for cleaning mammograms without an effect on single or clustered microcalcification.
THE EXAMINATION OF VARIABLES THAT PREDICT LIFE SATISFACTION OF TEACHER CANDIDATES WAITING FOR ASSIGNMENT
Son zamanlarda atanamama problemi, öğretmen adayları için ciddi sorun haline gelmekte ve onların yaşam doyumlarını olumsuz yönde etkilemektedir. Bu araştırmada atama bekleyen öğretmen adaylarının yaşam doyumlarını yordayıcı değişkenler olarak, umutsuzluk, öğrenilmiş çaresizlik ve belirsizliğe tahammülsüzlük düzeyleri incelenmiştir. Bu amaç doğrultusunda farklı branşlardan 300’ü kadın ve 410’u erkek olmak üzere toplam 710 atama bekleyen öğretmen adayı araştırma kapsamına alınmıştır. İlişkisel tarama modeline dayalı olarak yapılan çalışma sonuçlarına göre, umutsuzluk ve belirsizliğe tahammülsüzlük atama bekleyen öğretmen adaylarının yaşam doyumunu önemli derecede yordarken, öğrenilmiş çaresizliğin yaşam doyumunu önemli derecede yordamadığı bulunmuştur. Araştırma sonuçlarına göre önerilerde bulunulmuştur.Recently, the problem of being unassigned has become a serious matter for teacher candidates and it has affected their life satisfaction negatively. In this study, it has been examined the levels of their desperetaness, learned helplessness, and intolerance to indefineteness as variables that predict the life satisfaction of teacher candidates waiting for assignment. In accordance with this purpose, in total 710 teacher candidates waiting for assignment in different branches, 300 of them are women and 410 of them are men, have been included in the scope of research. According to the results of the studies based on relational screening model, it has been found that desperetaness and intolerance to indefineteness predict the life satisfaction of teacher candidates waiting for assignment significantly while learned helplessness does not predict life satisfaction substantially. It has been made suggestions according to the results of research
TURKISH EFL STUDENTS’ CONCEPTIONS ON ACCENT
Bu çalışma 20kişiden oluşan bir grup İngilizce öğrencisinin aksan algılarını irdelemektedir.Her bir katılımcı Amerika, İngiltere, Hindistan ve Çin’den farklı aksandakonuşmacıları dinlemiştir. Katılımcılar aksanları belirlemeye çalışmış, buaksanlara dair eğilimlerini beyan etmiş ve her bir aksanla ilgili görüşleriniifade etmişlerdir. Katılımcılarla bire bir mülakat yapılıp farklı aksanlarkonusundaki görüşleri alınmıştır. Katılımcıların çoğu İngilizceyi anadilkonuşmacısı gibi konuşmayı istediğini ileri sürmüştür. Çalışmanın bulgularıilgili alandaki araştırmacılar için önemli kaynak teşkil edecektir. This study examined the accent conceptions of a groupof 20 EFL university students. Each respondent listened to a speech by fourspeakers with different English accents: American, British, Indian, andChinese. They diagnosed the diverse accents and declared their inclinations andviews towards each one. Further, the respondents were interviewed one by one aboutEnglish variations. Most of the respondents emphasized that they desire tosound like a native speaker of English. The findings of the study may supplygreat help for the researchers in the related field.
BİLİMSEL YARATICILIĞI DESTEKLEYEN ÖĞRETİMİN MADDELERİN AYRILMASI KONUSUNDAKİ ÖĞRENCİ ÇİZİMLERİNE ETKİSİ
Öğrencilerin kimyayı öğrenmelerinde, maddenin submikroskobik düzeydeki yapısıyla ilgili uygun imgelere sahip olmaları esastır. Submikroskobik düzeyle ilgili imgeleme; yeterli önbilginin yanında, bu düzey algılanamadığından hayal gücünü de gerekli kılar. Hayal gücü ise literatürde yaratıcılığın kapsamında ele alınmıştır. Bilişsel psikoloji alanında yapılan çalışmalar imgelerin niteliği ile yaratıcı düşünme arasında zayıf-orta şiddette ilişki olduğunu ortaya koymaktadır. Bu çalışmada, öğrencilerin maddelerin ayrılması konusunda submikroskobik düzeyle ilgili imgelerini yansıtan çizimlerinin ayrıntılığına, bilimsel yaratıcılığı destekleyen öğretimin etkisi incelendi. Araştırma, 9. sınıfta öğrenim gören 57 öğrenci ile gerçekleştirildi. Araştırma yöntemi olarak, yarı deneysel desen kullanıldı. Araştırmada, katılımcıların önbilgileri ve bilimsel yaratıcılıkları kontrol altına alındığında, bilimsel modele uygun ayrıntılar içeren çizimler yapmalarında, bilimsel yaratıcılığı destekleyen öğretimin, geleneksel öğretimden daha etkili olduğu belirlendi