2779 research outputs found
Sort by
Seviye Belirleme Sınavı (SBS-2009): 6. Sınıf İngilizce Alt Testinin Geçerlik ve Güvenirlik Çalışması
The purpose of this research was to investigate the reliability and validity of 6th grade English sub-test of the Level Determination Examination (SBS-2009). The psychometric characteristics of the test were tried to be determined for this purpose in the study. In order to determine the construct validity of the test, the exploratory and confirmatory factor analyses were conducted. KR20 and Spearman-Brown split half statistical methods were employed in order to determine the reliability of the test. According to the findings in relation with the exploratory factor analysis, it was seen that 13 items in the English sub-test worked under a single factor. Besides this, in order to confirm the structure which was detected in regard of the exploratory factor analysis the confirmatory factor analysis was conducted in the research. The findings in relation with the confirmatory factor analysis [X2/df=109.73/65; GFI= 0.92; AGFI= 0.89; RMSEA= 0.058; CFI= 0.96; NFI= 0.90; NNFI= 0.95; RMR and SRMR= 0.052] approved the structure consisting of a single factor. On the other hand, KR20 reliability coefficient of the test was found as 0.84 and Spearman-Brown split-half coefficient was found as 0.81 in the research. Bu araştırmanın amacı, Seviye Belirleme Sınavı (SBS-2009) 6. sınıf İngilizce alt testinin geçerlik ve güvenirlik çalışmalarını yapmaktır. Bu amaca yönelik olarak yapılan araştırmada, bu testin psikometrik özellikleri belirlenmeye çalışılmıştır. Testin yapı geçerliğini belirleyebilmek için açımlayıcı ve doğrulayıcı faktör analizleri yapılmıştır. Testin güvenirlik düzeyinin belirlenebilmesi için ise KR20 ve Spearman-Brown iki yarı testi istatistiksel yöntemleri kullanılmıştır. Açımlayıcı faktör analizi sonuçlarına göre, İngilizce alt testinin toplam 13 maddesinin de tek bir faktör altında toplandığı görülmüştür. Bunun yanında, açımlayıcı faktör analizi sonucu ortaya çıkan yapının geçerliğini doğrulayabilmek amacıyla da doğrulayıcı faktör analizi uygulanmıştır. Yapılan doğrulayıcı faktör analizi sonucunda elde edilen bulgular [X2/sd=109,73/65; GFI= 0,92; AGFI= 0,89; RMSEA= 0,058; CFI= 0,96; NFI= 0,90; NNFI= 0,95; RMR ve SRMR= 0,052], testin tek faktörlü yapısını doğrulamıştır. Ayrıca, araştırmada testin KR20 güvenirlik katsayısı 0,84, Spearman-Brown iki yarı testi korelasyonu sonucu ise 0,81 olarak hesaplanmıştır.&nbsp
Boğaçay (Antalya) Sediment Taşınımı ve Konyaaltı Kıyı Çizgisi İlişkisinin Görüntü İşleme Teknikleriyle İncelenmesi
While Konyaaltı (Antalya) Beach was formed by the sediment supply of theBoğaçay and Sarısu streams, Boğaçay remained the only sediment source for the easternsection after the port construction. Due to the change in the volume ofmaterial carried by Boğaçay and longshore drift along the beach, time-dependentshore line changes occurred. As an artificial lagoon was built on Boğaçay, accordingly,the sediment regime of the stream will change, sedimentation will start on the artificiallagoon bottom, and shore line will be changed on the beach, it is aimed to investigatethe time-related change on the shore. The use of satellite images is becoming widespreadin generating geomorphological information due to the large spatial data oflarge areas, the images being numerical data and the ability to be processed directly.Images enhanced with image processing techniques are used for measurement and classificationpurposes. In this study, high resolution satellite images were used to determinethe temporal variation of the shore line and the base morphology of the artificiallagoon. Image processing, analysis and result display operations were carried outin MatLab environment. As a result of the analysis; It is concluded that thereis a severe coastal regression in the western part of Konyaaltı Beach, and thisregression will continue in the future as the region is not fed with sediment.It has been observed that there is a change in the bottom morphology of Boğaçayartificial lagoon, a 163 cm relief is formed at the base, and in some regions thereis a mud sedimentation up to 120 cm, and reed type plants start to grow inplaces. It has been understood that coarse-grained material has not yet been transportedfrom the stream to the lagoon, the material that deposited is mud and the materialthat will feed the beach does not reach the beach. It is revealed that there isa significant coastline regression in Gürsu beach, although the beach here isfed by solid material with longshore drift.Konyaaltı (Antalya) Kumsalı, Boğaçay ve Sarısu akarsularının sedimentiile beslenerek oluşmuşken, liman inşaatı sonrasında doğu kesim için teksediment kaynağı Boğaçay kalmıştır. Boğaçay’ın taşıdığı malzeme hacmindekideğişim ve sahilde kıyı boyu taşınım nedeniyle zamana bağlı kıyı çizgisideğişimleri oluşmuştur. Boğaçay üzerine bir yapay lagün inşa edilmesisonrasında ise çayın sediment rejiminin değişeceği ve buna bağlı olarak yapaylagün tabanında dolgu, kumsalda ise kıyı çizgisi değişimi muhtemelgöründüğünden, bu çalışma kapsamında kıyıdaki zamana bağlı değişiminincelenmesi hedeflenmiştir. Geniş alanlara ait büyük çapta konumsal veriiçermesi, görüntülerin sayısal veri olması ve doğrudan işleme sokulabilmesinedenleriyle jeomorfolojik bilgi üretilmesinde uydu görüntülerinin kullanımıyaygınlaşmaktadır. Görüntü işleme teknikleriyle zenginleştirilen görüntülerölçme ve sınıflama amaçlı olarak kullanılmaktadır. Bu çalışmada yüksekçözünürlüklü uydu görüntüleri kıyı çizgisinin zamansal değişimi ve yapay lagüntaban morfolojisinin belirlenmesinde kullanılmıştır. Görüntü işleme, analiz vesonuç gösterim işlemleri MatLab ortamında gerçekleştirilmiştir. Yapılan analizlersonucunda; Konyaaltı Kumsalı’nın batı kesiminde şiddetli kıyı çizgisigerilemesi olduğu, bölgenin sedimentle beslenmediği için bu gerilemeningelecekte de devam edeceği sonucuna varılmıştır. Boğaçay yapay lagünü tabanmorfolojisinde değişim olduğu, tabanda 163 cm rölyef oluştuğu, bazı bölgelerdeise 120 cm’e varan mil dolgu olduğu, yer yer sazlık türü bitkilerin üremeyebaşladığı görülmüştür. Çaydan lagüne henüz iri taneli malzeme taşınmayabaşlamadığı, çökelen malzemenin mil olduğu ve kumsalı besleyecek malzemeninsahile ulaşmadığı anlaşılmıştır. Gürsu sahilinde ise, yanal akıntı ile katımadde beslemesi mümkün olmakla birlikte önemli miktarda kıyı çizgisi gerilemesiolduğu anlaşılmıştır
GÜÇLENDİRİCİ LİDERLİĞİN, HİZMET SEKTÖRÜNDEKİ YENİLİK FAALİYETLERİNE VE ÇALIŞANLARA ETKİLERİNİN İNCELENMESİ - EXAMINATIONS OF IMPACTS OF EMPOWERING LEADERSHIP ON INNOVATION ACTIVITIES IN SERVICE SECTOR AND EMPLOYEES
The organizations in service sector in intensecompetition environment fall behind as a result of not showing performance indesired level and have to leave from the sector. In terms of leadership styles,it is necessary to manage the satisfaction and team management with the rightunderstanding in the superior-subordinate relationship hierarchy of theorganizations. By managing and guiding employees correctly, organizations canachieve their goals that they set. The research model examines how institutionsin the service sector affect employees and innovation through the empoweringinfluence of leadership. When the findings are analyzed, it was found thatempowering leadership and proactive personality variables had positive effectson career satisfaction, innovation and creativity activities. Within the scopeof the study, survey were conducted with 483 white-collar workers (administrativepersonnel) who work in the service sector. IBM SPSS 25 Statistical SoftwareProgram and SPSS AMOS were used to make analysis. Since there were 5-pointLikert-scale questions in the study, confirmatory and explanatory factoranalysis was conducted. After factor analysis, reliability analysis,correlation analysis, regression analysis, and Sobel test was made for theanalysis of hypothesis and regression analysis.Yoğun rekabet ortamında hizmet sektöründe bulunanfirmalar istenilen seviyede performans sergileyememeleri sonucunda yarıştageriye düşmekte ve sektörden çıkmak zorunda kalmaktadırlar. Özellikle liderlikaçısından örgütlerin ast-üst hiyerarşisinde memnuniyet ve ekip yönetiminindoğru bir anlayışla yönetilmesi gerekmektedir. Çalışanların doğru yönetilmesive yönlendirilmesiyle, örgütler belirledikleri hedeflere ulaşmaları mümkünolabilmektedir. Hizmet sektöründe bulunan kurumların, liderliğin güçlendiricietkisiyle çalışanları ve yeniliği nasıl etkilediği araştırma modeli kapsamındaincelenmektedir. Elde edilen bulgular analiz edildiğinde, Güçlendirici liderlik ve proaktif kişilikdeğişkenlerinin, kariyer memnuniyetine, takım yaratıcılığına ve yenilikfaaliyetlerine olumlu yönde etkisinin olduğu tespit edilmiştir. Araştırmanınamacı kapsamında hizmet sektöründe bulunan 483 beyaz yakalı (idari personel)’danveriler toplanmıştır. IBM SPSS 25 Programı ve SPSS AMOS kullanılarak Analizleryapılmıştır. Anket çalışmasında 5’li Likert ölçekli sorular olduğu içinDoğrulayıcı ve açıklayıcı faktör analizi yapılmış, faktör analizinden sonra güvenirlilikanalizi, korelasyon analizi, regresyon analizi ve ara değişken etkisi içinsobel testi yapılmıştır
MATEMATİKSEL MODELLEME SÜRECİ ÇERÇEVESİNDE ÖĞRENCİLERİN KUYRUKLU YILDIZ PROBLEMİNE İLİŞKİN ÇÖZÜMLERİ
Bu özel durum çalışmasının amacı, matematiksel modelleme süreci çerçevesinde öğrencilerin Kuyruklu Yıldız Problemi’ne ilişkin çözümlerini incelemektir. On ortaöğretim öğrencisiyle gerçekleştirilen araştırmada veriler öğrencilerin bireysel olarak çözdükleri Kuyruklu Yıldız Problemi’nin yazılı yanıt kağıtlarından ve çözüm süreçlerinde sesli düşünmelerini içeren video kayıtları çözümlemelerinden derlenmiştir. Problemin analizinde yedi basamaklı matematiksel modelleme süreci dikkate alınarak hazırlanan dereceli puanlama anahtarından yararlanılmıştır. Modelleme süreci basamaklarında ilerledikçe öğrencilerin performanslarının düştüğü görülmüştür. Öğrenciler modeli doğrulama basamağında hiç bir yaklaşım sergilememişlerdir. Öğrencilerin daha fazla matematiksel modelleme uygulamaları ile karşılaşmaları ve böylelikle modelleme süreci basamaklarındaki yaklaşımlarını geliştirmeleri sağlanmalıdır.Bu çalışmanın amacı, matematiksel modelleme süreci çerçevesinde öğrencilerin Kuyruklu Yıldız Problemi’ne ilişkin çözüm yaklaşımlarını incelemektir. On ortaöğretim öğrencisiyle gerçekleştirilen araştırmada veriler öğrencilerin bireysel olarak çözdükleri Kuyruklu Yıldız Problemi’nin yazılı yanıt kağıtlarından ve çözüm süreçlerinde sesli düşünmelerini içeren video kayıtları çözümlemelerinden derlenmiştir. Problemin analizinde yedi basamaklı matematiksel modelleme süreci dikkate alınarak hazırlanan dereceli puanlama anahtarından yararlanılmıştır. Modelleme süreci basamaklarında ilerledikçe öğrencilerin performanslarının azaldığı görülmüştür. Öğrenciler modeli doğrulama basamağında hiç bir yaklaşım sergilememişlerdir. Öğrencilerin daha fazla matematiksel modelleme uygulamaları ile karşılaşmaları ve böylelikle modelleme süreci basamaklarındaki yaklaşımlarını geliştirmeleri sağlanmalıdır
ORTAOKUL ÖĞRENCİLERİNE ÜST BİLİŞSEL ÖZ-DÜZENLEME ÖĞRETİMİNE YÖNELİK KARŞILAŞTIRMALI DURUM ÇALIŞMASI: MATEMATİK ÖĞRETMENİ ADAYLARININ GÖRÜŞLERİ VE TASARLADIĞI ETKİNLİKLER
Üst bilişsel öz-düzenleme, bireyin kendi öğrenme sürecini izlemesi, kontrol etmesi ve düzenlemesi olarak tanımlanmaktadır. Üst bilişsel öz-düzenleme öğretimi bireyin öğrenmesini kolaylaştırarak akademik başarısının artmasını sağlayacaktır. Üst bilişsel öz-düzenlemenin öğretiminde öğretmenler önemli rol üstlenmektedir. Bu nedenle geleceğin öğretmenleri olarak kabul edilen öğretmen adaylarının üst bilişsel öz-düzenlemeli öğrenmeye yönelik görüşleri ve tasarladıkları etkinliklerin önemli olduğu anlaşılmaktadır. Bu çalışma matematik öğretmeni adaylarının üst bilişsel öz-düzenlemeli öğrenmeye yönelik görüşlerini ve tasarladıkları etkinlikleri incelemek amacıyla yapılmıştır. Çalışma nitel araştırma desenlerinden durum çalışması yöntemiyle yürütülmüştür. Çalışmada veri toplama aracı olarak yarı yapılandırılmış görüşme formu ve etkinlik kartı kullanılmıştır. Yarı yapılandırılmış görüşme formu ile öğretmen adaylarının üst bilişsel öz-düzenlemeli öğrenmeye yönelik görüşleri alınmış, etkinlik kartında ise öğretmen adaylarından öğrencilere matematik dersinde üst bilişsel öz-düzenlemeli öğrenmeyi kazandıracak etkinlik tasarlamaları istenmiş ve tasarladıkları etkinlikler analiz edilmiştir. Çalışmaya ilköğretim matematik öğretmenliği son sınıfında öğrenim gören 34 matematik öğretmeni adayı katılmıştır. Elde edilen veriler içerik analizi yöntemi kullanılarak analiz edilmiştir. Çalışmanın sonucunda matematik öğretmeni adaylarının görüşlerinin öğretilebilirlik, gereklilik, avantaj ve dezavantaj kategorilerinde toplandığı tespit edilmiştir. Öğretmen adaylarının tasarladıkları etkinliklerin ise öz-düzenlemeye uygun olmayan etkinlikler, amaç belirleme ve strateji kullanımı, üst bilişe dayalı etkinlikler olarak üç kategoride toplandığı belirlenmiştir
Fen Bilgisi Öğretmen Adaylarının Sahip Oldukları Teknolojik Pedagojik Alan Bilgisi (TPAB) Özyeterliklerinin Belirlenmesi ve Çeşitli Değişkenlere Göre İncelenmesi
Buaraştırmada Fen bilgisi öğretmen adaylarının materyal geliştirme konusundasahip oldukları TPAB öz-yeterliklerinin bazı değişkenlere göre incelenmesiamaçlanmıştır. Araştırmada kesitsel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu Türkiye’nin altı coğrafibölgesindeki on iki devlet üniversitesinin üçüncü ve dördüncü sınıfında öğrenimgörmekte olan 510 fen bilgisi öğretmen adayı oluşturmuştur. Veri toplama aracıolarak araştırmacılar tarafından geliştirilen “Fen Bilgisi Öğretmen AdaylarınınMateryal Geliştirme Konusundaki Teknolojik Pedagojik Alan Bilgisi (TPAB)Öz-yeterlik Ölçeği” kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, öğretmenadaylarının kendilerini en yeterli gördükleri TPAB özyeterlik boyutu alanbilgisi olarak tespit edilmiştir. Öğretmen adaylarının TPAB özyeterlikdüzeylerinin PAB ve TPB boyutlarında çok iyi; diğer boyutlarda ise iyi olduğubelirlenmiştir. Fen bilgisi öğretmen adaylarınınmateryal geliştirme konusunda sahip oldukları TPAB öz-yeterlik düzeylerinin mezunolunan lise türü, bilgisayara sahip olma durumu, bilgisayar kullanma süresi ve bilgisayarkullanma düzeyi değişkenlerine göre anlamlı farklılık gösterdiği; cinsiyet,genel not ortalaması, sınıf düzeyi ve internet erişimi sağlanan yerdeğişkenlerine göre anlamlı farklılık göstermediği tespit edilmiştir
SEKİZİNCİ SINIF ÖĞRENCİLERİNİN VATANDAŞLIK ALGISININ BAZI DEĞİŞKENLER AÇISINDAN İNCELENMESİ
Bu araştırmada, sekizinci sınıfa devam eden öğrencilerin vatandaşlıkalgısının öğrenim gördüğü okulların sosyoekonomik düzeyi, cinsiyet, anne-babaöğrenim düzeyi ve aile gelir durumuna göre anlamlı bir farklılık gösteripgöstermediğinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın evrenini, 2013-2014öğrenim yılında Çankırı il merkezinde bulunan ortaokullarda öğrenim görensekizinci sınıf öğrencileri oluşturmuştur. Araştırma tabakalı örnekleme yoluylaseçilen 10 ortaokulda gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya dâhil edilenortaokullar sosyoekonomik düzeye göre alt, orta ve yüksek olarakbelirlenmiştir. Araştırmaya 493 kız 470 erkek olmak üzere toplam 963 öğrencialınmıştır. Araştırmada öğrenciler ve aileleri hakkındaki demografik bilgileritoplamak amacıyla Aile Bilgi Formu kullanılmıştır. Araştırmanın nicelverileri, Durualp ve Doğan (2017)tarafından geliştirilen Vatandaşlık Algısı Ölçeği ile toplanmıştır. Öğrencilerin vatandaşlık algılarının bazıdeğişkenlere göre farklılık gösterip göstermediğinin belirlenmesinde tekyönlü varyans analizi (One-way ANOVA) ve ilişkisiz örneklemler t-testi(Independent Samples t Test) kullanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda;yüksek sosyoekonomik düzeydeki okullarda öğrenim görenlerin, kızların, anne vebabası yükseköğrenim düzeyine sahip olanların ve aile gelir durumu asgari ücretüstünde olanların vatandaşlık algısının anlamlı düzeyde yüksek olduğusaptanmıştır
TÜRKİYE’DE DÖVİZ KURU OYNAKLIĞI VE HANEHALKI HARCAMALARI ARASINDAKİ İLİŞKİ
Tüketim harcamaları, ekonomik büyümeyietkileyen temel faktörler arasında yer almaktadır. Tüketim temelli ekonomik büyüme gösterenTürkiye gibi ülkelerde kamunun, hane halkının ve özel sektörün yapmış olduğutüketim harcamaları daha da önemli hale gelmektedir. Tüketimin büyümeüzerindeki etkisi aynı zamanda kısa dönemli para politikası kararlarını daetkilemektedir. Para politikasına yönelik alınan kararlar neticesinde kısadönemli tüketim üzerinde farklılıklar oluşmaktadır. Tüketimi etkileyenfaktörleri anlamak, karar alıcıların uygulayacakları politika bakımındanönemlidir. Buna bağlı olarak, çalışmada, Türkiye’de özellikle son yıllardayüksek değişkenlik gösteren döviz kuru belirsizliğinin tüketim harcamalarıüzerindeki etkisi incelenmektedir. Literatür incelendiğinde az sayıdaaraştırmada döviz kurunun tüketime olan etkisinin incelendiği görülmektedir.Yapılan araştırmalar genellikle döviz kuru belirsizliğinin ihracat ilearasındaki ilişki üzerinedir. Buçalışmada, Türkiye’de ki döviz kuru belirsizliğinin reel tüketim harcamalarıüzerindeki kısa ve uzun dönem etkileri ele alınmaktadır. Çalışma verileri1998-2017 yılları arasında üçer aylık periyotlar kullanılarak oluşturulmuştur.Döviz kuru belirsizliğine ait değerlerin elde edilmesinde GARCH modelinden faydalanılmıştır.Reel tüketim harcamaları ve döviz kuru belirsizliği arasındaki nedensellikilişkisini incelemek amacıyla Hacker ve Hatemi-J (2006) simetrik ve Hatemi-J(2012) asimetrik nedensellik testleri uygulanmıştır. Elde edilen sonuçlar,dolar kurundaki oynaklık ve harcama arasında nedensellik ilişkisi olmadığınıgöstermektedir. Euro döviz kurundaki değişimin ise tüketim harcamaları ile ilişkiliolduğu görülmektedir.
CAM UÇURUM ALGISI: KAFKAS ÜNİVERSİTESİ ÖĞRENCİLERİ ARASINDA BİR ARAŞTIRMA
The purpose of this study is to investigate thevalidity of the concept “glass cliff” in the sample of Turkey. A questionnairewas applied to 407 students who took the course of business administration inKafkas University. In the study, it was investigated which one from twocandidates (a male and a female) for a vacant senior management position, isperceived to be more preferable at which period (whether it is the positivefinancial performance period or the negative financial performance period). Thedimensions of “suitability, leadership ability and reliability” were used whilemaking the selection for the glass cliff position. The participants were askedto evaluate the questions concerning these dimensions at separate periods (inthe positive financial performance scenario and in the negative financialperformance scenario). It was concluded in the study that the participants didnot perceive the female manager candidate to have a higher potential as a CEOin a scenario in which the “company performance is negative”. In conclusion,the concept of glass cliff which is applicable in countries with high level ofmasculinity can be asserted not to be invalid in Turkey, where the masculinityis low. Araştırmanın amacı, “cam uçurum” kavramınınTürkiye örnekleminde geçerliliğini incelemektir. Kafkas Üniversitesinde işletmeyönetimi dersi almış 407 öğrenciye anket uygulanmıştır. Araştırmada boşalan birüst düzey yöneticilik görevi için biri kadın ve biri erkek iki adaydanhangisinin hangi dönemde (olumlu finansal performans dönemi mi yoksa olumsuzfinansal performans dönemi mi) daha tercih edilebilir algılandığıincelenmiştir. Cam uçurum pozisyonu için tercihte “uygunluk, liderlik yeteneğive güven” boyutları kullanılmıştır. Bu boyutlarla ilgili sorularınkatılımcılarca ayrı ayrı dönemlerde (olumlu finansal performans senaryosunda veolumsuz finansal performans senaryosunda) değerlendirilmesi istenmiştir.Araştırmada katılımcıların “şirket performansının olumsuz olduğu” bir senaryodaCEO olarak kadın yönetici adayının daha yüksek potansiyelde algılanmadığıbulgusuna ulaşılmıştır. Sonuçta, erilliğin yüksek olduğu ülkelerde geçerli olancam uçurum kavramının, erilliğin düşük olduğu Türkiye’de geçerli olmayabileceğisöylenebilir.
PERCEPTIONS ON THE FACTORS AFFECTING THE QUALITY OF COMMUNICATION IN THE CONTEXT OF GENDER: A RESEARCH COMPRISING MANAGERS
Yöneticilerle ilgili olarak cinsiyet kapsamında farklı açılardan (pozisyon, ilerleme, liderlik, kararlar, uygulamalar, kültür vb.) çeşitli araştırmalar yapılmaktadır. Bu çalışma kapsamında iletişim kalitesine odaklanılmıştır. Bu çerçevede, çalışmanın temel amacı, yöneticilerin cinsiyetleri kapsamında iletişim kalitesini etkileyen faktörlere yönelik algılarının belirlenmesidir. Araştırmaya yönelik olarak hazırlanan anket formu, 2017 yılında Türkiye’de ilk 100’e giren işletmeler kapsamında 26 işletme çerçevesinde 37 yöneticiye 2018 –2019 yıllarında e-mail yoluyla uygulanmıştır. Araştırma sonucunda iki temel bulguya ulaşılmıştır. Birincisi, yöneticiler iletişim kalitesinin pozitif yönde etkilenmesi kapsamında bireysel beceri, liderlik, mesaj, süre ve stratejik boyut faktörlerini ileri düzeyde önemsemektedirler. İkincisi ise, yöneticilerin bireysel beceri, liderlik, mesaj, süre ve stratejik boyut faktörlerine cinsiyet kapsamında bakış açıları farklılık göstermemektedir.Various researches are carried out from different perspectives (position, progress, leadership, decisions, practices, culture, etc.) with respect to managers. This study focuses on the quality of communication. In this context, the main purpose of the study is to determine managers’ perceptions about the factors affecting the quality of communication within the genders. A questionnaire prepared for the survey was conducted via e-mail in 2018 and 2019 among 37 managers within 26 enterprises in the top 100 enterprises of Turkey in 2017. As a result of the research, two main findings were obtained. First, managers attach great importance to factors such as individual skill, leadership, message, duration and strategic dimension so that the quality of communication can be affected positively. Second, managers' perspectives, in terms of gender, on individual skills, leadership, message, duration and strategic dimension do not differ