2045 research outputs found
Sort by
Employee performance prediction
DogGo is a company that aims to provide safe and professional dog walking and grooming services to dog owners through the mobile application. Thanks to the DogGo application, dog owners and people who is employee of company and wants to walk their dogs (to be called Walkers) can meet on the same platform on the mobile application interface. The problem was determined by company that they needed to be able to accurately predict the performance of the walkers in the upcoming dog-walker matches, thus ensuring the correct dog walker match. This study will be planned to serve to this company for calculating their current walkers’ performance in an accurate way. The relevant machine-learning model will first be based on the manual scoring system made by the company for the performance of existing employees, and then the model will be developed in the light of the gains obtained from this. For the performance of the model, the employees and their characteristics are important for the first time
Diyalog geliştirme için bağlaşımlı tensör ayrıştırma yöntemleri
Ayrıştırma tabanlı ses modelleme yöntemleri, hesaplama gücünün artmasıyla ve istatistiksel modelleme yöntemlerinin gelişmesiyle birlikte yaygın olarak kullanılmaktadır. Bu yöntemler, ses kodlama, müziksel bilgi çıkarımı, müziğin notaya dökülmesi, içerik analizi, kaynak ayrıştırma, ses onarımı ve gürbüz konuşmacı tanımanın da aralarında bulunduğu birçok alanda kullanılmaktadır. Bizim bu projede temel amacımız, birden fazla kaynak içeren ses kayıtlarındaki konuşma işaretlerini güçlendirmek için kaynak ayrıştırma algoritmalarından faydalanarak bir yöntem geliştirmektir. Diyalog ve ortamdaki diğer sesler arasındaki doğru dengeyi bulmak ses mühendisleri için önemli bir problem olup, dinleyici şikayetlerinin de gittikçe artan bir sebebini oluşturmaktadır. Dinleyiciler, kendi kişisel tercihlerine, dinleme ortamlarına ve duymalarına uygun olarak diyalog ve çevresel sesler arasındaki ses dengesini kendileri ayarlamak istemektedirler. Bu projedeki temel amaçlar ve aşamalar aşağıdaki gibidir: i) Durağan olmayan çok boyutlu zaman serilerinde, matris ve tensör ayrıştırma modellerini kullanarak diyalog içeren ses kayıtlarından diyalogların ayrıştırılması ve bunun daha sonra kayıtta bulunan diğer seslerle farklı oranlarda yeniden birleştirilmesiyle, kullanıcının ihtiyaçlarına ya da zevkine dayalı bir kayıt dinlemesini sağlama ii) Televizyon programları gibi akan veri üzerinde de çalışabilmek üzere, önerilen yöntemin gerçek zamanda çalışması. Bu bağlamda, veri geldikçe gerçek zamanlı olarak işlenecektir. iii) Geliştirilen yöntemlerin etkinliğinin gerçek uygulamalarda kullanımı. Projenin çıktıları olan modelleme, çıkarım ve model seçimi yöntemleri; işaret işleme, yapay öğrenme ve istatistik alanlarında temel metodolojik katkılar yapmaktatır. Bunun dışında çıktılar, bilgi madenciliği, biyoinformatik, sistem biyolojisi, yer bilimleri, karmaşık sistemler, algılayıcı ağları, finans veya akustik konularındaki büyük veri öbeklerinin incelendiği çalışmaları destekleyecektir. Bu bağlamda, MEF Üniversitesi bünyesinde yerli ve uluslararası alanda süren işbirliklerinin sürdürülmesi ve geliştirilmesi de planlanmaktadır.621845Mar
QPICAR derin öğrenme
The aim of the project is to train a smart tool kit named "Sunfounder Raspberry Pi Robot Car" to move without hitting the walls in a closed area. The goal is to maximize the driving time without crashing by reducing the number of hits. Ultrasonic sensor data collected from the vehicle are processed with reinforcement learning and deep reinforcement learning algorithms and the results are compared. In this study, Python programming
language is used. In this study, firstly, the Q-Learning method, which is a reinforcement learning algorithm based on Markov decision processes, is used. The method basically relies on a memory table, Q-Table, in which the Q-values of the agent moving from one state to another are kept. This table is updated according to the results of the Bellman equation in every action of the agent, and as a result of this iterative process, it is optimized to provide that the agent moves to maximize its rewards. Deep Q-Learning (DQN) is used as a deep reinforcement learning algorithm. This algorithm was developed by the DeepMind Technologies team in 2013. Basically, it is based on the use of the Bellman equation, which is an element of the Q-Learning method, in
combination with neural networks. This method is often used for training agents in complex and multidimensional environments such as video games. Due to the different type of the data used on the algorithm, minor changes were made to adapt it to the study. RElu and Softplus are used as activation functions. The results of the training process show that the DQN algorithm has an important advantage in terms of training the agent in a short time. At this point, the results are in accordance with other academic studies demonstrating the success of the DQN algorithm for complex environments.
For future work, by differentiating the equipment that collects data on the vehicle, different data types such as image, temperature value, oxygen value can be collected and processed. At the same time, with changes to the reward setup in the algorithm, the agent can be trained to move to a specific target or to take actions to avoid a specific target
Inquiries of first grade students on societal gender stereotypes
Bu araştırma özel bir ilkokuldaki 74-84 ay yaş aralığındaki çocukların toplumsal
cinsiyet bağlamında sahip olduğu düşünce ve yargıların neler olduğu, bu düşünce ve tutumların cinsiyet rollerinin şekillenmesinde ve cinsiyet temelli ayrışmasına nasıl yansıdığını tespit etmek amacıyla yapılacaktır. Araştırmanın örneklemini 2020-2021 Eğitim-Öğrenim Dönemi’nde İstanbul’da bir özel okulda öğrenim gören 74-84 ay yaş aralığındaki 8 kız, 8 oğlan olmak üzere 16 öğrenci oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak, cinsiyet ve toplumsal cinsiyet rolleri temelli durumu anlatan kurgu hikâye, duygu durum kartları ve öğrencilerin yaş, cinsiyet ve sınıf düzeylerine ilişkin bilgi formu kullanılmıştır. Araştırma bulguları betimsel analiz yöntemi ile yorumlanmıştır. Bulgular bize çocukların oyuncağın renginden çok (pembe ya da mavi) seçilen kostüm konusunda değerlendirmeler yaparken cinsiyet kalıp yargılarını kullandıklarını göstermiştir. Çalışmada toplumsal cinsiyet kalıp yargılarının çocuklar üzerindeki algısı ve bu algı ile şekillenen bakış açıları anlamlandırılmaya çalışılmıştır
Business people in war times, the ‘fluid capital’ and the ‘shy diaspora’: The case of Syrians in Turkey
Due to intensive conflict, a significant amount of Syrian capital flight has funnelled to Turkey since 2011. Drawing upon fieldwork conducted in five major Turkish cities which have hosted the highest number of Syrian business people, this paper first reveals the convergence of the interests of the host state and of the displaced capital owners, as well as the increasing transnationalization of Syrian economic practices. It then assesses the capacity and/or willingness of the Syrian business people to organize themselves as an interest group regarding their interests in Turkey and to assist the process of conflict resolution in Syria. Finally, the paper reflects upon whether a hybrid identity is in the making within the Syrian business diaspora in Turkey. Our findings suggest that the Syrian business diaspora in Turkey is evolving itself into a transnational business community, and developing hybrid socio-economic practices. Yet, we delineate this flourishing community as ‘shy’ because the issues concerning both domestic and Syrian politics are carefully being avoided to keep stability and unity within. This consequently hinders the Syrian business community to form itself as an interest group in Turkey focused on conflict resolution and post-conflict reconstruction in Syria.WOS:0007442874000182-s2.0-85127952596Social Sciences Citation IndexArticleuluslararası işbirliği ile yapılan - EVETŞubatYÖK - 2021-2
Çocukların ceza sorumluluğu ve yargılanmaları
Çocuk canlı, cana yakın ve sevimlidir. Aynı zamanda çocuk, saflığın ve kusursuzluğun simgesidir. Ancak çocuklar, toplumun en güçsüz kesimidir. Çünkü onlar; bedensel, düşünsel, ekonomik ve sosyal yönden yetersiz olduklarından bağımlı insanlardır. Bu nedenle çocuklar, geçmişte(tarihte) olduğu gibi günümüzde de toplumun en çok sömürülen kesimini oluşturmaktadır.Hukukun asıl işlevi, güçsüzleri korumaktır. Bu nedenlerle, insanlığın geleceği olan çocukların korunması için özel bir hukuki düzenlemeye gereksinim doğmuştur. Bunun sonucu olarak, uluslararası bildirgeler biçiminde çeşitli ve ayrı düzenlemeler yapılmıştır. Bunlardan en önemlisi, 20 Kasım 1989 günü Birleşmiş Milletler Genel Kurulunca kabul edilen “Çocuk Haklarına Dair Sözleşme”dir. Bundan dolayı her yıl 20 kasım günü çocuk hakları günü olarak kutlanmaktadır. Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları sözleşmesi hükümleri, ülkemizde 1995 yılında Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından onaylanarak kabul edilmiş olduğundan, iç hukukumuzun bir parçası hâlinde gelmiş ve yasal olarak devletimizi bağlamaktadır.Görülüyor ki çocukların özel olarak korunmalarını, hukuksal düzlemde Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi ile Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, açıkça buyurmuşlardır. Böylece çocukların haklarını korumakla yükümlü “devlet” dir. Çocukların hayalleri, merakları ve umutları büyüklerden çok fazladır. Çocukların ve gençlerin canlı/hareketli, meraklı olmalarıyla büyük hayalleri ve umutlarının bulunması, onların yaratıcı olmalarında en büyük etkendir. Çocukların ve gençlerin yaratıcılık duygularını örselememek için bunları ceza hukukunun bir süjesi hâline getirmemek gerekir. Aksi takdirde toplumun geleceği karartılır. Ayrıca çocuklar ve gençler birçok eylemi; canlı olmalarından, büyük hayallerinden, meraklarından ve gelecekle ilgili umutlarından dolayı gerçekleştirmektedirler.Ceza hukukunun en temel ilkesi kusursuz suç ve ceza olmaz kuralıdır. Çocukların ve gençlerin eylemini erişkinler gibi suç olarak kabul etmek ve onlara ceza hukukunda öngörülen yaptırımlar uygulamak kusursuz suç ve ceza olmaz ilkesine de aykırıdır.Çocukların Türk Ceza hukukunun suç, ceza ve yaptırımları dışında tutulması gerekir. Bu nedenle de Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi’ndeki temel ilkeler de gözetilerek bir an önce çocuğun haklarını koruyucu ayrı bir yasa yapılması zorunlu olduğu kanısındayım.Çıkarılacak bu yasada, çocuklar için suç, ceza gibi kavramlara yer verilmemeli. Çocuklara özgü koruyucu ve destekleyici başta eğitim tedbiri olmak üzere bakım ve sağlık tedbirleri öngörülmelidir. Özellikle çocuklara ilişkin hükümlerin temel felsefesi cezalandırma üzerine değil, eğitme ve topluma yeniden kazandırma üzerine kurulu olmalıdır. Çünkü “suçlu çocuk yoktur, suça sürüklenmiş/itilmiş çocuk vardır”.Eylü
An FPGA implementation of a RISC-V based SoC system for image processing applications
The Laplacian filter is one of the fundamental applications in image processing. In our work, the Laplacian filter has been applied to an image, and both hardware and software implementation of the filter has been studied. Our system consists of an OV7670 Camera module, Nexys 4 DDR FPGA board and VGA monitor to display the processed video stream. Mentioned process has forwarding tasks: camera module captures raw RGB data and writes to RAM, Laplacian filter IP processes raw image and the results written back to memory. VGA modules show output images to monitor. The Laplacian filter part considered in hardware and software implementation is compared in terms of time and area.WOS:0008081007002392-s2.0-85111470201Conference Proceedings Citation Index – ScienceProceedings PaperUluslararası işbirliği ile yapılmayan - HAYIRHaziranYÖK - 2021-2
The limit of arbitration
Hakemlerin hukum verme yetkisinin süre ile sınırlandırıldığı durumlarda tahkim süresinden söz edilir. Tahkim suresi taraflarca kararlaştırılabilir ya da kanunla duzenlenmiş olabilir. Hukuk sistemimizde tahkim suresi kanunlarla (HMK m. 427; MTK m. 10/B) bir yıl olarak duzenlenmiş olmakla birlikte, taraflarca daha kısa ya da daha uzun bir süre kararlaştinlabilir.447412Mar
Waste management in the process of disassembly and demolition of buildings
Yapısal atıklar, yapı ve altyapıların bünyelerinde barındırdığı yapı ürünlerinin ve yapı alanı malzemelerinin, yapım, yenileme, onarım, söküm – yıkım, afet ve alan çalışması gibi etkinlikler sonucunda biçim değiştirerek atık durumuna dönüşmüş biçimidir. Yapısal atıklar yapının yapım, kullanım ve yok edilme süreçlerinde ve bu süreçler sonrasında sürekli olarak çevre ile doğrudan ya da dolaylı olarak etkileşim içindedirler. Yapısal atıklar yapı üretimi, kullanımı ve yok edilme süreçlerinin bilinçsiz, yönetimsiz, denetimsiz bir şekilde yürütülmesi, çalışmalar sonrasında doğaya gelişigüzel bir biçimde dökülmesi, doğal çevrede biriktirilmesi, yapısal atık yönetiminin uygun eylem adımları ile yürütülmemesi, tehlikeli atıkların denetim altına alınmaması, yapısal atıkların doğru değerlendirme seçenekleri ile değerlendirilememesi vb. gibi nedenlerle tüm çevre yapısal atıklardan olumsuz bir biçimde etkilenmektedir. Bu nedenle yapısal atıkların çevreyi olumsuz bir biçimde etkilemesinin önlenebilmesi için yapısal atıkların yönetilmesi ve denetlenmesi gerekmektedir.
Yapısal atık yönetimi süreci içerisinde yapısal atıkların büyük boyutlara ulaşmadan önlenmesi, aynen ve ikincil olarak yeniden kullanımı, geri dönüşümü ve uygun tekniklerle yok edilmesi işlemlerini barındırır. Yapı yaşam sürecinin son aşaması olan söküm – yıkım, tüm yapının yok edilmesinden kaynaklı olarak var olan yapıda tüm ürünlerin atığa dönüşmesi işlemidir ve yapı ürünlerinin hacmi kadar yapısal atık üretimine neden olur. Bu nedenle oluşan bu büyük boyutun yönetiminin yapılması gerekmektedir. Yapısal atık yönetiminin yapılabilmesi için sökümü – yıkımı yapılacak olan her yapının bir “SORUN” olarak görülmesi, bu soruna çevreye olumsuz etkilerde bulunmadan bir “ÇÖZÜM” geliştirilmesi ve bu çözümün uygun koşullarda “UYGULAMA” ile gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Önerilen rehber çalışma ile yapı söküm – yıkım öncesi aşamasında yapı, çevre etki değerlendirme ve yapı çevresi analizleri ile var olan yapıda sorunun boyutu ve içeriği belirlenmesi, yönetim kararları ve planlama ile belirlenmiş olan soruna doğru çözüm eylem adımları oluşturulması gerekmektedir. Yapı söküm – yıkım anı ve yapı söküm – yıkım sonrası aşamalarında ise yapı söküm – yıkım çalışması öncesi aşamasında oluşturulan çözüm eylem adımlarının doğru bir biçimde gerçekleştirilerek uygulanması gerekmektedir.
Önerilen yapı söküm – yıkım çalışmalarında yapısal atık yönetimi rehber çalışmasının;
Yapı söküm – yıkım ve yapısal atık yönetimi konularında bilicin ve farkındalığın artmasına,
Yapı söküm – yıkım çalışmaları ve yapısal atık yönetiminin daha denetimli duruma gelmesine,
Yapı söküm – yıkım çalışmaları ve yapısal atık yönetiminde uzmanlaşmanın artmasına,
Yapı söküm – yıkım yöntemleri kararlarının daha doğru bir biçimde verilmesine,
Türkiye’de yapı sökümü – yıkımı ve yapısal atık yönetimi konularında teknik, teknolojik ve yönetimsel gelişmelerin sağlanmasına,
Yapısal atıkların doğru bir biçimde yönetilebilmesi için yapı söküm – yıkım çalışmaları ve yapısal atık yönetimi süreçlerinin bir bütün olarak ele alınmasına
katkı sağlayacağı sonuçlarına varılmıştır