MEF University

MEF University Institutional Repository
Not a member yet
    2045 research outputs found

    Askeri güç kullanımında kamu diplomasisinin yeri: Türkiye’nin barış pınarı harekatı üzerine bir değerlendirme

    No full text
    Türkiye’nin 2016 senesinden itibaren Suriye’ye yapmış olduğu sınır ötesi askeri operasyonları her zaman hassas bir diplomatik gündem yaratmıştır. Barış Pınarı Harekatı öncesinde Türk politika yapıcıları hem ABD hem de Rusya ile yakın temas içinde bulunmuşlardır. Ancak Türkiye’nin Barış Pınarı Harekatı’na yönelik uluslararası tepkinin boyutu ve kapsamı önceki harekatlara göre çok daha büyük olmuştur. Türkiye siyasi, hukuki ve ahlaki açılardan kendisini haklı gördüğü bir askeri operasyonda sahip olduğu ciddi güvenlik kaygılarını uluslararası topluma etkin bir şekilde sunmakta sıkıntılar yaşamış; Barış Pınarı Harekatı, uluslararası ortamda Türkiye’ye yönelik eleştiriler arttığı bir dönemi teşkil etmiştir. Bu Nedenle askeri güç kullanımına dayanan uygulamalarda benzer zorlukların yaşanmaması için Ankara’nın kamu diplomasisi ve sosyal etki çerçevesinde neler yapabileceğini ortaya koymak gerekmektedir. Bir sert güç unsuru olarak askeri operasyonların uygulandığı durumlarda, Türkiye’nin sadece hükümetlere değil sivil toplum gibi devlet dışı aktörlere ulaşmaya daha fazla odaklanıp, uluslararası kurumlar ile de ilişkiler geliştirerek kamu diplomasisi yaklaşımını daha etkin bir şekilde ortaya koyması gerekmektedir. Kamu diplomasisinin en genel çerçevede birincil niteliği, sert güç unsurlarının ve askeri harekatın zorlayıcı karakterlerinin aksine yumuşak güce dayanmasıdır. Bu bağlamda bir devlet kendi çıkarlarını zorlamanın aksine cazibe yoluyla korumaya çalışmakta ve kendi kültürünün, siyasi ideallerinin ve politikalarının çekiciliğini, başkalarının bu ideallere hayran olmasını sağlamak için kullanmaktadır. Bu gibi durumlarda kamu diplomasisinin amacı, uzun vadeli ilişkiler ve karşılıklı anlayış oluşturmaktır. Ancak askeri gücün kullanıldığı çatışma gibi koşullarda uzun vadeli ilişkiler kurmanın ötesinde kısa zaman içinde etki yaratmak önem teşkil etmektedir. Bu bağlamda, devletlerin yanında diğer ulusların vatandaşlarını bilgilendirerek ve etkileyerek ulusal çıkarların desteklenmesi büyük önem arz etmektedir. Bu çalışmanın amacı, askeri güç kullanımında kamu diplomasisinin uygulamalarını Anthony Pratkanis’in ortaya koyduğu Sosyal Etki Analizi (Social Influence Analysis) yaklaşımı çerçevesinde değerlendirmektir. Bu yaklaşım, uluslararası çatışmalarda bilginin ve etkinin kamu diplomasisi çerçevesinde nasıl kullanıldığına dair bir analiz ortaya koymaktadır. Sosyal Etki Yaklaşımı çatışmaların rekabetçi ve genellikle acımasız koşullarında maruz kalınan propaganda faaliyetlerine karşı koymayı etkili enformasyon uygulamalarına yönelik stratejiler, taktikler ve analizler önermeyi amaçlamaktadır. Bu bağlamda, uluslararası çatışmalar sırasında ulusal çıkarları teşvik etme misyonunu yerine getirirken, yürütülen kamu diplomasisi faaliyetleri ile de bir dizi belirli hedefi gerçekleştirmesi beklenmektedir. Bu çerçevede, çalışmada öncelikle kamu diplomasisi kavramı tanımlandıktan sonra, Sosyal Etki Yaklaşımı çerçevesinde askeri çatışmalarda kamu diplomasisinin etkin bir şekilde uygulanmasına yönelik bir analiz ortaya konulacaktır. Daha sonra, Türkiye'nin Barış Pınarı Harekatı’na yönelik hedefleri ve uluslararası toplumun bu harekat karşısında izlediği tutum ve politikalarla beraber, bu sürecin Türkiye'nin kamu diplomasisi faaliyetlerine olan etkisi ve bu faaliyetlerin yeterliliği ve sınırlılığı ortaya konulacaktır.Eylü

    Nöroetik açısından insan-makine arayüzleri

    No full text
    Donna Haraway (2006), Siborg Manifestosu’nun girişinde “bir siborg, bir sibernetik organizma, makine ile organizmanın oluşturduğu bir melez, kurgusal bir yaratık olmanın yanı sıra toplumsal gerçekliğe ait bir yaratıktır” (s. 2) dedikten hemen sonra, sadece bilim-kurgu romanlarının değil modern tıbbın da siborglarla dolu olduğunu belirtir. Haraway’in siborgları toplumsal gerçekliğe içkin sayan düşüncesine dayanak oluşturan saptamasının, manifestosunu kaleme aldığı 80’li yıllarda henüz emekleme çağında bir teknoloji olan insan-makine arayüzlerinin (İMA) tıbbi kullanımına atıf yaptığı muhakkak. Ancak, Haraway’in bu satırlarının hemen biraz sonrasında “hepimiz siborguz” (s. 4) derken kastettiğinin, İMA teknolojisinin yaygınlaşarak gündelik hayatın hemen her alanına nüfuz edeceği bir toplumsallık olmadığı da muhakkak.Şuba

    No full text
    KH00103MEF Üniversitesi Kütüphanesi Bilişim ve İletişim Teknolojileri Birim Sorumlusu Ramazan Çelik, 28/03/2018 tarihinde, 54. Kütüphane Haftası kapsamında "Yeni trendleri görmeden elektronik kaynak kütüphanecisi olmayın!" başlıklı atölye çalışmasını gerçekleştirdi.Mayı

    No full text
    KH00111MEF Üniversitesi Kütüphanesi Kullanıcı Hizmetleri Birim Sorumlusu Bahar Biçen Aras, 15/09/2017 tarihinde düzenlenen Bilgi ve Belge Yönetimi Alanında Bilgiye Erişim / Kataloglama Sorunları Sempozyumu'nda “Dünyada ve Türkiye'de toplu kataloglar: durum tespiti” başlıklı bildirisini sundu.Mayı

    No full text
    KH00138MEF Üniversitesi Kütüphane direktörü Ertuğrul Çimen, The Interlending & Document Supply Conference'da konuşmacı olarak yer aldı.Mayı

    Dynamic Weighing Method with Time-variant IIR Low-pass Filter

    No full text
    Sanayide üretimden sevkiyat aşamasına kadar birçok alanda kullanılan otomatik ağırlık kontrol sistemi, üç adet konveyör bant, en az iki adet fotosel, yük hücresi, işlemci, kullanıcı için kontrol ekranı ve reddedici/yönlendirici kollarından oluşmaktadır. Ağırlık ölçerken, yük hücresi tarafından alınan ölçüm sinyalinin filtrelenmesi aşamasında literatürde kaskat yapıda zamanla değişen alçak geçiren filtrenin önemli bir yeri olduğu gözlemlenmiş ancak sonuca ulaşma konusunda oldukça fazla filtre adedinin mevcut olduğu gözlemlenmiştir. Sonuçlara ulaşma aşamasının hızlandırılması amacıyla bu çalışmada zamanla değişen alçak geçiren filtre ile farklı bir yaklaşım denenmiştir. Sonuca daha hızlı ulaşabilmek için kaskat bağlı alçak geçiren filtre adedi önem arz etmektedir. Filtre adım adım uygulanarak oluşan salınımlardan ürünün ağırlığına minimum filtre adedi ile ulaşmak hedeflenmiştir. Matlab'ta yapılan deneyler sonucunda çok yüksek hızlarda bu işlemle yönetmelikte belirtilen hata limitleri içerisinde sonuçların elde edilemediği görülmüş olup hata limitleri içerisinde elde edilen maksimum hız belirtilmiştir. Sonuç olarak filtre adedi azaltılıp, sönümleme hızlandırılarak oluşan salınımlardan ağırlık verisine yönetmelikte verilen hata sınırları içerisinde ulaşılmıştır.The automatic weight control system, in other words checkweigher is used in many areas from production to shipment in the industry, consists of three conveyor belts, at least two photocells, load cell, processor, control screen for the user and rejector/router arms. It has been observed in the literature that the time-varying low-pass filter in the cascade structure plays an important role in the filtering of the measurement signal received by the load cell while reaching the product mass, but it has been observed that quite a lot of filters are used to reach the result. In this study, a different approach was tried with a time-variant low-pass filter in order to accelerate of reaching the results. The number of cascade form low-pass filter used in filtering is important to get the accurate weight. By applying the filter step by step, it is aimed to reach the mass of the products from the oscillations with minimum number of filters. As a result of the experiments carried out in MATLAB, it was observed that the results could not be obtained within the error limits specified in the regulation with this process at very high speeds. The maximum speed obtained within the error limits was specified. As a result, by reducing the number of filters and increasing the damping, the mass of product from the oscillations were reached faster within the error limits given in the regulation

    Sürdürülebilirlik endeksi'nin borsa İstanbul'daki sürdürülebilirlik uygulamalarına etkileri

    No full text
    Bu tez, Borsa Istanbul (BIST) Sürdürülebilirlik Endeksi'nin borsada sürdürülebilirlik uygulamalarını teşvik edip etmediğini incelemektedir. BIST Sürdürülebilirlik Endeksi şirketlerinin mimetik baskısının sosyal ve çevresel risk seviyeleri, endeksler ve sektörler gibi borsadaki çeşitli ortamlarda sürdürülebilirlik raporlaması olasılığı üzerindeki etkilerini ölçmek için iki aşamalı logit modeli kullanıldı. Bu model, mimetik baskının hangi ortamlarda sürdürülebilirlik raporu yayımlamayı önemli ölçüde etkilediğini ve hangi ortamda mimetik baskının etkisinin en yüksek belirliyor. Analiz sonucunda, sürdürülebilirlik raporu yayınlayan BIST Sürdürülebilirlik Endeksi şirketlerinin sayısındaki artışın, onlarla aynı risk düzeyi, endeks ve sektördeki şirketlerde sürdürülebilirlik raporlaması olasılığını artırdığı görülmektedir. Bunlar arasında BIST Sürdürülebilirlik Endeksi şirketlerinin mimetik baskısının etkisinin en yüksek olduğu yer endekslerdir. BIST Sürdürülebilirlik Endeksi şirketlerinin finansal ve sürdürülebilirlik performanslarındaki başarıları onları diğer şirketler için ideal modeller haline getirdiğinden, analiz sonuçları kurumsal teori ile uyumludur. Ayrıca endekslerde mimetik baskının en yüksek olduğu sonucu BIST Sürdürülebilirlik Endeksi'nin endeks bazlı seçme sistemi ile ilişkilendirilebilir.This thesis examines whether companies listed in the Borsa Istanbul (BIST) Sustainability Index encourages sustainability practices of other companies in Borsa Istanbul Stock Exhange. With this aim, a two-stage logit model was used to measure the effects of mimetic pressure by BIST Sustainability Indexcompanies on the likelihood of sustainability reporting in various environments such as social and environmental risk levels, indices, and sectors. The model determines whether the mimetic pressure significantly affects releasing sustainability report in social and environmental risk levels, indices, and sectors and in which one the impact is highest. As a result of the analysis, it is seen that the increase in the number of BIST Sustainability Indexcompanies that publish sustainability reports increases the likelihood of sustainability reporting in companies with the same risk level, index, and sector. Among them, the effect of the mimetic pressure of BIST Sustainability Indexcompanies is the highest in indices The analysis results are compatible with the institutional theory since BIST Sustainability Indexcompanies' success in financial and sustainability performances makes them ideal models for other companies. Also, the result can be interpreted as the consequence index-based selection system of BIST Sustainability Index

    Predictors of enhancing human physical attractiveness: Data from 93 countries

    No full text
    People across the world and throughout history have gone to great lengths to enhance their physical appearance. Evolutionary psychologists and ethologists have largely attempted to explain this phenomenon via mating preferences and strategies. Here, we test one of the most popular evolutionary hypotheses for beauty-enhancing behaviors, drawn from mating market and parasite stress perspectives, in a large cross-cultural sample. We also test hypotheses drawn from other influential and non-mutually exclusive theoretical frameworks, from biosocial role theory to a cultural media perspective. Survey data from 93,158 human participants across 93 countries provide evidence that behaviors such as applying makeup or using other cosmetics, hair grooming, clothing style, caring for body hygiene, and exercising or following a specific diet for the specific purpose of improving ones physical attractiveness, are universal. Indeed, 99% of participants reported spending >10 min a day performing beauty-enhancing behaviors. The results largely support evolutionary hypotheses: more time was spent enhancing beauty by women (almost 4 h a day, on average) than by men (3.6 h a day), by the youngest participants (and contrary to predictions, also the oldest), by those with a relatively more severe history of infectious diseases, and by participants currently dating compared to those in established relationships. The strongest predictor of attractiveness-enhancing behaviors was social media usage. Other predictors, in order of effect size, included adhering to traditional gender roles, residing in countries with less gender equality, considering oneself as highly attractive or, conversely, highly unattractive, TV watching time, higher socioeconomic status, right-wing political beliefs, a lower level of education, and personal individualistic attitudes. This study provides novel insight into universal beauty-enhancing behaviors by unifying evolutionary theory with several other complementary perspectives.WOS:0008986690000012-s2.0-85137282665Eylü

    Liking prediction using fNIRS and machine learning: Comparison of feature extraction methods

    No full text
    Davranışsal örüntüleri tespit etmede genel olarak kullanılan fMRI yöntemi pahalı ve pratik olmayan özellikleriyle dikkat çekmektedir. Buna karşın yakın kızılötesi spektroskopi (fNIRS) yöntemi daha ucuz ve portatif özelliklere sahip olmak ile birlikte, iyi bir tahmin modeli oluşturmada fMRI kadar etkilidir. Bu yöntem ile çeşitli makine öğrenmesi algoritmaları kullanılarak insanların bir uyaranı beğenip beğenmediğini tahmin edebilecek bir model geliştirilmiştir. Model geliştirilirken ana odak olan öznitelik indirgeme yöntemleri arasında karşılaştırma yapılmıştır.The fMRI method, which is generally used to detect behavioral patterns, draws attention with its expensive and impractical features. On the other hand, near infrared spectroscopy (fNIRS) method is less expensive and portable, but it is as effective as fMRI in creating a good prediction model. With this method, a model has been developed that can predict whether people like a stimulus or not, using machine learning various algorithms. A comparison was made between feature extraction methods, which was the main focus while developing the model2-s2.0-85138706426Mayı

    No full text
    KH00033MEF Kütüphane teknik hizmetler birim sorumlusu İpek Yarar, ÜNAK/TKD çevrimiçi staj programı kapsamında Çankırı Karatekin Üniversitesi Bilgi ve Belge Yönetimi bölümü öğrencilerine “Kullanıcı Hizmetleri Eğitimi” verdi.Nisa

    3

    full texts

    2,045

    metadata records
    Updated in last 30 days.
    MEF University Institutional Repository
    Access Repository Dashboard
    Do you manage Open Research Online? Become a CORE Member to access insider analytics, issue reports and manage access to outputs from your repository in the CORE Repository Dashboard! 👇