Istanbul Bilgi University

Istanbul Bilgi University Library Open Access
Not a member yet
    9301 research outputs found

    Eşikli kamu malı oyununda verme ve heterojen alma seçeneklerinin bir arada bulunması: Deneysel bir çalışma

    No full text
    Lisansüstü Programlar Enstitüsü, Ekonomi Ana Bilim DalıKolektif iklim hedeflerine ulaşılması birçok faktör nedeniyle zordur. Ülkelerin iklim değişikliğiyle mücadele etme ve iklim değişimini hızlandırma konusundaki eşit olmayan kapasiteleri kilit faktörlerden biridir. Bu çalışmada, kontrollü bir laboratuvar deneyi ile bu asimetrinin işbirlikçi davranış dinamikleri üzerindeki rolünü araştırmayı amaçladık. Kamu malına katkıda bulunma ve kamu malından alma seçeneklerinin bir arada var olduğu dinamik ve eşikli bir kamu malı oyunu kullandık. Bu çalışmada üç tretman uyguladık: Birinci ve ikinci tretmanlarda, katkıda bulunma kapasitesi eşitken, ikinci tretmanda alma kapasitesi daha yüksektir. Bu tretmanlarda, kamu malından alma ve kamu malına katkıda bulunma kapasiteleri oyuncular arasında homojendir. Üçüncü tretmanda, kamu malından alma kapasitesi oyunculara heterojen olarak atanmıştır. Deneysel sonuçlar, tretmanlar arasında anlamlı bir fark olduğunu göstermektedir. Birinci tretmanda katılımcılar kamu malına katkılarının ikinci tretmana göre önemli ölçüde daha yüksek olduğu bulunmuştur. Bu sonuç homojen olarak daha yüksek kamu malından alma kapasitesinin işbirlikçi davranışı olumsuz etkilediğini göstermektedir. Ayrıca, yüksek kapasiteli deneklerin katkılarının, yüksek alma kapasitesinin bir grup içinde homojen veya heterojen olarak atanmasına bağlı olarak önemli ölçüde değiştiği gözlemlenmiştir. Sonuçlar, ilk tur katkılarının, sonraki turlardaki bireysel katkıların ve grupların eşiğe ulaşmalarının önemli bir göstergesi olduğunu göstermektedir. Ek olarak, bu çalışma koşullu iş birliğinin varlığını ve eşiğin ulaşılabilirliğine ilişkin beklentilerin rasyonel olarak düzeltildiğini destekleyen önemli kanıtlar sunmaktadır.Achieving collective climate targets is a challenging task influenced by various factors. One key factor is the unequal capacities of countries to combat and expedite climate change. In this study, we aim to investigate the role of such asymmetry on the dynamics of cooperative behavior via a controlled laboratory experiment. We employ a dynamic public good game with a threshold, where participants have the choice to contribute to and take from the public good. We implement three treatments: The first two treatments have equal contribution capacities, while the capacity to take is higher in the latter treatment. The capacities to take from and contribute to the public good are homogeneous across the subjects in these treatments. In the third treatment, the capacity to take is heterogeneously assigned within the group. We find that the subjects' contributions to the public good are significantly higher in the first treatment than in the second treatment. This result shows that a homogeneously higher capacity to take from the public good negatively affects cooperative behavior. We also observe that the contributions of the subjects with high capacity significantly vary depending on whether the high capacity to take is homogeneously or heterogeneously assigned within a group. Our results suggest that the first-round contributions serve as a significant predictor of individual-level contributions in the preceding rounds and of groups' attainment of the threshold. Additionally, our study provides substantial evidence supporting the existence of conditional cooperation and the rational adjustment of expectations throughout the rounds regarding the attainability of the threshold

    Terrence Malıck sinemasının Heideggerci sanat olarak ortaya çıkışı

    No full text
    Lisansüstü Programlar Enstitüsü, Film ve Televizyon Ana Bilim DalıFelsefe ve filmin ufkunda ortaya çıkan bu çalışma Malick sineması ve Heidegger'in sanat anlayışı arasındaki ilişkileri araştırıyor. Çalışmanın amacı filmsel aracın meselelerini felsefi bir üst metne indirgemeden, Malick'in sinemasını kendi özgünlüğü içinde 'felsefe olarak film' olarak ele almak ve Heidegger'in bu sinema içindeki felsefi konumunu keşfetmek olacak. Heidegger'e göre, film her şeyin teknolojik çerçeveleme (Gestell) içine indirgenmesinin güçlü bir örneğidir ve poesis olarak ortaya çıkan hakikati gizleyerek varlığın (Sein) yalnızca Batı kültürü tarafından yok edilişini yoğunlaştırır. Bu yüzden film aslında sanatın sonunu işaret eden teknik bir temsil bir biçiminden başka bir şey değildir. Sanat, bir başka deyişle poesis, teknoloji çağının tehlikelerinden bizi kurtarabilir: Yalnızca sanat eseri hakikati ortaya çıkarabilir. Sanat eseri, Greklerin aletheia dedikleri, saklı olanın görünür hale gelmesi anlamına gelen hakikatin eserde ortaya çıkmasıyla meydana gelir. Batı kültürünün hergünkülüğüyle yeniden yaratılmaya devam eden Klasik Hollywood Sineması geleneksel olarak karakter merkezli filmler üzerine kuruludur. Malick sineması seyircilerin algılarını manipüle etmek, onlara belirli sosyal temsilleri dayatmak, kısaca onları homojenleştirmek için tasarlanan bu geleneksel filmlerden hem biçim hem içerik açısından ayrışır. Bu bağlamda, çalışma Malick sinemasının bir poesis olarak açığa çıkma imkânı olabileceğini irdelemeye, Malick'in üç önemli filmi Cennet Günleri (1978), İnce Kırmızı Hat (1998) ve Yaşam Ağacı (2011) üzerinden sinematik bir poesisin nasıl imaj, ses ve söz aracılığıyla ortaya çıkabileceğini göstermeye çalışacak.This study which is revealed on the horizon of film and philosophy investigates the relations between Malick's cinema and Heidegger's understanding of art. The aim is not to reduce the matters of the film medium to philosophical meta-text but to approach Malick's cinema as 'film as philosophy' in its own authenticity and try to explore Heidegger's philosophical position in this cinema. For Heidegger, cinema is an example of reductive technological en-framing (Gestell) condensing the destruction of Being made by the West, it conceals the truth revealing in the sense of poiesis. Therefore, cinema is actually a form of technical representation of life meaning the 'end of art'. Instead, art, namely poiesis, is the only rescue from the dangers that abound in our modern technological era: Artwork can disclose the truth. Artwork occurs in cases the truth, which means 'disclosure' what the Greeks called aletheia, or un-concealing of what was hidden, emerges in the work. Classical Hollywood Cinema recreated by the everydayness of Western Culture is established on conventional character-centered films. Malick's cinema in terms of both narrative and narration differs from these conventional films designed to manipulate the sensations of the audience, impose specific social representations on them, in short, homogenize them. In this respect, the study attempt to elaborate on how Malick's cinema would occur poetically and show how a cinematic poiesis occurs through image, sound, and word through Malick's three notable films: Days of Heaven (1978), The Thin Red Line (1998), and The Tree of Life (2011)

    Title and obligations of employer in maritime labour law

    No full text
    Lisansüstü Programlar Enstitüsü, Hukuk Ana Bilim Dalı, Hukuk Bilim DalıGünümüzde deniz yolu taşımacılığı dünya ticaretinin vazgeçilmez bir unsurudur ve dünya çapında binlerce gemi ile gerçekleştirilmektedir. Tüm bu gemilerde çalışan gemi çalışanlarının iş ilişkilerini ve çalışma şartlarını düzenleyen Deniz İş Hukuku; Deniz Ticareti Hukuku ve İş Hukuku alanlarının iç içe geçtiği bir alan olup hem milletlerarası hem de ulusal birçok farklı düzenlemeye konu olmuştur. Bu çalışmada, Deniz İş Hukuku'nu ilgilendiren milletlerarası ve ulusal temel düzenlemeler incelenerek Deniz İş Hukuku'nda işveren sıfatı ve işverenin yükümlülükleri değerlendirilmiştir. Çalışma üç bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde Deniz İş Hukuku'nda uygulanacak mevzuata dair temel düzenlemelerden bahsedilecektir. International Labour Organization ("ILO") sözleşmeleri ve Maritime Labour Convention 2006 ("MLC 2006") incelenerek, bu sözleşmelerin Türk Hukuku'ndaki yürürlüğü irdelenecektir. Bu bölümün devamında Deniz İş Hukuku hakkındaki temel Türk mevzuatı ele alınacak, 854 sayılı Deniz İş Kanunu ("DİşK"), 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu ("TBK") ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ("TTK") genel hatları ve uygulama alanlarıyla incelenecektir. Ek olarak, uygulamada sıkça kullanılan International Transport Workers' Federation ("ITF") toplu iş sözleşmeleri, yapısı ve uygulama alanıyla birlikte açıklanacaktır. Ardından, Deniz İş Hukuku'nda uygulanacak hukukun belirlenmesi ele alınacak, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun ("MÖHUK") kapsamında yabancılık unsuru ve kanunlar ihtilafı kuralları değerlendirilerek gemi çalışanlarının iş sözleşmelerindeki hukuk seçimiyle ilgili sorunlar ve bunlara yönelik çözüm önerilerinden bahsedilecektir. İkinci bölümde Deniz İş Hukuku'nda işveren tanımı incelenecek ve işverenin tespiti yapılacaktır. MLC 2006'daki ve DİşK'teki işveren tanımları unsurlarıyla birlikte değerlendirildikten sonra gemi ile ilgili kişilerin işveren sıfatı üzerinde durulacaktır. Gemi maliki, donatan, donatma iştiraki, yönetici, işleten, çarterer ve kaptan genel hatlarıyla anlatılacak ve işveren olup olmadıkları irdelenecektir. Bölümün sonunda işveren sıfatının tespitinde varılan sonuç ortaya konulacaktır. Üçüncü bölümde Deniz İş Hukuku'nda işverenin yükümlülüklerinden bahsedilecektir. Mali yükümlülükleri başlığı altında ücret, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ölüm tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla çalışma ücreti genel olarak açıklanarak MLC 2006 öncesi ILO sözleşmeleri, MLC 2006 ve Türk Hukuku bakımından ana hatlarıyla değerlendirilecektir. Diğer yükümlülükler başlığı altında ise işverenin barındırma, iaşe sağlama, sosyal güvenlikten yararlandırma, gemi çalışanını koruma ve gözetim, yurda iade, işe uygun gemi çalışanı çalıştırma ve eşit davranma borcu incelenecektir. Deniz İş Hukuku'nda işverenin yükümlülükleri incelenirken TBK, 4857 sayılı İş Kanunu ("İşK"), ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun ("5510 sayılı Kanun") bağlantılı hükümlerine de değinilecektirIn today's world, maritime transportation is an indispensable element of global trade and is carried out with thousands of ships worldwide. Maritime Labor Law, which regulates the employment relationships and working conditions of all the personnel working on these ships, is an area where Maritime Law and Labor Law intersect, and it has been subject to numerous national and international regulations. These diverse regulations create a complex framework for determining the employer's role and responsibilities in Maritime Labor Law. This study evaluates the status of the employer and their obligations in Maritime Labor Law through the examination of both national and international regulations relevant to this field. The study is composed of three sections: In the first section, fundamental regulations applicable to Maritime Labor Law will be discussed. International Labour Organization (ILO) conventions and the Maritime Labour Convention 2006 (MLC 2006) will be analyzed, focusing on their implementation in Turkish Law. The section will also delve into the core Turkish legislation concerning Maritime Labor Law, which includes the 854 numbered Maritime Labor Code, the 6098 numbered Turkish Code of Obligations, and the 6102 numbered Turkish Commercial Code, outlining their key features and applications. Additionally, frequently used ITF collective bargaining agreements will be explained along with their structure and scope of application. Furthermore, the determination of applicable law in Maritime Labor Law will be examined, covering elements of foreign element and conflict of rules within the scope of the 5718 numbered International Private and Procedural Law Code, addressing issues related to the applicable law in employment agreements of seafarers and offering proposed solutions. In the second section, the definition of the employer and its determination within Maritime Labor Law will be explored. After analyzing the employer definitions in MLC 2006 and Maritime Labor Code, the focus will be on parties related to the ship. Shipowner, association of shipowners, manager, operator, charterer, and master's roles will be broadly outlined, assessing whether they qualify as employers. The section will conclude by presenting the findings regarding the determination of the employer's role. The third section will elaborate on the employer's responsibilities in Maritime Labor Law. Under the section "Financial Obligations," aspects such as wages, severance pay, notice pay, death compensation, annual leave payment, and overtime pay will be generally explained, considering pre-MLC 2006 ILO conventions, MLC 2006, and Turkish Law. Within the "Other Obligations" part, the duties of providing accommodation, provisioning, ensuring social security benefits, protecting and supervising seafarer, repatriation, employing suitable seafarer, and ensuring equal treatment by the employer will be examined. While discussing the employer's obligations in Maritime Labor Law, relevant provisions of the Turkish Code of Obligations, the Labor Law numbered 4857, and the Social Security and General Health Insurance Law numbered 5510 will also be generally addressed

    Reasons for the termination of residential and roofed workplace leases

    No full text
    Lisansüstü Programlar Enstitüsü, Hukuk Ana Bilim DalıBu çalışma, yürürlükteki kanun hükümlerine istinaden ve yüksek yargı kararları ışığında, konut ve çatılı işyeri kira sözleşmeleri ile bu sözleşmelerin sona erme sebeplerini kapsamaktadır. Konut ve çatılı işyeri kira sözleşmelerinin sona erme sebepleri, 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nda; genel kiraya ilişkin hükümleri ve kendisine özgü sona erme hallerini esas alan iki ana grupta düzenlenmiştir. Bu kapsamda, sırasıyla; kira sözleşmesine konu olan somut olaydaki yapının hangi özelliklerine istinaden konut veya çatılı işyeri olarak tanımlanması gerektiğinin, konut ve çatılı işyeri kira sözleşmelerine özgü sona erme sebeplerine ilişkin hangi düzenlemelerin bulunduğunun, genel kiraya ilişkin düzenlemelerin uygulanıp uygulanamayacağı, uygulanabilcekse ne şekilde uygulanması gerektiğinin, sözleşmenin feshine yönelik bildirim yolunun veya dava yolunun hangi hallerde ve ne şekilde kullanılabileceğinin, gerek kiracıdan kaynaklanan sona erme sebepleri ve gerekse de kiraya verenden kaynaklanan sona erme sebeplerinin Kanun'da nasıl düzenlendiğinin ve uygulamada Yargıtay kararlarına ne şekilde yansıdığının incelenmesi ve değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu çerçevede, konut ve çatılı işyeri kira sözleşmerinin kiracı veya kiraya veren tarafından, hangi durumlarda ve hangi koşullara tabi olarak, hangi usul ve esaslara göre sona erdirilebileceği ve bunların sonuçları çalışmada ayrıntısı ile incelenmiştir.This study covers residential and roofed workplace lease contracts and the reasons for the termination of these agreements, based on the provisions of the law in force and in the light of high judicial decisions. The reasons for the termination of residential and roofed workplace lease contracts are regulated in two main groups based on the general lease provisions and its specific termination conditions in the Turkish Code of Obligations No. 6098. In this context, respectively; it is obligatory to define the structure, which is the subject of the lease agreement, as a residence or a roofed workplace, based on which features, in the concrete case, what regulations exist regarding the reasons for termination peculiar to residential and roofed workplace lease contracts, whether the regulations regarding general lease can be applied and, if applicable, how they should be applied, how to examine and evaluate in which cases and in what way the notification method or litigation for the termination of the contract can be used, both the reasons for termination arising from the lessee and how the termination reasons arising from the lessor are regulated in the Law and how they are reflected in the decisions of the Supreme Court in practice. In this regard, in which cases and subject to which conditions, on what procedures and principles, the lease contracts for residential and roofed workplaces can be terminated by the lessee or lessor, and the results of these are examined in detail in the study

    Family communication styles and preschool children’s emotional well-being during psychical distancing period

    No full text
    KOVID-19 sırasında aile iletişim stilleri ile okul öncesi çocukların duygusal iyi oluşları arasındaki ilişki analiz edildi. Türkiye'de Mart-Haziran 2021 tarihleri ??arasında okul öncesi çocuğu olan 243 ebeveyn ile çevrimiçi anket yapıldı. Araştırma, bu ebeveynlerin kaygıları kontrol altına alındığında ancak demokratik bir tutumun çocukları COVID-19'un olumsuz etkilerinden koruyabileceğini göstermektedir (r=-.113; pThe relationship between family communication styles and preschool children’s emotional well-being during COVID-19 were analyzed. An online survey conducted with 243 parents of preschool children from March to June 2021in Turkey. The study shows that only an authoritative attitude can protect children from the negative effects of COVID-19 when the anxiety of these parents is controlled (r=-.113;

    KURUMLARDA FARKINDALIK (MINDFULNESS) ÇALIŞMALARI

    No full text
    Farkındalık, düşüncelerin, duyguların, bedensel ve çevresel duyumların an be an farkında olma halini ifade etmektedir. Kişi bu şekilde yararsız düşünce ve davranışlara takılı kalmamayı öğrenebilir, kendisine ve başkalarına karşı daha olumlu ve şefkatli tutumlar geliştirebilir. Bu anlamda farkındalık bir var olma biçimi, dikkati şimdiki ana vermenin bir yoludur. Birçok kurum ve kuruluşun, farkındalık uygulamalarının çalışanların refahına, genel üretkenliğine ve performansına olumlu etkileri olabileceğini fark etmesi, farkındalığın son yıllarda iş yerlerine dahil edilmesine yol açmıştır. İşyerinde farkındalık, farkındalık temelli eğitim programları, meditasyon seansları, nefes egzersizleri ve günlük rutinlere ve iş süreçlerine farkındalık uygulamaları gibi çeşitli formlarda olabilmektedir. Bu uygulamalar, çalışanlara daha fazla öz farkındalık geliştirmeleri, stresi daha etkili bir şekilde yönetmeleri ve genel dayanıklılıklarını geliştirmeleri için araçlar ve teknikler sunmaktadır. Aynı zamanda organizasyonlar, farkındalığı iş yerlerine dahil ederek çalışanlarının duygu-yönetimi, etkili iletişim kurma ve iş birliğini oluşturma gibi becerilerini geliştirmeyi hedeflemekte böylece pozitif bir çalışma ortamın oluşumunu sağlamaya çalışmaktadırlar. Farkındalık uygulamaları çalışanların değişime uyum sağlama, çatışmaları yönetme ve bilinçli kararlar verme becerilerini geliştirerek iş tatmini ve performansının artmasına yol açtığı için önemli ve incelenmesi gereken bir konudur. Bu bağlamda yapılandırılan bu kavramsal makale farkındalık çalışmalarını ilgili alan yazın ışığında kapsamlı bir şekilde ele alarak, tanımını, farkındalık uygulamalarını, bu uygulamaların kuruma adaptasyonunu ve farkındalık çalışmalarına gelen çeşitli eleştirileri içermektedir. Türkiye bağlamına vurgusu ile, çeşitli kültürel ortamlarda farkındalık üzerine yapılan çalışmaların gelişmesine katkıda bulunmakta, kurumlarda farkındalık çalışmalarının inceleneceği gelecekteki çalışmalara kaynak oluşturması amaçlanmaktadır

    Impact of COVID-19 on disclosures of key audit matters: A research in BIST-30

    No full text
    Lisansüstü Programlar Enstitüsü, İşletme Ana Bilim Dalı, Muhasebe Ve Denetim Bilim Dalıİşletmeler faaliyetlerine ortaklarının, paydaşlarının ve toplumun çıkarlarını korumak ve artırmak amacıyla devam etmektedir. Bunu gerçekleştirirken de faaliyetlerin doğru bir şekilde yürütülüp yürütülmediği, belirlenen hedeflere yaklaşılıp yaklaşılmadığının kontrolü de denetim sayesinde olmaktadır. Bu nedenlerle de denetim faaliyetlerinden beklentiler de değişmiştir. Bu beklentiler doğrultusunda denetimin kalitesini artırmak amacıyla birçok kurum ve kuruluş tarafından çalışmalar yapılmıştır. Bu çalışmalardan biri de PCAOB ve IAASB'nin başlattığı "Denetçi Raporu Projesi"dir. Bu proje 2011 yılında başlatılmış ve bu projenin sonucu olarak da 2015 yılında ISA 701 no.lu standart yayımlanmıştır. Ülkemizde de bu gelişmeler yakından takip edilmiş olup, denetim konusunda yetkili kurum olan Kamu Gözetim Kurumu bu gelişmeler ışığında Kilit Denetim Konularına ilişkin olan Bağımsız Denetim Standardı 701'i 2017 yılında yayımlamıştır. Bu doğrultuda, kilit denetim konularına daha yakından bakabilmek amacıyla yapılan bu çalışma, üç ana bölümden oluşmakta olup; çalışmanın birinci bölümünde denetim kavramı ile bağımsız denetim kavramları, ikinci bölümünde kilit denetim konularına ilişkin teorik bilgilere yer verilmiş olup, üçüncü bölümde ise BİST 30'da işlem gören şirketler özelinde kilit denetim konularını etkileyen faktörler üzerine COVID-19 özelinde bir araştırma yapılmıştır.Businesses operate to maximize the interests of their shareholders, stakeholders, and society. While achieving the goals, auditing activities ensure whether the activities are carried out correctly and whether they approach the specified targets. For these reasons, expectations from audit activities have also changed. Many institutions and organizations have conducted studies to increase audit quality. One of these studies is the "Auditor Report Project" initiated by PCAOB and IAASB. This project was started in 2011, so the ISA 701 standard was published in 2015. These developments have also been closely followed in our country, and the Public Oversight Authority, the authorized institution in auditing, published the Independent Audit Standard 701 related to Key Audit Issues in the Official Gazette in 2017. In this direction, this study, which was carried out to take a closer look at key audit issues, consists of three main parts; in the first part of the study, the concept of auditing and independent auditing concepts, in the second part, theoretical information on key audit issues are given, and in the third part, transactions in BİST 30 are provided. A study specific to COVID-19 was conducted on the factors affecting key audit issues in particular companies that see it

    Following in the Footsteps of Cle´o

    No full text
    Bu çalışma, Cléo from 5 to 7 (1962) filminin detaylı analizini yapmaktadır. Modern kadının bir temsilcisi haline gelmiş Cleo karakterinin izinde yapılacak tartışmalar aynı zamanda Agnes Varda’nın film yapma tekniklerini de tartışmaya açacaktır. Filmi şehir ve kadın temsili üzerinden tartışılacak olan bu araştırma, analizini feminist bir çerçevede ele almaktadır. Böylece, alışılagelen kadın figürü temsillerinin, Varda tarafından nasıl bertaraf edildiği ve şehirle kurulan bir etkileşimin kadını (ve şehri) karşılıklı olarak nasıl dönüştürdüğü önerilecektir.This study aims to analyse the film Cléo from 5 to 7 (1962) by following in the footsteps of Cléo who is a great representative of modern woman. In the embodiment of Cléo, some threads that are attributed to the women will be brought into the discussion, together with the artistic techniques subtly applied by the director Agnes Varda. This study whose aim is to discuss the film within the woman and city representation takes its basis from the feminist framework. Thus, how the long lasting women representations are subverted through the woman and city interaction, which bears a hope for transformation will be suggested

    Subsequent child: A qualitative study on the effects of being a subsequent child on mental state and identity development

    Get PDF
    Lisansüstü Programlar Enstitüsü, Travma ve Afet Çalışmaları Uygulamalı Ruh Sağlığı Ana Bilim DalıÇocuk kaybı insanın deneyimlenebileceği en ağır travmatik deneyimlerden biridir. Çocuk kaybı yaşayan ebeveynler yas süreçleri tamamladıktan sonra veyahut tamamlamadan dünyaya yeniden bir çocuk getirebilirler. Kaybın ardından dünyaya gelen çocuklar kayıptan sonraki çocuk olarak adlandırılmaktadır. Kayıp gerçeği ve yaslı ebeveynin tutumları kayıp sonrasında doğan çocuğun kimliğini ve ruhsal durumunu etkilemektedir. Çalışmanın temel soruları, kayıp sonrasında dünyaya gelmenin bireyler tarafından nasıl deneyimlendiği, kayıptan sonra doğan çocuk olmanın ve ebeveynlik tutumlarının kimlik gelişimini ve ruhsal durumu nasıl etkilediğidir. Bu araştırmada kayıp sonrasında doğan çocukların deneyimlerini derinlemesine anlamak üzere nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Belirlenen araştırma yöntemi doğrultusunda kayıp sonrasında dünyaya gelen 10 katılımcı ile yarı-yapılandırılmış bireysel görüşme gerçekleştirilmiştir. Araştırmada elde edilen veriler tematik analiz ile incelenmiştir. Tematik analizin sonucunda dört ana tema belirlenmiştir: "kayıp çocuğa dair", "kayıptan sonra doğmanın yaşama etkisi", "kayıp sonrasında doğan çocuk olmak", "yas". Temalar var olan alanyazın dahilinde değerlendirilmiş, klinik uygulamalara yönelik önerilerin yanı sıra gelecekteki araştırmalar için öneriler sunulmuştur.The loss of a child is one of the most severe traumatic life events that one can experience. Parents who have lost a child can decide to have a child after or without completing the grieving process. A child born after the loss is called a subsequent child. The reality of the loss and the attitudes of the bereaved parents affect the identity development and mental state of the subsequent child. The main questions of the study are: how individuals experience being born after loss, and how being a subsequent child and parenting affect identity development and mental state. In this research, in order to deeply understand the experiences of the children born after a loss, qualitative research method was used. In accordance with the research method, semi-structured individual interviews were conducted with 10 participants who were born after the loss of a sibling. Based on the thematic analysis of the interviews, four main themes are identified, namely: "about the death child", "the effects of being born after the death of a sibling", "being a subsequent child", "grief". The themes emerged in the study are evaluated in accordance with the existing literature. Clinical implications of the study as well as suggestions for future research are presented

    MODA TASARIMI OGRENCILERININ TASARIM FIKIRLERINI GERCEKLESTIRMEK ICIN 3 BOYUTLU GIYSI SIMULASYONU TEKNOLOJISININ KULLANILMASI

    No full text
    This study explores how fashion design students perceive using 3D garment simulation to create their design ideas. As a part of an elective course taught in Fall 2022, twelve students were given a project to prepare virtual and physical garments of their design. The study had two parts: First was understanding students' expectations about 3D garment simulation before starting the project, and second was understanding students’ experience after completing the project and comparing their before and after project experiences. Accordingly, a structured questionnaire measured on a seven-point Likert scale was applied to the students before starting their project to see their self-confidence of using 3D garment simulation, and after the project to understand their self-evaluations of their performance and difficulties they encountered during the project. The first part of the study presented here shows that students had a high self-confidence (M=5.16) that they will successfully apply their project digitally and it will be similar to their physical garment (M=5.50). Still, they were not so confident if the digital garment would be visually satisfying (M=4.92). Students were highly convinced that using 3D garment simulation is very useful (M=6.42) to visualize their projects before starting to work on it and they had high intention (M= 6.00) to use it in the future. After project results showed that students self-evaluated their performance higher than before project expectations. Students' evaluations for the perceived usefulness of 3D garment simulation to visualize their project and intention to use it in the future dropped after the project (M= 6.17 and M=5.75, respectively). Finally, students had the most difficulty creating the patterns and achieving the correct digital fit.Bu çalışmada, moda tasarımı öğrencilerinin tasarımlarını oluşturmak için üç boyutlu giysi simülasyonu teknolojisinin kullanımını nasıl algıladıkları araştırılmaktadır. 2022 güz döneminde açılan bir seçmeli ders kapsamında on iki öğrenciye sanal ve fiziksel olarak tasarımlarını gerçekleştirmek üzere bir proje verilmiştir. Çalışma iki bölümden oluşmaktadır: Birinci bölüm öğrencilerin projeye başlamadan önce üç boyutlu giysi simülasyonu ile ilgili beklentilerini anlamayı; ikincisi bolum ise öğrencilerin projeyi tamamladıktan sonraki deneyimlerini ölçerek, proje öncesi ölçülen beklentileriyle karşılaştırmayı hedeflemektedir. Bu amaç doğrultusunda, projeye başlamadan önce öğrencilerin üç boyutlu giysi tasarımı uygulama konusundaki öz güvenlerini ölçmek üzere yedili Likert ölçeğine göre hazırlanmış bir anket uygulanmıştır. Projeyi uyguladıktan sonra uygulanan ankette ise öğrencilerin performanslarıyla ilgili öz değerlendirmeleri, projeyi uygularken yaşadıkları zorluklar ölçülmüş ve proje öncesi beklentileriyle karşılaştırılmıştır. Araştırmanın birinci bölümünün sonuçları, öğrencilerin projelerini dijital ortamda başarıyla uygulayacaklarına dair yüksek bir öz güvene (M=5.16) sahip olduklarını ve oluşturacakları dijital giysilerin fiziksel giysilere yüksek oranda (M=5.50) benzerlik göstereceğini düşündüklerini göstermektedir. Ancak oluşturulacak olan dijital giysilerin görsel olarak tatmin edici olacağına dair inançlarının daha zayıf (M=4.92) olduğu sonucu elde edilmiştir.Ayni zamanda, projeye başlamadan önce, öğrenciler üç boyutlu giysi simülasyonu teknolojisinin tasarımlarını görselleştirmek için kullanılmasının yararlı olacağını (M=6.42) ve bu teknolojiyi gelecekte de kullanacaklarını düşündüklerini belirtmişlerdir (M= 6.00) . Araştırmanın ikinci bölümünün sonuçları ise öğrencilerin kendi değerlendirmelerine göre projedeki başarılarının beklentilerinden daha yüksek olduğunu göstermektedir. Ancak dikkat çekici bir sonuç olarak, öğrencilerin üç boyutlu giysi simülasyonu teknolojisinin tasarımlarını görselleştirmek için kullanılmasının yararlı olacağına ve bu teknolojiyi gelecekte kullanacaklarına dair inançları zayıflamıştır. (Sırasıyla M= 6.17 ve M=5.75). Son olarak, öğrenciler dijital kıyafetleri oluştururken en çok kalıpları ve doğru fiti oluşturmada zorlandıklarını belirtmişlerdir

    4,803

    full texts

    9,301

    metadata records
    Updated in last 30 days.
    Istanbul Bilgi University Library Open Access
    Access Repository Dashboard
    Do you manage Open Research Online? Become a CORE Member to access insider analytics, issue reports and manage access to outputs from your repository in the CORE Repository Dashboard! 👇