Istanbul Bilgi University

Istanbul Bilgi University Library Open Access
Not a member yet
    9301 research outputs found

    Thermodynamic Analysis of Liquid Steel Production in an ElectricArc Furnace

    No full text
    Demir-Çelik sektörünün Dünyadaki toplam enerji üretiminin, yaklaşık olarak %12'sini kullanması, sektörde enerji tasarrufu yöntemlerinin ne anlama geldiğini çok iyi ortaya koymaktadır. Bu noktada enerji tasarruflarında oldukça yaygın olarak kullanılan termodinamiğin birinci yasasına göre tanımlanmış enerji verimi ile birlikte, süreç boyunca enerji kalitesindeki farklılaşmaya bağlı olarak daha niteliksel sonuçlar veren, termodinamiğin ikinci yasası uygulamaları, oldukça fazla önem ifade etmektedir. Bu çalışmada alaşımlı çelik üretimi yapan bir firmada kullanılan, elektrik ark fırınında(EAF), bir cins çelik üretim için termodinamik analiz gerçekleştirilmiştir. Bu bağlamda, termodinamiğin birinci yasasına göre sistemde enerji analizi ile termodinamiğin ikinci yasasına göre tespit edilen iş potansiyellerinin hesabı ve tersinir iş elde edilmiştir. Çalışmanın sonunda da her iki analizden yararlanarak da hurda ön ısıtma sistemi, baca gazları, fırından çıkan tozlar ve soğutma suyu ile ilgili sonuçlara yer verilmiştirThe fact that the Iron and Steel sector uses approximately 12% of the world's total energy production clearly demonstrates the meaning of energy saving methods in the sector. At this point, along with the energy efficiency defined according to the first law of thermodynamics, which is widely used in energy savings, the applications of the second law of thermodynamics, which gives more qualitative results depending on the variation in energy quality throughout the process, are of great importance. In this study, thermodynamic analysis is applied to electric arc furnace (EAF) which is used at a steel company. The company has a very considerable position in producing of alloy steels in Turkey. In this regard, energy analysis and availability analysis are carried out for EAF according to first and second laws of thermodynamics. The scrap pre-heating system, stack gases, dusts and cooling water leaving the furnace are investigated by using analysis of thermodynamics

    Trauma-Informed Foster Care System

    No full text
    ÖZ İhmal, istismar, ergen gebelikleri ve artan afetler gibi nedenlerle korunma gereksinimi olan çocukların sayısı artmaya devam etmektedir. Yaşanılan travmatik deneyimlere bağlı olarak çocuklarda çoklu travmaların görülme sıklığı artmakta ve travmatik stres tepkilerinin normalleşmesi için fiziksel ve psikososyal açıdan güvenli ortamlarda bakımın önemi bilinmektedir. Her ülke sosyo-ekonomik ve kültürel koşullarına uygun bakım modellerini geliştirmektedir. Ancak çocukların 18 yaşına kadar bedensel, zihinsel, ruhsal ve sosyal gelişimleri tamamlanmadığı için, ihtiyaçlarına duyarlı, birebir, sürekli ve tutarlı ilişkinin olduğu bakım modellerinde büyümeleri sağlanarak iyilik halleri korunmalı ve geliştirilmelidir. Bu nedenle yaklaşık 20 yıldır sosyal hizmet alanında travma bilgili yaklaşımlar kullanılmaya başlamıştır. Travma bilgili yaklaşım; travmanın yaygın etkisinin farkına varıldığı ve iyileşme yollarının anlaşıldığı, travma yaşayan çocuk, aile ve çalışanlarda travmanın belirti ve semptomlarının tanındığı, sistemin yeniden travmaya neden olmayan kanıta dayalı politikalar, prosedürler ve uygulamalarla şekillendirildiği hizmet sunumunu ifade etmektedir. Bilimsel çalışmalar koruyucu aile sisteminin travma bilgili bakımın ilkelerine uygun yapılandırılmasının çocukların üstün yararı açısından kabul gören bir yaklaşım olduğunu göstermektedir.The number of children in need of protection continues to rise as a result of factors such as neglect, abuse, teen pregnancy, and disasters. Multiple traumas in children are becoming more common as a result of traumatic events, and the need of care in physically and psychosocially secure surroundings for the normalization of traumatic stress reactions is well documented. Each country develops care models appropriate to its socio-economic and cultural conditions. However, because children's physical, mental, spiritual, and social development does not end until they reach the age of 18, their well-being should be protected and improved by ensuring that they grow up in care models that are sensitive to their needs and that one-on-one continuous and consistent relationships are established. For this reason, trauma-informed approaches have been used in the field of social work for approximately 20 years. Trauma-informed care refers to the provision of services in which the widespread impact of trauma is recognized and ways of recovery are understood, the signs and symptoms of trauma in children, families, and employees who have experienced trauma are recognized, and the system is shaped with evidence-based policies, procedures, and practices that do not cause re-traumatization. According to scientific research, organizing the foster family system in line with trauma-informed care principles is an approved way for the best interests of children

    Türkiye’de Paylaşım Ekonomisi İş Modellerini Kullananların Memnuniyeti Üzerine Bir İnceleme: Airbnb Örneği

    No full text
    Bu araştırmada, konaklama sektörü oyuncusu Airbnb örneğiyle, Türk kullanıcıların paylaşım ekonomisi kullanımlarındaki memnuniyetini ölçmek ve analiz etmek amaçlanmıştır. Memnuniyet ve yeniden kullanma isteği oluşumunda tüketiciler tarafından önemli bulunan olumlu ve olumsuz noktalardan yola çıkarak, paylaşım ekonomisi uygulamaları için, geliştirmeleri gereken iş modelleri ve iletişim yolları alanlarında çıktı sağlamayı amaçlamaktadır. Araştırmanın sonuçlarına göre memnuniyeti istatistiksel olarak en açıklayıcı kavram güvenilirlik olarak saptanmıştır. Güvenilirliği sırasıyla fiyat ve hizmet kalitesi takip etmektedir. Modaya uyma, topluluğa ait olma ve çevresel etki boyutlarının memnuniyet üzerinde anlamlı etkilerinin olmadığı tespit edilmiştir

    Sağlık Çalışanlarında Üç Faktörlü Yeme Ölçeğiyle Kronotipleri Arasındaki İlişkinin Saptanması

    No full text
    Aim: The aim of this study was to determine the relationship between nutritional status and chronotypes of healthcare workers. Material and Method: This study was conducted between April and May 2023 on 261 healthcare workers. An online questionnaire form consisting of a general information section, Three-Factor Nutrition Questionnaire and Morning and Evening Questionnaire questions was applied to the participants via Google Forms. Results: The age and body mass index of the morning people was found to be significantly higher (pAmaç: Bu araştırmada sağlık çalışanlarının beslenme durumları ve kronotipleri arasındaki ilişkinin saptanması amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Bu çalışma Nisan-Mayıs 2023 tarihleri aralığında 261 sağlık çalışanı üzerinde gerçekleştirilmiştir. Katılımcılara; Google Forms aracılığıyla genel bilgiler bölümü, Üç Faktörlü Beslenme Anketi ve Sabahçıl-Akşamcıl Anketi sorularından oluşan bir online anket formu uygulanmıştır. Bulgular: Sabahçıl kişilerin yaşları ve beden kütle indeksleri anlamlı olarak daha yüksek bulunmuştur (

    Elektronik müşteri ilişkileri yönetiminin banka müşterileri üzerindeki etkisi: Kuveyt bankaları örneği

    No full text
    Lisansüstü Programlar Enstitüsü, Pazarlama Bilim DalıElektronik müşteri ilişkileri yönetimi, müşteri ilişkileri yönetiminin dijitalleşmesinden sonra ortaya çıkan bir terimdir. Kuruluşlar ve müşterileri arasındaki ilişkiyi geliştirmede kilit bir bileşendir ve bu araştırmada E-CRM'nin bankalar bağlamında ve özellikle Kuveyt Devleti'nde bu yönler üzerindeki etkisini incelemek için bir anket yapılmıştır. Bu araştırma, E-CRM'nin müşteri güveni ve müşteri memnuniyeti üzerindeki etkisini anlamayı ve bunların müşteri sadakati ve rekabet avantajları üzerindeki etkinliğini incelemeyi amaçlamaktadır. Nicel çalışmanın sonuçları, E-CRM'nin hem müşteri güveni hem de müşteri memnuniyeti üzerinde etkisi olduğunu ve bunların müşteri sadakati ve rekabet avantajı üzerinde etkisi olduğunu göstermektedir. Analiz sonuçları müşteri güveni ile rekabet avantajı arasında anlamlı bir bağlantı tespit edememiştir ve bu ilişki üzerine daha fazla araştırma yapılması gerekmektedir. Hem pratik hem de teorik çıkarımlar tartışılmıştır.Electronic customer relationship management (E-CRM) is a term that came to life after the digitalization of customer relationship management. It is a key component in fostering the relationship between the organizations and their customers, and in this research, a survey was conducted to study the effect of E-CRM on those aspects in thecontext of banks and specifically in The State of Kuwait. This research aims to understand the effect of E-CRM on Customer Trust and Customer Satisfaction and studies their effectiveness on Customer Loyalty and Competitive Advantage. The results of the quantitative study show that e-CRM has an effect on both Customer Trust and Customer Satisfaction, as well as Customer Loyalty and Competitive Advantage. The results of the analysis were not able to identify a significant link between Customer Trust and Competitive Advantage, and further research is needed on this relationship. Both practical and theoretical implications are discussed

    Yeşilçam sinemasındaki kötü kadın temsilinin değişimi

    No full text
    Lisansüstü Programlar Enstitüsü, Kültürel İncelemeler Ana Bilim Dalı, Kültürel Çalışmalar Bilim DalıBu tez, Yeşilçam melodramlarında üretilen kadınlık olgusunu tartışmaktadır. Tez içinde genel anlamıyla Yeşilçam sinemasının sunduğu kadın karakterlerin temsili ve bu temsilin değişimi ele alınmaktadır. 1970 ve 1980 yıllarında çekilen dört film karşılaştırılmıştır. 1970 senesinden seçilen filmlere bakıldığında baş roldeki masum kız ve femme fatale olarak adlandırılabilecek öteki kadın olmak üzere iki kadın karakter vardır ve filmde bu karakterler arasındaki çekişme ön plandadır. Filmdeki dramatik yapıda başrol iyi kız yan karakter kötü kadının tüm çabalarına rağmen filmin sonunda mutluluğa erişir. Başrolde yer alan karakter temizliği, saflığı ve iyi niyeti ile seyirciyi etkilerken kötü kadın karakter başroldeki kadının başrol erkek ile kavuşmasını genellikle cinselliğini kullanarak engellemeye çalışır. Seyirci kendini başroldeki iyi kız ile özdeşleştirir ve diğer kadın karakteri adeta dışarıdan birisi veya bir düşman olarak algılar. 1980 senesine gelindiğinde ise kadın karakterler arasındaki bu kesin çizginin kalktığı ve iki karakterin özelliklerinin tek bir başrol kadında toplandığı görülmektedir. Bu yeni karakterin iç dünyası seyirciye yansıtılır. Sinemadaki bu değişim toplumsal değişimden ayrıl düşünülemez. 1980 Türkiye'sinin siyasi ve toplumsal havası ile ikinci dalga feminizmin Türkiye'de yükselmesi ile sinemasal anlamdaki bu değişim tezde açıklanmaktadır. Anahtar Kelimeler: Yeşilçam, Vamp Kadın, Türkiye Sineması ve Kadın, Feminist Film TeorisiThis thesis discusses the phenomenon of femininity produced in Yeşilçam melodramas. In general terms, the thesis discusses the representation of female characters in Yeşilçam cinema and the changes in this representation. Four films from 1970 and 1980 are compared. In the 1970 films, there are two female characters, the innocent girl in the lead role and the other woman who can be called femme fatale, and the conflict between these characters is at the forefront of the film. In the dramatic structure of the movie, the lead, the good girl, reaches happiness at the end of the film despite all the efforts of the side character, the evil woman. While the lead character impresses the audience with her cleanliness, purity, and good intentions, the bad woman character tries to prevent the leading woman from reuniting with the leading man, usually by using her sexuality. The audience identifies with the good girl and perceives the other female character as an outsider or an enemy. By 1980, it is seen that this definite line between the female characters is removed, and the characteristics of the two characters are gathered in a single leading woman. The inner world of this new character is reflected in the audience. This change in cinema cannot be separated from social change. The political and social atmosphere of 1980 Turkey and the rise of second-wave feminism in Turkey explain this cinematic change in the thesis. Keywords: Yeşilçam Movies, Femme Fatale, Turkish Cinema and Women, Feminist Film Theor

    Düzenli egzersiz yapan çiftlerin ilişki doyumlarının ve bireysel iyi oluş hallerinin değerlendirilmesi: Bir tema analizi

    No full text
    Lisansüstü Programlar Enstitüsü, Psikoloji Ana Bilim Dalı, Klinik Psikoloji Bilim DalıBu nitel tez, fiziksel aktiviteye önem veren çiftlerin ilişki memnuniyetleri ile, onların bireysel iyi oluş halleri arasındaki ilişkiyi incelemektedir. Çalışma, partnerlerin düzenli fiziksel aktivitelere bireysel olarak veya birlikte katıldıklarında ortaya çıkan diyadik dinamikleri, karşılıklı etkileşimleri ve paylaşılan deneyimleri keşfetmek aracılığı ile, fiziksel aktivite ve romantik ilişkilerin kalitesi arasındaki bağlantıları ortaya çıkartmayı amaçlamaktadır. Türkiye'de yapılmış çalışmalarda, sözü geçen bağlamı kalitatif yöntemlerle incelemiş bir çalışmaya rastlanmamış, literatürdeki bu boşluğu doldurmak gayesi ile mevcut tez çalışması yürütülmüştür. 27 ile 50 yaşları arasındaki en az bir fiziksel olarak aktif partneri olan altı heteroseksüel çift, bu çalışmaya katılmıştır. Katılımcılar ile, egzersiz deneyimleri ve ilişki dinamikleri hakkındaki içgörülerini araştırmak amacı ile, yarı yapılandırılmış derinlemesine görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Görüşme verileri üzerinde kalitatif tematik analiz uygulanmış; bu analiz şu dört ana temayı ortaya koymuştur: a) egzersiz kişinin kendisine yaptığı değerli bir yatırımdır, b) çift ilişkisini iyi çalışan bir işleyişte tutmak, c) ilişkiye dair hissedilen tatminde cinsel yakınlığın rolü, d) kararlılık ve özveri ödüllerini beraberlerinde getirirler. Araştırmanın bulguları, ilgili konular üzerindeki mevcut literatür ışığında tartışılmış, çıkarımlar paylaşılmıştır. Tartışma bölümü, bu çalışmanın sınırlılıklarını ve gelecekte yürütülecek araştırmalar için önerileri içermektedir. Son bölümde ise; bulguların, ilişki danışmanlığı, terapötik müdahaleler, mental sağlık iyileştirmesi ve çiftlerin bireysel ve ilişkisel tatminlerini arttırmaya yönelik müdahalelerin geliştirilmesi bağlamında klinik etkileri tartışılmaktadır. Anahtar Kelimeler: bireysel iyi olma, ilişki doyumu, fiziksel egzersiz, çift ilişkisi, romantik ilişkiThis qualitative thesis investigates the relationship between individual well-being and relationship satisfaction among couples who prioritize physical activity. The study aims to reveal connections between well-being, physical activity and the quality of romantic relationships by exploring the dyadic processes and shared experiences that unfold when partners engage in regular physical activities. To our knowledge, the mentioned context has not been researched in Turkey through qualitative methods. With the aim of filling this gap in the literature, the present thesis has been conducted. Six heterosexual couples, aged between 27 to 50, with at least one physically active partner participated in the present study. In-depth interviews were conducted to gather insights into their experiences with exercise and the dynamics of their relationships. Thematic analysis applied to interview data revealed four main themes: a) exercise is a worthy investment in one's self, b) keeping the relationship in good working order, c) the role of sexual intimacy on relationship satisfaction, and d) determination and dedication have their rewards. The research findings have been discussed in the context of current relevant literature. The discussion section encompasses the limitations of this study and provides suggestions for future research. In the concluding section, the clinical implications of the findings are discussed in the context of relationship counseling, therapeutic interventions, mental health improvement, and the development of interventions aimed at enhancing both individual and relational satisfaction among couples. Keywords: individual well-being, relationship satisfaction, physical exercise, couple relationships, romantic partnershi

    Öz belirleme teorisi perspektifinden insan kaynakları yönetiminde yapay zeka çözümlerinin çalışan deneyimi üzerindeki etkisi

    No full text
    Lisansüstü Programlar Enstitüsü, Endüstri ve Örgüt Psikolojisi Ana Bilim Dalı, Örgütsel Psikoloji Bilim DalıBu araştırma, örgütsel psikoloji bağlamında insan kaynakları yönetiminde yapay zeka çözümlerinin çalışan deneyimine etkisini öz-belirleme teorisi çerçevesinde incelemektedir. İnsan Kaynakları (İK) çalışanlarıyla yapılan görüşmeler yoluyla, özerklik, yetkinlik ve ilişkili olma ihtiyaçlarına odaklanarak, organizasyonların çalışan deneyimini geliştirmelerine yönelik pratik içgörüler sunmaktadır. Bu araştırma, çalışan deneyimi teması altında beş alt temayı incelemektedir: Yapay zekanın çalışan deneyimi üzerindeki etkisi, çalışan deneyimi ortamı, insan kaynakları yönetiminde yapay zeka çözümlerinin kullanımı, yapay zeka kullanımının faydaları ve yapay zeka kullanımının getirdiği zorluklar ve endişeler. Yapay zeka çözümleri, İK profesyonellerini tekrarlayıcı görevlerden kurtararak daha çeşitli ve yaratıcı faaliyetlere katılmalarını sağlayarak özerkliği arttırır. Yetkinlik açısından, yapay zeka çözümleri çeşitli bakış açıları ve kapsamlı bilgi erişimi sunarak çalışanların becerilerini geliştirirken, yapay zekaya uzun süreli bağımlılığın becerilerin zayıflamasına yol açabileceği endişeleri sürekli beceri gelişiminin önemini vurgular. İlişkili olma üzerinde yapay zekanın etkisi, daha net bir iletişim ve meslektaşlara olan bağımlılığı azaltması sebebiyle katılımcıların bazıları tarafından olumlu yorumlanırken, bazı katılımcılar azalan kişilerarası etkileşimler konusunda endişelerini dile getirmişlerdir. Yapay zekanın çalışan deneyimi üzerindeki etkilerinin yönetiminde, güven ve işbirliğini teşvik edebilmek için şeffaflığın, etik düşüncenin ve açık iletişimin önceliklendirilmesi önerilmiştir.This research, situated within organizational psychology, examines the relationship between artificial intelligence (AI) solutions in human resources management (HRM) and employee experience through the self-determination theory (SDT) lens. Employing interviews as a data collection method and, focusing on the psychological needs of autonomy, competence, and relatedness, the thesis provides practical insights for organizations that enhance employee experiences. This research examines five subthemes under the overarching theme of employee experience: AI influence on employee experience (EX), EX environment, AI solutions usage in HRM, benefits of AI usage, and challenges and concerns of AI usage. The study's findings show that AI solutions can improve autonomy by freeing HR professionals from repetitive tasks and allowing them to engage in more diverse and creative activities. Regarding competence, according to employees while AI solutions offer diverse perspectives and extensive access to information and, enhance employees' skills, potential long-term reliance on AI can lead to deskilling, a negative consequence emphasizing the importance of continuous self-development effort. Regarding the impact of AI on relatedness, while some employees appreciate streamlined communication and reduced dependency on colleagues, others express concerns about decreased interpersonal interactions. Practical recommendations for organizations in dealing with the impact of AI solutions include prioritizing transparency, ethical considerations, and open communication to foster trust and collaboration

    Bankacılık sektöründe yeşil girişimler ve yeşil bilincin yeşil sadakat üzerindeki etkisi: Türkiye örneği

    No full text
    Lisansüstü Programlar Enstitüsü, Pazarlama Bilim DalıBu araştırma, Türkiye'nin bankacılık sektöründe sürdürülebilirlik odaklı uygulamaların ve banka müşterilerinin yeşil bilinç düzeylerinin yeşil müşteri sadakati üzerindeki etkilerini derinlemesine anlamayı amaçlamaktadır. Yeşil bankacılık girişimlerinin bu sektördeki evrimini irdeleyerek, Türkiye örneğinde sürdürülebilir finansın geleceğine ışık tutmayı hedeflemektedir. Araştırmanın temel odakları arasında, Türkiye'deki bankaların çevre dostu uygulamalarını benimsemesi ve bu uygulamaların müşteri sadakati üzerindeki etkileri ön plana çıkmaktadır. Yeşil girişimlerin stratejik bir araştırması, bankaların sürdürülebilirlik alanındaki çabalarının anlaşılmasına katkı sağlayacaktır. Aynı zamanda, Türkiye'deki kişilerin yeşil bilinç düzeylerinin derinlemesine incelenmesi, müşterilerin çevre odaklı bankacılık uygulamalarına olan tepkilerini anlamak adına önemli bir unsur olacaktır. Bu çalışmada, yeşil bankacılık girişimleri, yeşil bilinç, yeşil imaj, yeşil güven ve yeşil sadakat gibi kavramlar detaylı olarak ele alınacaktır. Elde edilen bulgular, bankacılık sektörünün sürdürülebilirlik yolculuğunda etkili stratejilerin belirlenmesine katkıda bulunacaktır. Gerekli anket, analiz ve sonuçlar da eklendiğinde araştırma ortaya anlamlı sonuçlar koyacaktır.The objective of this study is to thoroughly comprehend the impact of eco-centric practices within the Turkish banking sector and how the environmental consciousness of clients influences their dedication to green loyalty. This research primarily examines how Turkish banks are implementing green initiatives and the influence of these methods on securing customer loyalty. A strategic investigation of green initiatives will contribute to understanding the efforts of banks in the field of sustainability. Simultaneously, an in-depth examination of individuals' green awareness levels in Turkey will be an important element for understanding customers' responses to environmentally-oriented banking practices. In this study, concepts such as green banking initiatives, green consciousness, green image, green trust, and green loyalty will be discussed in detail. The findings obtained will contribute to determining effective strategies in the banking sector's journey towards sustainability. When the necessary surveys, analyses, and results are added, the research will present meaningful conclusions

    Processing and protection of personal data in electronic commerce

    No full text
    Lisansüstü Programlar Enstitüsü, Bilişim ve Teknoloji Hukuku Ana Bilim DalıBilişim teknolojilerinde yaşanan hızlı değişim ve gelişim ile birlikte işlem hacmi her geçen gün artan elektronik ticaret, günümüzde yaygın şekilde kullanılan bir alan haline gelmiştir. Elektronik ticaretin ana konusunu oluşturan kişisel veriler ise bilişim sistemleri aracılığıyla elektronik ticaret faaliyetlerinde yoğun bir şekilde işlenmektedir. Söz konusu yoğun veri işleme faaliyetleri elektronik ticaret aktörleri bakımından kişisel verilerin korunması hukuku kapsamında birtakım yükümlülükler getirmekte ve kişisel verilerin hukuka uygun şekilde işlenmesini ve etkin bir şekilde korunmasını gerektirmektedir. Elektronik ticarette kişisel verilerin hukuka uygun işlenmediği ve etkin bir şekilde korunmadığı durumlarda yaşanan veri ihlalleri ise bir yandan bireylerin mahremiyetlerine ilişkin riskler doğurmakta diğer yandan da işletmeler yüksek miktarda idari para cezaları ile karşı karşıya kalabilmektedir. Bu çalışma kapsamında öncelikle elektronik ticarete ilişkin temel bilgilere yer verildikten sonra, elektronik ticarette kişisel verilerin işlenmesi ve korunmasına ilişkin Türk ve AB hukukunda yer alan yasal düzenlemeler ele alınmış, ardından ise elektronik ticarette hangi kişisel verilerin işlendiği ve kişisel verilerin işlenmesinde uyulacak ilkeler ile kişisel veri işleme şartları incelenmiş, elektronik ticarette kişisel verilerin korunmasına yönelik mevcut hukuki düzenlemeler doğrultusunda veri sorumlusu ve veri işleyenlerin yükümlülükleri ile ilgili kişilerin haklarına yer verilmiştir. Devamında elektronik ticarette kişisel verilerin güvenliğine yönelik alınması gerekli olan tedbirler ve buna yönelik getirilen sistemler üzerinde durulmuştur. Son olarak ise elektronik ticarette kişisel verilerin işlenmesinde özel hususlar irdelenmiştir.With the rapid change and development in information technologies, electronic commerce, whose transaction volume increases every day, has become a widely used field today. Personal data, which forms the main subject of electronic commerce, is intensively processed through information systems in electronic commerce activities. These intensive data processing activities create certain obligations for electronic commerce actors within the scope of personal data protection law and require the processing of personal data in compliance with the law and its effective protection. Data breaches in electronic commerce in cases where personal data are not processed in accordance with the law and are not effectively protected, on the one hand, pose risks to the privacy of individuals, and on the other hand, businesses may face high administrative fines. Within the scope of this study, after providing basic information regarding electronic commerce, legal regulations on the processing and protection of personal data in electronic commerce in Turkish and EU law are discussed. Then, the types of personal data processed in electronic commerce and the principles to be followed in the processing of personal data, along with the conditions for processing personal data, are examined. The obligations of data controllers and data processors in accordance with existing legal regulations on the protection of personal data in electronic commerce and the rights of the data subject are addressed. Subsequently, necessary measures for ensuring the security of personal data in electronic commerce and the systems introduced for this purpose are emphasized. Finally, special considerations regarding the processing of personal data in electronic commerce are analyzed

    4,803

    full texts

    9,301

    metadata records
    Updated in last 30 days.
    Istanbul Bilgi University Library Open Access
    Access Repository Dashboard
    Do you manage Open Research Online? Become a CORE Member to access insider analytics, issue reports and manage access to outputs from your repository in the CORE Repository Dashboard! 👇