Giresun University Institutional Repository
Not a member yet
5771 research outputs found
Sort by
Duygusal zekan n kad n giri imcili i üzerine etkisi: Samsun ili örne i
Gerçekle tirilen bu çal ma duygusal zekân n kad n giri imcilik üzerine etkisini
incelemesi aç s ndan önem arz etmektedir. Bu ba lamda duygusal zekây
desteklemeye yönelik çal malar kad n giri imcilikte ba ar n n artmas na sebep
olarak görülerek, duygusal zekân n kad n giri imcilik üzerinde pozitif etki
olu turaca varsay m ile çal ma gerçekle tirilmi tir.
Duygusal zekân n kad n giri imcili i üzerinde etkisi tüm zekâ, duygu
kavramlar ve alt boyutlar çal ma kapsam nda yer alm bu ili ki bütün yönleri ile
inceleme alan bulmu tur.
Ara t rman n örneklemini, evren içerisinde kolayda örneklem yöntemi ile
seçilen, Samsun Ticaret ve Sanayi Odas na kay tl 82 kad n giri imci
olu turmaktad r. Yap lan analizlerde; kat l mc lar n demografik özelliklerine göre
gruplara ait frekans (n) ve yüzde (%) de erlerine birlikte yer verilmi tir. Daha sonra
ara t rma kapsam nda kullan lan ölçekler, güvenilirlik analizleri, ortalama
kar la t rma testleri, ilgile im analizleri ve basit do rusal regresyon analizi
teknikleri yer almaktad r. Yine bu çal mada; ara t rmaya kat lanlar n medeni durum,
çocuk say s , ayl k gelir, e itim durumu, e in e itim durumu, anne ve baban n e itim
durumu, anne ve baban n çal ma durumu, ailedeki giri imci durumu ve yak nl k
derecesine yer verilmi tir. ya am na ili kin bilgiler ise; faaliyet gösterilen sektör,
y l, konum, toplam çal an say s , daha önceden giri imcilik faaliyetinde bulunuldu
mu, kaç y l olmak üzere kat l mc lar n demografik de i kenler aç s nda incelenmi
ve elde edilen analiz sonuçlar yorumlanm t r. Sonuç olarak yap lan bu çal mada
duygusal zekâ ile kad n giri imcilik aras ndaki ili ki irdelenmi tir
Do u Karadeniz k rsal ndaki kad nlar n toplumsal cinsiyet rolleri bak m ndan ücretsiz eme i: Giresun ili Do ankent örne i
Ataerkil kapitalist düzende kabul edilen cinsiyet temelli i bölümü; kad nlar
özel alanla s n rlam , ev hizmetlerinden sorumlu tutmu ve erkeklere ba ml k lan
ikincil bir rol vermi tir. Bu ara t rman n temel amac , tar msal faaliyetlerin ana aktörü
olan kad n n eme ini görünür k lma çabalar na katk da bulunmakt r. Kad nlar n
toplumsal cinsiyet rollerinin da l m n , ücretsiz eme inin neye dayand n ve sosyal
konumlar n irdelemektedir.
Tar msal üretimde kad n eme inin görünmezli i daha nettir. Tar m ve
hayvanc l k ev ve bak m i lerinin bir uzant s olarak kad n n ücretsiz eme ine dahil
olmaktad r. Ataerki sosyal, kültürel ve co rafi ko ullar neticesinde olu mu Do u
Karadeniz e özgü yap meydana getirmi tir. Do u Karadeniz de kad nlar söz alma,
karar verme, mülkiyet hakk nda ikincil konumdayken, aile ekonomisine katk , di er
tar msal ve hayvan bakma i lerinde birincil konumdad rlar. Kad nlar odun ta mak gibi
güç gerektiren bir i i yapt klar için erkeksi addedilir ve bu durum toplum taraf ndan
onaylanmaktad r. Ataerkil pazarl k sonucu, kad n erke in otoritesini sarsmadan
kendine alan açarak güçlenmektedir.
Ara t rmada literatür taramas , kat l ml gözlem ve nitel veri toplama tekni i
kullan lm t r. Feminist bir perspektif kullan larak Do u Karadeniz k rsal alan nda
ya ayan kad nlar n ücretsiz eme inin toplum içinde kad n nas l konumland r ld na
odaklan lm t r
TMS/TFRS kapsam nda finansal raporlama kalite unsurlar n n firma performans üzerine etkisi
Her geçen gün çal ma ve kazanma artlar n n daha da a rla t günümüzde,
ki i ve i letmeler; do ru yönetim, yat r m, kredi vb. karar alabilmek için birçok
faktörü bir arada de erlendirerek karar vermek durumunda kalmaktad rlar. Finansal
bilgi kullan c lar , kaliteli finansal veriye sahip olduklar nda beklentilerine uygun
çe itli analizler yaparak verecekleri kararlar n kendi ç karlar do rultusunda kazançla
sonuçlanmas n hedeflemektedirler. Bu sebeple çal mada, B ST-TÜM endeksinde yer
alan 103 firman n 2010-2019 dönemine ait finansal ve finansal olmayan raporlar
incelenerek, literatürde The Van Beest Modeli olarak bilinen, finansal raporlamada
niteliksel bilginin kalite unsurlar na ili kin 21 soruluk anketin kullan ld nitel
verilerin puanlanmas yla toplam finansal raporlama kalite puan na ve toplam
olu turan her bir kalite unsurunun toplam puan na ula lm t r. Ba ml de i ken
olarak piyasa temelli ve muhasebe temelli finansal performans ölçüm oranlar olan
Tobin Q, ROA, ROE ve PD/DD oranlar n n kullan ld çal mada, finansal raporlama
kalite unsurlar na ili kin verilerle firma performans n ölçmek için STATA 14.0
program yard m yla panel regresyon analizi yap lm t r. Finansal raporlama kalite
unsurlar n n firma performans na etkisinin olup olmad n n ara t r ld çal man n
sonucunda, finansal raporlama kalite unsurlar ndan uygunluk ve güvenilirlik
unsurlar n n ROA üzerinde istatistiksel olarak anlaml ve negatif yönlü, anla labilirlik
unsurunun ise anlaml ve pozitif yönlü etkisi tespit edilmi tir. Anla labilirlik
unsurunun Tobin Q oran üzerinde istatistiksel olarak anlaml ve negatif yönlü etkisi
ile uygunluk unsurunun PD/DD oran üzerinde anlaml ve pozitif yönlü etkisinin
oldu u ortaya ç kan di er sonuçlardand r. Ayr ca finansal raporlama kalite
unsurlar n n ROE üzerinde istatistiksel olarak anlaml etkisi bulunamam t r
Türkiye'de döviz kuru volatilitesinin d ticaret üzerinde ki etkisi
Küreselle menin artmas yla beraber ülkeler d ticaretten yüksek karlar elde edebilmek için büyük bir rekabet içerisine girmi lerdir. Serbest d ticaretin döviz kullan larak yap lmas da döviz kuru faktörünü, d ticaret için oldukça önemli k lmaktad r. Bu sebeple; d ticaretin döviz kurundaki de i imlere duyarl olmas , bu dalgalanmalar n ihracat ve ithalat do rudan ve h zl bir ekilde etkilemesi kaç n lmazd r. Bu etkile im d ticarette dengesizli e sebep olmakta ve d ticaret dengesizli i ulusal ekonomik istikrar olumsuz etkilemektedir. Bu fikirlerden hareketle ele al nan çal man n amac döviz kuru volatilitesinin d ticaret üzerinde yaratt etkinin ara t r lmas d r. Bu amaç do rultusunda çal mada 2005-2022 y llar na ait ayl k ihracat, ithalat, üretici fiyat endeksi bazl reel efektif döviz kuru, sanayi üretim endeksi ve yabanc ülke yat r mlar verileri kullan lm t r. Çal mada birim kök analizi sonucu S n r Testi yakla m kullan larak de i kenler aras ndaki e bütünle me analiz edilmi tir. De i kenler üzerinde ARDL (Autoregresive Distributed Lags) modeli uygulanm t r. Döviz kuru volatilitesinin ihracat ve ithalat üzerinde yaratm oldu u etkinin k sa dönemli ve istikrars z oldu u, ülkelerin sahip oldu u reel gelirlerin ithalat hacimlerini etkiledi i sonucuna var labilir
Babürlüler döneminde salg n hastal klar ve tedavi yöntemleri
Hiç üphesiz ki salg nlara sebep olan mikroplar n tarihi insanl k tarihi kadar eskidir. Bu çal mada gözle görülemeyecek kadar küçük ancak küçümsenmeyecek kadar tehlikeli canl lar n sebep oldu u salg nlar n Babürlüler Devleti'ndeki örnekleri ele al nacakt r. Bu do rultuda döneminde kaleme al nd için önemli bir eser olan Babürnâme'de de bahsi geçen salg n hastal klar ve bu hastal klar iyile tirmek için kullan lan yöntemlerin de hakk nda bilgi verilecektir. Her toplumun ya ad felaketlere verdi i reaksiyonlar farkl d r ki Hindistan gibi kadim bir milletin ve farkl gruptan insanlar n bir arada ya ad co rafyaya hükmeden Babürlülerin hüküm sürdü ü bir dönemde tarihin her safhas nda kar m za ç kan salg n hatal klarla kendilerine has tedavi yöntemleri ile mücadele etmi lerdir. te bu çal ma bunu ele alm t r. Ancak as l bahsi geçen konumuza geçmeden önce bin y la a k n süredir bu co rafyada varl ndan söz ettirmi olan Türk hâkimiyetine de indik. Zira kadim bir millet olan Türklerin geçmi ten gelen tecrübeleri ile bu topraklarda varisi olan Babürlüleri hiç üphesiz ki her anlamda etkilemi tir
Sosyal bilgiler ders kitaplar nda yer alan bilim insanlar n n bilim tarihi aç s ndan de erlendirilmesi
Bilim tarihi çal malar , birçok bilim insan n n yapt çal malarla üzerine
yenilerini ekleyerek geçmi ten günümüze kadar gelmi tir. Bilimin sürekli geli erek
günümüze kadar ula mas nda merak duygusu ve sorgulama etkili olmu tur.
Ö rencilerde de merak duygusu üzerine gidilerek yap lan icatlar n arkas ndaki
etkenleri görmeleri için ders kitaplar nda bilim insanlar na ve yapt çal malara yer
verilebilir. Ders kitaplar ö renci için en önemli bilgi kayna d r. Sosyal Bilgiler ders
kitaplar içinde birçok farkl alana yer vermesi bak m ndan bilim insan ve bilim tarihi
ile ilgili bilgileri ö rencilere aktarmak bak m ndan önemlidir. Ayr ca Sosyal Bilgiler
ö retim program zaman ve kronoloji becerisi, bilimsellik de erleri ve bilim, teknoloji
ve toplum ö renme alan gibi bilimle ilgili konular da içinde bar nd rmas bilim tarihi
aç s ndan Sosyal Bilgiler dersini önemli k lmaktad r.
Bu çal mada Sosyal Bilgiler ders kitaplar nda yer alan bilim insanlar na bilim
tarihi bak m ndan nas l yer verildi ini incelemek amaçlanm t r. Bu nedenle 2018 y l
itibar ile be y l süreyle geçerli olan 4, 5, 6 ve 7. s n f Sosyal Bilgiler ders
kitaplar ndaki bilim insanlar incelenmi tir. Bulgular olu turulup yorumlanm t r.
Ara t rman n evrenini bütün Sosyal Bilgiler ö retim programlar ve ders kitaplar
olu turmu tur
1997 sonras YÖK Türkçe ö retmenli i lisans programlar ile MEB Türkçe dersi ö retim programlar n n e güdümlülük aç s ndan incelenmesi
Ö retmen yeti tirme kurumlar geçmi ten günümüze de i iklikler ve
yenilikler göstermi tir. Ö retmen yeti tirmede önemli unsurlardan biri ö retmen
yeti tirmede uygulanan programlard r. Bu programlar da geçmi ten günümüze birçok
kez yenilenmi ve güncellenmi tir. Yüksekö retim Kurulu, 04.11.1997 tarih ve
97.39.2761 say l karar ile e itim fakültelerinde yeniden yap lanma sürecini
ba latm t r. 1998 1999 e itim-ö retim y l ndan itibaren de e itim fakülteleri
programlar nda birlikteli i sa lamak amac yla programlar yeniden düzenlenmi ve
uygulamaya konulmu tur. Bu sebeple ara t rmada, 1997 sonras Türkçe ö retmenli i
lisans programlar ve 1997 den itibaren çe itli sebeplerle güncellenen MEB Türkçe
dersi ö retim programlar incelenmi tir.
Çal man n amac , 1997 sonras YÖK Türkçe ö retmenli i lisans programlar
ile MEB Türkçe dersi ö retim programlar n n incelenerek e güdümlülüklerinin
tespit edilmesidir. Nitel bir çal ma olan ara t rmada durum yöntemi kullan lm t r.
Veriler doküman incelemesi ile toplanm , verilerin analizi içerik analiziyle
yap lm t r
2002-2021 aras hükümetin kad n ve aileye yönelik politikalar n n biyopolitika aç s ndan analizi: Mardin ve Giresun örne i
Foucault, diyalektik bir ekilde birbiriyle ba lant l ama ayn zamanda
birbirinden farkl üç tane iktidar çözümlemesi yapm t r. Bunlardan birincisi pastoral
iktidard r. Bu iktidar biçimi tanr -kral anlay n egemen oldu u yönetimlerde görülür.
kincisi 18. yüzy lda modern dönemle birlikte ortaya ç kan disiplinci iktidard r.
Foucault ya göre, bu iktidar mekanizmas toplumun tamam na yay lm , yersiz yurtsuz görünmeyen ama her yerdedir. Üçüncü iktidar çözümlemesi ise
biyopolitikad r. Biyopolitika: hükümetin nüfus üzerinden toplumu disipline etme,
yönetme ve iktidar n me rula t rma arac d r. Yani Foucault ya göre biyopolitika
ya atma ama kontrol etme arac iken, Agamben e göre ise biyopolitika öldürme
yöntemidir. Çünkü Agamben, Antik Yunan dan günümüze kadar iktidar n yönteminin
de i medi ini dü ünmektedir. Bu ara t rman n amac nicel ve olgusal veri elde
etmekten çok öznel veri elde edilmi tir. Bu bak mdan bu tezde nitel ara t rma yöntemi
kullan lm t r. AKP iktidar n n, kad n ve aile ile ilgili yürürlü e koydu u yasalar ve
bu konularla alakal üretti i söylemler derinlikli analiz edilmi tir. Bunun yan nda bu
politikalar n birincil muhatab olan evli çiftlerin bu politikalarla ilgili ne dü ündükleri
ve bunlar nas l yorumlad klar Mardin ve Giresun da ara t r lm t r. AKP dönemi
kad n politikalar na yönelik içeriklere yönelik görü me esnas nda ailelerin fikirleri
al nm ve çal madan elde edilen bilgiler do rultusunda de erlendirmeler yap lm t r
S n f e itimi ö retmen adaylar n n teknolojik pedagojik içerik bilgileri ve uzaktan e itime ili kin tutumlar n n incelenmesi
Bu çal man n amac , s n f e itimi ö retmen adaylar n n teknolojik pedagojik
içerik bilgileri ve uzaktan e itime yönelik tutumlar n incelemektir.
Tarama modelinde olan çal man n örneklemini 2021-2022 e itim ö retim
y l Giresun Üniversitesi, Ordu Üniversitesi, Ondokuz May s Üniversitesi ve Trabzon
Üniversitesi E itim Fakültesi Temel E itim Bölümü S n f E itimi Anabilim Dal nda
ö renim görmekte olan 423 ö retmen aday olu turmaktad r. Çal mada veri toplama
arac olarak Ki isel Bilgi Formu , Teknolojik Pedagojik çerik Bilgisi Ölçe i ve
Uzaktan E itime Yönelik Tutum Ölçe i kullan lm t r. Ö retmen adaylar n n
ölçeklere verdi i cevaplar çevrimiçi ortamda toplanm t r.
Çal ma sonuçlar na göre s n f e itimi ö retmen adaylar n n Teknolojik
pedagojik içerik bilgilerinin cinsiyet, s n f düzeyi, mezun olunan lise türü
de i kenleri bak m ndan anlaml bir farkl l k görülmemi tir. Ö renim görülen
üniversitede, ki isel bilgisayara sahip olmada ve ya ad bölge boyutlar nda ise
anlaml farkl la ma görülmü tür. Uzaktan e itime yönelik tutumlar n n
kar la t r lmas nda cinsiyet, ö renim görülen üniversite, s n f düzeyi ve mezun
olunan lise türünde anlaml bir farkl la ma görülmezken ki isel bilgisayara sahip
olma ve ya ad bölge bak m ndan anlaml farkl la ma görülmü tür. Teknolojik
pedagojik içerik bilgisi ölçe inin toplam puanlar ile Uzaktan e itime yönelik tutum
ölçe i toplam puanlar aras nda da çok dü ük düzeyde anlaml olmayan bir ili ki
oldu u sonucuna ula lm t r
Toplumsal haf za ve mekan ili kisi ba lam nda deprem: Erzincan ili örne i
Bu ara t rmada toplumsal haf zan n temel referans noktalar olarak seçilen
mekân, an tlar, yaz l gelenek üzerinden depremin kent haf zas n nas l
ekillendirdi inin tespit edilmesi amaçlanmaktad r. Bu ara t rmada bir do al afet
türü olan depremin, onu deneyimleyenler üzerindeki etkisi ve haf za olu umundaki
rolüne Erzincan kenti özelinde odaklan lm t r. Nitel yakla m n kullan ld bu
ara t rmada 13 Mart 1992 Erzincan depremini ya ayan 30 kad n ve 30 erkek
kat l mc ile yap land r lm görü me gerçekle tirilmi , sahadan elde edilen
bilgilerin desteklenmesi amac yla ya an lan depreme yönelik a tlar, destanlar,
doküman incelemesi ile analiz edilmi tir. Toplumsal haf zan n in a sürecinde
önemli bir unsur olan hat rlaman n ki isel bir eylemden daha fazlas oldu unu
varsayan özneler aras yakla m bu ara t rmada önemlidir. Bu yakla m en ki isel
an lar n bile gömülü oldu u toplumsal ba lamlar n incelenmesini savunur. Ki isel
an lar anlat m ve söylem yoluyla gelecek ku aklara aktar l r ancak birtak m
düzeltmeler de yap lmaktad r. Anlat mlar n gelecek ku aklara nas l aktar laca na,
neyin hat rlan p neyin unutulaca na karar veren an msat c topluluklar kavram ve
ku aklar aras ba kurmak amac yla ve bir ku a n üyelerine s n rl bir süre boyunca
toplulu u bütünle tirmeye hizmet eden kolektif haf za olarak kar l k bulan ku ak
haf zas kavram verilerin analizinde kullan lm t r. Söylem ve anlat lar n yan s ra
in a edilen an tlar, yap lar da hat rlama ve unutma i levi görmektedir. Mekân
insanlar n geçmi inde ve gelece inde önemli bir olgudur ve depreme yönelik
hat rlama, kentten ayr lma ile ili kili olarak mekân sahiplenme , kitle ileti im ve
e itimin haf za aç s ndan etkisi ise haf za kurumlar kavramsalla t r lmas ile
incelenecektir. Ayr ca afet sosyoloji literatürü afetin toplumsall üzerinde durdu u
için bu ara t rman n teorik zeminini olu turmada i levseldir. Genel olarak sahadan
elde edilen bilgilere bak ld nda Erzincan halk nda depreme yönelik bir haf za
bulunmaktad r. Bireyler gerek aile ve çevresinden gerekse de kentin kendisinden
dolay depremle iç içe ya amaktad r. 1939 depremini ya ayanlar kendilerinden
sonraki ku a a ya ant lar n anlat rken 1992 depremini ya ayanlar hat ralar n
anlatma noktas nda çekinceler ya amaktad r. Aile aras ili kilerin ekil de i tirdi i
ve ailenin haf za aktarma i levinin kaybedildi i verilen cevaplarda görülmektedir.
Depreme dair endi e genellikle var ama Erzincan dan gitmek için geçerli bir neden
de il, kat l mc lar genel olarak Erzincan memleketleri oldu u için ve sevdiklerinin,
yak nlar n n burada olmas ndan dolay Erzincan dan gitmeyi dü ünmemi tir. Ayr ca
depremi bir kader olarak görme, nereye gidilirse gidilsin kaderde deprem varsa yine
de ya an r diye dü ünüldü ü içinde Erzincan da kalmay daha uygun bulmu lard r