Giresun University Institutional Repository
Not a member yet
5771 research outputs found
Sort by
K sasü'l-Enbiyâ ( bb k12 no.lu nüsha) [1b-24b] giri , inceleme, metin, aktarma, dizin
Çal mam z, BB Atatürk Kital nda bulunan K12 nolu nüshan n [1b-24b] varaklar n n transkripsiyonu, dil incelemesi, aktarma ve dizin-sözlü ü üzerine kuruludur. Giri , nceleme, Metin, Aktarma, Dizin-Sözlük olmak üzere 5 bölümden olu an çal man n giri bölümünde K sasü'l-Enbiyâlar ile ilgili k sa ve genel bir bilgi verildikten sonra BB Atatürk Kitapl nda bulunan K12 nolu nüsha tan t lm ve nüshan n Türk dili tarihindeki yeri ve önemi vurgulanm t r. Metin bölümünde ise BB Atatürk Kitapl nda bulunan K12 nolu nüsha hakk nda k sa bir bilgi verilerek ve [1b-24b] nolu varaklar n transkripsiyon harflerine aktarmas yap lm t r. nceleme bölümünde ilgili bölümün ses ve ekil bilgisi bak m ndan incelenmesi yap lm , Aktarma bölümünde ise metin günümüz Türkçesine aktar lm t r. Ard ndan gelen Dizin-Sözlük bölümünde ise metnimizde yer alan tüm kelimelerin anlamlar verilmi ve bu kelimelerin varak ve sat r numaralar da yaz lm t r. Yüksek lisans tezi olarak haz rlad m z bu çal man n amac hem eseri gramer aç s ndan tüm yönleriyle ele alarak yaz ld dönemin dil ve gramer özelliklerine katk da bulunmak hem de henüz incelenmemi bir nüsha olmas sebebiyle eserin dil özelliklerinin ortaya konulmas n sa lamakt r
Vajinal enfeksiyon tan s alan kad nlar n BK ve antropometrik ölçümlerinin incelenmesi
Amaç: Çevresel faktör ile vajinal enfeksiyonlar aras nda ili ki olabilece i
dü ünülmektedir. Bu çal mada; vajinal enfeksiyon ikâyetleriyle Kad n Hastal klar ve
Do um poliklini ine ba vuran vakalar n semptomlar na yol açabilecek etkenlerin
saptanmas amaçlanm t r.
Gereç ve Yöntem: Çal ma Eylül 2021-Eylül 2022 tarihleri Kad n Hastal klar ve
Do um poliklini ine vajinal enfeksiyon ikayetiyle gelen 18-50 ya aras 201 hasta ile
gerçekle tirilmi tir. Vakalara muayene s ras nda 25 soruluk bir anket uygulanm ,
vajinal/endoservikal sürüntü örnekleri al nm t r. Mikrobiyolojik sonuçlara göre; vajinal
enfeksiyon ile enfeksiyona yol açabilecek çevresel faktörler ara t r lm t r.
Bulgular: BK göre hastalar n %2 sinin dü ük kilolu, %31,8 nin normal kilolu,
%36,8 nin a r kilolu, %29,4 nün obez oldu u görülmü tür. Bel/Kalça oran na göre
da l mlar nda ise; %35,3 nün normal, %64,7 sinin obez oldu u saptanm t r.
Hastalar n %14,9 unda vajinal kandidiyazis tespit edilmi tir, %47,3 ü bakteriyel vajinoz
tan s alm t r. Vajinal enfeksiyonlar ile vücut kitle indeksleri ve bel/kalça oranlar
da l mlar kar la t r ld nda istatistiki anlaml farkl l k görülmemi tir. Kronik
hastal k, beslenme ekilleri, kullan lan kontrasepsiyon yöntemleri ile de bakteriyel
vajinoz veya kandida vajiniti aras ndaki ili ki incelenmi istatistiksel olarak anlaml
ili ki bulunamam t r.
Sonuç: Çal mam zda, bakteriyel vajinozis ve vajinal kandidiyazis ile kortikosteroid
kullan m d nda ki çevresel faktörlerin ili ki olmad n saptanm t r. Bu alanda daha
fazla parametreyi ve vaka say s n içeren çal maya ihtiyaç vard r
Covid-19 salg n döneminde beden e itimi ö retmenlerinin ilk y l deneyimleri
Amaç: Covid-19 salg n döneminde göreve yeni ba lam beden e itimi ve spor
ö retmenlerinin ilk y l deneyimlerinin incelenmesi amaçlanm t r.
Gereç ve Yöntem: Bu ara t rmada nitel ara t rma desenlerinden durum çal mas ara t rma
deseni kullan lm t r. Ara t rmaya; Covid-19 salg n döneminde göreve yeni ba lam 10
beden e itimi ve spor ö retmeni gönüllü olarak kat lm t r. Ara t rmada veri toplamak için
yar yap land r lm görü me sorular kullan larak görü meler gerçekle tirilmi tir. Görü me
kay tlar n n çözümlemesi yap larak elde edilen sonuçlar, MAXQDA program ile tematik
içerik analizi yap larak kategorize edilmi tir.
Bulgular: Tematik içerik analizi sonucu alan bilgisi ve teknolojinin rolü olmak üzere 2 ana
tema alt nda bulgular elde edilmi tir. Alan bilgisine ait bulgular; Mevzuat ve yönetmelikler,
ö retmen yeterlikleri olmak üzere 2 alt tema olarak ortaya konmu tur. Teknolojinin rolüne
ait alt ba l klar; leti im, f rsat e itli i, uzaktan e itimden kaynaklanan sorunlar, derse
haz rl k, ders içeri i, ölçme ve de erlendirme olmak üzere 6 alt temadan olu maktad r.
Sonuç: Bu ara t rmada, Covid-19 salg n döneminde göreve yeni ba lam beden e itimi ve
spor ö retmenlerinin ilk y l deneyimleri alan bilgisi ve teknolojinin rolü ba l klar alt nda
raporlanm t r. Kar la lan s n rl klara önerilerde yer verilmi tir
Hafif elektrikli araçlar için s ral kutuplu d rotorlu f rças z do ru ak m motoru tasar m ve analizi
Rotor bak r kay plar n n olmad , yüksek verimlilik, ayn güçteki motorlara göre daha küçük hacim, sessiz çal ma, bak m ihtiyac n n dü ük olmas gibi birçok avantajlar ndan dolay elektrikli araçlarda f rças z do ru ak m motorunun kullan mlar artmaktad r. Bu tez çal mas nda; elektrikli bisikletlerde kullan lmak üzere tasar m yap lan ayn güç ve h zdaki d rotorlu sabit m knat sl f rças z do ru ak m motoruna ait parametreler temel al nm t r. Bu parametreler do rultusunda dü ük maliyet ve a rl kl , üretim noktas nda uygulanabilir olan, yüksek ç k torkuna sahip iyile tirilmi bir motor tasar m hedeflenmi tir. Bu tezde, literatürde bulunan birçok çal ma incelenmi tir. Temel motor parametreleri, ANSYS Maxwell RMxprt yaz l m na girilerek analitik model olu turulmu tur. Olu turulan bu model nda, 4 farkl oluk/kutup modelinin her biri farkl kutup yay oran aral klar nda ve farkl sipir say lar nda, geleneksel model ile s ral kutuplu modelde ayr ayr analitik olarak çözdürülerek ç k parametreleri al nm t r. Olu turulan bu modeller, Rmxprt ve Maxwell 2D program yard m yla çözdürülmü ve en uygun vuruntu torkuna sahip modeller tespit edilmi tir. Tespit edilen bu modellerin vuruntu momenti, güç, verim gibi motor performans analizi gerçe e en yak n sonuçlar n al nabilmesi için parametreler ANSYS/Maxwell 3D yaz l m ile yeniden hesaplanm t r. Analizler sonunda, s ral kutuplu d rotorlu sabit m knat sl f rças z do ru ak m motorunun, ayn güç ve h zdaki d rotorlu geleneksel sabit m knat sl f rças z do ru ak m motoruna göre tork, ç k gücü, a rl k ve maliyet gibi parametrelerde iyile tirmelerin oldu u ve üretim noktas nda ise uygulanabilece i görülmü tür. Bu tasar m n hafif elektrikli araçlar n maliyeti konusunda yap lacak çal malara katk sa layaca dü ünülmektedi
Amerika Birle ik Devletleri, Hong Kong ve Türkiye STEM etkinliklerine ili kin yüksek lisans ö rencilerinin görü leri
STEM e itiminin daha fazla geli mesi ve ba ar l olmas nda, ö retmen, ara t rmac ve ö retmen adaylar nca uygulanan STEM etkinliklerinin i levi oldukça önemlidir. Bu ba lamda geni bir etkinlik havuzunun bulunmas gerekmektedir. Bu ara t rman n amac STEM e itimini benimseyen ve PISA s navlar nda ba ar gösteren baz ülkelerin STEM etkinliklerini incelemek ve Türkiye'deki STEM e itimiyle kar la t rmas n yapmakt r. Ara t rma konusu belirlenirken TIMMS VE PISA s nav sonuçlar dikkate al nm t r. Bu ba lamda s navda ba ar göstermi ülkelerden olan Hong Kong ve ABD, etkinliklerinin incelenmesi ve Türkçeye uyarlanmas uygun görülmü tür. Çevirisi yap lan Hong Kong ve ABD STEM etkinlikleri, Türkiye STEM etkinli iyle birlikte 10 yüksek lisans ö rencisine incelenmesi için sunulmu ve ard ndan 10 soruluk bir görü me formu uygulanm t r. Görü me elektronik ortam üzerinden gerçekle tirilmi tir. Çal ma grubu belirlenirken amaçl örnekleme yöntemlerinden, ölçüt örneklemesi kullan lm t r. Görü me sonras nda toplanan veriler içerik analizi ile analiz edilmi , kod ve temalar olu turularak bulgular yorumlanm t r. Yap lan analizler ve etkinlik incelemesi sonucunda ABD ve Hong Kong'da uygulanan STEM e itiminin ülkemizde uygulanan STEM e itimi ile pek bir fark n n bulunmad , ülkemizin TIMMS ve PISA s navlar nda ba ar s z olmas n n temel sebebinin ö retmenlerin STEM e itimi ile ilgili bilgi eksikliklerinin bulunmas ve bu sebeple STEM e itiminin ba ar ile uygulanamamas sonucuna ula lm t r. Bu sorunun giderilmesi için üniversitelerde verilen STEM derslerinin art r lmas , görev yapan ö retmenlere STEM e itimi hakk nda kurslar, konferanslar vb. verilmesi, okullarda STEM e itimine uygun ortamlar n sa lanmas ve STEM e itim merkezlerinin art r lmas gibi öneriler sunulmu tur
Pazarsuyu deresi a r metal kirlili inin toksik etkilerine kar likopenin koruyucu rolü: Fizyolojik, genetik, biyokimyasal ve anatomik de erlendirme
Bu çal mada, Giresun ili Pazarsuyu deresindeki a r metal kirlili i, bu kirlili in Allium cepa L.'da neden oldu u toksisite ve bu toksisiteye kar likopenin koruyucu rolü ara t r lm t r. Çimlenme yüzdesi, kök uzunlu u ve canl a rl k toksisitenin fizyolojik; mitotik indeks (MI), mikronukleus (MN) ve kromozomal hasarlar toksisitenin genetik; malondialdehit (MDA) düzeyi, süperoksit dismutaz (SOD) ve katalaz (KAT) aktiviteleri toksisitenin biyokimyasal ve meristematik hücre hasarlar ise toksisitenin anatomik belirteçleri olarak kullan lm t r. A. cepa bulblar 1 kontrol ve 5 uygulama olarak, 6 gruba ayr lm t r. Bulblar çe me suyu, dere suyu ve likopenin 215 ve 430 mg/L dozlar ile 72 saat çimlendirilmi tir. ndüktif E le mi Plazma-Kütle Spektrometrisi (ICP-MS) ile yap lan ölçümler sonucunda dere suyunda s ras yla Fe>Sr>Ba>Be>Mo>Li eklinde a r metallere rastlan lm t r. Dere suyunda belirlenen a r metaller seçilen tüm fizyolojik parametrelerde azal a ve biyokimyasal parametrelerde ise art a neden olmu tur. Ayr ca dere suyundaki a r metaller A. cepa kök ucu hücrelerinde MI'de azalmaya, MN ve kromozomal hasar say lar nda ise art a neden olmu tur. Kök ucu hücrelerinde fragment, yap kan kromozom, vagrant kromozom, kromatinin e it olmayan da l m , köprü, düzensiz mitoz ve çok kutuplu anafaz eklinde kromozomal hasarlar gözlenmi tir. Dere suyundaki a r metaller kök ucu meristem hücrelerinde epidermis ve korteks hücre hasar , korteks hücrelerinde baz maddelerin birikimi yass la m hücre çekirde i ve iletim dokunun belirgin olmayan görünümü eklinde hasarlar da te vik etmi tir. Dere suyu ile birlikte likopen e zamanl uygulanmas ise a r metallerin etkilerini azaltarak, incelenen tüm parametrelerde tekrar bir düzelmeye neden olmu tur. Bu ba lamda, incelenen fizyolojik parametreler ile MI'de tekrar bir art , biyokimyasal ve genetik parametrelerde ise tekrar bir azal tespit edilmi tir. Likopen dere suyundaki a r metallerin kök ucu meristem hücrelerinde neden oldu u hasarlar n iddetinde de azalmaya neden olmu tur. Likopenin tüm bu koruyucu rolünün 430 mg/L dozunda daha belirgin oldu u gözlenmi tir. Sonuç olarak, likopen a r metal iyonlar gibi çevresel ajanlar n biyolojik sistemlerdeki toksik etkilerini azaltma ve önleme de, biyolojik bir g da takviyesi olarak kullan labilir
Üniversite ö rencilerinde alg lanan kariyer engelleri, kariyer stresi, kariyer iyimserli i ve demografik de i kenler aras ndaki ili kilerin incelenmesi
Kariyere yönelik duygu ve dü ünceler alg lanan kariyer engelleri ile
ili kilidir. Alg lanan kariyer engellerinin kariyer stresi ve kariyer iyimserli i
de i kenlerinin yorday c s oldu u dü ünülmektedir. Bu do rultuda ara t rman n
temel amac üniversite ö rencilerinde alg lanan kariyer engelleri, kariyer stresi ve
kariyer iyimserli i aras ndaki ili kileri incelemektir. Ara t rmada alg lanan kariyer
engelleri, kariyer stresi ve kariyer iyimserli inin sosyo-demografik de i kenlere göre
anlaml farkl l k gösterip göstermedi i de incelenmi tir. Nicel ara t rma deseninde
olan çal mada ili kisel tarama modeli kullan lm t r. Ara t rman n örneklem grubu
2021-2022 e itim ö retim y l nda Giresun Üniversitesi'nin çe itli fakültelerinde
e itim gören 385 ö renciden olu maktad r. Veri toplama arac olarak Ki isel Bilgi
Formu, Alg lanan Kariyer Engelleri Ölçe i, Kariyer Stresi Ölçe i ve Kariyer
yimserli i Ölçe i kullan lm t r. Verilerin analizinde; Pearson Korelasyon analizi,
Regresyon analizi, t-testi ve tek yönlü varyans analizi (ANOVA) kullan lm t r.
Ara t rmada alg lanan kariyer engellerinin kariyer stresini pozitif yönde anlaml
olarak yordad ve yakla k olarak %33 oran nda aç klad , kariyer iyimserli ini ise
negatif yönde anlaml olarak yordad ve yakla k olarak %6 oran nda aç klad
sonucuna ula lm t r. Ara t rma sonuçlar na göre kariyer iyimserli i cinsiyete göre
anlaml farkl la rken alg lanan kariyer engelleri ve kariyer stresi cinsiyete göre
anlaml farkl la mamaktad r. Alg lanan kariyer engelleri, kariyer stresi ve kariyer
iyimserli i ö renim görülen bölüme göre farkl la rken anne-baba e itim düzeyine
göre anlaml farkl la mamaktad r. Alg lanan kariyer engelleri ve kariyer stresi ailenin
gelir düzeyine göre anlaml farkl la maktad r. S n f düzeyine göre anlaml
farkl la ma yaln zca kariyer stresi de i keninde görülmektedir. Elde edilen sonuçlar
literatüre dayal olarak tart lm ve ileriki ara t rmalar için önerilerde
bulunulmu tur
Kriz dönemlerinde havac l k sektörü ve tüketici davran lar üzerindeki etkisi: Covid-19 örne i
Havac l k sektörü insanlar n birbirleriyle rahat ve güvenli ula m aç s ndan
tüm ülkeler gibi ülkemiz aç s ndan hayati öneme sahiptir. nsanlar turizm, i
seyahatleri, e itim amaçl veya ki isel sebeplerden dolay havayolu ula m n tercih
etmektedir. Sektör uzun süren yolculuklar k sa sürede gerçekle tirilmesi aç s ndan
hayat n vazgeçilmez bir parças haline gelmi tir. letmeler aç s ndan bak ld nda ise
küreselle en dünyada daha h zl bir ekilde i seyahatlerimizi gerçekle tirip, küresel
bir marka olmalar na katk sa lamaktad r. Tüm bu etkileri ve daha fazlas
dü ünüldü ünde sektörün süreklili i günümüz ya ant s dü ünüldü ünde hayati önem
ta maktad r.
Hayat m zda çok kritik bir de ere sahip olan havac l k sektörü, 2019 y l n n
son çeyre inde dünyay etkisi alt na COVID-19 bula c hastal yüzünden ciddi bir
daralman n e i ine gelmi tir. Pandemi hemen hemen tüm sektörler gibi havac l k
endüstrisini de negatif anlamda etkilemi tir (Duran ve Acar, 2020:57). Virüsle
ya amaya al t m z bu günlerde sektörün de er kayb net olarak bilinmemektedir
Stratejik planlaman n Türkiye Kurumunun faaliyetlerine etkisi
Strateji kavram gelecek ile ilgili bir kavram olup örgütler gelece e yönelik belirsizlikleri ortadan kald rmak ve planl bir ekilde amaç ve hedeflere ula mak için bu yolu izlemektedir. Sürekli geli en ve de i en dünyam zda k t kaynaklara sahip olan örgütler; çevreye uyum sa lamak ve sürdürülebilir bir organizasyona sahip olmak için stratejik yönetim biçimini uygulamaktad r. Stratejik yönetim belirlenen amaçlar do rultusunda arzu edilen hedeflere ula abilmek için ihtiyaç duyulan bir dizi operasyon sürecinden olu ur. Stratejik yönetimin en önemli arac olan stratejik planlama, günümüzde örgütlerin stratejik ba ar s n n en temel unsurudur. Stratejik planlama, misyonun ve vizyonun belirlenmesi, amaçlar n tespiti, kurum içi analizler, d çevre analizleri, kurum stratejilerinin saptanmas ve de erlendirilmesi, hedeflerin seçimi, fonksiyonel stratejilerin planlanmas , stratejik plan n uygulanmas ile plan ve uygulamalar n kontrol edilmesi a amalar ndan olu up; bünyesinde bar nd rd kat l mc l k, effafl k ve hesap verilebilirlik sayesinde örgütlerin daha etkin ve verimli yönetilmesini sa layan bir süreçler bütünüdür. Bu çal mada stratejik planlaman n Türkiye Kurumunun faaliyetlerine etkisi nitel veri analizi kapsam nda betimsel analiz yöntemi ile irdelenmi tir. Ayr ca ara t rmada veri toplama yöntemi olarak doküman inceleme yöntemi kullan lm ve bu do rultuda Türkiye Kurumu'nun 2019-2023 dönemine ait stratejik plan ve faaliyet raporlar incelenmi tir. Tüm bunlara bak larak Türkiye Kurumunun stratejik planlama do rultusunda ilgili faaliyetleri yürüttü ü ve bu faaliyetleri yürütürken eksik ve fazla yönlerini revize etmesinin gelecek dönemdeki stratejik planlar n gerçekle me düzeyini art raca sonucuna ula lm t r
Kathe Kollwitz'in eserlerinin ele tirel aç dan de erlendirilmesi ve Türk resmine etkileri
Almanya'da Sanayi Devrimi ile birlikte bilim ve teknoloji alan ndaki ilerleme, matbaan n bulunmas yla birlikte sanat alan nda da ba göstermi tir. Sanat Tarihi perspektifinden bak ld nda, dünyada ya anan sava lar ve Avrupa'da ya anan toplumsal olaylar nedeniyle 20. yy. ba lar nda Alman sanatç lar art k sosyal konular kendi ifade biçimlerine ta yarak izlenimcili e tepki olarak D avurumcu yakla mla eserler üretmi lerdir. Bu dönemin güçlü temsilcilerinden biri olarak kabul edilen Kathe Kollwitz, ya ad dünyada geli en olaylara kay ts z kalamayarak kendi sanatsal üslubu ile adaletsizli e, eme in sömürülerek bireyin hiçe say l na, eserleriyle ba kald rm t r. Sanatç n n ölüm, iddet, korku temalar n i ledi i çal malar ya ad dönemde ve sonras nda, sava n ac yüzünü aktaran birer belgeye dönü mü tür. Bu çal mada, Kathe Kollwitz kendi dönemini ve kendinden sonraki dönem sanatç lar n etkileyen toplumsalc sanat anlay , eserleri üzerinden "Ba lamsal Sanat Ele tirisi" ile incelenerek; Türk Resim Sanat ' na etkileri de erlendirilmeye çal lm t r. De erlendirme Nuri yem, Ne et Günal, Mümtaz Yener, Ayd n Ayan, Ahmet Umur Deniz, Nedret Sekban, Ne e Erdok, Nedim Günsür'ün resimleri üzerinden ele al narak, nitel ara t rma yöntemi ile doküman analizi yap larak alan ile ilgili yaz l kitap, belge ve dijital kaynaklar taranm t r. Elde edilen veriler do rultusunda Kathe Kollwitz' in eserleri teknik ve dü ünsel arka plan yla sosyolojik aç dan ele al narak Türk resim sanat na etkilerinin incelenmesi amaçlanm t r