Giresun University Institutional Repository
Not a member yet
5771 research outputs found
Sort by
8 mart dünya emekçi kad nlar günü olgusunun dijital reklam kampanyalar nda incelenmesi
8 Mart Dünya Emekçi Kad nlar Günü tekstil i çilerinin haklar n ararken hayatlar n kaybetmesi üzerine, verilen mücadelenin unutulmamas ve ayn haks zl klar n tekrarlanmamas amac yla an lmaya ba lam t r. Birle mi Milletler taraf ndan kabul edilen özel bir gündür. Günümüzde kad n i çilerin kapitalist sisteme ba kald rmas n ve direni ini simgelese de anlam ndan uzakla t r ld gözlenmektedir. Kad n haklar mücadelelerinin etkisi ve kad nlar n i gücüne kat lma oranlar na ba l olarak, maddi imkânlar artan kad nlar, bu gelir art ndan dolay i letmelerin hedef kitlesi haline gelmi tir. Kad nlar tüketim kültürünün etkisi alt nda kal nca, irketler daha çok onlara yönelik stratejiler üretmeye ba lam t r. Reklamlar n i letmelerin stratejilerini belirleyen unsurlar oldu u görülmü tür. Reklamlar bu popüler kültürün etkisi ile kad n n sunum biçimini de de i tirmi tir. Bu de i imin belirgin biçimde görüldü ü reklamlar, kad n n üretici, tüketici rollerine ili kin modeller sunmaya ba lam t r. Reklamlar n etkisinin artmas ile yeni tüketim biçimleri olu mu tur. Böylelikle reklam filmlerinde kad nlar n e itlik ve hak aray lar n destekleyen mitlere daha çok yer verilir olmu tur. Kad nlar n reklam kampanyalar ndaki rolleri de zaman içerisinde dönü üme u ram ; kendisiyle bar m , ekonomik gücü elinde, ba ar l , çal kan ve cesur bir anlat ile kar m za ç kmaya ba lam t r. Her eyi metaa çeviren kapitalizm, kad nlar n hayatlar n da etkilemi tir. Kad nlar n sadece bedenlerini de il, hak ve e itlik aray mücadelesini de tüketim gününe dönü türerek sistemin bir parças yapm t r. Konu ile ilgili alan yaz n taramas nda, Türkiye'de 8 Mart 2020'de yay mlanan reklam filmleri incelenmi tir. En çok izlenen sosyal platform alan olan YouTube kanallar nda 2020'de yay nlanan reklam filmlerine ula lm ve ilgili reklamlar incelenmi tir. Bu konu hakk ndaki çal malar ara t r lm t r. Konunun güncel olmas , çözüme kavu mam olmas ve yap lan çal malara katk sa lamas amaçlanm t r. Reklamlar, 8 Mart dünya kad nlar gününde kad nlar n mücadelesini destekliyor mu yoksa metala t rarak marka imaj n güçlendirmeyi mi hedefliyor? Sorusuna yan t aranm t r
Kurumsalla ma düzeyiyle i tatmini, örgütsel ba l l k ve örgütsel performans aras ndaki ili kinin analizi: Do u Karadeniz bölgesindeki özel hastanelerde yap lan bir alan ara t rmas
Kurumsalla ma, i tatmini, örgütsel ba l l k ve örgütsel performans i letmeler için oldukça önem arz eden kavramlard r. Kurumsalla ma, örgütün amaçlar na ula ma noktas nda arac bir rol üstlenmektedir. Bu hususta kurumsalla man n alt boyutlar n n yeri ve önemi dikkat çekici bir niteliktedir. Kurumsalla man n alt boyutlar amaca hizmet ederken ayn zamanda örgütte yer alan i görenler üzerinde de etkili olabilmektedir. Bu sebeple kurumsalla man n i gören nezdinde i tatminine ve örgütsel ba l l a etki edebilece i dü ünülmektedir. Dolay s yla örgütsel performans n da bu ko ullarla ekillenmesi beklenmektedir. Çal ma kapsam nda kurumsalla ma düzeyiyle i tatmini, örgütsel ba l l k ve örgütsel performans n ili kisi ve etkisi incelenmi tir. nceleme kapsam nda nicel ve nitel analizler gerçekle mi tir. Çal man n evrenini Do u Karadeniz'de yer alan özel hastaneler meydana getirmektedir. Bu ba lamda Do u Karadeniz'de yer alan Giresun, Rize ve Trabzon illerinde bulunan özel hastanelere eri ilmi tir. Hastane çal anlardan toplam 424 ki i çal maya kat l m gerçekle tirmi tir. Bu de erlendirmeler nda gerçekle en çal mada kurumsalla ma düzeyinin i tatmini, örgütsel ba l l k ve örgütsel performans etkiledi i tespit edilmi tir. Ayn zamanda kurumsalla ma ile i tatmini, örgütsel ba l l k ve örgütsel performans aras nda pozitif yönlü ve anlaml bir ili kinin var oldu u gözlemlenmi tir
Cengiz Da c romanlar nda kad n
Cengiz Da c K r m edebiyat n n önemli bir yazar olmakla birlikte eserlerini kendi vatan ndan uzakta ya ad Londra'da Türkiye Türkçesiyle kaleme alm t r. Eserlerinde tarihinde açl a ve yoksullu a mahkûm edilen, bask ve zulümlerle ya am hakk elinden al nan, topraklar ellerinden al narak sürgüne tabi tutulan ve binlerce insan n hayat n kaybetti i trajedilere ahit olan K r m halk n n ya ad klar yla beraber sava için gitti i K r m d ndaki bölgelerde de tan k olduklar na yer vermi tir. Bu çal ma, Cengiz Da c eserlerinde Sovyet dönemi K r m' nda de i en politikalar ve II. Dünya Sava 'n n kad nlar üzerindeki etkileri ve bu dönemde kad n n içinde bulundu u sosyal roller ve ya ad sorunlar ele al nmak amac yla haz rlanm t r. Çal mam z giri , sonuç d nda iki bölümden olu maktad r. Giri bölümünde tezin ba l ca problemleri, tezin yaz l amac , önemi, varsay m ve s n rl l klar üzerinde durulmu tur. Birinci bölümde, yazar n eserlerinde i ledi i konular ve incelenen kad nlar n durumunu daha iyi anlamak için romanda ele al nan dönemin tarihi incelenmi , sosyal ve siyasi özellikleri k saca aç klanm t r. kinci bölümde yazar n kendi ya am n anlatt eserleri dahil olmak üzere roman ve hikayeleri taranm ; bu eserlerde incelenen kad nlar analiz edilerek çe itli ba l klar alt nda s n fland r lm , yer verilen kad nlar n aile içerisindeki rolleri ve toplumsal hayattaki konumlar üzerinde de erlendirmeler yap lm t r. Yazar n öz ya am nda tan d ve eserlerinde yer verdi i ya da esinlendi i kad n kahramanlar üzerinde de ayr ca durulmu tur. Yazar n ve kahraman n bak aç s na göre kad nlar n yüklendi i roller ve ifade etti i anlamlar ortaya konulmaya çal lm t r. Sonuç bölümünde ise incelenen eserler üzerinde genel bir de erlendirme yap lm ve çal madan elde edilen sonuçlara yer verilmi tir. Da c 'n n eserlerinde kad n, olay ak içerisinde genellikle etkin rollerde görülmese de her eserde muhakkak kendisine yer verilmi tir. Bu eserlerde özellikle anne figürü her romanda yer alm ve kahraman n memleketle özde le tirdi i ve varl yla teselli buldu u bir figür olmu tur. Bununla birlikte anne rolündeki kad nla birlikte birçok kad n kahraman roman n ba ki isi olan erkek kahraman n yan nda konumland r lm t r. Bu kad n kahramanlar n varl klar bu kahramanlarla anlam kazan r. Eserlerde ele al nan kad nlar hem aile içerisinde hem de sosyal hayatta çok etkin olmamakla birlikte belirli konumlar olan kad nlard r. Ayr ca eserlerin kahraman bak aç s ile yaz lmas ndan dolay kad n kahramanlar n, anlat c n n bak aç s yla s n rl oldu u ve psikolojik yönlerinin derinlemesine tahlil edilmedi ini söyleyebiliriz
Evli bireylerde e e yabanc la ma ve ba lanma yaralanmalar n n incelenmesi
Toplumu olu turan bireylerin, birbiriyle kurdu u romantik ili kinin yasal zemine dayand r lmas yolunda at lan resmi ilk ad m evliliktir. Evlilik kurumu, kültürler aras nda birtak m farkl l klar gösterse de yap lan ara t rmalar ortak bir sonuç olarak göstermi tir ki kaliteli bir evlili e sahip oldu unu dü ünen bireyler psikolojik ve fizyolojik aç dan, içinde bulundu u evlili i bu ekilde görmeyen bireylere göre daha sa l kl d r. Kaliteli evlili in önemli boyutlar ndan biri olan evlilik uyumu kavram , bireylerin içerisinde bulundu u ili kiye ili kin doyumunu, e lerine olan ba l l n ya da e lerin süreç içerisinde ya ad klar sorun ve çat malar gibi önem arz eden de i ken ve özellikleri içerisinde bulunduran kapsay c bir kavram olarak görülmektedir (Spainer, 1976). Evlilik uyumunu etkileyen faktörlerden biri de ba lanmad r. Literatürde e ler aras ndaki ba lanma ve uyumun birbirine etkisini inceleyen pek çok çal ma kar m za ç kmaktad r ve bu çal malar n bulgular na bak ld nda e lerin birbirine olan güvenli ba lanma seviyesi yükseldikçe çift uyumlar n n artt ve ayn zamanda güvensiz ba lanma seviyesi yükseldikçe de çift uyumlar n n azald gözlemlenmektedir. Evlilikte ba lanma yaralanmalar n n artmas dolayl olarak e lerin birbirine fiziksel, duygusal, dü ünsel olarak yabanc la mas na neden olup kar m za sa l ks z, i levini yitirmi evlilikler ç karmaktad r. Üzerinde durulmad nda evlilik ya ant s nda çok ciddi etkileri olan ba lanma yaralanmalar ile ilgili literatürde s n rl kaynak bulunmaktad r. Bu çal ma ile evli bireylerin ba lanma yaralanmalar yla e ine yabanc la mas aras ndaki ili kiyi incelemek ve bu de i kenlerin sosyodemografik de i kenlerden etkilenme durumuna bak lmas amaçlanm t r. Nicel bir ara t rma olan bu çal mada ili kisel tarama yöntemi kullan lm ve ara t rman n örneklemi, seçkisiz olarak çal maya kat lmak isteyen cinsiyet fark etmeksizin 18 ya üstü evli bireylerden olu turulmu tur. Ara t rma için kat l mc lara ''Google Form'' üzerinden 'Ki isel Bilgi Fomu'', "Evlilikte Ba lanma Yaralanmalar Ölçe i" ve "E e Yabanc la ma Ölçe i" ula t r lm t r. Bu kapsamda, 374 ki iye ula lm t r. Kat l mc lar n 286's kad n, 88'i erkeklerden olu maktad r. Ara t rma sonucunda kat l mc lar n, cinsiyetine göre e e yabanc la ma düzeyi ve ba lanma yaralanmalar düzeyinde istatiksel olarak anlaml farkl l k saptanm t r. Kat l mc lar n ya na ve evlilik süresine göre istatiksel olarak anlaml farkl l k bulunmamas na kar n evlenme biçimine göre kat l mc lar n e e yabanc la ma ve ba lanma yaralanmalar düzeyi aras nda anlaml farkl l k bulunmu tur. Ara t rmadan elde edilen sonuçlara dayanarak, bireylere ya da çiftlere yönelik destekleyici çal malar n yap lmas , fark ndal n artt r lmas ve derinlemesine ara t rmalar n yap lmas önerilmektedir
Avrupa Birli i göç yönetiminde refakatsiz göçmen çocuklar
Avrupa Birli i (AB) yasalar na göre, AB'ye üye devletlere ebeveyni veya vasisi olmadan gelen göçmen çocuklar "refakatsiz çocuklar" (refakatsiz küçükler de denilebilinir) olarak kabul edilir. Son y llarda tek ba na göç etmek zorunda kalan çocuklar n say s önemli ölçüde art göstermektedir. Çocuklar n, ebeveynleri olmaks z n bu tehlikeli yolculu a ç kmalar n n alt nda; ekonomik refaha eri im arzusu, iyi ya am ko ullar na, daha kaliteli bir e itime ve i olanaklar na eri im ile iddetten, sömürüden veya istismardan korunma iste i gibi birçok insani sebep bulunabilmektedir. Haklar na sayg gösterilmesini ve refahlar n n dikkate al nmas n sa lamak için bu çocuklar n ihtiyaç duyduklar koruma ve yard m almalar önem arz etmektedir. Uluslararas hukuk refakatsiz çocuklar n özel bak ma ihtiyaçlar oldu unu kabul etmi ve bu amaçla çe itli koruma önlemleri alm t r. Bu tez çal mas , Avrupa Birli i hukukunda refakatsiz göçmen çocuklar korumaya yönelik düzenlemeleri ele alarak uygulamada tüm bu düzenlemelerin yeterli koruma sa lay p sa lamad noktas na aç kl k getirme amac yla haz rlanm t r. Bu ba lamda tez, Birle mi Milletler Çocuk Haklar Sözle mesi ba ta olmak üzere, refakatsiz göçmen çocuklar n korunmas na yönelik evrensel düzenlemeler ile Avrupa Birli i ve Avrupa Konseyi taraf ndan kabul edilmi ve olu turulmu olan uluslararas mevzuat incelemektedir. Tez ile yap lan incelemelerle; uluslararas hukukta yer alan düzenlemelerin, refakatsiz göçmen çocuklar n korunmas na ili kin asgari çerçeveyi sunmas na kar n, uygulamadaki eksikliklerin çocuklar n haklar n n korunmas n tehdit etmeye ve zay flatmaya devam etti i sonucuna ula lm t r
Okullarda vizyoner liderlik ile örgütsel sinerji aras ndaki ili kinin incelenmesi
Bu çal mada, ö retmen görü lerine göre okul müdürlerinin vizyoner liderlikleri ile ö retmenler taraf ndan alg lanan örgütsel sinerji aras ndaki ili kinin incelenmesi amaçlanm t r. Ara t rman n evrenini, 2021-2022 e itim ö retim y l nda Giresun ilindeki devlet ortaokullar nda görevli ö retmenler olu turmaktad r. Giresun il merkezinde 20 ortaokul bulunmaktad r ve bu okullardaki toplam ö retmen say s 482'dir. Ortaokullardaki ö retmenlerin 249'u kat l mc olarak kendilerine ula t r lan çevrimiçi ölçe i doldurmu tur. Ara t rmada ili kisel tarama modeli kullan lm t r. Ara t rmada, üç bölümden olu an bir veri toplama arac kullan lm t r. Birinci bölümde, ö retmenlerin demografik özelliklerini belirlemek için ki isel bilgilere yer verilmi tir. kinci bölümde, Ç nar ve Kaban (2012) taraf ndan geli tirilen "Vizyoner Liderlik Ölçe i" ve üçüncü bölümde Akpolat ve Levent (2018) taraf ndan geli tirilen "Örgütsel Sinerji" ölçe i kullan lm t r. Veriler, uç de erler elendikten sonra SPSS program üzerinde yüzde, frekans, aritmetik ortalama, standart sapma, korelasyon analizi, t-test ve basit do rusal regresyon analizi yöntemleri kullan larak analiz edilmi tir. Ara t rma sonuçlar na göre, ö retmenler okul müdürlerinin vizyoner liderli ini orta düzeyde de erlendirmi tir. Vizyoner liderli e ili kin alt boyutlarda, "vizyoner dü ünme" boyutu yüksek olarak alg lan rken; di er boyutlar orta düzeyde bulunmu tur. Vizyoner liderlik özelliklerinde demografik de i kenler aç s ndan genel olarak anlaml bir farkl la ma tespit edilmi tir. Ö retmenlerin örgütsel sinerji alg s ise yükse e yak n orta düzeyde de erlendirilmi tir. Alt boyutlar ele al nd nda, ö retmenler örgütsel sinerjiyi "strateji" alt boyutunda en yüksek alg lamaktad r. Örgütsel sinerji alg s demografik de i kenlere göre incelendi inde anlaml bir farkl l k ortaya ç km t r. Ara t rma sonuçlar na göre okul müdürlerinin vizyoner liderlikleri ile örgütsel sinerji aras nda pozitif yönlü yüksek bir ili ki bulunmaktad r. Ayr ca çal ma sonuçlar , okul müdürlerinin vizyoner liderliklerinin ö retmenlerin örgütsel sinerji alg lar n n anlaml bir yorday c s oldu unu göstermektedir
S n f ö retmenlerinin matematik ö retiminde kar la t klar sorunlar n incelenmesi
Matematik e itimi bireylere fiziksel dünyay ve sosyal etkile imleri anlamaya yard mc olacak geni bir bilgi ve beceri donan m sa lar. Bilim ve teknolojinin geli mesiyle matematik e itiminin önemi artmaktad r. lkokulda matematik e itimi s n f ö retmenleri taraf ndan verilmektedir. lkokulda matematik ö retiminde kar la lan sorunlar ve bunlara yönelik çözümlerin üretilmesini en iyi ortaya koyacak ki iler s n f ö retmenleridir. Süreçte sorunlar n ya anmas ve çözüm getirilmemesi ö rencilerin ö renmelerini olumsuz etkileyecek, bir sonraki ö renim dönemlerine ba ar l ekilde haz rlanamamalar na sebep olacakt r. Bu sebeple ö renciler aç s ndan, matematik ö retiminde ya an lan sorunlar n tespit edilip giderilmesi önem arz etmektedir. Bu çal ma, s n f ö retmenlerinin matematik ö retiminde kar la t klar sorunlar incelemek amac yla gerçekle tirilmi tir. Ara t rma 2021-2022 e itim ö retim y l nda Giresun ili Bulancak ilçesinde Millî E itim Bakanl na ba l ilkokullarda görev yapan, üçüncü ve dördüncü s n flarda e itim veren 20 s n f ö retmeniyle yap lm t r. Ara t rmaya kat lacak ö retmenlerin belirlenmesinde amaçl örneklem yöntemi kullan lm t r. Ö retmenlerin seçiminde cinsiyet ve mesleki k dem y l ölçüt olarak kullan lm t r. Örneklem seçiminde üçüncü ve dördüncü s n flarda e itim veren 20 s n f ö retmeninden mesleki çal ma y l 1-5 y l aras nda olan ö retmenlerden 6 tane, mesleki çal ma y l 6-10 y l aras nda olan ö retmenlerden 7 tane ve mesleki çal ma y l 11-20 y l aras nda olan ö retmenlerden 7 tane seçilmi tir. Kat l mc lar n 11'i kad n 9'u erkektir. Ara t rmada kullan lan görü me formu iki bölümden olu maktad r. Birinci bölüm s n f ö retmenlerinin ki isel bilgileri ile ilgili sorulardan olu maktad r. kinci bölüm ise s n f ö retmenlerinin matematik ö retim sürecinde kar la t sorunlar ortaya ç karmaya yönelik sorular yer almaktad r. Ara t rmaya ili kin veriler yar yap land r lm görü me formu ile elde edilmi tir. Elde edilen nitel verilerin analizi içerik analizi yöntemiyle yap lm t r. Veriler analiz edilirken öncelikle görü me formlar MS Word program na aktar lm daha sonra analizler MAXQDA 22 nitel veri analizi program ile yap lm t r. Ara t rma sonucunda s n f ö retmenlerinin matematik dersi ö retim sürecinde kar la t klar ö retim program , ö retmen, ö renci, veli, ö renme ortam , ö retme materyali ve pandemi kaynakl sorunlara ili kin görü leri tespit edilmi tir. Sonuçlar ilgili literatür do rultusunda tart lm , uygulay c ve ara t rmac lar için öneriler sunulmu tur
Yeni d avurumculukta kad n bedeni tasvirlerinin göstergebilim ile incelenmesi
''Yeni D avurumculukta Kad n Bedeni Tasvirlerinin Göstergebilim ile ncelenmesi'' adl tez çal mas nitel ara t rma yöntemlerine dayan larak haz rlanm t r. Bu çal man n giri bölümünde ara t rma ile ilgili problem durumu, amaç, s n rl l klar ve yöntem yer almaktad r. kinci bölümde tarihsel süreçte kad n bedeni tasvirlerinin geçmi ten günümüze de in geçirdi i dönü üm incelenmektedir. Yeni D avurumcu ak m sanatç lar n n eserlerinde konu olarak ele ald klar kad n bedeni tasvirlerinde imge, i aret ve semboller anlamlar n n göstergebilim aç s ndan incelenmesi amaçlanmaktad r. Göstergebilim yöntemi bir sanat eserinin analiz edilerek çözümlenmesinde kullan lmaktad r. Bu do rultuda sanat yap t n n görünen içeri inin alt nda yatan anlamlar n ortaya ç kar lmas na olanak sa lamaktad r. Bu ara t rman n evreni Avrupa ve Amerika'da ya ayan Yeni D avurumcu ak m nda eser üreten sanatç lard r. Bu ara t rman n örneklemini ise Anselm Kiefer, Francis Bacon, George Baselitz, Paul Rego ve David Salle sanatç lar ndan olu maktad r. Bu çal mada Yeni D avurum ak m sanatç lar n n eserleri Göstergebilim yöntemle incelenmi , Ferdinand de Saussure'nin "Gösteren- Gösterilen" emas ve Roland Barthes 'in "Düz anlam-Yan anlam" kuramlar ndan yararlan larak, biçim ve içerik bak m ndan ele al nm t r. Göstergebilim analizi sonucunda eserlerdeki simgelere ve sembollerin yüklendi i anlamlara ula lm t r. Göstergebilim yöntemi, sanatç lar n ya anm l klar , II. Dünya Sava 'n n etkisiyle ya ad klar psikolojik bunal mlar n n ve içerisinde bulunduklar dönemlerin irdelenmesi sonucunda ele al nan eserlerin daha nesnel bir biçimde incelenmesine olanak sa lam t r. Eserlerin göstergebilimsel analizi do rultusunda ortaya ç kan yan anlam ve düz anlam verileri, sanatç lar n sanat anlay lar n n deste iyle ara t rmac n n yorumunu daha objektif k lmaktad r. Bu ba lamda ara t rmada yap lan göstergebilimsel eser analizleriyle, sanatç lar n eserleri hakk ndaki gerçek anlay lara, simge ve imgelemlere ula lm , farkl sanat disiplinleri aras ndaki göstergeleraras ili kileri objektif olarak sunulmu tur
Türkçe ö retmenlerinin bilgi ve ileti im teknolojileri entegrasyonu yeterliklerinin çe itli de i kenler aç s ndan incelenmesi (Trabzon ili örne i)
Bu ara t rmada, Türkçe ö retmenlerinin cinsiyet, hizmet y l , ö renim durumu, mezun olunan lisans program ve görev yap lan yerle im birimi özelliklerinin bilgi ve ileti im teknolojileri entegrasyonu yeterlik düzeyleri üzerinde anlaml farkl l k yaratma durumlar incelenmi tir. Tarama modelli ara t rman n evrenini T.C Milli E itim Bakanl na ba l resmi ortaokullarda görev yapan Türkçe ö retmenleri; örneklemini ise 2022-2023 e itim-ö retim y l nda Trabzon ilindeki resmi ortaokullarda görev yapan Türkçe ö retmenleri olu turmaktad r. Ara t rma kapsam nda Trabzon'da görev yapan 542 Türkçe ö retmeninin 445'inden (%82'sinden) toplanan veriler de erlendirilmi tir. Ö retmenlerin B T entegrasyonu yeterlik düzeyine muhtemel etkisi incelenen de i kenlere ait bilgiler, ara t rmac taraf ndan haz rlanan Ki isel Bilgi Formu ile; B T entegrasyonu yeterlik düzeylerine ait veriler ise Kul, Biri çi ve Kutay (2019) taraf ndan alan yaz na Türkçe formu kazand r lan Ö retmenler çin B T Entegrasyonu Yeterlikleri Ölçe i ile toplanm t r. Toplanan veriler SPSS 25.0 paket program yla analiz edilmi ve veriler üzerinde ba ms z gruplar T Testi ve varyans analizi uygulanm t r. Ara t rma sonuçlar na göre Türkçe ö retmenlerinin B T entegrasyonu yeterlik düzeyleri; mezun olunan lisans program na göre anlaml olarak farkl la mazken cinsiyet de i keni bak m ndan kad nlar lehine, hizmet y l de i keni bak m ndan hizmet y l az olanlar lehine, ö renim durumu de i keni bak m ndan lisansüstü ö renim görenler lehine, görev yap lan yerle im birimi de i keni bak m ndan ise köy ve beldede çal anlar lehine anlaml olarak farkl la maktad r
Feridun Faz l Tülbentçi'nin romanlar üzerine bir inceleme
Popüler tarihî roman türünde çal malar yapan önemli ahsiyetler, dönemin ihtiyaçlar na göre sanatlar n in a ederken edebî kimliklerini bulma f rsat na da sahip olurlar. Bilgi birikimleri ve sanat anlay lar ile edebiyatta var olmaya çal an bu ki iler, kendi devirlerinde yapt klar çal malarla hem geçmi in hem de ya an lan zaman n de erli simalar haline gelirler. Feridun Faz l Tülbentçi, iirle ba lad sanat hayat na farkl alanlarda devam eden bir sanatç d r. Eserleriyle kendi döneminde popülerli i yakalayan yazar, hayat n n büyük bir bölümünü çal arak geçirir ve Türk tarihine çe itli türlerde eserler b rak r. Tülbentçi, romanlar n n kayna n ya anm tarihten alarak millî uur konusunu önemli ölçüde i ler. Romanlar nda yer alan kahramanlar üzerinden; evlilik kurumuna, kad n-erkek ili kilerine, kad n n haremdeki de erine, ahlaki yozla maya, toplumsal problemlere ve siyasal geli melere detayl bir ekilde de inir. Bu çal man n amac , Feridun Faz l Tülbentçi'nin eserlerine ba vurularak romanc l hakk nda bilgi vermektir. Yazar n on iki roman incelenmi olup bunlar materyal unsurlar na göre; konu, olay örgüsü, anlat c - bak aç s , zaman, mekân, anlat m teknikleri, üslup ve dil ba l klar alt nda de erlendirilmi tir. Romanlarda ba vurulan motifler-folklorik unsurlar, gelenek- görenekler de eserlerden hareketle tespit edilmi tir