Giresun University Institutional Repository
Not a member yet
5771 research outputs found
Sort by
Beta vulgaris ekstrakt n n fitokimyasal içeri inin ve moleküler doking destekli biyolojik fonksiyonlar n n ara t r lmas
Günlük beslenmemizde tüketti imiz ve birçok hastal a kar risk önleyici olarak kulland m z bitkiler birçok biyolojik ve farmakolojik aktiviteye sahiptir. Bu çal mada, Karadeniz bölgesinde yayg n olarak tüketilen Beta vulgaris L. yaprak ekstrakt n n fitokimyasal parmak izi ve biyolojik aktiviteleri incelenmi tir. Bitkinin yaprak k s mlar 35 oC'de etüvde kurutulduktan sonra toz haline getirilmi tir. Fitokimyasal içerik LC-MS/MS ve GC-MS analizleri ile incelenmi tir. Üç farkl çözücü kullan larak elde edilen ekstraktlarda total fenolik içerik miktarlar ara t r lm t r. Ekstrakt n biyolojik aktivitesi, anti-mikrobiyal, anti-mutajenik ve anti-proliferatif testleri kullan larak belirlenmi tir. Anti-mikrobiyal aktivite mekanizmas , in-siliko moleküler yerle tirme ile ara t r lm ve muhtemel mekanizma ayd nlat lm t r. B. vulgaris ekstrakt n n LC-MS analizinde önemli oranda p-kumarik asit, vannilin, protecatechuic aldehyde ve sesamol tespit edilirken, GC-MS analizi ile belirlenen ba l ca uçucu ya lar hekzahidrofarnesil aseton ve fitol olmu tur. Kullan lan solventler aras nda en yüksek ekstraksiyon verimi %2,4 ile metanol ekstraksiyonu ile elde edilmi ve bu ekstraktta 36,2 mg GAE/g fenolik maddede tespit edilmi tir. Test edilen tüm bakterilere kar bir inhibisyon zonu olu turarak geni spektrumlu antimikrobiyal aktivite sergileyen B. vulgaris, çe itli kromozomal anormalliklere kar %35,9-%61,8 aral nda anti-mutajenik aktivite sergilemi tir. Mutajenik ve öldürücü etki göstermeyen B. vulgaris ekstrakt , Allium kök ucu hücrelerinde proliferasyonu %21,7 oran nda azaltarak anti-proliferatif aktivite de sergilemi tir. Fitokimyasal içerikteki majör bile ikler olan kumarik asit, vannilin, hekzahidrofarnesil aseton ve fitolün akuaporin ile etkile imleri in-silico moleküler yerle tirme ile ara t r lm ve çe itli amino asitler arac l yla moleküller aras etkile imler belirlenmi tir. B. vulgaris'in biyolojik aktiviteleri, içerdi i aktif bile iklerle yak ndan ili kilidir ve bu nedenle bitkilerin fitokimyasal içeriklerini ara t ran çal malar çok önemlidir. Bu çal mada Giresun'da g da olarak tüketilen B. vulgaris'in fitokimyasal parmak izi belirlenmi ve içerdi i bile iklerle biyolojik aktiviteleri ili kilendirilmi tir
1914 Çall ku a ressamlar n n ürettikleri sava temal resimlerin analitik çözümlemeleri
19. Yüzy lda Türk resim sanat , geli en Bat sanat n takiben ça da resmin ortaya koydu u çizgide ilerlemeye ba lam t r. 1914 y l ortaya ç kan Çall Ku a sanatç lar da ça da resim sanat n n geleneklerini icra etmi tir. Bu nedenle baz sanatç lar yurtd na e itim amac yla gönderilmi tir. Ancak 28 Haziran 1914 y l nda ba layan Birinci Dünya sava sebebiyle sanatç lar yurt d ndaki e itimlerine ara verip yurda dönmü tür. Türkiye'yi de etkileyen Birinci Dünya sava sanatç lar n "sanat toplum içindir" dü üncesinden yola ç karak sava temal eserler üretmelerine önayak olmu tur. Çall Ku a sanatç lar i li Atölyesinde ortaya koyduklar milli mücadeleyi yans tan birçok çal ma üretmi tir. Bu çal mada Çall Ku a sanatç lar n n ortaya koydu u sava temal yap tlar ele al nm t r. Dönemin belge niteli inde olan eserler ayr nt l bir ekilde incelenmi ve çözümlenmi tir. Tezin birinci bölümünde çal man n amac , kapsam ve yöntem ele al nm t r. kinci bölümünde Çall Ku a 'n n ortaya ç k ve bulundu u dönemin özelliklerinden bahsedilmi tir. E itimci kimliklerinin yan s ra kulland klar teknikler k saca anlat lm t r. Üçüncü bölüm Çall Ku a sanatç lar n n ürettikleri sava temal resimlerin analitik çözümlemeleri yap lm t r. Bu çal mada nitel ara t rma yönteminden yararlan lm t r. Literatürdeki yerli ve yabanc kaynaklar taran p sanatç ve eserleri incelenmi tir. Çal mada analitik çözümlemelerle birlikte betimsel analiz yöntemine ba vurulmu tur. Eserlerde ki modellerin fizyonomisi ve hareketlerinden durum tespiti yap lm t r. Eserlerde kullan lan kompozisyonlar incelenmi tir. Tüm bunlarla birlikte sava , göçü, milli mücadeleyi ana tema olarak öne ç karan eserler yorumlanm t r
Gümü hane ve yöresi a zlar ( nceleme-metinler-sözlük)
Bu çal mada, Türkiye Türkçesi a zlar içinde önemli bir noktada bulunan Gümü hane ve yöresi a zlar ele al nm t r. Çal mam za konu olan Gümü hane ili, Do u Karadeniz Bölgesi'ni Do u Anadolu'ya ba layan en önemli geçit ve Anadolu'daki birçok sahaya göre Türk yerle iminin çok erken oldu u bir yöre olarak kar m za ç kmaktad r. Çal mam zda, Gümü hane yöresi a zlar n n ses- ekil özelliklerinin tespit edilmesi ve derlemelerden hareketle elde etti imiz söz varl n n ortaya konmas amaçlanm t r. Bu ba lamda; Merkez, Kürtün, Torul, Köse, iran ve Kelkit ilçelerinden derlemeler yap larak Gümü hane yöresinde yer alan bu bölgelerin a z özellikleri bir bütün halinde tespit edilmek istenmi tir. Doktora tezi olarak haz rlanan bu çal ma, ana ba l klar olarak "Giri ", " nceleme", "Sonuç", "Metinler" ve "Sözlük" k s mlar ndan olu maktad r. "Giri " bölümünde ilk etapta tezimiz için esas ald m z derlemelerin elde edilmesi ve tezin olu um süreci anlat lm t r. Ayr ca bu bölümde, Gümü hane ilinin tarihi, etnik yap s , Gümü hane ad , Gümü hane yöresi a zlar yla ilgili günümüze kadar yap lan çal malar ve Gümü hane ve yöresi a zlar n n Anadolu a zlar içindeki yeri hakk nda baz bilgiler verilmi tir. " nceleme" bölümünde, Gümü hane yöresinden derlenen metinlerin incelenmesiyle ortaya ç kan ve yaz dilinden farkl l k arz eden ses- ekil özellikleri incelenerek metinler ba lam ndaki örneklerle desteklenmi tir. "Sonuç" k sm nda, incelenen metinler nda Gümü hane ve yöresinden elde etti imiz genel ses- ekil özellikleri maddeler halinde ele al nm t r. "Metinler" bölümünde, yöredeki farkl birimlerden derlenen ve bu çal maya kaynakl k eden 73 adet metin bulunmaktad r. "Sözlük" bölümünde, derlemelerden hareketle elde etti imiz söz varl klar metinlerdeki cümle örnekleri ile de desteklenerek ortaya konulmu tur
Türkiye'deki ilkokul mihver dersler ö retim programlar nda çevre e itimi ve iklim de i ikli i: Özel amaç, beceri ve kazan mlar n incelenmesi
Ara t rma kapsam nda lkokul Hayat Bilgisi, Fen Bilimleri ve Sosyal Bilgiler Derslerinin Ö retim Programlar nda yer alan özel amaç, kazan m ve beceriler çevre e itimi ve iklim de i ikli i aç s ndan incelenmi tir. Çal mada, Milli E itim Bakanl taraf ndan haz rlanan 2018 tarihli ö retim programlar doküman analizi yöntemi kullan larak incelenmi tir. Çal ma sonucunda, belirtilen derslerin mevcut ö retim programlar n n çevre e itimi ve iklim de i ikli iyle ilgili baz içeriklere sahip oldu u tespit edilmi tir. Ancak ilkokul ö rencilerini çevre sorunlar ve iklim de i ikli i konular nda etkili bir ekilde e itmek için daha kapsaml ve ayr nt l içeriklere ihtiyaç duyulabilece i dü ünülmektedir
Hukuksal ve çevresel boyutlar yla iklim mültecileri
Çevre kaynakl insan göçü ad alt nda çe itli nedenlerle meydana gelen insano lunun Dünya üzerindeki varl son y llarda s kl kla küresel s nma ve iklim de i ikli i ile farkl bir boyuta ta nm t r. Bu noktada özellikle sanayi devriminden sonra ekonomik üretim biçimi ve araçlar çevre sorunlar n n ortaya ç kmas nda çok önemli bir faktör olmu tur. 19. yüzy l n ikinci yar s ndan itibaren insan kaynakl ekonomik faaliyetlerin yo unla mas nedeniyle do al kaynaklar üzerindeki bask artm ve ekosistemin milyonlarca y ld r devam eden do al döngüsü onar lamaz bir ekilde zarar görmü tür. Gezegen üzerindeki insan etkisini ölçmek için kullan lan ve temel bir sürdürülebilirlik göstergesi olan ekolojik ayak izinin küresel s nma ve iklim de i ikli inin etkileri nedeniyle son y llarda büyüdü ü gözlemlenmi tir. Bu kapsamda ortaya ç km çevre felaketleri, insanlar n günlük ya am n zorla t rm ve onlar alternatif ya am alanlar bulmaya zorlam t r. Bununla birlikte insanlar iklim artlar n n elveri sizli i veya iklimsel de i imler nedeniyle daha iyi bir ya am sürmek için mecburi göç etmeye ba lam lard r. Bu nedenle iklim kaynakl göç günümüzde daha büyük önem ta maktad r. Bu tezin amac , insanl k tarihi boyunca ya anan iklim kaynakl göçlerin son yüzy lda küresel ölçekte bir kimlik kazanmas yla beraber uluslararas hukuk alan nda iklim mültecilerine yönelik düzenlemelerin eksikli ini gözler önüne sermektir. klim de i ikli i sadece s cakl k art lar ndan ibaret olmay p okyanus ve deniz seviyesinde art lar, buzullar n erimesi gibi etkenler ile do an n ekolojisini de bozmaya devam etmektedir. Küresel iklim de i ikli inden en çok etkilenen ada ülkelerinde ya ayan insanlar vatans z kalma tehlikesi ile kar kar ya kalmaktad rlar. Bu nedenle Mülteci Hukukunun iklim de i ikli i sebebiyle vatan n terk etmek durumunda kalan insanlara da bir hukuksal çerçeve olu turma ihtiyac daha yo un bir biçimde hissedilmektedir ve bu çerçevenin iklim mültecilerine koruma sa lamas gerekmektedir
Bootstrap dendritik nöron model yapay sinir a
Dendritlerin yapay sinir a modeline ilave edildi i dendritik nöron model yapay sinir a , zaman serilerinin analizi için literatürde kullan lan di er yapay sinir a yöntemleriyle kar la t r ld nda daha iyi performans göstermeyi ba arm t r. Bu çal mada bootstrap dendritik nöron model yapay sinir a yöntemi önerilerek bu yöntemin performans , BIST100 zaman serileri üzerinde çe itli istatistiklere göre derin bir yapay sinir a olan uzun-k sa dönem haf za, yüksek dereceli bir yapay sinir a olan pi-sigma ve bootstrap hibrit yapay sinir a ile kar la t r lm t r. Uygulaman n sonucunda bootstrap dendritik nöron model yapay sinir a , genel olarak tüm istatistiklerde en iyi sonuçlar üretmi tir. Özellikle bootstrap dendritik nöron modelin dü ük standart sapmaya sahip olmas di er üç yönteme nazaran bir tercih nedeni olarak göze çarpm t r. Bootstrap dendritik nöron model yapay sinir a n n, zaman serilerinin analizi için di er yapay sinir a yöntemlerine tercih edilebilece i öngörülmü tür
Art r lm gerçeklik uygulamalar yoluyla çevre e itiminin ilkokul ö rencilerinin çevre bilincine etkisi
Çevre sorunlar n n önlenebilmesi için; temel amac bireylerde çevre bilinci olu turmak olan çevre e itimi önemli hale gelmi tir. Teknolojide ya anan geli meler e itim alan nda birçok fayda sa lam t r. Bu teknolojilerden biri olan art r lm gerçeklik (AG) teknolojisinin e itsel faydalar na bak ld nda; etkili bir çevre e itimi için kullan labilirli ini destekler niteliktedir. Bu ara t rman n amac , art r lm gerçeklik uygulamalar kullan larak verilen çevre e itiminin ilkokul üçüncü s n f ö rencilerinin çevreye yönelik tutumlar , davran lar ve çevre konusundaki bilgileri üzerindeki etkisini incelemektir. Ara t rmada karma yöntemin gömülü deseni kullan lm t r. Ara t rma, 2021-2022 e itim ö retim y l nda iki farkl devlet okulundan ilkokul üçüncü s n f ö rencileri ile fen bilimleri dersi Canl lar Dünyas na Yolculuk ünitesi kapsam nda gerçekle tirilmi tir. Deney grubuna (n=17) alt hafta boyunca AG uygulamalar yla çevre e itimi verilirken kontrol grubunda (n=15) mevcut müfredata göre dersler i lenmi tir. Veriler, Uzun (2020) taraf ndan geli tirilen Çevresel Bilgi Ölçe i, Çevresel Tutum Ölçe i ile Çevresel Davran Ölçe i'nden olu an "Çevremi Nas l Görüyorum? Formu" ve ara t rmac taraf ndan haz rlanan Yar Yap land r lm Görü me Formu ile toplanm t r. Elde edilen nicel verilerin normalli i Shapiro-Wilks Testi ile kontrol edilmi tir. Verilerin normal da l m göstermemesi sebebiyle parametrik olmayan testlerin kullan lmas na karar verilmi tir. Nicel verilerin analizinde betimleyici istatistikler, Wilcoxon aretli S ralar Testi ve Mann-Whitney U Testi kullan l rken nitel verilerde içerik analizi tekni i kullan lm t r. Ara t rmada elde edilen bulgulara göre; AG uygulamalar kullan larak verilen çevre e itiminin üçüncü s n f ö rencilerinin çevreye yönelik bilgi, tutum, davran ve bu alt boyutlar n toplam olan çevre bilinçleri üzerinde etkili oldu u sonucuna ula lm t r. Yine yap lan görü melerde; ö rencilerin AG uygulamalar na kar olumlu duygular hissettikleri, uygulamalar ba ka derslerde kullanmay istedikleri, AG uygulamalar n n ö renmelerini kolayla t rd ve canl /cans z varl klara kar yakla mlar n olumlu anlamda etkiledi i belirlenmi tir
Putin dönemi Rusya-Çin ili kileri
"Putin Dönemi Rusya-Çin li kileri"ba l alt nda, ba lang ç a amas ndan günümüze kadar gelen süreçte,iki devlet aras nda ya anangeli melere odaklanan bu tez, iki devlet aras ndaki diplomatik, ekonomik ve askeri ili kilerin yan s ra; ili kilere yön veren faktörleri ve iki ülkenin müttefik mi yoksa rakip mi oldu unu incelemektedir. Rusya ve Çin'in diplomatik etkile imi on yedinci yüzy lda ba lam sa da ancak o y llar ba lam nda tam anlam yla yak n müttefik olduklar ifade edilemez. Sovyet-Çin ili kilerine bak ld nda, görünü te her iki taraf n dabirbirlerinden yana a lmaz üpheleri ve ideolojik farkl l klar n n oldu u bilinmektedir. So uk Sava sonras döneme bak ld ndaysa, ili kilerin olumlu anlamda seyretti i gözlemlenmektedir. Rusya-Çin ili kilerinin, her iki devletin bölgesel jeostratejik isteklerini gerçekle tirmelerine ve dünya çap ndaki hedeflerine ula malar na olanak sa lad anla lmaktad r. Rusya-Çin ili kilerinin güçlenmesi, küresel düzeyde büyük ilgi görmektedir. Çünkü bu iki büyük devlet aras ndaki ili ki, dünyadaki güç dengesini de i tirebilecek ve uluslararas politikada yeni kurallar olu turabilecek niteliktedir. Rusya ve Çin'in çok tarafl yöneti im tercihleri, ABD'nin dünyadaki üstünlü ünü tehdit etmektedir. Bu nedenle, ili kilerinin nas l geli ti i, uluslararas sistemi nas l anlad klar , mevcut küresel sahnedeki kar l kl niyetleri ve perspektiflerinin devaml l n sa lamak için nas l bir yol izleyecekleri önem arz etmektedir
Okul öncesi dönem ö rencilerinin sosyal-duygusal geli imleri ve ebeveynlerinin erken dönem uyum bozucu emalar aras ndaki ili kinin incelenmesi
Bu çal man n amac , okul öncesindeki ö rencilerin sosyal-duygusal geli imleri ile ebeveynlerinin erken dönem uyumsuz emalar aras ndaki ili kiyi incelemektir. Ara t rman n çal ma grubunu Trabzon'da Milli E itim Bakanl na ba l anaokullar nda ö renim gören 299 çocuk ve bu çocuklar n ebeveynleri olu turmaktad r. Ara t rmada ebeveynlerin erken dönem uyum bozucu emalar n ölçmek amac yla ara t rmac taraf ndan geli tirilen 7 maddelik demografik bilgi formu, Young Erken Dönem Uyum Bozucu emalar K sa Form-3 Ölçe i, çocuklar n sosyal-duygusal geli imlerini ölçek amac yla Marmara Sosyal Duygusal Geli im Ölçe i kullan lm t r. Ara t rmada okul öncesi dönem çocuklar n n sosyal-duygusal geli imleri ile ve bu çocuklar n ebeveynlerinin erken dönem uyum bozucu emalar aras ndaki ili kiyi belirlemek için basit do rusal regresyon yönteminden faydalan lm t r. Bununla beraber demografik de i kenlere göre erken dönem uyum bozucu emalar ve sosyal-duygusal geli im düzeylerinde anlaml bir fark olup olmad n belirlemek amac yla ba ms z örneklemler için t testi ve tek yönlü varyans analizi yöntemi kullan lm t r. Ara t rman n bulgular na göre, ebeveynlerde duygusal yoksunluk emas n n çocuklarda sosyal duruma uygun tepki vermeyi yordad , onay aray c l k ve kusurluluk emalar n n akranlarla ileti imi anlaml bir ekilde yordad bulunmu tur. Cinsiyet de i keni göre ebeveynlerin erken dönem uyum bozucu emalar anlaml bir ekilde farkl la maktad r. Erkeklerin kad nlara göre, ba ml l k, terk edilme, ba ar s zl k, duygusal yoksunluk, duygular bast rma, kusurluluk, yüksek standartlar ve cezaland r c l k puanlar daha yüksek bulunmu tur. Ayr ca ebeveynlerin maddi geliri ile çocuklar n sosyal duruma uygun tepki verme puanlar anlaml ekilde farkl la maktad r. Dü ük gelire sahip ebeveynlerin çocuklar n n orta ve yüksek gelire sahip ebeveynlerin çocuklar na göre sosyal duruma uygun tepki verme puan daha dü üktür. Erken dönem uyum bozucu emalar n okul öncesi ö rencilerin sosyal-duygusal geli imini olumsuz yönde etkilemesini önlemek için okul öncesi ö retmenlerine ve ö rencilerin ailelerine yönelik psikoe itimler düzenlenmesi önerilmi tir
smail Güçta ' n çocuklara yönelik eserlerinin de erler e itimi ve tematik unsurlar aç s ndan incelenmesi
Bu çal man n amac e itimci-yazar smail Güçta ' n çocuklara yönelik kaleme alm oldu u eserleri hem de erler e itimi hem de tematik unsurlar aç s ndan incelemektir. Bu ba lamda yazar n; " iir iir Nasrettin Hoca-1", " iir iir Nasrettin Hoca-2", "Gülümseyen Türkçe", "Gülümseyen Matematik", "Çimen Ku lar ", " iirle tirilmi Mesnevi Hikâyeleri", "Seyfi Baba (Safahat'tan Hikâyeler)", "Fe el evket", "Süslü Japon Bal klar ile Dere Bal ", "Peygamber Hep Bizimle( iirlerle 40 Sünnet)", "Masal Bu Ya ( iirle tirilmi Kelo lan Masallar )", "Gökyüzü Ku lar nd r", "Bu Bizim Hikâyemiz" adl eserleri incelenmi tir. Bununla birlikte yazar n yeti kinlere yönelik olan eserlerinde de çocuklara hitap eden de erler tespit edilerek çal maya dâhil edilmi tir. Ara t rmada nitel ara t rma yöntemlerinden doküman analizi tekni i kullan lm t r. Çal mada incelenen eserler, MEB'in Türkçe Dersi Ö retim Program 'nda yer alan on adet kök de er, bunun yan s ra yine MEB'in Sosyal Bilgiler Dersi Ö retim Program nda yer alan belli ba l de erler ile çocuklar n küçük ya ta kazanmalar önem arz eden 24 ek de er; toplamda 34 de er kullan larak de erlendirilmi tir. Yine Türkçe Ders kitaplar nda yer alan 14 ana tema göz önünde bulundurularak eserlerdeki tematik unsurlar tespit edilmeye çal lm t r. Çal mada elde edilen sonuçlara göre smail Güçta ' n eserlerinde MEB'in belirlemi oldu u kök de erlere ve ilave de erlere s kl kla yer verildi i görülmü tür. Eserlerde en çok dini de erlere yer verildi i tespit edilmi tir. Ayr ca sevgi, temizlik-sa l k, dostluk, iyilik de erlerine de çokça yer verilmi tir. Cesaret, azim, alçakgönüllülük, öz denetim ve öz güven de erlerine ise daha az yer verildi i saptanm t r. Tematik unsurlar aç s ndan ise, eserlerde en çok kavramlar ve ça r mlar temas na yer verildi i görülmektedir. Bununla birlikte toplum hayat , sevgi, al kanl klar, ileti im temalar na da s kl klar yer verildi i görülmü tür