Giresun University Institutional Repository
Not a member yet
    5771 research outputs found

    Uranyum toksisitesine kar adaçay n n (Salvia officinalis L.) koruyucu rolünün Allium testi yard m yla ara t r lmas

    No full text
    Uranyum oldukça radyoaktif bir a r metaldir. Bu çal mada, uranyumun sebep oldu u fizyolojik, genetik, biyokimyasal ve anatomik toksisite ile bu toksisiteye kar adaçay (Salvia officinalis L.) yaprak ekstrakt n n koruyucu rolü Allium testi yard m yla ara t r lm t r. Çimlenme yüzdesi, kök uzunlu u, a rl k kazan m , mitotik indeks (MI), mikronukleus (MN) olu umu, kromozomal hasarlar, süperoksit dismutaz (SOD) ve katalaz (KAT) enzim aktiviteleri, malondialdehit (MDA) düzeyleri ve kök meristem hücrelerindeki de i imler toksisitenin indikatörleri olarak kullan lm t r. Allium cepa L. bulblar ndan kontrol (1) ve uygulama (5) olmak üzere alt grup olu turulmu tur. Kontrol grubu çe me suyu, uygulama gruplar ise uranyum (0,1 mg/mL uranil asetat dihidrat) ve adaçay n n iki farkl dozu (190 ve 380 mg/L) ile oda s cakl nda 72 saat çimlendirilmi tir. Süre sonunda, so anlar rutin preparasyon teknikleri uygulanarak fizyolojik, genetik, biyokimyasal ve anatomik incelemeler için haz r hale getirilmi tir. Sonuçta, uranyum uygulamas ara t r lan tüm fizyolojik parametre ve MI de erlerinde anlaml azal a (p<0,05) neden olmu tur. MN, kromozomal hasar say lar , SOD ve KAT enzim aktiviteleri ile MDA düzeyleri ise uranyum uygulamas ile anlaml (p<0,05) ekilde artm t r. Uranyum kök ucu hücrelerinde fragment, vagrant kromozom, yap kan kromozom, köprü ve kromatinin e it olmayan da l m eklindeki kromozomal hasarlar te vik etmi tir. Ayr ca kök ucu meristem hücrelerinde epidermis hücre hasar , korteks hücre hasar ve yass la m hücre çekirde i gibi anatomik hasarlara neden olmu tur. Uranyum ile birlikte 190 ve 380 mg/L dozlar nda adaçay uygulamas ise uranyum toksisitesini azaltarak, ara t r lan fizyolojik parametre ve MI de erlerinde anlaml (p<0,05) art lara, MN, kromozomal hasar say lar , SOD ve KAT aktiviteleri ile MDA düzeylerinde ise anlaml azal lara sebep olmu tur. Ayr ca adaçay uygulamas uranyumun te vik etti i anatomik hasarlar n iddetinde de iyile meye neden olmu tur. Adaçay n n ara t r lan tüm parametreler için gözlenen koruyucu rolünün 380 mg/L dozunda daha da belirgin oldu u tespit edilmi tir. Sonuç olarak, adaçay a r metaller gibi toksik ajanlardan korunma yâda onlar n olumsuz etkilerini azaltmak için antioksidan bir g da takviyesi olarak kullan labilir

    Tonyukuk yaz t 'n okuma çal malar

    No full text
    leti im aç s ndan dil, en yal n bir anlat mla kodlama ve kod çözme olarak tan mlan r. Sözcük ad verilen göstergelerle kodlanan bildiri ifrelenerek al c ya iletilir. Al c ise bu kodlar , yine dili kullanarak çözer. Bu kodlama / kod çözme sürecinin sonunda, kodlay c n n iletmek istedi i ile al c n n çözdü ü kod aras nda yüzde yüz bir uyum sa lanmayabilir. Dil incelemelerinde ve edebi metin çözümlemelerinde de farkl l n temel kayna n bu süreç olu turur. Bu, dilin do as n n bir gere idir. Çal ma, bu nazariyeyle 8. yüzy ldaki Tonyukuk Yaz tlar ndaki metnin 20 ve 21. yüzy llardaki ara t rmac lar taraf ndan okunu ve alg lan biçimleri aras ndaki farkl l klar ele almaktad r. Tonyukuk Yaz tlar n inceleyen ara t rmac lar, özgün metnin çevrimini ve günümüz Türkçesine aktar m n yaparken dilin yoruma aç k, birden fazla seçenek sunan anlam derinli ine sahip olmas dolay s yla birbirinden farkl sonuçlara ula m t r. Bu farkl sonuçlar tespit etmek ve 13 yüzy l önce yaz lan sabit bir metnin y llar içinde çok çe itli ekillerde alg lan n göstermek ve gelecek tarihlerde de farkl sonuçlar n ortaya ç kabilece i ihtimalini dikkatlere sunmaktad r

    Genç kad nlar n meme kanseri, kendi kendine meme muayenesi konusunda bilgi ve tutumlar ile sa l k inançlar : Giresun Üniversitesi örne i

    No full text
    Bu ara t rmada Giresun Üniversitesi Sa l k Bilimleri Fakültesi ve E itim Fakültesinde ö renim gören kad n ö rencilerin meme kanseri ve kendi kendine meme muayenesi konusundaki bilgi ve tutumlar ile sa l k inançlar ara t r lm t r. Çal man n örneklemi 335 kad n ö renciden olu maktad r. Veriler Ki isel Bilgi Formu ve Champion Sa l k nanç Modeli Ölçe i (CS MÖ) kullan larak toplanm t r. Verilerin analizinde Kruskal-Wallis varyans analizi, Mann-Whitney U testi kullan lm t r. Çal mada E itim Fakültesi ö rencilerinin %37,8 inin, Sa l k Bilimleri Fakültesi ö rencilerinin %23,7 sinin ailesinde kanser öyküsü bulunmaktad r. E itim Fakültesi ö rencilerinin %29,4 ünün KKMM yi bildikleri, %4,2 sinin düzenli olarak KKMM yapt , %86,1 inin KKMM yi hiç yapmad klar bulunmu tur. Sa l k Bilimleri Fakültesi ö rencilerinin ise %80,4 ünün KKMM ni bildikleri, %21,6 s n n düzenli olarak KKMM yapt , %52,6 s n n KKMM ni hiç yapmad klar tespit edilmi tir. E itim Fakültesi ve Sa l k Bilimleri fakültelerinde ö renim gören ö rencilerin s n f düzeyleri, ailelerinde kanser öyküsü bulunma durumu, meme kanserine ili kin bilgi alma durumu, KKMM yapma s kl ve e itim gördükleri fakültelere göre CS MÖ'nün baz alt boyutlar puan ortalamalar aras nda istatistiksel olarak anlaml bir fark bulunmu tur (p 0,05). E itim Fakültesi ve Sa l k Bilimleri Fakültesi ö rencileri ile CS MÖ alt boyutlar aras nda anlaml ili kiler bulunmu tur. Ara t rman n sonucunda Sa l k Bilimleri Fakültesi ö rencilerinin E itim Fakültesi ö rencilerine göre meme kanseri fark ndal n n daha yüksek oldu u saptanm t r

    Okul öncesi ö retmen adaylar n n çocuk sevme düzeyleri ile çocuk haklar na yönelik tutumlar aras ndaki ili kinin incelenmesi

    No full text
    Bu çal man n amac , okul öncesi ö retmen adaylar n n çocuk sevme düzeyleri ve çocuk haklar na yönelik tutumlar aras ndaki ili kinin incelenmesidir. Ara t rmada, karma yöntem desenlerinden aç mlay c s ral desen kullan lm t r. Ara t rman n nicel boyutunun çal ma grubunu 2021-2022 akademik y l nda Türkiye deki bir devlet üniversitesinde okul öncesi e itimi lisans program n n 1, 2, 3 ve 4. s n flar na devam eden 206 okul öncesi ö retmen aday olu turmaktad r. Ara t rman n nitel boyutunun çal ma grubunda ise nicel boyutun çal ma grubunda da yer alan 19 ö retmen aday yer almaktad r. Ara t rman n verileri Bireysel Bilgi Formu , Barnett Çocuk Sevme Ölçe i , Çocuk Haklar na li kin Tutum Ölçe i ve Yar Yap land r lm Görü me Formu kullan larak toplanm t r. Nicel veriler SPSS ve AMOS paket program , nitel veriler ise MAXQDA program ile analiz edilmi tir. Nicel verilerin analizi sonucunda; kat l mc lar n çocuk sevme düzeylerinin yüksek ve çocuk haklar tutumlar n n olumlu oldu u, kad nlar n çocuk sevme düzeylerinin erkeklere göre yüksek oldu u tespit edilmi tir. Kat l mc lar n çocuk sevme düzeyleri ve çocuk haklar tutumlar aras nda anlaml düzeyde ili ki oldu u ve çocuk sevme düzeyinin çocuk haklar tutumunun anlaml bir yorday c s oldu u tespit edilmi tir. Karde say s , çocuklu un geçti i yer, aile tipi, çocuk haklar ile ilgili ders alma durumu de i kenlerinin kat l mc lar n çocuk sevme düzeylerini ve çocuk haklar na yönelik tutumlar n etkilemedi i belirlenmi tir. Nitel verilerinin analizi sonucunda ise; kat l mc lar n çocuklar sevdikleri ve çocuklarla olumlu ileti im kurduklar gerekçesiyle program tercih ettikleri; çocuk kavram n masumiyet ve sevgi olarak tan mlad klar belirlenmi tir. Kat l mc lara göre çocuklar en fazla e itim hakk ndan yararlanmaktad r ve en çok ihlal edilen çocuk hakk korunma hakk d r. Kat l mc lar n, okul öncesi ö retmenlerinin çocuklar sevmesi gerekti ini, çocuk sevgisinin çocuklar n haklar n korumak ve gözetmek için önemli oldu unu, lisans e itim programlar n n çocuk haklar na tutumlar n geli tirilmede yeterli olmad n dü ündükleri tespit edilmi tir. Elde edilen bulgular alan yaz n nda tart lm , ara t rmaya ve uygulamaya yönelik önerilerde bulunulmu tu

    Entropi optimizasyon ilkeleri ile ilgili bir uygulama

    No full text
    Tüm istatistiksel da l mlar n kar l k gelen moment fonksiyonlar seçilerek, genelle tirilmi MaxEnt da l m olarak elde edilebilece i bilinmektedir. Moment fonksiyonlar taraf ndan karakterize edilen, Shannon ölçümüne dayal olarak elde edilen genelle tirilmi MaxEnt da l m , verilen istatistiksel verileri tam olarak temsil eder. Bu tez çal mas nda temel amaç, Genelle tirilmi Maksimum Entropi Yöntemi ile 1990-2020 y llar aras nda Türkiye do al kaynaklar ile üretilen elektrik enerjisinin genelle tirilmi MaxEnt da l m n belirlemektir. Bu çal mada, moment k s tlamalar alt nda elde edilen genelle tirilmi MaxEnt da l m n belirlemek için, istatistikte hataya dayal kriterler kök ortalama kare hata (RMSE) ve elde edilen genelle tirilmi MaxEnt da l m n n tahmin gücünün bir ölçüsü olan belirlilik katsay s (R^2) istatistiksel kriterlerinde faydalan lmaktad r. Bu tezde, elde edilen genelle tirilmi MaxEnt da l m n n performans , Shannon entropi ölçüsü ve gözlenen da l ma en yak n da l m bulmaya yarayan Kullback-Leibler ölçüsü ile belirlenmektedir. Son olarak, gözlenen da l mlar ile elde edilen genelle tirilmi MaxEnt da l mlar n uyum iyili ini göstermek için, Kolmogorov-Smirnov ve Ki-Kare uyum iyili i testleri kullan lmaktad r. Söz konusu analizler sonucunda elde edilen genelle tirilmi MaxEnt da l m n n gözlenen veri ile uyumu grafiklerle gösterilmektedir

    Engelli kad nlar n sosyo-kültürel sorunlar n n incelenmesi: Giresun ili örne i

    No full text
    Bu tezin amac ; toplumsal cinsiyet ayr mc l gören engelli kad nlar n hem kad n olmalar ndan hem de engelli olmalar ndan do an sosyo-kültürel sorunlar n n incelenerek, ayr mc l kla mücadelede gerekli önlemlerin al nmas ve sosyal politikalarda iyile tirilmelerin yap larak toplumda daha e it, daha adaletli ve daha bar ç l bir çevrenin yarat lmas na katk sa lamakt r. Ara t rmam z üç bölümden olu makt r. Birinci ve ikinci bölüm kavramsal çerçevenin belirledi i konu ba l ile ilgili kavramlar n literatüre göre aç klanmas d r. Birinci bölüm "Engelli Olmak, Engelli Gruplar ve Engelli Kad nlar n Toplumdaki Yeri", ikinci bölüm" Engelli Kad nlar n Sosyo-Kültürel Çevrede Ya ad klar Sorunlar" ve üçüncü bölüm "Engelli Kad nlar n Sorunlar n n De erlendirilmesi: Giresun li Ara t rma". Üçüncü bölümde, engelli kad nlar n toplumsal hayatta ve çal ma hayat nda kar la t klar cinsiyet ayr mc l n n mevcut durumunu tespit etmek için bir nitel ara t rma yap lm t r. Verilerin toplanmas nda haz rlanan görü me sorular nda, detayl bilgi almak için "derinlemesine görü me/mülakat" tekni i uygulanm t r. Ara t rman n kapsam nda engelli kad nlar olup uygun örnekleme metodu ile Giresun ilinde (Merkez) çevresinden seçilen ki ilerden olu turulmu tur. Toplanan veriler analizinde içerik analiz ile bulgular elde edilmi tir. Son bölümde sonuç ve önerilere yer verilmi tir

    "Ev kad n " olmaya dair sosyolojik bir analiz

    No full text
    Bu ara t rma "ev kad n " olarak nitelendirilen; ücretli bir i te çal mayan, ancak bir evin günlük i leriyle u ra an evli kad nlar n bak aç s ndan "ev kad nl n " anlama çabas olarak ortaya ç km t r. Günümüzde kad n çal malar n n büyük oranda feminist literatürü dikkate alarak ekillendi i söylenebilir. Bu çal malar daha ziyade "kentli", "e itimli" ve "çal an kad nlara" yöneliktir; çal mayan "ev kad nlar /kad nl " konusu göreceli olarak "ihmal" edilen, "görmezden" gelinen bir odak olarak kar m za ç kmaktad r. Nitel bir ara t rma olarak fenomenolojik yakla mla yap lan bu çal ma ev kad nlar n n gündelik hayat na odaklanarak; ev içi emek, bo zaman de erlendirme pratikleri, akrabal k ve kom uluk ili kileri gibi konu ba l klar üzerinden ev kad nl n "rutin", "sitem", "övünme", "fedakârl k" ve "beklenti" kavramlar etraf nda tart maya çal m t r. Tezin amac ev kad nlar n n gözünden "ev kad nl n n" hangi ili kiler ve anlam örüntüleri içinde toplumsal bir kategori olarak üretildi ini anlamakt r. Bunun için "yar yap land r lm " görü me formu kullan lm ve Giresun ili merkez mahallelerinde toplam on be ev kad n yla görü me gerçekle tirilmi tir. Çal man n kavramsal-kuramsal çerçevesinde "makbul", "taktik" ve "strateji" gibi kavramlardan, Henri Lefebvre, Michel de Certeau, Erving Goffman gibi kuramc lardan istifade edilmi tir. Çal man n sonuçlar na yönelik genel bir de erlendirme olarak, "makbul", "taktik" ve "strateji" gibi kavramlar n sürekli ak lda tutulmas yla ele al nan "rutin", "sitem", "övünme", "fedakârl k" ve "beklenti" konular n n hem "d ar dan" ev kad nlar n n zihinlerine hem de konular n kendi içlerindeki s zmalar n ortaya ç kmas söylenebilir

    Selçuklular zaman nda ç kan isyanlar

    No full text
    Bu tezimizde Selçuklu Devleti içerisinde ç kan isyanlar n sebeplerini, nas l geli tiklerini, hanedan üyelerinin taht için birbirleri ile ne ekilde mücadele ettiklerini aç klanmaya çal lm t r. Tezimiz, giri ve iki bölümden olu maktad r. Tezin giri bölümünde Selçuklu Devletindeki isyanlar n sebeplerinin ne oldu u, devletinin hâkimiyet anlay , bu durumun isyanlarda ne gibi bir pay oldu u ele al nm t r. Birinci bölümde hanedan üyeleri aras nda geçen hükümdarl k mücadeleleri ve hanedan üyelerinin hükümdara kar ç kard klar isyanlar ayr nt l bir biçimde ele al nm t r. kinci bölümde ise Anadolu Selçuklu Devleti Hükümdarlar zaman nda ç kan isyanlar kronolojik bir s raya göre irdelenmi tir

    Ulusal kimlik olu umu ba lam nda sosyal bilgiler ders kitaplar n n incelenmesi

    No full text
    Giresun Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Türkçe ve Sosyal Bilgiler E itimi Ana Bilim Dal yüksek lisans tez çal mas olarak haz rlanan bu ara t rma, ders kitaplar nda ulusal kimlik olu umuna yönelik de erler, becerile Sosyal Bilgiler r, kavramlar, temalar ve görsellere ne s kl kla yer verildi ini tespit etmeye yöneliktir. Ara t rmada nitel ara t rma modellerinden biri olan doküman inceleme yöntemi kullan lm t r. Ara t rman n veri kayna , 4. s n f Tuna yay nlar ile 5., 6. ve 7. s n f MEB yay nlar n n 2022- 2023 e itim-ö retim y l nda okutulan Sosyal Bilgiler ders kitaplar d r. Bu kitaplarda yer verilen ulusal kimlik olu umuna yönelik de erler, beceriler ve kavramlar uzman görü leri al narak belirlenmi tir. Bu kavramlar say salla t r larak tablolar haline getirilmi tir. Ulusal kimlik olu umuna yönelik temalar ve görseller tespit edilerek ara t rmada kullan lm t r. Sonuç olarak, temalar ve görsellere her s n f düzeyinde yer verildi i, belirlenen kavramlara ise her s n f düzeyinde yer verilmedi i, belirlenen de er ve becerilere bütün kademelerde e it olarak yer verilmedi i ve kavramlar aras nda say sal farklar oldu u görülmü tür

    Okul öncesi dönem ö rencilerinin sosyal-duygusal geli imleri ve ebeveynlerinin erken dönem uyum bozucu emalar aras ndaki ili kinin incelenmesi

    No full text
    Bu çal man n amac , okul öncesindeki ö rencilerin sosyal-duygusal geli imleri ile ebeveynlerinin erken dönem uyumsuz emalar aras ndaki ili kiyi incelemektir. Ara t rman n çal ma grubunu Trabzon'da Milli E itim Bakanl na ba l anaokullar nda ö renim gören 299 çocuk ve bu çocuklar n ebeveynleri olu turmaktad r. Ara t rmada ebeveynlerin erken dönem uyum bozucu emalar n ölçmek amac yla ara t rmac taraf ndan geli tirilen 7 maddelik demografik bilgi formu, Young Erken Dönem Uyum Bozucu emalar K sa Form-3 Ölçe i, çocuklar n sosyal-duygusal geli imlerini ölçek amac yla Marmara Sosyal Duygusal Geli im Ölçe i kullan lm t r. Ara t rmada okul öncesi dönem çocuklar n n sosyal-duygusal geli imleri ile ve bu çocuklar n ebeveynlerinin erken dönem uyum bozucu emalar aras ndaki ili kiyi belirlemek için basit do rusal regresyon yönteminden faydalan lm t r. Bununla beraber demografik de i kenlere göre erken dönem uyum bozucu emalar ve sosyal-duygusal geli im düzeylerinde anlaml bir fark olup olmad n belirlemek amac yla ba ms z örneklemler için t testi ve tek yönlü varyans analizi yöntemi kullan lm t r. Ara t rman n bulgular na göre, ebeveynlerde duygusal yoksunluk emas n n çocuklarda sosyal duruma uygun tepki vermeyi yordad , onay aray c l k ve kusurluluk emalar n n akranlarla ileti imi anlaml bir ekilde yordad bulunmu tur. Cinsiyet de i keni göre ebeveynlerin erken dönem uyum bozucu emalar anlaml bir ekilde farkl la maktad r. Erkeklerin kad nlara göre, ba ml l k, terk edilme, ba ar s zl k, duygusal yoksunluk, duygular bast rma, kusurluluk, yüksek standartlar ve cezaland r c l k puanlar daha yüksek bulunmu tur. Ayr ca ebeveynlerin maddi geliri ile çocuklar n sosyal duruma uygun tepki verme puanlar anlaml ekilde farkl la maktad r. Dü ük gelire sahip ebeveynlerin çocuklar n n orta ve yüksek gelire sahip ebeveynlerin çocuklar na göre sosyal duruma uygun tepki verme puan daha dü üktür. Erken dönem uyum bozucu emalar n okul öncesi ö rencilerin sosyal-duygusal geli imini olumsuz yönde etkilemesini önlemek için okul öncesi ö retmenlerine ve ö rencilerin ailelerine yönelik psikoe itimler düzenlenmesi önerilmi tir

    0

    full texts

    5,771

    metadata records
    Updated in last 30 days.
    Giresun University Institutional Repository
    Access Repository Dashboard
    Do you manage Open Research Online? Become a CORE Member to access insider analytics, issue reports and manage access to outputs from your repository in the CORE Repository Dashboard! 👇