Giresun University Institutional Repository
Not a member yet
5771 research outputs found
Sort by
Enerji tüketiminin karbon ayak izindeki yeri:Giresun Üniversitesi örnek çal mas
Sanayi Devrimi sonras enerji üretimi ve tüketimi inan lmaz boyutlara ula m t r. Artan enerji tüketimi nedeniyle atmosfere sal nan karbon miktar , günümüzde etkilerini net bir ekilde görebildi imiz iklim krizinin en önemli etkenlerinden biridir. Karbon sal m n n sebeplerinin ara t r lmas ve hesaplanmas bu krize çözüm bulunmas yolundaki ilk ad mlardan biri olacakt r. Bu tez çal mas nda, Giresun Üniversitesi Güre Yerle kesinde yer alan binalar n enerji tüketimiyle olu an karbon sal mlar baz al narak, GHG Protokolü standardlar çerçevesinde TSE EN ISO 14064-1:2019 sera gazlar n n hesaplanmas na dair k lavuzlar kullan larak karbon ayak izi hesaplanm t r. Hesaplamalar sonucu, yerle kedeki enerji tüketimleri ile olu an karbon ayak izi 2020 y l nda 1696,234 tCO2e, 2021 y l nda 1638,93 tCO2e, 2022 y l nda ise 2618,035 tCO2e bulunmu tur. Yap lan de erlendirmeler sonucunda karbon ayak izinin azalt lmas ad na çözüm önerileri sunulmu tur
Refik Durba ' n çocuklara yönelik eserlerinin anahtar yetkinlikler çerçevesinde incelenmesi
Refik Durba sanat camias nda i çi ve çocuk iirleriyle tan nm , ancak air kimli i bilimin dikkatinden uzak kalm olan Cumhuriyet dönemi airlerindendir. airin edebi ki ili i üzerine bugüne kadar kapsaml bir çal ma yap lmam t r. Bu çal man n amac çocuk edebiyat alan nda önemli bir yere sahip olan Refik Durba ' n çocuklara yönelik Avrupa Yeterlilikler Çerçevesi ile uyumlu olacak ekilde haz rlanan Türkiye Yeterlilikler Çerçevesinde yer alan 8 anahtar yetkinlik aç s ndan incelemektir. Bu ara t rma betimsel nitelikte bir çal ma olup doküman inceleme tekni inden faydalan larak olu turulmu tur. Verilerin analizinde içerik analizi tekni i kullan lm t r. Çal ma materyalini Refik Durba ' n 15 çocuk kitab olu turmaktad r. Çal mada yer alan eserler Türkçe Ö retim Program nda da bulunan 8 anahtar yetkinlik eserlerde ne ekilde ele al nd ve hangi s kl kla i lendi i tespit edilmi ve yetkinliklerden nas l yararlan laca konusunda analizlerde bulunulmu tur. Çal ma dört bölümden olu maktad r. Birinci bölümde ara t rman n genel çerçevesine yer verilmi tir. kinci bölümde çal man n kuramsal çerçevesine, yazar n ya am na, edebi ki ili ine ve eserlerine, üçüncü bölümde de çal man n yönteminden bahsedilmi tir. Dördüncü bölümde ise çal mada elde edilen bulgular ve yorumlar yer alm t r. Bu bölümde öncelikle eserlerde yer alan yetkinlikler tan mlanm daha sonra hikâyelerden elde edilen bulgular örneklerle verilmi tir. Ara t rma sonucunda incelenen eserlerde en çok ana dilde ileti im ve kültürel fark ndal k ve ifade yetkinliklerine dair bulgulara ula l rken en az ise dijital yetkinlik ile ilgili bulgular n yer ald tespit edilmi tir
Terörizm ile mücadelede asimetrik sava ve terörizm ili kisi
nsanl k tarihi kadar eski olan terörizm günümüzde dünyan n en çok konu tu u, ara t rd konulardan biridir. çerisinden iddet unsurunu bar nd ran eylemlerle insanlar üzerinde korku ve bask olu turmak maksad yla baz ki i veya grup-örgütler taraf ndan gerçekle tirilmektedir. Kabul görmü ortak bir tan m olmad için ortak bir çözümü de yoktur. Baz devletler terörizmi k narken baz lar destekler, uygular. Bunun en büyük sebebi terörizmin sava lardan farkl bir diplomasiye sahip olmas ve toplumda daha fazla korku yaratmas d r. 11 Eylül sald r lar n n bu kadar çok konu ulmas n n sebebi öldürülen ki i say s de il üzerinde korku etkisi b rak lm kitlelerdir hatta ülke d na ç kan bu korku, tüm dünyay etkisi alt na alm ad ndan y llar sonra bile söz ettirmi tir. Sald r n n çok konu ulmas n n bir di er sebebi ise So uk Sava y llar ndan sonra gerek terör örgütleri taraf ndan, gerek devletler taraf ndan, asimetrik stratejilerin kullan lmas d r. Özellikle Arap Bahar ile Ortado u co rafyas nda boy gösteren terör örgütleri ve bu co rafyada ki ülkelere müdahale eden, devletler taraf ndan kullan lan bu taktikler, uluslararas arenada önemli bir tehdit unsuru olarak kar m za ç kmaktad r. Bu çal man n amac asimetrik sava ve terörizm kavramlar n aç klayarak, aras ndaki ili kiyi, Suriye ç Sava örne i üzerinden incelenmektedir
Ye il çay ve ye il çay at ekstraktlar ile zenginle tirilen sodyum aljinat filmlerin karakterizasyonu
nsanlar n temel ihtiyac olan g dalar n çevresel etkilerden korunmas , tüketim ömürlerinin uzamas gibi benzer amaçlarla kullan lan ve petrol türevli hammaddelerden üretilen g da ambalajlar n n at klar ndan olu an sentetik plastik birikimi çevre için ciddi bir problem haline gelmi tir. Bu nedenle biyolojik olarak parçalanabilen yenilebilir filmlerin ve kaplamalar n geli tirilmesine yönelik ara t rma çabalar son zamanlarda a rl k kazanm t r. Genellikle yak t, hayvan yemi ya da gübre olarak kullan lan at k çay; protein, fenolik bile ikler ve selüloz içermekte olup, çay endüstrisinde yüksek miktarda ortaya ç kmaktad r. Bu çal ma kapsam nda, ye il çay (YÇ) ve ye il çay at (YÇA) ekstrakt katk l sodyum aljinat bazl filmlerin üretimi, karakterizasyonu ve de erlendirilmesi ile yeni bir film geli tirilmesi amaçlanm t r. Bu amaçla, farkl oranlarda YÇ ve YÇA özütleri içeren (%1, 2, 3 ve 4) sodyum aljinat filmler haz rlanm ve bu filmlerin karakterizasyonu, biyoaktif özellikleri ve mikrobiyal raf ömrü etkileri incelenmi tir. Elde edilen film örneklerinde karakterizasyon çal malar kapsam nda film kal nl , temas aç s , nem içeri i ve kuru madde yo unlu u, su buhar geçirgenli i, çekme dayan m ve uzama katsay s , filmin renk özellikleri, antioksidan aktivite (DPPH ve ABTS), FT-IR, SEM, termal gravimetrik analiz (TGA), biyobozunurluk ve antimikrobiyal aktivite analizleri üzerinde çal lm t r. Yap lan analizler sonucunda, filmlerdeki YÇ ve YÇA özütleri ilave oranlar ile ili kili olarak filmlerin hidrofilik karakterinin ve toprakta biyolojik olarak parçalanabilirli inin artt tespit edilmi tir. YÇ ve YÇA ekstraktlar içeren SA film örneklerinde ekstrakt n polimer matris içinde homojen da lmad ve ekstrakt konsantrasyonunun art n n filmlerin çekme mukavemetini azaltt belirlenmi tir. Film örneklerinin antioksidan analiz sonuçlar na göre, ABTS antioksidan kapasiteleri 79,98 733,89 µmol TE/mg film olarak bulunmu iken DPPH radikal süpürme kapasiteleri %9,91 50,84 olarak belirlenmi tir. Örneklerin toplam fenolik madde içerikleri ise 19,93 113,88 mg GEA/100g film olarak tespit edilmi tir. YÇ ve YÇA içeren filmlerin hem Gram pozitif hem de Gram negatif bakterilere kar dikkate de er antibakteriyel aktivite göstermi oldu u, en yüksek antibakteriyel aktivitenin ise 24,50±0,70 mm zon çap ile %4 oran nda YÇ içeren film örnekleriyle B.cereus'a kar sa land belirlenmi tir. Ayn zamanda en yüksek antimikrobiyal aktivite yakla k olarak 1,65 log KOB/mL'lik bir inaktivasyonla B.cereus'a kar %4 YÇA ekstrakt içerdi i tespit edilmi tir. Sonuç olarak YÇ ve YÇA ile zenginle tirilmi sodyum aljinat bazl yenilebilir filmlerin g da ambalaj olarak kullan m potansiyeli bulunmaktad r
Türkiye beden e itimi ö retmenleri çevrim içi ö renme toplulu u öncüleri mesleki geli im yans malar
Amaç: Türkiye de beden e itimi ve spor ile alakal sosyal medya ortamlar nda belirli bir
takipçiye hitap eden sosyal medya öncülerinin deneyimlerini incelemek amaçlanm t r.
Gereç ve Yöntem: Bu çal ma nitel ara t rma yöntemlerinden olgu bilim (fenomenoloji)
ara t rmas d r. Ara t rmaya çevrim içi ö renme alan nda ön plana ç km , sosyal medyay
ve çevrim içi ö renme alanlar n aktif olarak kullanan, ya lar 29 ile 50 aras nda de i en,
6 erkek 2 kad n sosyal medya öncüsü 8 beden e itimi ö retmeni kat lm t r. Veriler,
beden e itimi ö retmenlerinin, pandemi dönemi ve devam nda yüz yüze e itimden
k smen ve tamamen ayr kald klar dönemde çevrim içi ö renme ortamlar nda
kar la t klar durumlar de erlendirmek için aç k uçlu sorular kullan larak çevrim içi
ortamlarda toplanm t r.
Bulgular: Uzaktan e itim sürecinde ve devam nda çevrim içi ö renme topluluklar ndaki
sosyal medya öncüsü beden e itimi ö retmenlerinin mesleki geli im yans malar n
incelemek için yap lan çal mada 3 farkl seviyede sorular sorulmu tur: Bireysel seviye
(içsel ve d sal), sosyal seviye (yerel okul toplulu u, çevrim içi e itimci toplulu u), fiziki
çevre seviyesi (kültür ve toplum). Sorular çerçevesinde verilen cevaplar analiz
edildi inde 3 tema ortaya ç km t r: Mesleki geli im, çevrim içi davran , çevrim içi
ö renme.
Sonuç: Çevrim içi ö renme topluluklar na öncülük eden kat l mc lar alanla ilgili
yapt klar payla mlarla kendilerini ve di er grup üyelerini güncel tutmakta, grup
üyelerinin talep ve isteklerine cevap vermektedirler. Uzaktan e itim sürecinde daha çok
ihtiyaç duyulan çevrim içi gruplarda alanla ilgili planlama ve yönlendirme k s mlar nda
sorumluluk alm lard r
F nd k sütü ilaveli probiyotik yo urt üretimi ve baz kalite özelliklerinin belirlenmesi
F nd k kendi ba na fonksiyonel bir g da olarak olmakla birlikte dünya markalar ile rekabet edebilmek ad na f nd k men eili yeni ürünlerin üretimi için Ar-Ge çal malar büyük önem arz etmektedir. Bu çal mada farkl oranlarda (%10, 20, 30, 40 ve 50) f nd k sütü ilave edilen probiyotik yo urt üretimi yap larak, ürünlerin buzdolab s cakl nda 21 günlük depolama süresi boyunca, depolaman n 1, 7, 14 ve 21 günlerinde fizikokimyasal, tekstürel, mikrobiyolojik ve biyoaktif özellikleri (toplam fenolik madde miktar ve antioksidan kapasiteleri) belirlenmi tir.Yap lan analizler sonucunda örneklerin kurumadde de erleri % 12,22±0,65 16,43±0,82; kül de erleri % 0,43±0,10 0,81±0,00; protein de erleri % 3,35±0,35 4,60±1,63; pH de erleri 4,22±0,00 5,16±0,00; titrasyon asitli i (%LA) de erleri 0,57±0,11 0,74±0,03; serum ayr lmas de erleri (mL/25 g) de erleri 5,00±0,00 8,00±0,70; su aktivitesi de erleri 0,9834±0,00 0,9985±0,00; L* de erleri 64,42±0,17 75,45±0,08, a* de erleri -1,57±0,10 1,42±0,08, b* de erleri 9,41±0,43 12,51±0,10, E* de erleri ise 21,88±0,77 32,37±0,76 aras nda de i ti i tespit edilmi tir.Örneklerin gözenek yap s de erlendirildi inde, yaln zca inek sütü ile yap lan probiyotik yo urt örnekler, yüksek oranda görünür bo bo luklara sahip süreksiz dallanm a olarak sergilerken, inek sütüne ilave edilen f nd k sütü oran n n art na ba l olarak yap n n daha homojen ve pürüzsüz oldu u görülmü tür. Ürünlerin sertlik, konsistens (k vam), iç yap kanl k ve viskozite indeksi de erlerinin ilave edilen f nd k sütü oran na ba l olarak istatiksel olarak anlaml bir art gösterdi i tespit edilmi tir. Yo urt örneklerinin TMAB de erleri 8,04 9,58 log KOB/g; örneklerinin LAB de erleri 7,20 8,58 log KOB/g; S. thermophilus say s 6,14 7,75 log KOB/g; toplam maya-küf de erleri 0,30 1,39 log KOB/g aras nda de i im göstermi tir. Örneklerin toplam fenolik madde içerikleri 28,98 155,29 mg GAE/L, DPPH radikal süpürme aktivite de erleri % 2,87 46,59 aras nda de i ti i tespit edilmi tir. Çal ma bulgular m z genel olarak de erlendirildi inde, yo urdun potansiyel sa l k yararlar n art rmak için f nd k sütü kullan m alternatif bir seçenek olabilece i dü ünülmektedir
Kolon adenokarsinomlar nda KRAS mutasyon durumunun klinik veriler ile kar la t r lmas
KRAS onkogeni mutasyonlar , farkl popülasyonlarda farkl frekanslarda olmak üzere kolorektal kanserlerin yakla k %40 ila %60` nda görülmektedir. KRAS geninde en yayg n görülen mutasyonlar kodon 12 ve kodon 13 mutasyonlar d r ve bu mutasyonlar n anti-epidermal büyüme faktörü reseptörü antikorlar na kars olumsuz yan t ile ba lant l oldu u belirlenmi tir. Dolay s yla, tümörlerdeki KRAS mutasyon durumunun belirlenmesi kolorektal kanser tedavi stratejilerinin planlanmas ve kolorektal kanserin yönetilmesi ac s ndan çok önemlidir. Bu çal mada kolorektal kanser vakalar nda KRAS mutasyonu görülme s kl ve mutasyon durumunun di er klinikopatolojik özelliklerle ili kisi incelenmi tir. Çal maya dahil edilen olgular n %42,6'si KRAS pozitif, %57,4`ü KRAS negatiftir. Çal maya dahil edilen olgular da tespit edilen en yayg n mutasyon G12D mutasyonudur. Bizim olgu grubumuzda, erken ya ta görülen kolorektal kanser vakalar ile, mutasyon da l m aras nda ve erken ya ta görülen kolorektal kanser vakalar ile mutasyonlar n gerçekle ti i kodonlar n da l m aras nda istatistiki olarak anlaml ili kiler tespit edilmi tir. Tip 1 hata de eri 0,1 al nd nda, KRAS mutasyon durumu ile Grade aras nda ve Ya grubu ile MSI durumu aras nda da istatistiki olarak anlaml ili kilerin bulundu u tespit edilmi tir. Çal mam zda, Türk popülasyonundan olu an bu kohort üzerinde KRAS mutasyon da l m n n ve KRAS mutasyon türlerinin klinikopatolojik özelliklerle ili kisi incelenmi ve bu ili kilerin literatürle uyumlu oldu u tespit edilmi tir
Giresun ilinin ekoturizm potansiyelinin incelenmesi
Ara t rman n temel amac , Giresun da ya ayan yerel halk n ekoturizm hakk ndaki
alg s ve Giresun un ekoturizm potansiyeli aras ndaki ili kiyi ortaya koymakt r. Elde
edilen bulgular sonucunda bu çal ma, ekoturizm alan nda yap lacak planlama
çal malar na k tutmas ve literatüre katk sa lamas ve Giresun un ekoturizm
potansiyeli konusunda yerel halk n ekoturizme bak aç s n ortaya koymas bak m ndan
önemlidir. Ara t rmada yerel halk n ekoturizm alg s n ölçmek için 600 kat l mc ya anket
uygulanm t r ve uygulanan anketlerden geçerli olan anket say s 508 dir. Ara t rmada
veri toplama tekni i olarak anket formu kullan lm t r. Ara t rman n evrenini Giresun ili
merkez ve ilçelerinde ya ayan yerel halk olu turmaktad r. Ara t rma sonuçlar n n elde
edilmesi ve yorumlanmas hususunda, demografik faktörler de erlendirilmi , ortalama
(mean) analizi, ölçekler için güvenirlik analizi, demografik faktörlerin ölçekle ili kisini
belirlemek amac yla t-testi ve tek yönlü varyans analizi (anova testi) yap lm t r. Elde
edilen analiz sonuçlar na göre cinsiyet ve ekoturizm alg s aras nda anlaml bir farkl l k
bulunmu tur. Ara t rma kapsam nda gerçekle tirilen tek yönlü varyans analizi (anova)
sonuçlar na göre; ya ve ekoturizm alg s aras nda, meslek durumu ve ekoturizm alg s
aras nda anlaml bir farkl l k bulunmu tur
K rg zistan'da 2010 y l sonras ya anan siyasal, sosyal, ekonomik geli meler nda Türkiye ve K rgizistan ili kileri
Tez kapsam nda öncelikle K rg zistan Cumhuriyeti nin genel görünümü
sunulmu tur. K rg zistan Cumhuriyeti nin tarihsel süreci de erlendirilmeye çal larak
siyasi ve idari yap s ndan bahsedilmi tir ve egemen ülkenin anayasa maddelerine
de inilmi tir. K rg zistan Cumhuriyeti nin uluslararas kurum, kurulu lar ve
anla malarda göstermi oldu u rollerine dikkat çekilmeye çal larak uluslararas ili ki
durumu de erlendirilerek, realist bak aç s yla yorumlanm t r.
Terörizm, s n r sorunlar , kaçakç l k ve a r dinci ak mlar ile verdi i
mücadelede bölgenin güç çemberine dikkat çekilmeye çal larak sivil toplum
kurulu lar ve uluslararas kurulu lar n politikalar na dikkat çekilmeye çal lm t r.
Transatlantik Devletlerin K rg zistan jeostratejik olarak ne denli k ymetli
gördü ü ve olas bir sava ta hangi konumda kullanabilece i geçmi te ya anan
Afganistan Sava özelinde anlat lmaya çal lm t r
Çevrimiçi çocukluk: Cinsiyetlendirilmi (öz) temsillerin yeniden üretimi
nternet, çocuklar n hayat n n ayr lmaz bir parças olmu tur. Televizyon, cep
telefonlar ve bilgisayarlar, her an çocuklar n çevrelerini ku atarak, çevrimiçi
oyunlardan reklamlara kadar, sosyal medyan n sundu u içeriklerle çocuklar
gerçeklik ve sanall n içiçe geçti i bir dünyaya çekmektedir.
Dijital medya, sundu u dünya ile yeni kültürler yaratmakta, mevcut kültürleri
güncellemekte, belki de bu kültürleri ve kurallar aktarmak için kilit bir rol
üstlenmektedir. Bu ba lamda Goffmann n sözünü etti i benli in sunumu ,
gündelik ya amda cinsiyetlendirilmi çocukluk olarak da ekillenen çocukluk
kültür(ler)inin sanall k ve gerçeklik aras nda gidip-gelen teknolojinin sundu u
dijital mekânlarda dolayl olarak çocuklara ya ad klar deneyimler ile tekrarlanan
bir benlik geli tirmelerine neden olmaktad r.
Dijital mekanlarda deyimlenen benli in geli imi, çocu un dijital benli i
ile öz benli i aras nda yeniden müzakere etmesine neden olabilmektedir.
Ara t rma bu duruma çocuk haklar ba lam nda bir de erlendirme yapmay
hedeflemektedir. Çocuklar n içerik üreticisi olmalar asl nda sosyal medyada var
olma haklar n n, kat l m haklar n n do urdu u bir gerçekken, ayn zamanda dijital
benlikleri ve öz benlikleri aras ndaki müzakere sorumlulu undan korunma haklar n n
da var oldu u vurgulanmaktad r