Giresun University Institutional Repository
Not a member yet
5771 research outputs found
Sort by
Liderlik tarzlar n n örgütsel ba l l a etkisinde örgütkültürünün arac l k rolü, Trabzon Giresun, Ordu illerindeilkokul, ortaokul ve liselerdeki ö retmenler üzerindegerçekle tirilen bir alan ara t rmas
Örgütlerin amaçlar na ula abilmesi için, örgütsel süreçlerin sa l kl bir ekilde i letilebilmesi önem arz etmektedir. Bundan dolay , örgütsel süreçlerin iyi bir ekilde planlanmas ve organize edilmesi, sahip olunan kaynaklar n etkin bir ekilde kullan labilmesi, en yüksek seviyede örgütsel faaliyetlere aktar labilmesini gerektirmektedir. Günümüzde örgütlerin en önemli kayna olarak görülen insan kayna n n, çal anlar ile örgüt aras nda kurulacak ba lar ile örgütsel süreçlere etkin bir ekilde dahil edilebilece i varsay lmakta, bu ba l l k ise örgütsel ba l l k kavram içinde ele al nmaktad r. Örgütsel ba l l k kavram genel manada, çal anlar n bulunduklar örgütün süreçlerine etkin bir ekilde kat lmas olarak dü ünülmektedir. Literatürde, genel olarak çal anlar n bulunduklar örgüte ba l l klar ile ilgili, liderlik tarzlar ve örgüt kültürü faktörleri eklinde ele al nan, yap sal ve yönetimsel faktörler ön plana ç kmaktad r. Bir liderin, liderlik tarz n belirlerken çal anlar n örgüte ba l l klar n art rabilmek ve böylece örgüt içerisinde verimlili i yükseltmek için astlar n iyi tan mas gerekmektedir. Bu ancak çal anlar n ve örgütün bulundu u çevrenin kültürel kodlar n n liderler taraf ndan iyi bilinmesi ile mümkün olabilmektedir. Bu ba lamda Orta ve Do u Karadeniz de yer alan Ordu, Giresun ve Trabzon illerinde Milli E itim Bakanl na ba l , ilkokul, ortaokul ve liselerde görev yapan ö retmenlerin alg lad klar liderlik tarzlar n n örgütsel ba l l klar ile ili kisi ve bu ili kide örgüt kültürünün arac l k etkisi incelenmi tir. Daha önce bu üç ilde görev yapan ö retmenlerin alg lad klar liderlik tarzlar , örgütsel ba l l klar ve kurumlar n örgüt kültürleri kar la t rmal olarak ele al nmad ndan, bu ara t rman n illerde görev yapan yöneticilere, liderlik tarzlar n belirlerken k tutaca dü ünülmektedir. Bu çal ma kapsam nda, Ordu ilinde görev yapan 398 ö retmen, Giresun ilinde görev yapan 376 ö retmen ve Trabzon ilinde görev yapan 418 ö retmen anketimize cevap vermi tir. Analizler neticesinde, liderlik tarzlar ile çal anlar n örgütsel ba l l klar aras nda anlaml bir ili kinin oldu u, örgüt kültürü ile çal anlar n örgütsel ba l l klar aras nda anlaml bir ili kinin bulundu u ve liderlik tarzlar ile çal anlar n örgütsel ba l l klar aras ndaki ili kide örgüt kültürünün arac bir de i ken oldu u sonucuna ula lm t
Limanlarda etkinli in art r lmas nda ak ll lojistik ba ar kriterlerinin a rl kland r lmas ve en ideal süreç yönetimi yakla m n n seçimi: Samsun ili örne i
Küresel pazarlar n ortaya ç kmas ve rekabetin küreselle mesi ile her sektör hatas z ve maksimum etki sa layacak ekilde çal mak zorunda kalm t r. Bu zorunluluklar göz önüne al nd nda ak ll lojistik, yeni mü teri beklentileri, yeni i modelleri ve stratejileri, mevcut pazarda öncülük ve yeni pazar aray lar n kapsayan çok geni ve dinamik bir yap ya sahip olarak lojisti i dijital ortama göre yeniden yap land rm t r. Ak ll lojistik olarak adland r lan süreç; insan kaynakl hatalar n minimuma indirildi i, yapay zekâ, nesnelerin interneti ve siber fiziksel sistemler gibi teknolojilerin içerisinde yer ald bir yeniliktir. Bu sayede tüm süreçlerin izlenebilirli i ve effafl artmakta ve yeni bir lojistik yap s ortaya ç kmaktad r. Bu çal mada limanc l k sektörünün ak ll lojistik ba ar kriterleri ile etkinli inin art r lmas na ve mevcut potansiyellere odaklan lmaktad r. Bu kapsamda Samsun ilinde faaliyet gösteren Samsunport liman ve liman mü terisi olan lojistik firmalar ile yap lan görü meler sonucunda SuperDecisions program nda kriter a rl kland rma analizi gerçekle tirilmi ve ilgili literatür taranm t r. Elde edilen bulgulara çal man n dördüncü bölümünde yer verilmi tir. Bu amaçla, ilk olarak literatür ara t rmas yla ak ll lojistik ba ar kriterleri belirlenmi tir. Uygulaman n ilk a amas nda AHP yöntemi ile belirlenen kriterler a rl kland r lm t r. Kriter kar la t rmas yap larak liman etkinli inin art r lmas nda en yüksek ve en dü ük öneme sahip kriter belirlenmi tir. kinci a ama da ise MAUT yöntemi ile en ideal süreç yönetimi yakla mlar alternatif olarak de erlendirilmi ve önem derecesine göre s ralanm t r. Bu nedenle söz konusu literatür incelendi inde irketlerin limanlar n etkinli inin art r lmas nda ak ll lojistik ba ar kriterlerinin a rl kland r lmas üzerine az say da çal ma oldu u belirlenmi ve limanc l k sektörüne yap lm herhangi bir çal maya rastlanmam t r. Buradan hareketle bu çal man n amac , limanc l k sektörünün ak ll lojistik ba ar kriterlerine göre a rl kland r lmas na yönelik yeni bir yakla m sunmak olarak belirlenmi tir
Sosyal bilgilerde derin ekoloji temelli s n f d e itim uygulamalar n n akademik ba ar , çevreye yönelik tutum ve görü ler üzerindeki etkisinin incelenmesi
Bu çal mada 6. S n f Üretim, Da t m ve Tüketim ö renme alan kazan mlar n n derin ekoloji yakla m ile i lenmesi sa lanmaya çal lm t r. Tüm etkinlikler Cornell'in ö renme döngüsüne göre alt haftay kapsayacak ekilde haz rlanm t r. Çal mada karma yönteme göre hareket edilmi , nicel ve nitel ölçme araçlar na da yer verilmi tir. Çal mada kullan lan akademik ba ar testi ara t rmac taraf ndan geli tirilmi , tutum ölçe i ise geli tiren ara t rmac dan izin al narak kullan lm t r. Deney ve kontrol grubu ö rencileri, ö retmenler ve kolayla t r c lar ile görü ülmesi için görü me formu haz rlanm t r. Portfolyolarda yer alan ödevleri de erlendirebilmek için bütüncül de erlendirme anahtarlar haz rlanm ve öz de erlendirme formlar ise yine ara t rmac taraf ndan haz rlanm t r. Çal madan elde edilen bulgulara göre akademik ba ar ve çevreye yönelik tutum boyutunda incelendi inde deney ve kontrol gruplar n n, ön test, son test ve kal c l k testleri üzerindeki etkisinin anlams z oldu u görülmü tür. S n f d e itim uygulamalar ile ö rencilerin akademik ba ar lar ve çevreye yönelik tutumlar nda art sa lanm ve aradan geçen iki ay sonras nda da kal c l n devam etti i saptanm t r. Deney ve kontrol grubu ö rencilerinin s n f d e itim sürecine ili kin olumlu görü ve dü ünceler içinde olduklar , deney grubu ö rencilerin derin ekoloji ve onunla ilintili konular hakk nda daha somut ve gerçe e yak n aç klamalar yapt klar saptanm t r. Ö retmenlerin ve kolayla t r c lar n da s n f d e itim uygulamalar sürecinin olumlu etkilerine ili kin aç klamalar yapt klar görülmü tür. Portfolyolardan elde edilen sonuçlara göre deney grubu ö rencilerinin süreçteki akademik ba ar lar n n daha fazla oldu u, bunun da birinci elden deneyimler edinmenin olumlu etkilerinden kaynakland dü ünülmektedir. S n f d e itim uygulamalar na e itim ö retim süreçlerinde daha s k yer verilebilir. Bu çal ma kapsam nda geli tirilen etkinliklerin farkl okullarda, uygun ö renme ortamlar nda uygulanmas sa lanabilir
Prometrinin anojenik, klastojenik ve multi-toksik etkilerinin ara t r lmas
Herbisitler, verim ve ürün kalitesi üzerindeki olumlu etkilerine ek olarak hedef olmayan organizmalar üzerinde toksik etkilere sahiptir. Bu çal mada, prometrin herbisidinin Allium cepa L.'de çok yönlü toksisite profili incelenmi tir. Bu kapsamda 4 farkl grup olu turulmu tur. Kontrol grubu (Grup I) distile su ile çimlendirilirken, Grup II, III ve IV s ras yla 200 mg/L, 400 mg/L ve 800 mg/L prometrin ile çimlendirilmi tir. 72 saatlik çimlenmeden sonra kök ucu hücrelerinde sitogenetik, biyokimyasal, fizyolojik ve anatomik de i iklikler incelenmi tir. Biyokimyasal etkiler, malondialdehit, glutatyon, süperoksit dismutaz ve katalaz seviyeleri incelenerek belirlenmi tir. Kök ucu hücrelerinde malondialdehit düzeylerinde art , glutatyon düzeyinde azalma, süperoksit dismutaz ve katalaz aktivitelerinde de i iklikler prometrinin oksidatif hasara neden oldu unu göstermektedir. Prometrin uygulamalar sonras nda gözlenen mitotik indeks de erlerindeki azalma ve mikronükleus ve kromozomal anormalliklerin s kl ndaki art sitotoksik ve genotoksik etkilere i aret etmektedir. Bu çal mada uygulanan prometrin konsantrasyonlar n n mitotik indekste %7,3 ile %27,1 aras nda azalmaya neden olmas subletal etkiyi göstermektedir. Moleküler doking analizi ile prometrinin DNA'daki çe itli bazlarla etkile erek yap sal karars zl a neden oldu u belirlenmi tir. Çimlenme oranlar , kök uzamas , a rl k art ve yaralanma oranlar incelenerek fizyolojik de erlendirme yap lm t r. 800 mg/L prometrin uygulanan grupta son a rl n kontrol grubuna göre %23,8 daha dü ük oldu u belirlenmi , çimlenme yüzdesinin %59,1 ve kök uzunlu un n ise %87,3 azald tespit edilmi tir. Tüm bu anormallikler kök anatomisindeki de i ikliklerle paralel bir seyir izlemi tir. Prometrin uygulanan kök ucu hücrelerinde epidermis hücre hasar , yass la m hücre çekirde i, korteks hücre hasar , korteks hücre duvarlar nda kal nla ma ve belirsiz vasküler doku gibi anormallikler tespit edilmi tir. Sonuç olarak prometrinin hedef d canl larda çok yönlü toksisiteye neden oldu u, Allium cepa'n n ise toksisitenin belirlenmesinde kullan l bir biyoindikatör organizma oldu u saptanm t r
3-6 ya grubu çocuk kitaplar ndaki içeriklerin ve illüstrasyonlar n çocuk haklar aç s ndan incelenmesi
Erken çocukluk dönemi, ki ilik geli imindeki temellerin at ld dönemdir ve bu ya larda çocuk haklar n n ö renilmesi gelecekte kendi haklar n ve ba kalar n n haklar n savunan bireyler yeti mesini sa lar. Çocuk haklar n içeren nitelikli çocuk kitaplar , çocu un haklar n ö renmesinde en önemli araçlardand r. Bu ara t rman n amac , 3-6 ya grubu için yay nlanan çocuk kitaplar ndaki içeriklerin ve illüstrasyonlar n çocuk haklar aç s ndan incelenmesidir. Ara t rma 2022-2023 e itim ö retim y l nda yap lm t r. Ara t rmada nitel ara t rma yakla mlar ndan doküman incelemesi deseni kullan lm t r. Ara t rma verilerinin çözümünde nitel ara t rma yakla mlar ndan içerik analizi tekniklerinden yararlan lm t r. Ara t rmada Artvin Hopa ilçe halk kütüphanesinde yer alan 3-6 ya çocuklar na yönelik yay mlanm resimli çocuk kitaplar çal man n dokümanlar n olu turmu tur. Amaçsal örnekleme (ölçüt örneklem) yöntemi ile seçilen 50 kitap veri kayna al narak çocuk haklar n n yans t ld illüstrasyonlar ve metinler çözümlenmi tir. Ara t rma sonunda incelenen resimli çocuk kitaplar nda çocuk haklar yla ilgili olarak metin içeriklerinde en çok kat l m hakk na, daha sonra s ras yla ya ama, geli me ve korunma hakk na yer verildi i sonucuna ula lm t r. Kitaplar n illüstrasyonlar nda ise en çok ya ama hakk na, daha sonra s ras yla kat l m, geli me ve korunma hakk na yer verildi i sonucuna ula lm olup bu sonuçlara ba l olarak birtak m öneriler sunulmu tur
Manganez toksisitesinin allium testi ile ara t r lmas : Fizyolojik, sitogenetik, biyokimyasal ve anatomik de erlendirme
Bu çal mada, organizmalar n metabolik faaliyetlerinin devam için mutlaka gerekli eser elementlerden biri olan manganezin (Mn) a r dozlar n n te vik etti i toksisite Allium testi yard m yla ara t r lm t r. Toksisite fizyolojik (çimlenme yüzdesi, kök uzunlu u, a rl k kazan m ), sitogenetik (mitotik indeks=MI, mikronukleus=MN, kromozomal anormallikler), biyokimyasal (malondialdehit=MDA, süperoksit dismutaz=SOD, katalaz=KAT) ve anatomik (kök ucu meristematik hücre hasarlar ) parametreler yard m yla ara t r lm t r. Allium cepa L. bulblar bir kontrol ve üç uygulama olarak, toplam dört gruba ayr lm t r. Kontrol grubu çe me suyu, uygulama gruplar ise Mn'nin 250, 500 ve 1000 µM dozu ile çimlendirilmi tir. Çimlendirme i lemi 72 saat süresince aral ks z devam ettirilmi tir. Süre sonunda kök uçlar toplanm , distile suda y kanm ve rutin preparasyon teknikleri yard m yla mikroskobik ve spektrofotometrik analizler için haz r hale getirilmi tir. Sonuçta, en yüksek çimlenme yüzdesi, kök uzunlu u, a rl k kazan m ve MI ile en dü ük MN s kl , kromozomal hasar say lar , MDA düzeyi, SOD ve KAT enzim aktiviteleri kontrol grubunda (grup I) belirlenmi tir. Mn maruziyeti ise doza ba l olarak, fizyolojik parametre de erlerinde azalmaya, sitogenetik (MI hariç) ve biyokimyasal parametre de erlerinde ise art a neden olmu tur. Mn maruziyeti kök ucu meristem hücrelerinde fragment, yap kan kromozom, vagrant kromozom, kromatinin e it olmayan da l m ve köprü eklindeki kromozomal anormallikler ile epidermis hücre hasar , yass la m hücre çekirde i, korteks hücre hasar ve korteks hücre çeperinde kal nla ma eklindeki anatomik hasarlar te vik etmi tir. Sonuç olarak, eser element olan Mn'nin a r dozlar n n fizyolojik, sitogenetik, biyokimyasal ve anatomik toksisiteye neden oldu u ve A. cepa test materyalinin ise bu toksisitenin belirlenmesinde güvenilir bir biyo-indikatör oldu u tespit edilmi tir
Unit power lindley da l m
Bu tez çal mas nda, unit da l mlardan yola ç k larak, literatürde var olan power Lindley da l m üzerinde uygun dönü üm i lemleri yap lm ve birim aral a çekilerek Un t Power Lindley (UPL) da l m önerilmi tir. UPL da l m na ait olas l k yo unluk fonksiyonu (pdf) ve kümülatif da l m fonksiyonu (cdf) ile birlikte da l ma ait çe itli özellikler incelenmi tir. UPL da l m n n parametreleri en çok olabilirlik (ML), en küçük kareler (LS), a rl kland r lm en küçük kareler (WLS), cramér-von mises (CVM), anderson darling (AD) ve right-tail anderson darling (RAD) tahmin edici yöntemleri kullan larak tahmin edilmi tir. Tahmin edicilerin performanslar , farkl parametre de erleri ve farkl örneklem büyüklükleri için simülasyon çal mas ile kar la t r lm t r. En iyi sonuçlar veren tahmin edici yönteminin ML tahmin edici yöntemi oldu u sonuca var larak bu tahmin yöntemi gerçek veri setine uygulanm ve birim aral a sahip olan Kumaraswamy da l m (KM), Beta da l m ve Unit Lindley da l m (UL) ile kar la t r lm t r. Kar la t rmalardan elde edilen sonuçlar ve grafikler do rultusunda, tez çal mas nda önerilen UPL da l m n n performans n n di er da l mlardan daha etkin oldu u sonucuna var lm t r
E-ticarete markala ma süreci ve bir uygulama
çinde bulunmakta oldu umuz 21. yüzy lda teknoloji alan nda ya anan geli meler çok h zl olmaktad r. Günümüzde birçok konuda eski dönemlere göre daha fazla yenilikler ortaya ç kmaktad r. Teknoloji geçmi ten günümüze kavram n sürdüren bir olgudur. Teknoloji küreselle en pazar piyasas nda rekabet için önemli bir yere sahiptir. nternet ve bili im teknolojilerinin geli mesiyle birlikte, günümüz modern dünyada olmazsa olmaz kavram haline gelmi ve küresel boyutta bilgi ula m ve ürün pazarlamas için önemli bir kayna a dönü mü tür. Teknolojinin geli mesi, internetin ortaya ç kmas ve bili im kaynaklar n n artmas akabinde e-ticaret olgusunu meydana getirmi tir. Bu çal mada; e-ticarette hizmet vermekte olan n11 ve Trendyol firmalar n n toplam kalite ve güvenlik, kargo ve geri dönü üm, mü teri hizmetleri, web sitesi planlama ve yöntem, marka ba l l özellikleri yönünden kar la t rarak incelenip elde edilen bulgular sonuca aktar lm t r. Sonuçta yer alan bilgiler nda e-ticaretin geli im süreci ve e-ticarette markala ma süreci hakk nda bilgi vermek amaçlanm t r. Akabinde iki e-ticaret markas anket üzerinden kar la t r larak marka sadakatinin sat n alma iç güdüsüne etkisi incelenmi tir. Markalar n güven durumunun sat n alma te viki incelenmi tir. Bu çal man n as l amac ; Trendyol ve n11 firmalar n n toplam kalite ve güvenlik, kargo ve geri dönü üm, mü teri hizmetleri, web sitesi planlama ve yöntem, marka ba l l özellikleri yönünden anket yolu ile kar la t rarak hangi firma hangi özellikte daha önde onu belirlemek ve marka sadakatinin sat n alma te vikini incelemektir. Çal ma sonucunda elde edilen bulgularda, güvenlik özellikleri ve toplam kalite yönetimi, kargo yönetimi ve geri dönü süreci, mü teri hizmetlerine ve giri imcilere sa lanan olanaklar, web sitesinin önemi ve markaya duyulan güvenin, marka ba l l nda tüketiciler üzerinde pozitif etkiye sahip oldu u görülmektedir. Sat n alma içgüdüsünü olu turan e-ticaret markalar marka ba l l ve marka sadakati olu turmaktad r
Üniversite ö rencilerinin fiziksel aktivite durumuna göre psikolojik sa laml k ve mutluluk düzeylerinin incelenmesi (Tokat ili örne i)
Amaç: Bu Ara t rma, Tokat il merkezinde ö renim gören üniversite ö rencilerinin
fiziksel aktivite durumuna göre psikolojik sa laml k ve mutluluk düzeylerinin çe itli
de i kenler aç s ndan kar la t rmak, fiziksel aktivite, psikolojik sa laml k ve mutluluk
düzeyleri aras ndaki ili kiyi belirlemektir.
Gereç ve Yöntem: Ara t rma grubunu 2021-2022 ö retim y l nda Gaziosmanpa a
üniversitesinde ö renim gören basit rastgele örnekleme yöntemi ile seçilen ve
ara t rmaya gönüllü olarak kat lan toplam 496 ö renci olu turmu tur. Veri toplama
arac olarak Ki isel Bilgi Formu , K sa Psikolojik Sa laml k Ölçe i , Oxford
Mutluluk Ölçe i (K sa Formu) Uluslararas Fiziksel Aktivite Anketi (IPAQ)-K sa
Formu kullan lm t r. Verilerin analizinde öncelikle normallik analizi sonras nda ise
tan mlay c analizler, ba ms z gruplar t testi, Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA)
Post Hoc LSD, Welch testi Post Hoc Tamhane, Pearson korelasyon analizi ve basit
do rusal regresyon analizi uygulanm t r. Ara t rma analizler SPSS program ile
yap lm ve veriler 0,5 düzeyinde de erlendirilmi tir.
Bulgular: Ara t rmaya kat lan ö rencilerin fiziksel aktivite, psikolojik sa laml k ve
mutluluk düzeylerinin cinsiyete, mobil fitness uygulamas kullanma durumuna, s n f
düzeyine göre istatistiksel olarak bir farkl la man n olmad bulunmu tur. Düzenli
aktivite yapanlar n fiziksel aktivite ve mutluluk durumlar n n yapmayanlara göre
istatistiksel olarak anlaml düzeyde yüksek oldu u görülmü tür. Fiziksel aktivite
yapanlar n aktiviteyi yapt alan türüne göre kar la t r lmas nda aç k alanda aktivite
yapanlar n fiziksel aktivite ve mutluluk düzeylerinin kapal alanlarda yapanlardan
yüksek oldu u belirlenmi tir. Fiziksel aktivite ve mutluluk düzeyinin ya ve ikametgâh
durumuna göre ise istatistiksel olarak farkl la t fakat psikolojik sa laml n bu
de i kenlere göre farkl la mad tespit edilmi tir. Kat l mc lar n fiziksel aktivite
durumunun gelir düzeyine göre farkl la mad , psikolojik sa laml k ve mutluluk
düzeyinin ise farkl la t bulunmu tur. Fiziksel aktivite ile mutluluk; psikolojik
sa laml k ve mutluluk aras nda istatistiksel olarak anlaml ili ki oldu u, fiziksel
aktivitenin mutlulu u artt rd görülmü tür
Aç k kalp ameliyat olan hastalarda a r ve hareket korkusunun incelenmesi
Amaç: Ara t rma, aç k kalp ameliyat olan hastalarda a r ve hareket korkusunun incelenmesini amac yla tan mlay c olarak gerçekle tirildi. Gereç ve Yöntem: Ara t rma, Çorum il merkezinde yer alan Erol Olçok E itim ve Ara t rma Hastanesi'nde yürütülmü tür. Ara t rma örneklemini 17 Ocak 2022 15 ubat 2023 tarihleri aras nda Çorum Erol Olçok E itim ve Ara t rma Hastanesi kalp ve damar cerrahi servisinde yatmakta olan aç k kalp cerrahisi geçirmi 170 hasta ile gerçekle tirildi. Veriler 'Hasta Soru Formu', 'Tampa Kinezyofobi Ölçe i (TKÖ)' ve 'Görsel K yaslama Ölçe i (GKÖ)' kullan larak topland . Elde edilen veriler Statistical Package for the Social Sciences 25.0 (IBM SPSS Statistics 25 Software) istatistik program kullan larak analiz edildi. Bulgular: Çal maya kat lan hastalar n Görsel K yaslama Ölçe i (GKÖ) puan ortalamalar 6,16±1,60; Tampa Kinezyofobi Ölçe i (TKÖ) puan ortalamas ise 50,92±7,05 dir. Hastalar n GKÖ a r iddeti ile TKÖ puan ortalamas aras nda istatistiksel olarak anlaml bir ili ki olmad saptand (p>0,05). Aç k kalp cerrahisi geçiren bireylerde e itim durumuna göre GKÖ a r iddeti aç s ndan anlaml bir farkl l k oldu u bulunmu tur (p<0,05). Hastalar n daha önce hastaneye yatma durumlar na göre GKÖ a r iddeti aç s ndan anlaml bir farkl l k oldu u bulunmu tur (p<0,05). Daha önce ameliyat olan hastalar n GKÖ puan ortalamalar n n ameliyat olmayan hastalara göre anlaml olarak daha yüksek oldu u bulundu (p<0,05). Hastalar n medeni durumlar na göre TKÖ puan ortalamalar aç s ndan anlaml bir farkl l k oldu u bulundu (p<0,05). Evli olan hastalar n TKÖ puan ortalamalar n n bekar olanlara göre anlaml olarak daha yüksek oldu u bulundu. Hastalar n beden kitle indeksi ile TKÖ puanlar aç s ndan anlaml bir ili ki oldu u saptand (p<0,05). Sonuç: Aç k kalp cerrahisi olan hastalarda ameliyat sonras a r ile hareket korkusu aras nda istatiksel olarak anlaml bir farkl l k olmad bulunmu tur