Giresun University Institutional Repository
Not a member yet
5771 research outputs found
Sort by
4. s n f ö rencilerinin yer kabu u ve dünya'm z n hareketleri ünitesini ters yüz ö renme modeli (Fl pped classroom) ile ö renmelerinin akademik ba ar lar na etkisi
Bu çal ma, ters yüz ö renme (TYS) modelinin ilkokul 4. s n f ö rencilerinin "Yer Kabu u ve Dünya'm z n Hareketleri" ünitesindeki akademik ba ar lar na ve ö rencilerin bu modele ili kin görü lerine etkisini incelemeyi amaçlam t r. Yar deneysel desenle tasarlanan ara t rmada, deney grubunda 22, kontrol grubunda 22 olmak üzere toplam 44 ö renci yer alm t r. Deney grubunda ters yüz ö renme modeli, kontrol grubunda ise ö retmen merkezli ö retim yöntemi kullan lm t r. Ara t rmada nicel veriler akademik ba ar testi ile toplan rken, nitel veriler yar yap land r lm görü me formu ile toplanm t r. Nicel verilerin analizinde ba ms z örneklem t-testi kullan l rken, nitel verilerin analizinde içerik analizi yöntemi kullan lm t r. Ara t rma sonucunda, ters yüz ö renme modelinin uyguland deney grubu ö rencilerinin akademik ba ar lar , ö retmen merkezli ö retim yönteminin uyguland kontrol grubuna göre anlaml derecede yüksek bulunmu tur (t=-2.729, p=0,009, p<0,05). Ayr ca, deney grubu ö rencilerinin TYS modeline yönelik görü leri incelendi inde ö rencilerin ço unlu unun bu modeli olumlu buldu u ve ö renmelerini kolayla t rd n dü ündükleri tespit edilmi tir
Afet yönetimi çal malar na yönelik bibliyometrik analiz
Afetler, insano lunun do ada ya am n n sa l kl olabilmesi için hep göz önünde bulundurdu u bir olgu olmu tur. Do an n sakinleri afetin olu ma olas l n göz ard etti inde zor durumlara dü mü ve afetin y k c etkisinden kurtulamam t r. Ça m zda afetlerin y k c etkisini ortadan kald rmak veya azaltmak için afetlerin do ru yönetilmesi afet yönetimini zorunlu k lm t r. Çal man n amac afet yönetimi konulu çal malar n bibliyometrik analizini yap p var olan durumu görünür k lmak ve alan yaz na katk sa lamakt r. Web of Science (WOS) veri taban ndan, 2010-2023 y llar aras nda SCI-E (Science Citation Index Expended) indeksinde taran lan article, review, prceeding paper ve book chapter çe idindeki ngilizce dilindeki yay nlar incelenmi tir. Bu ba lamda alan yaz n n görünümü, güncelli i, üretkenli i ve yap lacak çal malara somut bir veri sunabilmek ad na bibliyometrik analiz yöntemi kullan lm t r. WOS program na "disaster management" kelime grubu yaz larak 2010-2023- 15 Kas m tarihini kapsayan 6010 çal maya ula lm , bu veriler VOSviewer program yla y l, kurum, doküman tipleri, ülke, anahtar kelime, kaynak say lar , at f say lar gibi de i kenlere göre haritaland r larak görsel analizi yap lm t r. WOS'ta elde edilen verilere göre en fazla at f alan yay n 2022 y l nda 21.778 at f; doküman tipleri article 5.558 say ve 93,35 yüzdeyle; alan analizi 1.186 say 19,70 yüzdeyle; yazar analizinde yay n say s na göre Ha, Kyo Man 27 çal maya; en çok at f alan makale Smith ve arkada lar 951 makale ile; ülke yay n say lar na göre USA 1.096 say ve 18,21 yüzdeyle, yay n yapan kurum Indian Institute of Technology Lite System 125 say ve 2,08 yüzdeyle; yay n yapan dergiler International Journal of Disaster 406 say s yla; yay nc lar Elsevier 1279; anahtar kelime analizinde disaster management 1648; destek veren ajanslar National Natural Science Foundation of China NSFC 274 say yla analizlerde ilk s rada yer almaktad r
Robotik kodlamalarla zenginle tirilmi matematik derslerinin sosyomatematiksel normlara yans malar
Robotik kodlama e itimi, 21. yüzy l becerilerinden olan mant ksal ak l yürütme becerisini geli tirmenin en etkili yollar ndan biridir. Matematik e itiminde mant ksal ak l yürütmenin önemi dikkate al nd nda robotik kodlaman n matematik derslerine entegre edilmesi ö rencilerin farkl matematik kazan mlar n elde etmesini kolayla t rmaktad r. Bu ba lamda robotik kodlama, matematik e itimine destek veren ve ö renme ortamlar n zenginle tiren bir yöntem olarak kar m za ç kmaktad r. Robotik kodlamalarla zenginle tirilmi matematik derslerindeki mikro kültüre dair daha çok bilgiye ihtiyaç vard r. Bu ba lamda, bu çal man n amac , robotik kodlamalarla zenginle tirilmi matematik derslerinde benimsenen sosyomatematiksel normlar n incelenmesidir. Ara t rman n amac do rultusunda, 7. s n fta ö renim gören 18 ö renci ile be hafta boyunca robotik kodlamalarla zenginle tirilmi matematik dersleri gerçekle tirilmi tir. Bu derslerde, Lego Spike Prime robotlar kullan lm ve "çember ve çember parças n n uzunlu unu hesaplar" kazan m n esas alan be farkl etkinlik yap lm t r. Tasarlanan etkinlikler bir robotik kodlama e itmeni ve bir ara t rmac rehberli inde yürütülmü ve etkinlikler s ras nda ses kayd al nm t r. Etkinlikler s ras nda al nan ses kay tlar ara t rmac ve ba ka iki uzman taraf ndan de erlendirilerek etkinlikler s ras nda görülen sosyomatematiksel normlar ve sosyomatematiksel norm adaylar belirlenmi tir. Çal ma sonucunda, etkinlikler s ras nda en çok benimsenen sosyomatematiksel normlar n "i birli i içinde sorgulayarak, ke federek ve payla arak ö renme", "rehberlik ederek do ru sonucu buldurma", "dü üncelerin özgürce payla lmas ", "ö retmenin farkl çözüm yolu önermesi" normlar oldu u belirlenmi tir. Ortamda benimsenen sosyomatematiksel normlar de erlendirildi inde, robotik kodlamalarla zenginle tirilmi matematik dersinde ö rencilerin rahatça tart abildi i ve ö retmenlerin ö rencilere rehberlik edebildi i demokratik bir ortam n olu tu u ifade edilebilir. Elde edilen sonuçlar ve ara t rman n k s tlar nda, robotik kodlamalarla zenginle tirilmi matematik derslerinin farkl matematik kazan mlar kapsam nda de erlendirilmesi ve robotik kodlamalarla zenginle tirilmi matematik derslerinde ortaya ç kan sosyomatematiksel normlarla geleneksel yöntemlerin uyguland s n flarda ortaya ç kan sosyomatematiksel normlar n kar la t r ld çal malar n yap lmas önerilebilir
Bulan k hiper dimonoidler
Bu tezde, dimonoid cebirsel yap s n n geni lemeleri üzerinde çal lm t r. Dimonoid kavram üzerinde durulup bu cebirsel yap ya dair baz teori ve örnekler verilmi tir. Bulan k dimonoid kavram tan t lm t r. Hiper dimonoid kavram üzerinde durulmu tur. Bir küme üzerinde ikili i lemler yerine bulan k ikili i lemler alarak bulan k hiper dimonoid ad verilen yeni bir cebirsel yap elde ettik. Dimonoid ve yar gruplar ile birlikte olu turulan dimodül cebirsel geni lemesi için gereken artlar üzerinde durulmu tur. Birinci bölümde tezin anla labilmesi için gerekli ön bilgilere yer verilmi tir. kinci bölüm çal mam z n bulgular n içermektedir. Ara t rma bulgular toplamda be k s mdan olu maktad r. Birinci k s m dimonoidler üzerine çal malar içermekte olup bu k s mda dimonoid kavram üzerine baz örnek ve teoremlere yer verilmi tir. Breakable ve Regüler dimonoid kavram tan t lm ve örnek verilmi tir. Dimonoid homorfisi ile ilgili baz teoremler ispatlam t r. Da l ml dimonoid tan m yap lm ve bu tan ma örnekler verilmi tir. Dimonoidin sa , sol idealleri, bi-ideali, quasi-idealleri ve asal idealleri tan mlan p bunlara örnekler verilmi tir. kinci k s mda bulan k dimonoid kavram ortaya konmu tur. Bu yap üzerinde baz teorem ve örneklere yer verilmi tir. De i meli bulan k dimonoid tan m ve bulan k dimonodin idealleri üzerinde durulmu tur. Üçüncü k s mda hiper dimonoid ile ilgili baz tan m ve teoremlere yer verilmi tir. Hiper dimonoidler için idempotent eleman tan m yap lm t r. Alt hiper dimonoid tan m verilip örneklendirilmi tir. Di er k s mlarda oldu u gibi hiper dimonoidlerin ideallerinin tan m yap lm t r. Breakable hiper dimomoid tan m na yer verilmi tir. Hiper dimonoid homomorfisi üzerinde baz teoremlere yer verilmi tir. Dördüncü k s mda hiper dimonoid kavram bulan kla t r lm t r. Bu yap ya örnekler verilmi tir. Son k s mda bir yar grup ve bir monoid üzerinde yeni bir cebirsel yap olarak bir dimodül tan t lmaktad r. Dimodüller, belirli ko ullar alt nda dimonoid ve yar gruplarla ile birlikte olu turulan cebirsel bir geni lemedir. Bu bölümde ayr ca kavram n n baz cebirsel özelliklerine yönelik çal malar ve baz dimodül örnekleri yer almaktad r. Bu tez çal mas n n amac , dimonoidlerin geni lemelerini elde etmektir. Bulan k küme teoresi ile dimonoid cebirsel yap s n birlikte inceleyip yeni bir cebirsel yap elde etmek amaçlanm t r. "Hiper Dimonoidler" adl çal may inceleyip bu yap y detayland rmak amaçlanm t r. Bir yar grup ile dimonoid yap lar n n birlikte olu turdu u cebirsel geni leme olan dimodül kavram n tan tmak amaçlanm t r
Yüksek dozda lityum maruziyetinin te vik etti i çoklu toksisiteye kar s rgan otunun koruyucu rolü
Bu çal mada Allium cepa'da Li2CO3 toksisitesine kar Urtica dioica ekstrakt n n (Udex) koruyucu rolü çimlenme, kök büyümesi, a rl k art , mitotik indeks (MI), malondialdehit (MDA), mikronükleus (MN) antioksidan enzim aktivitesi, kromozomal anormallikler (CAs) ve anatomik de i iklikler gibi çe itli parametreler kullan larak ara t r lm t r. Udex'in biyolojik aktivitesi aktif içeri ine ba l oldu undan, fenolik bile iklerin profili LC-MS/MS analizi ile belirlenmi tir. Li2CO3 test edilen parametrelerde anormalliklere ve çimlenme parametrelerinde ciddi gerilemelere neden olmu tur. Li2CO3 uygulamas MI'da önemli azalmalara ve MN s kl nda art lara neden olarak sitotoksik etki göstermi , ayr ca CAs'lara neden olarak genotoksik etki göstermi tir. 100 mg/L Li2CO3 maruziyeti sonras n da MDA, süperoksit dismutaz (SOD) ve katalaz (CAT) düzeylerinde s ras yla %54,9, %47,8 ve %52,3 art görülmü tür. Li2CO3 ve Udex'in birlikte uygulanmas artan biyokimyasal parametreler ve genotoksisite parametrelerinde gerileme ve çimlenme parametrelerinde ise iyile me ile sonuçlanm t r. Udex ayr ca kök ucunda gözlenen anatomik hasar da iyile tirmi , özellikle 200 µg/mL Udex uygulanan grupta, Li2CO3'ün neden oldu u korteks hücre duvar ve iletim doku kal nla ma hasarlar hiç gözlenmemi tir. Udex'in koruyucu etkisi içerdi i fenolik bile iklerle aç klanabilir. Udex'te ana bile en olarak rutin tespit edilmi ve di er fenolikler ise bulunma oranlar na göre protekate uik asit > kafeik asit > p-kumarik asit > siringik asit > rosemarinik asit > epikate in olarak s ralanm t r. Sanayile meyle birlikte ortamda artan Li iyonlar önemli bir çevre kirlili i olu turmakta ve organizmalarda birçok yolu etkileyen toksisite sergilemektedir. Bilimsel ara t rmalar sadece bu toksik etkileri tespit etmekle kalmamal , ayn zamanda bu tür sorunlara çözüm de geli tirmelidir. Bu çal mada Udex uygulamas n n Li2CO3 toksisitesine kar toksisiteyi azalt c bir role sahip oldu u belirlenmi tir. Ayr ca A. cepa'n n bu toksisitenin ve toksisiteyi azalt c uygulamalar n belirlenmesinde önemli bir indikatör oldu u ortaya konmu tur
Tanjant demet üzerinde Euler-Lagrangian dinamik sistemleri ve e itlikleri üzerine baz notlar
Diferansiyel geometri ve matematiksel fizik bir çok uygulamalara sahiptir. Euler-Lagrangian dinamik sistemleri ve e itsizlikleri hakk nda bir çok çal malar yap lm t r. 1788 y l nda J. L. Lagrangian taraf ndan klasik mekanik ilk olarak tan mlanm t r. Tanjant demet veya kotanjant demet içerisindeki liftleri kullanarak manifoldlar üzerindeki tensörel yap lar n ara t r lmas ve geni letilmesinden dolay herhangi bir uzay (manifold) üzerinden geni letilmi uzaylara (geni letilmi manifoldlar) diferansiyellenebilir yap lar n genelle tirilmesi mümkün olmu tur. Bu tez çal mas içerisinde tanjant demet içerisindeki bir hemen hemen kompleks yap n n yatay ve dikey liftleri üzerine in a edilmi matematiksel sistemlerin matematiksel modelleri olan Euler-Lagrangian denklemleri olu turulmaya çal lacakt r. Sonuç olarak Euler-Lagrangian dinamik sistemleriyle ilgili geometriksel ve fiziksel sonuçlar elde edilmeye çal lacakt r
Düstûr I. Tertip II. Cilt (s.1-219) ba lam nda hukuk dili: Giri , inceleme, metin, sözlük-dizin
Hukuk dilinin, dil bilim özelinde bugünkü modern yap s n n bütün boyutlar yla incelenebilmesi ve geli tirilebilmesine ili kin alan yaz n nda çe itli yakla mlar ileri sürülmü tür. Görü lerin büyük bir k sm , baz noktalarda birbirlerinden ayr lmakla birlikte temel bir noktada birle ir. Ortak kanaat, köklü bir geçmi e sahip olan Türk hukuk dilinin, önemli bir geçi dönemi olarak i aretlenebilecek Tanzimat Dönemi'ni de içine alacak ekilde, bütüncül bir yakla mla ele al nmas yönündedir. Tanzimat'la birlikte bugünkü modern yap s na benzer ekilde geli im göstermeye ba layan Türk hukuk diline ili kin ilk verilere, içinde çe itli hukuki kay tlar ta yan Düstûr'lar vas tas yla eri ilebilmektedir. Bu ba lamda çal man n kapsam , Arap harfleriyle ne redilmi olan 1-219 sayfa aral klar n n çeviri yaz i aretlerine aktar larak sözlüksel dizininin olu turulmas ve dil bilimsel incelemesinin yap lmas na dayanmaktad r. Çal mada, ara t rma ve inceleme konular na ba l olarak de i kenlik gösteren farkl ekol ve uzmanlarca daha önce sistemli hâle getirilmi olan dil bilimsel ara t rma ve inceleme yöntemleri kullan lm t r. Elde edilen verilerden hareketle, bugünkü modern Türk hukuk dilinin dayand temeller anla lm , baz noktalarda Tanzimat Dönemi'nin hukuki yap s yla benzerlikler ta d görülmü tür. Gerçekle tirilen resepsiyonlara ba l olarak terim üretme ve sözcük ödünçleme yollar nda Bat dillerinin aksine Arapça ve Farsçan n "ba vuru dili" olarak kullan ld anla lm , metnin genel yap s na ili kin dil bilimsel tespit ve de erlendirmelerde bulunulmu tur
Ak ll kentlerin afet ve acil durum yönetiminde dijital teknolojiler: tfaiyecilik odakl bir inceleme
Kentlerde son y llarda ya anan nüfus art ile birlikte kent yönetimi oldukça zor bir hale gelmi ve bu sorunlara çözüm olarak ak ll kent anlay ortaya ç km t r. Ak ll kentler son y llarda popülerli i artan ve kulland klar yeni nesil dijital teknolojiler ile birlikte ula m, enerji, çevre, sa l k, e itim ve güvenlik gibi birçok alanda kent yönetimini daha kolay bir hale getiren kentlerdir. Bu tezde, ak ll kentlerin afet ve acil durum yönetimindeki rolü ve dijital teknolojilerin itfaiyecilik faaliyetlerine sa lam oldu u katk lar üzerinde durulmu tur. Özellikle çe itli kurumlar taraf ndan olu turulan ak ll ehir endekslerinden elde edilen veriler do rultusunda Amsterdam, Berlin, Canberra, Kopenhag, Londra, New York, Oslo, Singapur ve Zürih kentlerinin afet ve acil durum yönetiminde kulland klar dijital teknoloji odakl uygulamalar detayl bir ekilde incelenmi tir. Yap lan ara t rmalar sonucu dijital teknolojilerin itfaiyecilik faaliyetlerinde gerçek zamanl bilgi ak n n sa lanmas , olaylara müdahale sürelerinin önemli ölçüde k salmas ve kaynaklar n verimli bir ekilde kullan lmas gibi konularda katk sa lad görülmü tür. Ayn zamanda ak ll ehirlerde kullan lan dijital teknoloji destekli bu uygulamalar n, ehir güvenli inin ve dayan kl l n n artmas na, itfaiye ekiplerinin i güvenli inin sa lanmas na ve toplumsal refah n artmas na da önemli derecede katk sa lad anla lm t r
Farkl kültürlerde bo zaman davran lar : Bingöl zaza örneklemi
Amaç:Ara t rmam zda, Bingöl Zaza örnekleminde bireylerin bo zaman davran lar n n
incelenmesi amaçlanm t r.
Gereç ve Yöntem:Bingöl Zaza örnekleminde bireylerin bo zaman davran lar n n
incelenmesi amac yla nitel ara t rma yöntemi kullan lm t r. Çal man n evrenini Bingöl
Zaza kültürünü ta yan olu tururken, örneklemi aralar ndan rastgele seçilen ve gönüllü
olarak kat l m gösteren 25birey olu turmu tur. Ara t rma verileri, bu çal ma için
geli tirilen yar yap land r lm görü me formu ile toplanm t r. Analizlerde görü me
metinleri dikkatle okunarak veriler kavramsalla t r lm ve ortaya ç kan kavramlara göre
mant k çerçevesinde veriyi aç klayan temalar saptanm t r. Kodlar n ve temalar n
belirlenmesinin ard ndan bulgular grupland r lm tan mlay c istatistikler kullan larak
analiz edilmi tir
Yapay zeka ve metinleraras l k perspektifinde sanat, iktidar ve teknoloji ili kisi
Günümüzde yapay zekan n yarat c alana etkisi sanat n dönü ümde etkili bir rol oynamaktad r. Gelinen a aman n tarihsel dokusuna bak ld nda, sanat n farkl iktidar yap lar ve teknik/teknolojilerle örülü metinleraras ili kiler a na sahip bir yap s vard r. Bu sebeple çal mada, sanat n iktidarlar taraf ndan nas l araçsalla t r ld ve teknolojinin sanat n dönü ümündeki rolü sorunsalla t r lmaktad r. Çal man n amac ise gelecekte yapay zekan n sanat-iktidar ili kilerindeki i levinin sinema sanat ba lam nda konumland r lmas d r. Çal ma kapsam nda genelden özele do ru, tarihsel süreç içerisinde sanat n çe itli iktidarlarla çevrili yap s , teknolojinin bu süreçteki rolü ve yapay zeka alan ndaki geli melerin sanata olan etkisi incelenmektedir. Bu etkinin görünür k l nmas amac yla, bir ileti im arac olmas n n yan s ra sanat kapsam nda da de erlendirilen sinema, çal man n odak noktas n olu turmaktad r. Buradan hareketle yapay zeka arac l ile üretilen senaryonun veri setleri metinleraras l k ve türsel analiz yöntemleri ile çözümlenmi tir. Yapay zekan n beslendi i veri setinin sistematik olarak incelenebilmesi için özgün bir yöntem tablosu geli tirilmi tir. Böylelikle bilim kurgu filmlerinden olu an veri setindeki yinelenen iktidar kal plar n n yapay zeka arac l yla üretilen metne etkisi ele al nm t r. Yapay zeka alan ndaki geli meler sinema için yeni olanaklar yaratmakla birlikte sineman n dilini ve yap s n de i tirecek bir dönü üme de sebep olmaktad r. Bulgular, yapay zeka destekli sineman n hangi iktidar kal plar n n peki tirilmesine arac olabilece ini göstermi ve gelece e hangi iletilerin aktar ld n tart mak için bir zemin olu turmu tur. Bu sebeple sonuç bölümünde sanat, teknoloji ve iktidar ili kilerinin sinemadaki yans malar ele al narak yapay zekan n sineman n gelece indeki rolü tart lmaktad r. Gelecek çal malar için öneriler kapsam nda ise yapay zekan n sinema alan ndaki öneminin ve etkilerinin daha fazla ara t r lmas n n gereklili i ve ülkemizde bu kapsamda özellikle uygulamal ara t rmalara neden ihtiyaç duyuldu u ele al nmaktad r