Giresun University Institutional Repository
Not a member yet
5771 research outputs found
Sort by
15 ve 16. yüzy l divânlar nda Ehl-i Beyt
Klasik edebiyatta dinî ve tarihî ahsiyetler, iirin omurgas n olu turur. airler, tarihin ve gelene in bu ki ilere yükledi i anlamlardan beslenerek onlar iir esteti i içinde yeniden yorumlam lard r. Bu ahsiyetler aras nda Hz. Peygamber'in yak n aile fertlerini içeren "ehl-i beyt" kavram da özel bir yere sahiptir. Ehl-i beyt, genellikle Hz. Peygamber'in k z Hz. Fât ma, damad Hz. Ali ve torunlar Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin ile onlar n soyundan gelen di er ki ileri kapsar. Ehl-i beyte dair iirler ehl-i beytin slam'daki önemini ve kutsal kabul edilen konumunu vurgular ve onlara kar yap lan zulmü ve haks zl dile getirerek her iirde farkl anlamlar ve duygular uyand r r. Hz. Peygamber'in neslini devam ettiren ehl-i beyt mensuplar n iirlerinde çe itli vesilelerle dile getiren airler onlar n erdemlerine, menk belerine, maruz kald klar eziyetlere, ya ad klar üzücü olaylara ve ehadetlerine iirlerinde s kl kla yer vermi tir. Bunun yan nda ehl-i beyt üyeleri, efaat ve merhamet umulan, her konuda yard m istenilen, kendisine s n lacak ve günahlar n affedilmesine vesile olacak velayet sahibi ki iler olarak da görülmü tür. Bu çal mada, 15 ve 16. yüzy llarda yaz lm divanlardan hareketle ehl-i beyt sevgisinin edebiyat m za nas l yans d incelenmi tir
Güncel sosyal bilgiler öğretim programında ve ortaokul sosyal bilgiler ders kitaplarında meslek seçimi konularının incelenmesi
Bu çalışmada güncel (2023) Sosyal Bilgiler Dersi Öğretim Programında ve 2023-2024 eğitim öğretim yılında kullanılmakta olan 5, 6 ve 7. Sınıf Sosyal Bilgiler ders kitaplarında meslek ve meslek seçimiyle ilgili öğrenme alanları ve kazanımlar incelenmiştir. Ayrıca ders kitaplarında yer alan metinler, sorular, görseller ve etkinliklerde meslek ve meslek seçimi konularının nasıl ele alındığını belirlemektir. Bu araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden olan doküman analizi kullanılmıştır. Bu çalışmada 2023 Sosyal Bilgiler Dersi Öğretim Programı ve buna göre hazırlanmış ortaokul 5, 6 ve 7. sınıf Sosyal Bilgiler Dersi, ders kitaplarından yararlanılmıştır. Yapılan araştırma sonucunda meslek ve meslek seçimi konularının tüm sınıflar düzeyinde ders kitaplarının 5. ünitesinde ve "Üretim, Dağıtım ve Tüketim" öğrenme alanında yer aldığı görülmüştür. Ders kitaplarında yapılan incelemelerde genelde örnek olaylar içeren metinlerde, öğrenciye bilgiyi sorgulamaya iten sorularda, daha çok çevresinde ekonomik faaliyetleri göstererek konuyu somutlaştıran görsellerde ve etkinliklerde konuya yer verildiği belirlenmiştir. Ayrıca nitelikli iş gücü, girişimcilik ve ülke kalkınması gibi konularla bütünleştirilerek meslek seçimi konularına yer verildiği tespit edilmiştir. Bu zengin içerik yönüyle ders kitaplarında meslek ve meslek seçimi konularına yeterince yer verildiği görülmüştür. Bununla birlikte iş dünyasının ihtiyacı olan nitelikli eleman ihyacı ile gelecekte önem kazanacağı düşünülen mesleklere daha çok yer verilmesi önerilmiştir
Hafif bilişsel geriliği olan özel gereksinimli çocuklarda problemli internet kullanımı ve internet bağımlılığının incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, hafif düzey bilişsel geriliği olan çocuk ve ergenlerin internet bağımlılığı açısından sağlıklı bireylere oranla daha riskli olup olmadığını incelemektir. Nicel araştırma yöntemlerine uygun olarak tasarlanmış olan bu araştırmada genel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırma tanımlayıcı kesitsel tipte yürütülmüştür. Giresun Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Kliniğine başvuran, 12-18 yaş aralığındaki çocuklara psikolog tarafından yapılan Porteus Labirent Testi sonucu ile çocuk psikiyatristi tarafından yapılan klinik muayene sonucunda hafif bilişsel geriliği olan 34 çocuk ve sağlıklı 44 çocuk örneklem grubunu oluşturmaktadır. Araştırmada Kişisel Bilgi Formu, Porteus Labirent Testi ve Young İnternet Bağımlılığı Testi kullanılmış olup okuma yazma bilen çocukların kendileri, okuma yazma sorunu yaşayan çocuklarda ebeveynlerinden çocukları ile beraber araştırma formlarını doldurmaları istenmiştir. Araştırmada toplanan veriler, SPSS paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Bağımlı değişkenin nicel veri olduğu durumda normallik analizi yapılacak normal dağılıma uyması durumunda parametrik analizler uymaması durumda ise nonparametrik analizler yapılmıştır. Bağımlı değişkenin nitel veri olduğu durumda ise ki kare analizi yapılmıştır. Nicel veriler arasında ise korelasyon analizi yapılmıştır. p < 0.05 tip 1 hata düzeyi olarak kabul edilmiştir. Araştırmamızın bulgularına göre hafif bilişsel geriliği bulunan çocukların ailelerinin aylık gelir ortalaması, evdeki teknolojik cihaz sayısı, çocukların teknolojik cihaz kullanım süresi ve ailelerinin teknolojik cihazla meşguliyeti sağlıklı kontrol grubuna göre anlamlı olarak düşük bulunurken (sırasıyla, p=0.001, p<0.001, p=0.010, p=0.018) ebeveynlerinin çocukların teknolojik alet kullanım sürelerini sınırlaması hafif düzeyde bilişsel geriliği olan çocuklarda anlamlı olarak yüksek bulunmuştur (p=0.002). Son olarak İBÖ puanları arasında anlamlı fark bulunamamış olup İBÖ puanları da anlamlı olmasa da normal gelişim gösteren çocuklara göre hafif bilişsel geriliği olan çocuklarda bir miktar düşük bulunmuştur (p=0.965). Hafif bilişsel geriliği olan özel gereksinimli çocukların teknolojik cihaz sayısının ve kullanım süresinin az olmasının, aynı zamanda ebeveynlerin bu süreçte uygun sınırlar koyması ve kendilerinin de teknolojik cihaz meşguliyetlerinin sağlıklı kontrol grubu ailelerine göre az olmasının çocuklarda internet kötüye kullanımı ve internet bağımlılığı açısından koruyucu olabileceğini düşündürmektedir
Örgütsel yapı ile yenilik performansı arasındaki ilişki: Ordu ili organize sanayi bölgeleri örneği
Son yıllarda tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de de gelişimini hızlandıran teknoloji, işletmeler açısından ekonomik büyüme ve kalkınma stratejilerinin bir parçası haline gelmiştir. Teknolojik gelişmelerin ışığında değişen yaşam koşulları, talepler ve beklentiler gerek iş yapma şekillerinde gerekse müşteri ihtiyaçlarında dönüşüm yaratmaktadır. Bu dönüşüme ayak uydurabilmek açısından işletmelerin yenilik yapabilme potansiyeli önemli hale gelmiştir. Buradan hareketle Ordu İli Organize Sanayi Bölgesi içindeki 54 işletmenin örgütsel yapılarına ilişkin değişkenlerin incelenmesi ve hangi yapı ve yaklaşımlarla yenilik performansının başarılı olabileceğinin belirlenmesi bu araştırmanın amacını oluşturmaktadır. Ayrıca sektörün bu ilişkiye aracılık edip etmeme durumunun da sorgulandığı bu çalışmada öncelikle yeniliğin tarihsel süreciyle ilgili kuramlar ve yaklaşımlar ele alınarak kavramsal bir temel oluşturulmuştur. Ardından, yenilik performansının hangi örgütsel yapı dinamiklerinde daha başarılı olabileceği ile ilgili yapılan araştırmaların bulguları sunulmuştur. Nitel ve nicel verilerin birlikte kullanıldığı araştırmada organizasyon yapısı ölçeği, yenilik faaliyetleri ölçeği, yenilik performansı ölçeği ve genel performans düzeyi ölçeği gibi araçlar kullanılmıştır. Ayrıca, demografik bilgilerin toplandığı soru formları ve görüşmeler de araştırma sürecine dahil edilmiştir. SPSS yöntemi ile gerçekleştirilen veri analiz teknikleri, açık uçlu soruların yorumları ve görüşmelerin değerlendirilmesi sonucunda edinilen bulgulara göre örgütsel yapı değişkenlerinin yenilik performansına etki ettiği ve en yoğun etki eden değişkenlerin esnek, demokratik ve katılımcı örgütsel yapılar olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Buna ek olarak belirtilen ilişkide sektörün bir aracılık etkisinin olmadığı bulgusu da mevcut olan bu tez hem akademik literatüre katkı sağlamak hem de işletmelerin yenilik performansını artırmak adına farklı organizasyonel yapıları benimseyerek nasıl rekabet üstünlüğü sağlayabileceğinin anlaşılması açısından önem taşımaktadır
Cumhuriyet sonras Türkiye'de ya anan y k c depremler ve ekonomik büyümeye etkileri
Do al afetler insanl n kar kar ya kald en ciddi sorunlardan biridir. Do al afetler sonucunda, ölümler ve yaralanmalar, mülk kay plar , sosyal dengesizlik, kaynak k tl ve ekonomik kay plar ortaya ç kmaktad r. Do al afetler içerisinde depremler, özellikle ekonomik büyüme üzerinde negatif etkisi olan sosyal ve ekolojik aç dan da toplumlar üzerinde derin izler b rakabilen felaketlerdir. Bu ara t rmada Cumhuriyet sonras dönemden günümüze ülkemizde meydana gelen büyük çapl depremler incelenmi ve ülkemiz ekonomik büyüme üzerindeki etkilerini aç klamak amaçlanm t r. Ara t rman n örneklemini ara t rma konusu ile ilgili literatürde var olan tezler, AFAD verileri, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurba kanl Strateji ve Bütçe Ba kanl verileri olu turmaktad r. Ara t rmada veri toplama arac olarak makale ve tezler Yök Tez, Dergipark, Google akademik arac l yla taranm t r. Bununla birlikte T.C. çi leri Bakanl Afet ve Acil Durum Yönetimi Ba kanl ve Türkiye Cumhuriyeti Cumhurba kanl Strateji ve Bütçe Ba kanl resmi internet sitelerinden ara t rma konusu ile ilgili veriler taranm , incelenmi ve do rudan al nm t r. Ara t rmada doküman analizi, literatür taramas yöntemlerinin kullan ld nitel ara t rma yakla m kullan lm t r. Ara t rmada verilerin analizi için betimsel analiz yöntemi ve Pearson korelasyon yöntemine göre korelasyon haritas olu turulmu tur. Korelasyon haritas na göre, y k lan bina ile ölüm say s ve yaral say lar aras nda yüzde 63 ve 67 oran nda yüksek korelasyon oldu u ekilden anla lmaktad r. Bununla birlikte ekonomik kay plar ile GSY H ve KBDMG de erlerinin ters yönlü (negatif) bir ili kide oldu u anla lmaktad r. Ayn zamanda GSY H ve KBDMG de erlerinin de beklen bir ekilde çok yüksek oranda pozitif yönlü bir ili kide oldu u görülmektedir. Analiz sonucu elde edilen bulgular, depremler ekonomik büyümeyi k sa vadede olumsuz uzun vadede olumlu etkilemi tir. Türkiye'de meydana gelen depremler ülke ekonomisini önemli ölçüde etkilemi tir. Ancak deprem vergileri ile bu etki hafifletilmi tir
Karasal uzay turizmi kapsam nda Giresun ilinin astroturizm potansiyelinin incelenmesi
Günümüzde geli en teknoloji ile insanlar n uzaya turist olarak seyahatleri ba lam t r. nsano lunun uzaya olan merak insanl k tarihi kadar eskidir. Ç plak göz ile gerçekle tirilen gözlemlerde astronomi faaliyetlerinde foto raf n icad ndan sonra foto raflar kullan lmaya ba lanm ve astrofoto raf kavram ortaya ç km t r. Astrofoto raf, uzay turizmi alan nda karasal uzay turizmi olarak de erlendirilmekte olup ula labilirlik olarak en fazla insan n ula t uzay turizmi dal d r. Astrofoto raf do an n korundu u karanl k gökyüzüne sahip her alanda yap labildi inden di er uzay turizmi dallar na göre daha dü ük maliyetlidir. Astrofoto raf amatör merakl lar n bilimsel çal malara katk sunabildi i nadir bilim dallar ndan biridir. Astrofoto raf özel donan m ve bilgi gereksiniminden dolay özel ilgi turizmi olarak de erlendirilmektedir. Bu çal mada Giresun ilinin gökyüzü gözlemlerine ve astrofoto raf uygunlu u ara t r lm t r. Çal ma sonucunda, Giresun ili k kirlilik oran , co rafi yap s ve iklim özelliklerine göre do u Karadeniz illerine göre astrofoto raf aç s ndan daha avantajl durumunda oldu u tespit edilmi tir. Giresun ilinin sahip oldu u do al güzellikler ve yap lar ile geni aç astrofoto raf için çe itli foto raf imkânlar sunmaktad r
Matematik ö retmenlerinin derslerde okul bahçelerinin kullan m na yönelik görü leri
Bu ara t rma ilkö retim matematik ö retmenlerinin okul d ö renme ortamlar ndan biri olan okul bahçelerini derslerinde kullanma durumlar n n belirlenmesi amac yla yap lm t r. Durum çal mas yöntemi bir konunun ayr nt lar yla ele al nabilmesini sa layan bir nitel ara t rma yöntemidir. Amaca uygun olarak bu çal mada tercih edilmi tir. 2023-2024 e itim-ö retim y l güz yar y l nda gerçekle tirilen çal maya MEB ortaokullar nda görev yapan 27 matematik ö retmeni kat lm t r. Ara t rmada veri toplama arac olarak okul bahçelerinin matematik derslerinde kullan m na dair verileri elde etmek hedeflenerek haz rlanan, aç k uçlu sorulardan olu an yar yap land r lm görü me formu kullan lm t r. Elde edilen verilerin analizinde içerik analizi yöntemi kullan lm t r. Ula lan veriler alt problemlere ait bölümlerde kategori ve kodlar olu turularak verilmi tir. Çal ma sonunda ö retmenlerin ço unlukla matematik derslerinde okul bahçesi kullan m n tercih etti i ve destekledi i ancak derslerinde okul bahçesini kullan rken baz problemlerle kar la t klar sonucuna var lm t r. Okul bahçelerinde yap lan ö retimin ö rencilere bili sel, duyu sal ve devini sel olarak katk sa lad na dair ö retmen görü leri oldu u ortaya ç km t r. Ö retmenler, bahçede ders i leyebilmek için haz r materyaller olmas ve okul d ö retime dair MEB'in haz r ders planlar k lavuzu yay nlamas önerisinde bulunmu tur
1,2,3-triazol sübstitüe baz bile iklerin deneysel ve hesaplamal yöntemlerle moleküler yap karakterizasyonu
Bu tez çal mas nda ilaç endüstrisinde önemli bir yere sahip olan triazol türevli bile iklerin yap sal ve spektroskopik özelliklerinin yan s ra moleküler modellemesi ele al nm t r. Bu amaçla C22H17ClFNO3, C23H20ClON3, C23H20BrON3, C17H17N3O3, C19H21N3O2 ve C16H14FN3O2 bile iklerinin moleküler yap lar tek kristal X- n k r n m yöntemi ile ayd nlat ld . Bile iklerin deneysel k rm z alt ve NMR spektrumlar kuramsal olarak hesaplanan de erler ile kar la t r larak analiz edildi. Kuramsal hesaplamalarda YFT/B3LYP yöntemi ve 6-311++G(d,p) baz seti kullan ld . Tek kristal X- n k r n m deneyinden elde edilen geometrik parametreler, optimizasyon hesaplamalar ndan elde edilen parametrelerle kar la t r ld . Hesaplamalarla elde edilen geometrik parametrelerin X- n k r n m ndan elde edilenler ile uyum içinde olmas , deneysel spektroskopik bantlar n ve kimyasal kaymalar n aç klanmas nda hesaplanan spektroskopik parametrelerden faydalanmam za imkan verdi. Bile iklerin moleküler elektrostatik potansiyel haritalar , s n r orbitalleri ve do rusal olmayan optik özellikleri ara t r ld . Bile iklerin hesaplanan NLO (do rusal olmayan optik) özelliklerinin, hem organik NLO malzemeler için referans bile ik olan üreye hem de literatürde NLO özelli i gösterilebilece i öne sürülen benzer bile iklere k yasla daha yüksek oldu u gözlemlendi. Elde edilen bulgular nda, bu bile iklerin optik uygulamalarda i lev görme potansiyeli ta d ve malzeme bilimi, biyokimya gibi birçok alanda gelecekteki ara t rmalara katk da bulunabilece i öngörülebilir
Kuzalan elalesi Tabiat Park n n rekreasyon potansiyelinin de erlendirilmesi
Dünya genelinde kentlerde ya ayanlar n oran her geçen gün yükselmekte, yeni kentler ortaya ç kmakta, hâlihaz rdaki kentler hem nüfus olarak artmakta hem de yap la ma bak m ndan yatay ve dikey olarak büyümekte ve geli mektedir. nsanl n kentlere do ru ak n etmesinin sonucunda kentlerde kalabal kla ma, trafik sorunlar , a r yap la ma, yasa d olaylar n artmas ve i sizlik gibi baz olumsuz geli melerde görülmektedir. Bunun neticesinde özellikle büyük ehirlerde ve metropollerde ya ayan insanlar n günlük ya amlar giderek daha çileli hale gelmektedir. Kentlerde ya ayan insanlar n kar la t bu tür olumsuz durumlar, bu insanlar n bedensel, ruhsal ve zihinsel yönden y pranmalar na ve metal yorgunluklar n n belirmesine de yol açabilmektedir. Bütün bunlar n neticesinde kent ya am ndan s k lan, yorulan, dinlenmek ve rutin d deneyimler ya amak isteyen insanlar n ba l ca tercihlerinden birisi de kent d nda özellikle de do al ve k rsal ortamlarda günübirlik veya hafta sonlar nda gerçekle tirebilecekleri rekreasyon faaliyetleri olmaktad r. Tabiat parklar ve orman içi dinlenme alanlar ile mesire alanlar bu bak m ndan en çok tercih edilen yerlerin ba nda gelmektedir. Bu ba lamda çal ma saham z, Giresun ilinde rekreasyon amac yla en çok tercih edilen mekânlardan birisi olarak, yerel halk n ve d ar dan gelen ziyaretçilerin oldukça ra bet gösterdi i Kuzalan elalesi Tabiat Park 'd r. Yap lan bu tez çal mas n n ana amac ; Giresun ilinin Dereli ilçesinde yer alan Kuzalan elalesi Tabiat Park 'n n rekreasyon potansiyelinin belirlenmesi, bu potansiyelin daha iyi de erlendirilmesi ve mevcut sorunlar n çözümü için öngörü ve çözüm önerilerinin ortaya konulmas d r. Çal ma be ana bölümden meydana gelmektedir. lk bölümde çal man n problem durumu, ara t rman n amac ve s n rl l klar ndan bahsedilmi tir. kinci bölümde rekreasyon ve do a koruma olgusu genel anlamda ele al narak aç klanm t r, Giresun ilinin ve Kuzalan elalesi Tabiat Park 'n n co rafi özellerinden bahsedilmi tir. Üçüncü bölümde ise ara t rman n amac ve yönteminden, evren ve örneklemden son olarak da veri toplama araçlar ndan söz edilmi tir. Dördüncü bölümde ara t rman n bulgular ortaya konularak aç klanmaya çal lm t r ek olarak da Kuzalan elalesi Tabiat Park 'n n rekreasyon potansiyelini belirlemek amac ile Gülez yöntemine göre alan n de eri hesaplanm t r ve %65 puanla "yüksek" de erde oldu u belirlenmi tir. Be inci ve son bölümde kat l mc lara uygulanan anket ile ziyaretçilerin Kuzalan elalesi Tabiat Park 'yla ilgili memnuniyet düzeyleri belirlenmi tir ve alan n eksik olan ya da rekreasyon bak m ndan geli tirilmesi gereken yönleri sonuç, tart ma ve öneriler k sm kapsam nda belirtilmi tir
Türkiye yüksekö retiminde dijital dönü üm ve dijital e itsizlikler: Uzaktan e itim örne i
leti im teknolojilerinde ya anan h zl geli meler nda dijitalle me süreci e itim alan nda da kendini göstermi tir. Bu doktora tezi, Türkiye yüksekö retim kurumlar n n dijital sahiplik düzeylerini, yüksekö retim ö rencileri ve akademik personelin dijital beceri seviyelerini ve uzaktan e itim sürecinde ortaya ç kan e itsizlikleri incelemeyi amaçlamaktad r. Çal ma, 1930-2022 y llar aras nda kurulan üniversitelerin dijital sahiplik düzeylerinin farkl l klar n analiz ederek, üniversitelerin teknolojik altyap lar n ve uzaktan e itim uygulamalar n de erlendirmeyi hedeflemektedir. Ara t rma bulgular , 2000'li y llarda kurulan yüksekö retim kurumlar n n dijital sahiplik düzeylerinin, özellikle uzaktan e itim teknolojik altyap s aç s ndan dezavantajl oldu unu ortaya koymaktad r. Çal ma kapsam nda 390 yüksekö retim ö rencisi ve akademik personelden olu an bir grupla anket uygulanm ve elde edilen veriler demografik de i kenler, dijital araçlara sahiplik düzeyleri, internet kullan m süreleri, dijital güvenlik, problem çözme ve içerik olu turma becerileri ile ili kilendirilerek analiz edilmi tir. Bulgular, kat l mc lar n dijital araç tercihlerinde dizüstü bilgisayar ve ak ll telefonun öne ç kt n göstermektedir. Ayr ca, mobil internetin en çok tercih edilen ba lant ayar oldu u belirlenmi tir. Yüksekö retim ö rencileri ve akademik personelinin dijital sermaye seviyelerinin, dijital e itim ortamlar na kat l m ve dijital ortamdan avantaj elde etme düzeylerinin; cinsiyet, ya , e itim düzeyi, dijital araç sahipli i ve ba lant l olma de i kenleri aç s ndan farkl l k gösterdi i sonucuna ula lm t r. Görü me bulgular na göre; uzaktan e itim sürecinde internet eri imi, ba lant h z sorunlar ön plana ç kmaktad r. Bununla birlikte, cihaz eksikli i ve motivasyon sorunlar da uzaktan e itim sürecini olumsuz etkileyen faktörler aras ndad r. Bulgular, yüksekö retimde dijital araç ve eri im, dijital beceriler ve dijital ortamdan elde edilen avantajlar noktas nda e itsizliklerin oldu unu göstermektedir