Giresun University Institutional Repository
Not a member yet
    5771 research outputs found

    Antrasen-imin arayüzey tabakal Au/n-Si Schottky diyotlarda frekansa ba l kapasitans voltaj ve iletkenlik-voltaj karakteristiklerinden seri direnç ve yüzey durumlar n n ara t r lmas

    No full text
    Bu tez çal mas nda kullan lan n-Si yar iletken kristali, (100) yönelimli, 1-20 .cm özdirençli ve 400 m kal nl na sahip bir yüzeyi parlak di er yüzeyi mat özelliklere sahiptir. Antrasen-imin türü bir bile ik olan Metil (E)-3-((antrasen-9yl metilen)amino)benzoat bile i i bu tez boyunca AA-AMB olarak k salt lm t r. AA-AMB organik malzemesi, arayüzey tabaka olarak kullan lmak üzere seçilmi ve spin (döndürme) kaplama metodu ile n-Si üzerinde büyütülmü tür. Is sal buharla t rma sisteminde Alt n (Au) metali, do rultucu ve omik kontak olu turmak için kullan lm t r. Sonuçta, yeni bir Au/AA-AMB/n-Si/ln MOmS tipi Schottky diyot üretildi. Seri direncin (R_s) ve arayüzey durum yo unlu unun (N_ss) üretilen MOmS tipi yeni tip Schottky diyotun elektriksel ölçümleri üzerine etkisini ara t rmak için 20 kHz-1 MHz frekans aral nda ve -5V - +5V gerilim aral nda kapasite-gerilim (C-V) ve iletkenlik-gerilim (G-V) ölçümleri al nd . Frekansa ba l kapasite-gerilim ölçümlerinden MIS/MOS yap larda gözlemlenen y lma-tükenim-terslenim bölgeleri tespit edilmi tir. Frekansa ba l seri direnç ve arayüzey durum yo unlu u de erleri belirlendi. Frekans n artmas yla R_s ve N_ss de erlerinin azald gözlemlendi. Bu davran ta y c lar n ac sinyali yüksek frekanslarda takip edemedi ine yorumlanm t r. Au/AA-AMB/n-Si/ln Schottky diyot için N_ss de erleri literatüre göre küçük olup 1011-1012 eV-1 cm-2 mertebesindedir

    Lojistik yönetiminde uluslararas ta mac l k yapan firmalarda hizmet düzeyi kriterlerinin belirlenmesi ve en ideal ta ma türünün seçimi: stanbul ili örne i

    No full text
    Ta mac l k hizmet sa lay c lar , gelen hizmet taleplerine genellikle havayolu, karayolu, denizyolu ve demiryolu gibi tek modlu ya da en az iki veya üç adet ta ma modunu içerecek alternatifler ile cevap vermektedirler. Bu çal mada, uluslararas ta mac l k hizmeti sa lay c lar için hizmet düzeyi kriterlerinin belirlenmesi ve en ideal ta ma türünün seçimi probleminin çözümü ele al nmaktad r. Çal maya konu olan kriterler s ras yla, h z, güvenilirlik, sefer s kl , zaman ndal k, eri ilebilirlik, maliyet, hizmet kalitesi ve izlenebilirlik olarak saptanm t r. ncelenen problemin belirsizlikler içermesi, uzmanlar n deneyim ve bilgilerinin problem çözümüne aktar m ndaki zorluklar ve çe itli aç lardan sa lam çözüme ula ma çabalar , çal mada Sezgisel Bulan k küme alt nda tan mlanm bir karar verme modelinin geli tirilmesini gerekli k lm t r. Bu çerçevede, tam yap land r lm görü me yöntemi kullan larak konu hakk nda uzmanl bulunan kat l mc larla birebir görü meler gerçekle tirilmi ve cevaplar al nm t r. Dilsel ifade biçimindeki verilerin sezgisel bulan k say kar l klar na dönü türülmesinin ard ndan, kriterlerin a rl k de erlendirilmesinin belirlenmesi için Sezgisel Bulan k Subjektif A rl kland rma Yakla m ve seçeneklerin s ralanmas n n sa lanmas amac yla Sezgisel Bulan k Referansa En Yak n Çözüm (REF) yöntemine ba vurulmu tur. Bu ara t rman n en ideal ta ma türü seçimi problemine ili kin kriter kümesinin belirlenmesi ile belirsiz ve sezgisel bilgilerin i lenebilmesini mümkün k lan metodolojisi çerçevesinde literatüre ve lojistik sektörüne önemli katk lar sa layaca dü ünülmektedir

    ehirlerin markala ma sürecinde co rafi i aretli ürünlerin rolü: Giresun f nd k örne i

    No full text
    Ara t rman n odak noktas , Giresun ilinde co rafi i aret olarak tescillenen f nd n, ehrin markala ma sürecine rolünü incelemektir. Bu çal ma, ehir markala mas sürecinde co rafi i aretli ürünlerin rolünü Giresun'un dünya çap nda ün kazanm f nd k örne i üzerinden analiz etmektedir. Ara t rman n yöntemi, nicel ara t rma teknikleri ile tarama deseni olan anket kullan lm t r. Co rafi i aretli ürünler ve geleneksel mutfak miras , ehirlerin markala mas nda kritik bir rol oynar. Yerel tar msal faaliyetlerin desteklenmesiyle, ekonomik de er artar ve bölgenin tan t m güçlenir. Bunun sonucunda, ehirlerin tarihi, turistik de eri ve kültürel zenginlikleri daha belirgin hale gelir, markala malar na önemli katk lar sa lan r. Ara t rma, co rafi i aretli ürünlerin ehir markala mas ndaki önemini vurgulayarak, literatüre yeni bir katk sunmay hedefliyor ve co rafi i aretli ürünlerin ehir markala mas na olan rolünü anlamak isteyen di er ehirlere örnek te kil edebilir. Örneklem büyüklü ü %5'lik örnekleme hatas ve % 95'lik güven seviyesi olarak belirlenerek (Aziz, 2003, 58), 7944 ki i olan bir evren için yeterli olan 367 ki iye anket uygulanm t r. Örneklem olu turulurken her bir cevaplay c n n örneklemde olma olas l bilinmedi i için olas l ks z örnekleme modeli, zaman ve ula ma konusunda tasarrufu için geli igüzel örnekleme modeli uygulanm t r. Ara t rman n sonuçlar , ehir markala mas ve co rafi i aretli ürünlerin etkile imi konusunda daha derin bir anlay geli tirmeye yard mc olabilir. Bir bölgenin e siz niteliklerini ve üstün kalitesini vurgulayarak, bölgenin tan t m na ve ekonomisine katk sa lanabilir. Ara t rma verileri, co rafi i aretli ürünlerin ehir markala mas na olumlu etkilerinin oldu unu ortaya koymaktad r. Bu ürünler, bir bölgenin özgünlü ünü ve kalitesini vurgulayarak o bölgenin tan t m na ve ekonomisine katk da bulunur. Bu katk y en üst düzeye ç karmak için, yöneticilerin co rafi i aretlerle ilgili e itim ve tan t m faaliyetlerini bölge sakinlerine ve ziyaretçilere yönelik olarak yapmalar gerekmektedir

    Kano sporcular n n spora kat l m güdüleri ve sa l kl beslenmeye ili kin tutumlar n n incelenmesi

    No full text
    Amaç: Bu çal man n amac , kano sporcular n n spora kat l m güdüleri ve sa l kl beslenmeye ili kin tutumlar n incelemektir. Gereç ve yöntem: Ara t rma grubu, 2022-2023 y llar nda Türkiye Kano Federasyonu'na ba l olarak kano sporu yapan 73 kad n ve 145 erkek olmak üzere toplam 218 aktif sporcudan olu maktad r. Bu çal mada, ki isel bilgiler, beslenme bilgi düzeyi, beslenme al kanlar ve spora kat l m güdüleri olmak üzere toplam dört bölümden olu an anket yöntemi kullan lm t r. Kano sporu yapan sporcular n demo rafik bilgileri, beslenme bilgi düzeyleri, beslenme al kanl klar ve spora kat l m güdülerinin incelenmesi için haz rlanan anket çal mas nda yer alan kategorik de i kenlerin frekans ve yüzde bilgileri, sürekli de i kenlerin ortalama ve standart sapma de erleri verilmi tir. Ayr ca cinsiyet ve e itim seviyesi de i kenleri için normallik varsay mlar Kolmogorov-Smirnov testi ile incelenmi tir. ncelenen de i kenlerin normal da l ma sahip olmad görülmü tür. De i kenler normal da l ma sahip olmad ndan dolay , düzey say s cinsiyet de i keninin analizinde Mann-Whitney-U testi kullan lm t r. E itim seviyesi de i keni ile anket çal mas nda yer alan di er tüm kategorik de i kenler aras ndaki ili ki ise ki-kare analizi ile incelenmi tir. Çal mada kullan lan tüm analizler IBM-SPSS-21 program nda yap lm t r. Elde edilen sonuçlar bulgular bölümünde tablolar halinde sunulmu tur. Bulgular: Ara t rmada deneklerden elde edilen verilere göre; sporcular n günde kaç ö ün beslendikleri ile ilgili gruplar aras nda istatistiksel olarak anlaml bir ili ki bulunmu tur (p=0,00< =0.05). Sporcular n %52,75' inin günde en az 3 ö ün tükettikleri, %25,7' sinin ise 4 ö ünden fazla tükettikleri tespit edilmi tir. Yap lan analiz sonucuna göre; sporcular n ak am yemeklerinden sonra yeme/içme al kanl klar ile gruplar aras nda istatistiksel olarak anlaml bir ili ki bulunmu tur (p=0,02< =0.05). Kat l mc lar n %66,50'sinin ak am yeme inden sonra yeme/içme al kanl oldu u tespit edilmi tir. Ara t rmada; sporcular n gün içinde ö ün atlama durumlar ile gruplar aras nda istatistiksel olarak anlaml bir ili ki bulunmu tur (p=0,03< =0.05). Kad n sporculardan 40 (%54,80) ki i, Erkek sporculardan 57 (%39,32) ki i gün içinde ö ün atlamaktad r. Kat l mc lar n en fazla atlad ö ün %56,03 kahvalt ö ünü olarak tespit edilmi tir. Ara t rmada yap lan ki kare analizine göre; sporcular n antrenman-müsabaka öncesinde tükettikleri besin türü ile gruplar aras nda istatistiksel olarak anlaml bir ili ki bulunmu tur (p=0,00< =0.05). Kat l mc lar n %37,61' inin Karbonhidrat (makarna, pilav); %36,23' ünün Protein (k rm z et, tavuk, bal k) tükettikleri tespit edilmi tir. Sporcular n antrenman- müsabaka sonras tükettikleri besin türü ile gruplar aras nda istatistiksel olarak anlaml bir ili ki bulunmu tur (p=0,04< =0.05). %32,56 's n n Karbonhidrat (makarna, pilav); %46,33' ünün Protein(k rm z et, tavuk, bal k) tükettikleri tespit edilmi tir. Yap lan analiz sonucuna göre; sporcular n yeterli beslendiklerini dü ünmeleri aç s ndan gruplar aras nda istatistiksel olarak anlaml bir ili ki bulunmu tur(p=0,01< =0.05). Kad n sporculardan 25 (%34,24) ki i, erkek sporculardan 70 (%48,27) ki i yeterli beslendi ini dü ünmektedir. Analiz sonucuna bak ld nda; Kano sporcular n n e itim seviyesine göre spora kat l m motivasyonlar n n kar la t r lmas nda, Fiziksel Uygunluk/Enerji Harcama alt boyutunda; ortaokul e itim düzeyine ve lise e itim düzeyine sahip sporcular aras nda ortaokul e itim düzeyine sahip sporcular n lehine anlaml farkl l a rastlanm t r (X2=14,856; p=0,005<0,05). Arkada alt boyutunda; ortaokul e itim düzeyine ve lise e itim düzeyine sahip sporcular aras nda lise e itim düzeyine sahip sporcular n lehine anlaml farkl l a rastlanm t r (X2=12,036; p=0,017<0,05). Sonuç: Yap lan istatistik analizde sporcular n beslenmeye yönelik tutumlar na bak ld nda tükettikleri ö ün say s nda, ak am yeme inden sonra yeme-içme al kanl klar nda, ö ün atlamalar nda, müsabaka öncesi ve sonras tükettikleri besinlerde, yeterli beslenmelerinde ve spora kat l m güdüsünde (Fiziksel Uygunluk/Enerji Harcama, Arkada alt boyutunda ve e itim seviyesi de i keninde) anlaml l k ortaya ç km t r. Di er sorulara verilen cevaplarda istatiksel anlaml l k ç kmad gibi matematiksel farkl l k ve benzerlikler gözlenmi tir

    Ö retmenlerin alg lad klar örgütsel özde le me ve adaletin okul kültürüne etkisi

    No full text
    Bu ara t rman n amac , ö retmenlerin alg lad klar örgütsel özde le me ve adaletin okul kültürüne etkisinin incelenmesidir. Ara t rma, yorday c ili kisel tarama modelindedir ve evrenini 2022-2023 e itim-ö retim y l nda Giresun il merkezindeki kamuya ba l temel e itim düzeyinde çal an ö retmenler olu turmaktad r. Örneklem kapsam nda 393 ö retmenden veri toplanm t r. Ara t rmada veriler ki isel bilgi formu, 2004 y l nda Hoy ve Tarter (2004) taraf ndan geli tirilen Ta dan ve Y lmaz (2008) taraf ndan uyarlanan Örgütsel Adalet Ölçe i, Mael ve Ashforth (1992) taraf ndan geli tirilen Uzun (2018) taraf ndan uyarlanm olan Örgütsel Özde le me Ölçe i ile Higgins-D'Alessandro ve Sadh (1998) taraf ndan geli tirilen ve Türkçeye uyarlamas Y lmaz (2019) taraf ndan yap lm Okul Kültürü Ölçe i ile toplanm t r. Veri analizlerinin istatistik paket program kullan larak betimsel istatistikler, gruplar aras fark analizleri, korelasyon analizi, çoklu do rusal regresyon analizi ile yap ld bu ara t rman n sonuçlar ara t rmaya kat lan ö retmenlerin örgütsel özde le me, örgütsel adalet ve okul kültürünün alt boyutlar na ili kin görü lerinin ara t rmada seçilen baz ba ms z de i kenlere göre farkl la t n ; örgütsel özde le me, örgütsel adalet ve okul kültürü aras nda pozitif genelde orta düzeyde ili kiler bulundu unu ve örgütsel özde le me ile örgütsel adaletin okul kültürünün alt boyutlar n pozitif yönde dü ük düzeyde yordad n göstermektedir

    Kurumsal sürdürülebilirli in firma performans üzerindeki etkisinin incelenmesi: Borsa stanbul'da bir ara t rma

    No full text
    Sürdürülebilirlik kapsam nda çevrenin korunmas ve insanl n refah n n sa lanmas n n ayn anda gerçekle tirilemeyece ine yönelik söylem karma as 20. Yüzy la damgas n vurmu tur. 1987 y l nda Birle mi Milletler Dünya Çevre ve Kalk nma Komisyonu taraf ndan sunulan "Ortak Gelece imiz" ba l kl Brundlant raporunda çevrenin ancak insan refah n hedefleyen stratejilerle korunabilece i ifade edilmi tir. Bu sayede yeniden tan mlanan sürdürülebilirlik kavram küresel ölçekte uluslar taraf ndan kabul edilmeye ba lanm t r. 2000 y l nda Birle mi Milletler Genel Kurulunda 21. Yüzy l n üç önemli güçlü ü üzerine "yoksulluktan kurtulma, korkudan kurtulma ve gelecek nesillerin bu gezegende hayatlar n sürdürme özgürlü üne" atfen kullan lan cümleler sürdürülebilirlikle ilgili bir dünya görü ünün h zla yay ld n net bir biçimde ortaya koymu tur. Sürdürülebilirlikle birlikte do al hayat n ve çevrenin korunmas , toplumsal hak ve adaletle ilgili kayg lar n fark edilerek bu yönde stratejiler geli tirilmeye ba lanm t r. Sürdürülebilirli i i letme düzeyine indirgeyen Kurumsal Sürdürülebilirlik stratejileri i letme payda lar n n da beklentilerini bu yönde evrilmesine sebep olmu tur. Uzun dönemli sürdürülebilir de er yaratmak isteyen i letmeler bu kayg lar ticari faaliyetlerine entegre ederek yer almay ba ard klar Sürdürülebilirlik Endeksleri ile bu olu umun bir parças olmay sa lam t r. letmelerin hedefledikleri yüksek kâr anlay liberalle me sonras dönemde ekonomi alan nda en h zl büyüyen konulardan biri haline gelmi tir. Bu ba lamda çal mada ara t r lan kilit konu i letmelerin kâr anlay yla birlikte çevresel, ekonomik ve sosyal alana yönelik sorumluluklar n gösteren sürdürülebilirlik endeksinde yer al p almamalar n n performanslar üzerindeki etkisini belirlemektir. Çünkü uzun dönemli de er yaratmak ve sürdürülebilir olmak ancak kapsaml bir bak aç s yla sa lanabilmektedir. Bu noktada büyümenin motoru ve üretimin lokomotifi olan Borsa stanbul (BIST) SINAI Endeksi'nde yer alan 111 adet sanayi firmalar kapsam nda bir ara t rma yap lm t r. 2009Q1-2020Q4 döneminin incelendi i ara t rmada sürdürülebilirlikle i letme performans n n ili kilendirildi i bir model olu turulmu tur. Model tahminleme sonucunda elde edilen bulgulara göre; Kurumsal Sürdürülebilirli in i letmelerin performans üzerinde herhangi bir etkisi tespit edilememi tir. Bu tespit Mc Williams ve Siegel'in Arz ve Talep Teorisi'nin sanayi firmalar üzerinde geçerli oldu unu desteklerken, letmelerin performans göstergesi olan kârl l k hedeflerinden ba ka sürdürülebilirlik faaliyetlerini artt r c yönde hareket etmesi gerekti ine yönelik sinyaller vermektedir

    Ortaokul ö rencilerinin bilimin ve bilimsel sorgulaman n do as görü lerinin probleme dayal ö renme yakla m ile geli tirilmesi

    No full text
    21. yüzy l becerilerinden biri olan bilimsel okuryazarl k, son dönemde tüm dünyada fen ö retimi programlar n n ana hedefini olu turmaktad r. Bilimin ve bilimsel sorgulaman n do as n anlamak, bilimsel bilgiyi kullanabilecek, bilimsel beceri ve ça da bilim anlay na sahip bilim okuryazar bireylerin yeti mesine imkan tan maktad r. Bu nedenle bu çal man n amac ; ortaokul ö rencilerinin bilimin ve bilimsel sorgulaman n do as görü lerinin probleme dayal ö renme yakla m ile geli tirilmesidir. Nitel bir ara t rma olan çal man n örneklem grubunu Giresun ili, Eynesil ilçesindeki bir ortaokulda 7. s n fta ö renim gören 16 ö renci olu turmaktad r. "I n Madde le Etkile imi" ünitesi kazan mlar ve bilimin ve bilimsel sorgulaman n do as etkinliklerinin kazan mlar probleme dayal ö renme yakla m yla haz rlanan ders planlar içerisinde, aç k/yans t c etkinliklerle ili kilendirilerek ö retim gerçekle tirilmi tir. Veri toplama araçlar olarak aç k uçlu sorulardan olu an anketler ve yar yap land r lm görü me formu kullan lm t r. Anketler ön test ve son test olarak uygulanarak, elde edilen veriler bütüncül bir ekilde literatürde belirletilen kodlar ve temalar kullan larak analiz edilmi tir. Her ö renci için bir profil olu turulmu ve hedeflenen bilimin ve bilimsel sorgulaman n do as yönlerine ili kin görü leri, bir süreklilik ölçe i üzerinde naif "-", karma "(+)", artan geli mi düzeyler "+, ++, +++" eklinde s n fland r lm t r. Ö renci cevaplar n daha anla l r, net hale getirmek ve yap lan uygulama sonras dersle ilgili de erlendirmelerini belirleyebilmek için ö rencilerle görü me yap lm t r. Bu ara t rman n sonuçlar probleme dayal ö renme yakla m ile haz rlanan ders etkinliklerinin ö rencilerin bilimin ve bilimsel sorgulaman n do as görü lerini geli tirdi ini; ayr nt l olarak incelendi inde, bilimin do as ve bilimsel sorgulaman n do as boyutlar n n her birinde farkl düzeylerde geli im oldu unu göstermi tir. Bu sonuçlar ile bilimin ve bilimsel sorgulaman n do as n n probleme dayal ö renme yakla m ile ö retilmesi ve ders içeri iyle bu kavramlar n ili kilendirilerek do rudan yer verilmesi üzerine öneriler geli tirilmi tir

    C21H26INO ve C24H33NO3 Schiff baz bile iklerinin X- n k r n m analizi ve kuantum mekaniksel yöntemler ile incelenmesi

    No full text
    Bu tez çal mas , baz molekülerin tek kristal yap lar n n incelenmesi ve karakterizasyonlar ile kuantum mekaniksel hesaplamalar üzerine planlanm t r. Yap lan çal malar sonucunda iki tane tek kristal yap s na sahip Schiff baz molekülleri elde edilmi tir. Schiff baz bile ikleri sahip olduklar biyolojik ve kimyasal özelliklerinden dolay son y llarda oldukça ilgi çekici olmu lard r. Schiff bazlar ndan elde edilen bile iklerin çok geni kullan m alanlar mevcuttur. ncelenen bile iklerin tek kristal yap lar Ondokuz May s Üniversitesi Kimya Bölümü Organik Kimya Laboratuvar nda Prof. Dr. Mustafa Macit taraf ndan sentezlenmi tir. Sentezlenen kristal yap lar n tek kristal X- n k r n m yöntemi ile analizleri Ondokuz May s Üniversitesi Fizik Bölümü Kristalografi Laboratuvar nda bulunan STOE IPDS II ve Giresun Üniversitesi Merkezi Ara t rma Laboratuvar nda bulunan AGILENT SUPERNOVA k r n mmetreleri arac l ile gerçekle tirilmi tir. Elde edilen veriler arac l ile kristallerin yap çözümleri gerçekle tirilmi tir. Çal man n ikinci bölümünde ise; elde edilen deneysel verileri, kuramsal veriler ile kar la t rmak ve X- n tek k r n m yöntemi ile belirlenemeyen baz moleküler özelliklerin tan mlanmas amac yla kristallerin kuantum mekaniksel hesaplamalar Gaussian 09W paket program ile Yo unluk Fonksiyonel Kuram (YFK) kullan larak gerçekle tirilmi tir

    Makine yedek parça imalat yapan bir tesisin karbon ayak izinin belirlenmesi ve azalt m n n de erlendirilmesi

    No full text
    Bu çal mada, zmir ilinde makine yedek parça imalat faaliyetinde bulunan özel bir tesisin 2021-2023 y llar n kapsayan üretim ve tüketim verileri dikkate al narak karbon ayak izi belirlenmi ve azalt lmas na yönelik öneriler sunulmu tur. Tesisin mevcut durumu yap lan saha çal mas sonucunda elde edilen verilerden ve tesis yetkilisinden talep edilen bilgilerden yararlan larak irdelenmi tir. Tesisin karbon emisyonuna olu umuna sebep olan faaliyet verileri ISO 14064:2018 ve GHG Protokolüne göre s n fland r lm t r. Elektrik, yak t ve su tüketimi ile at k ve at ksu olu umu kaynakl emisyon miktarlar Hükümetleraras klim De i ikli i Paneli Tier 1 metodolojisine göre 2021, 2022 ve 2023 y llar için hesaplanm ve de i imler de erlendirilmi tir. Tesisin karbon emisyonu olu umuna en fazla katk sa layan faaliyetler elektrik ve yak t tüketimidir. Tesisin elektrik tüketiminden kaynaklanan karbon emisyonu de erleri 2021 y l için 6,55 tCO2e/y l, 6,00 tCO2e/y l ve 6,11 tCO2e/y l oldu u belirlenmi tir. Yak t tüketiminden kaynaklanan karbon emisyonu miktarlar ise 2021, 2022 ve 2023 y llar için s ras yla 5,88 tCO2e/y l, 6,03 tCO2e/y l ve 6,23 tCO2e/y l olarak hesaplanm t r. Bununla birlikte, su tüketimi, at ksu ve at k olu umundan kaynaklanan toplam karbon emisyon de erleri ise 2021 y l nda 0,73 tCO2e/y l, 2022 y l nda 0,69 tCO2e/y l ve 2023 y l nda 0,79 tCO2e/y l ile tesisin karbon emisyonu olu turan tüm faaliyetleri aras nda oldukça dü ük bir paya sahiptir. Tesis faaliyetleri dü ük karbon emisyonu olu umuna sahip olsa da 2050 y l hedeflerine ula labilmesi için sal n m n minimuma dü ürülmesi amac yla gerekli önlemlerin al nmas oldukça önemlidir. Elektrik tüketiminden ve yak t tüketimi kaynakl emisyonlar azaltmak sera gaz emisyonlar n %95 oran nda azaltacakt r. Tesis elektrik üretimini yenilenebilir enerji kaynaklar ndan temin ederek karbon sal n m n büyük ölçüde azaltm olacakt r. Bunun için tesise kurulacak olan 48 adet güne enerjisi paneli ile elektrik üretimi yenilenebilir enerjiden sa lanm olacakt r. Bu kurulum için yakla k 50 m2'lik alana ihtiyaç duyulmaktad r

    Sosyolojik aç dan günümüz S byan mektepleri (Rize ili örne i)

    No full text
    S byan mektepleri, tarihimizde kültürel bir motif olmas n n yan s ra bir e itim kurumudur. Tarihi Osmanl dan da eski olan bu e itim kurumlar , gelenekselle mi bir ö retim yap s na sahiptir. S byan mekteplerinde dini de erlerin aktar m ön plandad r. Kur'an- Kerim okumak, ibadetler için gereken sure ve dualar ezberlemek ve ilmihal bilgileri denilen iman, ibadet ve ahlak esaslar ö retilen derslerdir. Sonralar , gündelik hayatta ihtiyaç duyulan yaz ve hesap gibi dersler de bunlara eklenmi tir. Tanzimattan sonra modernle me sürecinde çe itli yenilikler getirilse de s byan mektepleri bu de i imlere ayak uyduramam t r. Cumhuriyetin ilan ndan sonra yap lan ink laplar ve ç kar lan Tevhîd'i Tedrîsat Kanunu ile s byan mektepleri tüm ö retim kurumlar ile birlikte Millî E itim Bakanl na devrolunmu ve e itim vermeye devam etmi ve 1926'da Maarif Te kilat Kanunu ile tamamen kapat lm t r. Sonraki dönemlerde çocuklara Kur'an ve din bilgisi ö retimi yap lm olsa da 2012'de ilk kez okul öncesi döneme yönelik 4-6 ya Kur'an Kursu faaliyete geçmi tir. Günümüzde de s byan mekteplerinin yans mas olarak ana s n f niteli inde Diyanet leri Ba kanl 'n n 2013'den beri faaliyet gösteren 4-6 ya Kur'an kurslar n aç lmaktad r. Rize ilinde, s byan mektepleriyle benzer özellikteki bu kurslarda, çocuklara dini yönden gerekli görülen konular ö retilmektedir. Çal mam zda çocuklar n bu kurumlara gönderen velilerin de -t pk Osmanl da s byan mektepleri velileri gibi- bunu dini bir vecibe olarak görüp görmedi i, çocu unu neden bu okullara gönderdi i ara t r lm t r. E itim sosyolojisi alan nda yap lan bu çal mada velilerin neden s byan mekteplerini tercih etti i ve beklentilerinin ne oldu unun ö renilmesi amaçlanmaktad r. Ayr ca s byan mekteplerinin hem dini konularda hem de okul öncesi alan nda verdi i e itimin çocuk ve veli için tatmin edicili i ve yeterlilik düzeyinin tespiti de yap lmaktad r. Çal man n sonunda günümüz s byan mektebi anne velilerinde, toplumda ahlaki bir bozulma ya and na ve bunun ahlaki, milli ve dini de erlerimize sahip ç kmayla düzelebilece ine dair inanç mevcuttur. Veliler toplumsal yap y olu turmada aileye dü en görevin, bilgi seviyesi yüksek ve de erlerinin arkas nda bireyler yeti tirmek oldu unu söylemekte ve hem anaokulu hem de dini e itim vermesi aç s ndan s byan mekteplerini tercih etmektedir. Ancak bu okullardaki aksakl klar n fark nda olup devletin eksiklikleri tamamlanmas n ve sürekli takibinin yapmas n istemektedirler. Ara t rmam z Rize ilindeki s byan mekteplerine çocuklar n gönderen velilerin beklentilerini anlamaya yönelik yap lm nitel bir çal mad r. Yar yap land r lm görü me tekni inde derinlemesine mülakat uygulanan bu ara t rma, seçilen örneklemin s n rl say s (30) nedeniyle genellemelere ula mamaktad r ve çal ma kat l mc lar n tan mlar , deneyimleri ve söylemleri ile ekillenmektedir. Yap lan çal mada Rize ili ile s n rland r lm , özel ve devlete ba l okul öncesi dini e itim veren e itim kurumlar na çocuklar n göndermi , veli anneler, s byan mektepleriyle ilgili görü me sorular n cevaplamaktad r. 'Önce sizi tan yal m' ba l nda çocu un içine do du u ailenin ve onun ilk e iticisi olan annenin dine bak ele al nmaktad r. Ard ndan 'çocu unuz aç s ndan neden din e itimi' ba l nda velinin çocu unu ne kadar tan d ve onun için istedi i din e itimini ne derece önemsedi i irdelenmektedir. 'Toplum aç s ndan neden din e itimi' ba l nda ise velinin çocu una verilen din e itiminin sonunda toplumda gerçekle ece ini dü ündü ü de i imler ele al nmaktad r. Bu do rultuda Rize ilinde bulunan, nitel ara t rma yöntemi kullan larak 30 ki i ile yar yap land r lm görü me tekni inde derinlemesine mülakat uygulanarak ara t rma verileri söylem analizine tabi k l nm t r

    0

    full texts

    5,771

    metadata records
    Updated in last 30 days.
    Giresun University Institutional Repository
    Access Repository Dashboard
    Do you manage Open Research Online? Become a CORE Member to access insider analytics, issue reports and manage access to outputs from your repository in the CORE Repository Dashboard! 👇