Giresun University Institutional Repository
Not a member yet
5771 research outputs found
Sort by
Farkl sorgulama çe itlerinin ö rencilerin bas nç konusundaki akademik ba ar lar üzerindeki etkisi
Ö renenlerin ara t rma sorular n veri analizi yoluyla yan tlad klar aktif bir ö renme süreci olan bilimsel sorgulaman n ö renmeye olumlu katk s nedeniyle fen ö retim programlar n n uygulamalar içerisinde yer almaktad r. Fen ö retiminde bilimsel sorgulaman n kullan lmas ö renmenin sorumlulu unun ö retmenden ö renciye, ard ndan tekrar ö retmene geçti i bir ö renme ortam gerektirmektedir. Bu geçi lerde yer alan rehberlik boyutuna göre farkl la an sorgulama çe itlerinin ö renenlerin akademik ba ar lar üzerindeki etkilerinin ara t rmay amaçlayan bu çal ma 8.s n f seviyesi Bas nç ünitesinin ö retimi s ras nda yürütülmü tür. Do rulay c , yap land r lm , rehberlikle ve aç k uçlu sorgulamaya dayal ö retim uygulamalar dört farkl s n ftan toplam 88 ö renci ile yürütülmü tür. Nicel ara t rma yöntemlerinden ön test-son test kontrol grupsuz yar deneysel yöntemin kullan ld çal mada veri toplama arac olarak bir ba ar testi kullan lm t r. Verilerin analizinde Kruskall-Wallis ve Mann Whitney U testleri kullan lm t r. Sorgulama gruplar n ön test ve son testlerini k yaslamada Wilcoxon S ral i aretler testi kullan lm t r. Bulgular tüm sorgulama çe itlerinin ö renenlerin Bas nç konundaki akademik ba ar lar na etkisi olmakla birlikte en fazla rehberlikle sorgulaman n etkili oldu unu göstermi tir
Halkla ili kiler arac olarak sosyal medyan n kullan m : Kar la t rmal bir analiz
Teknoloji ça olarak atfedilen 21.yüzy l n ki iler aras ve kurumlar aras ileti ime kazand rd en büyük geli melerden biri üphesiz sosyal medyad r. Geli en teknoloji faaliyetleri toplumlarda da de i ime yol açm , dijital a lardan yararlanan toplumlar bilgiye kolay ula arak daha bilinçli, kat l mc , ara t ran ve sorgulayan bireylere dönü mü lerdir. Günümüzde ileti im faaliyetlerinin sosyal a lar ekseninde gerçekle mesiyle; kamu ve özel sektörde, merkezi ve yerel kurulu lardan sivil toplum kurulu lar na kadar geni yelpazede kitleler aras stratejik ileti imi yöneten halkla ili kiler disiplini de sosyal medya araçlar na uzak kalamam t r. De i en hedef kitleler kar s nda kurumlar halkla ili kiler faaliyetlerinde geleneksel medyadan çok h zl , az maliyetli, çift yönlü ve e zamanl özellikler ta yan sosyal medya kullan m n tercih eder duruma gelmi lerdir. Sosyal medyan n tüm dünyada oldu u gibi ülkemizde de önemli ölçüde kullan l yor olmas , gerek kamu gerekse özel sektör kurulu lar n sosyal medya platformlar nda yer almaya yönlendirmi tir. Zira çe itli hedef kitlelere hizmet veren pek çok kamu kurumu, sivil toplum kurulu u, dernek ve özel sektör firmas n n, kurumsal sosyal medya hesaplar arac l yla halkla ili kiler faaliyetleri sürdürdü ü görülmektedir. Bu kapsamda yap lan çal mada kamu kurumu, STK ve özel sektör firmalar ndan benzer hedef kitleye hitap eden üç örnek kurum seçilerek halkla ili kiler arac olarak sosyal medyay hangi amaçla kulland klar , hedef kitle ile kar l kl etkile im düzeyleri ve hangi halkla ili kiler modellerine uygun olarak ileti im kurduklar tespit edilmeye çal lm t r. Elde edilen veriler neticesinde, kurumlar n sosyal medya hesaplar n a rl kl olarak bilgilendirme ve tan t m yapma amac yla kulland klar , sosyal medya gönderilerinin tüm hesaplarda entegre bir biçimde payla lmad , "mükemmel halkla ili kiler" anlay çerçevesinde kullan m beklenen simetrik halkla ili kiler modelinin sosyal medya gönderilerinde yeterli düzeyde uygulanamad görülmü tür
Coworking alanlarda çalışmanın iş tatmini üzerindeki etkilerine yönelik bir araştırma
Bu araştırma coworking alan kullanıcılarının iş tatmini seviyesinin ölçülmesi amacıyla gerçekleştirilmiştir. Ayrıca, katılımcıların demografik ve coworking alan kullanıcı özelliklerinin iş tatmini ve boyutları ile ilişkisi de araştırılmıştır. Araştırmanın örneklemi Ankara ve İstanbul'da bulunan coworking alanları kullanan 407 katılımcıdır. Araştırmacı tarafından oluşturulan veri toplama aracı ile elde edilen veriler SPSS 21.0 ve AMOS 22.0 istatistik yazılımları ile analiz edilmiştir. Coworking Alan Kullanıcıları İçin İş Tatmini Ölçeğinin geçerlik ve güvenirlik çalışmalarında açıklayıcı ve doğrulayıcı faktör analizi, madde toplam korelasyonu, Cronbach Alpha yöntemlerinden; ölçeğin toplam ve alt boyut puanlarının iki gruplu değişkenlere göre karşılaştırılmasında bağımsız iki örneklem t testinden; ikiden fazla gruplu değişkenlere göre karşılaştırılmasında ANOVA testinden; ANOVA testinde anlamlı farklılık görüldüğünde farkın hangi gruplar arasında olduğunu belirlemek amacıyla LSD post hoc testinden yararlanılmıştır. Araştırmaya katılan coworking alan kullanıcılarının iş tatmini düzeyinin yüksek olduğu tespit edilmiştir. Alt boyut puanlarına göre en yüksek düzeyde iş tatmininin sırasıyla "iş koşullarına yönelik memnuniyet", "iş birliği ve etkileşime yönelik memnuniyet" olduğu; en düşük düzeyde iş tatmininin ise "iç çevre kalitesine yönelik memnuniyet" ve "çalışma alanına yönelik memnuniyet" olduğu ancak tüm boyutlarda iş tatmini düzeyinin yüksek olduğu tespit edilmiştir
Öğretmenlerin örgütsel sosyalleşmeleri ile işe bağlanmaları arasındaki ilişki
Bu çalışmada, öğretmen görüşlerine göre öğretmenlerin örgütsel sosyalleşmeleri ile işe bağlanmaları arasındaki ilişkinin incelenmesi hedeflenmiştir. Araştırmanın evrenini, 2023-2024 eğitim öğretim yılında Giresun il merkezindeki 19 devlet lisesinde görevli 690 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmanın verileri, bu okullarda görevli 408 öğretmenle yüz yüze görüşmeler yoluyla toplanmıştır ve araştırmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmada, üç bölümden oluşan bir veri toplama aracı kullanılmıştır. Birinci bölümde, kişisel bilgi formu yer almakta; ikinci bölümde, öğretmenlerin örgütsel sosyalleşme düzeylerini ölçmek amacıyla Erdoğan ve Dönmez (2019) tarafından geliştirilen "Örgütsel Sosyalleşme Ölçeği" yer almaktadır. Üçüncü bölümde ise öğretmenlerin işe bağlanma düzeylerini ölçmek amacıyla Schaufeli ve Bakker (2003) tarafından geliştirilen "Utrecht Work Engagement Scale" ölçeği yer almaktadır. "İşe Bağlanma Ölçeği" Türkçe'ye Özkalp ve Meydan (2015) tarafından uyarlanmıştır. Veriler, uç değerler elendikten sonra yüzde, frekans, aritmetik ortalama, standart sapma, t-test, tek yönlü varyans analizi (ANOVA), korelasyon analizi, basit doğrusal ve çoklu doğrusal regresyon analizi yöntemleri kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre, öğretmenlerin örgütsel sosyalleşmeleri ile işe bağlanmaları arasında pozitif yönlü ve anlamlı bir ilişki vardır ve örgütsel sosyalleşme işe bağlanmayı anlamlı şekilde yordamaktadır
At k pil bile enlerinin radyoaktivite seviyelerinin ve kütle azaltma katsay lar n n belirlenmesi
At k piller üzerine kurgulanan bu çal ma iki a amadan olu maktad r. Birinci basamakta kuru pil örneklerinde 238U, 232Th, 137Cs ve 40K radyo izotoplar n n aktivite konsantrasyonlar belirlendi. Örneklerde 137Cs radyoizotopu için herhangi bir aktivite konsantrasyonu belirlenemezken 238U, 232Th ve 40K radyoizotoplar için ortalama aktivite de erleri s ras yla 2,42±0,22, 1,71±0,15 ve 12,54±0,46 Bq/kg olarak belirlendi. Pillerin radyoaktif içeriklerinin insan sa l üzerindeki etkilerini yorumlamak amac yla, so urulan doz h z (ADR) ve y ll k etkin doz (AED) de erleri hesapland . Kuru pil örneklerinin y ll k etkin doz de erlerinin ortalamas 0,003 mSv/y olarak bulundu. Belirlenen y ll k etkin doz de erlerinin ICRP taraf ndan önerilen 1 mSv/y s n r n n oldukça alt nda oldu u bulundu. kinci k s mda ise kuru pil örneklerinin yan s ra dü me ve lityum polimer pillerin kütle azaltma katsay lar 31 ile 1332 keV enerji aral nda 10 farkl de er için belirlendi. Kütle azaltma katsay lar n n belirlendi i enerjileri elde etmek için 241Am, 133Ba, 137Cs ve 60Co radyoaktif kaynaklar kullan ld . Deneysel çal malar n tamam ORTEC marka ve GEM-SP7025P4-B model numaral HPGe dedektör kullan larak gerçekle tirildi
Hareketli da l ml bir yük alt ndaki elastik yar düzlemin incelenmesi
Bu tezde, yüzey üzerinde sabit bir h zla hareket eden da l ml bir yük ile yüklenen elastik yar düzlemin iki boyutlu dinamik tepkisi incelenmektedir. Problem, daha önceki çal malarda geli tirilmi olan hiperbolik-eliptik model ile dalga potansiyelleri cinsinden formüle edilmi tir. Yüzeydeki dalga potansiyelinin integral ifadesi, yük h z ile yüzey dalga h z aras ndaki ili kiye ba l olarak üç farkl biçimde sunulmaktad r. Her durum ayr ayr incelenerek ilk olarak dalga potansiyelleri daha sonra da boyuna yer de i tirme bile eninin ifadeleri elde edilmi tir. Elde edilen sonuçlar n analizi için yer de i tirmenin grafikleri baz özel de erler için çizilmi tir
MEB'in haz rlad 6. s n f matematik ortak s nav n n matematik dersi ö retim program na ve Yenilenmi Bloom Taksonomisine göre incelenmesi
E itimin en önemli payda lar ndan biri ölçme ve de erlendirme a amas d r. Kurumlarda bilginin ne ölçüde ö renildi ini belirlemek için süreç de erlendirmesi yap lmaktad r. 2023-2024 e itim-ö retim y l nda, Milli E itim Bakanl baz kademelerin yaz l s navlar n kendi uzmanlar yla haz rlayarak Türkiye'de ortak s nav düzenlemi tir. Bu çal mada 2023-2024 e itim ö retim y l Millî E itim Bakanl taraf ndan haz rlanan matematik s nav n , Matematik Ö retim Program na ve Yenilenmi Bloom Taksonomisi (YBT)'nin yatay-dikey boyutuna göre incelenmesi amaçlanm t r. Bu amaçla 2023-2024 e itim ö retim y l Milli E itim Bakanl taraf ndan haz rlanan ortak s nav sorular ve Matematik Ö retim Program incelenerek nitel ara t rma yöntemlerinden biri olan doküman analizi yöntemiyle veriler elde edilmi tir. Veriler Milli E itim Bakanl 'n n sitesinde yay mlanan 2023-2024 e itim ö retim y l 6. s n f matematik ortak s nav ve Ortaokul Matematik Ö retim Program yard m yla toplanm t r. Verilerin analiz edilmesinde betimsel analiz kullan lm t r. ki alan nda uzman akademisyen ve iki matematik ö retmeniyle birlikte çal larak 52 tane matematik sorusunu Matematik Ö retim Program ndaki kazan mlara göre s n fland r lm ayn zamanda YBT'ye göre basamaklarla e le tirilmi tir. 2023-2024 e itim ö retim y l 6. s n f matematik s nav sorular YBT'nin bili sel süreç boyutuna göre incelendi inde sorular n alt düzey bili sel basamaklarda y ld , bilgi birikim boyutuna göre incelendi inde ise ço unlukla i lemsel bilgi basama nda oldu u sonucuna ula lm t r. S nav sorular Matematik Ö retim Program na göre analiz edildi inde sorular n genellikle kazan mlar kar lad fakat baz kazan mlar n hiçbir soruyla e le tirilemedi i elde edilen sonuçlar aras ndad r. Sonuçlar incelendi inde; bili sel süreç bak m ndan alt seviyeyi ölçmeye dayal bir s nav oldu undan sorular n zorluk derecesinin kolay oldu u dü ünülmektedir. S nav sorular n n frekanslar incelendi inde basit bili sel seviye ölçmeye dayal bir s nav oldu u sonucu tahmin edilmektedir. S nav sorular analiz edildi inde ö renme alanlar n n ve kazan mlar n e it oranda da lmad ayn zamanda hiç soru sorulmayan kazan mlar n oldu u gözlemlenmi tir bu da s nav n kapsam geçerlili inin dü ük oldu u sonucunu ortaya koymaktad r. Kurumlarda yap lacak olan süreç ve sonuç de erlendirme s navlar n n YBT'nin üst bili sel basamaklar na göre haz rlanmas ve Matematik Ö retim Program na göre homojen bir da l m sa lamas tavsiye edilmektedir
Albrecht Dürer'in gravürlerinde figürlerin incelenmesi
"Albrecht Dürer' in Gravürlerinde Figürlerin ncelenmesi" adl tez çal mas nitel ara t rma yöntemlerine dayan larak haz rlanm t r. Bu tez çal man n giri bölümünde saptanan problem do rultusunda yap lan literatür tarama yoluyla toplanan bilgi, belge ve dokümanlar ile probleme aç klay c cevaplar aranm t r. Bu çal mada, Rönesans' n ba lamas , geli imi, "Avrupa'ya Yay l ", "Alman Rönesans' ", Albrecht Dürer' in Hayat ", "Gravür Sanat ve Albrecht Dürer' in bu sanattaki katk lar ve önemi", ba l klar alt nda Albrecht Dürer' in figürlü bask resimlerinden yap lan seçkiler üzerinde yap lm t r. Ara t rmada, Türkçe kaynaklar yan nda Almanca, Latince gibi ba ka diller de yay nla m kaynaklardan yararlan lm t r. Rönesans'taki ayd nlanma ve geli imin; toplumun kilisenin gelenekçi dogmatik dü ünce bask s yla geri kalm l ktan kurtulup, daha özgür daha yarat c bir dü ünce yap s yla ve çal ma üretme olana ile ilerleyip her alanda geli imini sa lamaya ortam ve imkan sa lad n göstermektedir. Albrecht Dürer' in gravür sanat nda öne ç kmas n n nedenleri ara t r larak bu ba ar n n etkenler ortaya konulmaya çal lm t r. Özellikle gravürlerindeki figürler detayl bir ekilde incelenmi , ara t r lm , figürleri bu kadar ilgi çekici ve ba ar l k lan faktörler ara t r lm t r. Dürer' den günümüze ula an gravürlerden yap lan seçkiler üzerinde inceleme, ara t rma tema, teknik, uygulama inceli i, i çili i ve ustal aç s ndan detayl ara t rma, eser inceleme, tahlil ve tespitler yap lm t r. Yap lan bu çal malarla Albrecht Dürer' in Rönesans'taki yeri ve önemi yan nda gravürlerindeki figürlerinde i ledi i temalar, bu ba lamda figürleri i lerken gösterdi i ince detay i çili i ve ustal üzerinde durulmu tur
Sosyal bilgiler ö retim programlar ndaki ve ders kitaplar ndaki beceri durumu
Sosyal bilgiler dersi ile kazand r lan beceriler bireylerin ya amlar boyunca etkili olmu tur. En son ö retim program olan 2018 Sosyal Bilgiler Ö retim Program nda 27 adet beceri yer alm t r. 2005 tarihi sonras nda yer alan becerilere bak ld zaman hem beceri say s artm hem de de i iklikler meydana gelmi tir. 2005 tarihi öncesinde ise konular incelendi inde yazar n ara t rmalar do rultusunda becerilere karar verilmi tir. Sosyal bilgiler ö retim programlar ndan ilkokul 1968-2018 tarihleri aras ortaokul ise 1978-2018 tarihleri aras n kapsam t r. Bu do rultuda becerilerin yer ald 2005-2018 tarihleri ara t rma kapsam na al nm t r. Ders kitaplar nda ise 2005-2018 tarihleri aras ndaki ilkokul ve ortaokul sosyal bilgiler ders kitaplar ara t rma kapsam na dâhil edilmi tir. Toplamda 16 adet sosyal bilgiler ders kitab incelenmi tir. Ara t rman n yöntemi; durum çal mas yöntemidir. Veri toplama tekni i olarak nitel ara t rma yöntemine ba l olarak belgesel tarama yap lm t r. Ara t rman n analizi içinse betimsel analiz kullan lm t r. Sonuç olarak, 2005-2018 tarihleri aras nda ö retim programlar nda yer alan tüm konular incelenmi tir. Konulara bak ld zaman becerilerin y llara ve konulara göre e it da lmad aç kça görülmü tür. Baz y llarda becerilerden birço una hiç de inilmemi tir
Sa l k bilimleri ö rencilerinde akrilamid maruziyet öyküsünün ara t r lmas
Amaç: Akrilamid, karbonhidrat içeri i zengin besinlerin pi irilmesi s ras nda 120°C'nin üzerindeki s cakl kta i lem görmesi sonucu olu an bir moleküldür. Nisan 2002 y l nda Stockholm Üniversitesindeki bir grup ara t rmac taraf ndan yüksek s l i lem gören besinlerde ortaya ç kan akrilamidin toksik ve olas kansere neden olan bir kimyasal oldu u bildirilmi tir. Yüksek s da uzun süre i lem görmü besinler (patates, cips, kahve ve tah l bazl ürünler yüksek miktarda akrilamid içermektedir. G dalarda bulunan akrilamid düzeyinin ve bu düzeylerin insan sa l üzerindeki etkilerinin ara t r lmas Ulusal ve Uluslararas bilim akademileri ve topluluklar taraf ndan risk de erlendirme çal malar düzeyinde incelenmektedir. Gereç ve Yöntem: Ara t rmaya Giresun Üniversitesi Sa l k Bilimleri alan nda e itim alan ö renciler aras nda online anket yöntemi (Google Forms) ile yap lm t r. Anket uygulamas na Giresun Üniversitesinde Sa l k Bilimleri alan nda e itim gören 201 gönüllü ö renci kat lm t r. Bu tez çal mas nda akrilamid maruziyet hesaplamas her yiyecek için içerdi i akrilamid miktar Avrupa G da Güvenli i Ajans 'n n sunmu oldu u de erler baz al narak günlük tüketimler ki isel olarak hesaplanm ve sonuçlar ki i a rl na bölünmü tür. Elde edilen veriler SPSS istatistik program ile analiz edilecektir. Bulgular: Farkl bran larda e itimlerini sürdüren sa l k bilimleri ö rencilerinin haftal k besin tüketim al kanl klar sorgulanm ve ö rencilerin maruz kald akrilamid düzeyi ara t r lm t r. Bölümler aras nda anlaml bir fark olmad tespit edilmi tir. Bununla birlikte tüm bölümlerdeki ö rencilerin akrilamid ihtiva eden g dalardan en yüksek seviyede kahve tüketti i bulunmu tur (60,75 µg/kg/gün). Ö rencilerin kahveler aras nda en çok %38,3 ile suda çözünen granül kahveyi tercih etti i saptand . Ö renciler aras nda en s k tüketilen akrilamid içeren besin olan kahveden sonra, ikinci en çok tüketilen besinin patates k zartmas oldu u anla lm t r (42,96 µg/kg/gün). Tüm ö renciler dahil edildi inde akrilamid içeren besin tüketim s kl de erlendirildi inde toplam akrilamid al m ortalamas 263,44±196,50 µg/gün olarak hesaplanm t r. Kilo ba na akrilamid maruziyeti ise 4,51±3,64 µg/kg/gün olarak tespit edilmi tir. Sonuç: Akrilamid al m ile ilgili çal malar son y llarda artm t r. Bu tez çal mas nda elde edilen anket verileri haftal k al m s kl üzerinden kilo ba günlük olarak hesaplanm ve bu sonuçlar literatürdekiler ile k yasland nda yüksek oldu u görülmü tür. Ayr ca yüksek akrilamid al m n n baz kanser türlerine ve nörotoksisiteye neden oldu una dair bilinmesi akrilamid al m n n s n rland r lmas aç s ndan önemli olmaktad r. Bu nedenle g dalardan akrilamid azalt c çal malar yap lmal ve toplum akrilamid içeren patates k zartmas gibi ürünlerin daha s n rl tüketimi bak m ndan bilinçlendirilmedir