Giresun University Institutional Repository
Not a member yet
5771 research outputs found
Sort by
Ortaokul ö rencilerinin elektrik konusundaki zihinsel modellerinin incelenmesi
Ö renme bireyin ya anm l klar sonucu ortaya ç kan davran de i ikli i olarak tan mlan r. Zihinsel modeller ö renme sürecinde ö rencilerin bir konu hakk ndaki yans tt klar bilgi, dü ünce ve inançlar ndan olu tu u için önemli bir unsurdur. Elektrik konusu yap s itibariyle soyut bir konudur ve bu konunun en iyi ekilde ö retilebilmesi için ö rencilerin var olan kavram yan lg lar n ortaya ç karmak ve sahip olduklar zihinsel modellerini belirlemek bir ihtiyaç olarak dü ünülmektedir. Bu amaçla ara t rma 2023-2024 e itim-ö retim y l nda Giresun ili Do ankent ilçesi Do ankent Ortaokulu'nda ö renim gören be inci, alt nc , yedinci ve sekizinci s n f seviyelerinde 134 ortaokul ö rencisi ile gerçekle tirilmi tir. Veri toplama arac olarak elektrik devreleri konusunda her kademeye uygun farkl soru tiplerinden olu an dört veri toplama arac haz rlanm t r. Elde edilen veriler önce anlama seviyelerine göre analiz edilmi ve ard ndan zihinsel model analizleri yap lm t r. Anlama seviyelerine bak ld zaman en fazla bilimsel düzeyde bilgi içeren cevaplar n be inci s n f seviyesinde verildi i görülmektedir. Ortaokul ö rencilerinin sahip olduklar zihinsel modeller inceledi inde en çok görülen zihinsel modellerin s ras yla sentez, k smi bilimsel, geçi , bilimsel, ilkel, teorik bilgi a rl kl sentez modelleri oldu u görülmektedir. Ula lan sonuçlara göre elektrik ünitelerinin farkl alt konular hakk nda da farkl zihinsel model çal malar n n yap lmas önerilmektedir
Otomatik shrink sistemli çerçeve bal paketleme makinesi imalat ve performans incelemeleri
Dünya geneline ve ülkemize bak ld nda bal üretiminin yayg n olarak gözükmektedir. Dünya çap nda 2021 y l nda 1.8 milyon ton bal üretimi yap lm t r. Üretim miktarlar incelendi inde ülkemiz bal üretimi aç s ndan Dünya'da en çok bal üretimi yapan ikinci ülkedir. Türkiye'de 2022 y l nda yakla k olarak 90 milyon çerçeve bal üretimi yap lm t r. Üretimi yap lan bu ballar n bir k sm süzme bala dönü türülerek sat gerçekle tirilmi tir. Geriye kalan k s m ise çerçeve bal olarak paketleme i lemi gerçekle tirilerek sat a haz r hale getirilmektedir. Bahsi geçen bu çerçeve ballar n paketleme i leminin tümü ar c lar m z taraf ndan tek tek insan gücü ile paketlenmektedir. Küçük ölçekli üretim gerçekle tiren ar c lar m z paketleme i lemini uzun sürelerde kendileri yapmaktayken, büyük ölçekli bal üretimi yapan üreticilerimiz çerçeve ballar ekstra personeller yard m yla paketlemektedir. Bu i lem de hem zaman kayb na hem para kayb na hem de i gücü kayb na sebep olmaktad r. Literatür ve piyasa incelendi inde çerçeve ballar paketlemek amac yla yap lm bir makine bulunmamaktad r. Literatürdeki bu yöndeki eksiklik göz önüne al narak bu çal mam zda Tam Otomatik Çerçeve Bal Paketleme Makinesi Tasar m , animasyonu ve performans incelemeleri yap larak ar c l k sektöründeki bu eksikli in kapat lmas amaçlanm t r
Allium cepa test materyalinde metil metansülfonat toksisitesi: Fizyolojik, sitogenetik, biyokimyasal ve anatomik de erlendirme
Bu çal mada, alkilleyici ajan metil metansülfonat n (MMS) Allium cepa L. test materyalinde sebep oldu u toksisite ara t r lm t r. Toksisite fizyolojik (çimlenme, kök uzamas ve a rl k kazan m ), sitogenetik (mitotik indeks=MI, mikronukleus=MN ve kromozomal anormallikler), biyokimyasal (malondialdehit=MDA, süperoksit dismutaz=SOD ve katalaz=KAT) ve anatomik parametreler (kök ucu meristem hücre hasarlar ) yard m yla ele al nm t r. A. cepa bulblar toplam dört gruba ayr lm t r (Grup I: kontrol, Grup II: 100 µM MMS, Grup III: 500 µM MMS ve Grup IV: 4000 µM MMS). Kontrol grubu çe me suyu ve uygulama gruplar ise MMS'nin üç farkl dozu ile çimlendirilmi tir. Çimlendirme i lemi 72 saat süresince oda s cakl nda gerçekle tirilmi tir. Süre sonunda kök uçlar toplanm , rutin preparasyon i lemleri uygulanarak, mikroskobik gözlemler ve spektrofotometrik ölçümler için haz r hale getirilmi tir. Sonuçta en fazla çimlenme, kök uzamas , a rl k kazan m ve MI Grup I'de (kontrol) ölçülmü tür. Ayr ca en dü ük MN s kl , kromozomal hasar say lar , MDA düzeyi, SOD ve KAT enzim aktiviteleri de bu grupta ölçülmü tür. MMS uygulamas incelenen tüm fizyolojik parametrelerde azalmaya, sitogenetik (MI hariç) ve biyokimyasal parametrelerde ise art a neden olmu tur. Bu art ve azal lar n do rudan MMS dozu ile ili kili oldu u ve istatistiksel olarak anlaml (p<0,05) oldu u belirlenmi tir. MMS uygulamas 500 µM dozuna kadar SOD ve KAT enzim düzeylerinde art a, 4000 µM dozunda ise azalmaya sebep olmu tur. MMS uygulamas kök meristem hücrelerinde yap kan kromozom, vagrant kromozom, fragment, kromatinin e it olmayan da l m , köprü, vokuollü nukleus, ters kutupla ma ve düzensiz mitoz gibi anormallikleri te vik etmi tir. Ayr ca MMS kök anatomisinde epidermis hücre hasar , yass la m hücre çekirde i, korteks hücre hasar ve korteks hücre çeperinde kal nla ma eklinde de i imlere neden olmu tur. Sonuç olarak, MMS'nin bitki hücrelerinde oldukça güçlü bir ekilde fizyolojik, sitogenetik, biyokimyasal ve anatomik toksisiteyi te vik etti i, A. cepa test materyalinin de bu toksisitenin belirlenmesinde kullan l bir biyo-indikatör organizma ve seçilen parametrelerin ise uygun indikatörler oldu u belirlenmi tir
Pilates e itmenlerinin i doyumu düzeylerinin incelenmesi
Amaç: Bu çal man n amac , pilates e itmenlerinin i doyumlar n belirlemek ve çe itli demografik ve i le ilgili faktörlerin i doyumu üzerindeki etkilerini incelemektir. Gereç ve Yöntem: Ara t rmada, nicel ara t rma yakla m kapsam nda tarama modeli kullan larak pilates e itmenlerinin i doyumu düzeyleri incelenmi tir. Çal man n evrenini 114 pilates e itmeni olu tururken, veri toplama arac olarak "Ki isel Bilgi Formu" ve "Minnesota Tatmini Ölçe i" kullan lm t r. Elde edilen verilerin analizinde SPSS 27 ve JASP istatistik paket programlar kullan lm ve normallik analizi sonucunda verilerin normal da ld tespit edilmi tir. Bu nedenle analizlerde parametrik testlerden olan Ba ms z Örneklem T Testi ve One Way Anova Testi kullan lm t r. Bulgular: Pilates e itmenlerinin cinsiyet aç s ndan i doyumu toplam puan nda ve alt boyutlar nda erkekler lehine anlaml fark tespit edilmi tir (p0,05). Sonuç: Bu çal man n sonuçlar , pilates e itmenlerinin i doyumunu etkileyen faktörlerin çe itli ve karma k oldu unu göstermektedir. Cinsiyet normlar , i yerindeki roller ve beklentiler i doyumu üzerinde belirleyici bir etkiye sahiptir. Bu bulgular, i yerlerinde daha destekleyici ve e itlikçi ortamlar n sa lanmas n n önemini vurgulamaktad r. Bu nedenle pilates sektöründe çal anlar n i doyumunu art rmak için özelle tirilmi stratejiler geli tirilmesi gerekmektedir. Genel olarak bu ara t rma, i doyumuyla ilgili literatüre yeni bir bak aç s sunarken, sektördeki uygulamalar geli tirmeye yönelik rehber olabilir
Set tipi yo urtlarda probiyotik mikroorganizma ile zenginle tirilmi yenilebilir film uygulamalar
Bu çal mada, mikroenkapsüle Bifidobacterium animalis ssp lactis B94, Lactobacillus rhamnosus GG ve bu kültürlerin kombinasyonlar ile zenginle tirilmi kitosan bazl filmlerin üretimi, karakterizasyonu ve set tipi yo urtlarda kullan mlar ara t r lm t r. Yap lan analizler sonucunda, filmlerin fizikokimyasal, optik ve mekanik özelliklerinin probiyotik kültürlerin ilavesinden etkilendi i gözlemlenmi tir. Filmlerdeki probiyotik mikroorganizma say s filmlerin kurutulmas sonras nda azalma göstermi tir. Filmlerdeki kurutma sonras mikroenkapsüle probiyotik mikroorganizmalar n n canl l k de erleri% 86,26 90,94 aras nda de i im göstermi tir. Mikroenkapsüle probiyotik mikroorganizmalarla zenginle tirilmi kitosan filmler en güçlü antimikrobiyel ekiyi E.coli'ye kar , kombine kültür ilavesi ile elde edilen aktif filmler ile göstermi tir. Çal mam z sonuçlar , kitosan filmlerin, probiyotik mikroorganizmalar taraf ndan üretilen ve patojenler üzerinde antimikrobiyel etkisi bulunan maddelerin sal n m na olanak tan d n göstermektedir. Yüzeyleri aktif filmler ile kaplanm olan yo urt örneklerinin 21 günlük depolama süreci boyunca fizikokimyasal özellikleri incelendi inde, pH de erleri 4,02-5,34; Temas aç s de erleri 0,553-0,828 % Laktik asit; Kurumadde de erleri % 14,94-% 19,36; kül de erleri % 0,965-0,978; yo unluk de erleri 1,0362 - 1,0394 g/cm3; su aktivitesi de erleri 0,9917- 0,9943; serum ayr lma de erleri 6,275- 9,5 mL/25 g; L* de erleri 67,85±0,40-86,90±0,03; a* de erleri -1,93±0,38-0,11±0,33; b* de erleri 9,88±0,29-19,58±0,94; E* de erleri ise 13,80±0,15-29,28±0,32 aras nda tespit edilmi tir. Depolama süresince yo urt örneklerinde mikrobiyolojik de i iklikler de erlendirildi inde, Toplam mezofilik aerofilik bakteri say s 6,06 7,125 log KOB/g; Laktik asit bakteri say s 5,07 7,33 log KOB/g; Lactococcus spp. say lar 4,97 6,30 log KOB/g; toplam maya-küf say lar ise 0 3,28 log KOB/g aras nda de i iklik göstermi tir. Tez çal mas n n sonuçlar na dayanarak, mikroenkapsüle probiyotikler ile zenginle tirilmi aktif kitosan filmlerin, biyolojik aktif yenilebilir film olarak g da endüstrisinde kullan lmak için ilgi çekici bir aday olabilece i dü ünülmektedir
Türk sanat nda biçim ve form ili kileri içinde Nuri yem'in eserlerinin incelenmesi
Bu çal mada Nuri yem'in eserleri üzerinden form ve biçim ili kisinin nas l yorumland ele al nmaktad r. yem'in sanat , Türk sanat nda biçim form ili kilerini ve bu ili kilerin Anadolu'nun kültürel dokusunu modern sanat n evrensel diliyle birle tirme biçiminde öne ç kar ve bu süreçte Türk sanat n n biçim anlay n n ça da yorumlar n sunar. Ara t rmada, yem'in portreler, natürmortlar ve manzara resimleri gibi farkl türlerdeki eserleri incelenmi ve sanatç n n biçimi kullanma tarz , geleneksel yakla mlardan bir ayr ma gösterdi i tespit edilmi tir. Portrelerde yem, karakterlerin ruh halini ve toplumsal konumlar n , stilize edilmi çizgiler ve renkler arac l yla ifade etme yoluna gitmi tir. Eserlerindeki figürler, genellikle direkt izleyiciyle ili ki kuracak ekilde tasvir edilmi bu da eserlerin duygusal etkisini güçlendirilmi tir. Natürmort ve manzara resimlerinde yem, biçimi ve mekân daha soyut bir perspektiften ele alarak, izleyicinin esere ki isel bir tepki vermesini te vik etmi tir. Analiz edilen eserler, yem'in Türk sanat nda biçim ve form kavramlar n yeniden ele al n n, geleneksel ile modern aras nda bir köprü kurdu unu ve bu yolla sanat n evrensel bir platforma ta d n ortaya koymu tur. yem'in eserleri, Türk sanat n n, global sanat ortam nda güçlü ve özgün bir yere sahip olabilece ini gösteren somut örnekler olarak de erlendirilmi tir. Bu çal man n sonucunda, Nuri yem'in eserlerinin, biçim ve form aras ndaki ili kiyi modern bir yorumla yeniden nas l tan mlad n n ve Türk sanat n n evrimindeki rolünün kapsaml bir incelemesini sunmu tur. yem'in eserleri, Türk sanat ndaki biçim ve form ili kilerinin derinlemesine anla lmas na katk da bulunmu ve bu alandaki akademik literatüre önemli bir katk sa lam t r
Beden e itimi ve spor ö retmenli i bölümü ö rencilerinin ö retmenlik mesle ine yönelik tutumlar n n incelenmesi
Amaç: Beden e itimi ve spor ö retmeni adaylar n n ö retmenlik mesle ine yönelik tutumlar n cinsiyet, ya , s n f düzeyi, do um yeri, mezun olduklar lise türü, ailede ya da çevrede ö retmen olup olmamas , aile gelir düzeyi, anne-baba ö renim durumu, mesle i seçmesindeki faktör ve okudu u bölümü seçme nedeni de i kenleri aç s ndan incelemektir. Gereç ve Yöntem: Ara t rma grubunu 2023-2024 e itim-ö retim y l mda Giresun Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesinde ö retim gören 70 ö retmen aday olu turmaktad r. Ara t rma verilerinin toplanmas nda ki isel bilgi formu ve "Ö retmenlik Mesle ine Yönelik Tutum Ölçe i" kullan lm t r. Elde edilen verilerin analizinde iki düzeyli de i kenlerde Ba ms z Örneklem T Testi, üç ve daha fazla düzeye sahip de i kenlerde Tek Yönlü ANOVA testi kullan lm t r. Bulgular: Ara t rmada, cinsiyet, ya , do um yeri, s n f seviyesi, mezun olunan lise türü, ailede ve çevrede ö retmen olup olmamas , mesle i seçme nedeni, gelir düzeyi, anne ve baba e itim durumu de i kenleri aç s ndan ö retmenlik mesle ine yönelik tutum düzeylerinde anlaml fark görülmemi tir (p>0,05). Meslek seçimini etkileyen faktör de i keni aç s ndan ise ö retmenlik mesle ine yönelik tutum düzeyinde özellikle çevresel ve aile faktörlerinden dolay mesle i seçenler lehine anlaml fark görülmü tür (p<0,05). Sonuç: Ö retmenlik mesle ine yönelik tutum düzeyleri ile çe itli demografik de i kenler aras ndaki ili kileri inceledi imiz ara t rmam zda, bu de i kenlerin ö retmenlik mesle ine yönelik tutum üzerinde çok fazla belirleyici bir faktör olmad görülmü tür. Bu bulgular, ö retmenlik mesle ine yönelik genel tutumlar n demografik de i kenlerden ba ms z olarak benzer oldu unu ve meslek seçiminde benzer motivasyonlarla hareket edildi ini göstermektedir
Türkiye'de matematik ders kitaplar ile ilgili yap lan lisansüstü tezlerin analizi
Bu çal man n amac , 2006-2023 seneleri aras nda ortaokul matematik ders kitaplar ile ilgili yap lan lisansüstü tezlerin belirli kategoriler kullanarak s n fland rmak ve incelemektir. Ara t rman n içerisinde bulunan çal malar n yay m türleri, seneleri, lisanlar , s n f seviyeleri, yap ld klar üniversiteler, yay mland klar ana bilim dallar , yap ld klar enstitüler, ara t rma yöntemleri, veri toplama araçlar , veri analiz yöntemleri, yaz lma amaçlar ve sonuçlar belirli grafik ve tablolarla gösterilerek farkl çal malara yard mc olmak hedeflenmi tir. Ara t rmada 64 adet lisansüstü tez kullan lm t r. Tezlere YÖK Ulusal Tez Merkezi veri taban ndan ula lm t r. Çal mada nitel ara t rma yöntemlerinden doküman analizi kullan lm t r. Veriler betimsel içerik analizi yöntemi kullan larak analiz edilmi tir. Yap lan ara t rma sonucunda en fazla tez 2023 senesinde yap lm t r; ara t rmada yay n türü olarak yüksek lisans ve doktora tezlerine bak lm olup yüksek lisans tezi say s oldukça fazla ç km t r. En çok Gazi Üniversitesi ve Gaziantep Üniversitesinde Çal malar yap lm olup; Matematik ve Fen Bilimleri Ana Bilim Dal nda ve E itim Bilimleri Enstitüsünde en fazla çal ma mevcuttur. Ara t rmada yay m dili olarak ngilizce ve Türkçe yay mlanan tezlere bak lm olup Türkçe yay m dili çok kullan lm t r. S n f seviyelerine bak ld nda ise ders kitaplar n n en çok ortaokul s n f (5, 6, 7 ve 8.s n f) seviyelerinde incelendi i görülmü tür. Çal mada incelenen tezlerde en fazla kullan lan ara t rma yöntemi doküman analizi yöntemi, en çok kullan lan veri toplama arac ise doküman inceleme arac eklinde tespit edilmi tir. Çal malarda en çok nitel analiz yöntemleri kullan lm t r. Ara t rmada incelenen tezlere bak ld nda ders kitaplar n n en fazla inceleme amac yla tezlere konu oldu u saptanm t r. Ara t rmada ders kitaplar n n yüksek oranda yetersiz oldu u sonucuna var lm t r. Ayr ca yeni ara t rmac lar n ders kitaplar ile ilgili çok daha fazla çal ma yap lmas gerekti i önerilmektedir
Okul d ö renme ortamlar ndan sanal müzelerin kullan lmas yla fen e itiminde bilimsel sorgulaman n do as ö retimi
Bu ara t rman n amac , okuld ö renme ortamlar nda sanal müzeleri kullanarak ö rencilerin bilimsel sorgulaman n do as görü lerindeki de i imleri incelemektir. Ara t rman n çal ma grubunu 2022-2023 e itim ö retim y l da Yozgat ili Sorgun ilçesinde bulunan bir ortaokulun 7. S n f ö rencileri olu turmaktad r. Çal ma 24 ö renci üzerinde yap lm t r. Veri toplama arac olarak "The Views About Scientific Inquiry" (VASI) anketi kullan lm t r. Ö rencilere uygulama öncesi ön test ve uygulama sonras son test olarak VASI anketi uygulanm t r. Anketler bitti inde her ö renci ile yar yap land r lm mülakatlar yap lm t r. Çal ma alt hafta sürmü tür. Çal mada kullan lan sanal müzeler Artsteps uygulamas üzerinden haz rlan lm t r. Çal mada uygulamalar haftal k planlar eklinde uygulanm t r. Ö rencilerin bilimsel sorgulaman n do as n n bile enleri ile ilgili görü leri tek tek incelenmi tir. Ön test sonuçlar nda ö rencilerin ço unun bilimsel sorgulaman n do as bile enlerini bilmedikleri yani bu konudaki görü lerinin naif oldu u tespit edilmi tir. Son test sonuçlar incelendi inde ö rencilerin bilimsel sorgulaman n do as görü lerinde iyile me görülmü tür. Örne in "bilimsel sorgulama süreci bir soru ile ba lar ancak bir hipotezi test etmek zorunda de ildir" , "tüm bilimsel ara t rmalarda izlenen tek yol ve yöntem yoktur" , "bilimsel sorgulama süreci sorulan sorulara göre ekillenir" , "bilimsel sorgulama sürecinde kullan lan yöntemler sonuçlar etkiler" , "bilimsel sorgulama sürecinde toplanan veriler ile sonuçlar tutarl olmal d r" , "bilimsel veriler ve bilimsel kan tlar ayn ey de ildir" , "bilimsel sorgulama sürecinde aç klamalar, toplanan verilerle halihaz rda bilinenlerin bile iminden geli tirilir" temalar nda ö renciler ba lang çta naif görü te iken uygulama sonucunda ö renciler bilgili görü e sahip oldu u tespit edilmi tir. Sonuç olarak okul d ö renme ortamlar nda sanal müzeleri kullanarak ö rencilere bilimsel sorgulaman n do as kazan mlar ö retilebilece i tespit edilmi tir
brahim Tenekeci'nin eserlerinde söz varl
Dil; bireyler aras nda ileti imi sa layan, ortaya ç kt toplumun kültürüyle iç içe olan bir anla ma arac d r. Dilin kültürle ili kisini ortaya koymada söz varl önemli bir i leve sahiptir. Toplumun hayat görü ü, gelene i, görene i, dini inan , ya ay ekli gibi pek çok unsur söz varl n ekillendirir. Dilin sahip oldu u söz varl bireye do umundan itibaren çevre ile ili kisiyle ve toplumun benimsedi i e itim ö retim çal malar yla kazand r lmaya çal l r. Yap lan bu çal mada brahim Tenekeci'nin iirlerinde bulunan söz varl unsurlar "deyim, atasözü, ikileme, argo, terim, kal p söz, yerel a za yönelik ifadeler"i tespit etmek ve bu iirlerin 2019 Türkçe Ö retim Program ikinci kademede yer alan söz varl kazan mlar na uygunlu unu incelemek amaçlanm t r. Çal mada brahim Tenekeci'nin bas m yap lm 10 iir kitab nitel ara t rma yöntemlerinden biri olan doküman incelemesi yoluyla kapsaml ve dikkatli bir ekilde analiz edilmi tir. nceleme sonuçlar tablolar haline getirilerek detayl bir ekilde s n fland r lm t r. Elde edilen bulgular sonucunda iirlerde yer alan söz varl unsurlar ve iirlerin 2019 Türkçe Ö retim Program kazan mlar na göre incelemesi say sal verilerle belirtilmi tir. iirlerde yer alan söz varl unsurlar "243 deyim, 67 yerel a za yönelik sözcük, 42 ikileme, 20 kal p söz, 20 terim, 8 argo sözcük, 1 atasözü" olarak tespit edilmi tir. iirlerin Türkçe Ö retim Program nda yer alan söz varl kazan mlar na uygunlu unu büyük ölçüde sa lad tespit edilmi tir