Giresun University Institutional Repository
Not a member yet
5771 research outputs found
Sort by
Yeni sentezlenen benzimidazol türevlerinin akci er ve meme kanseri hücre hatt üzerine sitotoksik ve apoptotik etkisi
Kanser, dünyan n en yayg n ve mortalitesi en yüksek hastal olarak bilinmektedir. nvazyon ve metastaz yapabilen bu patolojik durum, kontrolsüz hücre bölünmesiyle ortaya ç kmaktad r. Bu hastal a kar etkili bir ilac n geli tirilmesi günümüzde oldukça önemlidir. Benzimidazol, farmasötik aktif bile enler olarak kullan lan temel heterosiklik bile iklerden biridir. Bu tür bile ikler çok çe itli biyolojik aktivite sergilemektedir. Antikanser aktivite kapasitesi bu niteliklerden biridir. Bu çal mada, yeni sentezlenen on adet benzimidazol türevi bile i in akci er kanseri hücre hatt (A549) ve meme kanseri hücre hatt (MCF-7) üzerindeki antikanser aktiviteleri ara t r ld . Benzimidazol türevlerinin antikanser aktiviteleri 3-(4,5-dimetiltiyazol-2-il)-2,5-difeniltetrazolyum bromür (MTT) analiz yöntemi kullan larak 48 saat süreyle test edildi. Çal mada kullan lan 6a numaral bile i in MCF-7 hücre hatt üzerinde güçlü sitotoksik etkiye sahip oldu u belirlendi. MTT analizinde; 6a numaral bile i in MCF-7 hücre hatt üzerine 48. saatteki %50 büyüme inhibisyonuna neden olan konsantrasyon de eri (IC50) 159,2 g/mL olarak tespit edilmi tir. Buna kar l k, A549 hücre hatt nda ayn on benzimidazol türevli bile ik için hiçbir sitotoksik etki gözlenmedi. Ak sitometri yöntemi kullan larak 6a numaral bile i in MCF-7 hücre hatt üzerinde sitotoksik etkiye sahip oldu u ancak apoptotik etkiye sahip olmad belirlendi. Sonuç olarak yeni sentezlenen ve sitotoksik etkisi MTT testi ile de erlendirilen bile ik 6a'n n meme kanseri için olas bir antikanser ajan olabilece i dü ünülmektedir. Bu çal man n bulgular n n gelecekte çe itli meme kanseri türlerinin tedavisinde kullan labilecek yeni ilaç-aktif maddelerin sentezine ve literatüre kazand r lmas na yol göstermesi beklenmektedir
"K smetse Olur A k n Gücü" örne i ile kültür endüstrisi ürünlerinin dijital platformlar arac l yla aktar m
Kültür endüstrisi kavram , kültürel ürünlerin, insanlar n tüketim e ilimlerinin ve ya am pratiklerinin egemen güçler taraf ndan kitle ileti im araçlar yoluyla ekillendirilmesi anlam na gelmektedir. Kitle ileti im araçlar ortaya ç kt ilk andan itibaren kültürel ürünlerin kitlelere da t m noktas nda önemli bir rol oynamaktad r. Teknolojik geli melerin kitle ileti im araçlar nda yapm oldu u de i iklikler sonucunda, kültür endüstrisinin i leyi inde de önemli farkl l klar olmu tur. Böylelikle kültür endüstrisinin araçlar da dijitalle mi ve içerikler dijital platformlar üzerinden yay mlanmaya ba lanm t r. Geleneksel yay nc l k, dijitalle me sürecinde yeni teknolojilerin etkisiyle evrim geçirirken, dijital platformlar da giderek artan bir ekilde ön plana ç km t r. Bu durum sonucunda baz televizyon türleri art k internete entegre olmaya ba lam t r. Bu ba lamda çal ma, Türk televizyonlar nda izdivaç programlar na yay n yasa getirilmesinin ard ndan "K smetse Olur A k n Gücü" isimli izdivaç program n n dijital yay n platformu olan YouTube da yay nlanmaya ba lam olmas kültür endüstrisinin hangi unsurlar n yans tt n ortaya koymak amac yla haz rlanm t r. Çal mada televizyon içeriklerinin internet ortam nda yay nlanmaya ba lam olmas durumu Bernard Berelson' un belirtti i biçimde içerik analizi yöntemi ile kodlama cetveli olu turularak kültür endüstrisi ba lam nda de erlendirilmi tir. Sonuç olarak dijital yay n platformlar n n farkl program türleri ile kültür endüstrisi ürünlerini dönü türerek izleyicilere sundu u tespit edilmi tir
ADR'li bas nçl çelik tankerlerde kullan lan tahribats z muayene yöntemlerinin incelenmesi
Tehlikeli mallar yap lar gere i elde edilmesi, kullan lmas , paketlenmesi, saklamas ve ta nmas insan ve çevreye zarar verebilecek olan mallard r. Ne kadar zararl olsalar da kullan m alanlar ndan ötürü her zaman ihtiyaç duyulan bu mallar üretim sonras farkl yollar ile dünyan n birçok noktas na nakledilirler. Bu yöntemlerden biri olan ve tehlikeli mallar n Avrupa'da dola m nda uygulanan karayolu ile ta mac l k faaliyetleri ADR kapsam nda olu turulan artlar ile gerçekle tirilir. Çe itli tehlikeli mallar n karayolu vas tas ile ta nmas için üretilen bas nçl tankerlerin; mal dolum bo alt m nda ve seyir halinde insan ve çevreye olas zararlar n en aza indirgemek için, tank imalat ve kullan m a amas nda (her türlü kaza vb. durumlarda kusur sonras tanker muayenelerinde) tank n gövdesinde ve kaynakl birle tirme yerlerinde olas hatalar n erken tespit edilmesi (imalat süreci) ya da kullan m a amas nda ortaya ç kan hata ve kusurlar n tespit edilmesi için tahribats z muayene yöntemleri kullan lmaktad r. Tahribats z muayene yöntemleri ile malzemenin yap s bozulmadan, malzemenin yap s ve özellikleri hakk nda bilgi sahibi olunurken ayn zamanda malzemenin kullan m amac na uygun olup olmad anla labilmektedir. Tahribats z muayene yöntemlerinin her birinin uygulanma ekli ve a amalar farkl l k göstermekle beraber avantajlar ve dezavantajlar mevcuttur. Bu tez çal mas nda, karayolunda tehlikeli madde ta yan bas nçl ADR'li tanklar n üretim a amas nda gerçekle tirilen tahribats z muayene yöntemleri örnek bir tanker üretimi üzerinde irdelenmi ve ilgili standardlara göre de erlendirilmi tir
Dijital dönü ümün i gören motivasyonu ve i gören tatmini üzerindeki etkisi: Giresun ilinde bir uygulama
Dijital dönü üm geçmi ten günümüze devrim niteli inde geni kapsaml bir süreçtir. letmeler hedeflerine daha h zl ula mak ve di er i letmelerle olan rekabetlerinde i görenlerin motivasyon ve i tatmin düzeylerini azaltan unsurlar belirlemek ve bu unsurlar kurum lehine iyile tirme çal malar yapmak durumundad rlar. Üniversitelerde di er kurumlarda oldu u gibi çal anlar n memnuniyeti ve motivasyonlar n n artmas ile birlikte geli irler. Bu nedenle akademisyenlerin motivasyon ve i tatminini pozitif yönde etkileyecek çal malar yap lmas gerekmektedir. Bu amaçla akademisyenlerin dijital okuryazarl n artt racak e itimler verilmesi gerekmektedir. Çal man n amac dijital dönü ümün üniversitede görev yapmakta olan akademik personelin motivasyonu ve i tatmini üzerine etkilerini incelemektir. Giresun Üniversitesi Güre yerle kesinde çal an 228 akademisyen ara t rman n örneklemini olu turmaktad r. Anket yöntemi ile veriler toplanarak SPSS 28 program ile analiz yap lm t r. Ara t rmada kullan lan ölçeklerin güvenilirlik de erleri Cronbach's Alpha katsay s ile test edilmi tir ve her üç ölçe in güvenilir oldu u belirlenmi tir. Ara t rma sonucunda; akademisyenlerin dijital dönü üm alg s , motivasyonu ve i tatmini aras nda anlaml bir ili ki oldu u görülmü tür. Bu çal mada elde edilen bulgulara göre kurulan tüm hipotezler desteklenmi tir. Ara t rma sonucuna göre k dem y l artt kça i tatmin düzeyi de artmaktad r
1901-1912 aras nda Türk edebiyat nda eski yeni tart malar
Eski-yeni tart malar bir edebiyat tarihinin te ekkülünü sa layan en önemli etkendir. 1901'de Servet-i Fünûn kapat ld ktan sonra, 1905'te Çocuk Bahçesi'nde R za Tevfik ve Ömer Naci aras nda hece-aruz tart mas ya anm t r. 1908'e kadar ciddi bir tart ma olmasa da mevcut dergilerdeki tart ma mahiyetinde makale ve musahabe metinleri yaz lm de erlendirilmi tir. Fecr-i Âtî toplulu u sanatç lar n n verdi i eserler üzerinden de eski-yeni tart malar gerçekle mi tir. Me rutiyet döneminde daha çok Servet-i Fünûn ile Fecr-i Âtî kar la t rmalar sonucunda eski-yeni, dünküler-bugünküler gibi isimlendirmelerle tart malar olmu tur. Sonras nda Genç Kalemler'in Yeni Lisan hareketi ile eski lisan-yeni lisan, hece vezni- aruz vezni tart lm t r. Genç Kalemler'de yine dünküler-bugünküler tart mas devam etmi tir. Bu çal mada 1901-1908 aras ndaki eski ve yeni tart mas mahiyetindeki yaz lar ve 1908-1912 Me rutiyet dönemindeki eski-yeni tart malar de erlendirilerek bu süreçlerin millî edebiyat haz rlayan etkisinden bahsedilmi tir. Ayr ca eski-yeni tart malar n n makale, musahabe gibi metinler haricinde edebî metinlere de konu olmas na dikkat çekilmi ve örnek metinler incelenmi tir. Ayr ca Me rutiyet döneminde ses getiren ve yeni say labilecek baz edebî ad mlar n mecmualardaki yans malar na de inilmi tir. Eski-yeni mevzusu ile ilgili metinlerin fihristleri verilmi tir
Sosyal bilgiler ö retim programlar nda ve ders kitaplar nda küresel vatanda l k söylemleri
Bu çal man n amac , 1968'den günümüze kadar olan sosyal bilgiler ö retim programlar ve sosyal bilgiler ders kitaplar nda küresel vatanda l k söylemlerini ortaya ç karmakt r. Çal ma da küresel vatanda l k ile ilgili 6 kod emas kullan lm ve bulgular yorumlanm t r. Kod emas nda bulunan 6 ayr emaya göre küresel vatanda l k kavram söz ve söz öbeklerinde detayl bir ekilde aranm t r. Bu çal mayla 1968 y l ndan 2018 y l na kadar uygulamaya koyulan tüm sosyal bilgiler ö retim programlar nda ve y llara göre de i en sosyal bilgiler ders kitaplar nda küresel vatanda l k söylemlerinin yer almas ve programlarla beraber bu söylemlerin de i im ile ders kitaplar ndaki küresel vatanda l k konular üzerine 4.,5.,6., ve 7. s n flar n ö retim programlar ve ders kitaplar incelenmi tir. Ara t rmada nitel ara t rma yöntemi kullan lm t r. Verilerin analizi k sm nda doküman analizi kullan lm t r. Elde edilen bulgular metnin asl na sad k kal narak yorumlanm t r. Ara t rman n sonucunda 1968'den 2018 y l na kadar olu turulan sosyal bilgiler ö retim programlar ve ders kitaplar nda küresel vatanda , küresel vatanda l k kavramlar na dolayl olarak ula lmaktad r. Kavram do rudan ö retim programlar nda ve ders kitaplar nda yer almamaktad r. Kavram n yeterli seviyede bulunmad tespit edilmi tir. Ancak y llara göre kavram n yer alma durumu artm t r. Bu alanda yap lan çal malar artt r lmal d r
Sosyal bilgiler ö retmen adaylar n n kayna t rma/bütünle tirme e itimine yönelik görü lerinin incelenmesi
Sosyal bilgiler dersi geçmi ten günümüze gelene kadar birçok ülke için bireyleri toplumsal ve ba ms z ya ama haz rlayan bir ders olarak görülmü tür. Bu konuda çe itli ara t rmalar yap lm sosyal bilgiler dersinin ki iler üzerinde etkileri ortaya konulmaya çal lm t r. Günümüzde bireylerin toplumsal ya ama kat lmalar ve ba ms z olarak ya amlar n idame ettirebilmeleri ad na sosyal bilgiler dersi büyük önem arz etmektedir. Türkiye'de henüz tam olarak oturmayan kayna t rma e itimi birçok tart maya neden olmu tur. Bu tart malardan bir tanesi kayna t rma ve bütünle tirme kavramlar n n birbirinden benzer ve farkl olan özellikleridir. Bak ld nda bu iki kavram birbirinden ay ran en temel fark kayna t rma e itiminde ki ilerin yetersizlik düzeyleri dikkate al narak e itime al n rken, bütünle tirme e itiminde ise ki ilerin yetersizlik tür ve düzeylerinin dikkate al nmamas d r. Özel gereksinimli bireylere verilen bu e itim büyük bir öneme sahiptir. Özel e itimin amac ki ileri potansiyelleri do rultusunda ba ms z ya ama haz rlamakt r. Bu bak mdan sosyal bilgiler dersi ile paralellik göstermektedir. Sosyal bilgiler ö retmen adaylar n n kayna t rma ve bütünle tirme e itimlerine yönelik görü leri verilen e itimin niteli i aç s ndan önem arz etmektedir. Bu sebeple çal mamda sosyal bilgiler ö retmen adaylar n n görü leri incelenmi tir. Bolu Abant zzet Baysal Üniversitesi'nde e itim gören sosyal bilgiler ö retmen aday 149 kat l mc ile nicel veri analiz yöntemlerinden tutum ölçe i kullan larak kat l mc lar n görü leri belirlenmeye ve yorumlanmaya çal lm t r. Çal ma sonucunda sosyal bilgiler ö retmen adaylar n n kayna t rma ve bütünle tirme e itimine yönelik orta düzeyde olumlu görü e sahip olduklar sonucuna ula lm t r. Ö retmen adaylar n n cinsiyet, s n f düzeyi, kayna t rma ve bütünle tirme hakk nda e itim alma durumlar , kayna t rma ve bütünle tirme hakk nda akademik yaz okuma durumlar ve çevrelerinde kayna t rma ve bütünle tirme e itimi alan tan d klar olma durumlar aç s ndan kar la t rmalar yap lm t r. Hiçbir de i ken için anlaml bir farka ula lamam t
Ortaokul ö rencilerinin deprem öncesi, s ras ve sonras yap lacaklar hakk ndaki görü lerinin geli tirilmesi: Kahramanmara depremi örne inde ö renciler ve ara t rmac n n ya am öyküleri
Bu çal man n amac , 2023 Kahramanmara depremi sonras nda ortaokul ö rencilerinin deprem e itimi öncesi, e itim esnas ve e itim sonras görü lerindeki de i imi ve deprem bölgesinden gelen ö rencilerin ya ad klar deneyimleri incelemektedir. Ayr ca depremi birinci elden ya ayan ara t rmac n n deprem e itimi öncesi, e itim esnas ve e itim sonras görü leri de de erlendirilmi tir. Ara t rma, nitel ara t rma desenleri kullan larak yürütülmü tür. Kat l mc lar, deprem bölgesinden gelen ve Giresun'da e itimine devam eden 6 ö renci , deprem esnas nda Giresun ilinde bulunan 12 ö renci ve ara t rmac olmak üzere toplam 19 ki iden olu maktad r. Veri toplama araçlar olarak ara t rmac n n gözlemleri ve yar yap land r lm mülakat kullan lm t r. Ayr ca, ara t rmac n n kendi deneyimlerine dayal otoetnografik yöntem uygulanm t r. Ara t rmada ö rencilerin, deprem öncesi, s ras ve sonras nda da dahil olmak üzere iki hafta boyunca afet ve deprem üzerine e itim planlar uygulanm t r. Elde edilen bulgular betimsel analiz yöntemi ile analiz edilmi tir. Ara t rma sonunda uygulanan afet ve deprem e itiminin ö rencilerin bilgi ve fark ndal n art rmada etkili oldu u aç k ve net bir ekilde ortaya konmu tur. Bu ba lamda afet e itiminin ö rencilerin ya amlar na entegre edilerek sürekli hale getirilmesi, ileride ya anmas olas afetlerden en az zararla atlat lmas n olas hale getirecektir. Afet e itimine dair ö retim program n n geni letilmesi ve ö rencilere uygulamal e itimlerin verilmesi önerilmektedir
Kayacıklı Süleyman Efendi'nin Türkçe Kaside-i Bürde Şerhi (İnceleme-metin)
Kaside, İslamiyet öncesi Cahiliye Devri'nin en önemli nazım biçimi olarak görülmektedir. Özellikle Kabe'nin duvarına asılan muallakalar, kabileler arasında önem arz etmektedir. Kasideyi İslam dünyası için önemli bir yere getiren konu, Ka'b b. Züheyr'in (ö. 24/645?) naat özelliği gösteren kasidesini Hz. Muhammed'e sunmasıdır. Hz. Muhammed'in buna karşılık şaire hırkasını hediye etmesi, İslam dünyasında yankı uyandırmış ve birbiri ardınca naatlar yazılmaya başlanmıştır. Mısırlı sufî İmam Bûsîrî (ö. 696/1297?) de naat içeren bir kaside kaleme almıştır. Bu kasideye de gelenek üzere Kaside-i Bürde ismi verilmiştir. Tez, Kayacıklı Süleyman Efendi'nin İmam Bûsîrî'nin eserine yapmış olduğu şerhi kapsamaktadır. Çalışma, giriş ve sonuç dâhil olmak üzere dört bölümden oluşmaktadır. Çalışmanın giriş bölümünde Kaside-i Bürde ve kaside nazım biçiminin genel özellikleri hakkında bilgi verilmiştir. Çalışmanın birinci bölümünde Bûsîrî'nin hayatı, eserleri ve Kaside-i Bürdesi hakkında bilgi verilmiştir. Bu bölümde Bûsîrî'nin söz konusu eserine yapılan şerh, tercüme ve tahmislerden bahsedilmiştir. Çalışmanın ikinci bölümünde Kayacıklı Süleyman Efendi'nin hayatı ve eserleri hakkında bilgiler verilmiş, çalışmaya konu olan şerh metninin çeviri yazısı sunulmuştur. Sonuç bölümünde ise çalışmada elde edilen veriler hakkında genel bir değerlendirme yapılmıştır. Çalışmanın amacı, Kaside-i Bürde geleneğine katkıda bulunmaktır
Perilen monoimit organik arayüzeyli Ag/n-GaAs schottky diyotlarda frekansa ba l kapasitans-kondüktans-gerilim karakteristiklerinin ara t r lmas
Bu tez çal mas kapsam nda PMI organik malzemesi sentezlenmi ve Schottky diyotlarda arayüzey malzemesi olarak kullan lmas ara t r lm t r. Çal mada altta olarak n tipi GaAs yar iletken kristali kullan lm t r. Ag/PMI/n-GaAs/In Schottky diyotu üretilmi tir. -3V - +3V gerilim aral nda ve 50 kHz 1 MHz frekans aral nda kapasitans-gerilim ( ), kondüktans-gerilim ( ) ölçümleri karanl kta ve oda s cakl nda gerçekle tirilmi tir. Ölçümler sonucunda kapasitans-gerilim e rilerinde terslenim, tüketim ve y lma bölgeleri görüldü ve ayg t n metal-yal tkan-yar iletken (MIS) tipi yap davran sergiledi i belirlendi. Nicollian ve Brews metoduna göre seri direnç de erleri frekansa ve gerileme ba l hesapland . Seri direnç hesaplamalar düzeltilmi kapasitan ve kondüktans de erlerini hesaplamada kullan ld . Son olarak,üretilen Schottky diyotunun C-2-V e rilerinden difüzyon potansiyeli ( ), donör katk atomlar n n yo unlu u ( ), Fermi enerji seviyesi ( ) ve engel yüksekli i ( ) gibi diyot parametreleri hesapland . Frekans n artmas yla tüm parametrelerin artt , Fermi seviyesinde bir de i ikli in olmad gözlemlendi