Giresun University Institutional Repository
Not a member yet
5771 research outputs found
Sort by
Beliren yetişkin bireylerde ebeveyne bağlanma ve kardeş ilişki niteliği arasındaki ilişkide kardeşe bağlanmanın aracı rolü
Bu araştırmanın amacı, beliren yetişkin bireylerde ebeveyne bağlanma ve kardeş ilişki niteliğini açıklamada kardeşe bağlanmanın aracı etkisini incelemektir. Araştırmanın çalışma grubu ölçüt örnekleme tekniği ile araştırmaya gönüllü katılım sağlayan 327 (253 kız 74 erkek) beliren yetişkin bireyden oluşmaktadır. Araştırmanın verileri Google Forms üzerinden Ebeveyne Bağlanma Ölçeği, Kardeşe Bağlanma Ölçeği ve Kardeş İlişki Niteliği Ölçeği ile toplanmıştır. Verilerin analizi SPSS ve AMOS paket programları ile yapılmıştır. Araştırma sonucunda anneye bağlanma ile kardeş ilişki niteliği, anneye bağlanma ile kardeşe bağlanma, babaya bağlanma ile kardeş ilişki niteliği, babaya bağlanma ve kardeşe bağlanma arasında pozitif yönde orta düzeyde anlamlı ilişkiler bulunmuştur. Kardeşe bağlanma ve kardeş ilişki niteliği arasında ise pozitif yönde ve yüksek düzeyde ilişkiler bulunmuştur. Kardeşe bağlanmanın anneye bağlanma ve kardeş ilişki niteliği arasındaki aracı etkisinin kısmi, babaya bağlanma ve kardeş ilişki niteliği arasında ise tam bir aracı etkiye sahip olduğu bulunmuştur. Beliren yetişkin bireylerin ebeveyne bağlanma, kardeş bağlanma ve kardeş ilişki niteliklerinde cinsiyet etkisinin, kardeş çiftinin etkisinin (kız-kız, erkek-erkek, kız-erkek) anlamlı bulunmadığı tespit edilmiştir. Araştırmanın değişkenlerinde kardeş sayısı açısından, kardeşe bağlanma ve kardeş ilişki niteliğinde anlamlı bir fark bulunmuştur. Kardeşe bağlanma değişkeninde ve kardeş ilişki niteliği açısından iki kardeşi olanların daha avantajlı olduğu bulunmuştur. Katılımcıların eğitim düzeylerine göre ise üniversite mezunlarının lise mezunlarına göre kardeş ilişki niteliklerinde daha başarılı sonuçlar elde etiğini göstermektedir. Elde edilen sonuçlar kardeş ilişkilerine ilişkin kuramsal bilgiler ile alan yazın çerçevesinde tartışılmış ve önerilerde bulunulmuştur
İlkokul dördüncü sınıftaki kesirler konusuyla ilgili bağlam temelli öğrenme yaklaşımına dayalı açıklama destekli REACT stratejisine göre geliştirilen etkinliklerin etkisinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, ilkokul dördüncü sınıf seviyesinde kesirler konusunun öğretiminde, bağlam temelli öğrenme yaklaşımına dayalı olarak geliştirilen ve açıklama destekli REACT stratejisini içeren öğretim materyallerinin, öğrencilerin akademik başarılarına etkisini değerlendirmektir. REACT stratejisi, bağlam temelli öğrenme yaklaşımının sınıf içi uygulamalarından biri olarak kabul edilmekte olup, belirlenen konuların günlük yaşamla bağlantılı bağlamlar içerisinde öğretilmesini esas alır. Ancak, bu stratejinin uygulanması sırasında ortaya çıkan bazı sorunlar doğrultusunda, bu araştırmada açıklama ilkesini içeren ve REACT modelini geliştirmeye yönelik bir yaklaşım olan açıklama destekli REACT stratejisine yer verilmiştir. Öğrencilerin seviyelerini tespit etmek amacıyla seviye belirleme testi, veri toplama araçları olarak da açık uçlu sorular testi oluşturulmuştur. Nicel araştırma yöntemlerinden biri olan deneysel araştırma modeli tercih edilmiştir. Araştırmanın deseni ise, eşleştirilmiş kontrol gruplu yalnızca son-test yarı deneysel desen olarak belirlenmiştir. REACT stratejisi temel alınarak 4. sınıf kesirler konusunu kapsayan bir ders planı hazırlanmıştır. Geliştirilen materyallerin öğrencilerin kesirler konusundaki başarılarına etkisi çalışılmıştır. Bu amaç doğrultusunda, eşleştirilmiş kontrol gruplu yalnızca son-test yarı deneysel desenle yürütülmüştür. Bu sürecin etkilerini ölçmek için "Kesirler" konusu kapsamında oluşturulmuş olan açık uçlu sorular testi deney grubuna araştırmacı tarafından, kontrol grubuna ise sınıf öğretmeni tarafından uygulanmıştır. Elde edilen bulgular ve SPSS analiz sonuçları çalışmada sunulmuştur. Elde edilen bulgular doğrultusunda Bağlam Temelli Yaklaşımla geliştirilen Açıklama Destekli REACT stratejisi ile hazırlanmış ders planının çocukların kesirler konusundaki başarılarına olumlu yönde etkisi olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bu durum, söz konusu stratejinin öğretimsel etkililiğini ortaya koymak açısından dikkat çekicidir. Bu bağlamda, açıklama destekli REACT stratejisinin yalnızca kesirler konusu ile sınırlı kalmaksızın, ilkokul matematik müfredatında yer alan farklı konu alanlarında da uygulanabilirliğinin ve etkisinin incelenmesi önerilebilir
Ak ll kentlerin afet yönetiminde dijital ikiz teknolojisi
Bu çal ma, ak ll kentlerin afet yönetiminde dijital ikiz teknolojisinin kullan m n incelemeyi amaçlamaktad r. Çal man n önemi, dijital ikiz teknolojisinin sundu u ileri seviye veri analizi ve simülasyon olanaklar n n, afetlere haz rl k, müdahale ve iyile tirme süreçlerindeki potansiyelini ortaya koymas ndan kaynaklanmaktad r. Bu sayede, afet yönetiminde daha etkili ve verimli çözümler geli tirilmesi hedeflenmektedir. Çal man n kapsam , ak ll kentler ve bu kentlerde dijital ikiz teknolojisinin nas l entegre edilebilece ini ele alarak, çe itli sektörlerdeki uygulamalar n ve do al afetlerle ba lant lar n de erlendirmekle s n rland r lm t r. Ayr ca, Türkiye'deki mevcut afet yönetim sistemleri ve dijital ikiz teknolojisinin bu sistemlere nas l entegre edilebilece i üzerinde de durulmaktad r. Çal man n amac , ak ll kentlerin afet yönetiminde dijital ikiz teknolojisinin potansiyel faydalar n bu alanda konuyu yeni yakla mlarla yorumlamaktad r. Bu çal mada ki amaç, dijital ikiz teknolojisinin afet yönetimindeki uygulanabilirli ini ve bu teknolojinin gelecekte nas l daha etkin bir ekilde kullan labilece ini belirlemektir. Böylece, ak ll kentlerde afet ve acil durumuna dikkat çekmektedir ve bu alan n daha da ileriye ta nmas amaçlanmaktad r. Bu kapsamda Türkiye'de ya anan 6-7 ubat depremleri öncesi ve sonras nda bu teknolojiden etkin yararlan lsayd nas l olurdu sorusuna k tutmaktad r
Görsel sanatlar öğretmenlerinin görsel sanatlar dersinde sanat konularının öğretiminde sosyal medya kullanımı ile ilgili görüşleri
Bu çalışma, görsel sanatlar öğretmenlerinin sanat eğitiminde sosyal medya kullanım durumlarını incelemeyi amaçlamaktadır. Nitel araştırma yöntemiyle yürütülen çalışmada, Giresun merkezindeki devlet okullarında görev yapan 20 görsel sanatlar öğretmeniyle yarı yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Verilerin içerik analizi, öğretmenlerin en çok YouTube ve Pinterest'i tercih ettiğini, Instagram ve Twitter'ı ise sınırlı kullandığını ortaya koymuştur. Katılımcılar, sosyal medyayı; görsel içerik çeşitliliği, öğrenci motivasyonu, pratiklik ve güncel kaynak erişimi gibi avantajları nedeniyle derslerde etkin bir araç olarak değerlendirmektedir. Özellikle sanal müze/sergi gezileri, öğrencilere farklı bakış açıları kazandırmada önemli bir rol oynamaktadır. Ancak, bilgi kirliliği, güvenilir kaynak eksikliği, kültürel uyum sorunları ve yaratıcılık kısıtlamaları gibi dezavantajlar da tespit edilmiştir. Öğretmenler, içeriklerin doğruluğu ve güncelliği konusunda zorluklar yaşadıklarını belirtmiş, bu nedenle kontrollü bir kullanımın gerekliliğini vurgulamıştır. Çözüm önerileri arasında; Türkçe ve kültürel açıdan uyumlu materyallerin artırılması, içerik doğrulama mekanizmalarının geliştirilmesi, öğretmenlere yönelik dijital okuryazarlık eğitimleri ve MEB bünyesinde güvenilir bir eğitsel sosyal medya havuzu oluşturulması yer almaktadır. Araştırma sonuçları, sosyal medyanın görsel sanatlar eğitiminde öğrenci katılımını, yaratıcılığı ve öğretim çeşitliliğini artıran önemli bir destek aracı olduğunu göstermekle birlikte, etkili kullanım için sistemli bir yaklaşımın şart olduğunu ortaya koymaktadır
Televizyon dizilerinde toplumsal cinsiyet eşitsizliği: "Yalı Çapkını", "Kızılcık Şerbeti" ve "Ömer" dizisi örneği
Toplumsal cinsiyet kavramı biyolojik cinsiyetten farklı olarak toplum ve kültür ile birlikte cinsiyetlere yüklenen rol ve sorumlulukları kapsamaktadır. Bireyler doğdukları andan itibaren bu rol ve sorumlulukları öğrenerek büyürler. Kadınlık ve erkeklik doğuştan kazanılan değil sosyalleşme ve toplum ile birlikte öğrenilen kavramlardır. Televizyon dizileri ise yayınlandıkları toplumların birer yansıması olmaktadırlar. Yayınlandıkları toplumun gerçeklerini içermeyen yapımlar toplumda karşılık bulamazlar. Toplumda var olan toplumsal cinsiyet eşitsizlikleri toplum için üretilen televizyon dizileri içerisinde de kendine yer bulmaktadır. Bu doğrultuda Yalı Çapkını, Kızılcık Şerbeti ve Ömer dizilerinin yayınlanmış olan tüm bölümleri ataerkillik, iş bölümü, beden, şiddet ve evlilik temaları üzerinden niteliksel içerik analizi yöntemiyle incelenmiştir. Araştırma bu dizilerin incelenerek dizilerde toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin ele alınış biçimini ve bu dizilerin toplumsal cinsiyetin belirli kalıp yargılarını taşıyıp taşımadığını anlamayı amaçlamaktadır. İncelenen üç dizide de ataerkil sistemin başat rol oynadığı görülmüştür. Dizide bulunan kadın ve erkek karakterlerin en güçlü ve en yaşlı olan "aile reisi" rolünü üstlenen erkek karaktere tabi kılındığı anlaşılmıştır. Aile içerisindeki gücün hiyerarşik olarak dağıtıldığı ve hegemonik erkeklik kavramı ile örtüşen davranışlar sergilemenin gereklilik olarak sunulduğu görülmüştür. Erkeklerin kadınlar üzerinde mülkiyet kurduğu ve sahiplik inancı geliştirdiği anlaşılmıştır. Kadın ve erkek arasında cinsiyetçi bir iş bölümü ayrımının olduğu kadınların özel, erkeklerin ise kamusal alana ait olduğu algısının pekiştirildiği anlaşılmıştır. Kadın bedeninin erkekler tarafından sahiplenildiği ve denetlendiği, diziler içerisinde kadınların fiziksel, duygusal, cinsel ve ekonomik şiddete maruz bırakıldıkları görülmüştür. Kadınlara eş olarak sessizlik, itaatkârlık, annelik gibi roller yüklenirken erkeklere güç, tahakküm kurma ve koruma görevlerinin verildiği görülmüştür
Lojistik işletmelerde yeşil inovasyon engelleri ve sürdürülebilirlik stratejilerine yönelik çok kriterli karar verme yöntemleri ile bir uygulama
Günümüzde küresel ısınma, iklim değişikliği, çevre kirliliği ve bio çeşitlilik kaybı gibi çevresel sorunların yaşamı tehdit edecek düzeyde artış göstermesi, sürdürülebilir kalkınma hedeflerinin küresel ölçekte önem kazanmasında etkili olmuştur. İşletmeler de çevresel sorumluluklarını göz önünde bulundurarak sürdürülebilir bir dünya için çevre dostu olan uygulamalara yönelmeye başlamışlardır. Bu sebeple yeşil inovasyon tabanlı girişimler her geçen gün daha fazla hayata geçirilerek, lojistik alanda çevresel performansı artırmak ve rekabet üstünlüğü sağlamak adına stratejik bir rol üstlenmektedir. Ayrıca doğal kaynakların daha fazla zarar görmemesi ve gelecek nesillere aktarılması açısından önem arz etmektedir. Yeşil inovasyon lojistik alanda sürdürülebilir stratejilerin gelişmesinde ve bu konuda daha bilinçli tüketim modellerinin benimsenmesi açısından önemli göstergeler arasında yerini almıştır. Ancak lojistik işletmelerin yeşil inovasyonu benimsemesinin önünde finansal, yapısal ve örgütsel gibi çeşitli engeller bulunmaktadır. Bu çalışmada yeşil inovasyonun önündeki engellerin belirlenmesi ve bu engellerin sürdürülebilirlik stratejileri üzerindeki etkisinin değerlendirilmesi hedeflenmiştir. Araştırma kapsamında çalışmada Çok Kriterli Karar Verme yöntemlerinden kriterlerin ağırlıklandırılması Bulanık SWARA ve alternatiflerin sıralanması için Bulanık WASPAS yaklaşımı kullanılarak engeller arası neden sonuç ilişkisi analizi ve stratejik öncelikler belirlenmiştir. Bu kapsamda elde edilen bulgular lojistik işletmelerde yeşil inovasyonun önündeki engelleri ve sürdürülebilirlik stratejileri daha etkin planlamada sistematik olarak katkı sağlayacak niteliktedir
Afet odakl altyap hizmetlerinde yere nüfuz eden radar (YNR) uygulamalar : Giresun ili örne i
Günümüzde do al afetler, özellikle depremler, sel bask nlar ve heyelanlar, insan ya am n ve altyap y ciddi ekilde etkilemektedir. Bu nedenle, afet öncesi risk azaltma çal malar ve afet sonras h zl müdahale mekanizmalar hayati önem ta maktad r. Bu tez çal mas nda, yer alt altyap lar n n izlenmesi ve analizi için YNR teknolojisinin kullan m , afet yönetimi ba lam nda ele al nm t r. Çal ma, Giresun ili özelinde bir uygulama alan sunarak, bu bölgede altyap hizmetlerinin afet senaryolar na kar ne derece haz rl kl oldu unu de erlendirmeyi hedeflemektedir. Çal man n ilk bölümünde, do al afetlerin Türkiye genelindeki etkileri ve özellikle Giresun ilinin co rafi konumu, jeolojik yap s ve afet riskleri detayl olarak incelenmi tir. Daha sonra, altyap hizmetlerinin (su, elektrik, do algaz, ileti im vb.) afetlere kar dayan kl l ve sürdürülebilirli i üzerinde durulmu tur. Afet sonras hasar tespiti ve kurtarma çal malar nda zaman kayb n en aza indirmek için YNR teknolojisinin sundu u avantajlar geni bir literatür deste iyle ortaya konmu tur. Tezin pratik k sm , Giresun ilinde seçilen pilot bölgelerde YNR verilerinin toplanmas ve analiz edilmesini içermektedir. Toplanan veriler, yer alt altyap s ndaki deformasyonlar , su kaynaklar n n da l m n ve potansiyel tehlike bölgelerini belirlemek için kullan lm t r. YNR'nin yüksek çözünürlüklü görüntüleme yetene i sayesinde, geleneksel yöntemlere k yasla daha h zl ve hassas sonuçlar elde edilmi tir. Çal man n sonucunda, YNR teknolojisinin afet öncesinde risk haritalar n n olu turulmas na, afet sonras nda ise hasar tespiti ve acil müdahale ekiplerine rehberlik etmesine yönelik büyük bir potansiyel ta d ortaya konmu tur. Ayr ca, Giresun ilindeki altyap hizmetlerinin mevcut durumu de erlendirilmi ve iyile tirme önerileri sunulmu tur. Bu öneriler aras nda, yer alt altyap s n n periyodik olarak YNR ile izlenmesi, afet senaryolar na yönelik e itim programlar n n düzenlenmesi ve yerel yönetimlerle i birli inin art r lmas bulunmaktad r. Bu çal ma, YNR teknolojisinin afet yönetimi ve altyap hizmetlerindeki önemi üzerine yeni bir bak aç s getirmekte olup, gelecekte yap lacak benzer ara t rmalar için bir temel olu turmay hedeflemektedir. Ayn zamanda, Giresun ilinin afet risklerine kar daha haz rl kl bir yap ya kavu mas na katk sa layacak somut öneriler sunmaktad r
Yeni pirazol türevi içeren polimer esasl membranlar n haz rlanmas , karakterizasyonu ve uygulamalar
Bu tez çal mas nda laboratuvar ko ullar nda, piridin-2-amin ile i levselle tirilmi tiyadiazol türevi bile ik kullan larak pirazol-modifiye polimerik membranlar (Py@PIM) haz rlanm ve membranlar n karakterizasyonu gerçekle tirilmi tir. Geli tirilen Py@PIM' n hedef eser metal iyonlar n n, ta n m ve ay rma süreçlerinde kullan labilirli i ara t r lm t r. Taramal elektron mikroskobu (SEM), Fourier dönü ümlü k z lötesi spektrometresi (FT-IR) ve termogravimetrik analiz (TGA) uygulamalar yla, geli tirilen Py@PIM' n yap s ve yüzey morfolojisi incelenmi tir. Ayr ca, Py@PIM kullan larak yap lan uygulamalarda, Donnan diyaliz sistemi kullan larak elde edilen ta n m n, ICP-OES yard m yla nicel olarak hesaplanmalar gerçekle tirilmi tir. Bu uygulama sonucu ta n m ile birlikte hesaplanan ak h z de erleri (J), transfer katsay s (k), geçirgenlik katsay s (P) ve geri kazan m de erleri (RF) neticesinde yap lan de erlendirmeye göre, Py@PIM' n hedef eser metallerden Pb, Ni, Co ve Cd için ba ar l bir ekilde kullan labilece i gözlemlenmi tir. Buna paralel bir ekilde, Py@PIM' n kararl l ve kullan labilirli i yap lan deneylerle do rulanm t r. Sonuç olarak, yap lan deneyler ve hesaplamalar nda, ta ma ve ayr ma i lemlerinin hedef ba ar m s ralamalar Pb(II)> Ni(II)> Co(II)> Cd(II)> Cu(II) eklinde gözlenmi tir
Yeni tip kaliksaren bile iklerinin potansiyometrik tümüyle kat -hal Cu(II) ve Pb(II) seçici PVC-membran mikrosensörlerinin haz rlanmas ve uygulamalar
Bu çal mada, Cu(II) ve Pb(II) iyonlar na kar seçici yeni tip kat -hal tipi potansiyometrik mikrosensörlerin haz rlanmas nda 25,27-dihidroksi-26,28-bis(etoksikarbonilbütoksi)-5,11,17,23-p-tert-bütilkaliks[4]aren ve 5,11,17-23-tetra-tert-bütil-25,27-dihidroksi-26,28-bis(2-etoksikarbonilfuran-5 metoksil)kaliks[4]aren iyonoforlar olarak kullan lm t r. Mikrosensörlerin optimum membran bile imi %2 (a/a) iyonofor, %67 (a/a) plastikle tirici, %30 (a/a) polivinilklorür (PVC) ve %1 (a/a) potasyum tetrakis 4-klorofenil borat (KTpClPB) olarak belirlenmi tir. Geli tirilen Cu(II)-seçici mikrosensör, 8 hafta boyunca 10 5 ila 10 1 mol.L 1 deri im aral nda, k sa bir cevap zaman (<15 s) ve 31,3±2,1 mV e im (R2= 0,997) de eri ile süper Nernst davran sergilemi tir. Mikrosensör, 5,0 8,0 pH aral nda, 7,67×10 6 mol.L 1 dü ük tayin s n r ile 15 40 °C s cakl k çal ma aral nda etkili bir ekilde performans göstermi tir. Pb(II)-seçici mikrosensör, 8 hafta boyunca 10 6 ila 10 1 mol.L 1 deri im aral nda, k sa bir cevap zaman (<15 s) ve 28,1±1,8 mV e im (R2= 0,999) de eri ile yak n Nernst davran sergiledi. Mikrosensör, 4,0 8,0 pH aral nda, 4,82×10 7 mol.L 1 dü ük tayin s n r ile 15 40 °C s cakl k çal ma aral nda etkili bir ekilde performans göstermi tir. Haz rlanan mikrosensörler, Cu(II)-EDTA ve Pb(II)-EDTA titrasyonlar nda indikatör elektrot olarak ve çevresel su numunelerinin Cu(II) ve Pb(II) içeriklerinin belirlenmesinde ba ar yla kullan lm t r. Potansiyometrik sonuçlar n ICP-OES ile elde edilen sonuçlarla kar la t r ld nda, %95 güven seviyesinde uyum içinde oldu u görülmü tür
Tasar m Odakl Dü ünme Yakla m ile Programlama Ö retiminin Ö rencilerin Programlama Öz Yeterlili ine, Performans na ve Transfer Becerilerine Etkisi
Bu ara t rman n amac , tasar m odakl dü ünme yakla m ile gerçekle tirilen programlama ö retiminin bilgisayar programc l ö rencilerinin programlama öz yeterlikleri, programlama performans ve transfer becerileri üzerindeki etkisini incelemektir. Ara t rman n kat l mc lar n , 2023-2024 e itim-ö retim y l nda Ordu Üniversitesi Mesudiye Meslek Yüksekokulu Bilgisayar Programc l Program 1. s n f nda ö renim gören ve Programlama Temelleri dersine devam eden 40 ö renci olu turmaktad r. Ara t rmada, deney ve kontrol gruplar ndan olu an yar deneysel desen benimsenmi tir. Çal mada karma yöntem ara t rma desenlerinden iç içe geçmi desen kullan lm t r. Bu do rultuda, nicel ve nitel veri toplama teknikleri bir arada kullan lm ve birbirini destekleyecek ekilde yap land r lm t r. Ara t rma sürecinde, deney grubuna 12 hafta boyunca tasar m odakl dü ünme yakla m na dayal programlama e itimi uygulanm t r. Ara t rman n nicel verileri, "Bilgisayar Programlama Öz-Yeterlik Ölçe i", "Performans Testi" ve "Transfer Becerisi Testi" arac l yla toplanm t r. Nitel veriler ise "Bilgi Toplama Formu" ve "Tasar m Odakl Dü ünme (TOD) Gözlem Formu" kullan larak elde edilmi tir. Nicel verilerin analizinde, SPSS 22.0 paket program arac l yla elde edilen puanlar n normal da l ma uygunlu u incelenmi , ba ms z örneklem t-testi ve ba ml örneklem t testi uygulanm t r. Nitel veriler ise içerik analizi yöntemiyle de erlendirilmi tir. Ara t rma sonuçlar tasar m odakl dü ünme yakla m n n ö rencilerin programlama performanslar ve transfer becerileri üzerinde olumlu etkiler olu turdu unu göstermi tir. Ayr ca programlama öz yeterlikleri deney ve kontrol gruplar n n kendi içlerinde art göstermesine kar n gruplar aras nda anlaml bir fark ortaya ç kmam t r. Elde edilen bulgular, tasar m odakl dü ünme yakla m n n programlama ö retiminde ö renci merkezli, yarat c ve yaparak ya ayarak ö renmeyi destekleyen etkili bir yöntem olarak uygulanabilece ini ortaya koymu tur