Giresun University Institutional Repository
Not a member yet
5771 research outputs found
Sort by
Elektrikli araç üretim şirketlerinde muhasebe temelli finansal göstergelerin kârlılığa etkisi: Panel veri yaklaşımıyla ampirik bir analiz
Küresel ısınma ve iklim değişikliğiyle mücadelede ulaştırma sektörü, sera gazı salınımının başlıca kaynaklarından biridir ve bu durum elektrikli araçlara (EA) yönelimi hızlandırmaktadır. Kendine özgü finansal dinamiklere sahip EA sektöründe, bu dinamikleri şekillendiren finansal performans belirleyicilerinin incelenmesi önem taşımaktadır. Bu amaçla, 2022:Q1–2024:Q2 döneminde borsalarda işlem gören 22 şirketin verileri panel veri yöntemleriyle analiz edilmiştir. Bağımlı değişkenler kârlılık oranları (ROA, ROE, ROS, ROI); bağımsız değişkenler ise cari oran (CO), kaldıraç oranı (KO), Ar-Ge yoğunluğu (AGY), aktif devir hızı (AKDH) ve satış büyüme oranı (SBO) olarak belirlenmiştir. Bulgular, kârlılığın süreklilik gösterdiğini ve AKDH'nin ROA ile ROE üzerinde pozitif, ROS üzerinde ise negatif etkiler yarattığını ortaya koymuştur. CO'nun etkileri tutarsızdır. KO genellikle negatif etki göstermiştir. AGY, model ve örneklem türüne göre değişmekte; bazı durumlarda ROA ve ROI üzerinde pozitif sonuçlar vermektedir. SBO'nun etkileri ağırlıklı olarak negatif olmakla birlikte bazı modellerde pozitif bulunmuştur. Sonuçlar, bazı değişkenlerde literatürle örtüşürken, bazı göstergelerde farklılaşmaktadır. Bu durum, EA üreticilerinin finansal performansını şekillendiren faktörlerin dinamik ve koşullara özgü olduğunu göstermektedir. Ayrıca, literatürde EA üreticilerinin finansal performansına odaklanan herhangi bir çalışmaya rastlanmaması, elde edilen bulguları önemli bir boşluğu doldurur nitelikte kılmaktadır. Çalışma, sektör stratejileri, yatırım kararları ve gelecekteki akademik araştırmalar için değerli bir referans sunmaktadır
Futbolcularda unilateral ve bilateral izoinersiyal direnç antrenmanlar n n izokinetik kas kuvvetine ve s çrama performans na etkileri
Amaç: Bu ara t rma *le un*lateral (lateral squat) ve b*lateral (half squat) egzers*zler* *le
planlanan *zo*ners*yal d*renç antrenmanlar n n *zok*net*k kas kuvvet*ne ve s çrama
performans na etk*ler*n* ara t rmak amaçlanm t r.
Gereç ve Yöntem: Ara t rmaya G*resun Ün*vers*tes* Spor B*l*mler* Fakültes*nde
ö ren*m*ne devam etmekte olan gönüllü erkek futbolculardan 36 k* * kat lm t r.
Ara t rma gruplar UG (n=13), BG (n=12), KG (n=11) olacak ek*lde üç grup olarak
bel*rlenm* t*r. Ara t rmaya kat lan sporcular n boy ölçümler* stad*ometre (Holta*n) *le,
vücut a rl b*o-elektr*ksel empedans anal*zör (Tan*ta MC 580) *le, d*key s çrama
testler* ve der*nl*k s çramas testler* SmartSpeed (Fus*on Sport) mat c*haz *le,
*zo*ners*yal güç testler* zo*ners*yal D*renç Antrenman ve Test C*haz (D11 Full,
Desmotec, B*ella,Italy) *le, *zok*net*k kas kuvvet* de erler* d*z eklem*ndek* ekstans*yon
ve fleks*yon hareketler*nde 60°sn ¹ aç sal h zda bask n ve bask n olmayan her *k*
ekstrem*tede *k* protokol (Kon-Kon ve Eks-Eks) ekl*nde *zok*net*k d*namometre CSMI
(Cybex) Humac Norm zok*net*k Test ve Egzers*z S*stem* *le ölçülmü tür
Kadınların Yapay Zeka (YZ) farkındalık düzeylerinin belirlenmesi ve sorunlarının incelenmesi: Giresun ili örneği
Bu çalışma, Yapay Zekâ'nın (YZ) gelişimi ve kullanımının hızlı artması ile kadınların YZ farkındalıklarının belirlemeyi amaçlamıştır. Bu farkındalık düzeyinin saptanması kadınların yapay zekâ konusunda dezavantajlı grup olup olmadıklarını ve toplumsal cinsiyet rollerinin şekillenmesinde YZ'nın nasıl rol oynadığı, kadınlar açısından ne gibi sorunlar yaratabileceğinin saptanması açısından da ışık olabilecek niteliktedir. Tarih boyunca kadın rolleri toplumsal cinsiyet rolleri, teknolojik gelişmeler, istihdam politikaları ile değişim gösterse de kadınlar sık sık gerek çalışma yaşamında gerekse de aile hayatında birçok sorunla karşılaşmaktadır. Kadınların sık sık toplumsal cinsiyet eşitsizliğine maruz kalmaları her alanda kadın rollerini incelemeyi ihtiyaç haline getirmiştir. Bu çalışmada, YZ'nın insan hayatına birçok alanda girmesiyle kadınların YZ konusundaki farkındalıklarının belirlenmesi önemli bir hal almıştır. Bu çalışma bir nitel araştırmadır. Giresun ilinde yaşayan 15 gönüllü kadın ile görüşmeler yapılmış ve yöneltilen sorular doğrultusunda elde edilen veriler tematik analiz yöntemi ile analiz edilerek bulgular tespit edilmiştir. Çalışma sonucunda kadınların YZ konusundaki farkındalıklarının ileri düzeyde olmadığı, YZ ürünlerinin cinsiyet rollerine büründüğünü düşündükleri ortaya çıkmıştır
Türkiye'de çocuk haklarının tarihsel gelişimi: Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri belgelerinin incelenmesi (1928-1995)
Çocuk hakları, disiplinlerarası nitelik taşıyan ve farklı bilim alanlarında ele alınan önemli bir konudur. Ancak Türkiye'de, bu alanda yapılan lisansüstü çalışmaların özellikle arşiv belgelerine dayalı olanlarının sayısı, Avrupa ülkeleriyle kıyaslandığında oldukça sınırlıdır. Oysa gerek Türkiye'de gerekse Avrupa'da çocuk haklarına ilişkin yapılan incelemelerde, arşiv belgeleri başlıca bilgi kaynakları arasında yer almaktadır. Geçmiş ile günümüz arasında tarihsel bir bağ kuran arşivler, aynı zamanda geleceğe yönelik politika ve uygulamalarda başvurulan temel kaynaklardan biridir. Türkiye'de, başta Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanlığı olmak üzere çeşitli kamu kurumlarının arşivleri araştırmacıların erişimine açılmış durumdadır. Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşuyla birlikte çocuklara yönelik daha sistemli ve kapsamlı yasal düzenlemelerin geliştirilmeye başlandığı görülmektedir. Yeni Türk devleti, erken dönemlerinden itibaren çocukların korunmasına ve refahının artırılmasına yönelik politikalara önem atfetmiş; bu doğrultuda Atatürk'ün liderliği belirleyici bir rol oynamıştır. Bu çalışmada, Atatürk dönemiyle başlayarak 1995 yılına kadar uzanan süreçte çocuk haklarına dair gelişmeler arşiv belgeleri temelinde analiz edilmiş, söz konusu belgelerde çocuk haklarına ve çocuk politikalarına etki eden hususların ele alınması amaçlanmıştır. Çalışma kapsamında incelenen yasal düzenlemeler ve arşiv belgeleri değerlendirildiğinde, çocuklara ilişkin meselelerin çoğunlukla dönemin toplumsal, ekonomik ve siyasal koşullarına bağlı olarak şekillendiği, dolayısıyla daha çok kısa vadeli ihtiyaçlara yanıt veren uygulamalara odaklandığı görülmüştür. Dolayısıyla çocuklara yönelik bütüncül ve uzun vadeli bir çocuk hakları politikası geliştirmeye yönelik atılan önemli adımlarla birlikte söz konusu dönemde henüz kurumsal bir nitelik kazanmadığı değerlendirilmiştir
Gregoryan Kıpçak Türkçesinde gündelik yaşam öğelerine ait söz varlığının Kazak Türkçesi ile karşılaştırılması
Gregoryan Kıpçak Türkçesi, Kırım, Polonya ve Ukrayna'da yaşayan, Gregoryan mezhebine mensup Kıpçak Türklerinin yazı dilidir. Kazak Türkçesi ise, Orta Asya bozkırlarında konuşulan ve Kazak halkının kültürel kimliğini oluşturan bir Türk lehçesidir. Bu çalışma, Gregoryan Kıpçak Türkçesi ile Kazak Türkçesi arasındaki dilsel benzerlikleri ve farklılıkları günlük yaşamda kullanılan kelimeler üzerinden karşılaştırmayı amaçlamaktadır. İki yazı dili farklı coğrafyalarda gelişmiş olmasına rağmen, dilsel yapılarında büyük oranda benzerlik bulunması, Türk dili ailesinin geniş bir kültürel ve dilsel zenginliğe sahip olduğunu göstermektedir. Bu çalışmada özellikle yazı dilindeki gündelik yaşamda sıkça karşılaşılan kelimelerin kökenleri, anlamları ve kullanım biçimleri incelenmiştir. Bu kelimeler, Türk dilinin farklı lehçelerinin gelişim sürecinde etkileşimde bulundukları çevrelerle olan bağlarını yansıtmaktadır. Gregoryan Kıpçak Türkçesi ve Kazak Türkçesindeki günlük yaşam kelimeleri arasındaki karşılaştırma, bu dillerin gelişim süreçlerini, tarihsel etkileşimleri ve kültürel miraslarını anlamamıza katkı sağlayacaktır. Aynı zamanda, Türk dili ve lehçelerinin sosyal ve kültürel bağlamda nasıl evrildiğini gösteren önemli bir dilbilimsel analiz sunacaktır
S-quasi konveks fonksiyonlar ve ilgili integral e itsizlikleri
Birinci bölümde e itsizlik teorisi, konveks fonksiyonlar n tarihsel geli imi ve konvekslik teorisine ili kin bilgiler verilmi tir. kinci bölümde, tez için gerekli olan temel kavramlar, tan mlar ve teoremlere yer verilmi tir. Üçüncü Bölümde fonksiyon, özellikleri verildikten sonra fonksiyonlar için Hermite Hadamard tipli e itsizlik verildi ve trapezoidal tipli e itsizlik için teoremler ve ispatlar verildi. Dördüncü bölümde teze konu olan s- quasi konveks fonksiyon s n f verilip, Hermite Hadamard tipli e itsizlik s- quasi konveks fonksiyon s n f için elde edildi. Hermite Hadamard tipli e itsizlikten yararlanarak s- quasi konveks fonksiyonlar için trapezoidal tipli integral e itsizlikler için yeni üst s n rlar elde edildi. Be inci bölümde ise tart ma ve sonuçlar verildikten sonra alt nc bölümde referanslar verildi
Albino farelerde metronidazol'ün hepatotoksik ve nefrotoksik etkileri
Metronidazol (Mtz), gastrointestinal enfeksiyonlarda ve multiorgan sistemlerinde anaerobik bakterilere ve protozoalara kar kullan lan bir antibiyotiktir. Bu çal mada metronidazolün albino farelerde karaci er ve böbrek dokular üzerine toksik etkileri organ a rl , serum parametreleri ve histopatolojik incelemeler ile ara t r lm t r. Çal mada 20-25 g a rl ndaki 24 erkek sviçre albino fare (Balb/c) kullan lm , her bir grupta 6 denek olmak üzere bir kontrol ve üç uygulama grubu olu turulmu tur. Farelere oral gavaj yoluyla 125 mg/kg, 250 mg/kg ve 500 mg/kg dozlar nda Mtz verilmi , kontrol grubu deneklere Mtz uygulanmam t r. Her gruptaki fareler 14. gün sonunda anestezi alt nda sakrifiye edilmi , kan ve doku örnekleri toplanm t r. Mtz uygulamas karaci er ve böbrek a rl klar nda art a, vücut a rl nda azalmaya neden olmu tur. En belirgin de i imler 500 mg/kg Mtz uygulanan grupta gözlenmi ve bu grupta karaci er organ a rl %57,9, böbrek a rl %37,3 artm , vücut a rl ise %26,7 azalm t r. Mtz uygulamas n n hepatotoksik etkilerinin tespitinde karaci er mark r enzimleri olan alanin transaminaz ve aspartrat transaminaz düzeyleri ölçülmü , 500 mg/kg Mtz uygulanan grupta kontrole k yasla alanin transaminaz düzeyi %41, aspartat transaminaz düzeyi ise %21,3 artm t r. Bu enzimlerdeki de i imler karaci er hasar na i aret etmektedir ve histopatolojik incelemeler de bu hasar desteklemektedir. Karaci er dokusunda inflamasyon ve fibrozis, konjesyon, giant hücre, apoptoz ve nekroz gibi patolojik bulgulara rastlanm t r. Böbrek hasar na i aret eden kan üre azotu ve kreatinin düzeylerinde de art lar gözlenmi tir. 250 mg/kg ve 500 mg/kg Mtz uygulanan gruplarda kan üre azotu düzeyi s ras yla %16,7 ve %25,8 artm t r. Kreatinin düzeylerindeki art ise %13-%19,2 aral nda seyretmi tir. Böbrek mark rlar nda tespit edilen bu anormallikler inflamasyon, glomerular hipertrofi, hiyalin kast, kristal birikimi, nekroz ve tübüler dilatasyon gibi histopatolojik bulgularla da desteklenmi tir. Sonuç olarak çe itli enfeksiyonlarda tedavi amaçl kullan lan Mtz albino farelerde önemli toksik etkilere neden olmaktad r. Bu yan etkiler organizman n ya , cinsiyet ve mevcut kronik hastal klara ba l olarak de i kenlik gösterebilmektedir ve enfeksiyonu kontrol ederken daha ciddi rahats zl klara neden olabilmektedir. Bu nedenle antibiyotik kullan m n n s n rland r lmas , kullan m n zorunlu oldu u durumlarda ise toksik etkinin gözlenmedi i dozlar n tercih edilmesi gereklidir
Is rgan otu lifi katk l betonun farkl kür ko ullar ndaki fiziksel ve mekanik özelliklerinin incelenmesi
Beton genel anlamda su, çimento ve agregan n bir araya gelmesiyle meydana gelen kompozit bir yap malzemesidir. Betonun dayan m , maliyeti ve üretim a amas göz önünde bulunduruldu unda geçmi ten günümüze kadar her alanda kullan lma ihtiyac n do urmu tur. Betonun kullan m alan n n artmas yla birlikte kullan m amac na göre özel betonlar üretilmeye ba lan lm t r. Bu çal ma kapsam nda lifli betonlar üzerine bir ara t rma yap lm , lif olarak ise ülkemizde özellikle de Karadeniz Bölgemizde kolayca yeti ebilmekte olan s rgan otundan elde edilen lifler tercih edilmi tir. Çal malar kapsam nda lifler ayr ayr (%0,75, %1,5 ve %3) 1 cm ve 2 cm uzunluklar nda ve belirlenen oranlarda betona kat lm t r, numuneler standart numune ölçüleri olan 15×15×15 küp kaplarda üretilmi ve numuneler hem buhar odas nda hem de su havuzunda bekletilerek farkl kür ko ullar n n beton üzerindeki etkisi de incelenmi tir. Standart deney ya lar na kadar bekletilen numunelerin fiziksel ve mekanik testleri gerçekle tirilmi ve ard ndan SEM, XRF, EDS ve DSC-TGA gibi ileri teknolojik testleri gerçekle tirilmi tir. Bu tez sonucunda s rgan otu lifi katk l beton standart betona k yasla genel anlamda daha yüksek bas nç dayan mlar sa lam t r. Ayr ca su havuzu kürü uygulanan numunelerin bas nç dayan m de erleri buhar odas kürü uygulanan numunelerin bas nç dayan m ndan daha yüksek oldu u elde edilmi tir. Yap lan XRF, SEM, EDS ve DSC-TG analizleri sonucunda, s rgan otu lifi katk s n n betonun kimyasal, mikroyap sal ve termal özelliklerini olumlu yönde etkiledi i belirlenmi tir. Lifler, matrise homojen ekilde da lm ; özellikle %3 katk oran nda çatlak kontrolü ve mikroyap sal bütünlük artm t r. Kimyasal analizlerde, lif oran artt kça karbon içeri inin yükseldi i, bu durumun özellikle su havuzu küründe mekanik performans destekledi i görülmü tür. Termal analizler ise lif katk s n n, betonun s ya kar dayan m n art rarak termal stabiliteyi geli tirdi ini ortaya koymu tur
Türk kamu yönetiminde Sayıştayın etkililiği
Dış denetim, kamu yönetiminde hesap verebilirlik ve mali şeffaflığın oluşabilmesi için etkililik, ekonomiklik ve verimlilik ilkelerinin hayata geçirilmesinde önemli görülmektedir. Kamu kurumlarının faaliyetlerinin bağımsız ve tarafsız bir şekilde değerlendirilmesini sağlayarak, kamu kaynaklarının nasıl kullanıldığını ve olası kamu zararlarının tespitini yapmaktadır. Türk kamu yönetiminde de bu görevi Sayıştay yürütmektedir. Sayıştay denetimlerini düzenlilik ve performans denetimi olarak yerine getirmekte ve bu denetim; kamu kaynaklarının etkili, ekonomik ve verimli olarak kullanılmasını sağlamaktadır. 6085 Sayılı Sayıştay Kanunu ve 5018 Sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu Sayıştayın yasal mevzuatını oluşturmaktadır. Sayıştay bu denetimlerini yürütürken kamu kurumlarına yönelik raporlar hazırlamakta ve ilgili kurumlar ile Türkiye Büyük Millet Meclisine sunarak, kamuoyunu da bilgilendirmektedir. Görüldüğü üzere kamu kaynaklarının etkili, ekonomik ve verimli olarak kullanılabilmesi için dış denetim kaçınılmaz olmaktadır. Sayıştayın dış denetiminin etkililiği ise kamu yönetimine etki etmektedir. Sayıştayın tarihsel yolculuğu ve yasal mevzuat çerçevesinden yola çıkılarak düzenlenen bu çalışma, son raporlar ile son beş yılın verilerinin incelenerek, düzenlilik ve performans denetimi ekseninde etkililiği değerlendirilmiştir
Ekoturizm kapsamında sosyal medyanın satın alma karar süreci üzerindeki etkisi: Bakü'de bir araştırma
İnternet, önceki dönemlere oranla daha az maliyetle daha kolay ulaşılabilir hale gelmiştir. İnsanlar, iletişim - haberleşme, eğlence, bilgi toplama ve alışveriş gibi birçok alanda interneti ve internet ortamında geliştirilmiş farklı platformları kullanmaktadır. Bu internet platformlarından biri de sosyal medyadır. Önceleri sadece iletişim, etkileşim ve profil oluşturmaya dönük olan sosyal medya, özellikle son yıllarda alışveriş yapmaya da elverişli hale gelmiştir. Bu araştırmada, ekoturizm kapsamında sosyal medya kullanımının satın alma karar süreci üzerindeki etkisini ortaya koymak amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda, anket tekniğinden yararlanarak Azerbaycan Bakü şehrinde toplamda 600 kullanılabilir veriye ulaşılmıştır. Elde edilen veriler bilgisayar ortamında kodlanarak analiz edilmiştir. Verilere uygulanan geçerlik ve güvenirlik analizi sonucunda, araştırmada kullanılan ölçeklerin yüksek düzeyde güvenilir olduğu belirlenmiştir. Öncelikle katılımcıların bireysel özellikleri ve ölçekteki ifadelere verdikleri yanıtların frekans, yüzde dağılımları, aritmetik ortalama ve standart sapma değerleri sunulmuştur. Daha sonra, değişkenler katılımcıların bireysel özellikleri açısından karşılaştırılmış ve gruplar arası farklılıklar ortaya konmuştur. Korelasyon analizi sonucuna göre, sosyal medya kullanımı ve alt boyutları ile satın alma karar süreci arasında anlamlı ilişkiler olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca, değişkenler arasındaki etkiyi belirlemek amacıyla yapılan regresyon analizine göre, sosyal medyanın satın alma karar süreci üzerinde etkisi olduğu sonucuna ulaşılmıştır