Kapadokya University Institutional Repository
Not a member yet
2517 research outputs found
Sort by
Covid 19'un konaklama işletmelerindeki etkisi bağlamında yeni faaliyetler ve yeni trendler: Edremit Körfezi örneği
Değişen ve gelişen dünyamızda, Türkiye gibi önemli bir ülkenin bacasız sanayisi olarak
görülen turizm sektörü ekonomimizin can damarlarından biridir. Bu noktadan hareketle 2020’de
başlayan Covid 19 pandemisi tüm dünyayı sarmış ve birçok sektörde derin etkiler bırakmıştır.
Turizm, insanların birbirleriyle etkileşimleri ile gelişen bir sektör olduğundan, bu krizden ciddi
biçimde zarar görmüştür. Bu zararı en aza indirmek, etkilerini hafifletmek ve yine de sektörün
gelişmesini sürdürmek amacı ile bu dönemde birçok önlem alınmıştır. Bu önlemlerin bir kısmı
zamanla trend haline gelmiş, hem işletmelerin hem de turistlerin beklenti ve davranışlarında
birtakım değişiklikler gerçekleşmiştir.Bu çalışmada Edremit Körfezi’nde bulunan 3, 4 ve 5 yıldızlı otellerin pandemi dönemi
sırasında aldığı önlemleri, pandemi sonrasında yaptığı faaliyetleri, oluşan yeni trendleri
gözlemlemek ve literatüre kazandırmak amaçlanmıştır. Araştırma sonucunda Covid 19
salgınından sonra otel ve konaklama işletmelerinde yeni faaliyetlerin uygulandığı ve yeni
trendlerin oluştuğu, böylece sektörel gelişimlerin yaşandığı ve farkındalığın arttığı sonucuna
varılmıştır
Kaz Dağları Bölgesi'nde Dağlı ve Ovalı Toplulukların Kültürel Belleği ve Yaşam Biçimleri: Sabahattin Ali'nin Hasan Boğuldu Hikâyesi Üzerinden İçerik Analizi ve Tarihsel-Coğrafi Bağlam İncelemesi
Kültür, bir toplumun yüzyıllar boyunca geliştirdiği ve diğer toplumlardan farklı olan
gelenek, görenek ve tutumların bütünü olarak tanımlanabilir. Kültürün oluşumunda
göçler ve coğrafi yapı gibi çeşitli faktörler önemli rol oynar. Göçler, farklı kültürlerin
etkileşimini teşvik ederken, coğrafi yapı yerel kültürlerin şekillenmesine ve
değişmesine neden olur. Bu faktörlerin bir araya gelmesi, çeşitli kültürel toplulukların
oluşmasını ve kültürel çeşitliliğin artmasını sağlar. Göçler, kültürel toplulukların
kimliklerini şekillendirir ve bu topluluklar süreç içinde kendi aralarında gruplaşarak
farklı isimlerle özdeşleşir. Örneğin, yüksek dağlık bölgelerde yaşayan “dağlılar” ve
ovalarda yaşayan “ovalılar” gibi isimlendirmeler, kültürel değişimlerin ve
aktarmaların etkisiyle çeşitlenir ve yörük, manav, macır gibi kültürel
kimliklendirmeler oluşur
Public Diplomacy in Foreign Affairs: Bangladesh Perspective.
Historical solidarity is a cornerstone of modern
Bangladesh-Türkiye relations, often referenced in
diplomatic and cultural exchanges. The legacy of
Mustafa Kemal Atatürk is deeply respected in
Bangladesh. School curricula include poems and
essays honouring his leadership and vision. His
modernist and secular ideals resonate with
Bangladesh’s own aspirations for progressive
governance and societal development.The mutual cultural respect has been sustained
over decades through academic, artistic, and
linguistic collaborations. Bangladeshi
ambassadors prioritize direct interactions with
Turkish academia and think tanks. These
engagements foster dialogue, dispel
misconceptions, and highlight opportunities for
collaboration. Universities serve as key platforms
to educate younger generations about each other’s
histories, cultures, and mutual interests.Even a flower could play an important role in
bringing the two nations closer. The recent
Celebration of Water Lily Day in Türkiye
showcased Bangladesh’s national flower and its
symbolic importance during the liberation war.
Turkish locals, including municipal officials,
participated enthusiastically, creating a shared
sense of pride. Such events provide avenues for
mutual learning, generating goodwill, and
deepening emotional ties.Bangladesh has chosen Türkiye as a trusted
partner for defence procurement due to its
emphasis on technology transfer and sustainable
systems. Unlike Western countries, which often
supply outdated technology, Türkiye ensures that
Bangladesh receives modern, high-quality
equipment that remains operational in the long
term.Türkiye’s balanced approach in international
conflicts, such as mediating between Russia and
Ukraine, highlights its growing geopolitical
influence. The country’s technological
advancements, independent foreign policy, and
proactive diplomacy position it as a rising global
power.Public diplomacy emphasizes cultural exchange,
fostering emotional connections between citizens
of both nations. Digital platforms, cultural
festivals, educational collaborations, and media
projects serve as critical tools for projecting soft
power. By focusing on people-to-people
connections, public diplomacy ensures that the
bilateral relationship is rooted in mutual respect
and understanding. These initiatives create a
strong foundation for addressing future challenges
and seizing opportunities in an interconnected
world
Bulut Bilişim ve Tıbbi Veri Yönetimi: Tıbbı Sekreterlerin Rolünün Evrimi
Bu çalışma, sağlık hizmetleri sektöründe, özellikle tıbbi sekreterlik mesleği üzerinde bulut bilişim ve dijital teknolojilerin yarattığı dönüşümü kapsamlı bir şekilde inceler. Sağlık hizmetlerinin sunumu ve hasta bakım süreçlerinde dijital teknolojilerin entegrasyonunun önemi, tıbbi sekreterlerin görevlerinde, beceri setlerinde ve mesleki rollerinde meydana gelen değişiklikler üzerinden tartışılmaktadır. Bu dönüşüm, tıbbi sekreterlerin iş akışlarının optimizasyonu, eğitim ve mesleki gelişim ihtiyaçlarında yenilikler ve sağlık hizmetlerinin genel kalitesinin artırılması gibi çeşitli alanlarda kendini göstermektedir.
Araştırma, bulut bilişim ve dijital teknolojilerin sağlık veri yönetimi, hasta kayıtlarının tutulması, medikal dokümantasyonun hazırlanması ve sağlık hizmetlerinin koordinasyonu gibi temel alanlarda nasıl yeni ve etkili yöntemler sunduğunu ele alır. Bu teknolojik ilerlemelerin tıbbi sekreterlerin eğitim ve mesleki gelişim süreçlerinde önemli değişikliklere yol açtığı, dijital beceriler, veri güvenliği bilgisi ve teknolojik adaptasyon yeteneği gibi yeni yetkinliklerin öneminin arttığı gösterilmiştir. Bulgular, tıbbi sekreterlik mesleğinin geleceğinin dijital teknolojilerle entegre bir şekilde evrileceğini ve bu evrimin sağlık hizmetlerinin daha etkin, verimli ve hasta odaklı sunulmasına katkıda bulunacağını ortaya koymaktadır. Sonuç olarak, bulut bilişim ve dijital teknolojilerin tıbbi sekreterlik mesleği üzerindeki etkisi, mesleğin sadece işlevsel bir dönüşümünü değil, aynı zamanda sağlık hizmetlerinin sunumunda stratejik bir dönüşümünü de işaret etmektedir. Tıbbi sekreterlerin, eğitim kurumlarının ve sağlık hizmeti sağlayıcılarının ortak çabaları, bu dönüşümü başarılı bir şekilde yönetmek için kritik öneme sahiptir. Gelecekte, tıbbi sekreterlerin rolleri genişleyecek ve sağlık hizmetlerinin kalitesinin artırılmasında merkezi bir rol oynamaya devam edecekti
18 Yaş ve Üzeri Bireylerde Vertigonun Günlük Yaşam Aktiviteleri ve Yaşam Kalitesi Üzerine Etkisinin İncelenmesi
Amaç: Araştırma, vertigolu bireylerde engellilik durumu, günlük yaşam aktivitesi ve yaşam kalitesine etkisini belirlemek amacıyla yapılmıştır.Yöntem: Vertigo tanısı konmuş 18 yaş üzeri 141 bireyin sosyo-demografik bilgilerini ve vertigo ile ilgili özelliklerini belirlemek için Kişisel Bilgi Formu, engellilik durumunu belirlemek için Baş Dönmesi Engellilik Envanteri (DHI), günlük vestibüler bozukluklarda günlük yaşam aktivitelerini belirlemek için Yaşam Aktiviteleri Ölçeği (VADL) ve yaşam kalitesini belirlemek için Yaşam Kalitesi Ölçeği (WHOQOL-Bref) uygulanmıştır. Verilerin istatistiki değerlendirilmesinde SPSS (22,0) programı kullanılmış; analizde tanımlayıcı, yüzde ve frekans ve çıkarımsal (Mann Whitney U testi, Kruskal Wallis testi ve Pearson Korelasyon testi) istatistikler uygulanmıştır.Bulgular: Vertigolu bireylerin DHI engel durumuna göre %48,3’ünün hafif, %29’unun orta, %22,7’sinin şiddetli düzeyde engel yaşadığı tespit edilmiştir. DHI, fonksiyonel engellilik alt boyut puan ortalaması 14,57±9,67, fiziksel engellilik alt boyut puan ortalaması 13,35±7,30 ve duygusal engellilik alt boyut puan ortalaması 9,00±6,90 olarak saptanmıştır. VADL, fonksiyonel beceri alt boyut ortalaması 27,44±14,13, enstrümantal beceri alt boyut ortalaması 14,08±10,86 ve ambulasyon beceri alt boyut ortalaması 21,92±14,21 puan olarak bulunmuştur.Sonuç: Vertigolu bireylerde engellilik durumu, günlük yaşam aktiviteleri ve yaşam kalitesi arasında anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Vertigonun şiddeti arttıkça bireylerin fiziksel, duygusal ve fonksiyonel boyutlarda engellilik yaşadığı, günlük yaşam aktivitelerinde sınırlılık geliştiği ve yaşam kalitesinin bozulduğu belirlenmiştir
Kalkınma Ajansları: Bölgesel Gelişmenin Anahtarı mı, Merkezi Yönetimin Uzantısı mı?
Kalkınma Ajansları, Avrupa Birliği’nin bölgeler arası sosyoekonomik
eşitsizlikleri azaltma ve sürdürülebilir kalkınmayı teşvik etme hedefi
doğrultusunda geliştirdiği önemli araçlardan biridir. Türkiye, AB üyelik süreci
ve uyum politikaları kapsamında, 2006 yılından itibaren Kalkınma Ajanslarını
hayata geçirerek bölgesel kalkınmayı desteklemeyi amaçlamıştır. Ancak
Türkiye’deki Kalkınma Ajansları, kurumsal yapı, işleyiş ve merkeziyetçi
yönetim anlayışı nedeniyle çeşitli zorluklarla karşılaşmaktadır. Merkezi
yönetim ile yerel yönetimler arasındaki koordinasyon eksikliği, yerel kapasite
yetersizlikleri ve ajansların bağımsız hareket edememesi, bu yapıların
etkinliğini sınırlamaktadır. Bu çalışmada, Avrupa Birliği’nin Kalkınma
Ajanslarına yönelik yaklaşımı ile Türkiye’deki uygulama süreçleri
karşılaştırılmış ve Kalkınma Ajanslarının mevcut sorunları ele alınmıştır.
Kalkınma Ajanslarının bölgeler arası gelişmişlik farklarını azaltmadaki rolü,
yabancı sermayeyi çekme konusundaki etkinliği ve yerel kalkınma
stratejilerindeki eksiklikler analiz edilmiştir. Ayrıca, ajansların insani kalkınma,
sosyal eşitlik ve sürdürülebilirlik gibi temel hedeflere ulaşmada karşılaştığı
sorunlar değerlendirilmiştir. Sonuç olarak, Türkiye’de Kalkınma Ajanslarının
daha etkin bir şekilde çalışabilmesi için kurumsal bağımsızlıklarının artırılması,
yerel dinamiklere dayalı bir yönetim modelinin benimsenmesi ve bölgesel
ihtiyaçlara göre farklılaştırılmış stratejilerin geliştirilmesi gerektiği
vurgulamıştır. Türkiye’nin bölgesel kalkınma hedeflerine ulaşabilmesi için
Kalkınma Ajanslarının, yalnızca ekonomik büyüme değil, sosyal ve çevresel
sürdürülebilirliği de gözeten bir anlayışla yeniden yapılandırılması büyük
önem taşımaktadır
Kekemeliği Olan 12-18 Yaş Arası Çocuk ve Ergenlerin Pandemi Sürecinde Yaşadıkları Duygu ve Tutum Değişimlerinin İncelenmesi
Kekemelik duygu, davranış ve bilişle alakalı sonuçlara neden olan karmaşık, iletişimi sekteye uğratan, çok unsurlu bir iletişim bozukluğudur. Kekemelik, duygu ve tutumlar ile birlikte ele alınmalıdır. Duygu ve tutumlar ise yaşanan anlara göre değişmektedir. Bu araştırmada, kekemeliği olan 12-18 yaş arasındaki bireylerin pandemi öncesi ve pandemi sonrası duygu ve tutumları incelenmiştir. Araştırmaya kekemeliği olan ancak kekemeliğe ek herhangi bir tanısı bulunmayan 80 kişi dahil edilmiştir. Verilerin toplanması amacıyla demografik bilgi formu ve CALMS-TR değerlendirme aracının afektif bileşen bölümü kullanılmıştır. CALMS-TR ölçeği alt boyutları için normal dağılıma uygunluk analizi Kolmogorov Smirnov testi ile gerçekleştirilmiştir. CALMS-TR Ölçeği alt boyutlarının pandemi öncesi ve sonrası karşılaştırmaları eşlenik örneklem t testi ile karşılaştırılmıştır. Demografik özelliklere göre pandemi öncesi ve sonrası karşılaştırmalarda Wilcoxon testi ile karşılaştırılmıştır. Araştırmanın bulguları pandemi öncesi ve sonrasına göre alt boyut puanlarının tüm boyutlarda istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde farklılaştığını göstermiştir (p<0,05). Kekemelikle ilgili olumsuz duygular alt boyut puan ortalamalarının pandemi sonrasında, pandemi öncesine göre anlamlı derecede yüksek olduğu, pandemi sonrasında kekemelik ile ilgili olumsuz duyguların arttığı belirlenmiştir. Cinsiyete göre pandemi öncesi ve sonrası alt boyut puan ortalamalarının karşılaştırılmasında kızlarda ve erkeklerde kekemelikle ilgili olumsuz duygular alt boyutunda pandemi sonrası puan ortalamasının, pandemi öncesi puan ortalamalarına göre anlamlı derecede yüksek olduğu belirlenmiştir (p<0,05). Çalışmaya katılan tüm katılımcıların pandemi sonrası puan ortalamaları pandemi öncesine göre anlamlı olarak arttığı (p<0,05), bu durumun kekemelikle ilgili olumsuz duygu ve tutumları da arttırdığı saptanmıştır. Buna göre kekemeliğe karşı duygu ve tutumun sosyallikle ve çevreyle kurulan iletişimle anlamlı bir şekilde ilişkisi olduğu söylenebilir. Bulgular ilgili alanyazın doğrultusunda tartışılmıştır
Rusya-Ukrayna Savaşı’nın Bölgesel-Küresel Etkileri ve Üçüncü Dünya Savaşı Senaryoları.
Üçüncü Dünya Savaşı senaryolarında
Kıbrıs ve Kırım stratejik önem
taşımaktadır. Rusya-Ukrayna Savaşı,
özellikle Rusya’nın nükleer gücü
nedeniyle dünya için büyük bir tehdit
oluşturmaktadır. Kuzey Atlantik
Antlaşması Örgütü’nün (NATO) Baltık
bölgesinde genişlemesi, İsveç’in NATO
üyeliği ve Kaliningrad meselesi,
Rusya’nın endişelerini artırmıştır.
Rusya, Ukrayna’yla olan savaşın
aslında Batı’yla bir mücadele olduğunu
düşünmektedir.Rusya’nın Yakın Çevre Doktrini,
Ukrayna meselesinin temelini
oluşturmaktadır. Buna göre Rusya’nın
yakınında olan ülkeler Rusya’nın
olmazsa olmaz etki alanlarıdır. Rusya,
Avrasya coğrafyasında merkezi bir güç
sahibi olma isteğini sürdürmektedir.
Kafkasya, enerji kaynaklarının geçiş
noktası olma nedeniyle oldukça önemli
bir bölge olarak ön plana çıkmaktadır.Rusya-Ukrayna Savaşı bağlamında
hegemonyacı istikrar teorisi geçersiz
bir durumdadır. Bu bağlamda en büyük
faydayı Amerika Birleşik Devletleri’nin
(ABD) elde ettiği söylenebilir. Avrupa,
ABD’nin etkisinden kurtulmaya çalışsa
da zorlanmaktadır. Uluslararası hukuk,
güç ve çıkarların belirlediği bir
konuma düşmüş, savaş suçları
konusunda çifte standartlar ortaya
çıkmıştır. Güvenlik, artık sorgulanır
hale gelmiştir; Batı, istemediği
aktörlere karşı bir düşman yaratma
eğilimindedir. Bu süreçte uluslararası
hukukun uygulanmaması; NATO ve
Birleşmiş Milletler (BM) gibi Batı
eksenli kurumlara karşı ciddi bir
güvensizlik ve geleceğe dair belirsizlik
olgusu yaratmıştır
Cumhuriyet’in 100. Yılında Yeni Türk Edebiyatı İncelemeleri Prof. Dr. Hülya Eraydın Argunşah Armağanı (Kitap İncelemesi)
Çetindaş, D., Oylubaş Katfar, D., Sayak, B. editörler. Cumhuriyet’in 100. Yılında Yeni
Türk Edebiyatı İncelemeleri Prof. Dr. Hülya Eraydın Argunşah Armağanı. Nevşehir: Kapadokya
Üniversitesi Yayınları, 2024.Cumhuriyet’in 100. Yılında Yeni Türk Edebiyatı İncelemeleri: Prof. Dr. Hülya Eraydın
Argunşah Armağanı adlı kitap Cumhuriyet’in yüzüncü yılı dolayısıyla ülkenin yetiştirdiği
önemli akademisyenlerden Prof. Dr. Hülya Eraydın Argunşah’ın Türk edebiyatına yaptığı
katkıları onurlandırmak amacıyla hazırlanmıştır. Akademik hayatı boyunca yaptığı
incelemeler ve yetiştirdiği araştırmacıların yanı sıra, bazı üniversitelerde edebiyat bölümünün
kurumsallaşması için verdiği mücadeleler onun yeni Türk edebiyatı alanına sağladığı önemli
katkılardan bazılarıdır. Tüm bunlar edebiyat biliminde devam eden ilerlemenin bir yansıması
olarak değerlendirilebilir.Kitap, Türk edebiyatının son iki asrını, özellikle de Millî Edebiyat ve sonrasını
kapsamlı bir şekilde ele alan akademik bir çalışma niteliğindedir. Kapadokya Üniversitesi
Yayınları tarafından yayımlanan bu kitap, Dilek Çetindaş, Duygu Oylubaş Katfar ve Bülent
Sayak’tan oluşan editör kurulunun yazdığı ortak “Ön Söz”, Duran Can Gazioğlu’nun yazdığı
“Prof. Dr. Hülya Eraydın Argunşah’ın Akademik Öz Geçmişi”, Duygu Oylubaş Katfar ve
Bülent Sayak’ın “Prof. Dr. İnci Enginün ile ‘Edebiyat Tarihi, Cumhuriyet’in 100. Yılında Türk
Edebiyatının Panoraması ve Geleceği’ Üzerine Mülakat” adlı yazılar dışında dört ana
bölümden ve elli bilimsel yazıdan oluşmaktadır