Kapadokya University Institutional Repository
Not a member yet
2517 research outputs found
Sort by
TEZ SANAT ÇALIŞMASI DANIŞMANI ATAMA FORMU
ENS.FR.001.TEZ-SANAT-ÇALIŞMASI-DANIŞMANI-ATAMA-FORM
İŞLETMEDE MESLEKİ EĞİTİM İŞLEMLERİ ÖĞRENCİ İŞ AKIŞI
İŞLETMEDE MESLEKİ EĞİTİM İŞLEMLERİ ÖĞRENCİ İŞ AKIŞ
Türk Mutfak Kültürü ve Coğrafi İşaretli Mantılar
Türk mutfağı, dünyanın en eski ve köklü mutfaklarından bir tanesidir. Türk mutfak kültürü; tarih boyunca 3 kıtada yaşamış Türklerin damak zevkleri, beslenme alışkanlıkları, örf, adet ve gelenekleri çerçevesinde şekillenmiştir. Coğrafi işaret tescilinin sağladığı haklar ve faydalar Türk mutfak kültürünün korunmasına, sürdürülebilirliğine, gastronomi turizmi kapsamında destinasyon çekiciliğine fayda sağlamaktadır. Mantı, Türk mutfak kültürünü yansıtan yöresel yemeklerden bir tanesidir. Ayrıca mantı, sunumu ve hazırlanışıyla da önemli bir gastronomik değerdir. Türk mutfağına ait mantı sayısı net bilinmemekle birlikte 30’un üzerinde mantı çeşidinin yer aldığı kaynaklarda geçmektedir. Fakat Türk mutfağına ait mantı çeşitlerinden yalnızca 13 tanesi coğrafi işaret tescilini kazanabilmiştir (TÜRKPATENT, t.y). Coğrafi işaret tesciline sahip 13 çeşit mantıdan yalnızca Kayseri mantısının, Avrupa Birliği Komisyonuna 2017 senesinde başvurusu gerçekleştirilmiş olup onay süreci devam etmektedir (European Comission, 2023).
Bu bilgilerden hareketle Türk mutfağına ait mantı çeşitlerinin sayısının net bilinmemesi ve ilgili literatürde kapsamlı bilginin yer almaması sebebiyle gerçekleştirilen çalışmanın literatüre fayda sağlaması amaçlanmaktadır. Ayrıca Türk mutfağına ait ürünlerin korunması, tanıtımı ve sürdürülebilirliğinin sağlanması için mevcut envanter eksiliğinin giderilmesi önemlidir. Bu çalışma kapsamında mantının yaygınlaştırılması, tanıtımı ile gastronomi turizmi açısından çeşitli faydaların sağlanmasına yönelik öneriler geliştirilmiştir. Gerçekleştirilen çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden sistematik derleme modeli tercih edilmiştir. Bu nedenle de Google Akademik veri tabanı, çeşitli web siteleri, yerli ve yabancı akademik makale ve kitaplardan faydalanılmıştır. Araştırma sonucunda Mantı açısından zengin bir mutfağa sahip Türkiye’de daha fazla mantının coğrafi işaret tesciline sahip olması gerekliliği üzerinde durulmuştur. Envanter eksiliğinin giderilmesi ve unutulmaya yüz tutmuş mantı çeşitlerinin yeniden hazırlanması ile daha fazla mantı coğrafi işaret tesciline sahip olabilecektir
DİŞ HEKİMLİĞİ FAKÜLTESİ EĞİTİM-ÖĞRETİM VE SINAV YÖNETMELİĞİ
DİŞ HEKİMLİĞİ FAKÜLTESİ EĞİTİM-ÖĞRETİM VE SINAV YÖNETMELİĞ
The Effects of the Energy Policies of the Scandinavian Countries on the Foreign Policies of the Baltic Countries
Estonia, Latvia and Lithuania, which declared their independence after the collapse of the Soviet Union, became members of the European Union in 2004 and NATO in 2005. This study aims to examine the effects of energy production and distribution projects carried out by the Scandinavian countries on the reduction of the dependence of the neighboring Baltic Countries on Russia. While the Baltic and Scandinavian countries are trying to reduce their dependence on Russia in energy supply, they are building new giant power lines among themselves to meet their electricity needs. The goal of these projects is to take part in the electricity supply of the EU energy market. One step to achieve this goal is to integrate the Northern and Baltic markets. Considering that the Russian energy sector was not competitive enough during the Russia-Ukraine War, Finland and the Baltic countries have the opportunity to replace their imports from Russia with their own capacities or with imports from Northern Europe. The Baltic Countries, whose energy independence has become stronger, can act more boldly in taking serious steps in integration with the West. Specifically regarding the economic independence of the Baltic Countries from Russia, it was studied whether the energy production and distribution projects in question collectively affected the political trends in the Northern European Region
İnsani Gelişme ve Ekonomik Büyüme: Gelişmekte Olan Ülkeler İçin Ampirik Bir Analiz
Ülkelerin bir arada iktisadi, kültürel, sosyal ve politik anlamda ilerleme sürecinde olması gelişmenin
göstergesi olarak kabul edilmektedir. Bu yüzden gelişmenin merkezinde yer alan insanın yaşam
kalitesini belirlemek için literatürde genel geçerliliği olan eğitim, sağlık ve gelir göstergelerinin bir
araya gelmesiyle insani gelişme endeksi elde edilir. Ekonomik büyüme için önemli bir girdi kabul edilen
bu endeks yardımıyla ülkelerin birbirleri ile gelişme seviyeleri karşılaştırılır ve bilimsel açıdan tarafsız
bilgiler elde edilir. Buradan yola çıkarak çalışmanın amacı, 1990-2021 zaman aralığında dünya
bankası veri tabanlarından temin edilen 32 gelişmekte olan ülke için insani gelişme ile ekonomik
büyüme arasındaki uzun ve kısa dönemli ilişkiyi panel veri analiz yöntemini kullanarak incelenmiştir.
Yapılan analizler sonucunda ise incelenen değişkenler arasında uzun dönemde bir eşbütünleşme
ilişkisinin olduğu ve kısa dönemde nedensellik analizi ile çift taraflı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir
3rd International Environmental Humanities Conference: Ecocriticisms in the 21st Century Book of Abstracts
Although ecocriticism has always kep its initial emphasis on the “relationship between literature and the phtsical environment” (Glotfelty 1996), over the last decade it has “entered into fruitful interdisciplinary collaborations with other disciplines under the umbrella of the Environmental humanities” (Goodbody, Flys Junquera, Oppermann 2020). It has expanded its boundaries, becoming more theoretical, translocal and transcultural, as well as engaging more deeply with Environmental justice issues, urban problems, Environmental ethics, feminisms, global climate Change, and non-western cultures and literatures. The role of literature, arts and Culture is still crucial in studying the philosophical and sociocultral implication of more-than-human environments and their multispecies entangled in numerous anthropogenic stressors. Since literature and artsa re often set in dialpge with scientists, ecocriticism is constitutively a cross-disciplinary field of study. But the role played by literature in the development of human discourses, cultural practices and ethical values aabout landscapes and waterscpaes has never lost its central significance in ecocritical studies.In the 3rd international conference organized by the Environmental Humanities Center at Cappadocia University, the aim is to discucss the branches/waves and new directions of ecocriticism. This includes recent theories, emerging topics, and new challenges. The conference also examines ecocriticism’s converging and diverging points from ecology, Environmental history, and ecopsychology. Additionally, the conference explores ecocriticism’s alliances with natural sciences, its activist impulses, and its transcultural and transnational visions
Koklear İmplantlı Çocuğa Sahip Ebeveynlerin Dijital Farkındalık Düzeyinin Çocuğun Dil Gelişimi Üzerine Etkisinin İncelenmesi
İçinde bulunduğumuz dijital çağda, bireyin yetiştirilmesinden sorumlu olan ebeveynlere veya ebeveyn denilebilir. Çünkü dijital teknoloji artık nerdeyse hepimizin yaşamında önemli bir parçası haline gelmiştir. Dijital ebeveynlik tanımında “dijital” kavramıyla anlatılmak istenen; oyun, sosyal ilişki kurma, eğlence, araştırma, zaman geçirme gibi hedefler için kullanılan her türlü elektronik aletlerdir. Aşırı medya kullanımı çocuklarda konuşma ve dil bozukluklarına neden olmaktadır. Koklear implantlı çocukların eğitimi ve implant kontrolü ebeveynlere bağlıdır. Bu doğrultuda koklear implantlı çocuğa sahip ebeveynlerin yüksek düzeyde dijital farkındalığa sahip olmaları önemlidir. Bu çalışmanın amacı koklear implantlı çocuğa sahip ebeveynlerin dijital farkındalıklarını belirlemek ve dijital farkındalıklarının dil gelişimi üzerine olan etkisini bulmaktır. Bu araştırmanın örneklemi 4-8 yaş arasında 36 koklear implantlı çocuk ve ebeveynlerinden oluşmaktadır. Çocukların ve ebeveynlerin demografik bilgileri kişisel bilgi formu ile alınmıştır. Çocukların dil gelişimi ‘’Türkçe Erken Dil Gelişim Testi (TEDİL)’’ ile ölçülmüştür. Ebeveynlerin dijital farkındalıkları ise dijital ebeveyn farkındalık ölçeği ile ölçülmüştür. Çalışmamızda anne-babalara yapılan, verimli kullanma, dijital ihmal, olumsuz model olma ve risklerden korunma ölçeği puanları gruplara göre istatistiksel açıdan anlamlı farklılık göstermektedir. Annelerin dijital ebeveyn farkındalık ölçeği puanları babalarınkinden yüksektir. Yüksek dijital farkındalığa sahip ebeveynlere sahip çocukların dil gelişim testi puanları daha yüksektir. Sonuç olarak, yapılan araştırmada ebeveynlerin dijital farkındalığı ve çocuğun dil gelişimi arasında anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir
BİLİMSEL FAALİYETLERE KATILIM DESTEĞİ VE YAYIN TEŞVİK YÖNERGESİ
Bu yönergenin amacı, Kapadokya Üniversitesinde görevli öğretim elemanlarının
bilimsel faaliyetlere katılımını desteklemek ve öğretim elemanları tarafından yapılan ulusal ve uluslararası düzeydeki akademik ve bilimsel çalışmalarını ödüllendirmenin yöntem ve
esaslarını tespit etmekti
UYGULAMALI EĞİTİMLER YÖNERGESİ
Bu yönergenin amacı; Kapadokya Üniversitesi öğrencilerinin işletmede
mesleki eğitim, staj ve/veya uygulamalı ders eğitimleri esnasında;
a) Öğrenim süreleri içinde kazandıkları teorik bilgi ve deneyimlerini pekiştirmeyi,
b) Laboratuvar ve atölye uygulamalarında edindikleri beceri ve deneyimlerini geliştirmeyi,
c) İşletmede mesleki eğitim ve/veya stajları esnasında sorumluluklarını, ilişkileri,
organizasyon ve üretim sürecini ve yeni teknolojileri tanımalarını sağlamayı mümkün
kılmaktır