Kapadokya University Institutional Repository
Not a member yet
2517 research outputs found
Sort by
Nöromusküler Hastalıklarda Beslenme
Nöromusküler hastalıklar (NMH) kas ve sinirlerle ilişkili
hastalıklardır. NMH, motor nöronopatiler, periferik sinir hastalıkları,
nöromusküler kavşak hastalıkları ve kas hastalıklarını içermektedir (Azman
İste & Yayla, 2024). NMH’ler genellikle ilerleyicidir ve sıklıkla duruş
bozukluklarına ve deformitelere neden olmaktadır (Mary ve ark., 2018).
Çoğunlukla genetik olarak ortaya çıkar ve otozomal dominant, otozomal
resesif veya X’e bağlı olarak kalıtılabilir (Laing, 2012). Patoloji, beyinden
sinirlere ve kas liflerine kadar nöromusküler yol boyunca herhangi bir noktada
ortaya çıkabilir. Bu hastalıklarda baskın belirti, kas güçsüzlüğü ve yorgunluğa
yol açan hipotonidir; bu durum, hareket kabiliyetinin azalmasına ve fiziksel
performansın düşmesine neden olmaktadır. Birden fazla organ sistemi
etkilenebilir ve bunun sonucunda ortopedik, kardiyak, enfeksiyöz, solunum ve
beslenme sorunları ortaya çıkabilir (Dipasquale ve ark., 2023). NMH
bulguları arasında uyuşma, yanma, karıncalanma, kuvvetsizlik, yorgunluk ve
kas krampları yer almaktadır. Merdiven çıkma, koşma, yürüme, kolları
kaldırma, başı yastıktan kaldırma, göz kapaklarını açma, yutma ve soluk alma
gibi eylemlerde güçlük görülebilmektedir (Karabudak, 2014)
Nedîm’in Şiirlerinde Hedonizm İzleri
Hazcılık, kökeni Antik Yunan’a dayanan bir felsefe olup ruhsal hazlara yönelen
epiküryen anlayış ve tensel hazlar düzlemindeki hedonist yaklaşımla
irtibatlandırılmıştır. Hazcılık felsefesi her daim edebiyatla yakın ilişkiler içinde
olmuştur. Dünya edebiyatlarında olduğu gibi Türk edebiyatının çeşitli dönemlerinde
bu felsefenin hem ruhsal hem de tensel boyutunun yansımaları gözlemlenmiştir. Klasik
Türk şiirinin muhtevasını oluşturan ana tema aşktır. Klasik Türk şiirlerinde aşk teması
ilk bakışta reel ölçütlerde kadın-erkek arasındaki yoğun duygu ortamının betimlenmesi
zemininde ele alındığı izlenimi verirken şiirlerin derinliklerinde dinî-tasavvufî birçok
unsurun var olduğu görülmüştür. Çeşitli mazmunlarla şekillendirilen bu girift
yapıdaki şiirler bünyesinde zahirî ve bâtıni anlamlar barındırmaktadır. İlahi aşkın
dünyevi aşkla harmanlanarak estetize edildiği klasik Türk şiir formunda reel aşkın
yakıcı tahribatı, ilahi aşka ulaşmada köprü işlevi görmüştür. Özünde epiküryen bir
hazla uzun vadeli ve sürdürülebilir ruhsal huzurun izini süren klasik Türk şiirinin
referansı, Türk- İslam tasavvuf anlayışıdır. Klasik Türk şiirinde dünyevi aşkla ilahi
aşkın ayırt edilemez muğlaklıkta yazıldığı şiirlerle de karşılaşmak mümkündür. Bu
şiirlerde zaman zaman anlık ve geçici hazların varlığı hissedilse de tam anlamıyla bir
hedonist tavırdan söz etmek iddialı olacaktır. Bununla beraber klasik Türk şiirinde
maddesel ve tensel hazzı temel alan hedonizm ekseninde şiir inşa eden şairler de
bulunmaktadır. Bu şairler içinde gerek yaşadığı dönemin modu gerek dünyevi zevklere
olan yönelimi ile Nedîm özel bir konuma sahiptir. Lale Devri olarak zikredilen dönemin
şairlerinden Nedîm’in bazı şiirlerinde karşılaşılan hedonist tavır klasik Türk edebiyatı
içinde yeni, özgün ve yönlendirici nitelikler taşımaktadır
Orta Anadolu Türkülerinde Dağ Metaforu ve Bu Metafora Yüklenen Anlamlar
Türkler, tarih boyunca çeşitli coğrafyalarda yaşamış bir halktır. Bu coğrafyaların özellikleri, Türk
kültürünün şekillenmesinde büyük bir rol oynamıştır. İklim, bitki örtüsü, su kaynakları ve tarım potansiyeli
gibi faktörler, Türklerin yerleşim yerleri ve yaşam tarzlarını belirlemiştir. Türklerin göçebe geçmişi, dağlara
özel bir anlam yüklemelerine neden olmuştur. Türk mitolojisinde ve inanışlarında dağlar, doğanın bir
parçası olarak önemli bir rol oynamıştır. Eski Türk inançlarında dağ, çeşitli tanrılar ve ruhların ikamet ettiği
kutsal yer olarak kabul edilmiştir. Bu inançlar, Türk mitolojisi için önemlidir. Türkler tarih boyunca çeşitli
dinleri ve inanç sistemlerini benimsemişlerdir. Gök Tanrı dininde dağ, kutsal mekanlar olarak kabul edilir.
Türkler arasında yaygın bir inanç sistemi olan Şamanizm’de de Şamanlar sık sık dağlarda ritüeller
gerçekleştirmektedir. Türk mitolojisi, çeşitli efsaneler ve semboller içerir. Dağlar, mitolojik hikayelerdeki
tanrılar, kahramanlar ve doğa güçleriyle ilişkilidir. Pek çok alanda karşımıza çıkan dağ motifi müzik
alanında da sıkça karşımıza çıkmaktadır. Türküler, Türk müziğinin temel bir parçasıdır, toplumun ortak
hafızasını korur ve kültürel değerlerini yansıtır. Orta Anadolu bölgesi; Kırıkkale, Kırşehir, Niğde, Nevşehir,
Kayseri, Aksaray, Yozgat ve Sivas illerini içermektedir. Bu çalışmayla bu illere ait türküler incelenerek
bunlardaki dağ metaforu ele alınacaktır. Bu dağ metaforuna hangi anlamlar yüklendiği belirlenerek bu
anlamın Türk mitolojisinde bir yeri olup olmadığı tespit edilecektir
Kitle Turizminin Neden Olduğu Sorunlar ve Ekoturizm Alternatifi: Kapadokya Örneği
Türkiye’de önemli sektörlerin başında gelen turizm sektörü; sosyal, ekonomik, çevresel zararlara yol
açtığı için insanlar alternatif turizm türlerine yönelmişlerdir. Kapadokya bölgesinin kitle turizmi
uygulamaları bölgeye zarar verdiğinden ekoturizm bir alternatiftir. Kapadokya; doğal yapısı, kültürel
özellikleri ve ekonomisinin sürdürülebilirliği için ekoturizm açısından önemli bir potansiyele sahiptir.
Çalışmanın iki amacı vardır. Birincisi, kitle turizminin Kapadokya bölgesine (Nevşehir, Kırşehir, Kayseri,
Aksaray ve Niğde) verdiği zararları, bölge için oluşturduğu sorunları, muhtemel risk ve tehditlerin neler
olabileceğinin tespit etmektir. İkincisi bölgedeki ekoturizm potansiyelini, hali hazırda var olan ekoturizmin
durumunu, olumlu yönlerini, varsa eksiklik ve zayıflıklarını, geliştirilmeye ihtiyaç duyulan noktaları ortaya
koymak ve elde edilen verilerin Kapadokya bölgesi turizmine etkilerini analiz etmektir. Çalışmada
betimleyici araştırma yöntemi kullanılmıştır. Literatür taraması yapılarak, ikincil kaynaklardan -ilgili
makaleler, dergiler, tezler, kitaplar ve internet kaynaklarından- yararlanılmıştır. Araştırma sonucunda
Kapadokya'da kitle turizminin olumsuz etkilerinin; tarihi eserlere, kayalara, peribacalarına, hayvanlara,
çevreye ve doğaya zarar verdiği tespit edilmiştir. Kitle turizminin bölgedeki başlıca olumsuz etkileri
arasında; insan etkisi, erozyon, motorlu araç kullanımı, çöp ve moloz dökümü, politika yapıcıların geç
müdahalesi, finansal kaygılar çerçevesinde politika üretilmesi ve turizmin belirli aylarda yoğunlaşması
sonucu çalışanların işten çıkarılması yer almaktadır. Aşırı turizmin yol açtığı sorunlar yerel yöneticilerin
hizmet verememesine, halkın kamu mallarını kullanamamasına, trafik sorunlarına, taşıma kapasitesinin
aşılmasına, altyapı ve üstyapı yetersizliklerine yol açmaktadır
Doğu Akdeniz Enerji Krizi Bağlamında Kıbrıs Sorunu
Stratejik ve jeopolitik bir öneme sahip olan Doğu Akdeniz, Orta Doğu, Afrika ve Avrupa arasında bir köprü görevi görmektedir. Bu durum, Doğu Akdeniz’e kıyıdaş olan devletleri de etkilemekle beraber siyasi gerginliklerin yoğunlaşmasına sebep olmaktadır. Özellikle son dönemde bölgesel anlaşmazlıklara enerji sorununun da eklenmesi ile birlikte bölgede yaşanan kriz ulusal ve uluslararası güvenlik için bir tehdit haline gelmiştir. Egemenlik alanının genişletilmesinde etkili bir unsur olan enerji sorunu, bölgesel sorunların tekrar gündeme gelmesine yol açarak siyasal süreçler başta olmak üzere ikili ilişkileri etkilemiş ve ekonomik anlaşmazlıkların yaşanmasına da sebep olmuştur. Doğu Akdeniz sorunu, başta bölgesel olmak üzere uluslararası konjonktürde de önemli etkiler bırakan bir krizdir. Doğu Akdeniz Sorunu’nun temel etki alanı olan deniz yetki alanları arasındaki ihtilaflı bölgeler, krizi derinleştirirken devletlerin dış politikadaki adımlarının da temelini oluşturmaktadır. Diğer alanlarda olduğu gibi Kıbrıs Adası’nın egemenlik alanının da dâhil olduğu kriz, özellikle ihtilaflı bölgelerde egemenlik yarışına yol açmıştır. Doğu Akdeniz’in enerji alanındaki potansiyelinin keşfedilmesi ile bölgenin merkezinde yer alan Kıbrıs sorunu daha da karmaşık bir hale gelmiştir. Özellikle Avrupa Birliği’nin bu süreçte sorunun önemli bir parçası haline gelmesi ve Doğu Akdeniz Politikası konusunda üyesi olan Yunanistan ve GKRY’nin politikalarını desteklemesi, KKTC’nin haklarını savunan Türkiye ile ilişkilerinin daha da gerginleşmesine yol açarken Kıbrıs sorununun çözümünü daha da zor hale getirmiştir
Özel Gün ve Törenlerdeki Gastronomi Uygulamaları: Çorum Kültürü
Anadolu topraklarında Neolitik çağdan bugüne devam eden yerleşik yaşam,
kültürel yaşamda ve dolayısıyla mutfak kültürünün oluşmasında etkili olmuştur.
Çorum ili bulunduğu coğrafyada; Hatti, Asur, Hitit, Frig, Med, Pers, Galat, Romalı
ve Bizans, Selçuklu ve Osmanlı olmak üzere pek çok topluma ev sahipliği yapmıştır.
Bu toplumlarÇorum mutfak kültürünün zenginleşmesinde önemli katkılar
sağlamıştır. İnsanların sosyal paylaşımını ve toplumsal bağlarını pekiştirmesine
yardımcı olan özel günler ve törenler, bir toplumun sosyal ve kültürel yaşamının
önemli bir parçasıdır. Mutfakta birlikte geçirilen zaman, özel gün ve törenler için
hazırlıklar sosyal yaşamın bir unsuru olmuştur
Uluslararası Öğrenciler İçin Başvuru Kılavuzu (İngilizce)
Uluslararası Öğrenciler İçin İngilizce Başvuru Kılavuz
2-8 Yaş 11 Ay Aralığındaki İşitme Kayıplı ve Normal İşitmeye Sahip Çocuklarda Dilin Biçim ve İçeriğini Anlamlandırma ve Kullanım Farklılıklarının İncelenmesi
Amaç: İşitme kaybı olan en az bir yıl boyunca işitme cihazı kullanmış ve rehabilitasyon eğitimi almış
çocuklar ile normal işiten çocuklar arasında dilin kullanımında farklılıklar olup olmadığının belirlenmesi
işitme kayıplı çocukların dilin biçimsel, içerik ve kullanımında diğerlerine göre farklar olup olmadığı
normal çocuklarla aynı seviyede olup olmadığının tespiti değerlendirilmesi amaçlanmıştır.Yöntem: Çalışmaya Haziran 2023 / Aralık 2024 tarihleri arasında 2 yaş ile 8 yaş 11 aylık çocuklar ve
arasında kalan yaşlar dahil edilmiştir. Katılımcılara ait değerlendirmeler 4 yaşının üzerinde olan çocuklarda
Todil formuna uygun olarak yapılmıştır.Bulgular: Araştırma için her iki gurup için de 35 bireyin çalışmaya dahil edilmesi gerektiği sonucuna
ulaşılmıştır. Toplam kişi sayısı 70 kişi olarak belirlenmiştir. Araştırmada işitme kaybı olan en az bir yıl
boyunca işitme cihazı kullanmış ve rehabilitasyon eğitimi almış çocuklar seçilmiştir. İşitme engeli bulunan
cihazlandırılmış ve işitme engeli bulunmayan bireylerin resim-sözcük dağarcığı, ilişki sözcük dağarcığı,
sözcük betimleme, cümle anlama, cümle tekrar etme, biçimbirim tamamlama, sözcük ayırt etme, fonemik
analiz ve artikülasyon testlerinden almış oldukları puanlara ait değerlendirmeler arasında anlamlı bir
farklılık bulunup bulunmadığı analiz edilmiştir. Bireylerin testlerden almış olduğu değerlendirmeler ile
işitme engeli bulunma durumu arasında istatistiksel bir ilişki bulunduğunu göstermektedir. Ayrıca İşitme
engeli bulunan erken yaşta işitme cihazı kullanmaya başlayan bireyler ve işitme engeli bulunmayan
bireylerin resim-sözcük dağarcığı, ilişki sözcük dağarcığı, sözcük betimleme, cümle anlama, cümle tekrar
etme, biçimbirim tamamlama, sözcük ayırt etme, fonemik analiz ve artikülasyon testlerinden almış
oldukları puanlara ait değerlendirmelerin istatistiksel açıdan fark olmadığı sonucuna ulaşılmıştırSonuç: Çalışma sonrası elde edilen verilere bakıldığında iki gurup arasında yer alan bölümler içerisinde
kabul edilebilir yakın değerler dışında herhangi bir farklılık tespit edilmemiştir
Tütün ve Tütün Mamulleri Atıklarının Denizel Çevreye Etkileri: Konyaaltı Sahili ve Denizel Bölgesi
Çevre sorunları arasında deniz kirliliği konusu önemli bir yere sahiptir. Evsel
atıkların, yeterince arıtılmayan ya da hiç arıtılmayan atık suların denize akıtılması, deniz
araçlarının sintine sularını ve balast sularını Akdeniz’e boşaltması, turizm faaliyetleri gibi
nedenler denizin ve denizel bölgenin kirlenmesine yol açmakta, insan hayatını ve
ekolojinin diğer unsurlarını olumsuz şekilde etkilemektedir. Deniz ve denizel bölge
kirleticileri arasında tütün ve tütün mamulleri atıklarının (sigara izmaritleri, ambalaj
atıkları) uzun yıllar ayrışmadan doğada kalabilmesi, deniz canlıları ve kara canlılarında
toksik etkiler meydana getirmesi nedeniyle deniz ekosisteminde ve karasal ekosistemde
büyük önem arz etmektedir. Denizel alana türlü yollar ile karışan sigara izmaritleri su,
sediman ve organizmalar arasındaki döngü içerisine dâhil olmakta, bir kısmı ayrışma
durumlarına bağlı olarak su içerisinde taşınım göstermekte, bir kısmı ise sedimanda
birikim göstermektedir. Sedimanda bulunan sigara izmaritleri suyun hareketi ile birlikte
kıyıya taşınabilmektedir. Ayrıca deniz suyu, dereler, rüzgâr ve antropojenik nedenler ile
de taşınabilmektedir. Konyaaltı kenti kapsamında deniz ve denizel bölge kirliliğinin
araştırılması amacıyla bu çalışma, Aralık 2023/Şubat 2024/Mayıs 2024 tarihleri arasında
Konyaaltı Sahili’nde Varyant Mevkii ile Boğaçayı arasında kalan 7,5 km uzunluğa sahip
sahil kesiminde 1x1 m (1 m²) ölçülere sahip kuadrat yardımıyla belirlenen toplamda 81
örneklem alanda 10 cm derinliğe kadar kum kazılarak elekten geçirilmek suretiyle
gerçekleştirilmiştir