Kapadokya University Institutional Repository
Not a member yet
2517 research outputs found
Sort by
SAKLI TEHDİT: ENDOKRİN BOZUCULAR
Endokrin bozucu kimyasal maddeler (EBK’ler), endokrin sistemin
fonksiyonlarını bozan ve insan sağlığı üzerinde ciddi olumsuz etkilere yol
açabilen dış kaynaklı maddelerdir. EBK’ler endüstriyel faaliyetler sonucu
çevreye yayılmakta ve geniş bir maruziyet alanına sahip olmaktadır. Bu
kimyasallar, hormon sistemine müdahale ederek çeşitli organ ve sistemler
üzerinde zararlı etkilere neden olurlar. Son yıllarda EBK’lerin özellikle kanser
ve üreme sistemi bozuklukları gibi ciddi sağlık sorunlarına neden olduğu,
çeşitli hayvan çalışmalarıyla ortaya konulmuştur. Endokrin bozucu
kimyasallar, çevrede yaygın olarak bulunmaları ve biyolojik sistemler
üzerindeki etkileri nedeniyle önemli bir halk sağlığı sorunu haline gelmiştir
(Nohynek ve ark., 2013)
Çok-kültürlü ve çok-dilli toplumlarda toplumun anadilinin yok olma tehlikesi üzerine bir inceleme: Kazakistan örneğinde Rusçanın Kazak Türkçesi üzerindeki etkileri
Bu çalışma, Kazakistan Cumhuriyeti’nin devlet dili ve Kazakların ana dili olan Kazak
Türkçesinin güncel durumunu değerlendirmek, Kazak Türkçesinin toplumsal konumunun analizini
yapmak, Kazak Türkçesinin yok olma tehlikesinin olup olmadığı hakkında bilgilere ulaşabilmek ve dil
ölümünün gerçekleşme riskinin saptanması durumunda bu durumu önlemeye yönelik neler
yapılabileceği konusunda farkındalık oluşturabilmek amacıyla yapılmıştır. Bir dilin toplumsal
konumunun ve eğer dil ile ilgili sorunlar varsa bu sorunların tam olarak anlaşılabilmesinin, nedenlerinin
saptanabilmesinin ve bu doğrultuda çözümler üretilebilmesinin, öncelikli olarak söz konusu toplumun
maruz kaldığı tarihsel süreçlerin doğru anlaşılmasıyla mümkün olabileceği düşünülerek çalışmanın
başlangıcında, Kazakistan’ın tarih sahnesine çıkışından bağımsızlığını yitirdiği Sovyetler Birliği
Dönemi’ne, bağımsızlık mücadelesinden yeniden doğuşuna kadar Kazakistan Cumhuriyeti’nin tüm
tarihi süreçlerine yönelik bilgilere yer verilmiştir. Çalışmada nitel araştırma yöntemi desenlerinden olan,
olgubilim deseni ve durum analizi bir arada kullanılmıştır. Olgubilim araştırma yöntemiyle, Rusça bilen
Kazakistanlı bireylerin Kazak Türkçesini toplum içinde nasıl gördüğü ve konumlandırdıkları arasındaki
bağlantıya dikkat çekilmiş, bu şekilde çalışmanın başlangıç noktası oluşturulmuş ve mevcut olgunun
açığa çıkarılması amaçlanmıştır. Durum analizi yöntemiyle de 20-78 yaş aralığındaki katılımcıların
yaşadıkları tarihsel süreçler içerisindeki durum farklılıklarının belirlenmesi, bu yolla Kazak Türkçesinin
geçmişten günümüze yaşadığı süreçlere ve bu süreçlerin dayanaklarına ulaşılması amaçlanmıştır.
Çalışmada farklı kaynaklardan elde edilen belgeler ve bilgiler kullanılmış ve bu bilgilerin yanı sıra yarıyapılandırılmış
görüşme tekniği ile elde edilen bulgulardan yararlanılmıştır. 17 sorudan oluşan
görüşmeler, Kazakistan’ın Atyrau ve Ural şehirlerinde yaşayan çok dilli etnik Kazak bireyler arasından
seçilen 25 gönüllü katılımcıyla gerçekleştirilmiştir. Çok dilli ve çok kültürlü toplum yapısına sahip olan
Kazakistan’da, Kazak Türkçesinin toplumsal konumu, kullanım alanları ve günlük yaşamda kullanılma
sıklığı gibi bulgular bu görüşmelerden elde edilen görüşlerin toplanması ve analiz edilmesi yoluyla
saptanmıştır. Bu araştırmanın sonucunda, Kazak Türkçesinin bazı alanlarda reformlara ve düzenlemelere
ihtiyaç duysa da ölüm tehlikesinde olmadığı, aksine özellikle son 5-10 yıldır Kazak Türkçesinin
öğrenilen, geliştirilen ve yaygınlaşan bir dil olduğu saptanmıştır
27.10.2023 ÖGEK Komisyon Toplantısı Çoklu Öğretim Yöntemleri Kullanımı ile Alternatif Akademik Performans Yönetim Modeli oluşturma
Çoklu Öğretim Yöntemleri Kullanımı ile Alternatif Akademik Performans Yönetim Modeli oluşturm
Cumhuriyet'in 100. Yılında Yeni Türk Edebiyatı İncelemeleri : Prof. Dr. Hülya Eraydın Argunşah Armağanı
Cumhuriyet'in 100. Yılında Yeni Türk Edebiyatı İncelemeleri : Prof. Dr. Hülya Eraydın Argunşah Armağanı başlıklı bu çalışma Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. yılının ardından
alana yeni bir bakış sunmayı hedeflemiştir. Kitabın Eraydın Argunşah’a
ithaf edilmesi onun Türk edebiyatında yaptığı öncü ve ilham verici çalışmalar,
yetiştirdiği araştırmacılar ve Erciyes Üniversitesi ile Kapadokya Üniversitesi
Türk Dili ve Edebiyatı bölümlerinin kurumsallaşması yolundaki katkıları vesilesiyledir.
Dört bölüm üzerinden planlanan bu kitapta disiplinler arası bir bakış
açısıyla kültürel yapının edebî birikim üzerinden değerlendirilmesi söz konusu
olmuştur. Eraydın Argunşah’ın akademik biyografisine bakıldığında da
görülecektir ki onun çalışmaları kimlik, milliyetçilik, tarih ve toplumsal cinsiyet
odağında yeni Türk edebiyatı alanını beslemektedir. Kültürel çalışmalar alanının
yöntem, soru(n) ve çözüm arayışlarından hareketle kültür-edebiyat ilişkisini
anlamlandırma yolunda değerli katkılar sunmaktadır.Yeni Türk edebiyatı alanı geleneksel olarak edebiyat tarihi, edebi metin tahlili ve edebiyat eleştirisi konuları merkezinde kurumsallaşmıştır. Sosyal ve beşeri bilimlerde gerçekleşen paradigma değişimi, bu alanın disiplinler arası bir anlayış ve yeni kültür çözümlemesi yaklaşımlarıyla yapılandırılması gerekliliğini beraberinde getirir. Armağan kitapta alanın gelişimi ve güncel ihtiyaçları gözetilmiş, Cumhuriyet’in 100. yılının ardından Yeni Türk edebiyatı araştırmalarının geleceğine katkı sağlayacak yazılar okura sunulmuştur
İŞLETMEDE MESLEKİ EĞİTİM İÇİN ÖĞRENCİ BİLGİSİ KAYIT FORMU
İŞLETMEDE MESLEKİ EĞİTİM İÇİN ÖĞRENCİ BİLGİSİ KAYIT FORM
Possible Language Teacher Selves and Their Contribution to Foreign Language Speaking Anxiety: A Study Over English Language Teaching and English Language and Literature Departments
Even in one's native language, speaking in front of others might be difficult. Therefore, it may be said that if teachers are aware of the reasons for their students’ English-speaking anxiety, they can choose the best teaching strategies and techniques to use in their lessons. The current study's objective is to determine whether students in the English Language Teaching (ELT) and English Language and Literature (ELL) departments have significantly different degrees of anxiety when speaking in a foreign language.; to investigate the degree and type of relations between these FLSA variables of two departments; and to find out how much FLSA the students have and whether their level of apprehension when speaking a foreign language varies depending on the departments they are in. The study has the features of quantitative research design. Data are collected from fourth-year students in the departments of English Language Teaching and English Language and Literature. The results demonstrate that there is a substantial difference between ELL and ELT students' levels of anxiety while speaking English
The Effect of Servant Leadership on Work-Family Conflict and Work-Family Positive Spillover: The Role of Prosocial Motivation
In the modern world, rapid changes and developments in globalization, technology, and communication significantly
impact employees and their business lives; therefore, leaders have greatly expanded responsibilities. In this respect,
servant leadership, which covers all leadership models and focuses on individuals, is one of the crucial factors in ensuring
an organization's success and extending its achievements. Likewise, work and family have an all-encompassing
importance in individuals' lives. This study investigated the role of prosocial motivation on the work-family conflict and
work-family positive spillover of an individual exhibiting servant leadership behavior.
A quantitative method was employed in this study. The data were collected between October/2020 and July/2022
through an online survey using convenience and purposive sampling. The study sample consisted of 473 teachers working
in schools in the city center, affiliated to the Osmaniye Provincial Directorate of National Education. The data obtained
within the scope of the study were analyzed in SPSS, AMOS, and Process Macro using the bootstrap technique.
Confirmatory factor analysis, structural equation modeling, and mediation model were used, and their significance was
calculated.
According to the findings, servant leadership significantly and negatively affects work-family conflict. In
contrast, it affects work-family positive spillover and prosocial motivation significantly and positively. Prosocial
motivation does not play a mediating role in the relationship between servant leadership and work-family conflict.
However, it has a mediating effect on the relationship between servant leadership and work-family positive spillover
Bulanık Ortamda Proje Yöneticisi Seçimi: Savunma Sanayi Firmasında Bir Uygulama
Türkiye’de savunma sanayi projeleri artmaktadır. Savunma sanayi projeleri yüksek maliyetli ve katma değeri yüksek proje grubundandır. Savunma sanayi projelerinin başarılı olmasının en önemli sebeplerinde biri proje ekibinin iyi bir şekilde oluşturulmasıdır. İyi bir proje ekibinin oluşturulması için iyi bir proje yöneticisinin seçilmesi gerekmektedir. Bu çalışmada savunma sanayisindeki bir firmada proje yöneticisi seçim problemi ele alınmıştır. Bu problemin çözümünde, gerçek hayatta uygulanan iş prosedürleri dikkate alınarak gerçekleştirilmiştir. Proje yöneticisi seçiminde ön eleme için on iki kriter dikkate alınmıştır. Ön eleme yapmak için Ağırlıklı Puanlama (AP) yöntemi kullanılmıştır. Ön elemeyi geçen adaylar için farklı yedi adet kriter belirlenmiştir. Bu kriterler altında beş adayın değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Karar vericiye geniş değerlendirme ölçeği sunan Pisagor Bulanık (PB) kümeler kullanılmıştır. Savunma sanayi için belirlenen yedi kriterin ağırlıkları Pisagor Bulanık Analitik Hiyerarşi Yöntemi (PBAHP) ile hesaplanmıştır. Ön elemeden geçen beş aday Pisagor Bulanık Technique for Order Preference by Similarity to Ideal Solution (PBTOPSIS) yöntemi ile sıralaması belirlenmiştir. Yapılan bu çalışma proje yöneticisinin nasıl seçileceğine yol gösterecektir. Ayrıca çalışmada kullanılan yöntem kombinasyonu ve izlenen metodoloji literatürdeki diğer çalışmalardan farklılık göstermektedir
“FBI, ICE, Police & Pollution: A Spy in the Struggle”
A Spy in the Struggle (henceforth A Spy) (2020a) is about Yolanda Vance, a
success-driven, Harvard Law graduate Black young woman, who ends up working for
the FBI’s spying in on her own people. She is sent undercover to infiltrate a low-income
Black and Brown Bay Area, eco-racial justice organization, Red, Black, and Green (RBG).
RBG is a youth-led political organization that fights white supremacy in the forms of
corporate entity, greenwashers, mainstream environmentalists, police violence and climate
emergency. The FBI, through Yolanda, wants to keep angry Black folks under control. Using
David N. Pellow’s concept of Critical Environmental Justice (CEJ), A Spy, thus, addresses
recognition of ecological violence and racist assault against Latinx and African American
living spaces, bodies, and how Latinx and African American communities seek to find ways
to abolish the systems that enable the conditions in which such violence is sanctioned and
perpetuated. This chapter reveals that it is high time to show the intersectionality of issues
such as police violence, racism, sexism, health crises, state surveillance, poverty, COVID19, ICE, Black Lives Matter (BLM) and climate crisis along with expanding the discourse
of environmental racism
Determining the Level of Trait Anxiety in Parents of Hearing Impaired Children
İşitme kayıplı çocuğa sahip olan ebeveynlerin engelliliğe karşı algısının sürekli kaygı
düzeyini nasıl etkilediğini göstermek ve normal gelişim gösteren çocuğa sahip ailelerin sürekli
kaygı düzeyleriyle karşılaştırmasını yaparak anlamlı bir farkın olup olmadığını tespit etmek
amacıyla bu araştırma yapılmıştır.İşitme kayıplı çocuğu olan ve olmayan ebeveynler demografik açıdan. Engellilik algı ve
sürekli kaygı açısından Engellilik Algı Ölçeği ve Durumluluk Sürekli Kaygı Envanteri
kullanılarak değerlendirilmiştir. Değerlendirmeye 200 katılımcı dahil edilmiştir. Bunlardan 99
katılımcı işitme kayıplı çocuğu olan ebevenyken 101 katılımcının çocuğunda işitme kaybı
bulunmamaktadır