Kütahya Health Sciences University Research Information System
Not a member yet
19078 research outputs found
Sort by
Evaluation of the Proliferative Effects of Hexagonal Boron Nitride Nanoparticles on Leukemia Cells and Leukemia Stem Cells
Climate change anxiety and sleep problems in the older adults
ObjectivesClimate change has an impact on the prevalence of insufficient sleep and sleep disorders. This study aimed to examine climate change anxiety and sleep problems in older adults individuals.MethodThis descriptive and cross-sectional study was carried out with 664 participants between July 9 and September 10, 2024. A Personal Information Form, the Climate Change Anxiety Scale, and the Insomnia Severity Index were used for data collection. In the data analysis, independent samples t-test and one-way analysis of variance were used to compare demographic variables with the climate change anxiety scale and insomnia severity index.ResultsThe mean age of the participants was 71.49 ± 6.21 years and more than half of the participants were female (54.4%). The mean score of the participants on the Climate Change Anxiety Scale was 1.68 ± 0.80 and their mean score on the Insomnia Severity Index was 12.56 ± 6.91. There was a positive correlation between the Climate Change Anxiety Scale and the Insomnia Severity Index (r = 0.26, p = 0.00). The insomnia variable explained 7% of the change in the Climate Change Anxiety score (R2 = 0.07, p = 0.00).ConclusionOlder adults experience anxiety and sleep problems regarding climate change and sleep problems in older adults increase as climate change anxiety increases.</div
Porcupine inhibitors LGK-974 and ETC-159 inhibit Wnt/β-catenin signaling and result in inhibition of the fibrosis
Objectives: We evaluated potential therapeutic efficacy of LGK-974 and ETC-159 in fibrotic scleroderma cells. Methods: Primary scleroderma dermal fibroblast cells of mouse origin (SSc fibroblasts) and primary fibrotic lung fibroblast cells of human origin (CCL-191) were used in this study. PORCN inhibitors LGK-974 (S7143, 1 μM; Selleckchem, USA) and ETC-159 (S7143, 10 μM; Selleckchem, USA) were used. The possible therapeutic effects of LGK-974 and ETC-159 on scleroderma cells and fibrosis cells were examined. Cell viability experiments were performed for each substance, and the expression levels of WNT and fibrosis marker genes were determined by qPCR. Western blotting was also used to determine collagen, fibronectin and α-SMA protein markers. Results: This study showed that LGK-974 and ETC-159 probable protein-cysteine N-palmitoyltransferase porcupine (PORCN) inhibitors exert potent antifibrotic effects and reduce fibrosis by modulating the TGF-β signaling pathway in scleroderma cells. Using LGK-974 and ETC-159 PORCN inhibitors, either alone or in combination, can affect collagen deposition and fibrosis in patients with SSc. Conclusions: LGK-974 and ETC-159 may be a possible long-term therapeutic target for scleroderma
Assessing body awareness and upper extremity functionality in breast cancer survivors with and without lymphedema: a comparative analysis with healthy controls
PURPOSE: To determine whether body awareness and upper extremity functionality are affected in patients with or without lymphedema development after breast cancer surgery (BCS) in comparison with individuals without a history of cancer. METHODS: The study included a total of 102 individuals, including 34 who developed lymphedema after BCS (mean age: 43.88 ± 12.13 years), 34 who did not develop lymphedema after BCS (age: 44.67 ± 11.20 years), and 34 without a history of any cancer surgery (age: 45.41 ± 12.13 years). The participants' demographic data were recorded. Body awareness was evaluated using the Body Awareness Questionnaire, and upper extremity functionality was evaluated using the Quick-Disabilities of the Arm, Shoulder, and Hand questionnaire. RESULTS: The demographic data of the groups were similar (p > 0.05). While there were differences between the BCS groups in terms of operative time (p 0.05). Body awareness and upper extremity functionality were significantly lower in the lymphedema group than in the BCS group without lymphedema and the control group (p = 0.021 and p < 0.001, respectively). CONCLUSION: The development of upper extremity lymphedema after BCS adversely affects both body awareness and upper extremity functionality
Sigarayı Bırakma Tedavi ve Grup Müdahalesine Katılımı Etkileyen Faktörler: Nitel Bir Araştırma
Giriş-Amaç Tütün kullanımı ülkemiz için hala önemli bir halk sağlığı sorunudur ve koruyucu önleyici çalışmaların yanı sıra bıraktırma müdahaleleri yapılmalıdır. Bu araştırmanın amacı bir üniversitede yürütülen TÜBİTAK 3005 projesi kapsamında sunulan sigara bırakma programına düzenli katılan, katılmayı düşünüp hiç başlamayan ya da başlayıp düzenli devam etmeyen üniversite öğrencilerinin katılımını etkileyen faktörlerin ortaya konmasıdır. Gereç-Yöntem Bu çalışma niteliksel bir araştırmadır. 01.10.2023-01.10.2024 tarihleri arasında bir üniversitede üniversite öğrencilerinde tütün bağımlılığına karşı farkındalık oluşturmayı ve içlerinde tütün ürünü kullananlara bıraktırmayı hedefleyen bir TÜBİTAK 3005 projesi kapsamında gerçekleştirilmiştir. Dahil edilme kriterleri; 18 yaş ve üzeri olmak, üniversite öğrencisi olmak ve sigara kullanmaktır. Araştırmanın evrenini İstinye Üniversitesi öğrencileri oluşturmakta olup örneklem, sigara bırakma programına katılmak isteyen 25 öğrenciden oluşmuştur. Öğrencilerin programa katılımını etkileyen faktörlerin belirlenmesini amaçlayan bu çalışmada, amaçsal örnekleme yöntemi kullanılmış olup veri doyumuna ulaşıldığından 25 öğrencinin 18’i ile görüşme gerçekleştirilmiştir. Araştırmamızın odaklandığı sigarayı bırakma grup müdahalesi, hekim tarafından düzenlenen nikotin bandı ve psikolojik danışmanlar tarafından uygulanan Mindfulness(Bilinçli Farkındalık) terapisini içermektedir. Psikoterapi programı her bir grup için 8 hafta boyunca haftada bir 90 dakikalık seanslardan oluşmaktadır. Oturum içerikleri daha önce yapılandırılmış ve uygulanmış psikoeğitim programlarından oluşturulmuştur. İstanbul’un Beykoz, ve Zeytinburnu ilçelerinde iki farklı grupla yürütülmüştür. Bu kapsamda programa düzenli katılan, katılmayı düşünüp hiç başlamayan ya da başlayıp düzenli devam etmeyen öğrencilerle yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak, yüz yüze ve çevrimiçi bireysel görüşmeler gerçekleştirildi. Katılımcılardan onam alınarak görüşmeler kaydedildi ve ardından deşifre edildi. Veri toplama sürecinin tamamlanmasının ardından veriler, Microsoft Excel programında oluşturulan bir tabloda listelenmiş, daha sonra tekrarlanan konu ve kavramlar belirlenmiş ve gruplanmıştır. Gruplanan veriler içerik analizine uygun şekilde çözümlenmiştir. Bulgular Öğrencilerin ikisi 20, biri 21, altısı 22, yedisi 23, biri 24 ve biri 26 yaşında olup yarısı kadın yarısı erkektir. Sigarayı ilk deneme yaşı ortalama 16,8 yıldır. 9’u daha öncesinden en az 3 gün süren sigarayı bırakma denemiştir. Büyük çoğunluğu sağlık düzeyini “iyi” olarak ifade etmektedir(n=14). Tüm görüşmeler 23.09.2024 17.10.2024 tarihleri arasında yapılmıştır. En kısa görüşme 6 dk. 46 sn. iken en uzun 44 dk. 53 sn. sürmüştür. Öğrencilerden 14’ü seanslara düzenli katılmıştır. 9 öğrenci danışmanlık seanslarına ek olarak nikotin bandı kullanmıştır. Katılımcıların sigara bırakma motivasyonları şu şekilde sınıflandırılmıştır: 1.Sağlık için bırakma isteği: Katılımcıların büyük bir kısmı sağlıklarını iyileştirmek amacıyla sigarayı bırakmak istemiştir. Özellikle sigara kullanımı sırasında spor yaparken yaşadıkları nefes darlığı, bırakma motivasyonlarını artırmıştır. 2.Aile ve arkadaş baskısı: Katılımcılar, ailelerinin sigara içmelerine karşı çıktıklarını ve arkadaşlarının sigarayı bırakmaları yönünde baskı yaptıklarını belirtmişlerdir. Özellikle bazı katılımcılar, ailelerinin üzülmemesi için sigarayı bırakma isteği duyduklarını ifade etmiştir. Bu tema 6 görüşmede yer almaktadır. 3. Maddi sebepler: Sigaraya harcanan maddi kaynakların fazla olması, katılımcılar için önemli bir motivasyon olmuştur. Katılımcılardan biri, maddi yükün sigara bırakma kararında belirleyici bir etken olduğunu belirtmiştir. 4. Bağımlı olmama isteği: Bazı katılımcılar, bir şeye bağımlı olmanın öz saygılarını zedelediğini ve bu nedenle sigarayı bırakmak istediklerini dile getirmiştir. Karşılaşılan Zorluklar: Katılımcılar, sigarayı bırakma sürecinde çeşitli zorluklarla karşılaştıklarını ifade etmişlerdir: 1.Programın uzak olması: Terapi yerinin evlerine veya okullarına uzak olması, programa düzenli katılımı engelleyen önemli bir faktör olmuştur. 2.Zaman yönetimi ve yoğunluk: Katılımcılar, ders ve iş yoğunluğu nedeniyle programa düzenli katılamadıklarını belirtmişlerdir. 3.Psikoterapinin etkili olmayacağına dair düşünceler: Bazı katılımcılar, psikoterapinin kendilerine yeterince yardımcı olmayacağını düşündükleri için programa katılmamışlardır. 4.Nikotin bandına erişimde zorluk: Katılımcılar, nikotin bandına erişimde çeşitli sıkıntılar yaşadıklarını ifade etmişlerdir. Danışmanlık Seanslarına Katılımı Artıran Nedenler: 1.Grup çalışmasının etkisi: Bazı katılımcılar, grup çalışmasının kendilerini daha fazla motive ettiğini ve bu süreçte birbirlerini desteklediklerini belirtmiştir. 2. Nikotin Replasman Tedavisi verilmesi: Nikotin bandı kullanan katılımcılar, tedavinin etkili olduğunu belirtmiş ve bu yöntemin sigara bırakma sürecine olumlu katkı sağladığını ifade etmişlerdir. 3. Psikoterapiye dair geri bildirimler: Katılımcılar, psikoterapi sürecinin farkındalık kazandırdığını ve davranış değişikliğine yönelik olumlu etkiler sağladığını belirtmiştir. Ancak bazı katılımcılar, meditasyonların yüzeysel kaldığını ifade etmişlerdir. Sonuç ve Öneriler Öğrencilerin sigara bırakma programına katılımını etkileyen çeşitli faktörler bulunmaktadır. Sağlıklarını koruma, aile ve arkadaş baskısı, maddi sebepler ve bağımlılıktan kurtulma isteği gibi motivasyonlarla sigarayı bırakmayı istemektedir. Ancak programın uzaklığı, yoğunluk, zaman yönetimi sorunları ve psikoterapiye yönelik şüpheler katılımı olumsuz etkilemiştir. Grup çalışmaları, bireysel görüşmeler ve nikotin bandı kullanımı süreci desteklemiştir. Sonuç olarak, üniversite öğrencilerine yönelik sigara bırakma programlarının erişilebilirliğinin artırılması, grup görüşmesine ek olarak bireysel görüşmelerin eklenmesi ve nikotin tedavisine daha kolay erişim sağlanması önerilmektedir. Sonuçlarımızın genellenemesi araştırmamızın bir sınırlılığıdır.Anahtar Kelimeler: Sigara bırakma, Mindfulness, Bilinçli Farkındalık, Üniversite Öğrencileri</p
Evaluation of IL-8 and IL-6 levels in gingival crevicular fluid of individuals undergoing clear aligner therapy
ObjectivesTo compare short-term changes in the levels of interleukin-8 (IL-8) and interleukin-6 (IL-6) in the gingival crevicular fluid (GCF) of individuals undergoing orthodontic treatment with clear aligners.Materials and MethodsThis study included 15 individuals. Each patient used clear aligners designed not to cause tooth movement in the GCF sampled teeth, to be changed every 10 days. GCF samples were collected from teeth 16 (upper right first molar) and 31 (lower left central incisor) at baseline and after the procedure at the first hour, third, seventh, 14th, and 21st days. In addition, clinical periodontal parameters for the full mouth and the teeth from which GCF was collected were recorded initially and on the 21st day.ResultsA statistically significant difference was observed between the levels of IL-8 before the procedure, on the third and seventh days, and on the 21st day (P < .01). The increase in IL-6 levels on the 14th and 21st days was significantly different compared to the levels before the procedure (P < .01). A positive correlation was detected between IL-8 and IL-6 levels at the first hour, a negative correlation on the third day, and a lower level of positive correlation on the seventh, 14th, and 21st days.ConclusionsWithin 21 days, the levels of IL-8 and IL-6 significantly increased in individuals undergoing orthodontic treatment with clear aligners. Within the limits of this study, the clear aligner material may affect the levels of IL-8 and IL-6 in the GCF.ObjectivesTo compare short-term changes in the levels of interleukin-8 (IL-8) and interleukin-6 (IL-6) in the gingival crevicular fluid (GCF) of individuals undergoing orthodontic treatment with clear aligners.Materials and MethodsThis study included 15 individuals. Each patient used clear aligners designed not to cause tooth movement in the GCF sampled teeth, to be changed every 10 days. GCF samples were collected from teeth 16 (upper right first molar) and 31 (lower left central incisor) at baseline and after the procedure at the first hour, third, seventh, 14th, and 21st days. In addition, clinical periodontal parameters for the full mouth and the teeth from which GCF was collected were recorded initially and on the 21st day.ResultsA statistically significant difference was observed between the levels of IL-8 before the procedure, on the third and seventh days, and on the 21st day (P < .01). The increase in IL-6 levels on the 14th and 21st days was significantly different compared to the levels before the procedure (P < .01). A positive correlation was detected between IL-8 and IL-6 levels at the first hour, a negative correlation on the third day, and a lower level of positive correlation on the seventh, 14th, and 21st days.ConclusionsWithin 21 days, the levels of IL-8 and IL-6 significantly increased in individuals undergoing orthodontic treatment with clear aligners. Within the limits of this study, the clear aligner material may affect the levels of IL-8 and IL-6 in the GCF.</div
Social workers amidst the crisis of medical neoliberalism and welfare state: Perspectives of healthcare workers in private hospitals regarding social work needs in emergency departments in Türkiye
The study aims to examine the perspectives of healthcare workers in the emergency departments of private hospitals in Türkiye regarding the social work needs in these units. Twenty emergency department specialists participated in this qualitative research. The data were obtained by conducting in-depth interviews using a semi-structured interview form. In the analyses made with MAXQDA, 3 themes, and 7 sub-themes were created. The study results show that healthcare professionals encounter patients in need of social work in emergency departments and hospital administrators do not employ social workers due to neoliberal policies.</p
How are testicular functions affected after morphine dependence and withdrawal in rats?
Objective: The effects of morphine addiction on testicular activity are significant. This study aimed to examine testicular contraction and tissue changes that may occur in the testicles of rats with experimentally induced morphine addiction. Method: Thirty-two Wistar albino rats were divided into four groups: Control (C), Morphine Dependence (M), Morphine Dependence + Morphine Withdrawal (MN), and Morphine Withdrawal (N). Morphine dependence was induced in the M and MN groups. Before decapitation, the rats were evaluated for behavioral changes and scored according to the Geller-Holtzman scale. After decapitation, one testicular tissue sample was placed in Krebs solution for contraction analysis, while the other was fixed in formaldehyde for histopathological examination. Testicular capsule contraction tensions, withdrawal scores, and modified Johnsen scores were assessed. Results: When the effects of morphine withdrawal were examined in rats injected with morphine, a significant difference was found between the C and MN, C and N, and M and MN groups (p0.05). Histological analyses of testicular tissue sections from the morphine group revealed a decrease in germinal layer thickness and degeneration in the seminiferous tubules. Histopathological examination of testicular tissues showed that the M group exhibited negative effects, while these effects were reversed in the MN group. Conclusion: At the cellular level, morphine was observed to have negative effects on testicular function, which could be reversed with naloxone. The testicular capsule contraction parameter was not clearly informative. In the morphine addiction model, more detailed insights into testicular contraction functions may be obtained by extending the application period and conducting dose-dependent studies
FİZİK TEDAVİ AJANLARI
ÖZET Sinüzoidal akımlar alçak frekanslı akımlardan biridir. Bu akımlar ağrı yönetiminde, kas kuvvetlendirmede, yara iyileşmesinde ve ödemi azaltmada kullanılmaktadır. Pozitif ve negatif yönde alternans yapan bu akımlar, motor ve duyusal uyarılar ile etkilerini gösterir. Klinik pratikte kullanılan diadinamik akım (DA), sinüzoidal akımın tam veya yarım dalga şeklinde düzenlenmesiyle 50-100 Hz frekanslı, monofazik atımla oluşan alternatif bir akımdır. DA hem sinüzoidal hem de doğru akım etkilerini ortaya çıkartır. Çünkü DA, frekansı sıfır ve tek yönlü olan Galvanik akım ile kombine edilir. Buna bağlı Difaz Fikse, Monofaz Fikse, Kısa periyod, Uzun periyod ve Ritm Senkop olmak üzere beş formu oluşur. Rus akımı (RA) orta frekanslı ve patlama modülasyonlu altenatif bir akımdır. RA sıklıkla ‘10/50/10’ tedavi protokolünde kullanılır. RA, klinik pratikte kas kuvvetlendirmede kullanılır. Anah tar Ke li me ler: Elektrik stimülasyonu; ağrı yönetimi; kas-iskelet sistemi; kas kasılması ABS TRACT Sinusoidal currents are one of the low frequency currents. This currents are used in pain management, muscle strengthening, wound healing and edema reduction. These currents alternating in positive and negative directions show their effects with motor and sensory stimuli. Diadynamic current (DC), used in clinical practice, is an alternating current with a monophasic pulse with a frequency of 50100 Hz by arranging the sinusoidal current as a full or half wave. DA produces both sinusoidal and direct current effects. Because DA is combined with Galvanic current, which has zero frequency and is unidirectional. This results in five forms: Diphase Fixe, Monophase Fixe, Court Period, Long Period and Rhythm Syncope. Russian current (RC) is an altenative current with medium frequency and burst modulation. RC is often used in a ‘10/50/10’ treatment protocol. RC is used for muscle strengthening in clinical practice. Keywords: Electric stimulation; pain management; musculoskeletal system; muscle contraction </p