Uşak University Institutional Repository
Not a member yet
4105 research outputs found
Sort by
SOSYAL BİLGİLER ÖĞRETMENLERİNİN TOPLUMSAL CİNSİYET ALGILARI
İnsan daima sosyal ve kültürel etkileşime açık bir yapıdır. Bu etkileşimler sonucunda kişinin fikirleri, hareketleri, düşünüş tarzı, giyim kuşamı gibi daha pek çok noktasında toplumun imzası bulunmaktadır. Bu noktalardan biri de cinsiyettir. Ve her alanda olduğu gibi toplumsal bir inşa cinsiyet üzerinde de varlığını göstermektedir. Biyolojik ve fizyolojik yapıya atıfta bulunan cinsiyet, toplumun yüklediği ifadeler ile toplumsal bir özellik halini almış ve kültürel yapıya atıfta bulunur olmuştur. Toplum, kültürel normların etkisinde kadın ve erkeğe yüklediği bir takım görev, rol ve tutumlara yönelik kalıp yargılar üretmektedir. Bu kalıp yargılara toplumsal cinsiyet söylemi denilmektedir. Bu söylemlere göre “beriki” ne (kadın veya erkek) söylenen olumlu kalıp yargılar, “öteki” ni (kadın veya erkek) olumsuz ve dezavantajlı grup yapmaktadır. Birinin diğerine göre daha avantajlı veya dezavantajlı olma ayrılığı ve cinsiyet temelli her tür eşitsizliğin önüne geçebilmek adına toplumsal bir özbilinç sağlanmalıdır. Bunu sağlamada bireyin gelişim, değişime açık olduğu en uygun yer ve zaman olan eğitim kurumları ile buralarda görev alan eğitimcilerin toplumsal cinsiyet algıları büyük önem arz etmektedir. Bu nedenle bu araştırmada bireylerin cinsiyet algısını etkileyen önemli kurumlardan olan eğitim kurumu içerisinde, eşitlik kazanımının aktarıcısı olan sosyal bilgiler öğretmenleri ele alınmıştır.
Araştırmanın amacı, sosyal bilgiler öğretmenlerinin toplumsal cinsiyet algılarının nasıl olduğudur. Araştırma evrenini Balıkesir ili dahilinde kamu ve özel olmak üzere tüm ortaokullarda görev alan sosyal bilgiler öğretmenleri oluşturmuştur. Araştırmanın örneklemini ise uygun örneklem yöntemiyle belirlenmiş 144 sosyal bilgiler öğretmeni oluşturmaktadır. Evren içerisinden seçilen 160 öğretmen örnekleme alınmış ancak çalışma 144 sosyal bilgiler öğretmeni ile tamamlanmıştır. Çalışmanın verileri araştırmacı tarafından geliştirilen “Kişisel Bilgi Formu” ile Altınova ve Duyan (2013) tarafından geliştirilmiş olan “Toplumsal Cinsiyet Algısı Ölçeği” kullanılarak toplanmıştır. Araştırmanın veri analizi istatistik programından yararlanılarak yapılmıştır. Verilerin analizinde frekans, yüzde, aritmetik ortalama, t- testi, crosstab, tek yönlü varyansanalizi (ANOVA) gibi istatiksel tekniklerden yararlanılmıştır.
Araştırmada uygulanan “Toplumsal Cinsiyet Algısı Ölçeği”ne göre sosyal bilgiler öğretmenlerinin toplumsal cinsiyet algılarının yüksek olduğu belirlenmiştir. Yani sosyal bilgiler öğretmenlerinin toplumsal cinsiyet algılarının, genel manada olumlu düzeyde olduğu görülmüştür. Öğretmenlerin TCA puan ortalaması 101,06±16,07 bulunmuştur. Ölçeğin Cronbach’s Alpha değeri ise 0.918’dir. Çalışma sonucunda öğretmenlerin; cinsiyet, gelir düzeyi (aylık gelir), ebeveyn yapısı ve aile yönetim biçimi faktörleri ile TCA puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki olduğu saptanmıştır. Kardeş sayısı, kardeşlerin cinsiyet dağılımı, anne-baba eğitim düzeyi, anne-baba mesleği, yetişme yeri, kitap okuma alışkanlığı, yetişilen ailenin büyüklüğü değişkenleri arasında ise anlamlı bir farklılık bulunamamıştır
ÖMER HULÛSÎ’NİN DÎVÂNI’NDA DİNÎ ve TASAVVUFÎ UNSURLAR
“Ömer Hulûsî’nin Dîvânı’nda Dinî ve Tasavvufî Unsurlar” baĢlığı altında ele aldığımız çalıĢmada iki temel konu incelenmiĢtir. Bunlardan birincisi Dîvân’da yer alan dinî unsurlar diğeri ise Dîvân’da yer alan tasavvufî unsurlardır. ÇalıĢmamız, dört bölümden oluĢmaktadır. Birinci bölümde Ömer Hulûsî’nin hayatı hakkında genel bilgiler verilmiĢtir. Edebî Ģahsiyeti ve eseri hakkında kısa bir değerlendirme yapıldıktan sonra Halvetî – UĢĢâkî ekolü hakkında bilgi verilmiĢtir.
Ġkinci bölümde dinî unsurlar iĢlenmiĢtir. Dîvân’da bulunan dinî unsurları tespit edebilmek amacıyla baĢından sonuna kadar Dîvân taranmıĢtır. Bu tarama iĢlemi yapılırken dinî unsurları daha sağlıklı tespit edebilmek amacıyla belli baĢlı dinî terim sözlükleri kullanılmıĢtır. Tespit edilen terimler, anlam yakınlıklarına göre tasnif edildikten sonra kısaca açıklanmıĢtır. Bu açıklamanın ardından terimlerin Dîvân’da hangi anlamlarının ön plana çıkarıldıkları yazılmıĢtır. En son aĢamada, her bir terim için Dîvân içinden örnekler verilmiĢtir.
Üçüncü bölümde tasavvufî unsurlar incelenmiĢtir. Dinî unsurları tasnif ve açıklamada kullanılan yöntem, aynen tasavvufî unsurları tasnif etmek, açıklamak ve örneklendirmek için de kullanılmıĢtır.
Dördüncü bölümde tez sonuçlandırılmıĢtır. ÇalıĢmamız esnâsında kullandığımız kaynak kitap, makale, dergi ve internet sitelerine ait isim ve adresler kurallarına uygun bir Ģekilde burada sıralanmıĢtır
SOSYAL BİLGİLER ÖĞRETİMİNDE KULLANILAN MATERYALLERİN, YÖNTEM VE TEKNİKLERİN ÖĞRENCİ BAŞARISINA ETKİSİ: BİR META-ANALİZ ÇALIŞMASI
Bu araştırmanın amacı, 2005-2020 yılları arasında Sosyal Bilgiler öğretimi alanında bağımlı değişkeni Sosyal Bilgiler ders başarısı olan çalışmaların (tez, makale) ortak ve genel etki büyüklüklerini incelemektir. Bu amaç doğrultusunda “Sosyal Bilgilerde kullanılan materyaller öğrencilerin başarılarını etkilemekte midir?” ve “Sosyal Bilgilerde kullanılan yöntem ve teknikler öğrencilerin başarılarını etkilemekte midir?” sorularına cevap aranmıştır. Çalışma meta analiz yöntemi kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın alan yazınları incelendikten sonra dâhil edilme karakteristikleri ve dâhil edilme kriterleri belirlenmiştir. Bu araştırmaya deneysel çalışmalar dâhil edilmiştir.
Bu çalışmada analizi yapılacak olan verilerin tarama işlemleri 12.10.2018 -30.10.2020 tarihleri arasında Google Scholar, Eric, Ebscohost, Doaj, Asos, Open Access, Dergipark, Jstar Journals veri tabanları kullanılarak yapılmıştır. Tarama işlemi yapılırken “Sosyal Bilgilerde başarı”, ”Sosyal Bilgilerde ders başarısı”, “Sosyal Bilgiler öğretimi”, ”Social Studies”, “Academic Achievement”, “Sosyal Bilgilerde kullanılan materyaller”, “Sosyal Bilgilerde kullanılan yöntem ve teknikler”, “Materials used in Social Studies”, “methods and techniques used in Social Studies”, “Social Studies teaching”, kelimeleri kullanılarak tarama işlemi yapılmıştır. Gerçekleştirilen tarama işlemi sonrası Sosyal Bilgiler öğretiminde kullanılan materyallerin, yöntem ve tekniklerin öğrenci başarısına etkisini inceleyen 359 araştırma incelenmiştir. Bunlardan 66 tanesinde uygun veri olmadığından ve dâhil edilme kriterlerini taşımadığından, 21 tanesi ise tezden yapılan alıntı makaleleri içerdiğinden, 61 çalışma da deneysel ve yarı deneysel çalışma olmadığı için toplamda 148 çalışma araştırmadan çıkartılmıştır. Dâhil edilme kriterlerine uygun olan 211 çalışma meta-analiz yöntemi kullanılarak birleştirilmiş, 211 çalışmanın etki büyüklükleri ve bu çalışmaların genel etki büyüklükleri hesaplanmıştır. Bu çalışmalardan bazılarında veriler birden fazla ise o çalışma nesnel sonuç elde edebilmek için ayrı bir çalışma olarak değerlendirilmiş ve toplamda 245 çalışmanın etki büyüklüğü hesaplanmıştır. 245 çalışmanın 135 tanesi materyallerin akademik başarıya etkisini, 110 tanesi yöntem ve tekniklerin akademik başarıya etkisini incelemiştir.
Veriler analiz edilirken her bir araştırmanın deney ve kontrol grubunun son test verilerinden örneklem büyüklüğü, aritmetik ortalama ve standart sapma değerleri kullanılmıştır. Verilerin analizinde Comprehensive Meta Analysis v3.0 (CMA)‘ın trial sürümü olan bir paket programı kullanılmıştır. Araştırmada Hedges g’nin etki büyüklüğü indeksinden yola çıkılarak yorumlar yapılmıştır. Kriterlerin değerlendirilmesi Cohen (1988)’in sınıflandırılmasına göre yorumlanmıştır.
Yapılan analiz sonucunda Sosyal Bilgiler öğretiminde kullanılan materyallerin, yöntem ve tekniklerin öğrenci başarısına pozitif yönde çok geniş düzeyde etki ettiği görülmüştür. Sosyal Bilgiler derslerinde kullanılan materyallerin öğrenci başarısına bakıldığında, çalışma türlerinden en fazla etki büyüklüğüne sahip çalışmaların doktora tezlerine ait olduğu tespit edilmiştir. Sosyal Bilgiler derslerinde kullanılan yöntem ve teknik çalışmalarında ise makale çalışmalarının etkisi daha fazladır. Çalışmanın yapıldığı yıllara göre materyal ve yöntem-teknik çalışmalarından 2005-2009 yılları arasını kapsayan çalışmalarının etki düzeyi daha fazla bulunmuştur. Farklı duyu organlarını işe koşan materyallerin öğrenme üzerinde etkisinin daha fazla olduğu tespit edilmiştir.
Sosyal Bilgiler dersi soyut kavramlar üzerinde şekillendirilen bir ders olduğu için materyallerin, yöntem ve tekniklerin derslerde kullanılması, ders başarısını ve dersi anlama düzeyini artıracağından derslerde farklı materyal ve yöntemlerin kullanılması gerektiği önerilmiştir
AYDIN VİLAYETİNDE REDİF TEŞKİLATININ KURULUŞU VE GELİŞİMİ (1867-1913)
Osmanlı Padişahı Sultan II. Mahmud döneminde, modern devletlerde olduğu
gibi vatandaşlara askerlik yükümlülüğü getiren yeni örgütlenmede, asker sayısının
artırılması ve İstanbul dışındaki bölgelerin güvenliğinin sağlanması önemli bir sorun
haline gelmiştir. Hem ülkenin ihtiyaç duyduğu sayıda askeri hazır tutmak hem de
devlete ekonomik yük olmasını önlemek amacıyla, 1834 yılında “Redif-i Asâkir-i
Mansûre” teşkilatı kurulmuştur. Aydın Vilayeti’nin kurulduğu 1867 yılı ile redif
teşkilatının kaldırıldığı 1913 yılı arasındaki süreci esas alan çalışmada, gerek ülke
içinde asayişin sağlanması gerekse savaşlarda nizamiye birliklerinin takviye
edilmesinde çok önemli görevler üstlenen ancak Balkan Savaşlarındaki
başarısızlıkları nedeniyle kaldırılan redif teşkilatının, Aydın Vilayeti özelindeki
örgütlenme süreci incelenecektir.
Kazalarda oluşturulan redif birlikleri ve Osmanlı Devleti genelindeki redif
örgütlenmesine ilişkin çalışmalar olmasına rağmen, idari anlamda vilayet teşkilatı
içerisindeki redif örgütlenmesini esas alan bir çalışma bulunmamaktadır.
Hazırladığımız tez çalışmasının amacı, hem redif teşkilatı ile vilayet örgütlenmesi
arasındaki bağı ortaya koymak hem de Aydın Vilayeti bölgesine ilişkin yapılacak
olan yerel tarih çalışmalarına katkı sağlamaktır
AŞERE TARİKİNE GÖRE AHZAB SÛRESİNDEKİ KIRAAT FARKLILIKLARI VE MANAYA ETKİSİ
“Aşere Tarikine Göre Ahzab Sûresi’nin Kıraat Farklılıkları Ve Manaya Etkisi” adlı çalışmamız giriş ve üç bölümden oluşmaktadır.
Çalışmamızda konunun anlaşılmasına temel olması için ilk olarak Kur’ân-ı Kerîm’in tanımı, nüzulü, kıraat ve kıraatle ilgili kavramlar verilmiştir. Birinci bölümde kıraat ilminin doğuşu ve gelişimi, konusu, gayesi, sıhhati bakımından kıraatler, yedi harf meselesi, yedi harfle ilgili rivayetler ve değerlendirilmesi, kıraat ilmindeki tarikler ve usuller verilmiştir.
İkinci bölümde kıraat imamları ve ravilerinden, imamların bazı kıraat özelliklerinden bahsedilmiştir. Kur’ân’ın anlaşılmasında kıraat farklılıklarının manaya etkisinin bilinmesi büyük bir öneme sahiptir. Çünkü bu farklılıklar ile kelimede yapılan değişiklikler; bu değişikliklerin Kur’ân’ın yorumunda ve fıkhi hükümlerin ortaya konulmasındaki etkisini anlıyoruz.
Üçüncü bölümde ise önce, Ahzab Sûresi’nin genel yapısına dair bilgi vermeyi uygun gördük. Daha sonra kıraat ilminin tefsire etkisi ve kıraat farklılıkların manaya etkisi ile ferşu’l huruf hakkında bilgi verdik. Çalışmamızda yer verdiğimiz diğer bir konu ise Ahzab Sûresi’ndeki kıraat farklılıkları ve bu farklılıkların manaya etkisidir
SİYASAL İSTİKRAR PERSPEKTİFİNDEN EKONOMİ VE SİYASET İLİŞKİSİ TÜRKİYE ANALİZİ
Siyasi istikrar, genel olarak ülkelerin siyasi yönelimlerindeki süreklilik olarak tanımlanabilir. Bu kavram genel olarak o ülkedeki sistemin değiĢkenlik göstermesinin önüne geçilmesini ve siyasi duruĢ sergileme becerisi kazanmasını sağlar. Ülkeler, siyasi istikrar sayesinde jeopolitik ve jeostratejik duruĢlarına ek olarak küresel meselelerde ortak ve sürekli bir bakıĢ açısı geliĢtirmesini de sağlar. Aslında siyasi istikrarın direkt etkilediği belki de en önemli alan ekonomilerdir. Ülkeler, genel olarak siyasi istikrar ile birlikte ekonomik yatırım ve cazibe merkezi olmayı hedefler. Zira yatırımcılar ve sermaye genel olarak istikrarın sağlandığı ülkelere doğru yönelir. Yatırımcı, “güvenli liman” olarak değerlendirecek ülkelere ve onların ekonomik enstrümanlarına odaklanır. Bu da, o ülkede istikrarın sağlanması ile belirlenir. Söz gelimi, bir ülkede siyasi figürlerin sürekli değiĢtiği bir ortamda, sürekli olarak farklı uygulamalar, yatırımcıların kaçmasına deyim yerinde ise ürkmesine neden olabilir. Bu da doğal olarak ülkenin ekonomileri ve risk primleri açısından oldukça büyük riskleri meydana getirir. Dolayısı ile Türkiye gibi ülkelerde siyasi istikrar son derece önemlidir. Zira geliĢmekte olan ülkelerde ilk önce bakılan durum, siyasi istikrardır. GeliĢmekte olan ülkelerde ise siyasi istikrar çok da önemli değildir, zira partiler ve aktörler değiĢse de sistem süreklidir
ASSESSMENT OF NOISE PROBLEM IN NONWOVEN INDUSTRY
The textile industry is a constantly developing sector from the past to the present. Since the machines used in textile production are large machines and working at high speeds, they emit significant noise. Beside the health problems related to hearing, employees exposed to noise also suffer from problems such as insomnia, distractibility and nervousness. A high level of noise in the environment, especially in jobs that require intense attention, moreover leads to work accident. Therefore, noise control in textile sector is very crucial. There are several control methods for reducing noise in workplaces. These methods are noise control at the source, noise control in the path and noise control at the receiver. Engineering methods that control the noise at the source are about making changes in machinery and processes. In this study general knowledge about noise is given. The noise problem in the nonwoven sector and the measures that can be taken against noise is examined
ORTAOKUL ÖĞRENCİLERİNİN STEM TUTUMLARI İLE MÜHENDİSLİK BİLGİ DÜZEYLERİ ARASINDAKİ İLİŞKİNİN İNCELENMESİ
Bu araĢtırmanın amacı UĢak ili ve ilçeleri örneğinde ortaokul 5-6-7-8. Sınıf öğrencilerinin STEM‟e yönelik tutumları ve Mühendislik bilgi düzeyleri arasındaki iliĢkiyi incelemektir. Bunu yanı sıra bazı bağımsız değiĢkenlere göre (cinsiyet, sınıf düzeyi, anne eğitim durumu, baba eğitim durumu, STEM‟den haberdar olup olmamaları) STEM‟e yönelik tutumları ile Mühendislik bilgi düzeylerine bakılmıĢtır. Ayrıca öğrencilerin STEM tutumları ile Mühendislik bilgi düzeyleri arasında anlamlı bir iliĢki olup olmadığı gözden geçirilmiĢtir. AraĢtırmada model olarak öğrencilerin STEM tutumları ve Mühendislik Bilgi Düzeyleri arasındaki iliĢkiyi belirlemek için iliĢkisel tarama modeli kullanılmıĢtır.
AraĢtırmanın amacı doğrultusunda Guzey, Harwell ve Moore (2014) tarafından geliĢtirilen Aydın, Saka ve Guzey (2017) tarafından Türkçeye adaptasyonu gerçekleĢtirilen 28 maddeden oluĢan STEM tutum ölçeği ile Harwell, Guzey, Moreno, Moore, Philips ve Roehring (2015) tarafından geliĢtirilen Aydın, Saka ve Guzey (2018) tarafından Türkçeye adaptasyonu yapılan 10 maddeden oluĢan MBD4-5 ve 15 maddeden oluĢan MBD6-8 ölçekleri kullanılmıĢtır. Ayrıca öğrencilerin araĢtırma problemleri doğrultusunda bilgi edinebilmek için kiĢisel bilgi formu kullanılmıĢtır. UĢak ili ve ilçelerinde bulunan devlet ortaokullarında öğrenim görmekte olan 368‟i kız, 355‟i erkek öğrenci olmak üzere toplamda 723 ortaokul 5-6-7 ve 8. sınıf öğrencilerine uygulanmıĢtır. AraĢtırmadan ulaĢılan sonuçlar istatiksel paket programı aracılığıyla analiz edilmiĢtir.
AraĢtırma sonucunda 5-6-7 ve 8. Sınıf öğrencilerinin cinsiyete göre STEM‟e yönelik tutumları farklılık oluĢturmazken Mühendislik bilgi düzeylerinde 5. Sınıflar için ve 6-7-8. sınıflar için kız öğrencilerinin lehine anlamlı bir fark oluĢturduğu sonucuna ulaĢılmıĢtır. Öğrencilerin sınıf düzeyleri değiĢkenine bakıldığında 6-7 ve 8. Sınıf öğrencilerin STEM‟e yönelik tutumlarında anlamlı bir farklılık oluĢturmazken MBD‟de anlamlı bir farklılık oluĢmuĢtur ve bu durumun 8. Sınıf öğrencilerinden kaynaklandığı gözlemlenmiĢtir. Öğrencilerin anne eğitim durumları ile STEM‟e yönelik tutumları ve MBD arasındaki iliĢkinin 5-6-7 ve 8. Sınıf öğrencileri için anlamlı bir farklılık oluĢturmadığı sonucuna ulaĢılmıĢtır. Öğrencilerin baba eğitim durumu ve STEM‟e yönelik iliĢkileri ile MBD‟ye bakıldığında, 5. Sınıf öğrencilerin baba eğitim durumları ile STEM‟e yönelik tutumları ve MBD arasında anlamlı bir farklılık bulunmazken, 6,7 ve 8. Sınıf öğrencilerinin babalarının eğitim durumuna göre Mühendislik Bilgi Düzeylerinde anlamlı bir farklılık oluĢtuğu sonucuna ulaĢılmıĢtır. Bu durumun öğrencilerin babalarının Lisans düzeyinde eğitim alan öğrencilerden kaynaklandığı anlaĢılmıĢtır. 5-6-7 ve 8. Sınıf öğrencilerinin STEM‟den haberdar olup olmama durumlarına göre STEM‟e yönelik tutumları ile MBD‟ninde anlamlı bir farklılık oluĢmamıĢtır.
Öğrencilerin STEM tutumları ile Mühendislik bilgi düzeyleri arasındaki korelasyon analizine bakıldığında 5. Sınıf öğrencilerinin STB ile MBD arasında anlamlı bir iliĢki bulunmadığı sonucuna varılmıĢtır. 6-7-8. Sınıf öğrencilerinin STB ile MBD arasında anlamlı fakat zayıf düzeyde bir iliĢki olduğu sonucuna varılmıĢtı
EXAMINATION OF THE USE OF LIVE COURSE APPLICATION IN SECONDARY SCHOOLS ACCORDING TO TEACHER'S OPINIONS DURING THE PANDEMIC PROCESS
Araştırmanın temel amacı, Türkiye’de gerekli çalışmalar ile güncelleştirilip sürekli geliştirilen EBA (Eğitim Bilişim Ağı) canlı ders uygulamasını ortaokulda dersi olan öğretmenlerin kullanımına ilişkin öğretmen görüşlerini belirlemektir. Araştırmanın evrenini Sakarya, örneklemini ise Sapanca ilçesi MEB ortaokullarında farklı branşlarda görev yapan 50 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması kullanılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak, araştırmacılar tarafından geliştirilen “yarı yapılandırılmış görüşme formu” kullanılmıştır. Görüşme formunda yer alan soruların, görüşme amacına uygun olup olmadığını belirlemek amacıyla, uzman görüşüne başvurulmuştur. Uzmanlardan gelen öneriler ve eleştiriler doğrultusunda gerekli düzeltmeler yapılmıştır. İçerisinde bulunulan salgın sürecinden dolayı araştırmada öğretmenlerle yapılan görüşmeler e-posta yoluyla yapılmış, elde edilen veriler betimsel analiz yöntemiyle çözümlenmiştir. Araştırma verileri incelendiğinde elde edilen bulgular doğrultusunda görüşmeye katılan öğretmenlerin çoğunun canlı ders uygulamasını kullandığı, bu uygulama ile kazanımları öğrencilere verebildikleri, öğrencilerin canlı ders uygulamasına katılımlarının düşük olduğu ve canlı ders uygulamasının kullanımı ile EBA kullanım oranının arttığı belirlenmiştir. Öğrencilerin derse aktif katılmasının sağlanması, teknik aksaklıkların giderilmesi, fırsat eşitsizliğinin ortan kaldırılması, EBA’nın içerik ve materyal anlamında geliştirilmesi ve iyileştirilmesi katılımcılar tarafından önerilmiştir
UŞAK İLİ’NDE HAŞHAŞ (Papaver somniferum L.) ÜRETİMİNDE KAPSÜL YANIKLIĞINA NEDEN OLAN FUNGAL ETMENLERİN BELİRLENMESİ
Bu çalışma, Uşak ili haşhaş üretim alanlarında, haşhaşta kapsül yanıklığına neden olan hastalık
etmenlerini tespit etmek, morfolojik ve moleküler yöntemlerle tanılamak ve Uşak’da haşhaş
üretim alanlarında en yüksek oranda varlığı saptanan Brachycladium izolatlarına karşı in vitro
ve in vivo koşullarda haşhaş çeşitlerinin duyarlılığını belirlemek amacıyla yapılmıştır. Uşak ili
ve ilçelerinde 2018 ve 2019 yıllarında yapılan surveylerde 1950 da alanda toplam 5100 adet
haşhaş bitkisi incelenerek, hastalıklı bitkilerin kapsül, gövde ve tohum kısmından izolasyon
yapılmıştır. İzolasyonlar sonucunda yoğun olarak Brachycladium sp., Alternaria spp., ve
Cladosporium izolatları elde edilmiştir. Brachycladium sp. her iki yılda da tarlaların tamamında
(% 100) belirlenmiştir. 84 Brachycladium izolatı ile yapılan patojenisite testi sonunda tüm
izolatların patojen olduğu saptanmıştır. Patojen izolatlar morfolojik ve moleküler yöntemlerle
tanılanmıştır. Etmen ITS5 ve NL4 evrensel primerleri kullanılarak rDNA ITS bölgesi Polimeraz
zincir reaksiyonu (PCR) ile çoğaltılmış, baz dizileri elde edilmiştir. Gen bankası veri tabanından
yararlanılarak elde edilen baz dizilerinin BLAST analizi sonucunda % 100 benzerlik ile 25 izolat
Brachycladium papaveris olarak tanılanmıştır. B. papaveris’e karşı 14 farklı haşhaş çeşidinde
hem in vitro hem de ve in vivo koşullarda yürütülen çeşit reaksiyon çalışmasında, tohum ve
fidelerin çimlenme performansı ve fide gelişimine etkisi araştırılmış, hastalıklı haşhaş
bitkilerinin farklı kısımlarından elde edilen izolatların, kullanılan çeşitlerde farklı etkiler
gösterdiği belirlenmiştir. İn vitro koşullarda yapılan çalışmalarda en tolerant çeşitler Ofis NM,
Ofis 1, TMO-1 ve TMO-3 çeşitleri olmuştur. İn vivo koşullarda ise en tolerant çeşitler TMO 2,
TMO 1, Ofis NM, Ofis 1, Ofis 96, Ofis 95 ve Ofis NP çeşitleri olarak belirlenmiştir