Uşak University Institutional Repository
Not a member yet
4105 research outputs found
Sort by
OKUL İÇİ POLİTİK TAKTİKLER İLE ÖĞRETMENLERİN OKUL AKADEMİK İYİMSERLİK DÜZEYLERİ ARASINDAKİ İLİŞKİ
Bu araştırmanın amacı, okul içi politik taktikler ile öğretmenlerin okul akademik iyimserlikleri arasındaki ilişkiyi belirlemektir. İlişkisel tarama modelindeki araştırmanın evrenini 2019–2020 eğitim-öğretim yılında Manisa ilinin Turgutlu ilçesinde kamu okullarında görev yapan 1873 öğretmen, araştırmanın örneklemini ise kolay ulaşılabilir örnekleme yoluyla ulaşılan 433 ilkokul, ortaokul ve lise öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmada veriler “Politik Taktikler Ölçeği” ve “Okul Akademik İyimserlik Ölçeği” ile toplanmıştır. Verilerin analizinde t-Testi, Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA), Pearson Momentler Çarpımı Katsayısı ve Çoklu Regresyon Analizi kullanılmıştır.
Araştırma sonuçlarına göre öğretmenler okul içi politik taktiklerden kendini sevdirmeye çalışma, çevre oluşturma, izlenim yönetimi, koalisyon oluşturma taktiklerinin orta düzeyde; bilgi yönetimi, suçlu arama ve mecburiyeti arttırma taktiklerinin ise düşük düzeyde gerçekleştiğini düşünmektedir. Araştırmada okul içi politik taktiklere yönelik öğretmen algılarının, çalışılan okul düzeyi değişkenine göre anlamlı farklılıklar gösterdiği; ancak cinsiyet, kıdem, mezuniyet durumu, okulda bulunan öğretmen sayısı ve aynı okulda görev süresi değişkenlerine göre anlamlı olarak farklılaşmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Araştırmanın diğer değişkenine ilişkin sonuçlardan da öğretmenlerin akademik iyimserliğin öz yeterlik boyutuna yönelik algı düzeylerinin yüksek; güven ve akademik vurgu boyutlarına yönelik algılarının ise orta düzeyde olduğu anlaşılmaktadır.Öğretmenlerin akademik iyimserlik düzeylerinin cinsiyet, mezuniyet durumu, görev yapılan okuldaki öğretmen sayısı ve çalışılan okul düzeyi değişkenlerine göre anlamlı farklılıklar göstermediği; kıdem ve aynı okulda çalışma süresi değişkenlerine göre anlamlı farklılıklar gösterdiği tespit edilmiştir.
Araştırmada okul içi politik taktikler ile öğretmenlerin akademik iyimserlikleri arasındaki ilişkiler incelendiğinde; öğretmenlerin politik taktiklerden kendini sevdirmeye çalışma, çevre oluşturma, bilgi yönetimi, izlenim yönetimi, koalisyon oluşturmaya yönelik algıları ile akademik iyimserliğin öz yeterlik boyutuna yönelik algıları arasında negatif yönlü, düşük düzeyde ilişki varken; suçlu arama ve mecburiyeti arttırma ile öz yeterlikleri arasında negatif yönlü, orta düzeyde bir ilişki tespit edilmiştir. Öğretmenlerin okul içi politik taktiklerden kendini sevdirmeye çalışma, çevre oluşturma, bilgi yönetimi ve izlenim yönetimine yönelik algıları ile akademik iyimserliğin güven boyutuna yönelik algıları arasında pozitif yönlü, düşük düzeyde ilişkiler tespit edilmiştir.
Son olarak araştırmaya göre öğretmenlerin politik taktiklerden kendini sevdirmeye çalışma, çevre oluşturma, bilgi yönetimi, izlenim yönetimi, koalisyon oluşturma, suçlu arama ve mecburiyeti arttırmaya yönelik algıları akademik iyimserlik düzeylerini anlamlı bir şekilde yordamamaktadır
AN ANALYTIC RUBRIC DEVELOPMENT STUDY FOR ASSESSING THE FORMATIVE NATURE OF ONLINE SELF AND PEER FEEDBACK
Bu çalışmada, çevrimiçi ortamda sunulan öz ve akran geribildirimlerin ne düzeyde biçimlendirici olduğunu belirlemek için “Biçimlendirici Geribildirim Değerlendirme Rubriği’’ geliştirmek amaçlanmıştır. “Biçimlendirici geribildirim” kavramıyla ilgili alanyazındaki araştırmalardan ve uzman görüşlerinden yararlanılarak geliştirilen analitik rubrik, üç ana boyut (bilişsel, duyuşsal, yapı-şekil) ve dokuz alt boyuttan (odak, içerik, amaç, değer, öz saygı, tavır, organizasyon, anlaşılırlık, biçim) oluşturulmuştur. Güvenilirlik çalışması kapsamında, değerlendirmeciler arası uyum rs =0,80-0.84 ve dört ay arayla yapılan değerlendirmeler arası tekrar uyumu rs =0,87 olarak bulunmuştur. Geliştirilen rubriğin, çevrimiçi ortamlarda sağlanan yazılı geribildirimlerin biçimlendirici olma düzeylerini belirlemede, etkin şekilde kullanılabileceği sonucuna varılmıştır. Ayrıca rubrik, farklı çevrimiçi sistem ve ortamlara uygun olarak düzenlenerek, içinde bulunduğumuz COVID-19 pandemi sürecinde, çevrimiçi ortamlarda sunulan geribildirimin niteliğini belirlemede ve geliştirmede bir araç olarak kullanılabilir
Ali Osman Koçkuzu’nun “Hadiste Nâsih-Mensûh Meselesi’’ Adlı Eserinde Nesh Anlayışı
Allah Teâlâ mü’minlere, gönderdiği son elçiye itaat etmeleri gerektiğini haber vermiş ve bunun kendisine itaatle eş değer olduğunu bildirmiştir. O halde yapılması gereken, yeni bir kanun koyma ve gerektiğinde bu kanunda değişiklik yapma yetkisine de sahip olan Allah Resulü’nün hayatını takip edip onu örnek almak, uygulamada bir değişiklik olmuşsa da önceki ve sonraki uygulamanın ne olduğunu öğrenip en son tatbikata uymaktır. Hz. Peygamber’in sağlığında, bu değişikliğin hangi gerekçelerle ortaya çıktığını bizzat ona sorup öğrenme imkânı varken ve Hz. Peygamber’in sünnetini iyi bilen ashâb hayattayken, hadisler arasındaki ihtilaflar ve uygulamadaki farklılıklar bir problem olarak değerlendirilmemiştir. Ancak sahâbenin hayatın tabiî akışı içerisinde görüp benimsedikleri bu değişiklikler, sonraki dönemlerde mü’minlerin kafalarını karıştırmış ve yeni izahların ve açıklamaların yapılması gerekmiştir. Nesh metodu, aralarında ihtilaf varmış gibi görünen âyet ve hadislerin nasıl değerlendirilmesi gerektiği konusunda çözüm yolları sunan metotlardan bir tanesidir. Hadis, Tefsir ve İslâm Hukuku nesh konusunun incelendiği ilim dallarıdır. İmam Şâfiî’den itibaren pek çok âlim konuyla ilgilenmiş hatta bu konuda müstakil eserler yazılmıştır. Biz bu makalemizde Cumhuriyet sonrası “Hadiste nesh” konusunu kitap seviyesinde ele alan ilk çalışmayı, Prof. Dr. Ali Osman Koçkuzu’nun ‘’Hadiste Nâsih-Mensûh Meselesi’’ adlı kitabını temel alarak nesh meselesini incelemeye, hocanın konu hakkındaki görüşlerini ortaya koymaya çalışacağız
Kâdî Abdulcebbar ve Ebu’l-Muîn En-Nesefî’nin Ru’yetullah Konusundaki Nakli Delilleri Yorumlama Yöntemleri
Bu çalışmamız, ru’yetullah (Allah’ın görülmesi) konusunu anlamaktan çok, İslâm kelâmında önemli iki şahsiyet olan Kâdî Abdulcebbâr ve Ebu’l-Muîn en-Nesefî’nin yorum yöntemlerini anlamaya yönelik olacaktır. Biri Mu’tezilî diğeri Mâtüridî olan ve mevzubahis konuda, farklı düşünen iki önemli müellifin konuyu nasıl bir nezaketle işledikleri gözden kaçmamaktadır. Ayrıca bu iki önemli müellifin İslâm kelâmında önemli bir tartışma konusu olan ru’yetullah meselesini hangi yöntemle tartıştıkları metot açısından büyük önem taşımaktadır. Bu çalışmamızda konunun işleniş biçimini iki müellifin bakış açısını karşılaştırarak açıklamaya çalışacağız. Bu karşılaştırmayı yaparken bir taraftanda naklî delilleri yorumlama yönteminin fikri alt yapıya getirdiği inceliği anlamaya çalışacağız. Her biri bu konuda zıt fikirlere sahip olmalarına rağmen konuyu ele alış biçimleri, ötekileştirmeden ve tekfirden uzak oluşları bizce önem taşımaktadır. İslami araştırmalarda bir yöntem çerçevesinde fikir beyan etmenin önemi, bu iki müellif karşılaştırıldığında kanaatimizce bir kez daha ortaya çıkmaktadır. Çalışmanın temel amacı iki müellifin kelâm açısından sahip oldukları konum ve naklî delilleri tartışma yöntemleri, ayrıca İslâm kelâmında yorumun dini tartışmalara getirdiği açılımın önemine vurgu yapmak olacaktır
Can Tenofovir diphosphate be a candidate drug for Sars-Cov2? First clinical perspecti
COVID‐19 pandemic continues to spread across the world in late August 2020. To date, total cases of COVID‐19 exceed 24.5 million including 833.556 deaths according to the WHO data. Governments still taking numerous measures to prevent the spread of the Severe Acute Respiratory Syndrome Coronavirus 2 (SARS‐CoV‐2). The estimate for the basic reproduction number during the early stages of the COVID‐19 outbreak is recently reported as 4.22 ± 1.69 in Europe that shows COVID‐19 has a high transmission rate
LANGMUIR-BLODGETT İNCE FİLM ÜRETME TEKNİĞİ İLE HAZIRLANAN POLİMER TABANLI NANO İNCE FİLMLERİN KARAKTERİZASYONU VE ZARARLI ORGANİK BUHARLARA KARŞI DUYARLILIĞI
Bu çalışmada, α-(naftalin-1-yloksi)-2-oksooetil metakrilat polimeri (Poli-NMA) sensör
maddesi olarak kullanılarak polimer bazlı kimyasal sensör geliştirilmiştir. Bu amaç için polimer
türevi, Langmuir-Blodgett (LB) ince film kimyasal gaz sensör elementi olarak tasarlanmıştır.
Poli-NMA maddesi Fourier Dönüşümlü Kızılötesi (FTIR), 1H-NMR (Nükleer manyetik
rezonans) ve 13C-NMR analizleri ile karakterize edilmiştir. Bütün Poli-NMA LB ince filmleri
Atomik Kuvvet Mikroskobu (AKM), UV-Görünür Bölge Spektroskopisi ve Kuartz Kristal
Mikrobalans (KKM) teknikleri ile karakterize edilmiştir. Polimerik kimyasal sensörü KKM
tekniği kullanılarak dört farklı zararlı organik buhara (diklorometan, kloroform, benzen ve
toluene) maruz bırakılmıştır. Bu çalışmada, ayrıca, Poli-NMA kimyasal sensörünün zararlı
buharlara karşı hassasiyet ve LOD değerleri belirlenmiştir. Oda sıcaklığında elde edilen
sonuçlar, polimerik kimyasal sensörün zararlı buharlara karşı tepkisinin geniş, hızlı ve
tekrarlanabilir olduğunu ve kinetik tepki değerlerinin sıralamasını diklorometan, kloroform,
benzen ve toluen olarak göstermiştir
A bridge to transplantation: The life experiences of patients with a leftventricular assist device
Background:The Left Ventricular Assist Device (LVAD) is a rapidly spreading treatment given to patients withadvanced heart failure due to organ donor shortage. Thus, there is a need to study the life experience ofpatients who underwent LVAD implantation as a bridge to transplantation.Objective:To examine the life experiences of patients who underwent LVAD implantation as a bridge totransplantation.Methods:This qualitative, phenomenological research was carried out with 13 patients who underwent LVADimplantation as a bridge to transplantation. Data were collected through semi-structured in-depth inter-views. Interviews were recorded through an audio recorder, transcribed verbatim, and evaluated using theinductive content analysis method.Results:Two main themes (fear and coping), each with four sub-themes, were obtained after data were ana-lyzed. Participants’fears and coping strategies for these were identified.Conclusion:In this study, fears and coping strategies came to the forefront in the life experiences of patientswho underwent LVAD implantation as a bridge to transplantation
19. YÜZYILIN İLK YARISINDA GELİBOLU KAZASI’NIN SOSYO-EKONOMİK DURUMU
Bu çalışmanın amacı 19. yüzyılın ilk yarısında Gelibolu kazasının sosyo-ekonomik durumu, nüfus yapısı ve hareketliliklerini ortaya koymaktır. Bu sebeple Gelibolu kazasının 19. yüzyılın ilk yarısında sosyo-ekonomik durumu ve nüfus yapısını ortaya çıkarmak için farklı arşiv malzemelerinden yararlanılmıştır. 155 (1842/1843), 285 (1843/1844), 321 (1844/1845), 923 (1847/1848) numaralı cizye defterleri, 4057 (1830/1831), 4060 (1841/1842), 4064 (1844/1845), 4066 (1844/1845), 4068 (1844/1845), 4071 (1844/1845) numaralı nüfus defterleri ve 16.124 (1840/1841), 16.125 (1840/1841) numaralı temettuat defterlerinden hareketle Gelibolu kazasına ait nüfus yapısı ve sosyo-ekonomik özelliklerini içeren çeşitli tespitler yapmak mümkün olmuştur. Başta kazanın sosyo-ekonomik dinamikleri ve nüfus özellikleri olmak üzere kişilerin yaş ortalamaları, tipolojileri, sağlık durumları, askerlik ile ekonomik faaliyetlerini kapsayan gelir ve giderlere ait mühim bilgiler ortaya çıkarılmıştır. Bu sebeple çalışmamızın yerel tarih araştırmalarına örnek olması ve özellikle Gelibolu tarihinin bir kesitini/19. yüzyılın ilk yarısını detaylı şekilde ortaya koyması bakımından alana katkı sağlanması beklenmektedir
Comparison of older and novel arrangements of Ankara Celal Bayar Boulevard in terms of roadway noise
Gürültü, insan sağlığını fizyolojik ve psikolojik olarak etkilediği gibi, iş ve eğitim yaşamında da performansı olumsuz etkilemektedir. Gürültünün insan sağlığı üzerindeki etkisinin 55–60 dB düzeyinde oluşmaya başladığı ve 65 dB düzeyinden sonra sağlık sorunları ve davranış bozuklukları meydana getirdiği bilinmektedir. Gürültü problemi tüm Dünya’da mevzuat kapsamına alınarak, önemli denetimler getirilmiştir. Bu kapsamda çalışmada; Ankara’nın en işlek caddelerinden biri olan Celal Bayar Bulvarı’nın alan ölçümleri aracılığı ile eski ve yeni düzenlemesi arasındaki fark ortaya konularak, trafik gürültüsünün analizi yapılmıştır. Seçilen örnek çalışma alanında; 2016 yılına kadar alt geçit olmadan kullanım mevcut olup, 2017 yılında trafik, alt geçit aracılığı ile düzenlenmiştir. Araştırmada; her iki zaman periyodunun belirli aralıklarında, mevzuatlara uygun olarak çevresel gürültü ölçümleri (Lgündüz, Lakşam, Lgece) yapılarak, araç sayımları gerçekleştirilmiş ve elde edilen veriler ile hesaplamaları (Lgag) yapılmıştır. Bu bağlamda, karayolunun alt geçit uygulama öncesi (Mayıs 2016) ve sonrası (Mayıs 2017) mevcut durumu, çevresel gürültü ölçümleri bağlamında değerlendirilerek, analiz edilmiştir. Celal Bayar Bulvarı üzerindeki mevcut durum değerlendirmesi ile iki noktada (9. ve 10. noktalar) yapılan ölçüm analizleri ışığında; karayolu çevresel gürültü düzeyinin, alt geçit çalışması öncesinde elde edilen sonuçlara göre; azaldığı görülmekle birlikte, her iki zaman diliminde de (2016 ve 2017) gürültü düzeyinin sınır değerlerin üzerinde olduğu tespit edilmiş ve bu bağlamda öneriler geliştirilmişti
FARKLI NANE (MENTHA X PİPERİTA L. VE MENTHA PULEGİUM L.) TÜRLERİNİN DOĞAL VE DOKU KÜLTÜRÜ YARDIMIYLA GELİŞTİRİLİP SEKONDER METABOLİT VE UÇUCU BİLEŞENLERİNİN TESPİTİ
Bu çalışmada, nanenin iki türünün (Mentha x piperita L.,Mentha pulegium L.) mikroçoğaltım yöntemiyle ve doğal ortamda geliştirilip uçucu bileşenlerinin ve sekonder metabolitlerinin tespit edilerek karşılaştırılması amaçlanmıştır. Bu bağlamda, her iki bitki mikroçoğaltım yöntemi ve doğal ortamda yetiştirilerek uçucu bileşenleri araştırılmıştır. Aynı zamanda mikroçoğaltım yöntemiyle geliştirilen bitkiler morfolojik ve fizyolojik olarak incelenmiştir. Ek olarak her iki türde de farklı hormon konsantrasyonları kullanılarak kallus gelişimleri değerlendirilmiştir. Bitkilerin yaprak numunelerindeki uçucu bileşenleri Tepe Boşluğu-Katı Faz Mikro Ekstraksiyonu (HS-SPME) tekniği ile ekstraksiyon işlemi yapıldıktan sonra GC-MS kullanılarak analiz yapılmıştır. Mikroçoğaltım için her iki türde de 100 μl/L NAA (Naphthylacetic Asit) ve 600μL/L IBA ( Indol Butyric Asit) hormon seviyelerinde kök ve gövde oluşumu tespit edilmiştir.Mentha pulegium türünün kallus gelişimi için 100 μL/L NAA ve 250μL/L BAP (Benzylaminopurine) hormon seviyelerinin uygun olduğu görülmüştür.Biyokimyasal analizlerden, mikroçoğaltım ile geliştirilen Mentha x piperita türürün GC-MS analizleri sonucunda, limonen (%7.22), karvon (%76.16), caryophyllene (%0.99) ve beta-myrcene (%4.08) oranlarında olduğu anlaşılmaktadır, Aynı türün doğal ortamda geliştirilmesinde ise limonen (%2.61), menthol (%22.28), p-menthon (% 17.34), caryophyllene (% 6.23), karvon (%15.28) ve beta-myrcene (%1.20) oranlarında olduğu tespit edilmiştir. Mentha pulegium L. türünün mikroçoğaltım yöntemi ile geliştirilen yaprak numunelerinde pulegon (% 68.16), karvon (% 7.24), piperitenone (% 3.47), 3-octanone (%1.99) ve menthalactone (2.00) oranlarında gözlemlenmiştir. Aynı türün doğal ortamda geliştirilen yaprak numunelerinde pulegon (% 90.75), piperitenone (%1.00), menthalactone (% 0.02) ve 3-octanone (% 0.03) oranlarında bulunmuştur. Mikroçoğaltım yöntemi ile geliştirilen Mentha x piperita da, doğal ortamda yetiştirilen bitkiye nazaran miktarları karvon 5 kat, limonen 3 kat ve beta myrcene 4 kat daha fazla tespit edilmiştir. Mentha pulegium’un doğal ortama nazaran mikroçoğaltım yöntemiyle geliştirilmesinde miktarları karvon 7 kat, piperiton 3 kat, 3-octanone 2 kat ve menthalactone 2 kat olarak tespit edilmiştir. Bu sonuçlar bitkilerin mikroçoğaltım ile geliştirilmesinde alternatif tıpta kullanılan bazı sekonder metabolitlerin daha fazla olduğunu göstermiştir. Bu bileşenlerin mikroçoğaltım yöntemiyle fazla miktarlarda elde edilmesi ekonomik alanda yarar sağlayacaktır