Uşak University Institutional Repository
Not a member yet
    4105 research outputs found

    ÇELİKLERİN TALAŞLI İMALAT PROSESİNDE İŞLENEBİLİRLİK PERFORMANSI İLE İŞLETME MALİYETE OPTİMİZASYONU

    No full text
    Talaşlı üretim, malzeme üzerinden çeşitli kesici uçlar yardımıyla talaş koparmak veya istenmeyen malzemeyi ayırmak olarak adlandırılabilir. Talaşlı üretim proseslerinde imalat aşamaları uzun ve zahmetli süreçlerden meydana gelir. imalatın görevini tam olarak yerine getirebilmesi için tasarımın eksiksiz yapılması ve imalatın tasarıma uygun bir şekilde olması gerekmektedir. Bütün bu işlemleri yaparken pek çok maliyet unsuru ortaya çıkar. Maliyet unsurlarını en aza indirmek, imalatı istenen kalitede ve daha kısa sürede üretmek temel hedeftir. Maliyet unsurlarından bir tanesi de malzemenin işlenebilirliğidir. İşlenebilirlik ne kadar iyi ise imalat o kadar kısa sürede gerçekleşir ve maliyetler de o oranda azalır ancak işlenebilirlik ne kadar zor ise imalat süreleri ve maliyetler de o denli artmaktadır. Bu tezde, talaşlı imalat prosesi ile ilgili genel bilgiler verilmiş, optimizasyon açıklanmış, işlenebilirlik kavramı açıklanmış ve işlenebilirlik ile ilgili çeşitli örnekler yer verilmiştir. Seçilen bir makine parçasının talaşlı imalatı farklı çelik malzemeler kullanılarak yapılmış ve işlenebilirlik kriterleri uygulanarak maliyet analizi yapılmıştır. Çalışmada kullanılan çelik malzemeler; AISI 1040, St52-3 ve AISI 4140+QT çelikleridir. Yapılan çalışmalar sonucunda, çeliklerin işlenebilirlik performansının işletme maliyeti üzerinde olumlu etkisi olduğu görülmüştür

    Yield Curve Macroeconomy Linkage: Turkish Case

    No full text
    Bu çalışmanın amacı Türkiye’de faiz oranlarının vade yapısına etki eden makroekonomik değişkenlerin belirlenmesidir. Faiz oranlarının vade yapısı getiri eğrisi aracılığıyla analiz edilmektedir. Getiri eğrisinin tahmin edilmesinin ardından, Türkiye’de faiz oranlarının vade yapısının hangi makroekonomik değişkenler tarafından belirlendiği analiz edilmektedir. Söz konusu analiz, doğrusal olmayan bir yöntem olan; Eşik VAR (Threshold VAR-TVAR) tekniği ile gerçekleştirilmektedir. Çalışmanın bulgularına göre getiri eğrisinin seviye parametresi enflasyon değişkeni tarafından, eğim parametresi ise çıktı açığı tarafından belirlenmektedir. Eğrilik 1 ve eğrilik 2 parametrelerinin ortak belirleyicileri CDS değişkenidir. Ayrıca eğrilik 1 değişkeni çıktı açığından, eğrilik 2 değişkeni ise enflasyon değişkeninden etkilenmektedir. Bununla birlikte üst rejimde getiri eğrisi-makroekonomi ilişkisi zayıflamaktadır. Rejimler arasındaki farklılaşma Türkiye’de faiz oranlarının vade yapısının makroekonomik değişkenlerden asimetrik olarak etkilendiğini göstermektedir

    Analysis Of Dentıstry Faculty In Terms Of Occupational Safety And Health: Risk Assessment Example

    No full text
    Risk management, which has an important place in the criteria of the Ministry of Health Quality Standards in Health, is a guide in terms of preventing or minimizing the other risks identified regarding the safety of patients, relatives, visitors, employees, facilities and environment and services provided in the hospital. In this study, we tried to determine the existing or potential risks by performing a risk analysis in a dentistry faculty. In the evaluation, a total of 47 risks and the hazards that cause these risks, 20 of which are at significant level, 26 of which are at medium level and 1 of which is at an intolerable level, and the precautions to be taken for each risk are specified. Considering the identified risks and recommended measures, the improvements to be made play an important role in increasing the service quality by providing significant positive results in patient and employee safety

    ÖĞRETMENLERİN FİNANSAL TUTUMLARININ DAVRANIŞSAL FİNANSAL ÇERÇEVESİNDE İNCELENMESİ

    No full text
    Günlük yaşamda yapılan yatırımların büyük bir çoğunluğu profesyonel olmayan bireysel yatırımcılar tarafından gerçekleştirilir. Ev, arsa, araç almak gibi davranışların yanında vadeli mevduat, altın, döviz, hisse senedi, kripto para alımı gibi farklı enstrümanların da kullanıldığı yatırım portföyünde, bireysel yatırımcılar genellikle kişisel bilgi ve deneyimlerine güvenerek yatırım kararı verirler. Burada bireysel yatırımcıların göz ardı ettiği durum, yatırım kararının bilgi ve deneyim çerçevesinde yapılması gerekliliğidir. Bu gerekliliğin yerine getirilmediği durumlarda ise pişmanlık ve kayıplar kaçınılmaz hale gelir. Son yıllarda popüler bir konu haline gelen finansal okuryazarlık temelde bireysel yatırımcıların yatırım kararlarında bilinçli ve sistematik hareket etmesini amaçlamaktadır. Karar verme ya da bir konu hakkında fikir danışma gibi nedenlerle öğretmenler, toplumumuzda rol model olma özelliği göstermektedir. Bu çerçeveden bakıldığında öğretmenler de diğer kişiler gibi finansal kararlar almakta ve aldığı bu kararları gerek okulda öğrencilere gerekse toplum içerisindeki kişilere anlatmaktadır. Bu noktada mevcut bilgilerini diğer kişilere aktardığı için öğretmenlerde geliştirilebilecek bir tutum, toplumun diğer kesimlerini de etkilemektedir. Bu nedenle bu çalışmada öğretmenlerin mevcut finansal tutumları davranışsal finans çerçevesinde incelenmiş, analiz sonuçlarına göre önerilerde bulunulmuştur. Araştırmanın evrenini, Türkiye genelindeki Millî Eğitim Bakanlığına bağlı resmi ve özel kurumlarda görev yapan eğitimciler oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemi kapsamında 517 öğretmene ait veriden yararlanılmıştır. Veriler betimsel istatistikler çapraz testler, Ki-Kare testi, t-testi, ANOVA ve Pearson Momentler Çarpımı korelasyon analizi ile analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda öğretmenlerin finansal kararlarında bazı davranışsal eğilimlerin etkili olduğu görülmektedir. Bunun yanında tercih edilen finansal yatırım araçları da cinsiyete, finansal eğitim alma durumuna, meslekte çalışma süresine göre farklılıklar göstermektedir. Öğretmenlerin finansal eğitim almasının davranışsal finans eğilimlerini azaltıp rasyonel kararlar almasını sağlayacağı ve gerek kendisinin gerek çevresindeki diğer kişilerin finansal karalarını olumlu etkileyeceği sonucuna ulaşılmıştır

    YABANCI DİL OLARAK TÜRKÇE ÖĞRETİMİNDE AKADEMİK DİNLEME BECERİSİNİN GELİŞTİRİLMESİ

    No full text
    Bu çalışmanın amacı iktisadi ve idari bilimler alanında öğrenim görmekte olan uluslararası öğrencilerin akademik dinleme becerilerini geliştirmektir. Bu amaç doğrultusunda akademik dinleme kazanımları belirlenmiş, dinleme etkinlikleri oluşturulmuş ve bu etkinliklerin uygulaması gerçekleştirilerek öğrencilerin gelişimleri takip edilmiş, değerlendirilmiş ve sonuçlar ortaya konulmuştur. Bu araştırmada, nicel ve nitel araştırma yöntemlerinin bir arada kullanıldığı karma araştırma modeli kullanılmış ve belirlenen amaçlara ulaşılması adına yakınsayan paralel desen kullanılarak desenlenmiştir. Literatür taraması, ihtiyaç analizi ve uzman görüşleri doğrultusunda belirlenen kazanımlar doğrultusunda 8 haftalık akademik dinleme etkinlikleri oluşturulmuştur. Bu etkinlikler Pamukkale Üniversitesi’nde iktisadi ve idari bilimler alanında öğrenim gören birinci sınıf öğrencilerine uygulanmıştır. Öğrencilerin akademik dinleme bakımından gelişimleri uygulama öncesinde yapılan ölçümler ile uygulama sürecinde elde edilen ölçümler karşılaştırılarak incelenmiştir. Elde edilen bulgulara göre öğrenciler dinleme becerilerinin çok iyi düzeyde olduğunu ve dinleme becerisinin akademik başarı için en önemli beceri olduğunu düşünmektedir. Uluslararası öğrenciler en çok alanlarıyla ilgili bir dersi ve konuşmayı dinlerken konuyu özetleyerek not tutmakta zorlanmaktadır. İktisadi ve idari bilimler özelinde öğrenciler; bilinmeyen / yeni kelime ve kavramların olması, konuşanın / öğretim görevlisinin konuşma hızı ve aksan problemi, öğretim görevlisinin tek düze (düz anlatım) ders anlatımı (öğretim yöntem ve materyali sorunu), akademik terimlere yönelik sözlük yetersizliği nedenleriyle derslerde sorun yaşamaktadır. Uygulama sürecinde öğrencilerin dinleme öncesinde öğrencilerin dinleme hedeflerini belirleyebildikleri, dinleme sürecinde karşılaşabilecekleri hedef kelimeleri ve güçlükleri tahmin edebildikleri ve belirlenen hedeflere yönelik dinleme stratejilerini oluşturabildikleri; dinleme sonrasında sahip olunan ön bilgilerini kullanabildikleri ve çoğunun dinleme hedeflerine ulaşabildikleri saptanmıştır. Uygulama süresince öğrencilerin dinleme öncesi etkinliklerde daha başarılı oldukları, dinleme süreci etkinliklerde diğerlerine oranla daha az başarılı oldukları ve belirlenen kazanımları daha düşük oranda gerçekleştirdikleri görülmüştür. Gerçekleştirilen uygulama ile öğrencilerin dinleme düzeylerinin ortalama %52,4 oranında geliştiği; öğrencilerin alanlarıyla ilgili kelime bilgilerinin %128,7 oranında arttığı ve genel olarak alan temelli akademik dinleme uygulamaları ile %33,1 oranında gelişim gösterdikleri ortaya konulmuştur. Ulaşılan bu bulgular sonucunda alan temelli akademik dinleme planlamalarının ve etkinliklerinin uluslararası öğrencilerin akademik yaşamlarına sağlayacağı katkılar konusunda araştırmacılar ve eğitimciler için birtakım önerilerde bulunulmuştur

    HARMANLANMIŞ ÖĞRENME YÖNTEMİNİN 6. SINIF ÖĞRENCİLERİNİN BİLİMİN DOĞASI, BİLİMDE AİLE BENZERLİĞİ YAKLAŞIMI VE BİLİMSEL ARAŞTIRMA TEMALARINI ANLAMALARI ÜZERİNE ETKİSİ

    No full text
    Bu çalışmanın amacı; 2’li (yüz yüze+okul dışı) harmanlanmış öğrenme ortamına kıyasla 3’lü (yüz yüze+çevrim içi+okul dışı) harmanlanmış öğrenme ortamına dayalı işlenen Fen Bilimleri dersinin 6. sınıf öğrencilerinin Bilimin Doğası, Bilimde Aile Benzerliği Yaklaşımı ve Bilimsel Araştırma temalarını anlamaları üzerine etkisini belirlemektir. Dersler, 12 hafta boyunca kontrol grubunda; yüz yüze ve okul dışı öğrenme ortamlarında gerçekleştirilirken deney grubunda; bu iki öğrenme ortamına ilaveten çevrim içi öğrenme ortamındaki etkinlik ve uygulamalarla gerçekleştirilmiştir. Deney grubunda üç öğrenme ortamının anlamlı bir şekilde birbiriyle bütünleştirilmesi Araştırma Topluluğu Anlayışı’na dayalı tasarlanmış ve yürütülmüştür. Her öğrenme ortamında temaların öğretimi, doğrudan-yansıtıcı yaklaşıma dayalı olarak gerçekleştirilmiştir. Deney grubu öğrencilerinin katıldığı çevrimiçi öğrenme ortamları “Moodle Öğrenme Yönetim Sistemi”, “Mahara E-Portfolyo” ve “E-Dergi Sistemi” olmak üzere üç farklı çevrim içi sistem kapsamında 10 alt bileşenden oluşmaktadır. Bu çalışma, doğası gereği tanımlayıcı ve yorumlayıcı bir şekilde yürütülmüştür ve çalışmada öğrencilerin belirli bir süre boyunca hedeflenen Bilimin Doğası, Bilimde Aile Benzerliği Yaklaşımı ve Bilimsel Araştırma temalarına yükledikleri anlamlara odaklanılmıştır. Bu bağlamda öğrencilerin görüşlerini belirlemek için “Bilimin Doğasına İlişkin Görüş Anketi”, “Bilimde Aile Benzerliği Yaklaşımına İlişkin Görüş Anketi”, “Bilimsel Araştırmaya İlişkin Görüş Anketi” uygulanmış ve her anket sonrasında anketlerle uyumlu olacak şekilde bireyselyarı yapılandırılmış mülakatlar gerçekleştirilmiştir. Bu anket ve mülakatlar, uygulama öncesinde ve sonrasında olmak üzere iki kez uygulanmıştır. Anket ve mülakatlardan elde edilen tüm veriler üçgenleme veri analizi tekniğiyle tümevarımsal olarak analiz edilmiş ve öğrencilerin Bilimin Doğası, Bilimde Aile Benzerliği Yaklaşımı ve Bilimsel Araştırmanın her bir temasına ilişkin görüş düzeyleri hakkında ortak bir karara varılmıştır. Öğrenci cevapları “Geçersiz”, “Kısmen geçerli”, “Geçerli”, “İyi düzeyde geçerli” ve “Çok iyi düzeyde geçerli” görüş olmak üzere 5 farklı düzeyde kodlanmıştır. Araştırma sonuçları, her iki gruptaki öğrencilerin Bilimin Doğası, Bilimde Aile Benzerliği Yaklaşımı ve Bilimsel Araştırma temalarına ilişkin anlayışlarının başlangıçta birbirine benzer olduğunu gösterirken, son test sonuçlarından elde edilen bulgular yapılan uygulamanın (3’lü harmanlanmış öğrenme ortamıyüz yüze+çevrim içi+okul dışı) deney grubu lehine olduğunu göstermiştir. Çalışmanın sonuçları, ortaokul öğrencilerine Bilimin Doğası, Bilimde Aile Benzerliği Yaklaşımı ve Bilimsel Araştırmaya ilişkin temaların öğretiminde harmanlanmış öğrenmenin Araştırma Topluluğu Anlayışına göre nasıl oluşturulması gerektiği bakımından önemli çıktılar sunmaktadır

    MANDA VE İNEK SÜTLERİNDEN ÜRETİLEN PROBİYOTİK TAZE PEYNİRİN KARAKTERİSTİK ÖZELLİKLERİNİN İNCELENMESİ

    No full text
    Bu çalışmada, manda ve inek sütleri karıştırılarak (BM: %100 manda sütü, BM1: %75 manda sütü: %25 inek sütü, BM2: %50 manda sütü: %50 inek sütü, BM3: %25 manda sütü: %75 inek sütü, CM: %100 inek sütü) beş farklı Quark tipi peynir formülasyonu geliştirilmiştir. Peynir örneklerine Lactobacillus acidophilus ve Lactobacillus rhamnosus probiyotik bakterileri ilave edilerek probiyotik özellik kazandırılmıştır. Üretilen peynirler +4°C’de 21 gün muhafaza edilmiştir. Peynirlere 1. 14. ve 21. günlerde fiziksel, kimyasal, mikrobiyolojik ve duyusal analizler uygulanmıştır. Analiz sonuçlarına göre, peynirlerde L* ve Chroma değerleri depolama süresince artış göstermiştir. Manda sütünün kurumadde oranı inek sütünün kurumadde oranından daha yüksek bulunmuştur. BM3 peynir örneğinin yağ miktarı en düşük bulunurken BM peynirinin yağ miktarı en yüksek bulunmuştur. Depolama boyunca, tüm peynir örneklerinin peynirin sertlik değeri artış göstermiştir. Üretilen probiyotik taze peynirin tüketici açısından sevilebileceği aynı zamanda fonksiyonel bir gıda olması nedeniyle tercih edilebileceği öngörülmektedi

    Türkiye’de Dini/Manevi Danışmanlık ve Rehberlik Hizmetlerine Genel Bir Bakıs

    No full text
    Gelişen bilim ve teknoloji, sürekli değişen toplum yapısı sebebiyle insanlar, değişim ve dönüşümlere ayak uydurmak, bu süreçte anlam arayışını sürdürürken kendini yeniden tanımlayarak toplum içerisindeki yerini konuşlandırmak, hayatın akışı içerisinde karşılaştığı problemlerle yüzleşmek ve bunları en uygun şekilde çözüme kavuşturmak için her zamankinden daha çok dini ve manevi desteğe ihtiyaç duymaktadırlar. Din ve psikoloji üzerine yapılan çalışmalar ve tartışmaların artması neticesinde dini ve manevi danışmanlık konusu da dünya genelinde hatırı sayılır bir mevkiye yerleşmiştir. Bu alanda bilimsel bilgilere dayanan uygulamaların da yapılması, geliştirilmesi, paylaşılması, danışanlara gerekli ilginin gösterilmesi, rehberlik yöntem ve tekniklerine uygun şekilde danışanın tanınması, dinlenilmesi, problemin teşhis ve tespiti sonrasında rehberlik etmek, çözüm önerilerinde bulunmak gibi yöntem ve tekniklerle dini ve manevi danışmanlık hizmetlerinin verilmesi icap eder. İslam tarihi boyunca farklı tarzlarda uygulamaları görülen dini ve manevi danışmanlığın Türkiye’de modern anlamda, sistematik ve profesyonel bir şekilde yeniden ele alınma ihtiyacı hâsıl olmuştur. Aynı şekilde batıda da uzun yıllar psikolojik danışmanlığın ihmal edilen dini ve manevi danışmanlık boyutu, bilimsel çalışmalarla desteklenerek daha kapsamlı ve nitelikli bir hal almıştır

    Meâni'l-Kur'ân'larda Kıraatlerde Olmayan Okuyuşlar

    No full text
    İlk dönem Meâni’l-Kur’ân yazarları olan Ahfes, Ferrâ ve Zeccâc bazı Kur’ân ayetlerinin geleneksel, meshur kârilerin okumadıkları harekelerle okunabileceğini dillendirmislerdir. Bunu söylerken Arap dilbilgisi kurallarına dayanmıslar, “Ben bunu lügat acısından biliyorum ama böyle bir okuyus duymadım” seklinde duruma acıklık getirmislerdir. Onların bu tavırlarından ve kendilerinden önce âlimlerin, bir ayette gecen aynı kelimeyi değisik sekillerde okunmasına cevaz vermelerinden anlıyoruz ki bu âlimlere göre bu manaların hepsi Kur’ân’dandır. Bu sebeple eserlerine Meâni’l-Kur’ân adını vermislerdir. Onların bu görüsüne dayalı olarak geleneksel kıraatlerde bulunmayan okuma bicimleriyle Kur’ân okunabileceği ve namaz kılınabileceği anlamına gelmez. Onların böyle bir iddiası yoktur. Ancak bazı hadislere ve selef âlimlerinin tavırlarına dayanarak bu hükmü cıkardıkları söylenebilir. Sahih rivayetlere girmeyen kıraatlerin hicri dördüncü asırdan itibaren katı bir tutumla siyasi erki de kullanarak yasaklandığını görmekteyiz. Yedi kıraatin dısında saz kıraatler adeta zararlı olarak görülmüs, konuya hassasiyetle yaklasılmıstır. Kıraat ilminin kurumsallasmadığı dönemde İslam toplumunun kıraatlere bakıs acısını yansıtması acısından ilk dönem Meâni’l-Kur’ânlar bize fikir vermektedir. Eserlerinde Kur’ân’ı dilbilimsel izahlarla tefsir etmeyi hedefleyen ve Kur’ân’ın farklı okuyuslarını tefsir sadedinde zikreden ilk dönem Meâni’l-Kur’ân yazarlarının konuya alısıldığın dısında yaklastıklarını görmekteyiz. Bu makalede söz konusu âlimlerin bu yaklasımlarının gerekceleri ve sonucları ele alınacak ve değerlendirilecektir

    Kilit Denetim Konuları: Bist’te İşlem Gören Turizm Şirketlerinin Covid-19 Öncesi ve Sonrası Denetim Raporlarının İncelenmesi

    No full text
    Bilgi kullanıcılarının denetim raporlarının daha şeffaf olması yönündeki talepleri neticesinde bağımsız denetim raporlarında gerek uluslararası (IAASB – ISA 701) gerek ulusal (KGK - BDS 701) düzenlemeler yapılmıştır. Söz konusu düzenlemeler neticesinde “Kilit Denetim Konuları- KDK” olgusu bağımsız denetim raporlarında yerini almış olup, KDK; denetçinin mesleki görüşüne göre, cari dönemin mali tablolarının denetiminde en önemli konular olarak ifade edilmektedir. 2020 yılında pandemi olarak ilan edilen Covid-19 virüsünden en çok etkilen turizm şirketleridir. Bu kapsamda çalışmanın amacı, pandemi öncesi (2018 yılı) ve pandemi sonrası (2020 yılı) turizm işletmelerinin denetim raporlarında sunulan kilit denetim konularının dağılımını incelemektir. Bu amaç doğrultusunda BİST’te işlem gören ve turizm sektöründe faaliyette bulunan 11 adet şirketin bağımsız denetim raporları incelenmiştir. Veriler içerik analizi yöntemi ile incelenmiş olup, pandemi öncesinde 20 adet, pandemi sonrasında 16 adet kilit denetim konusunun raporlandığı tespit edilmiştir. Pandemi öncesi döneme göre kilit denetim konularının sayısında düşüş olduğu görülmektedir

    0

    full texts

    4,105

    metadata records
    Updated in last 30 days.
    Uşak University Institutional Repository
    Access Repository Dashboard
    Do you manage Open Research Online? Become a CORE Member to access insider analytics, issue reports and manage access to outputs from your repository in the CORE Repository Dashboard! 👇