Uşak University Institutional Repository
Not a member yet
4105 research outputs found
Sort by
EXAMINATION OF THE STUDIES IN THE FIELD OF ORGANIZATIONAL CHANGE BETWEEN 1990-2019 IN TURKEY
Bu araştırmanın amacı, örgütsel değişim konulu 1990 ile 2019 yılları arasında yapılmış makalelerin incelenmesidir. İncelenen makaleler nitel araştırma türlerinden, içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Çalışmanın kapsamı, Dergiparktaki 1990-2019 yılları arasındaki örgütsel değişme ile alakalı makaleler oluşturmaktadır. Örneklemi ise Dergiparktaki Eğitim, Eğitim Araştırmaları kategorisindeki dergilerde yer alan örgütsel değişimle ilgili çalışmalar ile “örgütsel değişim”, “örgütsel değişme” anahtar kelimeleri ile ulaşılan tüm çalışmalar oluşturmaktadır. Araştırmada amaçlı örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Çalışmanın örneklemini oluşturan 96 makale ele alınmıştır. Bu makalelerde en fazla kullanılan veri toplama aracı olarak anketin tercih edildiği; makalelerin daha çok nicel araştırma türüyle gerçekleştiği; makalelerin dörtte üçünde araştırma deseni ile ilgili herhangi bir bilginin verilmediği ve bilgi verilenler içerisinde ise en çok tarama modelinin tercih sebebi olduğu; örneklemde yer alan katılımcıların daha çok öğretmen, özel sektör yöneticileri ve çalışanları olduğu; örneklemi seçim yöntemi bakımından en çok basit seçkisiz örnekleme yönteminin kullanıldığı; örneklem büyüklüğünün en çok 101 ile 200 aralığında olduğu; veri toplama şekline göre en çok hazır veri toplama araçlarının kullanıldığı; çalışmaların çoğunlukla Yönetim ve Ekonomi: Celal Bayar Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dergisi’nde yayınlandığı görülmüştür. Ayrıca en fazla çalışmaların 2019 ve 2018 yıllarında olduğu ve son yıllarda bu konuya eğilimin artığı görülmüştür
Uniqueness of uniform decompositions in exact categories
Two uniqueness theorems on uniform decompositions due to Krause, Diracca and Facchini are extended from abelian categories to weakly idempotent complete exact categories. We give applications to (quasi-)abelian categories, finitely accessible additive categories and exactly definable additive categories
UŞAK ŞARTLARINDA BAZI MACAR FİĞİ (Vicia Pannonica Crantz.) ÇEŞİTLERİNİN VERİM VE TARIMSAL ÖZELLİKLERİNİN BELİRLENMESİ
Bu çalışma, Macar fiğ çeşitlerinin ot ve tohum verimleri ile bazı tarımsal özelliklerinin
belirlenmesi amacıyla 2018 - 2019 yetiştirme döneminde Uşak’ta yürütülmüştür.
Çalışmada, Altınova-2002, Budak, Kansur, Oğuz-2002, Sarıefe ve Tarm Beyazı-98 Macar
fiğ çeşitleri tesadüf blokları deneme desenine göre üç tekerrürlü olarak ekilmişlerdir.
Araştırmada, Macar fiğ çeşitlerinin, bitki boyu, yeşil ot verimi, kuru ot verimi, ham protein
oranı, ham protein verimi, baklada tane sayısı, biyolojik verim, tohum verimi ve bin tane
ağırlıkları arasında istatistiki açıdan önemli farklılıklar belirlenmiştir.
Çalışmadan elde edilen sonuçlara göre, bitki boylarının 48,67-61,00 cm, yeşil ot
verimlerinin 1872,50-2607,50 kg/da, kuru ot verimlerinin 421,16-606,89 kg/da, ham
protein oranlarının %16,20-18,49, ham protein verimlerinin 68,30-111,33 kg/da arasında
değiştiği belirlenmiştir. Çeşitlerin baklada tane sayıları 3,73-6,66 adet, biyolojik verimleri
276,77-402,83 kg/da, tohum verimleri 75,67-103,44 kg/da ve bin tane ağırlıkları 30,39-
34,10 g arasında farklık göstermiştir. Araştırma sonucunda Uşak ve benzer özelliğe sahip
bölgelerde kaliteli ve yüksek ot verimi için Tarm Beyazı-98 ve Sarıefe Macar fiğ
çeşitlerinin, tohum verimi için ise Tarm Beyazı-98, Sarıefe, Kansur ve Altınova-2002
çeşitlerinin tercih edilmesinin daha uygun olduğu kanaatine varılmıştır. Ancak çalışmadan
elde edilen sonuçlar hakkında kesin bir yargıya varabilmek için denemenin en az bir yıl
daha yürütülmesinin gerekli olduğu sonucuna varılmıştır
Chromatographic Method for Quantification of Tenofovir in Pharmaceutical Formulations: Comparison with Spectrophotometric Method
Aims: An efficient therapeutic drug or antiviral agent to treat Covid-19 is still not available. But, previously licensed pharmaceuticals to treat other virus infections are usedon an off-label basis either alone or in combination. Tenofovir emerged as a promising treatment for Covid-19 in September 2020. It is an antiretroviral drug that is active against many viruses. This study explains the development and asessment of liquid chromatographic and UV spectrophotometric methods to quantify tenofovir in raw materials and tablets.
Methods: HPLC analyzes were performed using a C18 column and a mobile phase composed of 20 mM KH2PO4, with a flow rate of 0.8 mLmin(-1) and UV detection at 260 nm. For the spectrophotometric analyzes, ultra-pure water was used as a solvent. UV spectrum of standard and sample solution were recorded between 200 and 400 nm and Tenofovir was detected using a wavelength of 260 nm. Both methods have been validated according to the procedures described in ICH guidelines Q2(R1) for the validation of analytical methods.
Results: The results showed that both spectrophotometric and liquid chromatographic methods were linear, precise, accurate, rugged and robust with relative standard deviation R.S.D.% values less than 1%, and the recovery percentage was within standard limits (98-102%). Then a statistical comparison of these two analytical methods was performed, and the results of both methods showed no significant difference. It was found that both methods were not statistically significant with respect to each other in the 95% confidence interval (p<0.05). As a result, the proposed methods were found to be highly effective and could be used for routine analysis of tenofovir in pharmaceutical formulations
Dışmerkez Çelik Çaprazların Yapılar Üzerindeki Etkilerinin İncelenmesi
Çelik çerçeve sistemlerde, deprem ve rüzgâr gibi yanal yüklerin karşılanması amacıyla çelik çapraz elemanlar kullanılmaktadır. Bu çalışmada, çelik yapılarda yanal yükleri karşılamak amacıyla yönetmeliklerde tanımlanmış olan çapraz türleri içerisinden, dış merkezi çelik çaprazların az katlı yapılar üzerindeki katkıları ele alınmaktadır. Bu maksatla çaprazsız bir şekilde oluşturulan çerçeve sistem olarak tasarımı yapılmış olan 3 ve 5 katlı yapılar, literatürde tanımlanan dışmerkez çaprazlar kullanılarak yeniden tasarlanmıştır. Örnek yapıların plandaki görüntüsü özdeş olup modellenen yapılarda X doğrultusunda 8 açıklık, Y doğrultusunda ise 4 açıklık bulunmaktadır. Modeller; çaprazsız moment aktaran çelik çerçeve, dışmerkez diyagonal çapraz, dışmerkez V çapraz ve dışmerkez Ters V çaprazlar eklenerek mod birleştirme yöntemi ile analizi yapılmıştır. Ele alınan örnek yapılar; toplam yapı ağırlığı, en büyük yanal yer değiştirme değeri ve yapıların periyot değerleri kıyas edilmiştir. Yapıların analiz ve tasarımında; Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği(TBDY 2018), Çelik Yapıların Tasarım, Hesap ve Yapımına Dair Esaslar(ÇYTHYE) , TS-498, TS EN 1991-1-3 ve TS EN 1991-1-4 standartlarından yararlanılmıştır. Yapısal analizleri ise SAP2000 programı ile yapılmıştır. Analiz sonucunda kullanılan dışmerkez çaprazların yapıya yanal yönde yer değiştirmede olumlu etki ettiği gözlemlenmiştir
Farklı gelişme devrelerinde endemik fiğ türü Vicia freyniana Bornm.'un verim ve bazı tarımsal özelliklerinin belirlenmesi üzerine bir araştırma
Bu çalışma, Türkiye‟ye endemik, çok yıllık bir fiğ türü olan Vicia freyniana Bornm.‟un çiçeklenme öncesi, tam çiçeklenme ve bakla doldurma dönemlerindeki verim ve bazı tarımsal özelliklerinin belirlenmesi amacıyla 2019 yılında Uşak‟ta yürütülmüştür. Çalışmada, serada köklendirilerek 1 m x 1 m aralıklardaki ocaklara dikilen tek bitkiler kullanılmış olup, her gelişme dönemi için 10‟ar bitkiden elde edilen veriler tesadüf blokları deneme desenine göre değerlendirilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre, Vicia freyniana‟da doğal bitki boyu 48,40 – 128,20 cm, ana sap uzunluğu 52,10 – 175,70 cm, sap sayısı 20,40 – 43,40 adet/bitki, ana sap kalınlığı 7,73 –10,13 mm, ana sapta yaprak sayısı ise 4,00 – 15,30 adet/sap arasında değişimgöstermiştir. Gelişme dönemlerine göre yeşil ot ve kuru ot verimleri sırasıyla 4359,80 – 5234,00 g/bitki ile 797,32 – 1873,15 g/bitki aralığında tespit edilmiştir. Vicia freyniana‟da ortalama bitkide çiçek salkımı sayısı 143,34 adet/bitki, salkımda bakla sayısı 19,60 adet, baklada tane sayısı 2,32 adet/bakla olarak belirlenirken, tohum verimi 42,78 g/bitki, bin tane ağırlığı ise 6,67 g olarak saptanmıştır. Araştırmada elde edilen sonuçlara göre Vicia freyniana‟da yaprak uzunluğu, yaprakçık eni ve boyu değerleri ilerleyen gelişme dönemiyle ile birlikte azalırken, diğer özelliklerde önemli artışlar tespit edilmiştir. Ancak araştırmadan elde edilen sonuçlar hakkında daha sağlıklı bir karar verebilmek için çalışmanın en az bir yıl daha yürütülmesinin yararlı olacağı kanaatine varılmıştır
ÖĞRETMENLERİN 21. YÜZYIL BECERİLERİNİ KULLANIM YETERLİLİKLERİ İLE ÖĞRETMENLERİN DEĞİŞİME HAZIR OLMA DÜZEYLERİ ARASINDAKİ İLİŞKİNİN İNCELENMESİ
Bu çalışmanın amacı Uşak ilinde devlet okulunda görev yapmakta olan ilkokul ve ortaokul öğretmenlerinin 21. yüzyıl becerileri kullanım yeterlilikleri ile değişime hazır bulunuşlukları arasındaki ilişkiyi ortaya koymaktır. Araştırma tarama modelinde desenlenmiştir. Araştırmanın evrenini Uşaktaki ilkokul ve ortaokullarda görev yapmakta olan 3972 öğretmen ve 498 okul yöneticisi, örneklemini ise 640 öğretmen ve 82 okul yönetici oluşturmaktadır. Örneklemin seçiminde uygun örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Araştırmada verileri toplamak amacıyla üç bölümden oluşan bir anket kullanılmıştır. Araştırma sonucunda öğretmenlerin ve okul yöneticilerinin görüşlerine göre öğretmenlerin 21. yüzyıl becerileri kullanım yeterliliklerinin “çok” düzeyinde olduğu, öğretmenlerin görüşlerine göre öğretmenlerin değişime hazır bulunuşluk düzeylerinin “çok” düzeyinde olduğu, okul yöneticilerinin görüşlerine göre öğretmenlerin değişime hazır bulunuşluk düzeylerinin “orta” düzeyde olduğu ve öğretmenlerin 21. yüzyıl becerileri kullanım yeterlilikleri ile değişime hazır bulunuşluk beceri düzeyleri arasında pozitif yönlü yüksek düzeyde anlamlı bir ilişki olduğu belirlenmiştir
Research on determination of yield and some agricultural properties of endemi̇c vetch species Vicia freyniana Bornm. at different development periods
Bu çalışma, Türkiye‟ye endemik, çok yıllık bir fiğ türü olan Vicia freyniana Bornm.‟un çiçeklenme öncesi, tam çiçeklenme ve bakla doldurma dönemlerindeki verim ve bazı tarımsal özelliklerinin belirlenmesi amacıyla 2019 yılında Uşak‟ta yürütülmüştür. Çalışmada, serada köklendirilerek 1 m x 1 m aralıklardaki ocaklara dikilen tek bitkiler kullanılmış olup, her gelişme dönemi için 10‟ar bitkiden elde edilen veriler tesadüf blokları deneme desenine göre değerlendirilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre, Vicia freyniana‟da doğal bitki boyu 48,40 – 128,20 cm, ana sap uzunluğu 52,10 – 175,70 cm, sap sayısı 20,40 – 43,40 adet/bitki, ana sap kalınlığı 7,73 –10,13 mm, ana sapta yaprak sayısı ise 4,00 – 15,30 adet/sap arasında değişimgöstermiştir. Gelişme dönemlerine göre yeşil ot ve kuru ot verimleri sırasıyla 4359,80 – 5234,00 g/bitki ile 797,32 – 1873,15 g/bitki aralığında tespit edilmiştir. Vicia freyniana‟da ortalama bitkide çiçek salkımı sayısı 143,34 adet/bitki, salkımda bakla sayısı 19,60 adet, baklada tane sayısı 2,32 adet/bakla olarak belirlenirken, tohum verimi 42,78 g/bitki, bin tane ağırlığı ise 6,67 g olarak saptanmıştır. Araştırmada elde edilen sonuçlara göre Vicia freyniana‟da yaprak uzunluğu, yaprakçık eni ve boyu değerleri ilerleyen gelişme dönemiyle ile birlikte azalırken, diğer özelliklerde önemli artışlar tespit edilmiştir. Ancak araştırmadan elde edilen sonuçlar hakkında daha sağlıklı bir karar verebilmek için çalışmanın en az bir yıl daha yürütülmesinin yararlı olacağı kanaatine varılmıştır
PSİKOLOJİ VE DİN AÇISINDAN TAKINTI –VESVESE
Psikoloji ve din, insanın ilgi alanlarının başında gelir. Psikoloji insanı tanımak için gerekli bir bilim dalı, din ise insanın inanma ihtiyacını karşılama ve manevi dünyasını tatmin etme amacını güden bir inançlar ve değerler sistemidir. Bu sebeple bilimsel çalışmalarla onun her yönüyle incelenmesi, problemlerine çözüm yolları aranması da bir ihtiyaçtır. Vesvese, hem dini, hem de psikolojik bir problemdir. Ancak psikoloji ve din alanlarının vesvese problemine yaklaşımlarında bazı farklılıklar bulunmaktadır. Psikoloji, vesvese problemini bir obsesyon olarak ele alırken din ise vesveseyi metafizik sebeplerini de göz önünde bulundurarak bu problemin üstesinden gelinebilecek önerilerde bulunmaktadır. Bu çalışma çerçevesinde, psikoloji ve din alanlarının vesvese problemini nasıl temellendirdikleri ortaya konulmaya çalışılmıştır. Psikoloji alanındaki obsesyon ve kompülsiyon problemi ile vesvese problemi arasındaki benzerlik ve farklılıklar ortaya konarak obsesyon ve vesvese arasındaki ilişkilendirmelere değinilmiştir. Obsesyon, vesvese probleminin psikoloji alanındaki adıymış gibi bir yanılgı da bulunmaktadır. Obsesyon ve vesvese problemi insanı olumsuz etkilemesi, fısıltılar, iç sesler şeklinde olması ve insanı davranışta bulunma konusunda çaresiz bırakması gibi durumlarla benzerlik göstermektedir. Vesvese hastalığının metafizik varlıklar olan şeytan ve cinlerden kaynaklanabileceği noktası ise obsesyon ve vesvese problemini birbirinden ayıran keskin teolojik ve metafizik farklılıklar olmaktadır. Psikoloji, metafizik süreçlerin deney ve gözlemden uzaklığını öne sürerek obsesyon probleminin; insanın fizyolojik, biyolojik ve nörolojik süreçleri ile geçmiş yaşantılarından kaynaklanabileceği üzerinde durmaktadır. Daha önceden obsesyon ve kompülsiyon problemlerinin şeytan, cin ve cadı gibi metafizik sebeplere bağlanması psikoloji açısından bilimsel olmayan açıklamalar olarak görülmektedir. Kompülsiyon kavramı ise psikolojide insanı rahatsız eden düşünce ve kaygıdan uzaklaşmak için ortaya konan, tekrar eden davranışlar olarak açıklanmaktadır. Sonuç olarak obsesyon ve vesvese problemi birbirinden farklı iki alanın ortak problemleri olarak değerlendirilmiştir. Bu arada dini yaşantısını ön planda tutan psikologların, obsesyon ve vesvese kavramlarını, anlam bakımından birbirine benzer veya yakın olarak kullandığı görülmektedir.
Çalışmanın birinci bölümünde problem durumunun anlaşılmasına yardımcı olacak kavramlar açıklanmıştır. İkinci bölümde “Psikoloji açısından obsesif ve kompülsif kişilik bozuklukları” konusu, kavramsal ayrıştırmalar yapılarak incelenmiş, psikoloji tarafından uygulanan tedavi ve korunma yolları belirtilmiştir. Ayrıca yer yer dini verilerden de faydalanılarak merak ve sorgulamalarla bu bölüm daha anlaşılır kılınmaya çalışılmıştır. Üçüncü bölümde İslam, Yahudilik, Hıristiyanlık ve Hinduizm dinlerinde yer alan kötülük kavramı ve kötülüğü temsil eden varlıklar ile vesvese kavramı arasındaki ilişkilere değinilmiştir. Dinlerin ruh sağlığı üzerindeki etkisini göz önünde bulundurarak vesvese ve benzeri problemlerden korunma ve tedavi yöntemleri araştırılarak anlaşılır bir dille ortaya konulmaya çalışılmıştır. Sonuç ve öneriler kısmında ise dini kaynaklardan ve psikolojik verilerden faydalanarak vesvese, takıntı, obsesyon kavramlarının somut ve metafizik yönleriyle ilgili belli çıkarımlarda bulunmaya çalışılmıştır
INVESTIGATION OF 9TH AND 10TH GRADE STUDENTS' PHILOSOPHICAL THOUGHTS ON THE NATURE OF MATHEMATICS AND MATHEMATICAL RESILIENCE
Çalışmada ortaöğretim 9. ve 10. sınıf öğrencilerinin matematiğin doğasına ilişkin felsefi düşünceleri ile matematiksel yılmazlıkları, ilişkisel tarama modeli kullanılarak incelenmiştir. Çalışmada iki farklı ölçek kullanılmış ve üç devlet okulunun 9. ve 10. sınıflarında öğrenim gören toplam 453 öğrenciye uygulanmıştır. Matematiğin doğasına ilişkin felsefi düşünceler ile matematiksel yılmazlığı ölçen testlerin puanları arasında orta düzeyde pozitif bir ilişki olduğu görülmüştür. Kız öğrencilerinin matematiğin doğasına ilişkin felsefi düşüncelerinin ve matematiksel yılmazlıkların erkeklere göre daha üst seviyede olduğu ortaya çıkmıştır. Her iki testte de 9. sınıf öğrencilerinin puanları 10. sınıf öğrencilerinin puanlarına göre istatistiksel açıdan anlamlı bir şekilde yüksektir. Okul türüne göre ise hem matematiğin doğasına ilişkin düşüncelerde hem de matematiksel yılmazlıkta farklılıklar olduğu görülmüştür. Öğrencilerin matematiğin doğasına yönelik yarı-deneyselci görüş geliştirmelerini teşvik edici öğrenme-öğretme süreçleri tasarlanabilir ve ilkokuldan itibaren sınıf düzeyi arttıkça takviyeler yapılarak uygulanabilir. Böylelikle öğrencilerin matematiksel yılmazlıkları da desteklenebilir