Uşak University Institutional Repository
Not a member yet
    4105 research outputs found

    HAYVANSAL ATIKLARDAN ELDE EDİLEN PROTEİNLERİN VERİMLERİNİN VE JELLEŞME ÖZELLİKLERİNİN ARAŞTIRILMASI

    No full text
    Jelatin, balık, domuz, sığır ve tavuk gibi hayvansal kaynaklardan üretilen pek çok kullanım alanı bulunan doğal bir proteindir. Jelatin, kolajenin bu kaynaklardan kontrollü olarak hidrolize edilmesiyle elde edilir. Jelatin jelleştirme, kıvam artırma, film oluşturma ve emülsifiye etme gibi birçok fonksiyonel ve teknolojik özelliğe sahip saf bir proteindir. Kesimhanelerde kesim sonrası ortaya çıkan deri ve kemikler ile renderinge gönderilen mekanik olarak eti sıyrılmış kemik (MKS) artıkları zengin bir kolajen kaynağıdır. Bu çalışmanın amacı, sığır derisi ve kemiği, koyun derisi ve kemiği, tavuk derisi, tavuk takozu ve MKS artıklarından ön işlem (asit ile muamele), demineralizasyon ve ısıl ekstraksiyon işlemleriyle kolajen ve jelatin elde ederek bir takım fizikokimyasal, fonksiyonel ve tekstürel özelliklerini karşılaştırmalı olarak incelemektir. Çalışmada, farklı hayvansal kaynaklardan ekstrakte edilen kolajen/jelatin fraksiyonlarının protein içeriği ve konformasyonu, su ve yağ bağlama kapasitesi, emülsiyon özellikleri, renk ve şeffaflığı, jel kuvveti ve TPA parametreleri değerlendirilmiştir. Bulgulara göre, deri ve kemik örneklerindeki jelatin miktarı farklılıklar göstermiştir. Kemik örneklerinde tavuk takozu en yüksek (~31 mg/ml) protein içeriğine sahip olurken, en düşük (~25 mg/ml) protein içeriği sığır kemiğinde tespit edilmiştir. Deri örneklerinde ise tavuk deri en yüksek (~60 mg/ml) protein içeriğine sahip oluken, en düşük (~30 mg/ml) protein içeriği sığır derisinde tespit edilmiştir. Bunun yanında en yüksek kolajen ve jelatin verimi sırasıyla %3,54 ve %3,97 ile tavuk takoz örneğinde elde edilmiştir. Deri örnekleri arasında ise en yüksek kolajen ve jelatin verimi sırasıyla %5,92 ve %8,60 ile tavuk deri örneğinde elde edilmiştir. Kemik ve deri örneklerinin protein profilleri γ, β, α ve alt-α zincir protein birimlerini içermekle birlikte protein konformasyonunda farklılıklar izlenmiştir. Şeffaflık en yüksek sığır derisinde (~%100) görülürken, su ve yağ bağlama kapasiteleri en yüksek jelatin fraksiyonları sırasıyla takoz örneğinde (~%185), koyun deri örneğinde (~%384) elde edilmiştir. Elde edilen jelatinler jel gücü bakımından değerlendirildiğinde, tavuk derisinin (~109 g) düşük, koyun kemiği (~204 g) ve tavuk takozunun (~182 g) orta, tavuk MKS karışımı (~336 g), koyun derisi (~230 g) ve sığır derisinin (~476 g) ise yüksek jel gücüne sahip olduğu bulunmuştur. Sunulan çalışma, hayvansal atıklardan farklı özelliklerde ve endüstride kullanılabilecek protein elde edilebileceğini ortaya koymuştur

    Kral Şakir Çizgi Filminin Değerler Eğitimi Açısından İncelenmesi

    No full text
    Sosyolojik bir olgu olan değer; aileden, kişiler arası ilişkilerden, diğer faktörlerden etkilenerek öğrenilen ve yaşam boyu taşınan kimliktir. Toplumun tüm kesimleri tarafından kabul görülerek korunan bu kavram, formal ve informal yolla kuşaktan kuşağa aktarılmaktadır Çizgi filmler üzerinden iletilen değerlerin incelenmesi, çocuklara değerlerin nasıl ve ne şekilde kazandırılmak istendiğinin tespiti bakımından önem taşımaktadır. Bu araştırma, 2019 TDÖP içerisindeki on kök değerin Kral Şakir çizgi filminde yer alıp almadığını; yer alan değerlerin de ne sıklıkta ifade edildiğini ortaya koymak amacıyla yapılmıştır. Nitel araştırma yöntemlerinden doküman incelemesi ekseninde yapılandırılan çizgi filmde, bölümlerin tamamına erişildiği için ulaşılabilir evren kullanılmış; bu nedenle örneklem alma yoluna gidilmemiştir. Verilerin çözümlenmesinde, içerik analizinden yararlanılmıştır. Araştırma sonucunda, sıklıkla kazandırılmaya çalışılan kök değerler; yardımseverlik (f=427), sorumluluk (f=188) ve dürüstlük (f=95) olarak tespit edilmiştir. Saygı (f=10), adalet (f=14), öz denetim (f=18), sabır (f=28), vatanseverlik (f=28), dostluk (f=44) ve sevgi (f=79) ortalamanın altında kalmıştır

    Bankaların Karlılığını Etkileyen İçsel Ve Dışsal Faktörlerin Analizi – Türkiye Örneği (2008-2018)

    No full text
    Bankaların finansal performansının en önemli göstergeleri, dönemler arası karlarının gelişimi ve bu karların pay sahipleri ile toplam aktif büyüklüğü ile ilişkilendirilmesi sonucu elde edilen göstergelerdir. Elde edilen karların otofinansman sağlama kabiliyeti de dikkate alındığında söz konusu performans göstergelerinin önemi bir kat daha artmaktadır Bu çalışmada, bankaların karlılığının göstergeleri olan aktif karlılığı (ROA) ve özkaynak karlılığına (ROE) etki eden bankalara özgü değişkenler ile makroekonomik faktörler araştırılmıştır. Araştırmanın zaman aralığı 2008-2018 yılları olarak belirlenmiş olup 23 mevduat bankasının yıllık verileri ile makro ekonomik değişkenlerin yıllık değişimi panel veri analizi kullanılarak modele yerleştirilmiştir. Model sonuçları değerlendirildiğinde genel itibarıyla bankalara özgü değişkenlerin anlamlılık düzeylerinin daha yüksek olduğu, bununla birlikte makroekonomik değişkenlerin de bağımlı değişkenler üzerinde etkisi olduğu sonuçlarına varılmıştır

    β-HİDROKSİ AMİN TABANLI KALİKS[4]AREN LANGMUİR-BLODGETT İNCE FİLMLERİN KARAKTERİZASYONU VE ORGANİK BUHAR DUYARLILIK ÖZELLİKLERİ

    No full text
    Bu tez çalışmasında β-hidroksi amin tabanlı kaliks[4]aren (NHDACx) maddesi kullanılarak, Langmuir-Blodgett (LB) ince film tekniği ile tek ve çok katlı ince filmler üretilmiştir. Katı alttaş olarak kuartz cam, kuartz kristal ve altın kaplı cam yüzeyleri seçilmiş ve su yüzeyinde bulunan NHDACx molekülleri katı yüzey üzerine transfer edilmiştir. NHDACx LB ince filmleri Ultraviyole-Görünür Bölge Spektroskopisi, Kuartz Kristal Mikrobalans(KKM) ve Yüzey Plazmon Rezonans (SPR) teknikleri ile karakterize edilmiştir. NHDACx LB ince filmleri altın kaplı cam yüzey üzerine kaplandıktan sonra üç farklı zararlı organik buhara (diklorometan, aseton ve benzen) maruz bırakılmıştır. Sonuçlar NHDACx LB ince film maddesinin oda sıcaklığında sensör maddesi olarak kullanılabileceğini göstermiştir. Aynı zamanda, NHDACx LB ince film sensörünün diklorometan buharına olan tepkisinin diğer zararlı organik buharlara karşı olan tepkisinden daha çok olduğu görülmüştür

    6331 SAYILI İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KANUNU ÖNCESi VE SONRASI FAALiYET GRUPLARINA GÖRE İŞ KAZALARININ DEĞERLENDİRİLMESİ

    No full text
    Bu çalışmanın amacı; 6331 sayılı iş sağlığı ve güvenliği kanunu öncesi ve sonrası faaliyet gruplarına göre iş kazalarının değerlendirilmesidir. Faaliyet alanları olarak “Maden Sektörü”, “Metal Sanayi”, “İnşaat Sektörü”, “Tekstil Ürünleri İmalatı” ve “Gıda Ürünleri İmalatı” faaliyet alanları ele alınmıştır. Bu faaliyet alanlarında 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu öncesi ve sonrasında, toplam sigortalı çalışan sayısında, iş kazası sayısında, iş kazası oranında, ölüm sayısında, mortalite hızında (ölüm oranında) ve fatalite hızında (kaza hızı ya da kaza sıklığında) bir değişikliğin olup olmadığı incelenmiştir. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden tarama deseni kullanılmıştır. Araştırmada T.C. Sosyal Güvenlik Kurumunun (SGK) paylaşmış olduğu istatistiki veriler kullanılmıştır. Elde edilen verilerin analizinde normal dağılım test sonuçlarına göre; normal dağılan verilerin analizinde parametrik test olan ve iki değişken arasındaki fark puanlarını karşılaştırmada kullanılan Independent-Samples T Testi, normal dağılmayan verilerin analizinde ise Non-Parametrik test olan ve yine iki değişken arasındaki fark puanlarını karşılaştırmada kullanılan Mann Whitney-U testi kullanılmıştır. Verilerin analizlerinde SPSS 20.0 paket programı kullanılmıştır. Araştırmanın sonuçlarına göre kanunun tam anlamıyla yürürlüğe girdiği yıl olan 2013‟den sonra ele alınan faaliyet alanlarında iş kazası sayısı, iş kazası oranı, ölüm sayısı, mortalite hızında (ölüm oranı) artışın devam ettiği, kanun yürürlüğe girdikten sonra sadece inşaat, tekstil ve gıda ürünleri imalatı sektörlerinde fatalite hızında (kaza hızı ya da kaza sıklığı) bir düşüşün olduğu bulunmuştur. Bu sonuçlara göre 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununun “Maden Sektörü”, “Metal Sanayi”, “İnşaat Sektörü” “Tekstil Ürünleri İmalatı” ve “Gıda Ürünleri İmalatı” faaliyet alanlarında iş kazası ve bununla ilgili oranları düşürmede etkili olmadığı söylenebilir

    Design And Simulation Analysıs Of A Textıle Based Metamaterial Perfect Absorber For Energy Harvesting Applications At Wifi Band

    No full text
    Metamaterials, which are called as left-handed materials, exhibit electromagnetic properties that do not exist in nature, such as negative refractive index and reverse Doppler effect, at the frequency range for which they are designed. These unique properties of metamaterials have made them indispensable in a wide variety of applications such as sensor applications, signal absorption, antenna, and energy harvesting. In this study, the design and analysis of a metamaterial (MTM) perfect absorber at 5 GHz frequency band were performed to investigate the usability of the proposed structure in energy harvesting applications. The results of the study revealed that the proposed MTM structure has potentials to be used in energy harvesting applications

    ESCHERICHIA COLI SUŞLARININ GENOTİPİK PROFİLLERİNİN PFGE MOLEKÜLER YÖNTEMİ İLE BELİRLENMESİ

    No full text
    Enterobacteriaceae ailesinden olan Escherichia Coli ( E. Coli) özellikle hastanelerde, ortak kullanılan toplumsal alanlarda gün geçtikçe önem kazanan patojen bir bakteridir. Ürettikleri geniş spektrumlu beta laktamlar (ESBL) sayesinde genellikle çoklu dirençli olup bağırsak ve idrar yolu enfeksiyonlarında sık görülür. Umumi alanlardan çapraz kontaminasyonu azaltmak ve söz konusu bakterilerin genotip yapısını inceleyip açığa çıkarmak yani suşların parmak izlerine, alt tip dizilerine, ulaşmak büyük önem arz eder. Yapılan çalışmada seçilen 50 E. Coli suşlarının Puls Alan Jel Elektroforezi ile tiplendirilmesi sağlandı

    İLKOKUL DÖRDÜNCÜ SINIF ÖĞRENCİLERİNİN ELEŞTİREL OKURYAZARLIK BECERİLERİNİN GELİŞTİRİLMESİ

    No full text
    Bu araştırmanın amacı, ilkokul 4. sınıf öğrencilerinin eleştirel okuryazarlık becerilerini Türkçe dersleriyle ilişkilendirilerek hazırlanan öğretim uygulamaları (strateji ve etkinlikler) doğrultusunda geliştirmektir. Araştırma boyunca elde edilen veriler; araştırmacı tarafından geliştirilen etkinlik kâğıtları, yarı yapılandırılmış öğretmen - öğrenci görüşme formu ve araştırmacı gözlem formu aracılığıyla toplanmıştır. Araştırma 2019-2020 eğitim-öğretim döneminde sosyo-ekonomik düzeyi alt ve orta düzeydeki öğrencilerden oluşan bir devlet okulunda gerçekleştirilmiştir. Araştırmadaki çalışma grubu, Uşak il merkezindeki bir ilkokulun 4. sınıfında öğrenim gören 27 öğrenciden oluşmuştur. Eleştirel okuryazarlık uygulama süreci 18 hafta (72 oturum) sürmüştür. Uygulama süreci anlam kurma, sorgulama, çoklu bakış açısı ve sosyal eylem olmak üzere dört aşamada gerçekleşmiştir. Süreçte araştırmacı tarafından geliştirilen etkinliklerden yararlanılmıştır. Etkinlikler tasarlanırken eleştirel okuryazarlık stratejilerinden “karakterin bakış açısı, karakterin yerine koyma, metinleri - görselleri karşılaştırma ve problem çözmeden” yararlanılmıştır. Çalışma grubunda yer alan öğrencilerin ön test, son test ve kalıcılık testi sonucunda aldıkları puanların aritmetik ortalamaları hesaplanarak araştırma soruları doğrultusunda grup içi karşılaştırmalar yapılmıştır. Grup içi karşılaştırmalarda bağımlı gruplar t-testi (paired sample test) kullanılmıştır. Yarı yapılandırılmış öğretmen ve öğrenci görüşme formları kodlama yapılarak analiz edilmiştir. Eleştirel okuryazarlık becerisine yönelik geliştirilen puanlama anahtarı doğrultusunda ön test-son test puanları arasında 43,62 ve son test-kalıcılık testi puanları arasında 4,40 puanlık fark bulunmuştur. Öğrencilerin uygulama öncesi ve uygulama sonrası aldıkları puanlarda anlamlı bir artış gözlemlenmiştir. Bu sonuçlara göre uygulamanın öğrencilerin eleştirel okuryazarlık becerilerine olumlu yönde katkı sağladığını söylemek mümkündür. Öğretmelerle yapılan görüşmede öğretmenler; eleştirel okuryazarlık becerilerinin Türkçe öğretim programında ve ders kitaplarında yeteri kadar yer bulmadığına dikkat çekerken eleştirel okuryazarlık becerisinin öğretim programı boyutu, ders kitaplarının düzenlenmesi, öğretmen eğitimleri ve ders olarak düzenlenmesi gerektiğine vurgu yapmışlardır. Öğrencilerle yapılan görüşme neticesinde öğrenciler; eleştirel okuryazarlık uygulamalarından keyif aldıklarını, etkinlikleri eğlenceli bulduklarını, Türkçe dersine karşı olumlu tutum sergilediklerini, gerçekleştirilen sosyal eylemlerin sosyal farkındalık ve empati duygularını geliştirdiğini, olaylara farkla pencerelerden bakabilme becerilerinin geliştiğini belirtmişlerdir. Öğrenciler aynı zamanda problem çözme ve sorgulama aşamalarında zaman zaman zorladıklarını ifade etmişlerdir. Ayrıca eleştirel okuryazarlık uygulamaları Türkçe derslerini geleneksel yapısının dışına çıkararak daha eğlenceli, öğrencilerin aktif katılımını sağlayan, skeç hazırlama, münazara yapma, sunum yapma ve sosyal eylem çalışmalarına imkân sağlayan dinamik bir yapıya dönüşmesine katkı sağlamıştır. Sonuç olarak Türkçe dersleriyle ilişkilendirilen eleştirel okuryazarlık uygulamaları öğrencilerin okuduklarını, dinlediklerini ve izlediklerini eleştirel bakış açısıyla farklı açılardan değerlendirerek yeniden anlamlandırabilmelerine imkân sağlamıştır. Bu doğrultuda günümüz araştırmacıları, öğretmenleri ve uygulayıcıları için eleştirel okuryazarlık uygulamalarının öğrenme ortamlarında kullanılmasının demokratik ve özgür düşünmeye imkân sunan, eleştirilere açık, sosyal eylemi destekleyen, aktif öğrenme ortamının oluşturulabileceğine ilişkin bir takım önerilerde bulunulmuştur

    Design Optimizatıon Of Rectangular Rc Beams Using Genetic Algorithm

    No full text
    The study presents an optimal design of simply supported rectangular reinforced concrete beams based on the ultimate limit state philosophy of BS8110 and using genetic algorithm as optimization tool. An optimization model was formulated. The model consists of an objective function which focuses on minimizing the steel ratio of the beams and constraint equations which are focused on checking that all the requirements of BS8110 for the design of reinforced concrete beams are satisfied. Results obtained showed a difference of up to 46% and 12.6% in steel ratios obtained using the traditional approach and those obtained using the optimization model for singly and doubly reinforced concrete beams respectively, depending on the magnitude of the applied moment. The model has proved to minimize the final dimensions of rectangular reinforced concrete beams and by implication, the steel ratio even though all the requirements of the code were satisfied

    ANALYSIS OF FOURTH GRADE PRIMARY SCHOOL STUDENTS' PERCEPTIONS OF MATHEMATİCAL PROBLEM-SOLVING BY METAPHORS

    No full text
    Bu araştırmanın amacı ilkokul dördüncü sınıf öğrencilerinin matematik problemi çözmeye ilişkin algılarını metaforlar aracılığıyla incelemektir. Araştırma fenomenoloji deseninde yürütülmüştür. Araştırmaya dördüncü sınıfta öğrenim gören 65 öğrenci katılmıştır. İlkokul öğrencilerine “Matematik problemi çözme ………… gibidir. Çünkü ……………” ifadesinin yazılı olduğu bir form dağıtılarak, öğrencilerin cümleleri tamamlamaları istenmiştir. Verilerin analizinde içerik analizi yönteminden yararlanılmıştır. İlkokul dördüncü sınıf öğrencilerinin matematik problemi çözme kavramına ilişkin geliştirdikleri metaforlar ortak özelliklerine göre altı kategoride sınıflandırılmıştır. Öğrencilerin çoğunun matematik problemi çözmeye ilişkin algılarının olumlu olduğu sonucuna ulaşılmıştır

    0

    full texts

    4,105

    metadata records
    Updated in last 30 days.
    Uşak University Institutional Repository
    Access Repository Dashboard
    Do you manage Open Research Online? Become a CORE Member to access insider analytics, issue reports and manage access to outputs from your repository in the CORE Repository Dashboard! 👇