Uşak University Institutional Repository
Not a member yet
4105 research outputs found
Sort by
TMS 41 Tarımsal Faaliyetler Standardı Ve Vergi Usul Kanunu Çerçevesinde Büyükbaş Canlı Varlıkların Muhasebeleştirilme İşlemlerinin İncelenmesi Ve Örnek Uygulamalar
Büyükbaş canlı varlıklar, etinden sütünden faydalanmak, yetiştirip satmak veya damızlık olarak kullanmak amacıyla elde bulundurulan inek, sığır, manda gibi hayvanlardır. Canlı varlıklar, biyolojik bir organizma oldukları için doğum, ölüm, büyüme ve yaşlanma gibi özelliklere sahiptirler. Büyükbaş canlı varlıkların bu özellikleri nedeni ile muhasebeleştirilmeleri ve değerlemeleri özellik arz etmektedir. Ayrıca, tarımsal faaliyetler ile ilgili 41 No’lu Türkiye Muhasebe Standardı (TMS 41) ile Türk Vergi Mevzuatında büyükbaş canlı varlıkların değerleme ve muhasebeleştirme ilkeleri farklıdır. Tekdüzen Hesap Planı (THP)’ndaki hesapların canlı varlıkların ilk kez kaydedilmesi ve değerleme dönemlerinde canlı varlıklardaki değer değişikliklerini kaydetmede yetersiz kalması, bu tür canlı varlıkların muhasebeleştirilmesini daha da güçleştirmektedir. Bu nedenle bu çalışmada canlı varlıkların yukarıda bahsedilen düzenlemeler çerçevesinde muhasebeleştirilme işlemlerinde karşılaşılan güçlükler belirlenerek uygulamadan örnekler verilmiş ve bu güçlüklere ilişkin çözüm önerilerinde bulunulmuştur
Çimlendirilmiş Pseudo-tahılların Bazı Besinsel Özelliklerindeki Değişimler
Bitkisel besin grubunda yer alan pseudo tahıllar yüksek besin değerleri ve gluten içermemeleri nedeniyle son yıllarda sağlık uzmanları ve gıda üreticilerinin dikkatini çekmektedir. Yüksek kaliteli bitkisel protein kaynağı olarak pseudo-tahılların tüketimi için birçok araştırma gerçekleştirilmektedir. Bitkisel kaynaklı gıdalarda bulunan besin bileşenlerinin biyo-yararlılık ve biyo-erişebilirlik özellikleri birçok etkene bağlı olarak sınırlanmaktadır. Besin bileşenlerinin biyo-yararlılık ve biyo-erişebilirlik özelliklerini arttırabilmek için birçok gıda işleme yöntemi kullanılmaktadır. Söz konusu yöntemlerden biri de tahılların çimlendirme işlemidir. Çimlendirmeyle pseudo-tahıllardaki makro, mikro ve anti besin bileşenlerinde çeşitli değişimler gözlemlenmektedir. Bu çalışmada bazı pseudo-tahılların çimlendirilmesiyle meydana gelen besinsel değişimler kısaca tartışılmıştı
Explorıng the ınfluence of b-sıte dopants on structural and magnetıc properıes ın la0.8ag0.2mn1-xcoxo3 (x: 0 and 0.1) compounds
This study examines the structural, electrical, magnetic, and magnetocaloric properties of La0.8Ag0.2Mn0.9A0.1O3 (A: Mn, and Co) compounds under doping in the B-site. XRD results show that the compound containing Co ions directly replaced Mn ions in the B-site without forming a secondary phase containing higher metallic Ag impurities. The data obtained using Scanning electron microscopy with energy dispersive X-ray spectroscopy (SEM-EDS), the temperature dependence of magnetization (M-T), the magnetic field dependence of magnetization (M-H), and the magnetic entropy change (SM) analysis reveal the effect of the doped element on the magnetic properties of the compounds due to the changes they create in the structural and Mn3+/Mn4+ ratio. It has been determined that the paramagnetic to ferromagnetic transition temperature (Curie temperature, TC) of the La0.8Ag0.2Mn0.9Co0.1O3 (LAMO-Co) is quite lower than the LAMO
Comparison Of Virtual And Traditional Products In The Context Of Logistics
In this study, the comparison of virtual and traditional products in terms of logistics has been examined. The aim of the study is to evaluate the logistics processes of both product types and to reveal their advantages. As a result of the literature review, it was determined that special modes were developed for the logistics processes of virtual products and a faster and lower cost transportation was provided compared to traditional products. However, the impact of other factors in the logistics process of virtual goods is still a matter of debate.
As a method, source scanning and interpretation method was used. The study shows that the logistics of virtual goods is more cost-effective and advantageous as it requires less physical movement. However, it is emphasized that both types of products may encounter similar logistical problems and strategic approaches should be adopted to solve these problems.
Comparing virtual and traditional products in terms of logistics provides an important source of information for businesses to optimize their logistics strategies and processes. There are differences to be considered in different subjects such as storage, stock, transportation, demand and recycling. This study suggests that businesses should consider these factors in order to gain competitive advantage and adapt to consumer expectations.
It is thought that the comparison of virtual and traditional products in terms of logistics, quality and customer satisfaction will be a subject that attracts the attention of businesses and researchers. This study makes a new contribution to the existing literature and provides an important reference source for those interested in the subject
İslamcılık Ve Milliyetçilik Kesişiminde Uygur Türkleri: İslamcı Ve Milliyetçi Dergilerin Yayınları Üzerine Bir İnceleme
Türkistan, “Türklerin ülkesi” anlamına gelmektedir. Türkler için tarihi ve kültürel değerlere sahip Doğu Türkistan’da Uygur Türkleri dışında Huiler (Çinli Müslümanlar), Kırgızlar, Tacikler, Mançu ve Özbekler olmak üzere çeşitli etnik gruplar yaşamaktadır. 1949’da Çin Halk Cumhuriyeti’nin (ÇHC) kurulmasından sonra Uygur Türklerinin anavatanı olan bu bölge, siyasi olayların dinamiğinde yaşanan baskı süreciyle Çin Halk Cumhuriyeti’nin özerk bölgesi olarak ilan edilmiştir. Bir aktörün ulusal kimliğine ulaşmak adına temelde etnik köken ve inanç kelimeleri üzerinden inceleme yapılmaktadır. Doğu Türkistan’ın tarihi göz önüne alındığında Çin, bu kavramları ifade eden değerler üzerinden Uygurlara karşı radikal politikalar uygulamaktadır. Bu hususta hakları ve sosyo-kültürel değerleri silinmeye çalışan Uygurlar, Türkiye başta olmak üzere çeşitli Türk Devletlerine göç etmişlerdir. Bu bağlamda çalışma, Türkiye’de Uygur Türklerine yönelik bakış ve algıyı İslamcı ve milliyetçi dergiler üzerinden ele almayı amaçlamaktadır. Çalışmada ilgili dergilerin arşivi taranmış ve özel görüşmeler yapılmıştır. Yapılan analiz farklı dönemlerde yayınlanan sekiz İslamcı ve sekiz milliyetçi dergi ile sınırlandırılmıştır. Dergilerin içerikleri karşılaştırmalı veri tablolarıyla sunulmuştur. Araştırmanın bulguları iki sonucu göstermektedir. İlki, Türk siyasetinde ve dış politikasında, Uygur meselesinde kararlı bir politikanın olmaması uluslararası ilişkilerde mutlak dost-düşman olmadığını göstermektedir. İkinci olarak, dergilerin Uygurların yaşadıklarının aktarılmasındaki rolünün önemidir. İslamcı yayınlarda dini kimliğin, Uygur topluluğunu birleştiren bir güç olduğu vurgulanmıştır. Milliyetçi dergilerde, ulusal birliğin bileşeninin etnik kimlik olduğu vurgulanmış ve bu kimlik, direniş kaynağı olarak görülmüştür. Bu çalışma, Türkiye’nin siyasal, sosyal ve kültürel yapısının temel dinamiklerinden İslamcılık ve milliyetçilik ile doğrudan kesişen Uygur Türklerine yönelik etnik ve dini kimliğe dayalı dergi yayınlarının karşılaştırmalı söylem analizini temel alarak bu alandaki bilgi boşluğunu doldurmayı amaçlamaktadır
Application of a Performance Evaluation Model to the Paper and Paper Products Printing Sector: The DEA-AHP Hybrid Algorithm
The paper and paper products printing sector plays a crucial role in generating income, creating employment opportunities, and supporting exports and various industries. Measuring the efficiency of companies operating in this sector is important in identifying areas for improvement and enhancing overall performance. In this study, a two-stage DEA (data envelopment analysis)-AHP (analytic hierarchy process) approach is proposed to analyze the efficiency of twelve paper and paper products printing companies traded on Borsa Istanbul. The modified DEA method is employed to make pairwise comparisons of the companies. Total assets, total equity, and the number of employees are selected as inputs, while revenue and net profit are considered as outputs. The AHP method prioritizes the companies by considering the outputs of the mathematical models constructed via DEA. The proposed framework presents a different view because it contributes to identifying the most efficient company, benchmarking company performance, and determining areas for improvement
Türkiye’de İmalat Sanayi Alt Sektörlerinin İthalata Bağımlılığı Üzerine Bir Değerlendirme
Ülkelerin, küresel ticaret yarışında söz sahibi olmalarında imalat sanayinin payı büyüktür. İmalat sektöründe ve ara malı üretiminde kullanılan hammadde ihtiyacının karşılanması adına söz konusu ürünlerin ithalatı oldukça önemli bir olgudur. Dış ticaretlerini geliştirerek cari açıklarını azaltmak isteyen ülkeler için ithalat bağımlılığı konusu da risk teşkil etmektedir. Türkiye’de de imalat sanayi alt sektörlerinin ithalata bağımlılığının, çeşitli faktörlere bağlı olarak değişiklik göstermekte olduğu anlaşılmaktadır. Genel olarak imalat sanayinde ithalata bağımlılığın, birçok makro ekonomik değişkenden etkilendiği bilinse de özellikle döviz kurunda meydana gelen değişmelere karşı duyarlı olduğu görülmektedir. Kısa dönemde döviz kurunda yaşanan artışların ithalat bağımlılığını azaltıcı etki gösterdiği, uzun dönemde değerlendirildiğinde ise döviz kurundaki artışların ithalat maliyetlerindeki artışa bağlı olarak ithalata olan bağımlılık üzerinde arttırıcı etki gösterdiği ifade edilmektedir. Türkiye’de geçmiş yıllarda yapılan çalışmalar değerlendirildiğinde, imalat sanayi alt sektörlerinin bir bütün olarak ele alınmadığı ve bu açıdan literatürde eksiklik olduğu düşünülmektedir. Bu bağlamda, çalışmada ihtiyaç duyulan veriler, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) veri tabanlarından elde edilerek kullanılmıştır. Bu amaçla, imalat sanayi alt sektörlerinin tamamı çalışma kapsamına dahil edilerek, ARDL sınır testi yöntemi ile tüm alt sektörleri dahil olmak üzere 2013-2024 yılları arası dönemde imalat sanayinin ithalata ve döviz kuruna bağımlılığı araştırılmaktadır. Çalışmanın, alt sektör bazında ithalata bağımlılığı ve döviz kuru hassasiyetini, alt sektör özelinden imalat sanayi bütününe ortaya koyarak mevcut duruma ışık tutacağı düşünülmektedir. Elde edilen bulgular, özellikle uzun dönemde, döviz kurundaki artışlardan kaynaklanan olumsuz etkinin, ithal girdi gereksinimi ve kullanımı yüksek sektörlerde belirginleştiği görülmektedir. Yüksek teknoloji gerektiren sektörlerde ithalat bağımlılığının yüksek, tütün ve ana metal sanayi gibi sektörlerde de döviz kurunun uzun dönem etkilerinin negatif yönde olduğu görülmektedir
Sürdürülebilir Kalkınmada Kurumsal Sosyal Sorumluluk Araştırmalarının Haritalanması: Sistematik Literatür İncelemesi ve Bibliyometrik Analiz
Bu çalışmanın amacı, sürdürülebilir kalkınmada kurumsal sosyal sorumluluk üzerine yapılan çalışmaları bibliyometrik analiz yöntemi ile incelemektir. Bu amaç doğrultusunda SCOPUS veri tabanında yayımlanmış toplam 4.540 yayın bibliyometrik analiz yöntemiyle kapsamlı bir şekilde değerlendirilmiştir. Elde edilen bulgular, kurumsal sosyal sorumluluk kavramının sürdürülebilir kalkınma süreçlerindeki merkezi rolünü açıkça ortaya koymaktadır. Bocken ve diğerleri 2014 yılındaki çalışması 2.461 atıf ile literatürde en çok referans gösterilen eser olarak öne çıkmıştır. Bunun yanı sıra García-Sánchez, alanın en fazla yayına sahip yazarı olarak dikkat çekerken, Sustainability Switzerland ve Journal of Cleaner Production dergileri bu konuda en fazla yayına ev sahipliği yapan yayın organları olmuştur. Ülkeler düzeyinde Çin, ABD ve Birleşik Krallık literatürün ana aktörleri olarak öne çıkmıştır. Türkiye’nin ise bu alandaki katkılarının oldukça sınırlı olduğu görülmüştür. Çalışma, sürdürülebilir kalkınma ile kurumsal sosyal sorumluluk ilişkisini geniş bir perspektifle ele alarak bu alandaki literatüre hem metodolojik hem de teorik açıdan önemli bir katkı sunmaktadır
Okul öncesi öğretmenlerinin eleştirel düşünme ve sınıf yönetimi anlayışları arasındaki ilişkinin incelenmesi.
Araştırmada okul öncesi öğretmenlerinin eleştirel düşünme becerileri ve sınıf yönetim anlayışları arasındaki ilişkinin incelemesi amaçlanmıştır. Araştırmada nicel yöntemlerden ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. 2023-2024 yılında Uşak il merkezinde üç, dört ve beş yaş grubu öğretmenlerinden evrenin tamamına ulaşmak hedeflenmiştir. Çalışmanın örneklemini katılan 187 öğretmen oluşturmuştur. Araştırmada veriler Kişisel Bilgi Formu, Semerci (2016) tarafından geliştirilen Eleştirel Düşünme Eğilimi (EDE) Ölçeği ve Yüksel (2012) tarafından geliştirilen Sınıf Yönetimi Öğretmen Anketi ile toplanmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde SPSS 27.0 programı kullanılmıştır. Elde edilen sonuçlara göre sınıf yönetimi anlayışları ve eleştirel düşünme eğilimleri istatistiksel olarak iki değişken arasında anlamlı ve pozitif yönde yüksek bir ilişki bulunmuştur. Sınıf yönetimi anlayışlarının; iletişim ve motivasyon alt boyutlarında mesleki kıdem değişkenine göre anlamlı fark bulunmuştur
Minkowski Küme Sıralamaları için Minimallik ve Has Minimallik Üzerine
Bu çalışmada küme değerli optimizasyon problemlerinin çözümü için sırlama yapısını koruyacak şekilde genişletilmiş bir koni üzerinden has minimallik tanımı verilmiştir. Özel olarak oluşturulmuş olan, bu genişletilmiş koni sayesinde ≼_(m_1 ) sıralama bağıntısı ile tarif edilen bazı minimallik tanımları hatırlatılmıştır. ≼_(m_1 ) sıralama bağıntısına göre verilmiş olan minimallik tanımını K/ {0}⊂ intC olacak şekilde bir genişletilmiş C konisinin varlığına bağlı olarak bulunabileceği üzerine durulmuştur. Daha sonra ise, m_1-minimallik tanımı kullanılarak m_1-maksimal tanımı yapılmıştır. Ayrıca, m_1-maksimal tanımının vektörler için tanımlanan maksimal tanımına denk olduğu görülmüştür. Son olarak, m_1-hasminimallik ile m_1-minimallik arasında bağlantıyı daha iyi anlayabilmek için örneklerle açıklanmıştır