Uşak University Institutional Repository
Not a member yet
4105 research outputs found
Sort by
Bir Özel Hastanede Elektromanyetik Alan (EMA) Ölçümlerinin Gerçekleştirilmesi: Uşak İli Örneği.
Son yıllarda hızla gelişen teknoloji ile birlikte insan yaşamının vazgeçilmez bir parçası haline gelen elektromanyetik alan (EMA) oluşturan cihazların gitgide artış göstermesi elektromanyetik kirliliği de beraberinde getirmektedir. Günlük hayatımızda sıklıkla kullandığımız cep telefonu, televizyon, radyo, mikrodalga fırın, internet vb. cihazlardan kaynaklanan elektromanyetik alana maruziyet söz konusu olmaktadır. İnsan sağlığı açısından elektromanyetik kirlilik düzeyinin belirlenmesi önem teşkil etmektedir. Bu nedenle çalışma alanlarında elektromanyetik alanın ulusal ve uluslararası kuruluşlar tarafından belirlenen sınır değerlere uygunluğunun belirlenmesi amaçlanmaktadır. Bu çalışma bir özel hastanenin tüm katlarının koridorlarında ve bina önü alanında kısa süreli-anlık ölçümler alınarak gerçekleştirilmiştir. Ayrıca biyokimya laboratuvarı, manyetik rezonans (MR) operatör odası ve acil servis içinde de EMA ölçümü yapılmıştır. Her ölçüm noktasında 30 saniye aralıklarla, 6 dakikalık ölçümler alınmıştır. EMA ölçümleri 2023 yılı Mart-Nisan aylarında, Extech 480846 marka EMA ölçüm cihazı kullanılarak alınmıştır. Araştırmada, bir özel hastanenin 10 katının koridorlarında toplam 27 ölçüm noktasında, acil servis içerisindeki 3 ölçüm noktasında, biyokimya laboratuvarında iki cihaz yanı ve laboratuvar orta noktası olmak üzere 3 ölçüm noktasında ve hastane binası dışı alanında 3 ölçüm noktasında, MR operatör odasında olmak üzere toplam 37 ölçüm noktasında EMA ölçümleri alınmıştır. En yüksek EAmax değeri 10. katta (ameliyathane katı) ölçülürken; en düşük EAmax değeri 7. katta (doğumhane servisi) ölçülmüştür. Tüm katlarda ölçülen EMA değerleri, ulusal ve uluslararası kuruluşlarca belirlenen sınır değerlerin altındadır. Ayrıca, elektromanyetik kirliliğin gün geçtikçe artması nedeniyle, EMA ölçümlerinin periyodik olarak tekrarlanması önerilmektedir
Etkili Karakter Eğitimi İlkeleri (Amerika Birleşik Devletleri Örneği)
Amerika Birleşik Devletleri’nde karakter eğitimi uygulamaları uzun yıllardır uygulanagelen ve bilimsel temele dayandırılmış eğitim programlarından oluşmaktadır. Bu makalede Amerika Birleşik Devleri’nin kuruluşundan günümüze kadar uygulanmakta olan karakter eğitiminin tanımları, amaç ve hedefleri ele alınmış ve okullardaki karakter eğitimi uygulamalarının ‘etkili’ olabilmesi için uygulanması gereken stratejilere yer verilmiştir. Karakter eğitimi programlarının etkin bir şekilde uygulandığını tespit edebilmek için bir takım istatistiksel ve bilimsel araştırmalar gerekmektedir. Bu araştırmalar sonucu bilimsel olarak ele alınmış olan kanıta dayalı uygulamalar doğrultusunda etkin karakter eğitimi programları belirlenmiş ve bu programlardan yola çıkarak etkin bir programa yönelik stratejiler ve prensipler geliştirilmiştir. Bu prensipler doğrultusunda uygulanacak olan karakter eğitimi programlarının sadece okulların duvarlarına asılan posterlerde yer alan bilgilerden veya gerekli öğretmen eğitimleri yapılmadan ders kitaplarında yer verilen ve öğrenciler tarafından içselleştirilemeyen değerlerin iletilmesinden ibaret olmaması amaçlanmaktadır. Etkili uygulamalar ile öğrencilerin bilişsel, sosyal-duygusal ve davranışsal olarak “iyi”yi bilen, “iyi”yi hisseden ve “iyi”yi uygulayan bireyler olmalarının sağlanması hedeflenmektedir
Shaping Language Pedagogy: The Impact of Linguistics, Psychology, and Sociology from the 1880s to the 1980s
The time frame from the 1880s to the 1980s represents a crucial era where foundational ideas in linguistics, psychology, and sociology were established. Major developments in these fields such as the emergence of modern linguistics, establishment of psychology as a distinct scientific discipline, Durkheim’s concept of collective consciousness and societal nature of beliefs, two world wars, and geopolitical changes greatly influenced language teaching methodologies and theories during this time. The impact of these events resulted in changes within school systems, prompting ministries of education to take administrative measures. It also gave rise to the establishment of new organizations like the International Phonetic Association (IPA) and associations for language teachers. The research aims to provide a nuanced understanding of the interconnectedness of linguistics, psychology, and sociology in molding language pedagogy during a crucial period in its historical development. The intersection of these disciplines sheds light on shaping language teaching methodologies and theories, offering insights for educators, researchers, and policymakers in the field of language education
Dijital Finansal Okuryazarlığın Yatırım Tercihlerine Etkisi
Son yıllarda hemen her alanda kullanılmaya başlayan dijitalleşme, finansal ürün ve hizmetlerin de zamanla değişim ve dönüşüme uğramasına neden olmuştur. Dijital finansal okuryazarlık kavramı finansal işlemler için finansal teknolojiye dayalı ürün ve hizmetleri kullanan kişilerin risk algısını ve yatırım kararlarını etkileyebilecek potansiyele sahiptir. Çalışmanın hazırlanma gerekçesi finansal teknolojinin Türkiye’deki yatırımcılar arasında bilinirliğini araştırarak dijital finansal okuryazarlığın yatırım kararlarına etkisini incelemektir. Çalışmaya finansal kararlarda dijital dünyanın ne derece etkili olduğunu araştırmak ve Türkiye piyasasında faaliyet gösteren yatırımcıların dijital okuryazarlık seviyelerini görmek amacıyla ihtiyaç duyulmuştur. Yatırımcıların finansal işlemlerde teknoloji kullanımı konusundaki farkındalıkları ölçülmeye çalışılmıştır. Bu kapsamda finans piyasalarında aktif yatırımı bulunan 307 kişiden anket yöntemiyle elde edilen bilgiler derlenerek regresyon analizi yapılmıştır. Araştırma için tümü internet erişimi yoluyla olmak üzere 500 bireysel yatırımcıya anket formu gönderilmiş, bunlardan 307 geçerli anket analize dahil edilmiştir. Analiz sonuçlarına göre yatırımcıların dijital finansal okuryazarlıkları geliştikçe finansal teknolojiye dayalı yatırım ürünlerini tercih etme eğilimlerinin artacağı ortaya konulmuştur
Avrupa Birliği Ülkelerinin İklim Değişikliğine Uyum Performanslarının Bütünleşik MEREC-MOORA Yaklaşımıyla Değerlendirilmesi
1980’li yılların sonlarından itibaren en önemli küresel sorunlardan birisi iklim değişikliği olmuştur. İklim değişikliğinin neden olduğu zorlukların üstesinden gelebilmek için iklim değişikliğine uyum stratejilerinin su-enerji-gıda-çevre bağlantısına entegre edilmesi büyük önem taşımaktadır. Özellikle Paris Anlaşması'ndan (2015) sonra iklim riskleri konusunda küresel farkındalık artmış ve giderek artan sayıda ülke karbon veya iklim nötr olma hedefleri yayınlamıştır. Bu bağlamda bu çalışmada, entegre MEREC-MOORA modeliyle Avrupa Birliği ülkelerini iklim değişikliğine uyum performanslarına göre değerlendirmek amaçlanmıştır. Avrupa Çevre Ajansı tarafından yayımlanan beş kriter, MEREC yöntemiyle ağırlıklandırılmış ve AB ülkeleri MOORA tekniği ile performanslarına göre sıralanmıştır. MEREC tekniği sonuçlarına göre en önemli kriter “kuraklığın ekosistemler üzerindeki etkisi”dir. MOORA yöntemi sonuçlarına göre, iklim değişikliğine uyum performansı en yüksek olan ülke Güney Kıbrıs’tır. Ayrıca çalışmada önerilen MEREC-MOORA entegre modelin sonuçlarının tutarlılığı iki aşamalı duyarlılık analiziyle test edilmiştir
Abbâs Mahmûd el-Akkâd’ın ‘Vahyu’l-Erbaîn’ Şiir Mecmuası Bağlamında Belâgat ve Estetik Anlayışı
Bu çalışma, Abbas Mahmût el-Akkâd'ın "Vahyul Erbain" adlı Adlı eserindeki şiirleri belagat ve onun estetik anlayışı bağlamında ele almayı hedeflemektedir. Şairin dil kullanımındaki özgünlük, duygusal metaforların kullanımı ve seçilmiş dört dizeden alınan örnekler üzerinden dilin estetik gücünün işleyişi ele alınmıştır. Elde edilen bulgular, el-Akkâd'ın "Vahyul Erbain" eserindeki estetik unsurların Arap edebiyatındaki etkilerini vurgulayarak şairin dilbilimsel katkılarını anlama çabalarına ışık tutmaktadır. Bu araştırma, el-Akkâd'ın belâgatındaki estetik unsurları vurgulayarak, "Vahyul Erbain" adlı eserin Arap edebiyatındaki önemine ve anlamına katkıda bulunmayı amaçlamaktadır
Tıbbi Sekreterlerin Öfkeli Hasta ve Hasta Yakınlarıyla İletişim Becerisi: Bir Ölçek Geliştirme Çalışması
Bu çalışmanın amacı, tıbbi sekreterlerin öfkeli hasta ve hasta yakınlarıyla kurdukları iletişimdeki becerilerini belirleyebilmeye yönelik bir ölçüm aracı geliştirmektir. Çalışma devlet ve özel sağlık kuruluşlarının poliklinik, klinik, acil servis, ameliyathane, danışma ve hasta kabul birimlerinde çalışan 624 tıbbi sekreterden anket yöntemiyle elde edilen verilerin analiziyle gerçekleştirilmiştir. Yapılan keşfedici faktör analizi sonucunda ölçeğin (1) Olumlu Yaklaşım, (2) Etkili Mesaj Oluşturma, (3) Öfkeyi Öngörme ve Farkındalık ve (4) Öfkeyi Yönetme olarak isimlendirilen 4 faktör altında yer alan 19 maddeden oluştuğu tespit edilmiştir. Daha sonra ölçeğin varyans yapısı ve kovaryans ilişkileri dikkate alınarak yapı geçerliliği, ölçüt bağımlı geçerlilik ve iç tutarlılık analizleri yapılmıştır. Yapılan tüm bu analizler sonucunda, geliştirilmiş olan ölçeğin, geçerli ve güvenilir bir ölçüm aracı olduğuna ilişkin yeterli kanıtlara ulaşılmıştır
Mukâtil b. Süleyman’ın Tefsiri ile Tefs’iru’l-Hamsi Mieti Âyetin mine’l-Kur’ân Eserinin Mukayesesi
Bu araştırmada, tefsir ve fıkıh alanında ilk kaynak olarak kullanılan Mukâtil b. Süleyman’ın ahkâm ve tefsir eserleri benzer ve farklılıkları veçhesiyle mukayese edilmiştir. Evvel emirde söz konusu müellif ve eserleri tanıtılmıştır. Bu veçhile eleştiri ve analizlerimiz de nakledilmiştir. Karşılaştırma neticesinde müellifin her iki eserinin de çoğu zaman veciz bilgilerle yetinildiği, rivayetlerdeki senet zincirlerinin ise kopuk olduğu müşahede edilmiştir. Bununla beraber aynı âyetin izahı olmasına karşın müellifin; birbiriyle çelişen izahlarına, farklı ve benzer açıklamalarına ulaşılmıştır. Birbiriyle çelişen kısımların çok az olduğu buna karşın aynı izahların çok fazla olduğu göz önünde tutulur bununla beraber birçok defa tekrar edilen “قال مقاتل” ifadesi, isnatlardaki kopukluklar ve âyetlerin izah ediliş biçimi de düşünüldüğünde her iki eserin üslup ve temel fikriyat açısından benzeştiklerini söyleyebilir. Ne var ki birbiriyle çelişen izahların bulunuyor olması dikkatleri celp etmektedir. Her iki eserde de birçok defa “قال مقاتل” şeklinde cümleye başlanıyor olması bu çelişkilerle birlikte düşünüldüğünde, eserlerin özgünlükleri veçhesiyle yeniden alınmasını gerektirmektedir. Sonuç olarak, söz konusu eserlerin benzer ve farklılıklarının birkaç şekilde ele alınabileceği kanaatine varılmıştır. İlgili değerlendirmeler araştırmanın sonuç kısmında zikredilmiştir
Seçilmiş Makroekonomik Göstergelerin Cari Denge Üzerindeki Etkisi: İspanya için Ampirik Bir Araştırma
Bu araştırma İspanya için 1980 – 2022 yılları arasında petrol fiyatları ve kur oranlarının cari denge üzerine etkisini ve aralarındaki uzun vadeli ilişkiyi ele almıştır. Çalışmada, Johansen, Engle-Granger, Phillips-Ouliaris eş-bütünleşme testleri, etki tepki, varyans ayrıştırması analizleri ve FMOLS yöntemi kullanılmış, hem petrol fiyatları cari dengeyi olumsuz olarak etkilemiş hem de aralarında uzun vadeli ilişki tespit edilmiştir. Bulgular ışığında ham petrol fiyatlarının cari işlemler dengesinin alt bileşenleri üzerindeki etkilerine ilişkin, politika yapıcıların ekonomi politikalarını sektörler bazında hayata geçirmeleriyle birlikte; sosyal kaybın en aza indirilmesinde uyumun hızlandırılmasına yardımcı olabileceği gibi, olumsuz bir petrol şokunda onları destekleyecek alt sektörlere öncelik verilmelidir. Sonuç olarak, İspanya hükümeti, farklı alt sektörlerin alt bileşenleri için farklı petrol ürünlerine dair uygulamış oldukları vergi politikalarını, bu sektörlerin üretimini teşvik edecek şekilde ayarlamalıdır
E7 Ülkelerinde Karbondioksit Emisyonu ile Yenilenebilir Enerji Tüketimi ve İktisadi Büyüme Arasındaki İlişkisinin İncelenmesi
Çevre kalitesinin sağlanması kapsamında yenilenebilir enerji tüketimine daha fazla önem verilmeye başlanmıştır. Özellikle gelişmiş ülkeler, karbon emisyonlarını azaltmak için bu konuda ekonomik ve politik yatırımlarına öncelik vermektedirler. Bu çalışmanın amacı gelişme hızının yüksek olduğu 7 ülke için karbondioksit emisyonları (CO2) ile yenilenebilir enerji tüketimi (REN) ve iktisadi büyüme (GDP) arasındaki etkileşimi incelemektir. Bu amaçla çalışmada panel veri yaklaşımı kullanılmıştır. Kullanılan yıllık veriler Türkiye, Rusya, Meksika Hindistan, Endonezya, Çin ve Brezilya için 1992-2021 dönemini kapsamaktadır. Öncelikle değişkenlerin yatay kesit bağımlılığı varlığını tespit etmek için Pesaran (2004) testiyle sınamaları yapılmıştır. Yatay kesit bağımlılığının varlığı tespit edilmesiyle CADF ikinci nesil birim kök testi ve Westerlund ikinci nesil panel eşbütünleşme testi kullanılmıştır. Elde edilen bulgular, ele alınan değişkenlerin E7 ülkelerinde uzun dönemde birlikte hareket etmediklerini görülmüştür. Bu sonuçlara ek olarak Dumitrescu-Hurlin nedensellik analizi ile yenilenebilir enerji tüketiminden karbondioksit emisyonuna doğru tek yönlü bir ilişkinin varlığı ortaya koyulmuştur