Uşak University Institutional Repository
Not a member yet
4105 research outputs found
Sort by
Liberal Virüs: Sürekli Savaş ve Dünyanın Amerikanlaştırılması
Bağımlılık Teorisi’nin kurucularından Mısırlı-Fransız Marksist eleştirmen ve ekonomist Samir Amin, özellikle Üçüncü Dünya ülkelerinin yaşadığı sıkıntılar ve merkezin çevre üzerindeki tahakkümüne yoğunlaşmaktadır. Liberal Virüs: Sürekli Savaş ve Dünyanın Amerikanlaştırılması isimli kitabında liberalizmin her ne şekilde sunulmaya çalışılırsa çalışılsın büyük güçlerin elinde vahşi kapitalizmin ideolojik arka planı haline geldiği ön kabulüyle hareket etmektedir. Bu doğrultuda başta Amerika Birleşik Devletleri olmak üzere Avrupa ve Japonya’nın günümüz dünyasında üçlü bir sömürü gücü oluşturduğunu, bunların liderinin ise ABD olduğunu vurgulamaktadır. Kitabın sadece Türkiye edisyonunda ‘Liberal Virüs’ bölümünün yanı sıra ‘Dönüşüm Halindeki Dünya Sistemi’ başlıklı ikinci bölüm de yer almaktadır. Amin ikinci bölümde ilk bölümde bahsi geçen IMF, Dünya Bankası, Dünya Ticaret Örgütü, NATO gibi uluslararası kurumlara daha yakından bakmaktadır. Bunların üçlü güce hizmet eden kurumlar olarak çevre ülkelerde krizleri ve sömürünün boyutlarını genişletmesinden bahsetmektedir. Ayrıca Üçüncü Dünya ülkelerini liberal virüsten kurtaracak çözüm önerileri üzerinde durmaktadır
Küresel Değer Zincirinin Belirleyenleri
Çalışmada gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler bazında küresel değer zincirine katılımın bileşenleri olan yurtiçi (Domestic Value Added - DVA) ve yurtdışı katma değeri (Foreign Value Added FVA) etkileyen faktörler belirlenmeye çalışılmıştır. Bu bağlamda sermaye boyutunu temsil eden doğrudan yabancı sermaye yatırımları, beşeri sermayeyi temsil eden insani gelişme endeksi ve teknoloji düzeyini temsil eden ar-ge harcamalarının GSYH içindeki payı bağımsız değişkenler olarak analize dahil edilmiştir. Çalışmada panel veri şeklinde düzenlenen 56 ülkenin 2005-2016 dönemi yıllık verileriyle genelleştirilmiş momentler yöntemi (Generalized Method of Moments-GMM) kullanılarak analizler gerçekleştirilmiştir. Gelişmiş ülkelerde doğrudan yabancı sermaye yatırımları ve arge/GSYH ile DVA ve FVA arasında doğru yönlü bir ilişki olduğu; gelişmekte olan ülkelerdeyse farklı olarak ar-ge/GSYH ile FVA arasında ters yönlü bir ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca insani gelişmişlik düzeyi ile DVA arasında doğru yönlü, FVA arasında ters yönlü bir ilişki saptanmıştır
TAHİR KAHHAR VE ŞİİRLERİ
Gazeteci, yazar, akademisyen, çevirmen, edebiyat tarihçisi, çağdaş Özbek şiirinin en büyük şairlerinden Tahir Kahhar ve şiirleri hakkında yapılan bu çalışmada Åq Örik, Åqäyåtgän Däryå, Åsmån Kimniki?, Eşik Täqılläyåtir, Kün Közi, Yuldüzlär Mening Båğım ve Tåğning Pärvåzi adlı şiir kitaplarındaki toplam 567 şiir, önce Kiril harflerinden Latin harflerine transkribe edilmiştir. Daha sonra Türkiye Türkçesine aktarılmış ve şiirler muhteva, şekil, ahenk, dil ve üslup bakımlarından incelenmiştir. Çalışmanın Giriş bölümünde Tahir Kahhar’ın hayatı, eserleri, Türkiye’de katıldığı toplantılar ve aldığı ödüllerden bahsedilmiştir. Birinci Bölüm’de şiirler incelenmiş, İkinci Bölüm’ün metin aktarma kısmında şiirler hem çeviri yazı işaretleri hem de Türkiye Türkçesi kısımlarıyla yan yana verilmiştir. Sonuç bölümünde elimizdeki bulgularla Tahir Kahhar’ın edebiyatımızdaki yeri tespit edilmeye çalışılmıştır
Kripto Para Bitcoin İle Altın Arasındaki İlişkinin İncelenmesi
Küresel finansal sistem içerisinde gelişen teknolojilerle birlikte kripto paraların fiziki yatırım araçlarına alternatif olarak sanal yatırım araçlarının temelini oluşturması ve hayatımızda yer alması kaçınılmaz hale gelmiştir. Bu sanal yatırım araçları arasında kripto paralar olarak bilinen yatırım araçları da bulunmaktadır. Günümüz kripto paraları arasında en çok tanınan ve işlem hacmi yüksek olan kripto para Bitcoin’dir. Bitcoin merkez bankaları veya resmi kuruluşlarla alakası olmayan bunun yanında ülkelerin para birimleriyle alınıp satılabilen sanal para olarak tanımlanmaktadır. Bu sanal paralar fiziksel olarak taşınama olanağı olmayan ve istenilen her an erişim kolaylığı olan hayatımıza yeni girmesine rağmen önemli yer tutan yatırım araçlarıdır. Altın ise fiziksel olarak taşınabilen sanal paralara göre daha az riskli bir yatırım aracıdır. Son zamanlarda bankaların altın hesabı oluşturarak altını sanala taşımaları altınında diğer yatırım araçlarıyla rekabetini kolaylaştırmıştır. Kripto paralar sadece sanal ortamda yatırımı yapılabilen bir araç olduğu için altın da kripto paralar gibi alım satımı kolaylaştırılmıştır. Bu durum da geleneksel yatırım aracı olan altın ile kripto paranın arasındaki ilişkiye ilgiyi artırmaktadır. Bu bağlamda Bitcoin ile Altın arasındaki ilişkinin ölçülmesi amaçlanmaktadır. Bu çalışmada Türkiye’deki Altın fiyatları ve Bitcoin açılış fiyatları 2015-2020 yılları arası aylık verileri kullanılarak incelenmiştir. Johansen Eşbütünleşme testi ve Granger Nedensellik testleri kullanılmıştır. Bitcoin’den Altına doğru tek yönlü nedensellik ve kısa dönemli bir ilişki olduğu tespit edilmiştir
Mütenebbî Şiirlerinde Bir Geçiş Estetiği Olarak Tehallus
Varlığı işgal eden her nesnede bir bütünlük olduğu gibi varlığın yansıması olan sanat eserlerinde de yapısal/biçimsel bir estetik bütünlük olması beklenir. Arap şiirinin klasik biçimi olan kaside türünde de böyle bir bütünlüğün sağlanması edebiyat eleştirmenlerince sanatsal bir kıstas olarak kabul edilmiştir. Buradan yola çıkarak kasidenin girizgâhını teşkil eden nesîb/teşbîb bölümünde işlenen gazelden methiye yahut diğer bir başka temaya geçişte şairin geçiş ahengini tutturabilmesi bir meziyet olarak görülmüştür. Yapıtta başarı kriterlerinden biri addedilen bu geçiş estetiğinin bedî’ ilmi içerisindeki karşılığı tehallustur. Bu söz sanatında maharet sahibi Arap şairlerinden birisi de Mütenebbî’dir. Şair, en nitelikli yönü olan methiyeciliğinde gazelden methiyeye geçerken takdire şayan örnekler ortaya koymuştur. Bu çalışmada şairin kasidelerindeki bu geçiş estetiği incelenmiştir. Divanı hakkında pek çok akademik çalışma yapılmasına rağmen tehallus konusunun müstakil olarak incelenmemiş olması bu çalışmanın saikı olmuştur. Girişte konu hakkında literatür taraması yapılmıştır. Sonrasında ise şairin tehallus sanatını uygulamasına dair örnekler başlıklar halinde ele alınmıştır
el-Ḳarâfî ve İstisna Hakkındaki Görüşleri
626 yılında Mısır’ın Behnesâ bölgesinin Bûş köyünde doğan Ḳarâfî’nin ilk eğitimi babası Şeyh İdris ile başlar. Babasından aldığı eğitimden sonra Sahibiyye, Kamhiyye ve Fazıliyye medreselerinde eğitim görmüştür. Asıl alanı fıkıh ve fıkıh usulü olan Ḳarâfî’nin bu ilimler dışında da çalışmaları mevcuttur. Nahiv alanında üç eser bırakmış ve bıraktığı bu eserlerdeki içeriklerden anlaşıldığına göre nahiv ekollerinden Basra ekolüne uymuştur. Bu eserlerden biri olan el-Ḫasâis adlı kitabında bazı konularda nahivcilerin çoğunluğunun kabul ettiği görüşleri eleştirmiş ve bu konularda kendi görüşünü ortaya koymuştur. el-İstiġna adlı eserinde ise istisna hakkında zengin bilgiler vermiş ve bazı konularda ilk sayılabilecek şeylere değinmiştir
ÇOCUK YOUTUBERLAR VE PAYLAŞTIKLARI VİDEOLAR ÜZERİNE BİR DÖKÜMAN ANALİZİ
Günümüzde teknoloji hızla gelişmekte ve sosyal medya artık hayatın bir parçası
hâline gelmektedir. YouTube en popüler sosyal paylaşım ağlarından bir tanesidir.
YouTube üzerinden para kazanılabiliyor olması önce YouTuber daha sonra da çocuk
YouTuber kavramlarını gündeme getirmiştir. Çok küçük yaşlardan itibaren, çocuklar
artık saatlerce çocuk YouTuber videoları seyrederek vakit geçirmektedirler. Bu nitel
araştırmada çocuk YouTuber kanallarındaki videoların içeriklerinin araştırılması
amaçlamaktadır. Bu sebeple Doküman Analizi yöntemi benimsenmiştir. Popüler
(çok izlenen) çocuk kanallarından 15 YouTube kanalı belirlenmiş ve bu kanallarda
yer alan ve izlenme sayısı yüksek olan 100 adet video metinden çıkarılan kodlarla
analiz edilmiş ve çocuk YouTuber kanallarının içerikleri ve sundukları mesajlar
özetlenmiştir. Daha sonra analiz edilen bu 100 video arasından farklı kanallarda ve
konularda olacak şekilde 15 video belirlenmiş ve çok yönlü etkileşim analizi yöntemi
kullanılarak bu videoların mikro analizi yapılmış. Bu analizler sonucunda videoların
içeriklerinde geçen şu altı kategori belirlenmiştir: Olumsuz davranışlar içeren,
reklam ve tanıtım içeren, özel hayatın gizliliğine aykırı, korkutucu içeriğe sahip olan,
tüketime özendiren ve olumlu sosyal mesaj içeren videolar. Analizlerin sonucunda
çocukların bilinçsiz bir şekilde YouTube’daki medya içeriklerinin şu anki hâliyle baş
başa bırakılmaması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Çocuklara daha uygun medya
iii
içerikleri sunmak için yazının sonunda ailelere, öğretmenlere, medya yapımcılarına
ve yetkililere bazı önerilerde bulunulmuştu
Effect of Fermentation on the Milk Allergen Proteins During Yogurt-making
Cow milk and dairy products have a great significance in human nutrition but may lead to concerns due to milk protein allergy. Reduction or elimination of cow milk allergy is mainly achieved by the destruction of allergenic epitopes in the molecular structure of relevant proteins via various treatments during dairy processing. Yogurt is one of the most consumed fermented dairy foods. The purpose of this study was to investigate the effect of fermentation on the protein content and molecular structure of milk during yogurt production. Protein profiles and structural features of the dairy samples collected at various steps of yogurt manufacturing were analyzed using electrophoresis and spectroscopy. Fermentation after pasteurization treatment remarkably altered the content and structure of allergen proteins through unfolding, denaturation, and aggregation. This might suggest a correlation with the modified allergenicity of milk proteins in the end product. Immunological assays ongoing will help a better understanding of the allergenicity of yogurt products analyzed in this study
Gelir Dağılımı Eşitsizliğinin Azaltılmasında Çevre Vergilerinin Rolü: Oecd Ülkeleri Çerçevesinde Ampirik Bir Çalışma
Çevre vergileri ve gelir dağılımı ilişkisi son yıllarda önemli bir tartışma konusu haline gelmiştir. Bu tartışmalar, 1990'lı yıllarda birçok ülkede hem çevre kirliliğinin azaltılması hem de istihdamın arttırılabilmesi adına bir dizi vergi reformunun gerçekleştirilmesiyle başlamıştır. Bu vergi reformlarıyla birlikte emek ve sermaye üzerindeki vergi yükü çevre kirliliğine sebep olan ürünler üzerine kaydırılmıştır. Ülkelerin vergi sisteminde yaşanan bu radikal değişiklikler birçok ürünün fiyatında artış yaşanmasına sebep olmuştur. Fiyatlarda yaşanan artıştan toplumun her kesiminin eşit derecede etkilendiğini söylemek oldukça güçtür. Bu doğrultuda makalenin amacı, 25 OECD üyesi ülkede uygulanan enerji, ulaşım ve diğer çevre vergilerinin gelir dağılımı üzerine etkilerini ampirik olarak tespit etmek ve negatif etkilerin azaltılabilmesi için öneriler ortaya koymaktır. Çalışmada Gini katsayısı ve yüzde yirmilik gelir dilimleri bağımlı değişkenler, enerji, ulaşım ve diğer çevre vergileri ise bağımsız değişkenler olarak ele alınmış ve bu değişkenler arasındaki kısa ve uzun dönem ilişki "Panel Veri Analizi" yöntemi ile incelenmiştir. Gerçekleştirilen analiz neticesinde enerji ve diğer çevre vergilerin gelir dağılımını bozduğu ve ulaşım vergilerinin ise gelir dağılımını iyileştirdiği tespit edilmiştir
ETLİK PİLİÇ KÜMESLERİNDE KULLANILAN FARKLI ALTLIK MATERYALLERİNİN, FARKLI MEVSİMLERDE HAYVANLARIN PERFORMANSINA ETKİLERİ
Kanatlı sektöründe önceki yıllara göre birim alanda canlı ağırlık oranı artmıştır, bu canlı ağırlık artışı sebebiyle, ayak problemleri artmakta, altlık ve kümes içi iklimsel çevrenin uygun hale getirilmesi daha da önem kazanmaktadır. Bu çalışma, bir entegrasyona bağlı etlik piliç kümeslerinde kullanılan farklı altlık materyallerinin farklı mevsimlerde hayvanların performans ve karkas kalitesine etkisini ortaya koymak amacıyla yapılmıştır. Deneme Uşak ili Eşme ilçesinde bulunan, 10 000 kapasiteli aynı bölgede, ısıtma-havalandırma sistemleri benzer 4 adet broyler kümesinde yürütülmüştür. Bu kümeslerden ikisinde altlık olarak odun talaşı, diğer ikisinde ise çeltik kavuzu kullanılmıştır. Kümes içi iklimsel çevre (nem-sıcaklık) deneme süresince günlük olarak saptanmıştır. Çalışmada atlık pH’sı ve kümes içi NH3 konsantrasyonu haftalık saptanmıştır. Deneme süresince hayvanların canlı ağırlıkları haftalık olarak tespit edilmiştir. Deneme sonunda ayak taban yanığı belirlenmiştir.
Sonuç olarak, deneme sonu canlı ağırlığı talaş grubunda çeltik kavuzuna göre istatistik olarak daha yüksek bulunmuştur (P<0,05). Hayvanlarda en yüksek canlı ağırlık kazancı kış ayında gözlemlenmiştir. Kümes içi amonyak düzeyi odun talaşı grubunda çeltik kavuzu grubuna göre istatistik olarak daha yüksek tespit edilmiştir (P<0,05). En yüksek kümes içi amonyak düzeyi değeri, altlık pH’ı ve ayak taban yanığı oranı ilkbahar mevisiminde saptanmıştır. Talaş altlığında kesim sonrası ayak taban yanığı çeltik kavuzu altlığına göre istatistik olarak daha yüksek belirlenmiştir (P<0,05)