Uşak University Institutional Repository
Not a member yet
4105 research outputs found
Sort by
OKUL ETKİLİLİĞİNDE KARİZMATİK LİDERLİK VE KOLEKTİF ÖĞRETMEN YETERLİĞİNİN ROLÜ
Okul etkililiğinin gelişmesinde hem lider davranışları hem de öğretmenlerin kolektif çabaları önemli bir rol oynamaktadır. Bu nedenle araştırmada karizmatik liderlik davranışları, kolektif öğretmen yeterliği ve okul etkililiği arasındaki ilişkilerin tespit edilmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda ilk ve ortaokullarda görev yapan öğretmenlerin görüşlerine göre, karizmatik liderlik ve kolektif öğretmen yeterliğinin okul etkililiği üzerindeki rolü nedir? sorusuna yanıt aranmıştır. Değişkenler arası ilişkilere odaklanan bu çalışma ilişkisel tarama modelinde desenlenmiştir. Araştırmanın evrenini 2021-2022 eğitim-öğretim yılında Uşak ilindeki ilk ve ortaokullarda görev yapan 4518 öğretmen oluşturmuştur. Araştırma örneklemi, tabakalı örnekleme yöntemiyle belirlenmiş, bu şekilde 373 öğretmen çalışmaya dahil edilmiştir. Araştırmada Conger ve Kanungo (1994) tarafından geliştirilen, M. Özdemir ve Pektaş (2020) tarafından Türkçeye uyarlanan Karizmatik Liderlik Ölçeği (KLÖ); Tschannen-Moran ve Barr (2004) tarafından geliştirilen, Erdoğan ve Dönmez (2015) tarafından Türkçeye uyarlanan Kolektif Öğretmen Yeterliği Ölçeği (KÖYÖ) ve Hoy (2009) tarafından geliştirilen, Demirkasımoğlu ve Taşkın (2015) tarafından Türkçeye uyarlanan Okul Etkililiği İndeksi kullanılmıştır. Verilerin istatistiksel analizi için doğrulayıcı faktör analizi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA), bağımsız örneklemler t-Testi, pearson momentler çarpımı katsayısı ve hiyerarşik regresyon analizinden yararlanılmıştır.
Bulgular öğretmen görüşlerine göre okul yöneticilerinin karizmatik liderlik davranışlarını yüksek düzeyde sergilediğini göstermiştir. Benzer şekilde kolektif öğretmen yeterliği ve okul etkililiğine ilişkin algılarının da yüksek ortalamaya sahip olduğu görülmüştür. Hesaplanan korelasyon katsayıları, değişkenler arasında pozitif yönlü ilişkinlerin olduğuna işaret etmiştir. Araştırma karizmatik liderlik ve kolektif öğretmen yeterliğinin okul etkililiğinin anlamlı yordayıcıları olduğunu göstermiştir.
Okul etkililiği indeksi ile karizmatik liderlik algısı arasında orta düzeyde, pozitif yönlü ve anlamlı bir ilişki olduğu görülmektedir. Bununla birlikte okul etkililiği indeksi ile kolektif öğretmen yeterliği arasındaki ilişki incelendiğinde yüksek düzeyde pozitif yönlü ve anlamlı bir ilişki olduğu görülmektedir.
Hiyerarşik regresyon analizinin sonuçlarına göre; 3 modelde de açıklanan varyans oranlarının artış gösterdiği ve regresyon katsayılarının anlamlı olduğu görülmektedir. Model 1, demografik özelliklerin (cinsiyet, okuldaki hizmet süresi, eğitim durumu, yöneticilik deneyimi, okul kademesi) öğretmenlerin okul etkililiğine yönelik algılarındaki toplam varyansın yaklaşık % 4’ünü açıkladığını göstermiştir. Analizin ikinci aşamasında modele eklenen kolektif öğretmen yeterliğinin okul etkililiğinin anlamlı bir yordayıcısı olduğu belirlenmiştir. Model 2 incelendiğinde kolektif öğretmen yeterliği algılarının okul etkililiğine yönelik varyansın tek başına yaklaşık % 52’sini açıkladığı görülmektedir. Karizmatik liderliğin analize eklendiği model 3 değerlendirildiğinde, tüm modelin okul etkililiğinin % 62,1’ini açıkladığı görülmektedir. Bu kapsamda karizmatik liderliğin tek başına okul etkililiğinin % 6.4’ünü yordadığı tespit edilmiştir
Comparison of Different Brands of Geodetic GNSS Receivers According to Horizontal Accuracies
The accuracy data presented in the technical specifications of the geodetic surveying instruments produced by various companies are controversial. To be able to say anything about the accuracy of these data, they must be obtained under similar conditions, tested by process, adjusting and appropriate statistical methods, and then compared. In this study, Geodetic GNSS receivers produced by different companies were tested according to horizontal accuracies. However, vertical observations were also obtained, only horizontal accuracies were compared.. For this purpose, a horizontal control network was established and long-term static sessions were held with the instruments of each company in this network. The data obtained as a result of the sessions were converted into data files in the same format and adjusted separately by processing with the commercial software of one of the instruments. As a result of adjustment, the results obtained from the instruments of each company were compared according to the horizontal accuracy criteria
Irregular Wavemaker (Pıston Type) In A Numerıcal And Physıcal Wave Tank
This paper describes the design and execution of a wavemaker system (piston type) in the Dokuz Eylül University Hydraulic Laboratory flume to perform hydraulic model tests using regular and irregular waves. In this study, we will focus on generating the irregular waves from the target JONSWAP spectrum using an adjusted random phase method; also, the control software of the wavemaker is described. An identical numerical channel wave to the physical flume was modeled to compare and observe the irregular wave profile using Flow 3D, one of the advanced computational fluid dynamics (CFD) software. The paddle movement was validated by comparing the experimental converted irregular wave surface elevations to the wave spectrum to the numerical models of several waves
علم الكلام الجديد في مؤلفات بديع الزمان سعيد النورسي
انطلقت الدعوات منذ قرنين إلى ضرورة تجديد علم الكلام وتقديمه بثوب جديد يناسب النمو الذي طرأ على الحياة البشرية في العصور المتأخرة، يعالج هذا المقال جهود بديع الزمان النورسي وهو أحد المفكرين المعاصرين الذين لهم اسهامات متميزة في هذا السياق. سيتضح من خلال هذا المقال أن بديع الزمان بعد أن سبر أغوار علم الكلام أدرك أن هذا العلم قد أدى دورا محوريا في التصدي للتحديات الفلسفية التي واجهتها الأمة عبر العصور، إلا أن العصر الحديث الذي نعيش فيه فرض إشكاليات مستجدة يعسر مجابهتها بأسلحة علم الكلام القديم، لأجل ذلك رأى أن العمل على تجديد علم الكلام وعرضه بأسلوب جديد يناسب أبناء العصر هو أول الأولويات في مشروع استنهاض الأمة لتمارس مهمتها في ريادة البشرية لتحقيق سعادة الدارين. سنحاول في هذه المقال أن نلقي الضوء على ملامح تجديد علم الكلام عند بديع الزمان النورسي من خلال موضوع الأسماء الحسنى، فقد تجلى أثناء الدراسة المتأنية في مؤلفات بديع الزمان الموسومة بـ (كليات رسائل النور) بأنه انتهج منهجا فريدا في التعاطي مع هذا الموضوع في ضوء القرآن الكريم. يمكن أن نطلق على هذا المنهج الذي سنعرض نماذج له في هذ المقال بأنه منهج قرآني يعرِّف أسماء الله الحسنى من خلال تجلياتها في المصنوعات
Zerdüşt, Öğretisi ve Avrupa'ya Yansımaları: Nietzsche Örneği
Bu çalışma, M.Ö. 1500 ile M.Ö. 600 yılları arasında, Kuzey İran bölgesinde yaşadığı kabul edilen Zerdüşt peygamber, öğretisini ve Nietzsche özelinde bu öğretinin Avrupa’ya yansımalarını konu edinmektedir. Zerdüşt ve öğretisine dair bilgiler, Zerdüştlüğün kutsal eseri kabul edilen Avesta üzerinden günümüze kadar ulaşmıştır. 1272 yılında Meşhur seyyah Marco Polo’nun İran’a yaptığı ziyaretle birlikte birçok Batılı seyyahın dikkati Zerdüşt ve Avesta’ya yönelmiştir. 16. yüzyıldan 18. yüzyıla kadar pek çok seyyah, tüccar ya da misyoner İran’ı ziyaret etmişler ve çalışmalarında Zerdüştlüğe yer vermişlerdir. Bu çalışmalar Batı’da değer görmüş, Zerdüşt ve öğretisinin Avrupa, Amerika ve Asya’da ilgi ile takip edilmesinin önünü açmıştır. Daha önce de felsefi çalışmalara konu olan Zerdüşt ve öğretisi, 19. yüzyıldan itibaren P. Beyl ve G. Ritter gibi birçok yazarın ve filozofun eserlerinde yer edinmiştir. Alman idealizminin en büyük temsilcilerinden Hegel’in Avesta’ya ilgi duyduğu söylenmekte, Dante’nin İlahi Komedya, Goethe’nin Faust ve Doğu-Batı Divanı, Voltaire’in Zadig eserlerinin Zerdüşt’ün mitlerinin en güzel yansımalarını içerdiği yorumları yapılmaktadır. Hatta Schopenhauer’un Avesta’yı yeniden ele aldığı yine Nietzsche’nin Böyle Söyledi Zerdüşt eseriyle Zerdüştlüğün yeni bir yorumunu yapmaya çalıştığı iddia edilmektedir. Zerdüşt ve öğretisi, Avrupa’yı etkilemiştir. Çalışma, belli çalışmalar üzerinden Nietzsche çağına kadar ki dönemde, Zerdüşt ve öğretisinin Avrupa’ya birçok anlamda yansıdığını göstermeyi amaçlar. Bu çalışma, Zerdüşt öğretisinin Avrupa yansımasını Nietzsche felsefesi ve Nietzsche’nin Zerdüşt karakteri bağlamında ele almayı amaçlar. Nietzsche, tarihsel Zerdüşt’ü ‘iyi’ ve ‘kötü’ kavramları ekseninde şekillenen ahlakın kurucusu olarak görmüştür. Bu ahlakı aşmak isteyen Nietzsche, tarihsel Zerdüşt’ü ters yüz ederek kendi Zerdüşt’ünü ahlakın ötesinde konumlandırdığı ‘Üstinsan’ formunun inşa edilmesinde sözcü olarak kullanmıştır
Entropi Temelli Gri İlişkisel Analiz Yöntemiyle Dört Büyük Futbol Kulübünün Finansal Performanslarının Değerlendirilmesi
Geçmiş faaliyetlerin bir sonucu olarak elde edilen finansal veriler sayesinde finansal performans analizleri yapılabilmekte, finansal performans analizleri ışığında ise finansman ve yatırım gibi stratejik kararlar alınabilmektedir. Ayrıca finansal başarı ya da başarısızlık finansal performans analizleri sayesinde değerlendirilebilmektedir. Günümüz endüstriyel futbol organizasyonları içerisinde yer alan futbol kulüpleri, futbolun kitlesel etki gücünün ve buna bağlı olarak artan gelirlerin farkında varmış ve şirketleşmişlerdir. Ülkemizde ise Beşiktaş, Fenerbahçe, Galatasaray ve Trabzonspor şirketleşen futbol kulüpleridir. Bu çalışma şirketleşen ve süper ligde yer alan dört büyük futbol kulübünü finansal performanslarına göre değerlendirerek sıralamayı amaçlamaktadır. Bu amaçla Beşiktaş, Fenerbahçe, Galatasaray ve Trabzonspor futbol kulüplerinin 2010-2020 yıllarına ait finansal göstergeleri incelenmiştir. Entropi yöntemiyle finansal göstergelerin önem düzeyleri belirlenmiş ardından gri ilişkisel analiz yöntemiyle futbol kulüpleri finansal göstergelere göre sıralanmıştır. 2010-2020 yıllarını kapsayan bu çalışmada özkaynak oranı, asit test oranı, net çalışma sermayesi ve aktif karlılık oranı kriterlerinin en önemli kriterler olduğu borç oranı kriterinin ise önem düzeyi en düşük kriter olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca finansal performansı en yüksek kulüp Fenerbahçe, finansal performansı en düşük kulüp ise Beşiktaş olarak bulunmuştur
First DNA Barcode of Bruchidius varius (Coleoptera: Chrysomelidae: Bruchinae) from Turkey
The DNA barcode of Bruchidius varius collected from Dilek Peninsula and Büyük Menderes Delta National Park (DPNP) in Aydın province of Turkey is given for the first time. As DNA barcode, mitochondrial cytochrome c oxidase subunit I (COI) with a length of approximately 628 bp is sequenced and an illustrative barcode is presented along with nucleotide composition of the target gene location. Nucleotide composition of the given sequence includes 38.63% T, 27.98% A, 17.01% C and 16.38% G and showing a strong AT bias (66.61%). GC percentage is 33.39%. BLAST tool in NCBI is used to check the taxonomic position of the sequenced sample. DNA barcoding result fully corresponds with the morphological identification of the samples
Uşak İlinin Afet Farkındalığı ve Afete Karşı Hazırlık Durum Araştırması
Bu çalışma, Uşak halkının afet farkındalığının, afete hazırlık düzeylerinin belirlenmesi ve bu doğrultuda herhangi bir eğitime gereksinim duyulup duyulmadığının tespiti amacıyla yapılmıştır. Araştırma verileri Mayıs-Haziran 2022 tarihleri arasında anket formu aracılığıyla Uşak'ta ikamet eden 542 kişi ile yüz yüze görüşülerek toplanmıştır. Katılımcıların afet farkındalığı ve afete hazırlık düzeylerinin belirlenmesi ile ilişkili olabilecek değişkenleri değerlendirmek için demografik özellikler, afet deneyimi, afete yönelik farkındalık düzeylerinin hangi seviyede olduğu ve afetlere hazırlıktan ne anladıkları gibi ankette yer alan çeşitli değişkenler ile çapraz tablolar oluşturulmuştur. İstatistiksel anlamlılık Ki-kare testi ile değerlendirilmiştir. Katılımcıların %37,8’i afete hazırlık ile ilgili eğitim aldıklarını belirtirken, daha önce hiç afet eğitimi almamış olup da afet yaşamış ve buna rağmen yine de yapılması düşünülen eğitimlere katılmak istemeyen kişilerin oranı %42,9’dur. Elde edilen bu sonuçlara göre, öncelikli olarak Uşak halkının afet farkındalığının arttırılması üzerine afet öğrenceliklerinin (simülatörlerinin) kullanılması, afete hazırlık amaçlı tatbikatların arttırılması gibi çalışmaların yapılması önerilmektedir. Ayrıca, afete hazırlık eğitim alıp da kendisini afetler konusunda hazır görenlerin oranının yaklaşık %50,9 ve kendisini afetler karşısında hazırlıksız görüp de endişe edenlerin oranı yaklaşık %74,4 olduğu sonucuna varılmıştır
Okul Öncesi Eğitimde Çevre Eğitimi Alanında Yapılan Çalışmaların İçerik Analizi
Bu araştırmanın amacı 2000-2021 yılları arasında ulusal alanda yayımlanmış okul öncesi eğitimde çevre eğitimi ile ilgili yapılmış makale ve tezlerin yıllara, yayın türüne, araştırma modeline, örneklemine, veri toplama araçlarına ve veri analiz yöntemlerine göre yönelimlerini belirlemektir. Çalışmada betimsel araştırma türlerinden birisi olan içerik analizi esas alınmıştır. Araştırmanın evreni 33 yüksek lisans ve doktora tezinden, 52 makale olmak üzere toplamda 85 bilimsel çalışmadan oluşmaktadır. Çalışmanın örneklemi ise ölçüt örnekleme yöntemiyle belirlenmiştir. Yapılan araştırmada anahtar sözcükler kapsamında; “okul öncesi ve çevre eğitimi” taranmıştır. Bu kapsamda konu hakkında yapılan diğer çalışmaları göz ardı etmemek adına; “okul öncesi eğitimi”, “çevre eğitimi” ve “ilköğretim ve çevre” kavramları da taranmıştır. Ayrıca kaynaklara; Google Akademik, DergiPark ve YÖK’ün tez veri tabanı olmak üzere üç farklı veri tabanından ulaşılmıştır. Tezlerde ise “izinli” tezler seçilmiştir. Araştırma sonucunda; yıllara göre çalışmaların dağılımında en fazla çalışmanın yakın tarihlerde yapıldığı ve buna sebep olarak, araştırma konusunun yeni bir konu olması görülmektedir. Dahil edilen çalışmaların en fazla oranda makale türünde olduğu, yaklaşım olarak nitel araştırma, model olarak tarama modelinin kullanıldığı görülmektedir. Evrenörneklem grubunun çoğunluğunu öğrencilerin oluşturduğu ve sayısal olarak da en fazla 11-30 araştırma grubu büyüklüğü ile çalışıldığı göze çarpmaktadır. Veri toplama araçlarından çoğunlukla ölçek kullanıldığı görülmektedir. Ayrıca araştırmacılara; evren örneklem grubunu genişletmeleri, veri toplama araçlarını ve analiz yöntemlerini değiştirmeleri ve sayısını arttırmaları, daha az araştırma yapılan çalışma gruplarını dahil etmeleri ve böylece daha fazla çalışmaya ulaşabilecekleri gibi önerilerde bulunulmuştur
Okul Öncesi Dönemde Baba Katılımını Etkileyen Değişkenlerin İncelenmesi
Bu çalışmada okul öncesi dönemde çocuğu olan babaların baba katılım düzeylerinin çeşitli değişkenler açısından incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışmanın katılımcılarını okul öncesi çocuğu olan 251 baba oluşturmaktadır. Veriler Genel Bilgi Formu ve Baba Katılım Ölçeği (Sımsıkı ve Şendil, 2014) yoluyla toplanmıştır. Verilerin analizinde t testi, Kruskal Wallis H Testi kullanılmıştır. Araştırma sonucuna göre, erkek çocuk sahibi olan babaların temel bakım boyutundan aldıkları puanların, kız çocuk sahibi olan babaların temel bakım boyutundan aldıkları puanlardan istatistiksel açıdan anlamlı olarak yüksek olduğu belirlenmiştir. Araştırmanın sonuçlarına göre “Keyfi Meşguliyet” alt ölçeği babanın eğitim durumuna, çocuk sayısına ve çocukların yaşına göre anlamlı bir farklılık olduğunu göstermiştir