Uşak University Institutional Repository
Not a member yet
    4105 research outputs found

    AKILLI TEKSTİL UYGULAMALARINA YÖNELİK SENSÖR ÖZELLİKLİ KUMAŞ YÜZEYİ GELİŞTİRİLMESİ

    No full text
    Tekstil ürünleri giyinme, örtme, korunma gibi insanların beslenme ve barınma ihtiyaçları ileberaber en temel gereksinimlerini karşılamaktadır. Günümüz koşullarında teknolojinin gelişmesi, araştırmaların artması ve sanayi uygulamalarının hızlanması ile birlikte yapılan disiplinler arası çalışmalar sayesinde bu temel yapılar gelişmiş, tekstil yüzeyinden bilgiyi alıp istenen amaca göre kullanabilen, çeşitli alanlardaki ihtiyaçlara cevap verebilen akıllı tekstillerin üretimine evrilerek katma değerli ve yenilikçi ürünler ortaya konulmuştur. Bu ürünler sayesinde tekstil ürünleri çok daha geniş bir kullanım alanına sahip olmuş, ortak disiplinlerle çalışmalar ile birçok farklı uygulama alanına giriş yapmıştır. Bu çalışmada elektrotekstil bir yüzey elde etmek için yapılan kumaş, yerleştirilen iletkenlerin prob olarak kullanılması ve insan eli ile kumaş yüzeyine dokunulduğunda meydana gelen kapasitif değişimin ölçülmesi amaçlanmıştır. Çalışma kapsamında ipliğe katlama prosesi uygulanarak 0.30 mikron bakır tel eklenmiş ve iletken iplik haline getirilmiştir. Üretilen iletken iplik ile üç farklı dokuma tipi ve üç farklı yoğunluk seviyesinde sistematik olarak dokuz farklı dokuma kumaş üretilmiştir. Bir devre tasarlanmış devrede rezonatör parçasının çıkışı, bir multiplexer (MUX) ile tekstil yüzeyindeki problara bağlanmıştır. Çıkış seçim işlemi mikrodenetleyici (ATMega328) yardımı ile yapılmaktadır. Sonuç olarak kumaş yüzeyine insan dokunduğunda, daha büyük bir kapasitif etkileşim elde etmek için toplanan veriler istatistiksel olarak anlamlı hala getirilip yapılan konfor testleri ile sonuçlar yorumlanmıştır. Geliştirilen kumaş yüzeyi birçok alanda kullanıma uygun olup literatüre katkı sağlamak amacı ile üretilmiştir

    Sınıf Öğretmenlerinin 21. Yüzyıl Becerileri İle Fetemm Farkındalıkları Arasındaki İlişkinin İncelenmesi

    No full text
    Bu çalışma sınıf öğretmenlerinin 21. yüzyıl becerilerine sahiplik seviyesi ile FeTeMM farkındalığı arasındaki ilişkiyi tespit etmeyi amaçlamaktadır. Bu hedef doğrultusunda nicel araştırma yöntemlerinden "ilişkisel desen" kullanılmıştır. Sınıf öğretmenlerinin 21. yüzyıl becerilerini ölçmek için Şentürk ve Çevik (2019) tarafından geliştirilen “Çok Boyutlu 21. Yüzyıl Becerileri Ölçeği” ve FeTeMM farkındalıklarını tespit etmek için de Çevik (2017) tarafından geliştirilen “FeTeMM Farkındalık Ölçeği” kullanılmıştır. Araştırma 2019-2020 eğitim öğretim yılında Gaziantep İl Millî Eğitim Müdürlüğü bünyesinde görev yapan 242 sınıf öğretmeni ile yürütülmüştür. Verilerin analizinde SPSS paket programından yararlanılmıştır. Araştırma neticesinde sınıf öğretmenlerinin 21. yüzyıl becerileri ile FeTeMM farkındalıkları arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Bu bulgu, sınıf öğretmenlerinin 21. yüzyıl becerilerine sahip olma durumunun FeTeMM eğitimi farkındalığını ve bu eğitimin öğrencilere kazandırılmasındaki başarı durumunu artırdığı yönünde yorumlanabilir

    2018 Sosyal Bilgiler Dersi Öğretim Programının Türkiye Yeterlilikler Çerçevesi Açısından İncelenmesi

    No full text
    Bu çalışmada 2018 Sosyal Bilgiler Dersi Öğretim Programı’nda (SBDÖP) yer alan kazanımların Türkiye Yeterlilikler Çerçevesindeki (TYÇ) anahtar yetkinlik alanları ile ilişkisini ortaya koymak amaçlanmaktadır. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden doküman incelemesi kullanılmıştır. Elde edilen dokümanlar nitel araştırma modelinde kullanılan veri analizi tekniklerden betimsel analiz ile çözümlenmiştir. Araştırma sonuçlarına göre, SBDÖP’ün kazanımlarının anahtar yetkinlikler ile uyumlu olduğu görülmektedir. Tüm sınıflar bazında kazanımların en fazla anadilde iletişim, sosyal ve vatandaşlık ile öğrenmeyi öğrenme yetkinliği ile ilişkili olduğu; yabancı dillerde iletişim yetkinliğine ilişkin herhangi bir kazanıma yer verilmediği tespit edilmiştir. TYÇ’deki anahtar yetkinliklere 2018 SBDÖP’nin öğretim programlarının perspektifi bölümünde yer verilmiş olup, yetkinlikler kazanımlarda da ayrıntılı olarak işlenmelidir. Ayrıca kazanımların anahtar yetkinliklerle eşit bir şekilde düzenlenmesi gerektiği önerisi sunulmaktadır

    OTUZ ESERDEKİ İSİM TÜRETEN EKLERİN MORFO-SEMANTİK İŞLEVLERİ

    No full text
    Türkiye Türkçesinde sözcük türetme, dil yapısı itibariyle sonekler ile yapılmaktadır. Soneklerin bazıları yapım ekleri grubuna dâhil edilmektedir. Yapım ekleri, isim veya fiil kök ve gövdelerinden yeni isim veya fiil gövdeleri oluşturan eklerdir. Bu çalışmada isim türeten ekler üzerine durulmuştur. İsimden isim yapan ekler, isim kök veya gövdelerinden yeni bir isim yapmak için kullanılan eklerdir. Bu türetme ile oluşturulan kelimelerde, yeni bir anlam da ortaya çıkmaktadır. Gramer çalışmalarında eklerin sadece işlevleri üzerine durulmakta, kelimeye verdiği anlam göz ardı edilmektedir. Sözcüklerdeki anlamı oluşturan unsurların kök merkezli ele alınması nedeniyle, eklerin kelimeye kattığı anlam yeterince incelenmemiştir. Türkiye Türkçesi dil bilgisinde daha çok görünüş ve yapıya ağırlık verilmesi; isim veya eylem kökü veya gövdesine kattığı anlamların yüzeysel olarak ele alınmasına sebep olmuş, bununla birlikte eklerin türettiği kelimelere farklı görevlerde anlamlar katmasına değinilmemiştir. İşlev ve anlam birbirleriyle ilişkili olmasına rağmen işlev sınırlı anlam muğlaktır. Kelimelerin kazandıkları anlam farklı farklıdır. Ekleri sadece işlev altında ele almak kelimelerin kullanım alanını sınırlandırmaya ve yanlış türetmelere de sebep olmaktadır. Bundan dolayı çalışma içerisinde eklerin morfolojik işlev ile morfo-semantik işlev başlıkları altında ele alınması gerektiği tartışılmıştır. Dolayısıyla çalışmada eklerin anlam boyutu ele alındı ve bu anlam da morfosemantik adı altında incelendi. Morfo-semantik için kaynaklarda mevcut bir tanım bulunmamaktadır. Eğer tanım yapılacak olursa morfo-semantik, eklerin eklendikleri kelimelere kazandırdıkları anlamı inceleyen anlambilimin alt kolu olarak değerlendirilebilir. Bu çalışmada gramer çalışmalarında belirlenen isim türeten eklerin listesi oluşturuldu ve eklerin tespiti için otuz eser seçildi. Bu otuz eser incelenerek isim türeten eklerin olduğu kelime listesi sıralandı, kelimeler üzerinde eklerin verdiği anlamlar tablo halinde gösterildi ve cümle içerisinde kazandığı diğer anlamlar diğer kullanım örnekleri başlığı altında incelendi. Bazı eklerin, eklendikleri kök veya gövde ile bağlantılı; bazı eklerin, kök veya gövdenin anlamından farklı bir anlam oluşturduğu, bazı eklerin ise, tek başına anlamı olmayan kelimelerden anlamlı yeni bir kelime türettiği tespit edilmiştir. Morfo-semantik türetimin yeni kavram ve sözcük dağarcığına nasıl katkıda bulunduğu gösterilmiştir

    Premolar Bölgede Tek İmplant Uygulamasında İmmediat Yükleme: Olgu Sunumu

    No full text
    Anterior veya premolar bölgedeki diş kayıplarının implant destekli protez ile rehabilitasyonunda, hem diş hem de dişetinin doğal formuna benzer bir görünüm elde etmek için yeterli sert ve yumuşak doku hacmi varlığı büyük bir önem taşımaktadır. Çekim sonrası gerçekleşen kemik rezorpsiyonunun sebep olduğu sert ve yumuşak doku kaybı implant yerleştirilmesi açısından risk teşkil etmektedir. Oluşacak bu kemik rezorpsiyonunu engellemek amacıyla, sert ve yumuşak dokuyu korumaya veya artırmaya yönelik birçok yöntem tanımlanmıştır. Diş çekimiyle aynı seansta implant ve geçici üst yapı yerleştime işlemi de bu yöntemlerden biridir. Bu makalede üst premolar diş eksikliği vakasında, çekim sonrası gerçekleşen alveol kemik rezorpsiyonunu sınırlamak amacıyla, aynı seans implant uygulaması yapılmıştır. İmplant yerleştirilmesi sırasında flep kaldırılmayarak interdental papillerin ve doğal dişeti sürekliliğinin korunması amaçlanmıştır. Hastanın protetik yükleme sonrası takibinde herhangi bir inflamasyon belirtisine rastlanmamış, doğal bir dişeti görünümü ile tatmin edici bir estetik sonuç alınmıştır. Yapılan uygulamanın özellikle estetik beklentinin yüksek olduğu bölgelerde uygulanabilir tedavi şekli olduğu sonucuna varılmıştır

    Dışlayıcı Laiklik ve Pasif Laiklik Sarmalında Diyanet İşleri Başkanlığı

    No full text
    Bu çalışma, Diyanet İşleri Başkanlığı teşkilatının Cumhuriyet’in erken dönemindeki konumu ile AK Parti iktidarı dönemindeki konumunu karşılaştırmayı amaçlamaktadır. Bu karşılaştırma neticesinde Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin laiklik yaklaşımının değişim değişmediği sorusu gündeme getirilmektedir. Bu nedenle çalışma, laiklik ile ilgili teorik zeminin okuyucuya aktarılması ile başlamaktadır. Bilindiği üzere devletin dini alana karışmadığı pasif laiklik ile devletin dini alanı tanzim ettiği dışlayıcı laiklik uygulamaları modern devletin din politikalarının iki ucunu oluşturmaktadır. Türkiye Cumhuriyeti erken dönemde dışlayıcı laiklik uygulamalarının daha yoğun kullanıldığı bir anlayış benimsemiştir. Ancak zamanla devletin din alanına dair politikaları çok çeşitli sebeplerin etkisiyle yumuşama evresine girmiştir. 2003 yılından beri süregelen AK Parti iktidarı ise bu yumuşamanın zirve noktalarından biri olarak değerlendirilebilir. Devletin din alanındaki politika değişimine mukabil olarak Diyanet İşleri Başkanlığı’nın konumu da değişim göstermiştir. Çalışma bu değişimin izini sürmekte ve yaşanan değişimin teorik olarak dışlayıcı laiklikten pasif laikliğe geçiş olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceği sorusunu tartışmaktadır. Din politikasındaki değişikliklerin, Türkiye Cumhuriyeti’nin laiklik biçiminin teorik açıdan tekrar gözden geçirmeye muhtaç hale getirdiği iddia edilmektedir

    Vergi Geliri ve Ekonomik Büyüme İlişkisi: Seçilmiş OECD Ülkeleri Üzerine Ampirik Bir İnceleme

    No full text
    Vergi, devletin en önemli gelir kaynağıdır. Temel makroekonomik değişkenlerden biri olan ekonomik büyüme ve vergi geliri arasında bir ilişki söz konusudur. Bu çalışmada vergi geliri en yüksek olan seçilmiş 10 OECD ülkesi (Danimarka, Fransa, Belçika, Finlandiya, İsveç, İtalya, Avusturya, Yunanistan, Norveç ve Almanya) için vergi geliri ve ekonomik büyüme arasındaki ilişki ampirik yöntemlerle ele alınmıştır. Çalışmada 1995-2019 dönemine ait yıllık vergi geliri ve ekonomik büyüme verilerinden yararlanılmıştır. Değişkenlere ait birim kök düzeyi LLC ve Fisher ADF birim kök testleri ile sınanmıştır. Değişkenler arasındaki eşbütünleşme ilişkisi Kao eşbütünleşme analiziyle ele alınmıştır. Modelde kullanılan değişkenler arasında eşbütünleşme ilişkisinin tespitinden sonra uzun dönem katsayı tahmincilerinden olan FMOLS ve DOLS yöntemlerinden yararlanılmıştır. FMOLS ve DOLS yöntemlerinin sonucuna göre vergi gelirlerinde meydana gelen artışlar ekonomik büyümeyi panel genelinde azaltmaktadır

    KANOLA YAĞI-PİRİNÇ KEPEĞİ MUMU OLEOJELİNİN KIZARTMA PERFORMASININ İZLENMESİ

    No full text
    Bitkisel yağların yapılandırılmasında kullanılan oleojelasyon, doymuş veya trans yağ asitleri içermeyen gıda formülasyonlarının geliştirilmesinde büyük bir potansiyele sahiptir. Literatür için çok yeni olan bu teknik sayesinde, oleojellerin çeşitli gıda ürünlerinde kullanılabildiği ve ürünün fiziksel, kimyasal ve duyusal özelliklerinde fark edilir avantajlar sağladığı gözlenmiştir. Genel olarak, oleojel-temelli kızartmanın, yağın termal ve oksidatif stabilitesinin iyileştirilmesinde arzu edilen çözümleri sunabileceği bildirilmiştir. Bu tez çalışmasında %3 (CRBO-3) ve %6 (CRBO-6) oranında pirinç kepeği mumu katkılı kanola yağı oleojellerinin karakterizasyonunu takiben, kanola yağı-pirinç kepeği mumu oleojelinde kızartılan (180 oC) hamsi filetolarının kızartma performansları rafine kanola yağına karşı test edilmiştir. Kızartma bitiminde oleojellerin TPM ve peroksit sayısı değerlerinin kontrol grubuna oranla daha düşük olduğu, oksidatif stabilitede iyileştirme sağlayarak trans yağ asiti oluşumunda %50’den fazla indirgenmeye yol açtığı gözlenmiştir. Oleojellerde kızartılan balık filetolarının ise çok daha az oranda yağ absorbe ettiği, renklerinin daha parlak olduğu ve tüketiciler tarafından tercih edilebileceği sonucuna ulaşılmıştır

    Yusuf B. Hilâl Es-Safedî’nin Keşfü’l-Esrâr ve Hetkü’l-Estâr Adlı Tefsirinde Münâsebâtü’l-Kur’ân

    No full text
    Kur’an-ı Kerim, Allah tarafından Peygamber (sav) aracılığıyla insanlara rehber olmak üzere gönderilmiş lafız ve mâna itibariyle eşsiz bir kitaptır. Yüce kitabımız yirmi üç yılda peyderpey nâzil olduğu halde hiçbir âyeti diğeriyle çelişmemiş, inen âyetler farklı sûrelere ait olmakla beraber birbiriyle tam bir uyum ve ahenklik göstermiştir. Bu anlamda onun dili, üslûbu ve muhtevâsı itibariyle muhatabı kendisine çeken ve hayran bırak mu’cizevî bir özelliğe sahiptir. Müfessirler Kur’an’ın doğru anlaşılmasına katkı açısından onun lafız, mâna, tarih içerik ve arka plan gibi yönlerden incelemeye tâbi tutmuşlardır. Bu anlamda münâsebâtu’l-Kur’ân, âyetler ve sûreler arasındaki irtibat, uyum ve anlam ilişkisini konu edinen ve sonuçta Kur’an’ın bir bütün olduğu düşüncesini ele alan bir disiplindir. Kur’an ilimleri sahasında özellikle sûreler ve âyetler arasındaki dikkat çekici insicam ve münâsebet yönüne dair çok önemli çalışmalar kaleme alınmıştır. Dolayısıyla Kur’ân’ı doğru anlamamıza katkı sağlayacak önemli hususlardan biri de âyet ve sûreler arasındaki irtibat ve uyumu tespit etmektir. Biz bu çalışmada tefsirinde sûre ve âyetler arasındaki irtibat ve ahenge genişçe yer veren Yusuf b. Hilâl es-Safedî’nin eserini bu yönüyle ele alıp incelemeye çalıştık

    TRİGONELLA L. (FABACEAE) CİNSİNE AİT TÜRLERİN DNA BARKODLAMA VERİLERİNİN İNCELENMESİ VE FİLOGENETİK AÇIDAN DEĞERLENDİRİLMESİ

    No full text
    Fabaceae familyasına ait olan Trigonella cinsi Dünya’da yaklaşık 135 tür ile temsil edilmektedir. Türkiye’de endemizm oranı oldukça yüksek olan Trigonella cinsinin taksonomisinde, cinsin geniş coğrafik dağılıma sahip olması ve buna bağlı morfolojik karakterlerdeki yetersizlik sebebiyle problemler bulunmaktadır. DNA barkodlama yöntemi, türlerin filogenetik ilişkilerinin ve taksonomik statülerinin anlaşılarak var olan problemlerin çözümüne katkı sağlayan önemli moleküler yaklaşımlardan birisidir. Bu amaçla nükleer ve kloroplast DNA’ya ait bölgeler filogenetik ilişkilendirme için kullanılmaktadır. Bu çalışmada NCBI (National Centre of Biotechnology Information ) veri tabanında Trigonella cinsine ait var olan bütün barkod bölgelerinin sekans bilgileri, cinsin taksonomisi için kullanıldı. Bu bölgelerden nükleer DNA’ya ait olan ITS1-ITS2, GA3ox1 ve kloroplast DNA’ya ait matK, rbcL, trnL-trnF ve psbA-trnH’ ya ait sekans bilgileri Molecular Evolutionary Genetics Analysis (MEGA) programında Maximum Parsimony methodu kullanılarak filogenetik açıdan değerlendirildi. Bu kapsamda Trigonella cinsine ait ITS1-ITS2, matK ve psbA-trnH bölgelerinin olumlu sonuçlar verdiği belirlenmiştir

    0

    full texts

    4,105

    metadata records
    Updated in last 30 days.
    Uşak University Institutional Repository
    Access Repository Dashboard
    Do you manage Open Research Online? Become a CORE Member to access insider analytics, issue reports and manage access to outputs from your repository in the CORE Repository Dashboard! 👇