Uşak University Institutional Repository
Not a member yet
4105 research outputs found
Sort by
AĞLAR, YÖNETİŞİM VE BÖLGESEL KALKINMA BAĞLAMINDA ZAFER KALKINMA AJANSI: BİR SOSYAL AĞ ANALİZİ ÇALIŞMASI
Bu tezin temel odağı, TR33 Bölgesi’nde kurumlar arası işbirliği durumunun sosyal ağ analizi ile tespit edilmesi, Zafer Kalkınma Ajansı (ZKA)’nın kurumlar arası işbirliği ve ağ ilişkilerinin oluşturulmasında ne derece etkili olduğunun görüşme verileri ile ortaya konmasıdır.
Araştırmada, TR33 Bölgesi (Afyonkarahisar, Kütahya, Manisa, Uşak) il merkezlerinde bulunan, Ajansın yönetim kurulu üyeleri ve en son Kalkınma Kurulu üyelerinden oluşan 43 kurum yöneticisi veya Ajans ile ilgili olan yetkililerle anket ve yarı yapılandırılmış görüşme yapılmıştır. İşbirliği ağ ilişkilerini ortaya koymak üzere bu kurum yetkililerine, son bir yıl içinde bölgesel kalkınma ile ilgili hangi kurumlarla iletişim kurdukları, bilgi ve kaynak alışverişinde bulundukları, proje yaptıkları ve hangi kurumlara güvendikleri sorulmuştur. Sorulardan elde edilen veriler UCINET 6 ve GEPHI programlarında analiz edilerek bölgenin işbirliği ağ haritaları çıkarılmıştır. İşbirliği ağları; iletişim, bilgi, kaynak, proje ve güven alt ağları olacak şekilde analiz edilmiştir. Veri analiz tekniği olarak sosyal ağ analizi kullanılmıştır. Bölgenin işbirliği ağlarının oluşmasının arka planında kurumların algı ve görüşlerini yansıtan yarı yapılandırılmış görüşme formlarından elde edilen veriler, tematik olarak analiz edilmiş ve sosyal ağ analizi verileriyle karşılaştırılmıştır.
Araştırma sonuçlarına göre, ZKA, işbirliği ağlarının hepsinde aracılık görevi bakımından; Valilikler, Ticaret ve Sanayi Odaları ve İl Özel İdareleri de bağlantı sayısı bakımından ağların merkezinde konumlanmaktadır. Analizi yapılan ağların tümünde kamu kurumları ve yerel yönetimler sayıca fazladır. Kurumlar, bölgenin diğer illerindeki kurumlar ile işbirliği yapmaktansa kendi illeri içindeki kurumlarla işbirliğini tercih etmektedir. Afyonkarahisar, Kütahya ve Uşak illerindeki kurumlar arasında sınırlı da olsa işbirliği gözlemlenirken, Manisa çoğunlukla bölgenin diğer illeriyle işbirliği yapmamaktadır. Bölgede ağırlıklı olarak sanayi ve eğitim sektöründe hizmet veren kurum ve kuruluşların aktif işbirliği söz konusudur. Kamu- Sanayi- Üniversite İşbirliği (KÜSİ) platformu üyeleri Ajans ile en sıkı etkileşimde bulunan kurumlar olduğundan, bu kurumlar Ajans ile işbirliği yapmaktadır. Kurumlar çoğunlukla Ajansın proje hibelerinden yararlanmak için Ajansla etkileşim kurmaktadırlar. Ajans, bölge aktörlerinin birçoğu tarafından hibe veren kuruluşlar olarak algılanmaktadır. İşbirliği ağlarının merkezinde konumlanan aktörler, ajansa kolaylıkla erişebilirken, ağların çeperinde kalan aktörler ajans ile etkileşim kurmakta zorlanmaktadır. Ajansın bölgesel yönetişim ve işbirliği geliştirmeye yönelik doğrudan ağ stratejisi bulunmamaktadır.
Ajans, bölgede doğrudan ve dolaylı olarak sanayi sektörü ile ilgili aktörlerin işbirliği ağı oluşturmasında kurumlar arasında koordinasyonu sağlamaktadır. Bölgesel kalkınma, bölgedeki tüm aktörleri kapsayan bölgesel yönetişim yapılarına dayanarak sağlanmamaktadır. Ajans, bölgesel yönetişim mekanizmasını belli sektörler açısından sağlasa da, kamu, özel ve sivil toplum kuruluşlarının hepsini kapsayan bir yönetişim sürecini yürütmekte başarı sağlayamamaktadır
Corrosıve Influence Of Varıed Salt Solutıons Concentratıon On Mıld Steel
This study is focused on the corrosive effects of varied salt solutions concentration on two mild steel specimens (API 5L X42 and API 5L X60). Gravimetric method was adopted in the evaluation of the weight loss and corrosion rate of the specimens. The hardness of the test specimens after dipping in corrosive solutions was examined. Potentiodynamic polarisation technique was also used to compare the most corrosive medium. API 5L X42 and API 5L X60 specimens exhibited highest corrosion rates of 9.593 mmpy and 9.698 mmpy respectively in solution A that contained 2.0 M NaCl, 3.0 M CaCl2 and 0.5 M Na2CO3. They also exhibited the lowest corrosion rates of 7.642 mmpy and 7.836 mmpy respectively, in solution H that contained 0.5 M NaCl, 3.0 M CaCl2 and 2.5 M Na2CO3. The API 5L X42 mild steel specimen in solution H exhibited the highest hardness value of 369 HV after immersion in the corrosive medium. The hardness of the corroded specimens decreased when compared to their hardness before immersion in the corrosive media, which indicates that the varied salt solutions impaired the surface morphology of the specimens’ thereby promoting indentation
ORTAOKUL ÖĞRENCİLERİNİN KESİR BİLGİSİ VE GEOMETRİK ÖLÇME BİLGİSİNİ İLİŞKİLENDİREBİLME DÜZEYLERİNİN BELİRLENMESİ
Bu çalışmada ortaokul öğrencilerinin kesir bilgisi ile geometrik ölçme bilgisini ilişkilendirebilme düzeylerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Çalışma, Türkiye’nin kuzeyindeki devlet ortaokullarından birisinde öğrenim gören 8. sınıf, 7. sınıf ve 6. sınıf seviyelerinden üçer öğrenci olmak üzere toplam 9 öğrenci üzerinde uygulanmıştır. Çalışma durum çalışması niteliğinde olup, çalışma verileri birebir görüşmeler yoluyla toplanmış ve toplanan veriler betimsel analiz kullanılarak analiz edilmiştir. Çalışmada görüşme formu öğrencilere iki oturum halinde uygulanmış ve öğrencilerin kesrin alan ve uzunluk modelini kesri belirlemede nasıl kullandıkları belirlenerek kesir bilgileri ile geometrik ölçme bilgisini ilişkilendirebilme düzeyleri incelenmiştir. Bulgular sonucunda katılımcıların kesir ve geometrik ölçme bilgisinin ön içselleştirme, içselleştirme, yoğunlaştırma ve yeniden oluşturma profillerinden çoğunlukla ön içselleştirme profilinde olduğu belirlenmiştir. Öğrencilerin kesrin uzunluk modellerinde ve farklı bölümlendirilmiş kesir alan modellerinde çentik sayma, nokta sayma, aralık sayma, şeklin görünüşüne göre karar verme, birim kare sayma, şekli parçalara ayırıp formülle hesaplama gibi değişik stratejiler ve yöntemler kullandıkları görülmüştür. Araştırmada matematik öğretmenlerine temel matematiksel kavramları bütünleştirebilen görevler tasarlamaları, farklı alanlar arasında bağ kurmaları ve ders kitaplarında da farklı bölümlendirilmiş alan modellerinin kullanımı önerilebilir
KEÇİBOYNUZU UNU VE KEÇİBOYNUZU ÇEKİRDEĞİNİN HAMUR REOLOJİK ÖZELLİKLERİ VE EKMEK KALİTESİ ÜZERİNE ETKİSİ
Bu çalışmada keçiboynuzu unu (KU) ve keçiboynuzu çekirdek unu (KÇU) eklenmesi ile hamur reolojik özelliklerinde ve ekmek kalitesinde meydana gelen değişimler araştırılmıştır. Bu amaçla, normal buğday unu (NU), durum buğdayı unu (DBU) ve glutensiz undan (GU) hazırlanan ekmek formülasyonlarına %0, %4 ve %7 KU; %0, %0,3 ve %0,5 KÇU ilavesi yapılarak hamur ve ekmekler elde edilmiştir. KU katkısı ile hamurlarda direnç artışı görülmüş olup, uzayabilirlik değerlerinde düşüş gerçekleşmiştir. KU ve KÇU birlikte katkılandığında tüm ekmeklerin spesifik hacmi artarken, KÇU ilavesi spesifik hacmi ve pişme kaybını azaltmıştır. KU ilavesinin ekmek kabuğu ve iç rengini koyulaştırdığı saptanmıştır. KU ve KÇU eklenmesinin ekmeklerde TFM içeriğini artırdığı bulunmuştur. KU ile KÇU’nun birlikte ve yüksek oranda eklenmesi ekmek içi sertlik değerini arttırmıştır. Yapılan duyusal değerlendirme sonuçlarına göre, NU ve DBU’ndan elde edilen ekmekler panelistlerce kabul edilebilir bulunmuştur. Buna göre, fizikokimyasal ve reolojik özellikler ile tüketici beğenisi açısından NU ya da DBU tercih edilebileceği, KU ve KÇU’nun düşük oranlarda kullanılmasının uygun olacağı tespit edilmiştir. Bütün bu sonuçlar doğrultusunda, sonraki çalışmalarda GU’dan elde edilen ekmeklerin niteliklerinin iyileştirilmesi için farklı katkıların farklı bitkisel kaynaklı unlarla birlikte denenmesi önerilebilir. İlaveten, KU ve KÇU eklenmiş ekmeklerin raf ömrünün belirlenmesi de gerekmektedir
Düzeltme Yazısı
Bu düzeltme yazısı, “Ortaokul Öğrencilerinin Vatanseverlik Değeri Kazanım Düzeylerine İlişkin Sosyal Bilgiler Öğretmenlerinin Görüşleri [Uşak Üniversitesi Eğitim Araştırmaları Dergisi (2019), 5(1), ss. 109-127]” başlıklı makaleye ilişkindir. Bu makalede, 2019 yılında Uşak Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde kabul edilen “Sosyal Bilgiler Öğretmenlerinin Vatanseverlik Değerinin Kazanımına İlişkin Görüşleri” başlıklı tezden üretildiğine dair notun eklenmesi sehven unutulmuştur. Makalede yer alan eksikliğin giderilmesi amacıyla bu düzeltme metni hazırlanmıştır. Düzeltme metnine ilişkin makale bağlantısına aşağıdan erişilebilir:
https://dergipark.org.tr/tr/pub/usakead/issue/50145/63426
Sosyal Bilgiler Öğretmen Adaylarının Çevresel Adalet Anlayışlarının Belirlenmesi
Çevresel adalet; yaş, kültür, etnik köken, sınıf ve cinsiyete bakılmaksızın herkesin zararlı çevresel etkilerden eşit derecede korunması olarak açıklanmaktadır. Bu araştırmada sosyal bilgiler öğretmen adaylarının çevresel adalet anlayışlarının belirlenmesi amaçlanmıştır. Tarama modelinde gerçekleştirilen çalışmanın örneklemini Anadolu Üniversitesi Sosyal Bilgiler Öğretmenliği öğrencileri oluşturmaktadır. Çalışma verileri Namin (2016) tarafından geliştirilen Çevresel Adalet Anketi ile toplanmış ve SPSS26 programı aracılığıyla analiz edilmiştir. Öğretmen adaylarının çoğu, Türkiye’de çevresel riskleri kontrol etmek için yeterli yasa ve politikaların olduğuna kısmen katılmakta ve yaşadıkları yerde ciddi bir çevre sorunu olduğuna inanmaktadır. Bu bağlamda iklim değişikliği ve içme suyu sorunu gibi bazı sorunlar çok yüksek risk unsuru olarak belirtmiştir. Çevre sorunları ve sağlık tehditleriyle ilgili bilgi edinmede medyaya yeteri kadar güvenmediklerini belirtirlerken insanların çevre sağlığı sorunları konusunda eğitilmesinde yerel çevre savunuculuğunun önemli olduğunu düşünmektedirler. Katılımcıların yarısından fazlası çevresel adalet konusuna aşina değildir. Öğretmen adaylarının çevresel adalet anlayışlarını güçlendirecek uygulamalı araştırmaların yapılması önerilmektedir
YÜZBAŞI WILLIAM HENRY IRVINE SHAKESPEAR’İN ORTADOĞU’DAKİ SOSYAL VE SİYASİ FAALİYETLERİ
29 Ekim 1878 tarihinde Bombay’da köklü bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen Shakespear, eğitim döneminde atalarının toprakları olan İngiltere’ye gitmiş ve yetişmiş bir asker olarak doğduğu topraklara geri dönmüştür. Hindistan’da kısa sürede yükselen Shakespear, veba ve kolera ile mücadelede çeşitli görevler almıştır. Burada başarılı işler çıkaran Shakespear, Basra Körfezi Siyasi Mukimi ve Yüksek Komiser Percy Cox’un yardımcısı olarak Bender Abbas’a atanmıştır. Özellikle Bender Abbas İngiliz Siyasi Temsilciliği içerisinde Telgraf Ofisinin oluşumu ve hatlarının döşenmesi sürecinde başarılı işler çıkarmıştır. Bu başarılarının artarak devam etmesi, ona Kuveyt temsilciliğinin kapılarını aralamıştır. Arap Yarımadasında yoğun bir şekilde devam eden Aşiret kavgalarının içine gelen Shakespear, kısa sürede Kuveyt’e adapte olmuştur. Burada Şeyh Mübarek ile kurduğu dostluk sayesinde Abdülaziz İbn Suud ile tanışmıştır. Suud ile temaslarda bulunan Shakespear, kurulacak olan bir Arap Devletinin lideri olarak Suud’u görmüştür. Tam bir hâkimiyetin söz konusu olmadığı Arap Yarımadasında aşiret liderlerinin kontrolünü sağlamak, bölgeye hâkim olmak isteyen devletler için büyük avantaj teşkil etmiştir. Osmanlı Devletinin cihat çağrısı yaptığı dönemde, Abdülaziz İbn Suud’un yanında bulunan Shakespear, sürece dolaylı olarak müdahil olmuştur. Shakespear, Percy Cox tarafından görevlendirilerek, vehhabiliğin siyasi temsilcisi konumunda bulunan Suud ile ilk resmi temasları gerçekleştirmiştir. Osmanlı Devletinin Kuzey Arabistan’da destekçisi durumunda bulunan Reşidi aşireti ile Suud arasında devam eden mücadelelerin yoğunlaştığı 24 Ocak 1915 tarihinde Jarrab Savaşı gerçekleşmiş ve W.H.I. Shakespear, bu savaşta ölmüştür. Bu çalışma Shakespear’in Hindistan, İran ve Arap Yarımadasındaki sosyal ve siyasi faaliyetleri üzerine yapılmıştır
YARA ÖRTÜSÜ UYGULAMALARI İÇİN SENTEZLENEN KİTOSAN/JELATİN HİDROJELLERİN BİYOUYUMLULUK VE BİYOBOZUNURLUK DAVRANIŞLARININ İSTATİSTİKSEL OLARAK DEĞERLENDİRİLMESİ
Bu çalışmada, geleneksel yara örtülerine alternatif olabilecek hidrojel hazırlamak için
biyouyumlu, biyobozunur ve yeni doku oluşumunu hızlandırma özelliklerinden dolayı
kitosan ve jelatin kullanılmıştır. Kitosan, jelatin ve çapraz bağlayıcı miktarının
hidrojellerin biyouyumluluğu ve biyobozunurluğu üzerine etkisi istatististiksel olarak
değerlendirilmiştir. İstatistiksel çalışma sonucunda belirlenen optimum miktarlara göre
hazırlanan hidrojellerde kitosanın molekül ağırlığının biyouyumluluk ve
biyobozunurluğa etkisi incelenmiştir. İstatistiksel deneyler Box- Behnken deney tasarım
yöntemine göre tasarlanmıştır. Hidrojellerin biyouyumluluğu; şişme oranı, gaz
geçirgenliği ve gözeneklilik testleri ile, biyobozunurluğu ise in vitro bozunma ve in vitro
enzimatik bozunma analizleri ile izlenmiştir. Analizlerde, insan vücudu kan plazması
içeriğine en yakın çözelti olan sentetik vücut sıvısı kullanılmıştır. Elde edilen sonuçlar
Design Expert 13 paket programı ile istatistiksel olarak değerlendirilmiş ve her cevap
değişkeni için matematiksel model oluşturularak parametrelerin optimum değerleri
belirlenmiştir. Bu çalışmada, parametrelerin aynı anda değişmesinin biyomalzemenin özelliklerine olan etkisinin istatistiksel olarak değerlendirilmesi ile çıkan sonuçların
biyomedikal uygulamalara katkı sağlayacağı düşünülmektedir
EL KAS KUVVETİNİN DİĞER KAS GRUPLARIYLA İLİŞKİSİ
Elimizin günlük yaşam faaliyetlerimizi gerçekleştirebilmesi ve en yüksek verimde kullanılabilmesi için el kas kuvvetinin değeri önemlidir. El kavraması günlük hayatımızda kullandığımız önem taşıyan bir fonksiyondur ve vücut sağlığında önemli bir göstergedir. Bu tez çalışmasında, el kas kuvvetinin diğer kas gruplarıyla ilişkisinin incelemesi kapsamında araştırma yapılmıştır. Araştırmada, 18-25 yaş aralığındaki gençlerde el kas kuvvetinin diğer kas grubuyla ilişkisi olup olmadığını incelemek için, çalışmaya herhangi bir kas iskelet patolojisi bulunmayan 25 kadın ve 25 erkek toplam 50 birey alınmıştır. Ölçümler tek fizyoterapist tarafından yapılmıştır. Ölçümlerde el kavrama kuvveti için; Jamar marka, parmak kavrama kuvveti için; Jamar marka pinchmetre, diğer kas grupları için MicroFed2 marka kas kuvvet ölçüm cihazı kullanılmıştır. Çalışma sonucunda elde edilen bulgulara göre; kadın, dominant tarafta, erkeklerde dominant ve non dominat tarafta el kas kuvveti ile bazı kas grupları arasında anlamlı bir korelasyon saptanırken, kadın non dominat tarafta koreslayon saptanamamıştır
Determination of Optimum Bitumen Content in Porous Asphalt Pavement by Different Methods
In recent years, studies on porous asphalt have gained more importance and countries are conducting various studies in order to improve the engineering properties of this type of pavement. As a result of these studies, each country developed its own standard and therefore different optimum bitumen content (OBC) determination methods emerged. This paper investigates the determination of the optimum bitumen content of porous asphalt samples prepared by using different aggregate types and polymers by the methods implemented in Turkey and in other countries. The results have shown that the application of each method yielded different bitumen content