Uşak University Institutional Repository
Not a member yet
    4105 research outputs found

    YÜKSEKÖĞRETİMDE MİKRO-KREDİLER ÜZERİNE KAVRAMSAL BİR DEĞERLENDİRME

    No full text
    Teknolojik gelişmelerle hızla değişim yaşayan bilgi ekolojisi ve öğrenme süreçleri toplumun ihtiyaçlarına ve beklentilerine cevap verebilecek yenilikleri benimsemektedir. Bu yeniliklerden biri olan mikro-krediler (micro-credentials) yüksek öğretim süresince ve sonrası çalışma hayatı için dönüştürücü bir potansiyel olan bir yenilik olarak kabul edilmektedir. Beceri, yetkinlik ve uzmanlık kazanma bağlamında öğrenenlere kısa zamanda, esnek ve daha erişilebilir olanaklar sunan mikro-krediler geleneksel öğretim dereceleri ve sertifika programlarından farklı olarak yüksek öğretimin geleneksel öğrenme olanaklarını sorgulanmasına, gözden geçirilmesine ve yeniden incelenmesine neden olmuştur. Bu araştırmanın amacı güçlü ve dönüştürücü bir potansiyele sahip olan mikro-kredilerin STEEP Modeli çerçevesinde farklı boyutlardan incelenmesi ve etkilerinin araştırılmasıdır. Bu model temelinde mikro-krediler sosyal, teknolojik, ekonomik, ekolojik ve politik yönlerden incelenmiştir

    COVİD 19 SÜRECİNDE ÖĞRETMENLERİN POZİTİF LİDERLİK ALGILARI İLE PSİKOLOJİK İYİ OLUŞ DÜZEYLERİ ARASINDAKİ İLİŞKİ

    No full text
    Bu araştırma, öğretmenlerin yöneticilerini pozitif lider olarak algılama düzeyleri ile psikolojik iyi oluşları arasındaki ilişkiyi açıklamayı amaçlamaktadır. Araştırmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırma evreni 2020–2021 eğitim öğretim yılında Uşak ili merkez ilkokul, ortaokul ve liselerde görev yapan 4152 öğretmenden oluşmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise Uşak ili merkezde görev yapan 405 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmada kolay ulaşılabilir örnekleme yolu kullanılmıştır. Araştırmada öğretmenlerin pozitif liderlik algı düzeylerini belirlemek amacıyla Ekşili ve Alparslan (2021) tarafından geliştirilen ‘’Pozitif Liderlik Ölçeği’’ ve öğretmenlerin psikolojik iyi oluş düzeylerini belirlemek amacıyla da Diener ve arkadaşları tarafından geliştirilen ve Türkçe geçerlilik güvenilirlik çalışmaları Telef(2013) tarafından yapılan ‘’ Psikolojik İyi Oluş Ölçeği’’ kullanılmıştır. Araştırma verilerinin analizinde yüzde, aritmetik ortalama, frekans, standart sapma değerleri hesaplanmış, tek yönlü varyans analizi, t-Testi ve Pearson Momentler Çarpımı Korelasyon Analizi kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, öğretmenlerin yöneticilerini pozitif lider olarak algılama düzeylerinin yüksek seviyede olduğu görülmektedir. Pozitif liderlik ölçeği ‘’İnsani Davranış’’ alt boyutunun ortalamalarının ise diğer boyutlara nazaran daha yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Araştırma sonucunda, cinsiyet, medeni durum, eğitim durumu, yaş ve mesleki kıdem değişkenlerinin pozitif liderlik algısının hiçbir alt boyutunda anlamlı bir farklılık oluşturmadığı sonucuna varılmıştır. Fakat çalışılan okul türü değişkenine göre pozitif liderlik ölçeğinin yönetsel yetkinlik, geribildirim, bireysel ilgi, personel güçlendirme ve adalet alt boyutlarında ilkokulda görev yapan öğretmenlerin ortaokul ve lisede görev yapan öğretmenlere göre daha yüksek ortalamalara sahip olduğu sonucuna varılmıştır. Pozitif liderlik ölçeğinin insani davranış alt boyutunda ise ilkokullarda görev alan öğretmenlerin liselerde görev yapan öğretmenlere göre daha yüksek ortalamalara sahip olduğu görülmüştür. Çalışılan okul türü değişkenine göre öğretmenlerin yöneticilerini pozitif lider olarak algılama düzeylerinin toplamında anlamlı bir farklılaşma olduğu tespit edilmiştir. Buna göre ilkokullarda çalışan öğretmenlerin pozitif liderlik algıları, ortaokullarda ve liselerde çalışan öğretmenlere göre daha yüksek bulunmuştur. Yine araştırmanın diğer bir değişkeni olan psikolojik iyi oluşa ilişkin öğretmen algılarının oldukça yüksek seviyede olduğu görülmektedir. Araştırma sonucunda, cinsiyet, medeni durum, eğitim durumu, yaş ve mesleki kıdem değişkenlerinin psikolojik iyi oluş algısı üzerinde anlamlı bir farklılık oluşturmadığı sonucuna varılmıştır. Ancak çalışılan okul türü değişkenine göre psikolojik iyi oluş ölçeğinin ortalamalarında anlamlı bir farklılaşma olduğu tespit edilmiştir. Buna göre ilkokullarda görev alan öğretmenlerin psikolojik iyi oluş düzeyleri, ortaokulda görev alan öğretmenlerin psikolojik iyi oluş düzeylerine göre daha yüksek bulunmuştur. Araştırmanın öğretmenlerin yöneticilerini pozitif lider olarak algılama düzeyleri ile psikolojik iyi oluşları arasındaki ilişkinin belirlenmesine yönelik sonuçlarına bakıldığında ise, öğretmenlerin pozitif liderlik algıları ile psikolojik iyi oluşları arasında anlamlı pozitif yönde düşük düzeyde bir ilişki tespit edilmiştir

    “İNSANLARINI BEKLEYEN YENİ KENT MERKEZİ”: UŞAK ESKİ TABAKHANE ÇEVRESİ KENTSEL DÖNÜŞÜM PROJESİ ÜZERİNE BİR DURUM ÇALIŞMASI

    No full text
    Günümüzde “kentsel dönüşüm” sözcükleri özellikle bina yapımı, inşaat ya da evinde tadilat yaptırmak isteyen hemen herkesin bir şekilde duyduğu bir kavram haline gelmiştir. Çalışmada görüleceği üzere birden çok anlamı olan bu kavramın hemen herkesin kullandığı bir kavram haline gelmesi ise Gölcük ve Düzce depremlerinin yaşandığı tarihe kadar uzanmaktadır. 1999 yılında 7,2 ve 7,4 şiddetinde yaşanan ve yaklaşık 18.373 insanın enkaz altında kalarak kaybedilmesi ile sağlıksız binaların ne kadar tehlikeli olduğu ise acı bir şekilde öğrenilmiştir (TBMM, 2010). Yaşanan afetten sonra durumun ciddiyeti, çıkarılan kanunlara da yansımıştır. Böylece sağlıksız binaların dönüşüm süreci de çeşitli yasa ve kanunlarla zorunlu hale getirilmiştir. Nihayetinde sağlıksız olan ya da zamanla sağlıksız hale gelen binaların dönüşüm sürecinde, bu bina sahiplerine devlet tarafından verilen çeşitli teşvikler ile sürecin hızlandırılması amaçlanmıştır. Kentsel dönüşüm bir süreç olarak düşünüldüğünde; bu süreç, yalnızca konutları kapsamamakta; konutlar ve kentlerin tamamındaki binalarla beraber sanayi alanlarını da içerisine almaktadır. Bu alanlardan birisi olarak Uşak ilinde, inşa edildikleri dönemde şehir dışına konumlandırılan, ancak zamanla büyüyen ve şehrin merkezinde kalan, eski sanayi alanlarından birisi olan “Uşak Tabakhane Çevresi Gecekondu Önleme Bölgesi’nin” dönüşüm süreci ve sonrasında bölgenin durumu bu tezin konusunu oluşturmaktadır.Bölgenin mevcut durumunu ortaya koymak ise bu tezin en temel amacını oluşturmaktadır. Günümüzde dahi Uşak kent ekonomisinin lokomotifi olan tekstil ve tabakhane sektörünün mevcut durumdaki şehir dışında bulunan sanayi bölgesine taşınmasından önce faaliyet gösterdiği bu alanda, alanın kendine has bir atmosferi ve insan hareketliliği bulunmaktaydı. Günümüzde bu alandaki fabrika binalarının yerinde kamu kurumları, çok katlı apartmanlar, ticaret alanları ve sosyal donatı alanları bulunmaktadır. Çalışmanın ilk bölümünde Uşak ili, tabakhane ve tekstil iş kolu hakkında bilgiler verilmiş ve çalışmanın amacı ve önemi incelenmiştir. İkinci bölümünde ise kentsel dönüşüm kavramı ve yasal boyutları ile beraber Uşak şehri ve eski tabakhane bölgesi hakkında bilgiler sunulmuştur. Tezin üçüncü bölümünde ise bölgenin dönüşüm süreci ve bölge hakkında yapılan görüşmeler değerlendirilmiş, bölgenin güncel durumu hakkında yapılan alan çalışmalarında elde edilen veriler işlenmiş ve dördüncü bölümde ise değerlendirmelere yer verilerek öneriler geliştirilmiştir. Bu tezin kentlerin dönüşüm süreçleri ve sonrası için kentlerde yaşayan insanlara, mimarlara, şehir planlamasında görev alan tüm uygulayıcılara ve yöneticilere bir bakış açısı kazandıracağını umuyoruz

    LİFE KİNETİK EGZERSİZLERİNİN HAFİF DÜZEYDE ZİHİN YETERSİZLİĞİ BULUNAN BİREYLERİN GÖRSEL BELLEK, ALGI, DİKKAT, KOORDİNASYON VE DENGE BECERİLERİNE ETKİSİ

    No full text
    Bu araştırmanın amacı, life kinetik egzersizlerinin hafif düzeyde zihin yetersizliği bulunan bireylerin görsel bellek, algı, dikkat, koordinasyon ve denge becerilerine etkisinin incelenmesidir. Araştırmanın örneklemini hafif düzey zihin yetersizliği bulunan 10-14 yaş arası toplam 18 ortaokul öğrencisi oluşturmaktadır. Deney grubuna 10 hafta (40 dk./3 gün/10 hafta), Lutz (2014)’un life kinetik egzersizleri uygulanırken, kontrol grubuna ise herhangi bir uygulama yaptırılmamıştır. Ölçme araçları olarak, d2 dikkat testi, Benton görsel bellek testi, Frostig görsel algı testi, Bruininks-Oseretsky Motor Yeterlilik Testi-İkinci Versiyonu (BOT-2) kullanılmıştır. Gruplar arası normal dağılan verilerin karşılaştırılması Independent Samples T-test ile, normal dağılmayan verilerin karşılaştırılması Mann-Whitney U testiyle değerlendirildi. Gruplar içi ön ve son teste göre normal dağılan verilerin karşılaştırılmasında Paired Samples T-testi ve normal dağılmayan verilerin karşılaştırılmasında Wilcoxon testi kullanıldı. Gruplara göre Benton Görsel Bellek ve Algı, Çift Yönlü Koordinasyon, El-Kol Koordinasyonu ve Denge son test değerleri arasında anlamlı fark bulunurken (p0.05). Deney grubu ön ve son teste göre Benton Görsel Bellek, TN, E, TN-E, CP, Göz-Motor Koordinasyonu, Şekil Zemin Ayırımı, Frostig Görsel Algı Toplam, Çift Yönlü Koordinasyon, El-Kol Koordinasyonu, Denge değerleri arasında istatistiksel olarak anlamlı fark tespit edilirken (p0.05). Kontrol grubu ön ve son teste göre tüm parametrelerde anlamlı bir fark bulunmamıştır (p>0.05). Hafif düzey zihin yetersizliği bulunan bireylere düzenli olarak yaptırılan life kinetik egzersizlerinin görsel bellek, algı, dikkat, koordinasyon ve denge gelişimlerine pozitif yönde katkı sağladığı söylenebilir

    Sosyal Medyada Influencer Etkisi Bağlamında Benlik Sunumu

    No full text
    Sosyal medya ile birlikte kullanıcılar artık kendine dair her hareketini diğer insanlarla paylaşabilmektedir. En çok kullanılan sosyal medya mecralarından olan Instagram, görsel paylaşımları ile bireye benlik sunumunda çekici gelmektedir. Çeşitli paylaşımlarla bireyin gönderiler paylaştığı Instagram'da Influencer'lar olarak nitelendirilen çok takipçili hesaplar, bireylerin dikkatini çekmektedir. Takipçileri tarafından bir anlamda kanaat önderi olan Influencer'lar, yaptıkları paylaşımlarla takipçileri üzerinde etkiye sahiptirler. Bu çalışmada üniversite öğrencilerinin Instagram'da benlik sunumlarına Influencer'ların etkisi tespit edilmeye çalışılmıştır. Çalışmanın evrenini Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi öğrencileri örneklemini ise görüşme yapılan Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi İletişim Fakültesi öğrencileri oluşturmuştur. Çalışmada veri toplama tekniği olarak odak grup görüşmesi tercih edilmiştir. Araştırma sonucunda, katılımcıların büyük kısmının Instagram’da takip ettikleri Influencerların benlik sunumunda bir etkisi olmadığı, Influencerlardan öğrendikleri bilgileri sosyal medya ve gündelik hayatlarında kullanma maksadı güttükleri tespit edilmiştir. Katılımcıların Influencer etkisini kendi paylaşımlarına yansıtırken sadece görsel materyallerden yararlandıkları; paylaşımlarında beğeni ve popülarite kaygısından ziyade kendi beğenilerinin ön planda olduğu anlaşılmıştır

    Ontoloji Üzerine Bir Deneme Mevlânâ Örneği

    No full text
    Mevlânâ’da varlık kavramının çok geniş olduğu bilinmektedir. Bu çalışmayla ancak onun varlık düşüncesinin küçük bir kısmını izah etmek mümkündür. Çalışmayı konunun bamteline dokunma olarak ifade etsek çok yanlış bir değerlendirme olmayacaktır. Bu çalışmanın konusu Mevlânâ’nın Mesnevî’sinin I. Cilt 610 ve 618. beyitlerinin ontolojik olarak değerlendirilmesidir. Çalışma ontoloji açısından bir yorum denemesi yapmayı hedeflemektedir. Mevlânâ’nın varlık anlayışı Parmenides’deki varlık birdir düşüncesiyle ilişkilendirilebilir. Herakleitoscu zıtların birliği düşüncesini Mevlânâ’da görmek mümkündür. Öte yandan Platon’un varlık-yokluk dikotomisi ile ilişkilendirilebileceği söylenebilir. Her şeyin birden sudûr edip tekrardan O’na dönüş yapması anlamında biricik aşk olarak Bir olanı ifade eden Plotinus’un varlık anlayışıyla da ilişkili olduğunu iddia etmek mümkündür. Mevlânâ’da varlık aşktır. Bu nedenle Mevlânâ’nın varlık görüşünü tasavvuf felsefesinde ifade edilen aşk/ışk kavramı ile ilişkilendirilebilir. Mevlânâ ontolojisini postmodern çağın insanı sürüklediği varoluşsal hiçlikten kurtuluşa götüren bir yol olarak düşünmek mümkündür. Çalışma Mevlânâ’nın ontoloji ile ilgili bilgi sahibi olunmasını sağlamakla birlikte başka çalışmaların yapılmasına da vesile olacağı düşünülmektedir

    VERİ MADENCİLİĞİ TEKNİKLERİ İLE BORSA İSTANBUL PAY PİYASASI PAZARLARINDA FİYAT HAREKETLERİNİN TAHMİNİ

    No full text
    Bilişim teknolojilerinde yaşanan gelişmelerle, veri madenciliği/makine öğrenmesi teknikleri finans alanında da hızla yerini almıştır. Yapılan literatür incelemesinde, hem yerli hem de yabancı literatürde çalışmaların ağırlığının endeks yön tahminlerinde olduğu görülmüştür. Buradan hareketle çalışmanın amacı; tanınmış paylar dışında kalan paylara da yer verilerek, Borsa İstanbul Pay Piyasasının farklı pazarlarında işlem gören paylar arasında, veri madenciliği yöntemleri ile yapılacak yön tahminlerine ait doğru sınıflandırma oranlarının karşılaştırılmasıdır. Çalışma dönemi olarak 03 Mayıs 2010 – 31 Aralık 2019 tarihleri arası (2430 gün) seçilmiş, günlük ve haftalık periyotlarla çalışılmıştır. Pay senetlerine, BIST 100 Endeksi (XU100), BİST TÜM-100 Endeksi (XTUMY) ve USD/TL Efektif Satış kuruna ait veriler ve bu veriler yardımıyla hesaplanan teknik göstergeler bağımsız değişkenler olarak belirlenerek pay senetlerine ait kapanış fiyatlarının hareket yönü tahmin edilmeye çalışılmıştır. Tahmin modelleri hazırlanırken, farklı veri normalleştirme ((0, +1) aralığında min-maks ve z-skor) ve öznitelik azaltma yöntemleri (Temel Bileşen Analizi ve Rastlantısal Ormanlar) de karşılaştırılmıştır. Tahminler Lojistik Regresyon, Destek Vektör Makineleri, Naif Bayes ve K–En Yakın Komşu yöntemleriyle yapılmıştır. Sonuçlar, fiili dolaşımdaki payların piyasa değeri en yüksek olanların yer aldığı Yıldız Pazar Grup 1 paylarının, en düşük olanların yer aldığı Ana Pazar Grup 2 paylarına göre daha yüksek tahmin doğruluk oranına sahip olduğunu göstermektedir. Periyotlar açısından net bir sonuç ortaya koymak zor olmuştur. En yüksek doğruluk oranları aritmetik ortalaması haftalık verilerle elde edilse de çoğunlukla günlük verilerle hazırlanan modellerin doğruluk oranlarının aritmetik ortalamaları daha yüksektir. Normalleştirme yöntemleri arasında anlamlı bir fark bulunmadığı ve Rastlantısal Ormanların Temel Bileşen Analizi’den daha başarılı öznitelik seçim yöntemi olduğu görülmüştür. En başarılı tahmin yöntemi ise Destek Vektör Makineleridir

    HİSSE SENEDİ FİYAT TAHMİNİNDE EKONOMETRİK VE MAKİNE ÖĞRENME YÖNTEMLERİNİN KARŞILAŞTIRILMASI: BİST BANKACILIK UYGULAMASI

    No full text
    İnsanların gelecek ile maddi kaygılarını azaltmanın bir yolu yatırım yapmaktır. Günümüzde çok çeşitli ve karmaşık yatırım araçlarından hisse senetleri en çok rağbet edilenlerin başında gelmektedir. Özellikle risk algısı veya yatırım beklentisi yüksek yatırımcılar tarafından hisse senetlerinin gelecek dönemlerine ilişkin fiyatları merak unsuru olmuştur. Hisse senedi fiyat tahmin çalışmaları uzun zamanlardan beri yapılmakta olan ve her geçen gün geliştirilen yöntemler ile yapılmaya devam eden bir çalışma alanıdır. Genel itibariyle ekonometrik ve makine öğrenme yöntemleri şeklinde iki grup halinde yapılan çalışmalar gelişen yeni tekniklerin uyumlanması ile birlikte daha da çeşitlenmektedir. Bu tez kapsamında ekonometrik yöntemlerden ARIMA ve ARIMAX ile makine öğrenme yöntemlerinden NNAR ve NNET yöntemleri karşılaştırılmıştır. Bu dört yöntem aynı zamanda otoregresif yöntemler (ARIMA ve NNAR) ve bağımsız değişkenli yöntemler (ARIMAX ve NNET) olarak da gruplanabilmektedir. Bu yöntemlerin performansları Türkiye’de piyasaların en önemli aktörlerinden biri olması, kurumsal yapılarının güçlü olması, ekonomiye yön verme potansiyeline sahip olmaları ve yatırımcı açısından önemli sinyaller barındırması sebebiyle BİST Bankacılık şirketleri (Akbank Türkiye A.Ş., Garanti Bankası A.Ş., Halk Bankası A.Ş., İş Bankası A.Ş., Vakıflar Bankası T. A. O. ve Yapı ve Kredi Bankası A.Ş.) kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Uygulama kısmında bağımsız değişkenli yöntemler için dışsal girdilere ihtiyaç duyulması sebebiyle hisse senetlerinin günlük işlemlerinden türetilen 25 adet teknik gösterge ve piyasa değişkenleri kullanılmıştır. Tüm bu değişkenlerin hisse senedi fiyatı üzerinde etkilerinin aynı olmaması ve her hisse senedinin kendine ait dinamik ve karakteristik yapısında farklılık gözeteceği noktalarından hareket ile her bankaya ait kendine özgü model oluşturulmuştur. Bu aşamada on adet değişken azaltma tekniği uygulanmıştır. Bunlardan beş tanesi (SFBS, MARS, RFE, GA ve SA) kapanış fiyatı ile en yüksek ilişkili değişken kümesini herhangi bir ağırlıklandırma yapmadan sunarken, diğer beş tanesi (BORUTA, LM, RF, SVM KNN) tüm değişkenlerin kapanış fiyatını temsil etmesini önem derecesi olarak sunmuştur. Modeli oluşturan değişkenler, yöntemlerde başarılı kümelerde yer alma sıklıkları ve hisse senedi fiyatı ile ilişkisi göz önüne alınarak seçilmiştir. Ekonometrik ve makine öğrenme yöntemleri bankalara özgü model verilerine uygulanan kayan pencere tekniği yardımıyla uygulanmıştır. Yöntem kıyaslamasının yanı sıra veri periyotları 220, 180, 120, 90, 60 ve 30 günlük olarak belirlenmiş ve periyot farklılıklarının etkileri incelenmiştir. Bunun yanı sıra tahmin penceresi de 1 günden 10 güne kadar belirlenmiş ve pencerelerin yöntemler üzerindeki etkileri incelenmiştir. Bankalara ait analizler yıllar kapsamında değerlendirilmiş olup 2016, 2017, 2018, 2019 ve 2020 yılları ayrı ayrı yorumlanmıştır. Analizler neticesinde fiyat tahmini ile gerçekleşen fiyat arasındaki hatalar RMSE, MAE ve MAPE hata ölçütleri kullanılarak raporlanmıştır. Çalışmanın temel noktası bankaya özgü model üzerinden tahmin çalışması olmasına karşın yöntemler açısından genel bir değerlendirme yapıldığında NNET yönteminin pek çok bankanın analizlerinde en başarılı yöntem olarak tespit edildiği görülmektedir. Analizler neticesinde NNET yöntemi İş Bankası ve Halk Bankası’nda %85 üzerinde başarılı olmuştur. Garanti Bankası ve Vakıflar Bankasında %75 civarında iken en az Yapı Kredi Bankası’nda (%45) başarılı olmuştur. ARIMA yöntemi ise en çok Yapı Kredi Bankası’nda başarılı olurken onu Garanti Bankası ve Vakıflar Bankası izlemiştir. ARIMAX yönteminin başarısı çok kısıtlı miktarda kalmasına karşın Yapı Kredi Bankası modelinde önemli düzeyde başarı elde ederken Garanti Bankası’nda da belirgin bir katkı sağlamıştır. NNAR yöntemi ise en ciddi başarısını Akbank’ta gösterirken tüm analizler içerisinde %6 ile sınırlı kalmıştır. Diğer bankaların modellerinde önemli düzeyde bir başarı elde edememiştir. Veri periyodu bakımından en başarılı periyot 18 kez en düşük hata payı ile çalışan 220 günlük periyot olurken, 30 günlük periyot 6, 180 günlük periyot 3, 60 ve 90 günlük periyot 2 kez başarılı olmuştur. 120 günlük periyodun herhangi bir başarısı olmamıştır. Tahmin penceresi bakımından bir çeşitlilik söz konusu değildir. Tüm analizlerde en düşük hata payı ile çalışan pencere 1 günlük pencere olarak tespit edilmiştir. Bu durum hisse senetleri gibi çok çeşitli faktörlerden etkilenen ve hemen reaksiyon gösteren bir finansal varlıklarda uzun süreli tahminlerin istenilen düzeyde başarılı olamayacağının bir göstergesi niteliğindedir. Ekonometrik ve makine öğrenme yöntemleri bağlamında değerlendirme yapıldığında ise Akbank ve Garanti Bankası’nda ekonometrik yöntemler ortalama %24 başarılı olurken, makine öğrenme yöntemleri %76 oranında başarılı olmuştur. Bu oran Halk Bankası ve İş Bankası’da ise %90’a çıkmaktadır. Vakıflar Bankası’nda ekonometrik yöntemler %19 başarılı olurken, makine öğrenme yöntemleri %81 oranında başarılı analizler gerçekleştirmiştir. Tüm bankaların analizleri temel alındığında ekonometrik yöntemler %22.7, makine öğrenme yöntemleri ise %77.3 oranında başarılı olmuştur. Otoregresif yöntemler ve bağımsız değişkenli yöntemler bakımından genel bir değerlendirme yapıldığında, İş Bankası, Garanti Bankası ve Halk Bankası’nda otoregresif yöntemlerin başarısı ortalama %10 ile sınırlı kalmıştır. Vakıflar Bankası ve Akbank’ta bu oran ortalama %20 civarında iken Yapı Kredi Bankası’da ise %38’e kadar çıkmıştır. Bankalara ait tüm analizler göz önüne alındığında otoregresif yöntemler %18.3 oranında başarılı olurken bağımsız değişkenli modeller %81.7 oranında başarılı olmuştur. Analizlere bir bütün olarak bakıldığında bankaların kendi iç dinamikler dikkate alınmadığında makine öğrenme yöntemleri daha başarılı tahminler üretmiştir. Bunun yanında makine öğrenme yöntemleri ve bağımsız değişkenli yöntemlerde NNET, ekonometrik ve otoregresif yöntemlerde ise ARIMA başarılı olmuştur

    Sebîlürreşâd (Sırât-ı Müstakîm) Dergisinde Yayınlanan Yazılarda Hutbe ve Vaazlara Yönelik Tespitler

    No full text
    Bu araştırmanın amacı, hutbe ve vaazların günümüze uzanan boyutu ile Sebîlürreşâd (Sırât-ı Müstakîm) ekseninde değerlendirilerek yaygın din eğitiminde daha etkin hale getirilmesine katkı sağlamaktır. İslam’ın ilk dönemlerinden itibaren cami içi eğitim vasıtası olan, halkı din konusunda aydınlatan hutbe ve vaazlar, sunum ve fonksiyonerlik bakımından II. Meşrutiyet döneminde belli başlı dergilerce ele alınmıştır. Bu dergilerden Sebîlürreşâd tarihe yakından tanıklık etmiş, aktüalitesi ve ilmi değeri yüksek bir dergidir. Bu çalışma ile dergide hutbe ve vaazlar konularındaki yazılar incelenmiştir. Derginin tüm sayılarının taranması ile yazarlarının söylem ve düşüncelerine göre bir seçim yapılmıştır. Çalışma, Sebîlürreşâd’ın 1908 ile 1925 yılları arasını kapsamaktadır. Sebîlürreşâd’da hutbe ve vaazların daha etkin ve yerinde ifa edilebilmesi için yapılan tespit ve tenkitler, konu seçiminden dil ve üsluba kadar birkaç boyuta sahiptir. Donmuş bir yapıdan daha esnek ve günceli merkeze alan bir anlayışı benimseyen dergi yazarlarının fikirleri genel olarak aynı doğrultudadır. Günümüz açısından bakıldığında benzer sorunların hala yaşandığı görülmektedir. Bu anlamda dergide sunulan öneriler yol gösterici özellik taşımaktadır

    XIX. Ve XX. Yüzyılda Kütahya'da Faaliyet Gösteren Gayrimüslim Tüccarlar

    No full text
    Araştırmanın temel noktası XIX. yüzyıl ortalarından XX. yüzyılın ilk çeyreğine kadar olan süre içinde Kütahya’da yaşamış olan gayrimüslim tüccarların, iktisâdi ve ticari hayattaki durumlarını tespit etmek ve aynı dönem içerisinde Kütahya’daki Müslümanlara nispeten iktisadi açıdan hangi seviyede oldukları sorularına cevap aramaktır. Gayrimüslim Osmanlı vatandaşlarının siyasi konularda olumsuz bir imaj sergilemeleri onların sosyal ve ekonomik açıdan yeterince iyi analiz edilememesine neden olmuştur. Bu çerçevede bütün gayrimüslim Osmanlı vatandaşlarının iktisadi ve ticari hayatlarının iyi anlaşılması için yerel tarih incelemelerinin bir araya getirilmesi gerekmektedir. İşte bu noktada belirli bir alan içerisinde yaşayan gayrimüslimlerin, iktisâdi-ticari hayatlarının incelenmesi hem iktisadi tarihimiz açısından hem de farklı dil, din ve kültüre sahip unsurların bir arada yaşama becerilerinin ortaya çıkarılması bakımından önem taşımaktadır

    0

    full texts

    4,105

    metadata records
    Updated in last 30 days.
    Uşak University Institutional Repository
    Access Repository Dashboard
    Do you manage Open Research Online? Become a CORE Member to access insider analytics, issue reports and manage access to outputs from your repository in the CORE Repository Dashboard! 👇