Uşak University Institutional Repository
Not a member yet
4105 research outputs found
Sort by
Pandemi Döneminde Üniversite Öğrencilerinin Akademik Motivasyon Düzeylerinin İncelenmesi
Motivasyon, bireyin güdülenerek bir davranışı sergilemesini açıklamaktadır. Akademik motivasyon ise, bireyi öğrenim hayatı için bir davranışa ve çalışmaya yönlendiren güç olarak ifade edilebilir. Motivasyon bireyi başarıya ulaşmaya veya bir amacı gerçekleştirmeye bilinçli olarak yöneltir. Bu çalışmada, üniversite öğrencilerinin akademik motivasyon düzeyleri incelenmiştir. Çalışmanın amacı, tüm dünyayı etkisi altına alan pandemi döneminde üniversite öğrencilerinin akademik motivasyon düzeylerinin demografik faktörler açısından belirlenmesidir. Elde edilen sonuçlara göre, pandemi döneminde üniversite öğrencilerinin akademik motivasyon düzeyleri ile demografik faktörler arasında ilişki olduğu bulunmuştur. Covid-19 hastalığı geçiren üniversite öğrencilerinin başarıya yönelik içsel motivasyon düzeylerinin düşük olduğu, ailesinde Covid-19 hastalığı geçirenlerde ise, bilmeye yönelik içsel motivasyonlarının düşük olduğu tespit edilmiştir
Uşak Üniversitesi Öğrencilerinin Kariyer Planlamaları Üzerine İstatistiksel Bir Analiz
Üniversite öğrencilerinin kariyer planlarında etkili olan unsurlara bakıldığında aile, sosyal çevre ve ekonomik beklentilerin olduğu görülecektir. Uşak üniversitesi öğrencileri arasında kariyer planlarını etkileyen unsurlara bakmak için 5’li likert tipi ölçeği ile hazırlanmış bir anket uygulaması yapılmıştır. Anket iki ölçekten oluşmaktadır. Aile ve kariyer planı ölçekleri. Tüm fakültelere uygulanan anket sonucunda elde edilen veriler ışığında, SPSS 25 sürüm program ile analizler yapılmıştır. Buna göre kariyer planlamasında cinsiyet, eğitim görülen bölüm ve anket sorularında hedeflenen sekiz başlıktaki amaçlara göre analizler yapılmıştır. İkili kategorik değişkenler için Independent T-Testi uygulanmıştır. Burada anlamlılık düzeyine göre hipotezlerin değerlendirilmesi yapılmıştır. Eğitim görülen alanlara göre analizde ise one way anova testi uygulanmış ve sonuçları değerlendirilmiştir. Bu veriler çerçevesinde ankette yer alan ölçeklerin soruları amaçlarına göre analiz edilerek çalışma sonuçlandırılmıştır
CUMHURİYET DÖNEMİ HADİS ÇALIŞMALARI (PROF. DR. ALİ OSMAN KOÇKUZU ÖRNEĞİ)
Bu çalışma ile Cumhuriyet döneminde hadis alanında yapılan çalışmaların, Ankara Üniversitesi Temel İslam Bilimleri bölümünde hadis, tefsir kürsülerinin kurulmasına öncülük eden Prof. Dr. Tayyib Okiç’in öğrencilerinden, Konya İslam Enstitüsü ve sonraki adıyla İlahiyat Fakültesi’nde kırk iki yıl hadis alanında hizmet veren, emekli olduktan sonra da vefatına kadar dersler vermeye, kitaplar yazmaya devam eden Prof. Dr. Ali Osman Koçkuzu örneğinde incelenmesi amaçlanmıştır. Tez çalışması dört bölümden oluşmakta olup giriş bölümünde Hz. Peygamber’den itibaren hadis ilminin seyri konusunda genel bir bilgi verilmiş, Osmanlı dönemindeki eğitim kurumları ve Konya dârülhadislerine değinilmiştir.
Birinci bölümde Türkiye’de din eğitimi alanında yapılan çalışmalar üzerinde durulmuştur. İkinci bölümde Ali Osman Koçkuzu’nun hayatı, ailesi, ders aldığı hocaları ve yetiştirdiği öğrencileri ve çalışma arkadaşlarının hoca hakkındaki değerlendirmelerine yer verilmiştir.
Üçüncü bölümde Ali Osman Koçkuzu’nun kitapları, makaleleri, sempozyum tebliğleri, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi’ne yazdığı maddeler incelenmiş ve tanıtımları yapılmıştır. Dördüncü ve son bölümde ise Ali Osman Koçkuzu’nun hadis anlayışı ele alınmış özellikle “Haber-i Vâhidler” ve “Hadiste Nâsih-Mensûh” konusunda yazdığı eserlerden yola çıkarak hadis konusundaki genel kanaati ortaya konulmaya çalışılmıştır
LİFE KİNETİK EGZERSİZLERİNİN HAFİF DÜZEYDE ZİHİN YETERSİZLİĞİ BULUNAN BİREYLERİN GÖRSEL BELLEK, ALGI, DİKKAT, KOORDİNASYON VE DENGE BECERİLERİNE ETKİSİ
Bu araştırmanın amacı, life kinetik egzersizlerinin hafif düzeyde zihin yetersizliği bulunan bireylerin görsel bellek, algı, dikkat, koordinasyon ve denge becerilerine etkisinin incelenmesidir. Araştırmanın örneklemini hafif düzey zihin yetersizliği bulunan 10-14 yaş arası toplam 18 ortaokul öğrencisi oluşturmaktadır. Deney grubuna 10 hafta (40 dk./3 gün/10 hafta), Lutz (2014)’un life kinetik egzersizleri uygulanırken, kontrol grubuna ise herhangi bir uygulama yaptırılmamıştır. Ölçme araçları olarak, d2 dikkat testi, Benton görsel bellek testi, Frostig görsel algı testi, Bruininks-Oseretsky Motor Yeterlilik Testi-İkinci Versiyonu (BOT-2) kullanılmıştır. Gruplar arası normal dağılan verilerin karşılaştırılması Independent Samples T-test ile, normal dağılmayan verilerin karşılaştırılması Mann-Whitney U testiyle değerlendirildi. Gruplar içi ön ve son teste göre normal dağılan verilerin karşılaştırılmasında Paired Samples T-testi ve normal dağılmayan verilerin karşılaştırılmasında Wilcoxon testi kullanıldı. Gruplara göre Benton Görsel Bellek ve Algı, Çift Yönlü Koordinasyon, El-Kol Koordinasyonu ve Denge son test değerleri arasında anlamlı fark bulunurken (p0.05). Deney grubu ön ve son teste göre Benton Görsel Bellek, TN, E, TN-E, CP, Göz-Motor Koordinasyonu, Şekil Zemin Ayırımı, Frostig Görsel Algı Toplam, Çift Yönlü Koordinasyon, El-Kol Koordinasyonu, Denge değerleri arasında istatistiksel olarak anlamlı fark tespit edilirken (p0.05). Kontrol grubu ön ve son teste göre tüm parametrelerde anlamlı bir fark bulunmamıştır (p>0.05). Hafif düzey zihin yetersizliği bulunan bireylere düzenli olarak yaptırılan life kinetik egzersizlerinin görsel bellek, algı, dikkat, koordinasyon ve denge gelişimlerine pozitif yönde katkı sağladığı söylenebilir
ORTAOKUL ÖĞRENCİLERİNİN KESİR BİLGİSİ VE GEOMETRİK ÖLÇME BİLGİSİNİ İLİŞKİLENDİREBİLME DÜZEYLERİNİN BELİRLENMESİ
Bu çalışmada ortaokul öğrencilerinin kesir bilgisi ile geometrik ölçme bilgisini ilişkilendirebilme düzeylerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Çalışma, Türkiye’nin kuzeyindeki devlet ortaokullarından birisinde öğrenim gören 8. sınıf, 7. sınıf ve 6. sınıf seviyelerinden üçer öğrenci olmak üzere toplam 9 öğrenci üzerinde uygulanmıştır. Çalışma durum çalışması niteliğinde olup, çalışma verileri birebir görüşmeler yoluyla toplanmış ve toplanan veriler betimsel analiz kullanılarak analiz edilmiştir. Çalışmada görüşme formu öğrencilere iki oturum halinde uygulanmış ve öğrencilerin kesrin alan ve uzunluk modelini kesri belirlemede nasıl kullandıkları belirlenerek kesir bilgileri ile geometrik ölçme bilgisini ilişkilendirebilme düzeyleri incelenmiştir. Bulgular sonucunda katılımcıların kesir ve geometrik ölçme bilgisinin ön içselleştirme, içselleştirme, yoğunlaştırma ve yeniden oluşturma profillerinden çoğunlukla ön içselleştirme profilinde olduğu belirlenmiştir. Öğrencilerin kesrin uzunluk modellerinde ve farklı bölümlendirilmiş kesir alan modellerinde çentik sayma, nokta sayma, aralık sayma, şeklin görünüşüne göre karar verme, birim kare sayma, şekli parçalara ayırıp formülle hesaplama gibi değişik stratejiler ve yöntemler kullandıkları görülmüştür. Araştırmada matematik öğretmenlerine temel matematiksel kavramları bütünleştirebilen görevler tasarlamaları, farklı alanlar arasında bağ kurmaları ve ders kitaplarında da farklı bölümlendirilmiş alan modellerinin kullanımı önerilebilir
Bütünleşik Kanallı Pazarlama Kapsamında Showrooming ve Webroominge Yönelik Niyet Üzerine Bir Araştırma
Günümüz bütünleşik kanallı perakende ortamında tüketicilerin satın alma yolu bir dizi kanal kombinasyonu içermektedir. Tüketiciler ürünleri çevrimiçi kanalda araştırıp, fiziksel mağazada satın alarak webrooming ve fiziksel mağazada araştırıp, çevrimiçi kanalda satın alarak showrooming davranışı göstermektedir. Bu iki alışveriş biçimi bütünleşik kanallı tüketiciler arasında yaygın olmakla birlikte anlaşılması perakendeciler için oldukça önemlidir. Bu çalışmanın amacı showrooming ve webroominge yönelik tutum ve niyetlerin öncüllerinin etkisini tespit etmek, showrooming ve webroominge yönelik niyetin bütünleşik kanal tatmini üzerinde bir etkiye sahip olup olmadığını giyim sektöründe yapılacak bir araştırmayla ölçümlemektir. Çalışmada anket yöntemiyle veri toplanmıştır. Araştırma hipotezlerinin test edilmesinde PLS-SEM’den yararlanılmıştır. Araştırma sonucunda fiyat avantajı ve tasarruf, satış personeli yardımı ve sosyalleşmenin showroominge yönelik tutumu; sosyalleşme, düşük çevrimiçi arama maliyeti ve çevrimiçi incelemelere erişmenin webroominge yönelik tutumu olumlu yönde etkilediği bulunmuştur. Ayrıca çalışmada showroominge ve webroominge yönelik tutumların showroominge ve webroominge yönelik niyetleri ve webroominge yönelik niyetin bütünleşik kanal tatminini olumlu yönde etkilediği tespit edilmiştir
“İNSANLARINI BEKLEYEN YENİ KENT MERKEZİ”: UŞAK ESKİ TABAKHANE ÇEVRESİ KENTSEL DÖNÜŞÜM PROJESİ ÜZERİNE BİR DURUM ÇALIŞMASI
Günümüzde “kentsel dönüşüm” sözcükleri özellikle bina yapımı, inşaat ya da evinde tadilat yaptırmak isteyen hemen herkesin bir şekilde duyduğu bir kavram haline gelmiştir. Çalışmada görüleceği üzere birden çok anlamı olan bu kavramın hemen herkesin kullandığı bir kavram haline gelmesi ise Gölcük ve Düzce depremlerinin yaşandığı tarihe kadar uzanmaktadır. 1999 yılında 7,2 ve 7,4 şiddetinde yaşanan ve yaklaşık 18.373 insanın enkaz altında kalarak kaybedilmesi ile sağlıksız binaların ne kadar tehlikeli olduğu ise acı bir şekilde öğrenilmiştir (TBMM, 2010). Yaşanan afetten sonra durumun ciddiyeti, çıkarılan kanunlara da yansımıştır. Böylece sağlıksız binaların dönüşüm süreci de çeşitli yasa ve kanunlarla zorunlu hale getirilmiştir. Nihayetinde sağlıksız olan ya da zamanla sağlıksız hale gelen binaların dönüşüm sürecinde, bu bina sahiplerine devlet tarafından verilen çeşitli teşvikler ile sürecin hızlandırılması amaçlanmıştır. Kentsel dönüşüm bir süreç olarak düşünüldüğünde; bu süreç, yalnızca konutları kapsamamakta; konutlar ve kentlerin tamamındaki binalarla beraber sanayi alanlarını da içerisine almaktadır. Bu alanlardan birisi olarak Uşak ilinde, inşa edildikleri dönemde şehir dışına konumlandırılan, ancak zamanla büyüyen ve şehrin merkezinde kalan, eski sanayi alanlarından birisi olan “Uşak Tabakhane Çevresi Gecekondu Önleme Bölgesi’nin” dönüşüm süreci ve sonrasında bölgenin durumu bu tezin konusunu oluşturmaktadır.Bölgenin mevcut durumunu ortaya koymak ise bu tezin en temel amacını oluşturmaktadır. Günümüzde dahi Uşak kent ekonomisinin lokomotifi olan tekstil ve tabakhane sektörünün mevcut durumdaki şehir dışında bulunan sanayi bölgesine taşınmasından önce faaliyet gösterdiği bu alanda, alanın kendine has bir atmosferi ve insan hareketliliği bulunmaktaydı. Günümüzde bu alandaki fabrika binalarının yerinde kamu kurumları, çok katlı apartmanlar, ticaret alanları ve sosyal donatı alanları bulunmaktadır.
Çalışmanın ilk bölümünde Uşak ili, tabakhane ve tekstil iş kolu hakkında bilgiler verilmiş ve çalışmanın amacı ve önemi incelenmiştir. İkinci bölümünde ise kentsel dönüşüm kavramı ve yasal boyutları ile beraber Uşak şehri ve eski tabakhane bölgesi hakkında bilgiler sunulmuştur. Tezin üçüncü bölümünde ise bölgenin dönüşüm süreci ve bölge hakkında yapılan görüşmeler değerlendirilmiş, bölgenin güncel durumu hakkında yapılan alan çalışmalarında elde edilen veriler işlenmiş ve dördüncü bölümde ise değerlendirmelere yer verilerek öneriler geliştirilmiştir.
Bu tezin kentlerin dönüşüm süreçleri ve sonrası için kentlerde yaşayan insanlara, mimarlara, şehir planlamasında görev alan tüm uygulayıcılara ve yöneticilere bir bakış açısı kazandıracağını umuyoruz
Hifâdü’n-Nisâ’ya İlişkin Mevkûf ve Maktû Hadislerin Sıhhat ve Delâlet Açısından Değerlendirilmesi
Hz. İbrâhim’in eşi Hz. Hâcer’den miras kaldığı belirtilen hifâdü’n-nisâ (kadın sünneti) uygulaması, Araplar arasında İslâm öncesi dönemde de yapılmaktaydı. Kadın sünneti uygulamasına yönelik Kur’ân’da bir hüküm yer almamasına rağmen Hz. Peygamber, sahâbe ve tâbiînden rivâyet edilen birçok hadiste bu uygulamaya İslâm sonrası dönemde de devam edildiği anlaşılmaktadır. Kadın sünneti ve sonrasında tertip edilen sünnet merasimi ile birtakım rivâyetler merfû, diğer birtakım rivâyetler ise mevkûf ve maktû hadislerdir. Bu rivâyetlerin hepsi kadın sünneti âdetinin Hz. Peygamber, sahâbe ve tâbiîn dönemlerinde yaygın bir şekilde tatbik edildiğini göstermektedir. Kadın sünnetini mevzu edinen hadisler genel ve özel nitelikli rivâyetlerden oluşmaktadır. Bunlardan genel nitelikli olanlarda erkek kız ayrımı yapılmamış, özel nitelikler olanlarda ise sadece kadın sünnetinden bahsedilmiştir. Bu hadislerin bir kısmı merfû hadislerken diğer bir kısmı mevkûf ve maktû hadislerden müteşekkildir. Bu hadislerden İslâm ulemâsının tamamının delil olarak bağlayıcı gördüğü merfû hadisler başka bir çalışmada ayrıntılı bir şekilde ele alındığından burada kadın sünnetini konu edinen hadislerden sadece mevkûf ve maktû olanlar sıhhat ve delâlet yönünden incelenmiştir. Bu mevkûf ve maktû hadisler hadis ilmi açısından incelenildiğinde sahih, hasen, zayıf gibi hükümler alabilmektedir
آراء علماء القارة الهندية في تجديد علم الكلام: محمد إقبال ووحيد الدين خان أنموذجا
سلطت هذه الدراسة الضوء على آراء علماء القارة الهندية في تجديد علم الكلام: محمد إقبال ووحيد الدين خان أنموذجًا، لذا بدأنا بتعريف علم الكلام. ثم تعرفنا معنى علم الكلام الجديد وفهمه عند المسلمين. ثم انتقلت الدراسة إلى بيان كيفية نشأة علم الكلام الجديد في العالم الإسلامي عند الهنود والفرس والأتراك والبلاد العربية. ووضحت الدراسة أثر التطورات العلمية الجديدة والفلسفة المادية الحديثة على علم الكلام التي أدت إلى تجديده، وبيّنت ضرورة تجديد علم الكلام والحاجة إليه. ثم تناولت الدراسة آراء علماء القارة الهندية في تجديد علم الكلام، وبيان طريقة عرضهم فيه مثل محمد إقبال ووحيد الدين خان. وبينت أن محمد إقبال أكد ضرورة التجديد في علم الكلام في عصره، وعنده دوافع لتجديده، وله أسلوب خاص فيه. وبينت الدراسة آراء وحيد الدين خان في تجديد علم الكلام بأنه تناول الموضوعات التقلدية مثل الألوهية، ووجود الآخرة بالأساليب الجديدة والحديثة، وتناول الموضوعات الحديثة عنده مثل التشريع، والمرأة والرجل، وتعدد الزوجات، ومسألة المساواة، والتمدن في الإسلام، وضم هذه الموضوعات في علم الكلام الجديد ردًا على الشبهات الجديدة.
وأخيرًا توصلت هذه الدراسة إلى مجموعة من النتائج أهمها؛ أن فكرة تجديد علم الكلام ظهرت من قبل العديد من العلماء لإزالة الشبهات حول الإسلام والمسلمين، إضافة إلى ذلك فإن علماء القارة الهندية حاولوا التجديد في علم الكلام لتقوية عقيدة المسلمين لدينهم والرد على الشبهات التي أثارها الملحدون والمخالفون للإسلام بأسلوب علمي اعتماداً على الأدلة العلمي
Profesyonel Yöneticilerin Aile Şirketlerinde Karşılaştığı Sorunlar
Aile şirketleri, gerek yerel gerekse ulusal düzeyde ekonomiye sağladıkları katkılar ile büyük önem taşımaktadır. Fakat gelecekte küresel düzeyde rekabet edebilecek firmalara dönüşme hayali ile kurulan pek çok aile şirketinin bu potansiyeli tam olarak değerlendiremediği ve kurumsallaşamadan ömrünü tamamladığı görülmektedir. Kurumsallaşmanın en önemli ayaklarından biri olan profesyonel yöneticilerin aile işletmelerinde çalışmaya başlaması, çoğu zaman bu tip işletmelerin yapısından kaynaklanan sorunlar nedeniyle yüzeysel bir aşama olarak kalmaktadır. Bu çalışmanın amacı, literatürde aile şirketlerinde çalışan profesyonel yöneticilerin karşılaştığı sorunları belirleyerek, iş yaşamında bu sorunlarla karşılaşma durumunu nitel bir yöntem izleyerek analiz etmektir. Bu amaçla, İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi’nde (İAOSB) faaliyet gösteren aile şirketlerinde üst düzey yönetici olarak çalışan 25 kişi üzerinde, yarı yapılandırılmış görüşme yöntemi ile bir veri seti toplanmıştır. Sistematik literatür taraması kısmında Türkiye’ye özgü olarak belirlenen üç ana tema arasında genel yönetim sorunları en önemli sorun alanı olarak bulunurken, bunu insan kaynakları yönetimi ile ilgili sorunlar takip etmiştir. Türkçe literatürde her ne kadar nepotizm ve aile üyeleri ile profesyonel yöneticiler arasındaki ilişkiler önemli bir sorun alanı olarak vurgulansa da, bu çalışmada, bunların yöneticiler için görece az önemde bir sorun olduğu bulunmuştur. Sonuç kısmında çeşitli çözüm önerileri sunulmuştur