Uşak University Institutional Repository
Not a member yet
4105 research outputs found
Sort by
İç Denetim Konusundaki Uluslararası Çalışmaların Görsel Ağ Haritalaması Destekli Bibliyometrik Analizi
İç denetim, işletme faaliyetlerinin etkinliğinin değerlendirilmesi amacıyla iç denetçiler tarafından gerçekleştirilen bir denetim türüdür. Bu denetimi gerçekleştiren iç denetçiler ise, işletme bünyesinde görev yapan ve işletme yönetimine bağlı olan kişilerdir. İç denetim, bağımsız denetim yaptıran ya da yaptırmayan birçok işletme için işletmelerin faaliyetlerinin değerlendirilmesi noktasında önemli bir rol üstlenmekte ve ilgililer için kritik sonuçlar üretmektedir. Bu çalışmada, iç denetime ilişkin uluslararası çalışmaların bibliyometrik analizinin yapılması amaçlanmıştır. Bu amaçla, öncelikle uluslararası alanyazına yönelik en kapsamlı veri tabanlarından biri olan SCOPUS veritabanında taranan iç denetim konusundaki 1.089 adet çalışmaya ilişkin veriler temin edilmiştir. Sonrasında ise, bu çalışmalar; yayın yılı, yazar bilgisi, araştırma alanları, yayın türleri, yayın kaynakları, yayın yapılan kurumlar, yayın yapılan ülkeler, anahtar kelimeler ve yayın dillerine ilişkin parametrelere göre incelenmiştir. Bununla birlikte, “VOSviewer” programı aracılığıyla çalışmaların görsel ağ haritaları oluşturularak birbirleriyle olan ilişkileri ortaya konulmuştur
Bediʿ İlminde İktibâs Sanatı
Arap belâgatında bediʿ ilminin muhassinât-ı lafziyye konuları arasında bulunan iktibâs sanatı, söze ve manaya güzellik ve renk katmak amacını taşımaktadır. Fakat diğer taraftan muhataplarının gönüllerinde ve zihin dünyalarında hayatı anlamlandırmak açısından bir canlılık ve zarafeti de hedeflediği âşikârdır. Kur’ân ve sünnetle sağlam bir bağı olan bu belâgat maddesi, lafız ve mana yönüyle sözü güçlendirdiği gibi üslûbu da farklılaştırmaktadır. Arap edebiyatına bakıldığında iktibâs sanatının, şairler ve nâsirler tarafından ifadeyi süsleyip, manayı kuvvetlendirmek amacıyla ustalıkla kullanıldığı sıkça rastlanılan bir durumdur. Çalışmamızda edebî bir sanat olarak şiirde ve nesirde ifadeye canlılık ve güzellik katan, sözü pekiştirip güçlendiren, belâğî açıdan sözün seviyesini yükselten iktibâs sanatından, örneklerinden ve anlamsal özelliklerinden bahsedilmiştir. İktibâsın etimolojik anlamı, tarihsel süreci içerisinde değerlendirilmiş, şiir ve nesir kabilinden örneklerle desteklenmiştir. İktibâs türünün tazmîn ve istişhâd türleri ile olan yakınlığı ve farklılığı da verilen misallerle ortaya konulmuştur
6.SINIF “MADDE VE ISI” ÜNİTESİNE YÖNELİK ORTAK BİLGİ İNŞA MODELİUYGULAMALARININ ÇEŞİTLİ DEĞİŞKENLER AÇISINDAN İNCELENMESİ
Bu çalışmada, 2018 Fen Bilimleri Dersi Öğretim Programı’nda yer alan 6. sınıf “madde ve ısı” ünitesine yönelik uygulanan ortak bilgi inşa modelinin öğrencilerin akademik başarıları, bilimsel süreç becerileri ve eleştirel düşünme becerileri üzerindeki etkisi incelenmiştir. Çalışmada karma araştırma modelinin açıklayıcı-doğrulayıcı araştırma deseni kullanılmıştır. Bu desenin nicel kısmında farklı iki öğretim yönteminin etkililiğinin belirlenmesi amacıyla deneysel araştırma desenlerinden yarı deneysel araştırma modelinin "ön-test son-test eşitlenmemiş kontrol grubu deseni" esas alınmıştır. Çalışmanın nitel kısmında ise öğrenci günlükleri, TAVAÇ (Tahmin et, Açıkla, Veri topla, Açıkla, Çiz) kâğıtları ve yarı yapılandırılmış görüşme formları kullanılmıştır. Çalışma 2018-2019 eğitim öğretim yılında gerçekleştirilmiştir. Toplam 9 hafta süren bu çalışma Manisa ilinde bulunan bir ortaokuldaki toplam 72 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Çalışmada 1 deney grubu, 1 kontrol grubu ve 1 pilot çalışma grubu yer almıştır. Deney grubu ile pilot çalışma grubundaki dersler Ortak Bilgi İnşa Modeli’ne göre işlenirken kontrol grubundaki dersler 2018 Fen Bilimleri Dersi Öğretim Programı’nın öngördüğü şekilde işlenmiştir. Pilot çalışma grubundaki dersler deney grubundaki derslerden iki hafta önce başlamış iki hafta önce bitmiştir. Pilot çalışma grubundaki çalışmalar sırasında ikişer haftalık periyotlarla uygulamanın aksayan yerleri tespit edilmiş ve TAVAÇ kâğıtlarında düzenlemeler yapılmıştır. Burada yapılan düzenlemelerden sonra da deney grubundaki çalışmalara geçilmiştir.
Çalışmada nicel verilerin toplanması amacıyla üç aşamalı başarı testi, eleştirel düşünme becerileri testi ve bilimsel süreç becerileri testi kullanılmıştır. Bu testler deney ve kontrol grubu öğrencilerine çalışmaya başlamadan önce ön test, çalışma sonrasında ise son test olarak uygulanmıştır. Çalışmadan elde edilen nicel veriler SPSS istatistik programı kullanılarak analiz edilmiştir. Çalışmada ayrıca deney ve kontrol grubu öğrencilerinin akademik başarılarının, bilimsel süreç becerinin ve eleştirel düşünme becerilerinin kalıcılığına bakılmıştır. Nitel veri toplamak için de TAVAÇ kâğıtları kullanılmıştır. Bununla birlikte deney ve kontrol grubunda yer alan öğrenciler tüm derslerde günlük tutmuştur. Ayrıca deney ve kontrol gruplarından seçilen dokuzar öğrenci ile yarı yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilmiştir.
Nicel verilerden elde edilen sonuçlardan, Ortak Bilgi İnşa Modeli’ne göre işlenen derslerin öğrencilerin akademik başarılarını ve eleştirel düşünme becerilerini artırmada 2018 Fen Bilimleri Dersi Öğretim Programı’na göre işlenen derslerden daha etkili olduğu belirlenmiştir. Ayrıca çalışmada Ortak Bilgi İnşa Modeli’ne göre işlenen derslerde gerçekleşen öğrenmelerin öğrencilerin akademik başarıları ve eleştirel düşünme becerileri üzerindeki kalıcılıklarının kontrol grubundaki öğrencilere göre daha kalıcı olduğu belirlenmiştir. Bununla birlikte Ortak Bilgi İnşa Modeli’nin uygulanışı sırasında kullanılan TAVAÇ kâğıtlarında yer alan açıklama ve çizimlerdeki doğru cevap sayılarında süreç boyunca artış yaşandığı görülmüştür.
Uygulama sonrası gerçekleştirilen görüşmelerden, Ortak Bilgi İnşa Modeli’nin ilgi çekici ve anlaşılır olduğuna, materyal yönünden zengin olduğuna, bu modelde günlük yaşantıda sıkça karşılaşılan durumlara yer verildiğine ve birçok yeni bilginin öğrenildiği sonuçlarına ulaşılmıştır. Öğrenciler çalışma sırasında gerçekleştirilen deneylerin öğretici olduğunu, videoların eğlenceli olduğunu ve derste oynadıkları eğitsel oyunları beğendiklerini ifade etmişlerdir. Bununla birlikte çalışmada yer alan TAVAÇ kâğıtlarındaki hikâyeler öğrenciler tarafından çok beğenilmiştir. Ayrıca bu çalışma ile öğrenciler söylenen her bilginin doğru olmadığını, bazen yanlış verilmiş bir bilgi de olabileceğini öğrenmişlerdir. Öğrenciler tablet bilgisayar kullandıkları sırada internetten derinlemesine araştırma yaptıklarını, sonuçları arkadaşları ile paylaştıklarını ve buradan elde edilen bilgiler ışığında tartışmalar yaptıklarını ve bu tartışmalar sırasında kendilerini daha rahat hissettiklerini de ifade etmişlerdir
TURUNÇ SUYU (Citrus aurantium L.) İLE MARİNASYONUN TAVUK GÖĞÜS ETİ ÜZERİNE ETKİSİ
Bu çalışmada farklı konsantrasyonlarda (%25, %50, %75, %100) hazırlanmış acı portakal/ turunç meyve sularını kanatlı göğüs eti ile marine ederek (4℃’de 2, 6 ve 24 saat), marinasyon süreleri sonunda örneklerin fiziksel, kimyasal ve mikrobiyolojik değişimleri değerlendirildi. Marinasyon sıvılarında pH, toplam asitlik, briks, toplam fenolik madde, toplam antioksidan kapasite tayinleri yapıldı. Marine edilen etlere pH, toplam asitlik, renk, su tutma kapasitesi, mezofilik aerob bakteri, psikrofilik aerob bakteri, koliform ve maya- küf sayısı analizleri yapıldı. Uygulanan asidik marinasyon sonucunda marine edilen et örneklerinin pH değerleri 24. saatin sonunda kontrol grubunun pH değeri 5,87, %0, 25, 50, 75, 100 konsantrasyonları içinde sırasıyla, 4,69, 4,08, 3,87, 3,66 bulundu. Renk değerlerinde ise süre ve konsantrasyonla doğru oranlı olarak L*(parlaklık), b*(sarılık) değeri yükseldi. a* (kırmızılık) değeri ise marinasyon sıvısı rengine bağlı olarak düştü. 24 saatlik marinasyon süresi sonunda toplam mezofil aerob bakteri sayısı kontrol grubunda 4,26 log bulunurken deneysel gruplarda 2,68 ile 1,83log arasında değişirken, toplam psikrofil aerob sayısı kontrol grubunda 3,71 log bulunurken deneysel gruplarda 2,36+0,15 ile 1,24+0,26 log arasında değişkenlik gösterdi. Koliform bakteri sayısı kontrol gurubunda 3,13 log iken %50, %75, %100 konsantrasyonlarda ise istatiksel olarak tespit edilebilen değerin altına düştü. Elde edilen sonuçlar değerlendirildiğinde turunç meyvesinin düşük pH değeri, içerdiği fenolik maddeler ve antioksidan kapasitesinin yüksek olduğu, antimikrobiyal etkinliğe sahip olduğu anlaşılmış olup endüstriyel marinasyon amacı ile kullanımının uygun olabileceği belirlenmiştir
el-Kavvâs'ın Makâmât'ında Lugaz/Bilmece ve Fabl Sanatlarının Kullanılması: el-Makâmetu’l-Halebiyye Örneği
el-Makâmetu’l-Halebiyye, el-Kavvâs'ın dokuz makâmesi içerisinde sekizinci sırada ele alınmıştır. Bu makâmenin olayları, Suriye'nin Halep şehrinde geçmektedir. Gayesi, lugaz/bilmece sanatını kullanarak okurlarını herhangi bir konuda düşündürmek, eğlendirmek, onlara bir takım şeyleri öğretmek, zihinsel aktiviteler gerçekleştirmek ve hoş vakit geçirtmektir. Makâmenin ravisi, ravilerden biri ve kahramanı ise ravinin mescitte tanıştığı bir adamdır. Makâmenin sonunda fabl sanatıyla ele alınmış ve içki ile gül arasında geçen bir hikâye de işlenmiştir. Bu hikâyede rol alan karakterler: içki, mum, zurna/kaval, kefgir/süzgeç, şişe, değnek/dal, kadeh/bardak, nergis ve güldür. Hikâyede içki ile diğer unsurlar arasında uzayıp giden üstünlük kavgasına gül, müdahale eder ve içkiyle mektuplaşarak olayı çözüp işi tatlıya bağlar. Böylece içki ile gül hikâyesi/makâmesi güzel bir sonla biter. Bu çalışmada el-Makâmetu’l-Halebiyye tahlil edilmiş ve bir örneklik teşkil etmesi açısından makâme yazılarının bilmece sanatını kullanarak okura mesajını etkili ve eğlenceli, aynı zamanda düşündürücü bir tarzdaki sunumu üzerinde durulmuştur. Ayrıca fabl sanatını kullanmakla her ortamda dile getirilmesi mümkün olmayan bir ifadeyi bile hem akıcı hem de etkili bir tarzdaki sunumunun bir örneği de verilmiştir
Arap Dilinde İktibâs Sanatının Kullanıldığı Yerler
Arap dili belâgatında kelama canlılık ve sıcaklık katmak, ifadeyi güzelleştirip ve pekiştirmek amacıyla kaynak göstermeden Kur’ân ve hadisleden yapılan alıntıları söz arasına ustalıkla yerleştirme sanatına iktibâs adı verilmektedir. Yalnız uzun alıntıların yapılması uygun görülmediği gibi “Allah ve Peygamber şöyle buyurdu” demek ya da Kur’ân ve hadislerde geçen lafızları tek başına kullanmak iktibâs olarak kabul görmemiştir. İslam’ın ilk zamanlarından beri iktibâs konusu bilinmektedir hatta Hz. Peygamber bile dualarında ve hadislerinde Kur’ân’dan iktibâslar yapmıştır. Kur’ân ve hadisle süslenmeyen hitabeler, “betrâ” (güdük, bereketsiz) olarak görülmüştür. Hatiplerin sunumları iktibâs içermediğinde şayet bu sunumlar Kur’ân’dan bir miktar bir şeyler ihtiva etseydi bunların sahipleri Arapların en büyük hatipleri olurlardı gibi eleştiriler almıştır. On ikinci yüzyıla kadar tazmin konusu içerisinde değerlendirilen iktibâs, bu yüz yıldan itibaren Kur’ân ve hadis tazminine iktibâs denmeye başlanmıştır. Hutbe, hitabe, na‘t, ahid, mev‘iza gibi konularda iktibâslar makbul; kıssa, gazel ve risâlelerdeki iktibaslar mübah sayılırken Allah’ın zâtına nisbet edilen ifadeleri insanlar için iktibâsta bulunmak ya da müstehcen görülen hitabe ve şiirlerde Kur’ân’dan iktibâslar yapmak uygun görülmemiştir. Meânî, beyân ve bedî‘ ilmi olarak üç ana kısma ayrılan Arap dili belâgatında iktibâs, bedî‘ bölümünde muhassinât-ı lafziyye mevzuları arasında yer almaktadır. Bu çalışmada öncelikle iktibâsın lügat ve ıstılahî anlamları verilecektir. Daha sonra bu sanatın belâgat ilmindeki yeri ve iktibâsla ilişkili sanatlar üzerinde durulacaktır
Kurtubî Tefsiri’nde Meânî İlmi Uygulamaları
Bu çalışma, tam adı Ebû Abdillâh Muhammed b. Ahmed b. Ebî Bekr b. Ferh el-Kurtubî’nin (ö. 671/1273) “el-Câmi‘ li Ahkâmi’l-Kur’ân ve’l-Mübeyyinü limâ Tazammenehû mine’s-Sünneti ve Âyi’l-Furkân” tefsirinin meânî ilmi açısından incelenmesini ve değerlendirilmesini içerir. Kurtubî, tefsirinde ayetleri açıklarken sözlükbilim, dilbilim ve söz sanatlarına dair açıklamalar yapar. Bu sebeple tefsirin dil yönü güçlüdür. Arapça’da belâgat olarak isimlendirilen retorik yani söz sanatlarının amacı bir lafzı mana açısından en uygun ve en etkili duruma getirmektir. Bu bakımdan en i‘câzî olan Kur’ân-ı Kerim’dir. Meânî ilmi bilindiği üzere Arap dilinin ifade hallerini/çeşitlerini ele alır ve belagatın beyan ve bedî‘ ilimleri ile birlikte üç bölümünden biridir. Müfessir mukaddimesinde belirttiği üzere bu ilmi bilmeden ayetlerin anlamının kavranmasının zorluğundan bahseder. Bu sebeple tefsirinde isnâd, fasl ve vasl, te’kid, îcâz, kasr, inşa/haber ve takdim/te’hir gibi meânî ilminin konularını ayetleri anlamı bağlamında ele alır. Çalışmada müfessirin ele aldığı bu konular örnekleri ile birlikte değerlendirilir
İnferior Alveolar Sinir Lateralizasyonu Sırasında Oluşan Bir Komplikasyon ve Cerrahi Yaklaşım: Vaka Raporu
Alveolar kret tepesi ile inferior alveolar kanal arasında standart
boyutlarda dental implant yerleşimi için yeterli kemik
yüksekliği bulunmayan bir vakada uygulanan inferior alveolar
sinir lateralizasyonu yöntemi sırasında ortaya çıkan bir
komplikasyonu tanımlamak, cerrahi, fototerapi ve
farmakolojik tedavi yaklaşımlarını güncel veriler ışığında
tartışmaktır. Dental implant destekli sabit protetik restorasyon
talebi ile başvuran 34 yaşında erkek hastanın implant
operasyonu sırasında inferior alveolar sinir lateralizasyonu
yapılırken sinir dokusunda transeksiyon meydana gelmiştir.
Komplikasyona müdahale amacı ile inferior alveolar sinir
transpozisyonu gerçekleştirilmiş ve yaralanma bölgesindeki
serbest uçlar pasif olarak bir araya getirilip primer olarak
suture edilmiştir. Postoperatif dönemde kortikosteroid ve
düşük doz lazer tedavileri uygulanmıştır. Hasta aktif şikayeti
bulunmadan takip sürecindedir. Literatürdeki veriler ışığında,
dental implant tedavileri için uygulanan ileri cerrahi teknikler
arasında inferior alveolar sinir yönelik transpozisyon
teknikleri ve ilişkili komplikasyonlar ortaya çıkabilmektedir.
Bu teknikler sırasında gerçekleşebilecek ve hastalarda kalıcı
sekeller bırakabilecek komplikasyonlardan biri sinir
transeksiyonudur. Transeksiyon komplikasyonunda
uygulanabilecek primer müdahalelerden biri sinir uçlarının
primer olarak yaklaştırılmasıdır. Postoperatif süreçte de
iyileşmesinin desteklenmesi için kortikosteroid ve düşük
seviye lazer tedavileri önerilmektedir. İnferior alveolar sinire
yönelik müdahalelerde detaylı planlama, hassas cerrahi
teknikler büyük önem taşısa da sinir yaralanmaları istenmeyen
ancak karşılaşılabilecek komplikasyonlardandır. Ancak bu
gibi komplikasyonlara müdahale amacı ile erken dönemde
nöroenflamasyonu baskılayabilecek ajanlar ve iyileşmeyi
destekleyecek tedavi seçenekleri göz önünde tutulmalıdı
DİNE BAKIŞ AÇISINI ŞEKİLLENDİRMEDE MEZHEPLERİN ROLÜ
Müslümanlar, Hz. Peygamber (s.a.v.)’in vefatını takiben din konusunda açıklayıcı ve yönlendirici, siyaset konusunda da hayatın her alanına hükmeden bir otoritenin yokluğu ile bir boşluğa düçâr olmuşlar ve muhtelif konularda görüş ayrılıklarına düşmüşlerdi. İhtilaf ettikleri konuların başında hilâfet meselesi geliyordu. Hz. Ebubekir ve Hz. Ömer’in hilâfetleri döneminde bu konu gündem teşkil etmemiş olsa da Hz. Osman ve Hz. Ali dönemlerinde potansiyel şiddetine kavuşmuş, sonuç itibariyle iki halîfenin de şehit edilmelerine kadar varan kanlı olaylara yol açmıştır. Savaşlar, inanç boyutuyla ilgili ihtiyaçlar, politikalar, fikirler ekseninde yaşanan tüm ihtilaflar neticesinde insanların gruplaşarak etraflarında toplandıkları, din adına görüş beyan eden, bazen hakikati söyleyen, bazen de hakikat tekelciliği yapan fırkalar, yani mezhepler doğmuştur.
Gerek mezhepsel alamda gerekse dinî bir boyutu olan herhangi bir şekilde gruplaşmalar, önceden olduğu gibi içinde bulunduğumuz asırda ve kıyamete kadar da devam edecektir. Kimi zaman gerçekten hakikatin peşinde, Allah’ın istediği bir yaşam düzeni doğrultusunda hareket geliştiren gruplar, kimi zaman da rant, çıkar ve siyâsî gayelerle örgütleşen yapılar karşımıza çıkabilecektir. Müslüman toplumların, bu anlamdaki tarihsel tecrübeleri göz ardı etmeden kararlar vermesi elzemdir.
Biz bu çalışmamızda, bahse konu olan mezheplerin ya da grupların hangi ortamda hangi şekilde doğup gelişme gösterdiklerini, dîni anlayış tarzlarını, dînin kendisi olarak görülmeleri sorununu, dinin siyâsi bir araç olarak kullanılıp istismar edilmesi hususunu konu edindik
YARATICI MUHASEBE UYGULAMALARININ ORTAYA ÇIKARTILMASINDA BENEİSH MODELİ: BİST ŞİRKETLERİ ÜZERİNE AMPİRİK BİR ÇALIŞMA
İşletme içi veya işletme dışı finansal bilgi kullanıcıları, işletmelerin finansal ve finansal olmayan bilgilere gereksinim duymaktadır. Söz konusu bu bilgilerin, kullanıcıların ihtiyaçlarına cevap verebilecek nitelikte şeffaf, doğru ve gerçeğe uygun bir biçimde sunulması oldukça önem arz etmektedir. Yaratıcı muhasebe uygulamaları işletmelerin manipülasyona başvurabilmek için sık bir şekilde uyguladıkları yöntemler arasında yer almaktadır. Bu noktada yaratıcı muhasebe, boşluklardan faydalanarak finansal tabloların yanıltıcı biçimde sunulması olarak ifade edilmektedir. İşletmeler, yaratıcı muhasebe uygulamalarını kullandıklarında kısa vadede olumlu sonuçlar elde etmekte olup, uzun vadede ise son derece olumsuz sonuçlar ile karşı karşıya kalabilmektedirler. Özellikle, Enron, Parmalat, Worldcom gibi 2000’li yıllarda büyük işletmelerin karşılaştıkları ve sonucu iflasla sonuçlanmış finansal skandallaryaşanmıştır. Aynı zamanda Enron olayına bağlı olarak uluslararası bir denetim işletmesi olan Arthur Andersen’ın, yaptığı usulsüzlükler nedeniyle denetim lisansınıniptal edilmesiyle beraber yaratıcı muhasebe önem kazanmış ve literatürde sık bir şekilde tartışılmaya başlanmıştır.
İşletmelerin finansal manipülasyonuna başvurup/başvurmadıkları, çeşitli modeller aracılığıyla tespit edilmeye çalışılmaktadır. Çalışmada bu modellerden Beneish Modeli ve modelin Türkiye’ye uyarlanması sonucu elde edilen Beneish TR (Türkiye) Modeli kullanılmıştır. Çalışmada işletmelerin birden fazla döneme ait finansal tablolarının dikkate alınmasıyla araştırmanın, literatüre katkı vereceği düşünülmektedir.
Çalışmada, KAP (Kamu Aydınlatma Platformun)’da işlem gören Kimya, İlaç, Petrol, Lastik ve Plastik Ürün sektöründeki işletmelerin verilerinden faydalanarak manipülasyon yapıp/yapmadıkları Beneish Modelinin Orijinal versiyonu ve Beneish Modeli TR ile tespit edilmeye çalışılmıştır.
Çalışmanın sonucunda, 2019 yılında Beneish Orijinal ve Beneish TR denklemleriyle hesaplanan Zi değerleri sonucunda, her iki uygulamada 2 işletmenin riskli olduğu ve 7 işletmenin yüksek riskli olduğu görülmüştür. 2020 yılında Beneish Orijinal ve Beneish TR denklemleriyle hesaplanan Zi değerleri sonucunda, her iki uygulamada, 1 işletmenin riskli olduğu ve 10 işletmenin ise yüksek riskli olduğu tespit edilmiştir. 2019-2020 yılında Beneish Orijinal denklemiyle hesaplanan Zi değerleri sonucunda 23 işletmenin yüksek riskli olduğu görülmüştür. 2019-2020 yılında Beneish TR denkleminde hesaplanan Zi değerleri sonucunda, 3 işletmenin riskli olduğu ve 1 işletmenin yüksek riskli olduğu sonucuna ulaşılmıştır