Uşak University Institutional Repository
Not a member yet
    4105 research outputs found

    Comparison of strategic values of Japanese and Turkish successful logistics enterprises

    No full text
    The purpose of this article is to compare the strategic values of Japanese and Turkish successful logistics enterprises. In the article, the importance of the logistics sector is emphasized and the differences between the strategic values of successful logistics enterprises operating in Japan and Turkey are examined. The data obtained using the content analysis method were analyzed in terms of similarities and differences between the strategic values of logistics companies in both countries. The article is important in terms of revealing the strategic values behind the success of Japanese and Turkish companies in the international logistics sector. Explanatory comparative content analysis was used as the method, and it is a research method used for the systematic examination of written texts. According to the results of the study, the strategic values of the logistics enterprises of both countries contain important differences as well as similarities. This study is one of the rare studies comparing the strategic values of logistics companies operating in Japan and Turkey. Therefore, it can be a useful resource for researchers and academics who want to do research on the strategic values of international logistics companies

    The Sealing Ability of Biodentine: A Literature Review

    No full text
    Microleakage, the passage of cariogenic elements between dental restorations and cavity walls, is a major concern in dentistry. Microleakage is a frequently seen factor contributing to the failure of dental restorations, tooth loss, and hypersensitivity. Biodentine, a tri-calcium silicate cement introduced in 2009 as a dentin replacement material, shows promise due to its composition, easy handling, faster setting time, antimicrobial properties and bioactivity. Biodentine has been stated to have broader clinical use than the Mineral Trioxide Aggregate (MTA) including pulp capping, pulpotomy, perforation repair, bifurcation lesion repair, internal and external root resorption, apexification, liner material for the coronal restorations as well as deep cervical and root cavities. Thus, the sealing ability of Biodentine is critical for dentin remineralization and restoration success. The objective of this review was to assess in-vitro studies that have focused on the microleakage of Biodentine in different applications and to suggest clinical recommendations

    A Revıew Of Plant-Based Insect Repellents, Theır Applıcatıons On Textıles And Repellency Test Methods

    No full text
    There are many life-threatening insects in nature and the most dangerous ones are mosquitoes. People have taken herbal precautions against them since ancient times. Although several chemical and synthetic insect repellents exist in the market, the plant-based protection methods have never been given up such that there is a trend towards producing and commercializing plant-based insect repellents in recent years. In the light of ethnobotanical studies, new insect repellent plants and formulations are being explored, developed and tested. In literature, there are a lot of research on plant-based repellents some of which are reviewed in this article. Information about the most frequently used plant-based repellents and related studies are presented. Different application methods of the plant-based repellents on the textiles are explained with their a few examples in literature. Also, common test methods used for determining the effectiveness of insect repellents and repellent treated textiles are stated and the importance of the standardization of these test methods is emphasized. It is understood that usage of plant-based insect repellents in practice can be beneficial and useful if stayed within their safe concentration limits

    Endüstriyel Atıksulardan Adsorpsiyon Yöntemi ile Ni(II) Giderimi ve Seçilen Adsorbanların Karakterizasyonu

    No full text
    Sulu çözeltilerden, kirletici ve ağır metal özelliğine sahip Ni(II) iyonlarının adsorpsiyon işlemi kullanılarak uzaklaştırılması için adsorban olarak doğal zeolit (klinoptilolit) ve toz aktif karbonun (ticari) kullanılabilirliğinin araştırılması amaçlanmıştır. Nikelin sulu ortamdan adsorpsiyon işlemi kullanılarak giderilmesi işlemlerinde; pH etkisi incelenmiştir. Deneysel veriler kullanılarak adsorpsiyon işleminin mekanizmasını açıklamak için 2 farklı izoterm modelleri (Freundlich, Langmuir) çalışılmıştır. Deneysel veriler, doğal zeolit ve toz aktif karbon için Freundlich izotermine daha uygun olduğu sonucunu göstermiştir. Zeolit ve toz aktif karbonun XRD ve FTIR analizleri yapılarak karakteristik özellikleri incelenmiştir

    Düzeltme: [Düzeltme] Rotasyonlu Lateral Dişin Minimal İnvaziv Bir Yaklaşımla Estetik Rehabilitasyonu (Direkt Kompozit Lamina Restorasyon): Vaka Sunumu

    No full text
    Anterior dişlerin estetik restorasyonlarının planlaması, hastanın beklentisi, hekimin deneyimi ve teknik duyarlılığına bağlıdır. Anterior dişlerin tedavi teknikleri arasında metal-seramik restorasyonlar, tam seramik kronlar, porselen lamina veneerler ve kompozit lamina restorasyonlar yer alır. Direkt kompozit lamina restorasyonlar, anterior dişlerde estetik ve konservatif olmasının yanı sıra düşük maliyetli ve laboratuvar işlemleri gerektirmediği için tercih edilmektedir. Bu vaka raporunda rotasyonlu üst sol lateral dişinden memnun olmayan bir hastanın estetik beklentilerini karşılamak için minimal invaziv bir teknik olan direkt kompozit lamina restorasyonla tedavi edilmesi ve 3 aylık klinik takibi aşamalarıyla anlatılmıştır

    Financial ratios and financial statements items at the sector level: evidence from Türkiye

    No full text
    The aim of this study is to examine the change of financial ratios and financial statement items at the sector level between 2009 and 2021. The data for this context has been obtained from the sectoral balance sheets and revenue statements provided by the Central Bank of the Republic of Türkiye (CBRT). Data from a total of 17 sectors have been examined. Liquidity, financial structure, operating efficiency and profitability ratios are used as financial ratios. The main items of balance sheet and income statement are taken into consideration as financial statement items. According to the study, information and communication, real estate activities, and professional, scientific, and technical sectors had the highest liquidity ratios, while agriculture, forestry and fisheries, construction, and education had the lowest. According to financial structure ratio analysis, the professional, scientific, and technical activities sector benefited the least from liabilities, while the transportation and storage, as well as the accommodation and food service activities sectors, benefited most from assets. The highest ratio of equity to total liabilities is observed in the sector of professional, scientific, and technical activities. The Education sector had the highest accounts receivable turnover and accounts payable turnover when turnover rates were examined. The mining and quarrying sector has the highest return on assets in terms of profitability ratios. Professional, scientific, and technical activities and the information and communication sector had the highest cumulative profitability ratio. Finally, it has been discovered that manufacturing, wholesale, and retail trade have the biggest financial statement items. This is because there are the most businesses functioning in these sectors

    Türkiye’de Doğrudan Yabancı Yatırımlar ve Ekonomik Büyüme Arasındaki İlişkinin Sayısal Yöntemlerle İncelenmesi

    No full text
    Mevcut çalışmada sayısal yöntemler kullanılarak; iki ekonomik değişken arasındaki ilişki ele alınmıştır. Türkiye'de, 1998-2021 yılları arasındaki üçer aylık dönemlere ait Doğrudan Yabancı Yatırımlar (DYY) ve ekonomik büyüme (GSYİH) verileri kullanılarak, Fourier ADF birim kök testi, ARDL sınır testi ve Hacker-Hatemi-J bootstrap nedensellik testleri uygulanarak, DYY ile GSYİH arasında nedensel bir ilişkinin olup olmadığı incelenmiştir. Elde edilen ampirik bulgulara göre DYY’dan GSYİH’ya doğru nedenselliğin olmadığı, GSYİH’dan DYY’a doğru %95 güven düzeyinde nedenselliğin olduğu sonucuna varılmıştır. Elde edilen bulgular ışığında Türkiye’de GSYİH arttıkça DYY'lara olan yönelimin de yükseldiğini söylemek mümkündür. Türkiye için ele alınan dönemi kapsayan bu çalışmada elde edilen sonuçları göz önünde bulundurarak, örneklemde DYY'ların, GSYİH'ya etkisinin yetersiz olduğuna ve DYY'lardan daha fazla yararlanması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca Türkiye'de (örneklemde) DYY'ların, birleşme ve satın almadan ziyade, yeni yatırımların destekleneceği ekonomik politika ve uygulamaların ortaya koyulması gerektiği sonucuna da varılabilmektedir. Böylelikle Türkiye adına daha fazla istihdam, teknolojik gelişme odaklı ve yüksek katma değerli yeni yatırımların gerçekleşmesinin ekonomik büyümeye katkısının daha fazla olacağı sonucuna ulaşılmıştı

    Okul Öncesi Çocuklarının Geometri Tahtası İle Temel Geometrik Şekilleri Oluşturma Süreçlerinin İncelenmesi

    No full text
    Okul öncesi dönemde temel geometrik şekillerin öğrenilmesi ilk önce şekillerin fark edilmesi ve isimlerinin öğrenilmesi aşamaları ile başlamaktadır. Çocuklar gelişim sürecinde ilerledikçe, şekiller arasındaki benzerlik ve farklılıkları da görebilmektedirler. Çocukların sonraki aşamalarda şekiller arasında ilişki kurabilmeleri ve daha karmaşık geometri işlemlerini yapabilmeleri için, oyun ve somut materyallerle şekilleri öğrenme gereksinimleri vardır. Geometrik şekillerin kazanılmasını destekleyen araçlardan biri geometri tahtasıdır. Bu araştırmada çocukların üçgen, kare ve dikdörtgen şekillerinin farklı türdeki örneklerini (farklı konum, basıklık ve çarpıklık özelliği olan) geometri tahtası üzerinde tanıma ve oluşturma süreçleri incelenmiştir. Anasınıfına devam eden 24 çocuk ile bireysel görüşmeler yapılmıştır. Çocuklar geometri tahtası üzerinde verilen yönergeleri uygularken gözlem yapılmış ve değerlendirme formuna kaydedilen bu gözlem notları betimsel analiz değerlendirilmiştir. Elde edilen bulgulara göre, çocuklar bu şekilleri tanımakta ve özelliklerini açıklarken en çok “kenar-köşe” kavramlarını kullanmaktadır. Tahta üzerinde şekilleri oluştururken bu şekillerin en çok bilinen biçimlerini oluşturma eğiliminde oldukları görülmüştür. Temel geometrik şekilleri ve özelliklerini ezberlemeden, somut bir materyal üzerinde uygulamalı öğrenilmesi için geometri tahtası gibi materyallerin çocuklar için önemli olduğu düşünülmektedir

    GÖRSEL DESTEKLİ ETKİNLİKLERLE HİKÂYE YAZMA BECERİSİNİN GELİŞTİRİLMESİ

    No full text
    Bu araştırmada görsel destekli etkinliklerin ortaokul yedinci sınıf öğrencilerinin hikâye yazma becerisi üzerindeki etkisini incelemek amaçlanmıştır. Araştırma eylem araştırması şeklinde yapılandırılmıştır. Araştırmacı tarafından yapılan literatür taramasında ve öğretmen görüşmelerinde ortaokul öğrencilerinin hikâye yazma becerilerinin zayıf olduğu anlaşılmış, bu durumu iyileştirmek için neler yapılabileceği araştırılmıştır. Sonuç olarak hikâye yazma becerilerini geliştirmede görsellerden yararlanılabileceği görüşü ortaya çıkmıştır. Bu doğrultuda öncelikle hikâye türünün ne olduğu, bir hikâyenin hangi temel nitelikleri taşıması gerektiği konusunda literatür taraması yapılmıştır. Nitelikler belirlendikten sonra 2013 İngiltere Ana Dili Öğretim Programı ile 2005, 2015, 2019 Türkçe Öğretim Programlarında bulunan hikâye yazma becerisiyle ilgili kazanımlar listelenmiştir. Bu araştırmalardan sonra ortaokul öğrencilerine yönelik bir aday kazanım listesi oluşturulmuştur. Kazanım listesi uzman görüşleri doğrultusunda Lawshe Tekniğiyle incelenmiş ve gerekli düzeltmeler yapıldıktan sonra Maxqda programıyla boyutlandırılmıştır. Ardından bu kazanımlar doğrultusunda etkinlik hazırlama çalışmalarına başlanmıştır. Listelenen kazanımlar doğrultusunda etkinlikler hazırlanmış, tamamı görsellerle desteklenmiş ve her etkinlik için ayrıntılı bir yönerge hazırlanmıştır. Etkinlikler hazırlandıktan sonra Türkçe öğretmenlerinden, görsel sanatlar uzmanından ve okul psikolojik danışmanından oluşan bir uzman grubundan görüş istenmiş ve gelen uzman görüşleri doğrultusunda etkinlikler kesinleştirilmiştir. Böylece on haftada uygulanacak on etkinlik üretilmiştir. Farklı bir okulda yapılan pilot uygulamada etkinliklerin anlaşılır ve uygulanabilir olduğu görülmüş, bu doğrultuda gerekli izinler alındıktan sonra etkinliklerin uygulanmasına geçilmiştir. Etkinlikler uygulanmadan önce bir hikâye yazma uygulaması yapılmış ve yazma tutum ölçeğiyle öğrenci görüşme formları uygulanmıştır. Etkinlik süreci bittikten sonra tekrar hikâye yazma çalışması yaptırılmış, yazma tutum ölçeği, öğrenci ve veli görüşme formları uygulanmıştır. Son uygulamadan dört hafta sonra ise kalıcılık uygulaması yapılmıştır. Nicel verilerin toplanmasında ve değerlendirilmesinde istatistikî yöntemlere başvurulmuş ve SPSS 22.0 programı kullanılmıştır. Çalışma grubundaki öğrencilerin ön uygulama, son uygulama ve kalıcılık uygulamasında aldıkları puanlar araştırmacı tarafından geliştirilen ölçekle ve üç alan uzmanı tarafından incelenmiştir. İstatistikî işlem yapılacak puan, bu üç alan uzmanının verdiği puanların ortalamasının hesaplanmasıyla elde edilmiştir. Yazma tutum ölçeğinden elde edilen veriler SPSS 22.0 programıyla değerlendirilmiş ve yorumlanmıştır. Nitel veriler için ise içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Öğrenciler tarafından haftalık etkinliklerde üretilen metinler de aynı uzman grubu tarafından Zoom üzerinden yapılan toplantılarla analiz edilmiştir. Veli ve öğrenci görüşme formları ile öğretmen ve öğrenci günlükleri de içerik analizi yöntemiyle incelenmiştir. Bütün kaynaklardan elde edilen bulgular sentezlenip yorumlanarak süreç ile ilgili geniş bir bakış açısı elde edilmeye çalışılmıştır. Araştırmacı günlüğüyle okul ve sınıf ortamının ayrıntılı betimlemesi yapılmış, böylece aktarılabilirliğin ve güvenilirliğin sağlanmasına gayret edilmiştir. Değerlendirmecilerin farklı yorumlarına, çelişen verilere ve örtüşmeyen veli ve öğrenci beyanlarına da bulgular kısmında yer verilmiştir. Sonuç olarak görsel destekli etkinliklerin çalışma grubundaki öğrencilerin olay hikâyesi yazma becerisini ve yazma tutumlarını anlamlı derecede geliştirdiği görülmüştür

    AB’ye Üye Ülkelerde Sanayileşmenin Belirleyicileri: Dinamik Panel Veri Analizi

    No full text
    Sanayileşme, ilk sanayi devriminden bugüne, başta Avrupa olmak üzere tüm dünyada ekonomik, politik ve sosyal dönüşümlere sebep olmuştur. 21. yüzyılda da Avrupa öncülüğünde ilan edilen yeni sanayileşme dalgasıyla da sürdürülebilir büyüme ve kalkınmanın itici gücü olarak yeniden tartışmaya açılmıştır. Bu çerçevede, son 10 yılda Avrupa Birliği’ne (AB) üye ülkelerde de yeni bölgesel politika arayışları gündeme gelmiş ve özellikle AB’nde yeniden sanayileşme için bir yol haritası ihtiyacı ortaya çıkmıştır. Bu nedenle bu çalışmada, AB’ye üye ülkelerde sanayileşmeyi etkileyen unsurlar, 1995-2018 yılları için iki aşamalı sistem GMM yöntemi kullanılarak analiz edilmektedir. Çalışmanın bulguları, AB üye ülkelerinde sermaye ve beşerî sermaye stoku, dışa açıklık, göreli gelir, enflasyon, bankalar tarafından özel sektöre sağlanan krediler, 2008 krizi gibi temel ekonomik göstergeler ile kurumsal altyapı gibi sosyoekonomik genel görünümle ilişkili olan göstergeleri sanayileşmeyi etkileyen ana unsurlar olarak ortaya koymaktadır

    0

    full texts

    4,105

    metadata records
    Updated in last 30 days.
    Uşak University Institutional Repository
    Access Repository Dashboard
    Do you manage Open Research Online? Become a CORE Member to access insider analytics, issue reports and manage access to outputs from your repository in the CORE Repository Dashboard! 👇