Çukurova University Institutional Repository
Not a member yet
37292 research outputs found
Sort by
İnsansız hava araçlarından (İHA) alınan görüntüler üzerinde hedef izleme yöntemlerinin uygulanması.
TEZ12642Tez (Yüksek Lisans) -- Çukurova Üniversitesi, Adana, 2020.Kaynakça (s. 71-73) var.XIX, 75 s. :_res. (bzs. rnk.), tablo ;_29 cm.Bu tezde, insansız hava aracı (İHA) üzerinde bulunan kamera ile elde edilen görüntülere görüntü işleme ve derin öğrenme metotları uygulanarak bir yazılım geliştirilmiş, temel trafik nesnelerinin saptanarak sınır kutuları içerisine yerleştirilerek, etiketlenmesi ve güven puanlamaları yüzde olarak hesaplanarak İHA kullanıcıları için gelişmiş bir görüş sistemi kazandırılmıştır. Profesyonel alanda kullanılan İHA’ların üstlendikleri görevleri tamamlamaları için görüş sistemi önemli bir yere sahiptir ve Yapay Sinir Ağları (YSA) kullanılarak görüş sistemi içerisinde hedeflenen nesneler saptanabilir. Bu çalışmada nesnelerin saptanması işlemi için Faster-R CNN ve YOLOv2 modelleri kullanılmış ve karşılaştırılmıştır. Öğrenmenin gerçekleşmesi için Microsoft-COCO veri setine ait önceden eğitimli verileri ve özgün şekilde hazırlamış olduğumuz veri seti kullanılmıştır. İnsan, araba ve motorsiklet olmak üzere 3 adet sınıf belirlenmiş ve İHA ile elde edilen görüntüler üzerinde saptamaları başarılı şekilde gerçekleştirilmiştir. Metotlar ve sonuçlar performans ve isabetlilik oranlarına göre hem önceden eğitilmiş veriler üzerinde, hemde özgün şekilde hazırlanmış veri seti ile eğitilerek karşılaştırılmıştır.In this thesis, a software has been developed by applying image processing, and deep learning methods to the images obtained with the camera on an unmanned aerial vehicle (UAV). Basic traffic objects are detected, placed in boundary boxes, labeled, and their confidence ratings are calculated as a percentage to provide an improved vision system for UAV users. The vision system has an important role in the professional field of UAVs to accomplish their tasks, and the target objects can be detected within the vision system by using Artificial Neural Networks (ANN). In this study, Faster-R CNN and YOLOv2 models were used, and compared for object detection. The Microsoft-COCO pre-trained data set is used for the training, and a new data set which is prepared with the images taken from UAV. Classes are person, car, and motorcycle. The objects were detected successfully. The methods and results were compared according to the performance and accuracy ratios both on the pre-trained data and on the data set prepared on the images taken from UAV
Sözcük vektörü nicelleştirme öğrenmesi: Türkçe için biçimbirimsel belirsizlik giderme çalışması.
TEZ12630Tez (Doktora) -- Çukurova Üniversitesi, Adana, 2020.Kaynakça (s. 97-103) var.XXI, 105 s. :_res. (bzs. rnk.), tablo ;_29 cm.NLP uygulamalarının başarısı, dillerin temel birimi olan kelimelerin doğru biçimbirimsel analizine bağlıdır. Kökler, kelime türü etiketleri ve biçimbirimsel özellikler, bir kelimenin temel birimleridir. Türkçe gibi biçimbirimsel olarak karmaşık olan diller zengin özelliklere sahiptir. Türkçe’nin türetimsel olarak üretken yapısı gözönüne alındığında, bir kök kelimeden binlerce kelime üretilebilmekte ve bu durum seyrekleşmeye yol açmaktadır. Biçimbirimsel analizörler, bir kök kelimenin biçimbirim analizini yapan araçlardır. Biçimbirimsel analizörler, tek bir kelime için birden fazla ayrıştırma üretebilir ve bu durum ise belirsizliği göstermektedir. Belirsizlik giderme işlemi, Türkçe gibi morfolojik olarak karmaşık diller için oldukça zor bir işlemdir. Bu problemin giderilmesi için sunulan çalışmalarda yüksek doğruluk değerleri elde edilmiş olmasına rağmen, daha gidilecek yol vardır. Seyreklik ve yüksek miktarda denetimli verinin bulunmuyor olması, daha uzun çalışma sürelerine ve daha düşük doğruluk değerlerine sebep olabilmektedir. Son zamanlarda biçimbirimsel belirsizliklerin giderilmesi çalışmaları genellikle sinir öğrenme modelleri ile yapılmaktadır. Bildiğimiz kadarıyla, Türkçe için, kelimelerin vektör uzayında eğitilerek konumlandırılmasıyla biçimbirimsel belirsizliği gideren bir yöntem henüz önerilmemiştir. Bu eksiklikten hareketle, bu tezde, belirsiz kelimenin doğru adaylarını belirsiz olmayan komşuların yanına yerleştirerek biçimbirimsel belirsizliği çözen bir vektör uzay modeli geliştirilmiş ve uygulanmıştır. Sözcük vektörü nicelleştirme öğrenmesi (LWQ) adlı model, iyi bilinen bir öğrenme algoritması olan vektörel nicelleştirme öğrenmesi (LVQ)’nin bir türevidir. LWQ, literatürde sunulan diğer algoritmalara göre daha iyi başarı oranları elde etmektedir.Nowadays, most of the NLP applications are dependent on the accurate morphological analysis of the basic language units: words. Root words, part-of-speech (POS) tags and morphological features are the basic units of a word. Morphologically complex languages like Turkish have rich feature sets. When combined with productive inflectional and derivational morphology, thousands of words can be produced from a root word and this leads to sparsity. Morphological analyzers are the tools that perform the morphological analysis of a word. They can produce multiple parses for a single word where this indicates ambiguity. Disambiguation is the removal process of ambiguity where it is a much complicated task for morphologically complex languages like Turkish. Although high accuracy values are obtained for the studies performed on this task, there is still a challenge. Sparsity and insufficiency of high volume supervised data is the cause of longer running times and accuracy loss. Recent studies for morphological disambiguation are generally presented on neural learning models. To our best knowledge, a disambiguation method which takes the advantage of training of words in a vector-space has not been proposed. Motivated by this shortcoming, in this thesis, we have developed and implemented a vector-space model that solves morphological ambiguity by locating the correct candidates of ambiguous words near to the unambiguous neighbors. The model, named learning word-vector quantization (LWQ), is an adaptation of a well-known learning algorithm, learning vector quantization (LVQ). LWQ outperforms the algorithms presented in the literature for the morphological disambiguation of Turkish.Bu Çalışma Ç.Ü. Bilimsel Araştırma Projeleri Birimi Tarafından Desteklenmiştir. Proje no: FDK-2015-5155
Evaluating of Prophet Joseph’s story in the context of meaning and comment.
TEZ12899Tez (Yüksek Lisans) -- Çukurova Üniversitesi, Adana, 2020.Kaynakça (s. 83-85) var.X, 86 s. :_29 cm.Bu çalışmada Hz. Yusuf kıssasının nüzul-siret bağlamında değerlendirilmesi yapılacaktır. Bu noktada Hz. Peygamber ve ilk Müslüman neslin kıssalardan ne anladıkları ve kıssaları nasıl yorumladıkları meselesine ışık tutan bilgilere yer verilmiştir. Hz. Yusuf ve kardeşleri arasında yaşanan hadiseler nüzul-siret ilişkisi içerisinde ya da başka bir ifadeyle, Hz. Peygamberin Kureyşli müşrik akrabalarıyla yaşadığı mücadele çerçevesinde değerlendirilmeye çalışılmıştır. Çalışmamız üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde sûrenin nüzul sebebi, nüzul ortamı, Mekke’nin sosyal ve dini yapısı hakkında birtakım bilgiler verilmiştir. İkinci bölümde ise Hz. Yusuf’un rüyası, kardeşlerinin kıskançlığı, kuyuya atılması, köleliği, imtihanı, zindana atılması gibi bazı konular ele alınmıştır. Ayrıca Hz. Yusuf’un başından geçen birtakım olaylar merkezinde, kendi kavmi ve yakın akraba çevresi tarafından dışlanıp eza ve cefa çektirilen Hz. Peygamber ve ilk Müslüman neslin, Yusuf kıssası merkezinde karşılaştırmalı bir okuma hedeflenmektedir. Üçüncü bölümde ise ahsenü’l-kasas ve ulu’l-elbâb gibi sûreyi açıklamayı, destekleyici başlıkların yanısıra, Mekke halkının içinde bulunduğu durum ve müşriklerin kıssalarla uyarılmaları bağlamında ilgili kıssanın tebliğ metodu açısından önemi hakkında birtakım bilgiler verilmiştir. Sonuç kısmında ise tez hakkında genel ve toparlayıcı açıklamalar yapılmış, Hz. Yusuf kıssasının Hz. Peygamber ve sahabe için ne ifade ettiği, onlara ne mesajlar verdiği üzerinde durulmuştur.Prophet Joseph’s story is evaluated in the context of meaning and comment in this study. It is mentioned about knowledge that sheds light on first Muslims’ life and prophet Joseph’s struggle. It is stressed what Muslims understand about this story and how they can interpret it. The events between Joseph and his brothers are reviewed in the context of meaning and comment. It is mentioned about his struggle with the Polytheistic Quraysh tribe. This study is consisted of three chapters. The first Chapter is about reason of Sura’s existence, natural environment and Social and Religion structure of Mekka. The second chapter is about prophet Joseph’s story his struggle against his relatives and his tribe. His brothers were jealous of him and so they wanted to take revenge. What does this situation mean for the first muslim generation? It is focused on these subjects. It is tried to explain some concepts and appeals about prophet Joseph in the third chapter. In the conclusion part, general and collective explanations were made about the thesis; the story of Yusuf is focused on what it means for the Prophet and the Companions and what messages it gave them
Determination of the effect of different sowing times on grain yield and some plant characteristics of dent corn (Zea mays L.) in Çukurova Region conditions.
TEZ13021Tez (Yüksek Lisans) -- Çukurova Üniversitesi, Adana, 2020.Kaynakça (s. 49-53) var.XII, 55 s. :_29 cm.Bu araGtırma Çukurova Bölgesi ana ürün koGullarında danelik mısırda (DKC 6761, DKC 5364 ve 72 MAY 80) farklı ekim tarihlerinin (1 gubat, 20 gubat, 10 Mart, 30 Mart, 20 Nisan) dane verimi ve diğer bazı bitkisel özelliklere etkisini belirlemek amacıyla, Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü AraGtırma ve Uygulama Alanında, 2019 yılında bölünmüG parseller deneme desenine göre, üç tekerrürlü olarak yürütülmüGtür. AraGtırmadan elde edilen sonuçlara göre, farklı ekim zamanlarının bitki boyu, ilk koçan yüksekliği, bitkide sap kalınlığı, koçanda dane oranı ve bin dane ağırlığı değerleri yönünden istatistiki açıdan önemli bir fark oluGturmadığı, koçan boyu, koçan çapı, koçanda dane sayısı, tek koçan ağırlığı, koçanda dane ağırlığı, hektolitre ağırlığı, nem içeriği ve dane verimi üzerine ise istatsitiksel olarak önemli olduğu, en yüksek dane veriminin 30 Mart ekim tarihli DKC 6761 mısır çeGidinden (1320.00 kg/da) elde edildiği saptanmıGtır.This research was conducted to determine the effects of different sowing times (1 February, 20 February, 10 March, 30 March, 20 April) on grain yield and several plant characters of dent corn (DKC 6761, DKC 5364 and 72 MAY 80) in the main product conditions of Çukurova Region, in the Research and Application Area of Cukurova University Faculty of Agriculture, Department of Field Crops, according to split plot design with three replication.. According to the results obtained from the research, the effect of different sowing dates wasn?t significant for plant height, first ear height, stem diameter, ear grain ratio and 1000 grain weight, while significant for ear lenth, ear diameter, number of grains per ear, single ear weight, grain weight per ear, hectolitre weight, moisture content and grain yield. It was determined that the highest grain yield was obtained from DKC 6761 maize variety (1320.00 kg / da) from the 30 March sowing
Determination of the thermoluminescence (TL) characteristics of neodimium (Nd) and cerium (Ce) doped calcium fluoride (CaF2).
TEZ13016Tez (Yüksek Lisans) -- Çukurova Üniversitesi, Adana, 2020.Kaynakça (s. 101-106) var.XXI, 107 s. :_res. (bzs. rnk.), tablo ;_29 cm.Bu çalıGmada, Kalsiyum Florit'e (CaF2) Neodimyum (Nd) ve Seryum (Ce) katıhal sentez yöntemi kullanılarak katkılanmıG ve elde edilen fosforların lüminesans özellikleri termolüminesans (TL) yöntemiyle incelenmiGtir. Kalsiyum Florit'e (Nd) ve (Ce) katkılaması farklı sıcaklık ve kütle konsantrasyonlarında yapılmıG ve uygun sıcaklık değerinin 900 °C, kütle konsantrasyonu ise Nd için 1%, Ce için 0.5% olduğu bulunmuGtur. Ayrıca, belirlenen sıcaklık ve kütle konsantrasyonlarında CaF2'e Nd ve Ce ikisi birlikte çift katkılama yapılmıGtır. Elde edilen toz materyal pelet haline getirilip, 10 Gy beta test dozuna maruz bırakılarak farklı filtrelerdeki ıGıma eğrilerine bakıldı. Elde edilen sonuçlar ıGığında TL çalıGmaları için uygun filtrenin 410 nm olduğu görülmüGtür. CaF2:Nd 1%,Ce 0.5% için doz cevap özelliği incelendiğinde 0.1 Gy'den 5 Gy'e kadar supralineer bölgede, 5 Gy'den 50 Gy'e kadar ise lineer bölgede olduğu, solma deneyinde ise dozimetrik amaçlar için kullanılabilecek 2. tepenin 55 gün sonra 15%'ni kaybettiği, tekrarlanabilirlik ölçümlerinde ise 10 çevrim sonucunda toplam sinyalin 2% oranında azaldığı görülmüGtür. Ayrıca, farklı ısıtma hızları, baGlangıçtaki artıG, bilgisayarla ıGıma eğrisi ayrıGtırma (CGCD), yöntemleri kullanılarak tuzak parametreleri Ea, b ve s hesaplanmıGtır.In this study, luminescence properties of Calcium Fluoride (CaF2) phosphors doped with Neodymium (Nd) and Cerium (Ce) synthesized via solid state method were examined through thermoluminescence (TL) analysis method. Doping processes of Nd and Ce to CaF2 were applied at various temperatures and 900°C is determined as optimal reaction temperature while various mass concentrations and optimal percentages were determined as 1% and 0.5%, respectively for Nd and Ce. Furthermore, for indicated temperatures and mass concentrations, Nd and Ce were also doped to CaF2 at the same time. The powder material obtained was pelletized and then subjected to 10 Gy of beta test dose, and radiation curves in different filters were examined. In the light of the obtained results, the suitable filter for TL studies was found to be 410 nm. When the dose response feature for CaF2: Nd 1%; Ce 0.5% is examined, the supralineer region and linear region are found to be in the range of 0.1-0.5 Gy and 5Gy-50 Gy, respectively. It was observed that 2nd. maxima used for dosimetry purposes lost 15% of its intensity after 55 days, in the repeability measurements, after 10 cycles, the total signal was decreased by 2%. In addition, trap parameters Ea, b and s are calculated using various heating rates (VHR), initial rise, computerized glow curve deconvolution (CGCD) methods
The role of psychological resilience, cognitive flexibility and proactive personality in predicting career adaptability of university students.
TEZ13149Tez (Yüksek Lisans) -- Çukurova Üniversitesi, Adana, 2020.Kaynakça (s. 67-84) var.XII, 89 s. :_29 cm.Bu araştırmanın temel amacı üniversite öğrencilerinin kariyer uyumlarının; psikolojik sağlamlık, bilişsel esneklik ve proaktif kişilik özellikleri tarafından anlamlı düzeyde yordanıp yordanmadığının incelenmesidir. Araştırma, 2018-2019 eğitim öğretim yılında Çukurova Üniversitesi’nde çeşitli fakültelerde öğrenim gören 413 öğrencinin katılımı ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmada veriler Kişisel Bilgi Formu, Kariyer Uyum Yetenekleri Ölçeği-Kısa Formu, Kısa Psikolojik Sağlamlık Ölçeği, Bilişsel Esneklik Ölçeği ve Kısaltılmış Proaktif Kişilik Ölçeği ile elde edilmiştir. Araştırmanın verilerinin analizinde Pearson Momentler Çarpım Korelasyonu, İlişkisiz (Bağımsız) Örneklemler İçin t-Testi ve Çoklu Doğrusal Regresyon Analizi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda; üniversite öğrencilerinin kariyer uyumu toplam puanı ve boyutlarından aldıkları puanlar ile psikolojik sağlamlık, bilişsel esneklik ve proaktif kişilik puanları arasında pozitif yönde anlamlı ilişkiler bulunmuştur. Araştırmada yordayıcı değişkenlerin birlikte kariyer uyumunu %33 düzeyinde anlamlı bir şekilde yordadığı görülmüştür. Yordayıcı değişkenlerin kariyer uyumu üzerindeki göreli önem sırası; proaktif kişilik, psikolojik sağlamlık ve bilişsel esneklik şeklindedir. Öğrencilerin proaktif kişilik puanlarının kariyer uyumu ve boyutlarından aldıkları puanları anlamlı bir şekilde yordadığı bulunmuştur. Psikolojik sağlamlık puanları kariyer uyumu ilgi ve kontrol boyutu puanlarını yordamaktadır. Bilişsel esneklik puanlarının kariyer uyumu ve boyutları üzerinde önemli bir etkisinin olmadığı görülmüştür.The main purpose of this study is to investigate whether university students' career adaptability is predicted significantly by psychological resilience, cognitive flexibility and proactive personality characteristics. The research was carried out with the participation of 413 students studying in various faculties at Çukurova University in the academic year of 2018-2019. In this research, the data were obtained from the Career Adapt-abilities Scale-Short Form, Brief Resilience Scale, Cognitive Flexibility Scale, Abbreviated Proactive Personality Scale and Personal Information Form developed by the researcher. Pearson Product Moment Correlation, t-Test for Independent Samples and Multiple Linear Regression Analysis were used to analyze the data of the study. As a result of the research, a significant positive relationship was found between the scores of career adaptability total score and sub-dimensions of university students and psychological resilience, cognitive flexibility and proactive personality scores. In the study, it was seen that predictive variables together predicted career adaptability significantly at the level of 33 percent. The relative importance of predictor variables on career adaptability is that proactive personality, psychological resilience and cognitive flexibility. It was found that students’ proactive personality scores predicted the dimensions of career adaptability. In addition career concern and control were predicted by psychological resilience. It was seen that cognitive flexibility scores of university students were not have a significant effect on the dimensions of career adaptability
Safety and efficacy of percutaneous thermal ablation in colorectal carcinoma liver metastases.
TEZ12817Tez (Uzmanlık) -- Çukurova Üniversitesi, Adana, 2020.Kaynakça (s. 45-51) var.VIII, 53 s. :_res. (bzs. rnk.), tablo ;_29 cm.Amaç: Bu çalışmanın amacı kolorektal karsinom karaciğer metastazlarında uygulanan perkütan termal ablasyon tedavisinin güvenirliliğini ve etkinliğini araştırmak idi. Gereç ve Yöntem: Bu tek merkezli retrospektif çalışmaya Haziran 2012 ile Mayıs 2019 tarihleri arasında Kolorektal Karsinom Karaciğer(KRK)metastaz tanısı alan ve hastanemizin tümör konseyi kararı ile termal ablasyon işlemi uygulanan ardışık 51 hasta (67 tümör) dahil edilmiştir. Termal ablasyon sonrası hastalar 1. ay ve sonrasında 3 aylık aralıklar ile takipedilmiştir . Tedaviye yanıt oranları, tedavi sonuçlarına etki edebilecek etkenler, genel sağ kalım süreleri, lokal rekürrens ve komplikasyonlar değerlendirilmiştir. Bulgular: Bu çalışmada KRK metastazı nedeniyle perkütan termal ablasyon uygulanan toplam 67 metastazı olan 51 hasta (26’sı [% 51] kadın) tedaviye yanıt ve işlem güvenirliği açısından değerlendirilmiştir. Değerlendirmeye alınan hastaların yaşları 26 ile 76 (medyan yaş 54,9) arasında idi. Medyan genel sağ kalım süresi 34 ay (aralık 1-45 ay) idi. Yeni intrahepatik metastaz gelişmesinin genel sağ kalım üzerine etkileri anlamlı bulunmuştur (p = 0,02). Takiplerin 3. ayında işlem uygulanan lezyonların % 86,6 tam yanıt saptanmıştır. Tüm takip süresi boyunca işlem uygulanan tümörlerin % 26,8 lokal rekürrens izlenmiştir. Tümör boyutunun ve ablasyon kenarının işlem başarısına etki ettiği izlenmiştir. İşlem uygulanan hiç bir hastada major veya minor komplikasyon izlenmemiştir. Sonuç: Kolorektal Karsinom Karaciğer metastazlarında uygun hazırlık ve teknikle yapıldığında termal ablasyon işlemi etkin ve güvenilir bir tedavi yöntemidir. Tümör boyutu ve işleme sekonder ablasyon kenarı işlem etkinliğine etki eden nedenlerdir.Purpose: The aim of this study was to investigate the safety and efficacy of percutaneous thermal ablation in colorectal carcinoma liver metastases. Material and Methods: This single-center retrospective study was conducted on 51 consecutive patients (67 tumors) diagnosed with Colorectal Carcinoma Liver (CRC) metastasis who underwent thermal ablation with the tumor council decision of our hospital between June 2012 and May 2019. After thermal ablation, patients were followed up at 1st month and 3-months intervals thereafter. Response rates, factors affecting the treatment results, overall survival, local recurrence and complications were evaluated. Findings: In this study, 51 (26 [%51] woman) patients with a total of 67 metastases who underwent percutaneous thermal ablation for CRC metastasis were evaluated for treatment response and procedure safety. The ages of the patients included in the study were between 26 and 76 years (median age 54.9 years). The median overall survival was 34 months (range 1-45 months). The effects of new intrahepatic metastasis on overall survival were significant (p = 0.02). In the third month of follow-up, 86.6% of the tumors were treated with complete response. Local recurrence was observed in 26.8% of the treated tumors during the whole period of follow-up. Tumor size and ablation margin were found to affect the clinical success of the procedure. No major or minor complications were observed in any patient. Conclusion: In Colorectal Carcinoma Liver metastases thermal ablation is an effective and reliable treatment method with appropriate preparation and technique. Tumor size and secondary ablation edge of the procedure are the factors that affect the efficacy of the procedure
Investigation of teachers’ lifelong learning tendencies and cultural capital in terms of some variables.
TEZ12645Tez (Yüksek Lisans) -- Çukurova Üniversitesi, Adana, 2020.Kaynakça (s. 102-114) var.XVII, 121 s. :_res., tablo ;_29 cm.Bu araştırmanın amacı, öğretmenlerin yaşam boyu öğrenme eğilimlerini ve kültürel sermaye yeterliklerini belirlemektir. Araştırmada öğretmenlerin yaşam boyu öğrenme eğilimleri ile kültürel sermaye yeterlikleri cinsiyet, yaş, kıdem, eğitim durumu, mesleğe ilişkin görüş, kitap okuma sıklığı, anne-baba eğitim durumu ve aylık toplam gelir değişkenleri açısından incelenmiştir. İlişkisel tarama modelinde olan araştırmanın örneklemini 2018-2019 eğitim öğretim yılında Adana ili merkez ilçelerinde (Çukurova, Seyhan, Yüreğir, Sarıçam) görev yapan 419 sınıf öğretmeni oluşturmuştur. Bu araştırmada veriler “Yaşam Boyu Öğrenme Eğilimi Ölçeği” “Kültürel Sermaye Ölçeği ve araştırmacı tarafından hazırlanan kişisel bilgiler formu kullanılarak toplanmıştır. Verilerin analizinde betimsel istatistikler ile birlikte Mann Whitney-U testi, Kruskal Wallis testi ve Korelasyon analizi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, öğretmenlerin yaşam boyu öğrenme eğilimlerinin “kısmen uyuyor” aralığında yani yaşam boyu öğrenme eğilimine sahip oldukları belirlenmiştir. Öğretmenlerin yaşam boyu öğrenme eğilimleri cinsiyet, yaş, mesleğe ilişkin görüş, kitap okuma sıklığı, anne eğitim durumu, kardeş sayısı, aylık toplam gelir değişkenlerine göre istatistiksel olarak anlamlı bir biçimde farklılık gösterirken; kıdem, eğitim durumu ve baba eğitim durumu değişkenlerine göre farklılaşmamaktadır. Öğretmenlerin kültürel sermaye yeterlikleri yüksek bulunmuştur. Öğretmenlerin kütürel sermaye yeterliklerinin kıdem, kitap okuma sıklığı, anne-baba eğitim durumu değişkenlerinden istatistiksel olarak anlamlı bir biçimde etkilediği ancak cinsiyet, yaş, eğitim durumu, mesleğe ilişkin görüş, kardeş sayısı ve aylık toplam gelirlerine göre anlamlı farklılık göstermediği belirlenmiştir. Öğretmenlerin yaşam boyu öğrenme eğilimleri ile kültürel sermaye yeterlikleri arasında orta düzeyde (r=.383) anlamlı bir ilişki olduğu görülmektedir. Sonuç olarak elde edilen bulgular ışığında yaşam boyu öğrenme ve kültürel sermayenin birbiriyle etkileşim içerisinde olan iki nitelik olduğu; yaşam boyu öğrenme eğilimi arttıkça kültürel sermayeninde artacağı görülmüştür. Öğretmenlerin yaşam boyu öğrenme eğilimleri ile kültürel sermayelerinin yüksek çıkması “aktarım” yoluyla yetiştirdikleri öğrencilerinde de bu niteliklerin yüksek olmasına katkı sağlayacaktır.The aim of this study is to determine the lifelong learning tendencies and cultural capital competencies of teachers. In this study, teachers' lifelong learning tendencies and cultural capital competencies were examined in terms of variables such as gender, age, seniority, education level, opinion about the profession, frequency of reading books, parental education status and monthly total income level. The sample of the study, which is a relational survey model, was composed of 419 primary school teachers working in the central districts of Adana (Çukurova, Seyhan, Yüreğir, Sarıçam) in the 2018-2019 academic year. In this research, data were collected by using “Lifelong Learning Tendency Scale”, “Cultural Capital Scale” and personal information form prepared by the researcher. Data were analyzed by using descriptive statistics, Mann Whitney-U test, Kruskal Wallis test and Correlation. As a result of the research, it was observed that the lifelong learning tendencies of the teachers had a tendency to be lifelong learning within the “partially fits” range, which means that there is a significant difference according to gender, age, professional opinion, frequency of reading, mother education level, number of siblings and total monthly income, while no significant difference has been found according to seniority, graduation status and father education level. Teachers' cultural capital competence was found to be high. It was determined that the cultural capital adequacy of the teachers significantly affected by the variables of seniority, reading frequency, mother education level and father education level but did not show significant difference according to gender, age, graduation status, profession opinion, number of siblings and monthly total income level. There is a moderate (r = .383) significant relationship between teachers' lifelong learning tendencies and cultural capital adequacy. In the light of the findings, lifelong learning and cultural capital found to be two interacting qualities and while the lifelong learning tendency increase, the cultural capital also increase. Teachers' lifelong learning tendencies and the high level of their cultural capital will contribute to their high qualifications in the students they train through “transference“
Nesnelerin interneti ağlarında tıkanıklık kontrol yöntemlerinin performans analizi.
TEZ12991Tez (Yüksek Lisans) -- Çukurova Üniversitesi, Adana, 2020.Kaynakça (s. 67-75) var.XIX, 77 s. :_res. (bzs. rnk.), tablo ;_29 cm.Nesnelerin interneti ağlarındaki yoğun bilgi akışı, tıkanıklık kontrolünün önemini oldukça artırmaktadır. Bu sebeple akademik literatürde tıkanıklık kontrolünün hangi ağ katmanında ve nasıl çözüleceğine dair birçok çalışma mevcuttur. Bu tez çalışmasında uygulama katmanında tıkanıklık kontrolü için yazılan protokollerin (CoAP, Default CC vs.), farklı katmanlardaki farklı protokollerle olan çok sayıdaki kombinasyonunun performans analizi yapılmıştır. Bunun yanı sıra uygulama katmanı protokollerinin, ağ katmanı protokolü olan RPL in farklı amaç fonksiyonları ile olan ilişkisi incelenmiştir. Tüm deneyler Cooja simülatörü üzerinde, Contiki işletim sisteminin kurulu olduğu sanal düğümler kullanılarak yapılmıştır. Alınan sonuçlar neticesinde OF0, MRHOF’a göre daha iyi performans göstermiş, tıkanıklık kontrol mekanizmalarından da CoCoA Strong en iyi performansı veren algoritma olarak gözlenmiştir. OF0’ın ContikiMAC ile beraber kullanıldığı senaryolarda ise en verimli sonuçlar elde edilmiştir.The extensive flow of information in the Internet of Things (IoT) networks greatly increases the importance of congestion control. Therefore, in the academic literature, there are many studies about how to solve congestion control and on which layer to handle it. In this thesis, it is examined how the protocols written for congestion control on the application layer (CoAP, CoCoA, etc.) perform experimentally by running various combinations of several sub-layers with different protocols in IoT networks. In addition, the relationship between the application layer protocols and the objective functions of the network layer protocol RPL is examined. As a result, it has been proved that OF0 performs better than MRHOF, and CoCoA Strong was observed as the best performing congestion control mechanism. The most efficient results were obtained in scenarios where OF0 was used with ContikiMAC
Evaluatıon of occupatıonal health and safety knowledge levels of employees ın publıc ınstıtutıons: a case study of Adana provınce.
TEZ12811Tez (Yüksek Lisans) -- Çukurova Üniversitesi, Adana, 2020.Kaynakça (s. 61-66) var.XV, 87 s. :_tablo ;_29 cm.Bu çalışmada, kamu kurumlarında çalışanların iş sağlığı ve güvenliğine yönelik bilgi, tutum ve davranışları incelenmiştir. Çalışanların iş sağlığı ve güvenliği bilgi düzeylerinin; cinsiyet, yaş, eğitim düzeyi, meslek gibi demografik değişkenlerle gösterdiği farklılıklar ve işyerinde alınan iş sağlığı ve güvenliği eğitiminin yeterliliği belirlenmeye çalışılmıştır. Bu nedenle Adana’da çeşitli kamu kurumlarında, mühendis, hâkim, makinist, itfaiye eri gibi farklı mesleklerde çalışanlara anket uygulanmıştır. Meslekler, mavi yaka ve beyaz yaka olarak iki grupta incelenmiş, sonuçlar SPSS 20 programıyla analiz edilmiştir. Elde edilen sonuçlara göre; kamu çalışanlarının çoğunun iş sağlığı ve güvenliğinin öneminin farkında olduğu görülmüştür. Ancak iş sağlığı ve güvenliği kanunundan haberdar olmayanlar ve güvenlik kurallarına uymayanların oranı da azımsanmayacak düzeydedir. Genel kanının aksine iş sağlığı ve güvenliği kurallarına hassasiyetin, erkeklerde kadınlardan, eğitim düzeyi düşük olanlarda yüksek olanlardan daha fazla olduğu ve işyerlerinde verilen iş sağlığı ve güvenliği eğitiminin yeterli olmadığı görülmüştür.In this study, the knowledge, attitudes and behaviors of employees working in public institutions towards occupational health and safety are examined. Occupational health and safety knowledge levels of employees, differences in demographic variables such as gender, age, education level and occupation and the adequacy of the received health and safety training in the workplace has been determined. For this reason, survey were conducted in various public institutions in Adana in different occupations such as engineer, judge, mechanic and firefighter. Occupations were examined in two groups as blue collar and white collar and the results were analyzed using the SPSS 20 software. According to the results obtained; Most of the public employees were aware of the importance of occupational health and safety. However, the proportion of those who is not aware of the occupational health and safety law and those who do not comply with the safety rules is also considerable. Contrary to the general belief, sensitivity to occupational health and safety rules is higher in men than in women, higher in those with low levels of education, and it was observed that occupational health and safety training given at workplaces is not sufficient.Bu Çalışma Ç.Ü. Bilimsel Araştırma Projeleri Birimi Tarafından Desteklenmiştir. Proje no: FYL-2018-10642