Bayburt University Institutional Repository
Not a member yet
3703 research outputs found
Sort by
SAĞLIK KURULUŞLARINDA ETKİLEŞİM KALİTESİNİN HASTA MEMNUNİYETİNE VE SADAKATİNE ETKİSİ
Bu araştırmanın amacı, sağlık kuruluşlarında etkileşim kalitesinin hasta memnuniyeti ve hasta sadakati üzerindeki etkisini incelemektir. Ayrıca araştırmada sağlık kuruluşlarında hasta memnuniyetinin hasta sadakati üzerindeki etkisinin analiz edilmesi amaçlanmaktadır. Araştırmada sağlık kuruluşunda hizmet kalitesini ölçmek için Brady ve Cronin (2001) tarafından önerilen çok boyutlu ölçüm modeli kullanılmıştır. Bu doğrultuda, sağlık kuruluşunda etkileşim kalitesinin bileşenleri; tutum, davranış ve uzmanlık olarak tanımlanmıştır. Araştırmanın evrenini, Kayseri Şehir Hastanesinde ayakta ve yataklı tedavi gören hastalar oluşturmaktadır. Araştırma verileri, kolayda örnekleme yöntemi kullanılarak 391 hastadan toplanmıştır. Elde edilen veriler Yapısal Eşitlik Modellemesi (AMOS) kullanılarak analiz edilmiştir. Analiz sonucunda, sağlık kuruluşlarında etkileşim kalitesinin hasta memnuniyeti ve hasta sadakatini anlamlı bir şekilde etkilediği tespit edilmiştir. Öte yandan, analiz sonuçları sağlık kuruluşlarında hasta memnuniyetinin hasta sadakati üzerinde anlamlı bir etkiye sahip olmadığını göstermektedir. Buna ek olarak, uzmanlığın sağlık kuruluşlarında hasta memnuniyeti ve sadakati üzerinde en etkili etkileşim kalitesi bileşeni olduğu belirlenmiştir. Davranış bileşeni ise uzmanlığa göre hasta memnuniyeti ve sadakati üzerinde daha düşük düzeyde bir etki meydana getirmektedir. Bunların aksine etkileşim kalitesi bileşenlerinden tutum, hasta memnuniyeti ve hasta sadakati üzerinde anlamlı bir etkiye sahip değildir
Investigation of the relationships between personality traits and self-perceptions of leadership behaviors of faculty of sport sciences students (Bayburt University example)
Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Beden Eğitimi ve Spor Eğitimi Anabiilim Dalı, Beden Eğitimi ve Spor Bilim DalıBu araştırma, Spor Bilimleri Fakültesi öğrencilerinin kişilik özellikleri ile liderlik davranışlarına ilişkin öz algıları arasındaki ilişkilerin incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Bu bağlamda nicel olarak yürütülen çalışmanın amacıyla tutarlı olarak ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın örneklem grubunu, 188 kadın ve 263 erkek olmak üzere toplam 451 Spor Bilimleri Fakültesi öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırma grubu seçiminde kolayda örnekleme yönteminden faydalanılmıştır. Veri toplama aracı olarak anket formu kullanılmış olup bu form üç bölümden oluşmaktadır. Bu anket formunun birinci bölümünü "Kişisel Bilgi Formu", ikinci bölümünü "Lisans Öğrencilerinin Liderlik Davranışlarına İlişkin Öz Algıları Ölçeği", üçüncü bölümünü "Türkçe Büyük Beşli Kişilik Ölçeği" oluşturmaktadır. Bu form aracılığıyla elde edilen ham verilerin ilk olarak veri türü gözetilerek tanımlayıcı istatistikleri hesaplanmıştır. Araştırmada elde edilen verilere ilişkin farklılık, korelasyon ve regresyon analizleri yapılmıştır. Bu bağlamda cinsiyet, bölüm ve sınıf değişkenlerine göre katılımcıların kişilik özelliklerinde anlamlı farklılıklar bulunmuştur. Ayrıca yaş değişkeni ile kişilik özelliği kapsamındaki dışa dönüklük ve yumuşak başlılık alt boyutları arasında negatif yönde düşük düzeyde anlamlı ilişkilerin olduğu tespit edilmiştir. Buna ek olarak aktif olarak spor yapma yılı değişkeni ile kişilik özelliği kapsamındaki dışa dönüklük ve yumuşak başlılık alt boyutları arasında pozitif yönde düşük düzeyde anlamlı ilişkilerin olduğu bulunmuştur. Öğrenim görülen bölüm, aktif olarak spor yapma ve aktif olarak yapılan spor branşı türü değişkenlerine göre katılımcıların liderlik davranışlarına ilişkin öz algılarında anlamlı farklılıklar tespit edilmiştir. Ayrıca yaş değişkeni ile kendine güvenen lider alt boyutunda pozitif yönde düşük düzeyde anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Sonuç olarak katılımcıların kişilik özellikleri ile liderlik davranışlarına ilişkin öz algıları arasında anlamlı ilişkilerin olduğu tespit edilmiş olup bu kişilik özelliklerinin liderlik davranışlarına ilişkin öz algılar üzerinde etkili oldukları anlaşılmıştır.This study was conducted to examine the relationships between personality traits and Faculty of Sport Sciences students' self-perception of leadership behaviors. In this context, the relational screening model was used consistently for the purpose of the quantitative study. The sample group of the study consisted of 451 students from the Faculty of Sports Sciences, including 188 females and 263 males. The research group was selected using the convenience sampling method. The data collection tool is a questionnaire consisting of theree parts. The first part of this survey form is the 'Personal Information Form', the second part is the 'Self-Perception Scale for Leadership Behaviors of Undergraduate Students', and the third part is the 'Turkish Big Five Personality Scale'. The descriptive statistics of the raw data obtained through this form were first calculated by considering the data type. Differentiation, correlation, and regression analyses were performed on the dimensions of the scales related to the data obtained in the study. In the findings, significant differences were found in the personality traits of the participants according to the variables of gender, department, and class. However, it was found that there were low levels of significant negative relationships between the age variable and the personality traits of extroversion and meekness sub-dimensions. In addition, it was found that there were significant positive relationships between the variable of the year of active sports and the personality traits of extroversion and meekness sub-dimensions. However, according to the variables of the department studied, actively doing sports and the type of sports branch actively performed, significant differences were found in the self-perceptions of the participants about their leadership behavior. Relationally, a significant positive relationship was found between the age variable and the self-confident leader sub-dimension. In conclusion, significant relationships were found between participants' personality traits and their self-perceptions of leadership behaviors. It was revealed that these personality traits have an impact on self-perceptions of leadership behaviors
Investigation of the relationship between NFKB1 polymorphisms and telomere length and apoptosis in patients with type-2 diabetes
Purpose: Type 2 diabetes mellitus (T2DM) is a heterogeneous, chronic, and metabolic disease that affects a significant proportion of the global population. This study aimed to evaluate the effect of NFKB1-94 ATTG ins/del polymorphisms on the expression of apoptosis genes and telomere length (TL) in patients with T2DM compared with healthy individuals.Materials and Methods: Sixty-nine T2DM patients and sixty healthy people were enrolled in the study. DNA and RNA were isolated from the blood samples. NFKB1 genotypes were identified by Sanger sequencing. For TL analyses and to investigate the expression of the caspase-3, caspase-9, bax, and bcl2 genes, RT-PCR was utilized.Results: There was a significant difference between the NFKB1-94 ins/del genotype patients and the control group (OR:0.4792 (0.2345-1.011)). However, the distribution of other genotype/alleles (ins/ins and del/del) showed no difference between T2DM and control groups. The allelic frequency of NFKB1-94 ins/del was 0.455/0.235 for the T2DM group and 0.435/0.165 for the control group. An increase in the mRNA expression of caspase-3, caspase-9 and Bax genes was observed in the T2DM group compared with the healthy group, while a decrease in the Bcl2 gene was found in the T2DM group. TL in T2DM patients was shorter than in healthy individuals.Conclusion: NFKB1-94 ins/del polymorphisms show significant differences in T2DM patients. We observed that apoptosis was activated and TL was shortened in patients with T2DM. However, no relationship between NFKB1 polymorphisms and apoptosis and TL could not be determined.Bayburt University Scientific Research Project Coordinator (BAU-BAP) [2021/69001-01-10]This study was supported by Bayburt University Scientific Research Project Coordinator (BAU-BAP-Number: 2021/69001-01-10)
A simulation study on colloid diffusion under time-varying optical potentials
With its momentum transfer, light is a primary tool for manipulating microscale objects in various research fields, including physics, chemistry, and biology. Optical force fields, also known as energy landscapes, play a crucial role in manipulating micro- and nano-sized objects, enabling the sorting of mixed micro-sized particles. This study investigates the effect of time-varying periodic optical fields created by a structured light illumination technique on the diffusion motion of micro-sized colloidal particles suspended in a liquid. A simulation code is developed to calculate the optical force acting on particles due to any time-varying optical force field. Simulations are performed to produce trajectories of particles of different sizes suspended in a liquid for different illumination patterns. The results show that the average velocities of the particles depend on the projected optical pattern parameters and that mixtures of particles of different sizes can be separated using time-varying sequential patterns, thereby improving particle separation resolution
ANTIBACTERIAL, ANTIFUNGAL, ANTIBIOFILM, ANTIOXIDANT, AND ANTICANCER PROPERTIES OF METHANOL EXTRACTS OF SOME ACANTHOLIMON BOISS (PLUMBAGINACEAE) SPECIES
Therapeutic properties of plants have been used since the existence of mankind. To benefit from this feature, the discovery of the active components of plants has gained momentum today. One of these plant species is Acantholimon Boiss. This plant extract has antifungal, antimicrobial, and anticancer properties. In this article, antimicrobial, antifungal and antioxidant capacities and antibiofilm properties of Acantholimon Boiss plant extract on 15 bacterial and 2 fungal species were evaluated. Antimicrobial properties were evaluated by Agar Well Diffusion method. It was observed that the plants formed a zone diameter of 12-18 cm. Minimum Inhibition Concentration (MIC) and Minimum Bactericidal Concentration (MBC) tests were used to determine the minimum active property. Biofilms of almost all bacteria were reduced by 10-50% by Acantholimon species at doses of 8 mg/ml-16 mg/ml. For MCF-7 cells, the IC50 values for A. acerosum subsp. brachystachyum (Boiss. ), A. acenum var. balansae, A. armenum var. balansae and A. kotschyi were 0.143 mg/ml, 0.63 mg/ml, 0.63 mg/ml, 0.63 mg/ml, 0.63 mg/ml, 0.63 mg/ml and 0.107 mg/ml, respectively. The same doses did not show a cytotoxic effect on HUVEC cell lines. With this article, it has given important results in terms of having a wide range of bacterial studies and examining its activities in fungi and cell lines. These findings suggest that extracts of Acantholimon Boiss species may be a potential source of natural medicines and antibacterial, antifungal, antibiofilm, antioxidant, and anticancer activities may support their therapeutic use
Optimization of pectin extraction from apple peel and use in model emulsion system
Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Gıda Mühendisliği Ana Bilim Dalı, Gıda Mühendisliği Bilim DalıYapılan bu çalışmada, yabani elma kabuğundan mikrodalga destekli pektin ekstraksiyonu, Box-Behnken deney tasarımı kullanılarak yanıt yüzey yöntemiyle optimize edilmiş ve optimize edilen koşullarda elde edilen pektin kullanılarak model sosis ortamında yağ ikame edici olarak kullanım imkanları araştırılmıştır. Ekstrakte edilen pektinin, FTIR analizi ile pektin yapısında olduğu ve DSC analizi ile ticari elma pektini ile benzer termal özellikler sergilediği tespit edilmiştir. Ayrıca elde edilen pektin örneğinin, 79.14 esterleşme derecesine sahip olduğu, sırasıyla 8.5±0.7 g yağ/ g pektin ve 8.1±1.5 g su/g pektin yağ ve su bağlama kapasitelerine sahip olduğu belirlenmiştir. Emülsiyon özellikleri incelenen pektin emülsiyonlarının %1 pektin düzeyinde daha yüksek stabilite gösterdiği tespit edilmiştir. Elde edilen pektin 2 farklı konsantrasyonda model sosis sisteminde değerlendirilmiştir. Pektin ilavesinin pişirme kaybı üzerine olumsuz etkisi olduğu, bunun yanı sıra ambalaja sızıntı miktarında pektin varlığının olumlu etki sağladığı söylenebilir. Değişmeyen renk özellikleri ve su aktivitesi parametreleri yabani elma kabuğundan elde edilen pektinin yağ ikamesi olarak kullanım potansiyeline sahip olduğunu göstermektedir.In this study, microwave-assisted pectin extraction from wild apple peel was optimized by response surface method using Box-Behnken experimental design, and the possibilities of using pectin obtained under optimized conditions as a fat replacer in model sausage were investigated. It was determined that the extracted pectin was in pectin structure by FTIR analysis and exhibited similar thermal properties with commercial apple pectin by DSC analysis. In addition, it was determined that the obtained pectin sample had an esterification degree of 79.14, and oil and water binding capacities of 8.5±0.7 g oil/g pectin and 8.1±1.5 g water/g pectin, respectively. It was determined that pectin emulsions, whose emulsion properties were examined, showed higher stability at 1% pectin level. The pectin obtained was evaluated in the model sausage system with 2 different concentrations. It can be said that the addition of pectin has a negative effect on the cooking loss however the presence of pectin has a positive effect on the amount of leakage into the packaging. Unchanged color properties and water activity parameters show that pectin obtained from wild apple peel has the potential to be used as a fat substitute
TÜRKİYE’DE SOSYAL GÜVENLİK YAKLAŞIMINDA ÖRTÜLÜ REFORMLAR: ESNEKLİK Mİ, ZORUNLULUKTAN VAZGEÇME Mİ?
Türk sosyal güvenlik sisteminin iki temel ilkesi bulunmaktadır. Bunlar, sigortalılıkta zo- runluluk ilkesi ve sistemin finansmanına katılım ilkesidir. Ancak 2008 yılında gerçekleştirilen sos- yal güvenlik reformu sonrasında sistemin asli hukuki kaynağı olan 5510 sayılı Kanun’da birçok değişiklik yapılmış ve bu değişiklikler ile hukuki istikrarın yanı sıra zorunluluk ilkesi ve sistemin finansmanına katılım ilkesi ciddi derecede zede- lemiştir. Özellikle, yapılan düzenlemeler ile ba- ğımsız çalışanlar sosyal güvenlik sisteminde ör- tülü olarak isteğe bağlı hale getirilmiştir. Bağımlı çalışanlar açısından ise sosyal güvenlik kapsamı- nı daraltıcı yönde birçok düzenlemeye gidilmiştir. Benzer sorunlar genel sağlık sigortası sistemin- de de gözlenmektedir. Ayrıca Türk sosyal gü- venlik sistemi her ne kadar primlerle finansman yöntemini benimsemiş olsa da önemli derecede bütçe açığı vermektedir. Yasa gereği yapılan dev- let katkısı düzenlemesi ve sosyal güvenlik açığını kapatma amacını güden merkezi bütçeden yapı- lan transferler ise salt primlerle finansman anla- yışından sapılmasına ve karma modelin benim- senmesine neden olmuştur. Bu çalışmamızda, Türkiye’de sosyal güvenlik sisteminin temelinde yatan ilkelerden vazgeçilmesine neden olan dü- zenlemeler ele alınmış, bu doğrultuda değerlen- dirmelerde ve önerilerde bulunulmuştur
Türkçe Ders Kitaplarında La Fontaine Masallarının Kullanılabilirliğine Dair Eleştirel Bir Yaklaşım
La Fontaine masalları fabl türünün önemli kaynaklarından biridir. Bu masallar genellikle örnek metin olarak Türkçe ders kitaplarında kullanılmaktadır. La Fontaine masallarındaki karakterlerin çelişkili kişilik özelliklerinin tespit edilmesi çalışmanın amacını oluşturmaktadır. Bu amaç doğrultusunda zıt kişiliklere sahip masal kahramanlarının çocuk okur açısından uygun olup olmadığı tartışılmıştır. Çalışmada nitel araştırma tekniklerinden doküman incelemesi kullanılmıştır. Kitap on iki kitabın bir araya getirilmesiyle oluşmuştur. Bu kitaplarda nazım şeklinde yazılmış 231 masal yer almaktadır. Yapılan inceleme sonucunda masallardaki 94 hayvan karakterinden 21’inde birden fazla kişilik özelliği tespit edilmiştir. Bu kişilik özelliklerinin 44’ü olumlu, 143’ü olumsuz kişilik özelliğidir. Masallardaki karakterlerin farklı kişilik özellikleri sergilemelerinin çocuk okuyucuları açısından bazı olumsuz durumlar teşkil etmektedir. Karakterlerde aniden ve gerekçesiz yaşanan değişimler, çocuğun karakterlere ve kitaba karşı güveninin sarsılacağı bir durumdur. Değişimin inandırıcı olması ve okuru ikna etmesi gerekir. Birdenbire gerçekleşen, bir dirençle karşılaşmadan oluşan ya da olayda bir nedensellik bağı kurulmadan gerçekleştirilen değişimler çocuk okurda karaktere karşı bir güvensizlik oluşturulmasına neden olabilir. La Fontaine’in fablları birçok değeri somutlaştırarak gözler önüne serer. Fakat bu değerlerin sunumunda kahramanlara yüklenen zıt kişilik özellikleri yetişkinler için uygun olsa da ilkokul ve ortaokul öğrencileri açısından uygun olmadığı öngörülmektedir
Differences in the interperetation of qur'anic parables in Menar and hak dini Kuran dili tafsirs
Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Temel İslam Bilimleri Ana Bilim DalıXIX. ve XX. yüzyılda İslâm dünyasının gerilemesi, Batı'nın ise sanayi, teknoloji ve kültürel alanlarda ilerlemesi, İslâmî düşüncenin yeniden sorgulanmasına sebep olmuştur. Bu sorgulama, söz konusu dönemde tefsir sahasında kaleme alınmış bazı eserlerde de kendini hissettirmiştir. Bu çalışmada, XIX. yy.'ın sonu, XX. yy.'ın başındaki önemli müfessirlerden; modern yorumlarıyla bilinen, Mısır'da yaşamış Muhammed Abduh ve öğrencisi Reşîd Rızâ'ya ait Menâr Tefsiri'nde yer alan kıssa yorumları ile aynı dönemde Anadolu'daki tanınmış İslâm âlimlerinden Elmalılı Hamdi Yazır'ın Hak Dini Kur'an Dili tefsirinde yer alan Kıssa yorumları karşılaştırmalı olarak ele alınmıştır. Çalışmada, iki eserde yer alan Kur'an kıssaları hakkındaki, farklı yorumlar değerlendirilmiştir. İlmi tefsir metoduyla yapılan kıssa yorumları ise örtüşen yönleriyle ele alınmıştır. Bu özellikleri taşımayan yorumlar çalışmanın kapsamına dâhil edilmemiştir. Birinci bölümde; müelliflerin hayatları, ilmî kişilikleri, sosyal ve siyasî faaliyetleri konu edilmiş, başlıca eserleri kısaca tanıtılmıştır. Ayrıca kıssalarla ilgili temel kavramlar özet halinde verilmiştir. İkinci bölümde, Peygamber Kıssaları üzerine yapılan farklı yorumlar delilleriyle birlikte tespit edilmiş ve her kıssa yorumu sonunda söz konusu deliller üzerinden kısa bir değerlendirme yapılmıştır. Üçüncü bölümde, şahsiyet, topluluk ve mekânlarla ilgili kıssalar söz konusu edilmiş ve her iki eserde bu kıssalar üzerine yapılmış farklı yorumlar, ikinci bölümdeki usulle değerlendirilmiştir. Bu bölümün sonunda ayrıca Menâr ve Hak Dini Kur'an Dili tefsirlerinde kıssalar hakkında yapılmış benzer ilmi yorumlar tespit edilip değerlendirilmiştir.The decline of the Islamic world and the progress of the West at a dizzying pace in industry, technology and culture in the 19th and 20th centuries caused Islamic thought to be questioned again. The re-questioning of Islamic thought was also seen in some works written in the field of tafsir in the said period. In this study, the interpretations of the parables in the Menar tafsir of Muhammad Abduh who lived in Egypt and known for his positivist interpretations and of his student Reşid Riza, and in the Hak Dini Kur'an Dili tafsir of Elmalili M. Hamdi Yazir, one of the great Islamic scholars of the last period who lived in Anatolia, are discussed comparatively. In the study, different and similar scientific interpretations of the Qur'anic parables in the two tafsir works were evaluated. The parables about which different or similar scientific interpretations were not made were not included in the study. In the first chapter, the lives, scientific personalities, social and political activities of the authors are discussed and their main works are briefly introduced. In addition, the basic concepts of the parables are explained in summary. In the second chapter, different interpretations on the prophet parables are identified together with their evidence and at the end of each parable interpretation, a brief evaluation was made based on the evidences in question. In the third chapter, parables about events, places and beings are examined. The different interpretations of these parables in both tafsirs have been evaluated in accordance with the procedure explained in the second chapter. At the end of this chapter, similar scientific interpretations made about the parables in Menar and Hak Dini Kur'an Dili tafsirs are also identified and evaluated