Zonguldak Bülent Ecevit University Institutional Repository
Not a member yet
9495 research outputs found
Sort by
Satellite Observations of Air Quality Dynamics in Türkiye
This paper presents an analysis of air pollution in Turkey over a ten-year period. The study was carried out to determine the concentrations of specific pollutants in the atmosphere by analyzing the Sulfur dioxide (SO2), Sulfate (SO4), Organic Carbon Scattering (OCS) and Total Aerosol Angstrom parameter components obtained from MERRA-2 satellite imagery. SO2 and SO4 represent the mass densities of sulphate components in the atmosphere, while organic carbon represents atmospheric carbon scattering. The aerosol Angstrom parameter provides important information on particle size and distribution. The most moderate correlation was found between SO4 and OCS (R value 0.63). Analyzing these parameters is an important step to understand their impacts and changes on air quality in Turkey. Ten years of Land Surface Temperature (LST) data were obtained from Modis images. SO4 was highly correlated with LST (R value: 0.85) and OCS was moderately correlated with LST (R value 0.58). This study aims to analyze the air pollution profile in depth and identify seasonal/long-term trends, focusing on the analysis of long-term data. This analysis provides an important contribution to provide a scientifically based basis for air quality management and environmental policy development.</jats:p
Extraction and preconcentration of lead (II) in various water and food samples by orbital shaker-assisted magnetic solid phase extraction method using a new magnetic poly linoleic acid-polystyrene-PDMS block copolymer
The aim of this study was to develop a practical orbital shaker-assisted magnetic solid phase extraction (OSA-MSPE) method for the determination of lead by FAAS. A new magnetic poly linoleic acid-polystyrene-polydimethylsiloxane (PSt-PLina-PDMS) hydrophobic graft copolymer was synthesized and characterized by NMR, FT-IR, SEM-EDX, DSC, TGA, BET and used as adsorbent for the extraction of Pb (II). This adsorbent can be used at least 50 times without any decrease of its adsorption properties for the adsorption and elution of analyte ions. Several analytical parameters including pH, adsorbent amount, sample volume, shaking time, etc. were optimized. Multivariate optimization was used for the investigation of different parameters. The linear range at optimum operating condition was 1.7-84 μg L-1. The limit of detection (LOD) and limit of quantification (LOQ) were 0.5 μg L-1, 1.7 μg L-1, respectively. Intraday and interday relative standard deviation (RSD %), enhancement factor (EF) and adsorbent capacity were found as 1.9%, 3.3%, 166.7, 50 mg g-1, respectively. OSA-MSPE method was tested with certified reference materials including LGC-6010 (Hard Drinking Water), NCS ZC73032 Celery and CS-M-3 Control Sample Microelements in Mushroom Powder for the accuracy. Experimental results for lead were confirmed with certified values. Present method was successfully applied to various liquid and solid food samples. The OSA-MSPE method has some important features such as selective, sensitive, low LOD, LOQ and RSD, pre-concentration factor (PF) and high enhancement factor (EF). High tolerance limits against matrix ions were achieved
Sosyal Hizmet Bölümü Öğrencilerinin Akademik Motivasyonlarının Akademik Erteleme Eğilimleri Üzerindeki Etkisinin Değerlendirilmesi
Bu çalışmanın amacı; sosyal hizmet öğrencilerinin akademik erteleme eğilimleri üzerinde hangi faktörlerin etkili olduğunun incelenmesidir. Araştırma örneklemi 486’sı kadın (%85,4) ve 83’ü erkek (14,6) olmak üzere sosyal hizmet lisans eğitimi alan 569 öğrenciden oluşmaktadır. Araştırmada veri toplama araçları olarak, araştırmacıların geliştirmiş olduğu Sosyo-Demografik Soru Formu, Akademik Erteleme Eğilimi Ölçeği ve Akademik Motivasyon Ölçeği kullanılmıştır. Araştırma bulguları, katılımcıların Akademik Erteleme Eğilimi Ölçeği’nden almış oldukları puanlar ile Akademik Motivasyon Ölçeği’nin alt boyutlarından aldıkları puanlar arasında anlamlı bir ilişkinin varlığını ortaya koymaktadır. Araştırma bulguları, katılımcıların akademik erteleme eğilimi puanlarının; cinsiyet, öğrenim görmüş oldukları üniversite türü ve yaşadıkları ortam değişkenine göre anlamlı şekilde farklılaştığını göstermektedir. Bulgular bağlamında, sosyal hizmet akademisyenlerinin öğrencilerin akademik motivasyonlarını artırmaya yönelik girişimlerde bulunmalarının akademik erteleme eğilimi ile mücadelede önemli bir kazanım sunacağı söylenebilmektedir.</jats:p
Synthesis and anticancer activity evaluation of some novel imidazo[1,2- <i>a</i> ]pyridine based heterocycles containing <i>S</i> -alkyl/aryl moiety
Muhammed Rıza Şah'ın Türkiye Ziyareti (15-29 Mayis 1956)
II. Dünya Savaşı’ndan sonra ortaya çıkan siyasi ortam Türkiye ve İran’ı birbirlerine yaklaştırdı. Sovyet Rusya tehdidinin sebep olduğu bu yakınlaşmada iki devlet ilişkilerini geliştirmek amacıyla karşılıklı ziyaretler gerçekleştirdiler. Cumhurbaşkanı Celal Bayar’ın 20 Eylül 1955 tarihinde İran’ı ziyaret etmesinden sonra Muhammed Rıza Şah da 15 Mayıs 1956 tarihinde Türkiye’ye geldi. Büyük bir törenle karşılanan şah, sırasıyla Ankara, Karabük, Zonguldak, İstanbul, Yalova, Bursa, İzmir ve Balıkesir gibi birçok yeri ziyaret etti. Bu ziyaretler sırasında halkın yoğun sevgi gösterileri ile karşılanan şah, durumdan oldukça memnundu. Ayrıca, şahın bu ziyareti münasebetiyle T.C. Posta ve Telgraf Teşkilatı (PTT) Genel Müdürlüğü tarafından bir lira değerinde olan hatıra pulları basıldı. Onuruna gösteriler yapılan şaha, Ankara Belediyesi tarafından fahri hemşehrilik, İstanbul Üniversitesi tarafından da fahri hukuk doktorluğu payesi tevcih edildi. Ziyaretleri sırasında her seferinde Türkiye-İran dostluğuna vurgu yapan şah, 29 Mayıs 1956’da ülkesine döndü. Bu çalışmanın amacı, Muhammed Rıza Şah’ın Türkiye’ye yaptığı ziyareti ve bu ziyaretin safhalarını basın-yayın ve telif-tetkik eserler ışığında incelemektir
Determination of tensile strength perpendicular to the fibers of wooden materials reinforced with basalt, glass fiber-reinforced polymer, and plaster mesh
Wood is a heterogeneous and anisotropic material, and its mechanical properties are different from other building materials. It is necessary to know the mechanical properties of wood materials in buildings, such as carriers, floor beams, roof timber, plywood roof covers, laminated beams, stair or wire poles, yacht poles, and furniture frames. Tensile strength is the resistance of wood material to two forces applied in opposite directions, trying to break and separate the fibers. This study aimed to determine the tension strength perpendicular to fibers of beech timber reinforced with basalt fiber-reinforced polymer (BFRP), glass fiber-reinforced polymer (GFRP), and plaster mesh (PSM). One component polyurethane (PUR-D4) and polyvinyl acetate (PVAc-D4) were used as the adhesive. The BFRP, GFRP, and PSM were added as one layer of reinforced materials. Experimental materials reinforced with BFRP, GFRP, and PSM were tested in the unreinforced locations, of reinforced lumber with BFRP, GFRP, and PSM. Tests were performed to investigate the tensile strength perpendicular to fiber (┴σt). The test results showed that the reinforcement process increased the (┴σ). The ┴σt value of samples reinforced with BFRP was 13%, 32%, and 66% higher than those reinforced with GFRP, unreinforced, and reinforced PSM, respectively. Accordingly, the BFRP shows potential to serve as an option for reinforced wood structural members.</jats:p
Monitoring and Analysis of Air Quality in Zonguldak Province by Remote Sensing
While air pollution poses a major threat to environmental health, monitoring and understanding this problem is extremely important. Especially in industrial areas, it is a vital requirement to monitor the levels of pollutants such as Nitrogen Dioxide (NO2), Sulphur Dioxide (SO2), Ozone (O3), Formaldehyde (HCHO) and Carbon Monoxide (CO) in the atmosphere. This situation becomes even more critical in areas such as Zonguldak where industrial activities are intense. In this study, the Sentinel-5P TROPOMI satellite and Google Earth Engine (GEE) platform were used to determine the air quality values in Zonguldak province. The study extracted data using coding method to determine the values of pollutants such as NO2, SO2, O3, HCHO and CO in the atmosphere between 2020 and-2022. Coding was performed using satellite data on the GEE platform and thematic maps and graphs were created with the data obtained. According to the results obtained, it was observed that air pollution is intense especially in Ereğli district and Filyos town. Such analyses are extremely important in terms of understanding the pollution levels in certain regions and evaluating their possible environmental impacts. These findings can provide important clues for taking protective measures for environmental health and reducing the effects of industrial activities on the environment.</jats:p
Hanefî Mezhebinin Deliller Hiyerarşisinde Sahâbî Kavlinin Kıyas Karşısındaki Konumu
Bu çalışma, Hanefî mezhebinin deliller hiyerarşisinde sahâbî kavlinin kıyas karşısındaki konumunu tespit etmeyi amaçlamaktadır. Çalışmada, öncelikle sahâbî ve sahâbî kavli kavramları ele alınmış, daha sonra Hanefî mezhebinin kurucu imamlarının ve Hanefî usulcülerin konuyla ilgili görüşleri ortaya konulmuştur. Son olarak kurucu imamların sahâbî kavli konusunda çelişkili tutum sergilediği iddia edilen üç mesele ve Ebû’l-Hasen el-Kerhî’nin sahâbî kavlinin delil değeri konusunda Hanefî mezhebinden farklı bir görüş ileri sürmesinin olası nedenleri analiz edilmiştir. Çalışmanın bulgularına göre Hanefî mezhebinin kurucu imamları, gerek akıl/kıyas ile anlaşılamayan gerek anlaşılabilen konularda sahâbî kavlini referans almış ve sahâbî kavlini kıyasa tercih etmişlerdir. Kaynaklarda her iki durumda sahâbî kavlini kıyasa takdim ettiklerine yönelik kurucu imamlardan nakledilen çok sayıda rivâyet bulunmaktadır. Ayrıca pek çok Hanefî usulcü, imamların sahâbî kavline yaklaşımının bu yönde olduğunu ifade etmiştir. Öte yandan Hanefî usûl bilginleri de kurucu imamlar gibi sahâbî kavlinin her iki durumda kıyasa takdim edilmesi gerektiğini savunmuştur. Ancak, Kerhî bu konuda farklı bir görüş ortaya koymuş, sahâbî kavlinin akıl yoluyla anlaşılamayan konularda delil değeri olmakla birlikte akıl yoluyla anlaşılabilen meselelerde kıyas karşısında herhangi bir üstünlüğünün bulunmadığını ileri sürmüştür. Onun bu görüşü benimsemesinde Mutezile düşüncenin etkisi olduğunu gösteren bazı kanıtlar bulunmaktadır. Ayrıca kurucu imamların çelişkili tutum sergilediği iddia edilen üç mesele, onların sahâbî kavlini kıyastan öncelikli kabul ettiklerini gösteren rivayetlerle uyumlu bir şekilde yorumlanabilir.</jats:p
SAĞLIK HİZMETLERİNE DAİR BİREYLERİN ALGILARI VE TUTUMLARINDAKİ DEĞİŞİM: TÜRKİYE ÖRNEĞİ
Bu çalışmada, Türkiye’de bireylerin sağlık hizmetlerinden memnuniyeti, genelde hangi sağlık kuruluşunu tercih ettikleri ve son bir yıl içerisinde en son tercih ettikleri sağlık kuruluşu ile bu tercihin nedenleri 2003-2021 yılları arasında TÜİK Yurtiçi Memnuniyet Anketi (YMA) mikro verileri kullanılarak incelenmiştir. Çalışmada her yıl için ayrı ayrı ANOVA ve Ki-kare testleri uygulanmıştır. Ulaşılan bulgulara göre; sağlık hizmetlerinden memnuniyette 2013 yılına kadar hızlı bir artış trendi gözlenirken, 2014-2019 yılları arasında memnuniyet oranları dalgalı bir seyir izlediği görülmüştür. Ancak ilginç bir şekilde, 2020 yılında, muhtemelen COVID-19 pandemisinin de etkisiyle, önceki yıllara ve bir sonraki yıla göre bireylerin sağlık hizmetlerinden memnuniyetinin tüm gruplarda anlamlı bir şekilde yüksek çıkması dikkat çekicidir. Sağlık kuruluşu türüne göre başvuru oranlarında yıllar itibariyle yaş, eğitim düzeyi ve gelir sevisine göre önemli değişimler meydana gelmiştir. Son bir yıl içinde tercih edilen sağlık kuruluşu tercihinin nedeni incelendiğinde, 2003 yılında zorunluluk nedeniyle tercih oranı %76 seviyesinden 2021 yılında %26 seviyesine kadar düşmüştür. Yakınlık, memnuniyet ve diğer nedenlerle tercih edilme oranı da sırasıyla %13, %6 ve %3,39’dan %38, %27 ve %7,18’ ye yükselmiştir.</jats:p