Zonguldak Bülent Ecevit University Institutional Repository
Not a member yet
    9495 research outputs found

    Sentez gazı-metan karışımlarının ön karışımsız türbülanslı yanmasının azot oksit emisyonlarına etkisi üzerine sayısal bir çalışma

    No full text
    Sunulan çalışmada, biyokütlenin gazlaştırılması ile üretilen sentez gaza farklı oranlarda metan eklenmesi ile elde edilen karışımların türbülanslı yanması sonunda azot oksitlerin emisyonlarındaki değişimler farklı şartlar altında sayısal olarak incelenmiştir. Simülasyonlar, ön karışımsız yakıt/hava karışımı jet alevleri için gerçekleştirilmiştir. Adyabatik olmayan alev sıcaklıkları ve emisyonlar ANSYS programı kullanılarak hesaplanmıştır. Alev sıcaklıkları ve yakıcı çıkışında azot oksitlerin salımlarının, hidrojen/karbon monoksit-metan karışımı içindeki metan miktarının artması ile azaldığı saptanmıştır. %50 metan eki, azot oksitlerin salımınını %58.9 düşürmektedir. Artan basıncın azot oksitlerin emisyonlarını artırdığı ve bu artışın metan oranının yükselmesi ile azaldığı belirlenmiştir. Azot oksitler, 7 bar basınçta %202.8 yükselmektedir. Tüm yakıt karışımları için, hem giriş havası hem de yakıcı duvar sıcaklıklarındaki artış alev sıcaklığını ve azot oksitlerin üretimini artırdığı tespit edilmiştir. Giriş sıcaklığının 100 K yükseltilmesi azot oksitlerin salımınını %14.4 artırmaktadır. Yakma havası içindeki nem oranının artmasının azot oksitlerin oluşumunu düşürdüğü ve yakma havası içinde karbon dioksit seyreltmesinin azot oksitlerin salınımlarını azalttığı belirlenmiştir. Karbon dioksit seyreltmesinde %5 artış, azot oksitlerin salımınını %63 düşürmektedir.</jats:p

    Perceptions of pediatric emergency nurses and parents presenting to the emergency department regarding violence: A qualitative study

    No full text
    We aimed to examine in-depth the violence which pediatric emergency service nurses and parents of the children perceive towards them.The study was conducted as phenomenological research and 15 pediatric nurses, and 15 parents were included in the pediatric emergency department. The data were analyzed using the thematic analysis method.The main themes of (1) Reasons for violence (2) Consequences of violence (3) Prevention of violence were created. The nursing staff indicated that violence was primarily attributable to patients and their relatives, as well as deficiencies in institutional and legal security measures. In contrast, the parents identified the nurses as the primary source of violence. Both groups underscored the significance of effective communication and empathy in the prevention of violence.To prevent violence, healthcare professionals should receive training in interpersonal empathy, effective communication, and the recognition, management, and declaration of violence.Regarding the services and processes provided to patients, it is essential to ensure that they are adequately informed about the procedures using orientation marks/signs, information boards, and effective communication, to prevent any potential feelings of chaos, fear, and stress

    Formation and Change of Beliefs through Online Environments: Analysis on the “Diyanet English” X Account

    No full text
    This study focuses on the formation and change of religious beliefs in the age of social media. Accordingly, this study aims to determine how social media is used in religious contexts. Another aim of the study is to reveal how the formation and change processes of religious beliefs are realized through social media tools. In line with these objectives, the official X account of the Presidency of the Republic of Türkiye - Presidency of Religious Affairs named "Diyanet English", which shares posts in English, was analyzed using the content analysis method. The posts made from this account between July 1, 2023 and July 1, 2024 were analyzed for the aim of the study using the MAXQDA 2022 package program. The data obtained within the framework of the analysis were coded and the subject distribution, sub-codes, and word cloud of the shared content were presented. When the findings and results obtained in the study were evaluated, it was determined that the Presidency of Religious Affairs shared mostly religious information, official statements, and content related to social and communal issues from the account in question. In addition, it was concluded that this account is not used actively, the posts were limited, and there was a lack of interactive use.</jats:p

    “A Life Slips Through Our Fingers” Experiences of Nurses Working in Pediatric Intensive Care Units About Children’s Death: A Qualitative Study

    No full text
    Caring for a dying child can be an experience full of all kinds of negative emotions, pain and stress for the pediatric nurse. In this study, which was carried out in Turkey, we aimed to determine how nurses working in a pediatric intensive care unit remembered and made sense of their experiences regarding children’s deaths. In-depth interviews were held with 13 nurses. The data were analyzed using the content analysis method. Three themes were identified. These were (1) Personal effects of death, (2) Difficulties in care, and (3) Coping with death. It was clear that the nurses were traumatised by their exposure to infant deaths. The findings showed that nurses experienced regret, fatigue and posttraumatic stress disorder. In addition, it was determined that nurses should be supported to cope with child deaths, which is a complicated process involving the child and the family, especially emotionally. Moreover, providing institutional support to nurses and referring them to cognitive-behavioral therapies may make it easier for them to cope with the emotional burden they carry, as well as the burnout they experience. </jats:p

    Tarihsel Süreçte Türk Kadını İçin Bir İletişim Yöntemi: “Mâni Söyleme Geleneği”

    No full text
    Anonim Türk halk şiirinin en küçük nazım biçimi olarak kabul edilen mâni, tarih boyunca hem Anadolu’da hem de Anadolu dışındaki Türk coğrafyasında yaygın olarak kullanılmıştır. Mâniler halk kültürüne ait diğer ürünler gibi; Türk insanının yaşantısına, değerlerine, dünya görüşüne dair pek çok ipucunu bünyesinde barındırır. Daha ziyade kadınlar tarafından icra edildiği görülen mâni söyleme geleneği, Türk kadın yaşamına ait çeşitli kesitlerde ortaya çıkan ve özel bir iletişim işlevini de yüklenen bir üründür. “Mâni tipi iletişim” olarak da isimlendirilebilecek olan bu özelliği sayesinde kadın icracılar tarafından çağlar boyunca kendisini ifade etmede bir yöntem olarak seçildiği görülmüştür. Bu araştırmada, Türk coğrafyasının çeşitli bölgelerinden örnek olarak seçilen mânilerin, Türk kadını için ne çeşit bir iletişim işlevi barındırdığı, daha ziyade hangi duygu ve düşünceleri ifade etmede bu türün kullanıldığı incelenmiştir. Genç bir kızın evlilik konusundaki eğilimini veya tercihini, evladını askere uğurlayan bir annenin ona olan özlemini, gelin-kaynana, karı-koca gibi ikili ilişkilerde yaşanan çeşitli sıkıntıları, zorlu yaşam koşullarında kadın olarak baş ettiği hususları, talihsizliklerini, onu güldüren eğlendiren konuları ve daha pek çok durumu ifade etmek için Türk kadınının en çok kullandığı iletişim yönteminin “mâni söyleme geleneği” olduğu tespit edilmiştir. Bu bağlamda toplum içinde kimi zaman çeşitli kısıtlamalara uğrayan kadınların, sözlü kültüre ait bir ürün olan mâniler yolu ile kurduğu iletişimin halk edebiyatı ürünlerinin işlevselliğini de ortaya koyduğu görülmüştür.</jats:p

    Machining-Induced Damage and Corrosion Behavior of Monel-400 Alloy Under Cryogenic Cooling Conditions: A Sustainable Initiative

    No full text
    Abstract Monel-400 is a nickel-based heat-resistant superalloy (HRSA) that is primarily used in oil and marine applications. Machining Monel-400 alloy for marine applications usually involves drilling and milling operations for assembly purposes, which should meet the requirements to withstand use in salt-water environments (i.e. lower surface finish to reduce corrosion and lack of burrs for tight sealing between mating parts). However, drilling of Monel-400 alloy can be challenging due to its high strength and density, which induces thermal effects that can influence the surface and geometrical integrity of the holes. Consequently, the use of environmentally friendly cooling technologies, such as cryogenics, is an excellent alternative to mitigate these effects, something which has not been widely investigated in the open literature when drilling Monel-400 alloy. Therefore, the current study aims to investigate the machinability of Monel-400 alloy under dry and cryogenic cooling conditions. The effects of cutting parameters and the use of a cryogenic liquid nitrogen bath on the surface integrity and corrosion resistance of holes were evaluated. Additionally, cutting forces, chip formation, and corrosion performance were analyzed. The results showed that the cutting forces increased by up to 8% under cryogenic cooling. Under cryogenic conditions, reduced elastic deformation resulted in a smaller chip size. Both cutting conditions produced a smooth surface finish with a roughness value of less than 0.2 µm. Corrosion resistance was reduced under cryogenic conditions at spindle speed of 5000 rpm. The current work showcases that cryogenic cooling is recommended for drilling Monel-400 alloy used in marine applications, but care should be taken in employing optimal cutting parameters to mitigate any effects on corrosion resistance.</jats:p

    REKABET İSTİHBARATININ İHRACAT FAALİYETLERİ AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ

    No full text
    Rekabet üstünlüğünü koruyabilmenin giderek zorlaştığı küresel pazarda; rakip davranışlarını anlayabilmek, bir sonraki hamlelerini tahmin edebilmek işletmenin sürdürülebilirliği için hayatidir. Rekabet istihbaratı(RI), işletmenin rakiplerinin güçlü ve zayıf yönlerini ortaya koyarak kendisinin rakiplerine göre konumunu belirlemesine yardımcı olmaktadır. Bu bağlamda ihracat faaliyetleri yürüten bir işletmenin küresel pazarda varlığını sürdürebilmesi için rekabet istihbaratı fonksiyonuna ihtiyaç duyması açıktır. RI süreçlerinin başarılı bir şekilde kullanılabilmesi için işletmelerin kurumsal istihbarat farkındalığına sahip olmaları gerekmektedir. Bu farkındalık, işletmelerin bilgi toplama, analiz etme, sonuçları yayma ve geri bildirim süreçlerini etkin bir şekilde yönetmelerine olanak tanımaktadır. RI doğru şekilde kullanıldığında, işletmeler pazarlarını daha iyi anlamakta, rakiplerinin güçlü ve zayıf yönlerini belirlemekte ve bu bilgileri stratejik karar alma süreçlerinde kullanarak rekabet avantajı elde etmektedirler. Özellikle uluslararası işletmeler için, farklı pazarlarda ve kültürel ortamlarda etkili bir rekabet stratejisi geliştirmek için RI'nın sağladığı veriler çok değerlidir. Ayrıca, işletmelerin RI kültürünü kurmaları ve çalışanlarının RI süreçlerine etkin katılımını teşvik etmeleri önemlidir. Böylece, işletmeler hem pazarlama stratejilerini daha doğru bir şekilde belirleyebilirler hem de rekabet üstünlüğünü sürdürülebilir bir şekilde koruyabilirler. Çalışmanın amacı; rekabet istihbaratının ihracat faaliyetleri açısından değerlendirilerek araştırmacı ve uygulayıcılara rehberlik etmektir.</jats:p

    Geleceğe bırakılan iz: imza ve plastik sanatlar için önemi

    No full text
    İmza dendiğinde, insanın el yazısıyla yüzey üzerine yazdığı, adı soyadı veya onları çağrıştıran harfler ve şekiller akla gelmektedir. Bir çeşit yazı formu olan şekiller bireyi yüzey üzerinde temsil etmektedir. Sahip olma ve bireysellik kavramları içerisinde imzanın önemi araştırılmış, sanat tarihi bulgularının da bu kapsamda taranması ile imzanın gelişim basamakları incelenmiştir. Başlangıçta bireyin sahip olduğu maddesel varlıkların bireye özgü imlenmesi görevi gören ilkel imzalar (Damga ve Mühür), yazının da gelişmesi ile bildiğimiz formatına ulaşmıştır. İnsanın bilişsel dünyasının gelişmesi, sanat alanında oluşturulan eserlerin yaratıcısını imlemesi sayesinde bireysel düşünce yücelmeye başlamıştır. Sanat tarihi araştırmalarında elde edilen bulgularla, geçmişten gelip günümüzde var olan sanatçılar, imzasını eserlerine koyabilmiş olan sanatçılardır. İmzasını koymayan sanatçıların eserleri ise kime ait olduğu bilinmeyen tarihi kalıntılar olarak kabul edilmektedir. Sanat tarihi bilgileri ile geçmişin izlerini takip eden günümüz sanatçıları, gelecekte var olmanın sırlarını araştırmaktadır. Yapılan çalışmaya göre, şimdi ve gelecekte fikri iradesinin göstergeleri olan eserleri ile var olabilmesinin birinci şartı insanlarca önemli olan işleri başarmak ikincisi ise o işlerin altına imza atmaktır. Değerli olan işlere atılan imza da işlerle beraber değer kazanmakta, imza bir marka olmaya başlamaktadır. Markalaşmış olan imza nerede olsa oraya değer katar hale gelmektedir. Böylelikle sanatçının kariyeri boyunca yaptığı ve imzaladığı her eser, değer bulmakta ve korunmaktadır. Çalışmalarının şekillenmesinde etkili olan fikirlerine değer veren her sanatçı, her yaptığını imzalaması gerektiği vurgulanmış bulunmaktadır.</jats:p

    Plastik Enjeksiyon Yöntemi ile Fındık Kabuğu ve Pirina Katkılı Biyokompozitlerin Üretimi

    No full text
    Yeşil kompozit malzemelerin uygulama alanları, sürdürülebilir kal-kınmanın yeşil ekonomide doğal kaynak kullanımını teşvik etmesiyle hızla artmıştır. Bu çalışma, doğal dolgular ile güçlendirilmiş biyo malzemelerin mekanik özelliklerinin değişimi hakkındadır. Biyobozunur polilaktik asit (PLA) malzemesine, iki farklı boyutta (63 µm ve 300 µm) ve üç farklı ağırlık oranlarında (%5, %15 ve %20) fındık kabuğu tozu ve prina tozu eklenmiştir. Üretilen biyokompozit malzemelerin mukavemet ve sertlik değerleri incelenmiştir. Taramalı elektron mikroskobuyla görüntüleri alınmış ve termal özellikleri için termogravimetrik analiz yapılmıştır. Sonuçlar değerlendirildiğinde, tarımsal atık olan fındık kabuğu tozunun ağırlıkça %5 oranında katkı olarak kullanılması sayesinde kompozitin mukavemetinin arttırdığı görülmüş-tür. Bu malzemeden yüksek değerli ürün şeklinde kompozit dolgu maddesi olarak yararlanılabileceği düşünülmektedir.</jats:p

    Classification of Alzheimer's disease with EfficientNet B3

    No full text
    Alzheimer's disease (AD) is a condition that manifests as a loss of consciousness and cognitive dysfunction, eventually leaving the individual incapable of performing basic functions. The process culminates in death. The brain anomalies caused by the disease can be monitored using magnetic resonance imaging (MRI). This study aims to facilitate the clinical diagnosis of AD and proposes a hybrid model to classify the stages of the disease. The magnetic resonance images used in the study were obtained from the Kaggle database and include the classes non-demented, very mild dementia, mild dementia, and moderate dementia. Background removal was applied to the images, which were then segmented using the k-means clustering method. By combining EfficientNet B3 and the Gray Level Co-Occurrence Matrix (GLCM) feature extractor, this hybrid model was trained to perform the classification task. The model was trained five times, and experimental results were recorded. In training, the batch size was set to 18, the number of epochs was 20, and the learning rate was set to 0.0001. Experimental results showed an average training accuracy of 99.99% and a testing accuracy of 99.67%. Additional performance metrics, such as precision, recall, and F1-score, are also reported.</jats:p

    0

    full texts

    9,495

    metadata records
    Updated in last 30 days.
    Zonguldak Bülent Ecevit University Institutional Repository
    Access Repository Dashboard
    Do you manage Open Research Online? Become a CORE Member to access insider analytics, issue reports and manage access to outputs from your repository in the CORE Repository Dashboard! 👇