Siirt University Institutional Repository
Not a member yet
1590 research outputs found
Sort by
A greedy algorithm for partition of unity collocation method in pricing American options
SİİRT İLİNDE YEM BİTKİLERİ ÜRETİMİNİN SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞİNİ ETKİLEYEN FAKTÖRLERİN ANALİZİ
Siirt ilinde halkın önemli bir kesimin geçimini hayvancılık ve bitkisel üretimden sağlamaktadır. Hayvancılık genellikle çayır-mera hayvancılığı şeklinde yapılmaktadır. Kaba yemler, hayvansal üretimde en önemli yem grubunu oluşturmaktadır ve çayır mera alanları ve yem bitkileri tarımından sağlanmaktadır. Türkiye 2017 yılı çayır-mera alanları toplam 18.9 milyon hektardır. Siirt ilinde bu miktar 29.000 hektar olup, ülkemiz çayır-mera alanlarının %0.15’ini oluşturmaktadır. Siirt ilinde yem bitkileri üretim alanı ise 6.000 hektardır. Bu araştırmanın amacı, Siirt’in Eruh ve Pervari ilçesinde yem bitkileri üretimi yapan üreticilerden anket yöntemiyle toplanan veriler ile yem bitkileri yetiştiriciliğinde üretici tutum ve davranışlarını incelemek, mevcut sorunları belirlemek ve bu sorunlara yönelik bazı çözüm önerileri getirmektir. Araştırma kapsamına Siirt iline bağlı Eruh ve Pervari ilçeleri alınmıştır. Adı geçen ilçelerde Çiftçi Kayıt Sistemi’ne kayıtlı toplam 949 üretici bulunmaktadır ve bu ana kitleyi oluşturmuştur. Araştırmada kapsama alınan üretici sayısının belirlenmesinde oransal örnekleme formülünden yararlanılmıştır. %95 güven aralığı ve %10 hata payı kullanılarak örnek hacmi 88 olarak hesaplanmıştır. Her ilçeden kapsama alınacak üretici sayısının belirlenmesinde ise, toplam üretici sayısı içerisinde ilçelerin payları esas alınmıştır. Bu yaklaşımla ilçelerden araştırma kapsamına alınacak üretici sayıları Eruh ilçesinde 14 ve Pervari ilçesinde 74 üretici olarak hesaplanmıştır. Her ilçeden dört köy gayeli olarak araştırma kapsamına alınmıştır. Derlenen verilerin analizinde öncelikle üreticilerin sosyo-ekonomik özellikleri incelenmiştir. Daha sonra üreticilerin yem bitkileri üretimi konusundaki bilgi kaynakları, yem bitkileri üretimi konusunda dikkate aldıkları faktörler ile yem bitkileri üretiminde karşılaştıkları sorunlar ortaya konulmuştur
Capsella bursa-pastoris Medik. ve Capsella rubella Reuter taksonlarının (Brassicaceae) taksonomik, morfolojik ve musilaj özellikleri üzerine notlar
In this study, examinations on the taxonomical, morphological and mucilage characters of the Capsella bursa-pastoris and Capsella rubella taxa growing in Turkey were performed. The properties were acquired at the flowering and fruiting periods of inhabitants. The samplings were made of 13 locations. In morphological revisions, descriptions reported in Flora of Turkey of the studied taxa were reviewed in view of the comprehensive assessments over 200 samples. In addition, surfaces of the seeds were studied micromorphologically with scanning electron microscope. Also, seed mucilage structures were examined in detail. The mucilage in the studied taxa was in the pectin or cellulose structure. The columellae figures were prominent or flattened. Furthermore, soil adhesion capacities of the examined taxa varied between 248 mg and 344 mg. The occurrence of the mucilage in seeds may provide an important adaptive feature in dispersal and colonization of Capsella taxa
In Vitro Propagation of Weiroot 158.
Clonal rootstocks are commonly preferred due to their abilities to obtain early fructification and
maximum yield per unit area. In vitro techniques enable rapid and intensive propagation of rootstocks
in laboratory conditions. In this study, propagation possibility of Weiroot 158, an important clonal
rootstock used in cherry cultivation, was investigated using tissue culture technique. Shoot tips were
used as explants and Murashige-Skoog (MS) was used as the nutrient media (30 g L-1 sucrose and 7
g L-1 agar). The shoot tips were placed in the temperature and light controlled culture room after
planting in the nutrient medium. Samples were taken for subculture once in a month. Number of
explants, leaves and sprouting were measured every 20 days. Four different MS media were tested
during the shoot multiplication phase. The best shoot proliferation was obtained in a media
supplemented with 4.4 μM BAP+0.49 μM IBA+0.29 μM GA3. In addition, five different MS media
were tested during the rooting phase. The results showed that the best rooting was obtained in nutrient
media containing 1/2 MS + 2 mg/L IBA
EFFECTS OF BACTERIA AND NPK APPLICATIONS ON THE DEVELOPMENT OF HYACINTH PLANT AND NUTRIENT ELEMENTS UPTAKE
Bu çalışma Hyacinthus orientalis ‘Delft Blue’ bitkisinin gelişimi ve besin elementi içeriği üzerine NPK ve bazı bakteri türlerinin etkisini ortaya koymak amacıyla yürütülmüştür. Tesadüf parselleri deneme desenine göre 3 tekerrürlü ve her tekerrürde beş saksı olacak şekilde laboratuvar koşullarında yürütülen çalışmada, sümbül soğanlarına, inorganik gübre olarak 20:20:20 NPK ticari gübresi ve bu gübrenin %50’lik dozu uygulanmıştır. Biyoorganik gübre olarak ise azot bağlayıcı bakteri: Cellulomonas turbata (TV54A), fosfat çözücü bakteri: Bacillus-GC Group (TV119E) ve azot bağlayıcı ve fosfat çözücü özellikleri beraber taşıyan bakteri: Kluyvera cryocrescens (TV113C) türleri uygulanmıştır. TV54A ve TV119E bakterileri tek başlarına uygulanmasının yanında ek olarak birlikte de uygulanarak etkileri belirlenmeye çalışılmıştır. Fenolojik ve morfolojik gözlemlerin yapıldığı araştırmada, yaprak ve soğanlarda bazı besin elementleri analiz edilmiştir. En erken ilk çiçeğe gelme süresi, tam çiçeğe gelme süresi ve hasat süresi 1/2 NPK uygulamasında sırasıyla 52.066, 53.700 ve 54.660 gün olarak belirlenmiş olup uygulamalar arasındaki fark istatistik olarak önemli bulunmuştur (P<0.001). Bakteri uygulamaları on günlük gecikmeye neden olmuştur. En yüksek yaprak genişliği ortalaması (24.426 mm) TV119E uygulamasında (P<0.01); çiçek boyu (P<0.05) ve sap kalınlığı (P<0.001) ortalamaları (175.473 mm ve 11.476 mm) ½ NPK uygulamasında; çiçek genişliği ortalaması ise 62.506 mm ile kontrol bitkilerinde elde edilmiştir (P<0.001). En yüksek yaprak sayısı 7.133 adet (1/2 NPK), yaprak uzunluğu 245.573 mm (TV113C), bitki boyu 364.243 mm (TV119E); floret boyu 20.777 mm (kontrol); floret genişliği 28.736 mm (TV113C) ve floret sayısı 34.643 adet (1/2 NPK) olarak bulunmuş olup uygulamalar arasındaki fark istatistik olarak önemsiz bulunmuştur. Sümbül yapraklarındaki besin elementlerine ait en yüksek ortalama değerler azot (N) %3.866 (p<0.001); fosfor (P) 334.790 mg kg-1 (p<0.001); potasyum (K) %4.534 (p<0.01); demir (Fe) 152.453 mg kg-1 (p<0.01); mangan (Mn) 26.739 mg kg-1 (p<0.001); çinko (Zn) 46.517 mg kg-1 (p<0.01) ve bakır (Cu) 8.902 mg kg-1 (p<0.01) olarak elde edilirken kalsiyum (Ca) 1064.95 mg kg-1 ve magnezyum (Mg) 1992.92 mg kg-1 bulunmuş olup bu iki element için ortalama değerlerler arasındaki fark istatistik olarak önemsiz bulunmuştur. Yapraklarda K ve Mn dışındaki elementler için NPK uygulamasının daha olumlu yönde etki ettiği görülmektedir. Yapraktaki en yüksek N, P, Zn ve Cu içerikleri tam doz NPK kullanımı ile elde edilmiştir. Sümbül soğanlarındaki besin elementlerine ait en yüksek ortalama değerler ise N %4.382 (p<0.01); P 278.496 mg kg-1 (p<0.001); K %2.203 (p<0.05); Ca 2322.045 mg kg-1 (p<0.05); Mg 1884.164 mg kg-1 (p<0.01); Mn 39.640 mg kg-1 (p<0.01); Zn 40.861 mg kg-1 (p<0.001) ve Cu 7.683 mg kg-1 (p<0.001) olarak elde edilirken Fe için 140.545 mg kg-1 ortalama değeri bulunmuş olup bu elemente ait ortalama değerlerler arasındaki fark istatistik olarak önemsiz bulunmuştur. Soğanlarda K, Ca ve Mg içeriklerinde bakteri inokulasyonunun; N, P, Mn, Zn ve Cu içeriklerinde ise ½ NPK gübrelemesinin etkili olduğu belirlenmiştir
Solutions of the linear and nonlinear differential equations within the generalized fractional derivatives
The main goal of this work is to find the solutions of linear and nonlinear fractional differential equations with the Mittag-Leffler nonsingular kernel. An accurate numerical method to search this problem has been constructed. The theoretical results are proved by utilizing two experiments
Haçlı seferlerine katılan kadınlar
1096-1291 yılları arasında cereyan eden Haçlı Savaşları, Ortaçağ’daki
kadınların dünyasını anlamak için önemli hadiselerden biridir. Bu savaşlar
sırasında Papalık Kurumu kendi hiyerarşisini yeniden sağlamlaştırırken ve
siyasi yöneticiler de onlara bu hususta yardımcı olurken, savaşın en ağır
yükünü halk çekmiştir. Nitekim dini duygularla manastır ve kiliseleri tek tek
dolaşan papazlar, Müslümanlara karşı yapılacak savaşta halkın hem fiziksel
hem de maddi desteklerine ihtiyaç duyduklarını belirtmiş, eli silah tutanların
orduya katılmasını, malları olanların da mallarını “kutsal dava” uğruna
fedakârca harcamalarını istemişlerdir. Onların bu vaazlarından sadece erkekler
değil, kadınlar ve hatta çocuklar dahi etkilenmiştir. Bu duygularla kadınların
bir kısmı savaşa katılırken büyük bir kısmı da evini ve çocuklarını geçindirmek
mecburiyetinde kalmıştır. Savaşa katılan kadınların bazılarının ismi belliyken,
tarihi kaynaklar kayıtlara geçmeyen on binlerce kadının olduğunu ve bunların
da Haçlı Seferlerine katıldığını belirtmektedir. Bu çalışmanın amacı; 1099-1250
yılları arası Haçlı Seferleri’ndeki Hristiyan kadınların durumunu ortaya koymak
ve bu kadınların bazılarını da ismen zikrederek aktarılanları desteklemektir. Bu
bağlamda savaşa katılanlar ve katılmayanlar olarak kategorize edilen Haçlı
kadınlarının, din adına yapılan savaşlarda yaşadıkları durumlar gösterilmek
istenmiştir. Çalışmanın hazırlanmasında, öncelikle dönemin kroniklerine
başvurulmuş, ardından çalışma Türkçe, Almanca ve İngilizce dillerinde kaleme
alınmış çağdaş eserlerle de zenginleştirilmiştir
Üretim Maliyetlerinin Denetimine Genel Bir Bakış”
Denetim, günümüz iş dünyasında işletmeler için oldukça önemli ve kritik bir konuma gelmiştir. Zira, denetim işletmelerde varlık kayıplarını engellerken bir taraftan da etkinlik ve verimlilik sağlanması hususunda etkilidir. Aynı zamanda, son yıllarda gözlemlenen teknolojik gelişmeler denetimin kritik rolünü daha da belirginleştirmiştir. İşletmelerin üretim maliyetlerinin kontrol altına alınabilmesi için ise, üretimi oluşturan maliyet unsurlarının belli bir disiplin içinde, sürekli ve kararlı bir şekilde denetimlerinin yapılması gerekir. Bu amaçla çalışmada üretime konu olan maliyet kalemlerinin denetiminde hangi konular üzerinde durulması gerektiği ana hatları ile belirtilmiştir
EFFECTS OF SALICYLIC ACID APPLICATION ON COLD TOLERANCE AND GENE EXPRESSION IN PEPPER (Capsicum annuum L.) SEEDLING.
This project was developed to investigate the contribution of salicylic acid to development of pepper seedlings grown in low temperature (0 0C) conditions. The research was carried out in the controlled plant growing cabinet in the research- investigation area of the Department of Horticulture, Faculty of Agriculture, Siirt University. As a vegetable material, Urartu F1 pepper type (capia) which is used in greenhouse cultivation has been used.
As a dose of different salicylic acid; 0.01 and 0.05 mmol doses were used. The dose of 0 mmol salicylic acid was used as control group. Application frequency; It was applied 1 time, 2 times and 3 times.
3 different cold application times were also investigated; 24 hours, 48 hours and 72 hours. The experiment was designed in randomized plots and 3 replications.
In the pepper seedlings, the effect on the weight loss of the seedlings, the rate of loss in the seedlings, the turgority of the seedlings, the rate of living seedlings, the signs of cold damage and the rate of continuing the development of seedlings and the effect of the seedlings on the WRKY genes were investigated.
At the end of the research; there was no statistical difference between the results of Turgorite and Cold Loss in seedlings. The 0.01 mmol dose of salicylic acid showed a positive effect on the rate of seedlings while the 0.05 mmol dose showed the most positive effect on turgorite protection. The control group, which did not use salicylic acid, had the most positive result after the application of cold in the seedlings. Between holding times at low temperatures, the 24-hour hold is recorded as the best time for all measurements except wilt. It has been determined that the frequency application performed 3 times is better than the other (1 time and 2 times) applications. Considering the administration of both salicylic acids, it was found that 0.05 mmol dose had a clearer and more understanding response to the expression of WRKY gene