Siirt University Institutional Repository
Not a member yet
1590 research outputs found
Sort by
Siirt ili Merkez ilçede kırmızı et tüketim alışkanlıkları ve tüketimi etkileyen faktörler
Kırmızı et tüketimi insanların sağlıklı beslenmesinde ve ülkelerin gelişmişlik düzeyinin belirlenmesinde önemli bir faktördür. Bu çalışma Siirt ili Merkez ilçede kırmızı et tüketim alışkanlığını ve tüketimi etkileyen faktörleri incelemek amacıyla yapılmıştır. Veriler tesadüfi örnekleme metoduyla belirlenen 161 kişi ile yüzyüze anket yapılarak elde edilmiştir. Deneklerin yaklaşık olarak yarısı kadınlardan oluşmakta ve çoğunluğu Siirt ilinde sadece ikamet ettiklerini belirtmiştir. Araştırmaya katılanların çoğunluğu lise-lisans derecesine sahip, evli ve orta yaşlı insanlardan oluşmaktadır. Katılımcılar genellikle koyun etini, orta fiyatlı etleri ve alım yeri olarak da kasabı tercih etmektedirler. Katılımcıların kırmızı eti tercih etmesinde alışkanlık başta olmak üzere lezzetli ve sağlıklı olması gibi faktörler de etkili
olmuştur. Tüketiciler kırmızı et satın alırken alım yerinin hijyenik olmasına ve ürünlerin etiketli olmasına daha çok dikkat etmişlerdir. Tüketicilerin et tüketim miktarları üzerine ailedeki birey sayısı, aylık ortalama gelir ve aylık ortalama gıda harcaması etkili olmuştur. Sonuç olarak Siirt ilinde daha çok koyun etinin tüketildiği ve bu durumun bölgede küçükbaş hayvancılığın yaygın olmasından ve dolayısıyla alışkanlıktan kaynaklandığı düşünülmektedir
DNA Cleavage Properties, Antimicrobial and Cytotoxic Activity, and 4D-QSAR Analysis of Some Pyrazole Derivatives
Background: An extensive study of 19 pyrazole derivatives were carried out based on the evaluation of DNA cleavage properties, antimicrobial and cytotoxic activities and 4D-QSAR analysis including pharmacophore modelling and bioactivity prediction by the Electron Conformational-Genetic Algorithm (EC-GA) method.
Methods: The pyrazole derivatives were tested for their antimicrobial activity against certain human pathogenic organisms using the agar diffusion procedure. Binding of compounds with DNA was studied by gel electrophoresis using plasmid pBR322 DNA. The compounds were investigated for their properties as cytotoxic agents by brine shrimp lethality bioassay. To identify the pharmacophoric elements and find out the most important molecular properties which govern cytotoxic activity, multiple conformations of the compounds were used.
Results: The urea derivatives of pyrazole had higher antibacterial activities against Gram-negative bacteria than against Gram-positive bacteria. Many of the compounds were found to cleave plasmid pBR322 DNA from the supercoiled form to the nicked circular. The cytotoxicity values of the compounds ranged from 13.87 to 84.1 µg/mL. The generated QSAR model was evaluated through the use of the Leave-One-Out Cross Validation (LOO-CV) method. A statistically significant and considerably predictive QSAR model was obtained with 4- descriptors resulting in R2 training =0.8223, R2 test =0.9346, q2=0.6201, q2 ext1=0.8672, q2 ext2= 0.8662 and q2 ext3=0.9511.
Discussion: The generated model demonstrates that geometrical parameters are more correlated with cytotoxic activity. The resulting EC-GA model would provide benefits to design novel bioactive pyrazole derivatives which are more potent and have less side effects.
Conclusion: It is believed that the generated QSAR model gives insight into developing new more potent pyrazole derivative drugs
THE USE OF RAPESEED OIL METHYL AND ETHYL ESTERS AND OF RAPESEED OIL-DIESEL MIXTURES AS FUELS FOR DIESEL ENGINE
This study was conducted over a year peri-od incorporating one growing seasons of 2013–2014 with the aim being to investigate the effects of the free fatty acid and yield characteristics of different rapeseed genotypes planted at different sowing times in the climate of Diyarbakır, Tur-key on biodiesel production, on engine perfor-mance and on emission values. The study was conducted in the trial areas of the Department of Field Crops of the Dicle University Faculty of Agriculture, in which the quality traits of the rapeseed (oil ratio and fatty acid content) were analyzed. The genotypes, ‘Licord’ was achieved the highest oil content (38.13%). The highest alpha-linolenic acid (1.25%), and oleic acid (65.1%) were recorded from the genotype ‘Ex-press’. The highest linoleic acid (18.16%) was achieved from Lirown genotype. Among the different varieties of rapeseed, those with the highest oil ratio and fatty acid content were se-lected and subjected to transesterification to obtain rapeseed oil methyl and ethyl esters. These were then tested in a small power diesel engine in accordance with the EN 14214 stand-ard, which is considered applicable by the Ener-gy Market Regulatory Board of Turkey for the investigation of the performance and emission characteristics of such ester fuels. The study made use of single-cylinder, direct injection, four-cycle, 5.5 kW nominal power diesel engine. The use of fatty acid esters was found to give moment and power values close to those of die-sel engine fuel, although the ester fuels showed a slight increase in fuel consumption values. The transesterification of rapeseed was found to reduce viscosity and to decrease calorific value and specific weights. Emission values for CO and CO2 were found to be lower than number 2-D diesel fuel, while an increase was observed in the level of NOx
Öğretmenlerin Etkili Yaşam Boyu Öğrenme Algılarının İncelenmesi
Bu araGtırma, öğretmenlerin yaGam boyu öğrenme algılarının görev yapılan ilçe, cinsiyet, yaG, medeni durum, hizmet yılı, görev yapılan öğretim kademesi ve yaGam boyu öğrenmeye iliGkin seminer alıp/almama değiGkenlerine göre incelemeyi amaçlamaktadır. Bu araGtırmada betimsel-tarama modeli kullanılmıGtır. AraGtırmanın evrenini, 2017-2018 eğitim öğretim yılında Siirt Gl Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı devlet okullarında görev yapan öğretmenler oluGturmaktadır. AraGtırmanın örneklemini ise Siirt ili Merkezi ve ilçelerinde bulunan devlet okullarında görev yapan 598 Okul Öncesi, Glkokul, Ortaokul ve Ortaöğretim (Lise) öğretmenleri oluGturmaktadır. AraGtırmada öğretmenlerin demografik özelliklerine belirlemek için araGtırmacı tarafından oluGturulan kiGisel bilgiler formu ve öğretmenlerin yaGam boyu öğrenme algılarının belirlenmesi amacı ile Günüç, OdabaGı ve Kuzu (2014) tarafından geliGtirilmiG olan Etkili YaGam Boyu Öğrenme Ölçeği (EYBÖÖ) kullanılmıGtır. Ölçeğin Cronbach Alpha iç tutarlık-güvenirlik katsayısı .96 olarak hesaplanmıGtır. AraGtırmada toplanan veriler SPSS 21 paket programı kullanılarak çözümlenmiGtir. Toplanan veriler istatistiksek olarak normal dağılım göstermediğinden verilerin çözümlenmesinde non-parametrik testlerden Kruskal-Wallis H testi ve Mann-Whitney U testi kullanılmıGtır. AraGtırma sonucunda araGtırmaya katılan Milli Eğitim Bakanlığı kurumlarındaki öğretmenlerin YBÖ algılarının; görev yapılan ilçe, yaG, cinsiyet medeni durum, hizmet yılı, görev yapılan okul kademesi değiGkenine göre anlamlı bir farklılık göstermediği sonucuna varılmıGtır. Öğretmenlerin YBÖ algılarında seminer durumu değiGkenine göre seminere katılan ve seminere katılmayan öğretmenlerin YBÖ algıları arasında anlamlı farklılık olduğunu göstermiGtir
10. Sınıf Öğrencilerinin Okul Rehberlik Servisinden Yararlanma Düzeylerinin İncelenmesi
Bu çalışmanın amacı 10. sınıf öğrencilerinin rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetlerinden yararlanma düzeylerini incelemektir. Araştırma evrenini Siirt il merkezinde öğrenim gören 10. sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Örneklem, 2019 yılında, Siirt il merkezinde beş farklı lise türünde öğrenim gören 896 ortaöğretim 10. sınıf öğrencisinden oluşmaktadır. Araştırmada öğrencilere “Kişisel Bilgi Formu” ve araştırmada veri toplama aracı olarak Oran (2013) tarafından geliştirilen “Öğrenci Anketi” uygulanmıştır. Öğrencilerin okul rehberlik servisinden yararlanma düzeylerinin ölçek alt boyutlarına vermiş oldukları yanıtlara göre incelendiği çalışmada elde edilen sonuçlara göre, öğrencilerin rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetleri alt boyutlarının tümünde orta düzey katılım gösterdiği görülmüştür. Ayrıca, öğrencilerin rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmet alanları alt boyutlarından en yüksek katılım gösterdiği yararlanma boyutunun “Danışmana güven duyma” alt boyutu olduğu görülmektedir. En düşük katılım gösterilen alt boyutun ise “İhtiyaç olarak görme” alt boyutu olduğu bulunmuştur.
10. sınıf öğrencilerinin demografik değişkenlerine göre okul rehberlik servisinden yararlanma düzeylerinin farklılıklarına ilişkin sonuçlara göre, daha önce okul rehberlik servisinden yararlanma durumu bakımından tüm alt boyutlarda farklılığın anlamlı olduğu görülmüştür. Ayrıca, not ortalaması ve anne eğitim düzeyi bakımından okul rehberlik servisinden yararlanma alt boyutlarının farklılığının anlamlı olduğu bulunmuştur.
Araştırmada elde edilen sonuçlar doğrultusunda, Siirt il merkezindeki 10. sınıf öğrencilerinin okul rehberlik servisinden yararlanma düzeylerine ilişkin güncel durum hakkında bilgi edinilmiştir. Sonuçların sonraki araştırmalara ve okul rehberlik servisine yönelik düzenlemelere yönelik katkı sağlayabileceği düşünülmektedir
An optimized Steffensen-type iterative method with memory associated with annuity calculation
Determining of Some Struggle Opportunities for Cicada (Lyristes Plebejus Scopoli) (Hemiptera: Cicadidae) and Weeds Which Is Harmful in Apricot Orchards in Turkey.
Entomology
Finansal Performansın Rasyo Yöntemiyle Analizi: Borsa İstanbul’da (Bist’de) İşlem Gören Havayolu Şirketleri Üzerine Bir Uygulama
Bu çalışmada Borsa İstanbul’da (BİST’de) işlem gören Türk Hava Yolları A.Ş. ve Pegasus Hava Yolları A. Ş.’nin finansal performansı 2013-2017 periyodu için rasyo (oran) analizi ile incelenmiştir. Havayolları şirketlerinin finansal performansının analiz çalışması için şirketlerin bilanço ve gelir tablolarından faydalanılmıştır. Söz konusu şirketlere ait mali tablolar, Kamuyu Aydınlatma Platformu’ndan (KAP) alınmıştır. KAP’tan alınan veriler çalışmanın amacına uygun olarak 17 oranın hesaplanmasında kullanılmıştır. Borsa performans oranları çalışmaya dahil edilmemiş, uygulama çalışması Microsoft (MS) Excel bilgisayar programı (yazılımı) yardımı ile gerçekleştirilmiştir. Araştırma bulgularına göre, Türk Hava Yolları A. Ş.’nin likidite oranları Pegasus Hava Yolları A.Ş.’ye göre daha düşüktür. Aynı zamanda, net çalışma sermayesi ve borç ödeme gücü bakımından Pegasus Hava Yolları A. Ş., Türk Hava Yolları A. Ş.’ye göre daha başarılıdır. Genel olarak, her iki firma da faaliyetlerini etkin bir şekilde yürütmektedir. İşletmelerin sahip oldukları stokların geri dönüşümü ve alacakların da tahsil hızı yüksek olup, yıllar itibari ile istikrarlı bir seyir izlemiştir. Varlıkların kullanım etkinliğini ölçen varlık devir hızı incelendiğinde, her iki şirket de genel olarak başarılıdır. Türk Hava Yolları A.Ş.’nin borçluluk oranı, Pegasus Hava Yolları A.Ş.’ye göre daha yüksektir. Her iki şirket de duran varlık finansmanında ağırlıklı olarak uzun vadeli borçlanma ve öz kaynaklar yöntemini tercih etmiş olup, doğru bir finansman kararında bulunmuştur. Karlılık oranları incelendiğinde, her iki şirketin de dönemler itibari ile karlılıkları dalgalanma göstermektedir. Her iki şirketin de karlılık oranları birbirlerine yakın durumdadır. Firmaların, ana faaliyetleri konusunda karlı oldukları görülmektedir. Türk Hava Yolları A.Ş., cari oran hususunda sorunludur. Çalışmaya konu olan her iki şirketin de borçluluk oranlarının yüksek olduğu görülmektedir. İki şirket arasında kıyaslama yapacak olursak, Pegasus Hava Yolları A.Ş.’nin, Türk Hava Yolları A.Ş.’ye göre finansal performansı yüksek olup, yatırım açısından daha cazip konumdadır
İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyelerinin Helal Turizme Yönelik Bakış Açıları
Halal tourism is a relatively new concept in tourism industry and an open field for improvement. In the literature for this niche market which has a great potential, because of the new terminology of the concept, it is seen that there are different uses such as ‘Halal Tourism’, Islamic Tourism’ or ‘Muslim Friendly Tourism’ for the tourism products and services that address the needs of Muslim tourists. Using this concept differently leads to both conceptual confusion in the literature and complexity in understanding the concept by tourists. In this context, because the nature of the concept is multidisciplinary and the religious aspect is dominant, the aim of the study is to determine the perspectives of the academic member of the Theology Faculty about halal tourism. Within this scope, the phenomenology design which is one of the qualitative research methods was preferred because of the deep understanding of the actors’ perspectives and the exploration of personal perspectives and the data obtained from the academic member of the Theology Faculty at Siirt University were evaluated in this context. As a basic result of the research, it was determined that the participants evaluated the concept of halal tourism within the themes of ‘Food and Beverage’, ‘Adherence to Islamic Rules’ and ‘Compliance with Beliefs and Values’. In addition, it was found that the majority of the participants were eligible to use the concept of halal tourism in the literature while the participants who proposed the use of a different concept agreed on the concept of ‘Islamic Tourism’
İbn Ebû Dâvûd’un Kitâbü’l-Mesâhif’i ve bazı mülahazalar
Hicri III. asırda yaşamış olan İbn Ebû Dâvûd, (230/844-316/929) ailesinin ilmî bir geleneğe sahip olması sebebiyle daha çocukluğundan itibaren ilmî faaliyetlerin içerisinde olmuş, o devrin önde gelen âlimlerinden dersler almıştır. Yaptığı pek çok geziyle de bilgi ve görgüsünü artırmış çok yönlü bir âlim olmuştur. İçlerinde devrinin ileri gelen âlimleri arasına katılacak olan birçok öğrenci yetiştirerek Müslümanların ilim ve irfan hayatına katkılar sunmuştur. O; kıraat, tefsir, hadis, kelam ve fıkıh alanlarında pek çok eser vermiştir. Ancak bunlardan en önemlisi Kur’an tarihi alanında önemli bir kaynak olan Kitâbü’l-Mesâhiftir. Bu eser, o devirde Kitâbü’l-Mesâhif ve İhtilâfü’l-Mesâhif isimleriyle yazılan pek çok kitaptan elimize ulaşan tek eser olması ve daha sonra kaleme alınan pek çok esere kaynaklık yapması münasebetiyle de çok değerlidir. Bu tebliğimizde İbn Ebû Dâvûd’un Kitâbü’l-Mesâhif adlı eserindeki temel konularla ilgili bazı mütalaalarımızı, kitaptaki işleniş sırasına göre ele alarak önemli gördüğümüz bir takım mülahazaları paylaşmaya gayret edeceğiz