Siirt University Institutional Repository
Not a member yet
1590 research outputs found
Sort by
Sinekli bakkal ve üç İstanbul romanlarında din ve inanç krizi
Sinekli Bakkal ve Üç İstanbul romanlarında vaka zamanı (II. Abdülhamit Dönemi) ve anlatma zamanı (Cumhuriyet Dönemi-1936) örtüşmektedir. Her iki romanda dinsiz, dini eleştiren alafranga tipler ve yobaz, çıkarcı, sahtekâr imamlar bulunmaktadır. Romanlar, yazar-anlatıcıların iç dünyalarında yaşadıkları kaotik ruh halini, inanç bunalımlarını yansıtmaktadır. Osmanlı İmparatorluğu’nun Batı medeniyeti karşısında yıkılışına tanıklık eden son dönem birçok Türk aydını gibi Halide Edip Adıvar (1882-1964) ve Mithat Cemal Kuntay’ın (1885-1956) da din duygusu sarsılmıştır. Her iki romanın inanç krizi yaşayan tipleri entelektüeldir. Adıvar’ın romanlarında din ve inançla ilgili tartışmalar genelde eski rahip Perengrini ve mutasavvıf Vehbi Dede arasında geçer. Romanda Jön Türk kahramanlarının da dine ve geleneğe karşı tereddütleri vardır. Kuntay’ın romanında dinsizliğiyle tanınan Adnan avukat, inanç bunalımı yaşayan alafranga düşkünü Haldun da doktordur. Sinekli Bakkal ve Üç İstanbul romanlarındaki dinsiz tiplerin ve dinle ilgili olumsuz eleştirilerin arkasında yazarların inanç krizini görmek mümkündür. Türk edebiyatında şair ve yazarlarının tereddütlü imanını, dine karşı eleştirel tutumunu yansıtan çok sayıda anlatı bulunmaktadır. Sinekli Bakkal ve Üç İstanbul romanları bu geniş evren içerisinde birer örneklemdir. Edebi anlatılarda yazar ve şairlerin din duygusunu ortaya çıkaran akademik çalışmalarının sayısı oldukça sınırlıdır. Bu araştırma, din duygusu bağlamında sanat ve sanatçı ilişkisini ortaya çıkaran akademik çalışmalara katkı sunmayı amaçlamaktadır. Nitel araştırma tekniğinin uygulandığı çalışmada konuyla ilgili literatür taraması ve doküman incelemesi yapılmıştır. Kurmacalarda ve reel kaynaklarda elde edilen bilgiler, çalışmanın Bulgular bölümünde değerlendirmiştir. Çalışmanın Sonuç bölümünde din duygusu bağlamında yazar roman ilişkisi açıklanmıştı
2023 VISION DOCUMENT REGARDING THE OPINIONS OF SCHOOL ADMINISTRATORS
Bu araştırmanın amacı, başta Türkiye’nin eğitim sorunlarına
çözüm bulmak amacıyla yayımlanan 2023 Vizyon belgesinde ortaya
konulan hedeflerin eğitim sorunlarını çözmede ne derece etkili olacağını
saptamaktır. Araştırmada okul yöneticileriyle görüşülmüştür. Okul
yöneticileriyle yapılan görüşmelerde, 2023 Vizyon belgesinde ortaya
konulan hedeflerle bölgeler arasındaki eğitim farklılıklarının azalıp
azaltmayacağı, öğrenciler açısından bir fırsat eşitliğinin sağlanıp
sağlanmayacağı, ortaya konulan hedeflerle yeni bir neslin yetiştirilip
yetiştirilemeyeceği, öğretmenin toplumda kaybettiği eski saygınlığına
kavuşup kavuşmayacağı, hedeflerin ülkemizi eğitim açısından dünya
ülkeleri arasında istenilen konuma getirip getirmeyeceği, sınavla öğrenci
alan okul sayısının azaltılmasının var olan sorunların çözümünde nasıl
bir etki yaratacağı, zorunlu ders sayısı ve çeşidinin azaltılmasının öğrenci
üzerinde nasıl bir etki yarattığı, okullarda idareci olmak için getirilen
sınav ve yüksek lisans şartının nasıl değerlendirildiği, eğitimin dört temel
ayağı arasında etkili bir iletişimin kurulması halinde öğrenci
disiplinsizliğinin azalıp azalmayacağı ve 2023 Vizyon belgesini genel
olarak nasıl buluyorsunuz sorularına cevap aranmıştır. Bu sorulara
cevap bulmak amacıyla Siirt ilinde ilkokul ve ortaokullarda görev yapan
30 okul yöneticisiyle görüşülmüştür. Araştırma nitel araştırma
yöntemlerinden görüşme yöntemi kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Daha
önceden hazırlanan sorularla yarı yapılandırılmış görüşme formu
kullanılarak eğitim yöneticilerinin 2023 Vizyon belgesi hakkındaki görüşleri alınmıştır. Elde edilen bulgular betimsel analiz yöntemi
kullanılarak sunulmuştu
Suriyelilerin Göç, Vatandaşlık, Geri Dönüş Eğilimleri ve Ekonomik Etkileri: Siirt Üniversitesi Suriye Kökenli Öğrenciler Örneği
Suriye'de yaşanan çatışmaların uzun sürmesi, 21. yüzyılın en büyük uluslararası sınır aşan kitlesel nüfus hareketine neden olmuştur. Bu büyük göç hareketinde de komşu ülkeler ilk hedef haline gelmiştir. Türkiye, pek çok nedenden ötürü Suriyeli göçmenlere karşı açık kapı politikası izlemiştir. Bu politika sonucunda da dünyada en çok Suriyeli göçmene ev sahipliği yapan dolayısıyla da en çok maliyete katlanan ülke olmuştur. Suriye'de yaşanan sorunun kısa vadede çözüleceğine dair en küçük bir belirti dahi görülmemektedir. Bu da göçmenlerin Türkiye'de kalma süresinin uzayacağını ifade etmektedir. Göçmenler için ev sahibi ülkede kalma süresinin uzaması geri dönme isteğini azaltabilir. Hatta ev sahibi ülkede doğan çocuklar için vatandaşı olunan ülke herhangi bir ülkeden farklı bir anlam ifade etmeyebilir. Bu da göçmenlerin ev sahibi ülkede kalıcı olmasına, gönüllü olarak ülkelerine geri dönmek istememelerine neden olabilir. Göçmenlerin kalıcı olması ise ev sahibi ülkede ciddi sosyo-ekonomik sorunlara sebep olabilir. Çalışmada, üniversite ölçeğinde Suriye kökenli öğrencilerin göç, vatandaşlık, geri dönüş eğilimleri ve bu eğilimlerin ekonomik etkileri incelenmektedir
Experimentally determining of breakdown and damping voltages of corona discharge, depending on various electrode parameters
Günümüzde enerji kaynaklarına duyulan ihtiyacın sürekli artmasıyla birlikte elektrik enerjisi iletim ve dağıtım hatlarındaki kayıp kaçak oranlarının azaltılmasına yönelik çalışmalar da giderek önem kazanmaktadır. Elektrik enerjisi iletim ve dağıtım sistemlerinde meydana gelen teknik kayıpların azaltılmasında önemli katkılar sunan bu tez çalışmasında, korona boşalmalarının tutuşma ve sönümleme gerilim değerlerini belirleyen önemli faktörlerden olan çeşitli elektrot malzemesi (paslanmaz çelik, bronz ve alüminyum) ve farklı elektrot kombinasyonları (Düzlem-Düzlem, İğne-Düzlem ve İğne-İğne) için bazı deneysel uygulamalar gerçekleştirilmiştir. Çalışma kapsamında, özel olarak tasarlanmış çeşitli şekillerdeki elektrotların farklı kombinasyonlarında ve atmosferik basınç koşullarında korona boşalması oluşturularak; elektrotlar arası açıklığa bağlı olarak boşalmanın tutuşma ve sönümleme gerilimleri ölçülmüştür. Bu işlemler ayrıca, farklı elektrot malzemelerinde incelenerek elektrot malzemesinin boşalmanın tutuşma ve sönümleme gerilimleri üzerindeki etkileri araştırılmıştır. Alınan sonuçlara göre, elektrot malzemesinin (yapısı ve kararlılığının) ve Elektrot konfigürasyonunun boşalmanın tutuşma ve sönümleme gerilimleri üzerinde önemli bir etkisinin olduğu; malzemenin karalılığı ve elektrotlar arasındaki elektrik alanın homojenliği arttıkça boşalmanın tutuşmasının daha da zorlaştığı görülmüştür.TEZ KABUL ve ONAYI ii
ÖN SÖZ iii
İÇİNDEKİLER iv
TABLOLAR LİSTESİ v
ŞEKİLLER LİSTESİ vi
KISALTMALAR ve SİMGELER LİSTESİ viii
ÖZET ix
ABSTRACT x
1. GİRİŞ 1
1.1. Gazlarda Elektrik Boşalmaları 2
1.2. Atomun Uyarımı ve İyonizasyon: 3
1.3. İyonizasyon Türleri: 4
1.4. Gazlarda Elektrik Boşalmalarının Bazı Önemli Türleri 5
1.4.1. Bariyer boşalması 5
1.4.2. Kısmi boşalma (PD) 6
1.4.3. Korona boşalması 7
2. LİTERATÜR ARAŞTIRMASI 9
2.1. Konuyla İlgili Yapılmış Olan Çalışmalar 9
2.2. Tezin Güncelliği 15
3. MATERYAL ve YÖNTEM 16
3.1. Materyal 16
3.2. Metot 19
4. BULGULAR 21
5. SONUÇLAR ve ÖNERİLER 39
5.1. Sonuçlar 39
5.2. Öneriler 40
6. KAYNAKLAR 41
ÖZGEÇMİŞ 4
Öğrencilerin ilahiyat fakültesine yönelik görüşleri
Yüksek din eğitimi kurumlarında, din öğretimi faaliyetinin yürütülmesinin tasarlama aşamasından başlayarak, uygun yöntem, teknik ve materyallerin belirlenmesi, eğitim ortamının hazırlanması, sosyal alanların oluşturulması konularında eğitimin en önemli paydaşı olan öğrencilerin katılımının aktif olarak sağlanması, ilahiyatlardaki akademik başarıya ve eğitimin niteliğine katkı sağlayacağı muhakkaktır. Bu bağlamda öğrencilerin başta eğitim-öğretim olmak üzere, sosyal ve kültürel alanlardaki düşüncelerinin alınması, sorunların tespit edilmesi, ilgili alanlarda istatistiki verilerin ortaya konması ve bu verilerden yararlanılması oldukça önem arz etmektedir. Nitekim ortaya çıkan fikir ve düşünceler ile öğrencilerden gelebilecek teklifler ışığında öğrenciler arasında dayanışmaya, sosyalleşmeye, bilgi paylaşımına, öğrencilerin entelektüel gelişimine katkı sağlayacak fikirlerin uygulamaya konulması ve din öğretiminin daha etkin yürütülmesi için uygun yükseköğretim zemininin öğrenci ile birlikte oluşturulması gerekliliktir. Bu çalışmada ilahiyat fakültesi son sınıf öğrencilerinin fakülte içerisinde eğitim-öğretim sürecini etkileyebilecek genel unsurlara karşı görüşlerini ortaya koymak amaçlanmış olup, bu amaç doğrultusunda Siirt Üniversitesi İlahiyat Fakültesi 2018-2019 eğitim öğretim yılı son sınıf öğrencileri ile anket çalışması yapılmıştır
Approximate solutions to the conformable Rosenau‐Hyman equation using the two‐step Adomian decomposition method with Padé approximation
..
Ashâb-ı Kehf gençleri bağlamında gençliğin inancının yeniden inşası
Kur’an’da, zorbalığa ve zulme karşı çıkan gençler diye takdim edilen ve Ashab-ı Kehf’i oluşturan gençler, efsane ve mitlerden arındırılarak anlaşılacak olsa, günümüz gençliğini inşa etmek için sayısız ilkeler sunacak niteliktedir. Bu sure, Kur’an’ın açık olarak “gençler” tabirini kullandığı ve güzel bir gaye için bir araya gelip “kehf”te/mağarada toplanan gençleri insanlığa örnek olarak takdim ettiği önemli surelerden bir tanesidir. Burada anlatılanlar, hikâye olsun diye anlatılmamıştır ve diğer Kur’an kıssaları gibi ibretler barındırmaktadır. Ashab-ı Kehf kıssası, muhtemelen dünyanın muhtelif mekânlarında gerçekten yaşanmış harikulâde bir öyküdür. Ayetlerde anlatıldığı şekliyle Kehf’te toplanarak gaye birliğine varmış gençler, hem yollarını şaşırıp sapıtmış kavimlerine hem de zalim hükümdarlarına karşı iman ve azimleriyle karşı çıkmışlar; can pahasına davalarının arkasında durmuşlardır. Bu zor ve onurlu işi yaparken Allah ile bağlarını koparmamışlar ve ucunda ölümün olduğunu bilerek hakkı seslendirmişler, sağlam ve sahih bir imanın tüm tezahürlerini ortaya koymuşlardır. O gençler, Allah’a kulluğu yasaklayan ve her türlü zulmü ortaya koymaktan çekinmeyen zalimlere karşı Rablerine sığınmışlar ve ihtişamlı hayatlarını terk ederek mağaralarda yaşamaya razı olmuşlardır. Bu araştırmamızda, gençleri ihtişamlı yaşantılarını reddedip mağara hayatına razı olmaya sevk eden amilleri Kehf suresi ışığında anlatmaya ve günümüz gençliğinin inançlarının yeniden inşa edilebilmesi için surenin ortaya koyduğu ilkeleri güncellemeye gayret edecek ve konuyla ilgili fikirlerimizi paylaşacağız
Hilâfetin kaldırılmasının Avusturya basınında yansımaları
Memlûk Sultanlığının fethinden itibaren kutsal emanetlerle beraber devralınan Hilâfet
makamı Osmanlı padişahlarına manevi bir otorite sağlamıştır. Hilâfet makamı saltanatın
kaldırılmasının akabinde 3 Mart 1924 yılında yeni meclisin iradesi sonucu kaldırılmış
ve son halife Abdülmecid Efendi aile efradıyla beraber ülke dışına gönderilmiştir. İslam
dünyasında geniş bir yankı bulan bu hadise Avrupa’da da ilgiyle takip edilmiştir. Öyle
ki Avrupa basını olayı bir iki gün içinde gazetelerin baş sayfasında duyurmaya
başlamış, zaman içinde de konunun haber değeri azalmasına rağmen uzunca bir süre
daha köşe yazılarıyla Hilâfet kavramını yorumlamaya devam etmişlerdir.
Hilâfetin kaldırılması Avrupa’da basılan gazetelerde çok daha geniş bir perspektifte
işlenmiş ve gazetelerde “bölgeden gelen raporlar” şeklinde yayımlanmıştır. Osmanlı
Devleti’nin ezeli rakibi ve son müttefiki olan Avusturya’da basılan gazetelerde de
Hilâfetin kaldırılmasının detaylı bir şekilde aktarıldığı görülmektedir.
Bu çalışmada Hilâfetin kaldırılmasının ve akabinde gelişen olayların Avusturya
basınındaki yansımaları ortaya konacaktır. Bu bağlamda maiyetiyle beraber Avrupa’ya
giden Abdülmecid Efendi’nin yolculuğu, uğradığı menziller ve bu süreçte yaşadığı
hadiseler aydınlatılmaya çalışılacaktır. Ayrıca kaldırılan Hilâfet makamının yerine
Avrupa devletleri tarafından planlanan yeni oluşumların haberleri de söz konusu
gazetelerden taranacaktır