Antalya Bilim University Institutional Repository
Not a member yet
    2108 research outputs found

    An improved artery pressure sensor design that minimally disturbs blood pressure and flow

    No full text
    This paper reports the design of an in-vivo pressure sensor that can be implanted around the artery to measure blood pressure. As traditional arterial pressure sensors are completely wrapped around the artery, they reduce blood pressure and mass flow rate inside the artery. Two designs were proposed here to overcome these negative effects. The designs consist of two identically sized piezoelectric sensors placed opposite each other around the artery and a substrate whose endpoints are tied by medical suture to fix the sensors. The piezoelectric sensor allows to detect blood pressure as an electrical signal during the arterial pressure wave. The proposed designs were analyzed by the finite element simulations to evaluate the improvements in blood pressure and mass flow rate compared to previously reported sensor designs. In this respect, it has been proven that the blood pressure and mass flow rate values are improved from 99.88% to 99.97% and from 85.34% to 94.37%, respectively.No sponso

    Populist rhetoric in Hungary: experiences of Turkish immigrants

    No full text
    Avrupa’da yükselişe geçen popülist ve otoriter siyasi dönüş, göçmen gruplarını hedef alan hem söylemler hem politikalar üzerinde etkili olmuştur. Bu çalışma, popülist bir dönüşüm yaşayan Macaristan’daki Türk göçmenlerin deneyimlerini incelemektedir. Avrupa’daki Türk göçmenler kapsamlı bir şekilde incelenmiş olsa da Macaristan’daki küçük ama artan Türk göçmen nüfusu çok az gözlemlenmiştir. Macaristan, liberal Avrupa değerleri ve yükselen popülist söylem arasında gidip gelmektedir. Macaristan’da özellikle Müslümanları hedef alan dışlayıcı söylemin, Türklerin göçmen olarak gündelik deneyimlerini nasıl değerlendirdiklerine yansıması beklenmektedir. Araştırma, Macaristan’daki Türklerle yapılan 20 yarı yapılandırılmış, derinlemesine görüşmeye dayanmaktadır. Katılımcılar kartopu yöntemine göre seçilmiştir. Bulgular, olumsuz deneyimlerden ziyade olumlu deneyimlere işaret etmektedir. Görüştüğümüz Türk göçmenlere göre bunun bir nedeni, Macaristan’daki Türklerin profilleri ve diğer göçmen gruplarına göre nispeten az sayıda olmaları ve bu nedenle daha az hedef haline gelmeleridir. İkincisi, Macarlar ve Türkler arasındaki sosyal ve kültürel benzerlikler, genel olarak olumlu tutumları desteklemektedir. Üçüncüsü, Türkiye ile Macaristan arasındaki yakın siyasi ilişkiler, Türkler ve Macarlar arasında uzlaşmacı ilişkilere yol açmaktadır. Bu bulgular, Macaristan’daki Türklerin, Orbán’ın otoriter ve popülist söyleminden olumsuz etkilenmediklerini iddia eden, diğer göçmen gruplarından ayrışan bir grup olduğuna işaret etmektedir.In an era of increasing populism across Europe, antiimmigrant and exclusionary rhetoric and policies have become widespread. This research studies Turkish migrants in Hungary to assess the extent to which Hungary’s populist turn has affected their experiences as immigrants. Turkish immigrants have been studied extensively across Europe, yet Hungary’s small but increasing Turkish population has been little observed. As a member of the EU, Hungary is caught between liberal European values and illiberal, populist politics. Exclusionary rhetoric, particularly targeting Muslims, is expected to reflect on how Turks evaluate their everyday experiences as migrants. The research is based on 20 semi-structured, in-depth interviews with Turks in Hungary. Findings point to positive rather than negative experiences. One reason presented by the interviewees themselves is the particular profile of Turks in Hungary and their relatively smaller presence, making them less of a target. Second, they claim that social and cultural commonalities between Hungarians and Turks support generally positive attitudes towards Turks. Third, close political relations between Turkey and Hungary lead to agreeable relations between Turks and Hungarians. Turks in Hungary emerge as a distinct immigrant group whose members claim they are not negatively affected or disadvantaged by Orbán’s illiberal populist rhetoric.No sponso

    Botulinum toxin-A in the treatment of upper facial wrinkles: Efficacy comparison of different formulations

    No full text
    Aim: It is suggested that different formulations of botulinum toxin-A (BoNT-A) used for the same indication might be a factor affecting patient satisfaction. This study aimed to assess patient satisfaction levels in treating upper facial wrinkles (UFW) using various BoNT-A formulations and their association with age and gender. Materials and Methods: This retrospective study included 600 UFW patients treated with different formulations of BoNT-A. The BoNT-A formulations included three different groups: onaBoNT-A (ONA, n:200), aboBoNT-A (ABO, n:200), and praBoNT-A (PRA, n:200). In the patient files or records, satisfaction levels from the BoNT-A application were scored as follows: 1: not satisfied, 2: slightly satisfied, 3: satisfied, 4: very satisfied, 5: completely satisfied. Results: The mean patient satisfaction scores for the ONA and ABO groups were similar, and were higher compared to the PRA group (4.4±0.5 vs. 4.3±0.6 vs. 4.0±0.9, P <0.001, respectively). The mean satisfaction score of the patients aged 18-30 and those aged >60 were lower than the other age group. Among all patients in the 41-50 age range, the patient satisfaction score was higher in the ONA group than the ABO and PRA group. In all female patients, the mean satisfaction score was lower in the PRA group compared to the ONA and ABO groups (P <0.001). Conclusion: While various BoNT-A formulations are generally associated with high patient satisfaction in the treatment of UFW, this can vary depending on age ranges and gender. Evaluating patient-related factors such as age and gender can contribute to the treatment planning for UFW and enhancing treatment adherence.No sponso

    Ameliyat sonrası ağrı yönetiminde müzik terapi

    No full text
    No sponso

    Antalya

    No full text
    Arkasında somut kültürel miras bırakan Anadolu uygarlıkları, ayrıca yediğimiz yemeğe, inanç sistemimize, gelenek ve göreneklerimize (Yenen, 2022) diğer bir ifadeyle insanlığın somut olmayan kültürel mirasına da zengin katkı yapmaktadır (antalya.ktb.gov.tr). Tarih öncesi dönemden günümüze (Antalya İl Kültür Müdürlüğü, 2012a), Anadolu’nun pek çok uygarlığına ev sahipliği yapan, bir kavşak noktası oluşturan (Koçakoğlu ve Çakılcı, 2020), Pisidya, Pamfilya, Likya, Lidya, Pers, Selevkos, Bergama, Roma ve Bizans, Selçuklu, Osmanlı uygarlıklarına sahne olan, halklar ve kültürler çerçevesinde yoğrulan, kültür havzası diğer bir ifadeyle kültür mozaiği olan Antalya (Antalya İl Kültür Müdürlüğü, 2012a), somut olmayan kültürel miras açısından da zengin bir görünüm arz etmektedir (antalya.ktb.gov.tr). Yaşam biçimleri, inanışları, beslenmeleri, yaşayışları, el sanatları, gelenek ve görenekleri ile Yörükler ve Türkmenler Antalya’nın zengin soyut mirasının oluşmasını sağlamışlardır (Uysal, 1999). Antalya’ya yerleşen Moralılar ile Giritliler’in etkisiyle de mutfak kültür ve mirası da zenginleşmiştir (Antalya İl Kültür Müdürlüğü, 2012b). Klasik Türk Süsleme ve El Sanatları, Geleneksel El Sanatı Ustalığı (Geleneksel Zanaatkarlık), Dokuma Sanatı ve Gelenekleri, Oya/Nakış İşleme, Dikiş ve Örgü Gelenekleri, Ölümle İlgili Gelenek ve Uygulamalar, İnanç ve İnanışlara Bağlı Gelenek ve Uygulamalar, Takvime Bağlı İnanış, Kutlama ve Gelenekler, Geleneksel Festival ve Şenlikler, Geleneksel Seyirlik Sanatlar ve Oyunlar, Geleneksel Sporlar, Geleneksel Şifa ve Temizlik Uygulamaları, Bakım Ürünleri Yapımcılığı, Türk Mutfak Kültürü/Geleneksel Yiyecek-İçecek Yapımı ve Toplumsal Uygulamaları ile şekillenen Antalya'nın zengin somut olmayan mirası; tirmis yapımı ve tirmisçilikten, boğaz çalma geleneğine, ebru sanatından, kahve geleneğine, nazarlık geleneği ve nazar boncuğundan, geleneksel Elmalı Yeşilyayla Yağlı Güreş Festivaline, hamam geleneği ve kültüründen, oya ve oyacılık kültürüne, kaşıkçılıktan, Döşemealtı Halıcılığına, çorap örücülüğünden, Fığla Bardağı yapımcılığına, pıngıdık oyunundan yorgancılık sanatı ve yorgan geleneğine, Alanya-Gökbel Yağlı Güreş Festivali geleneğinden, Alafaradın kilim dokumacılığına, geleneksel Türk okçuluğundan, İbradı Yöresi ölü helvası geleneğinden, Antalya Piyazı ve piyazcılıktan, ramazan bağaçası geleneği ve bağaçacılığa, canbazhane/körmük geleneğinden, gılamık (Ormana) dokumacılığına, Ceceler Mahallesinde iftar daveti geleneğinden, Hıdrellez ve geleneksel Söğle peyniri yapımına uzanan geniş bir yelpazede yer bulmuştur (antalya.ktb.gov.tr). UNESCO’nun çalışmaları, koruma faaliyetleri ve yaşayan insan hazinelerinin tanıtılmaları ile insanlığın yüzyıllar boyunca meydana getirdiği birikim ve deneyimden oluşan ve Antalya’nın kültürel çeşitliliğinden kaynaklanan bu kültürel mirasların; gelecek nesillere aktarılması ve gelecek nesillerde kültür ve kimlik bilinci oluşması ve Antalya’da unutulmadan yaşatılması sağlanmaktadır. Bu bölümde Antalya’nın envantere kabul edilen ve kabul edilmesi yakın zamanda beklenen somut olmayan kültürel miras unsurları, her biri birer destinasyon kültürel kimlik öğesi ve destinasyon çekicilik unsuru olarak ele alınacaktır.No sponso

    Genç futbolcularda ayak bileği propriyosepsiyonunun denge ve çeviklikle ilişkisinin incelenmesi

    No full text
    Amaç: Çoğu spor aktivitesi sırasında ayak-ayak bileği kompleksi vücudun zeminle temas eden tek parçası olduğu için, ayak bileği propriyosepsiyonu, sporda denge kontrolüne katkıda bulunan en önemli bileşenlerdendir. Erkek sporcularda denge, özellikle yanal ve yarı yanal hareketlerdeki çeviklik performansının önemli bir belirleyicisidir. Çevik olmak, özellikle takım sporları olmak üzere, hız ve koordinasyon gerektiren birçok spor dalında, sporcuya performans konusunda avantaj sağlar. Bu çalışmanın amacı, genç futbolcularda, ayak bileği propriyosepsiyonu ile denge ve çeviklik arasındaki ilişkiyi araştırmaktır. Yöntem: Çalışmaya, 38 erkek futbolcu (yaş 17,2 ±1,3 yıl) dahil edildi. Katılımcıların ayak bileği propriyosepsiyonları Aktif Eklem Hareketi Diskriminasyonu Aparatı (AMEDA) ile, dengeleri (Statik ve Dinamik) Tecnobody Prokin 252 postürografi ile, çeviklikleri (Yön Değiştirme ve Reaktif Çeviklik) Speedcourt ile test edildi. Bulgular: Çalışma sonucunda, katılımcıların ayak bileği propriyosepsiyonu ile dominant taraf tek ayak statik dengede medial-lateral salınım miktarı (r= -0.321); non-dominant taraf tek ayak statik dengede mediolateral salınım hızı (r= -0.335); non-dominant taraf tek ayak dinamik dengede mediolateral salınım hızı (r= -0.401) ve toplam salınım miktarı (r= -0.357) arasında negatif yönlü orta düzeyde ilişki bulunurken (P<0.05), propriyosepsiyon ile çeviklik arasındaki ilişki bulunmadı. Katılımcıların yön değiştirme testinin toplam süresi ile dominant taraf tek ayak statik dengede elips alan (r= 0.367); non-dominant taraf tek ayak statik dengede anterior posterior salınım miktarı (r= 0.372) ve elips alan (r= 0.354); dominant taraf tek ayak dinamik dengede anterior posterior salınım hızı (r= 0.377), mediolateral salınım hızı (r=0.333) ve toplam salınım miktarı (r= 0.353) arasında pozitif yönlü orta düzeyde ilişki bulundu (P<0.05). Ancak denge ile reaktif çeviklik ile arasında ise anlamlı bir ilişki yoktu. Çıkarımlar: Bu çalışmanın sonuçları, genç futbolcularda, ayak bileği propriyosepsiyonu ile dengenin ilişkili olduğunu ancak çeviklikle ilişkili olmadığını gösterdi. Denge performansının yön değiştirme performansını etkileyebildiği gösterildi. Genç futbolcularda antrenman programları planlanırken bu faktörlerin göz önünde bulundurulmasının önemli olduğu düşünüldü.No sponso

    Pregnancy experience through the eyes of pregnant women experiencing earthquakes: a qualitative case study

    No full text
    Amaç: Bu araştırma, Kahramanmaraş merkezli depremi yaşayan gebelerin gebelik deneyimlerini ve sağlık durumlarının incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Yöntem: Araştırma Nisan 2023-Eylül 2023 tarihleri arasında, 18 yaş üzeri 21 gebe kadın ile yürütülmüştür. Kahramanmaraş merkezli deprem nedeniyle Antalya’ya gelme, 18 yaş üzeri ve gebe olma, araştırmaya katılmaya gönüllü olma araştırmanın dahil etme kriterleridir. Veri toplamada kartopu örnekleme yöntemi kullanılmış ve bireysel derinlemesine görüşme yapılmıştır. Görüşmelerden elde edilen alıntılar tamamen yazıya aktarıldıktan sonra ana temalar ve alt temalar oluşturulmuştur. Güvenilirliği sağlamak için iki bağımsız dış kodlayıcıdan tema ve alt temaları kodlamaları istenmiş ve sonuçlara göre Kappa analizi yapılmıştır. Kappa analizi 0.87 olarak bulunmuştur. Elde edilen verilerin çözümlemesi yapıldıktan sonra Nvivo 10 programı ile tematik içerik analizi yapılmıştır. Araştırmanın yapılabilmesi için Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Klinik Araştırmalar Etik Kurulu’ndan etik onay alınmıştır. Bulgular: Gebelerin yaş ortalaması 28,48 ± 6,14 ve gebelik haftalarının ortalaması 26,42 ± 7,15 olarak belirlenmiştir. Gebelerin çoğunun eğitim durumu ilkokul mezunudur (%33,3). Ayrıca, katılımcıların büyük bir bölümünün ev hanımı olduğu belirlenmiş ve bu oran %57,2 olarak saptanmıştır. Doğum planlaması açısından, gebelerin %66,7'sinin sezaryen doğum yapmayı düşündüğü görülmüştür. Nitel veri analizi ile ortaya çıkan ana temalar (1) Deprem sürecinde yaşananlar; (2) Depremin gebeliğe etkisi; (3) Koşullarla baş etme; (4) Gebelik ve doğum ile ilgili endişe; (5) Sağlık hizmetleri alımında yaşananlar; (6) Gelecekten beklentiler şeklinde sıralanmıştır. Sonuç: Bu araştırma depremin gebeler üzerinde korku oluşturduğu, besin ihtiyacı yetersizliği yaşadıkları, kötü hava şartları nedeniyle diğer bireylere göre daha çok etkilendikleri, fiziksel, psikolojik ve obstetrik sağlık problemleri yaşadıkları sonucunu ortaya çıkarmıştır. Araştırmanın tek bir bölgede yapılması ve kadınların ifadeleri ile sınırlı olması çalışmanın önemli sınırlılıklarıdır.Introduction: When the effects of biological and physiological differences between genders on health were examined, it was seen that men were physiologically more resistant to the physical effects of the disaster. Although it is stated that the effects of disasters on women are more impressive than on men, this situation can go beyond the disaster during pregnancy. Purpose: This research examined the pregnancy experiences and health status of pregnant women who experienced the earthquake in Kahramanmaraş. Method: The research was conducted between April 2023 and September 2023 with 21 pregnant women over 18. The study’s inclusion criteria are coming to Antalya due to the Kahramanmaraş-centered earthquake, being over 18 years pregnant, and volunteering to participate in the research. Snowball sampling was used to collect data, and in-depth interviews were conducted. After the interview quotes were transcribed, main themes and sub-themes were created. To ensure reliability, two independent external coders were asked to code the themes and subthemes, and Kappa analysis was performed based on the results. Kappa analysis was found to be 0.87. After the data was analyzed, thematic content was analyzed with the Nvivo 10 program. Ethical approval was received from the Akdeniz University Faculty of Medicine Clinical Research Ethics Committee to conduct the research. Results: The average age of the pregnant women was 28.48 ± 6.14, and the average gestational week was 26.42 ± 7.15. The education level of most of the pregnant women is primary school graduate (33.3%). In addition, it was determined that the majority of the participants were housewives, and this rate was found to be 57.2%. Regarding birth planning, it was observed that 66.7% of pregnant women were considering having a cesarean birth. The main themes that emerged from qualitative data analysis were (1) What happened during the earthquake, (2) The effect of the earthquake on pregnancy, (3) Coping with circumstances, (4) Anxiety about pregnancy and birth, (5) What happened in the procurement of health services; (6) They are listed as expectations from the future. Conclusion: This research revealed that the earthquake created fear in pregnant women; they experienced inadequate nutritional needs, were more affected than others due to bad weather conditions, and experienced physical, psychological, and obstetric health problems. The fact that the research was conducted in a single region and was limited to the statements of women an essential limitation of the study.No sponso

    The dynamics of nonlocal cancer tumor growth model

    No full text
    No sponso

    A fuzzy logic approach and path algorithm for time and energy management of smart cleaning robots

    No full text
    Smart home technologies (SHM) or devices provide some degree of digitally connected, automated, or enhanced services to building occupants in residential areas and have been becoming increasingly popular in recent years. SHM have the potential to improve home comfort, convenience, security, and energy management. Different technologies are used to equip household parts for smarter monitoring, movement, and remote control and to allow effective harmonic interaction between them. Especially, energy management and path-planning algorithms are some of the important problems for such technologies to get optimum efficiency and benefit. Smart vacuum cleaning robot is one of the applications of such devices with various functions. These cleaning robots have limited battery power and battery sizes, thus effective cleaning is critical. Additionally, the shortest / optimal path planning is essential for the efficient operation of effective cleaning based on the battery time. In this article, two distinct algorithms, which are Search algorithm and CSP algorithm are utilized to obtain distinct optimal minimum path lengths for keeping the home's total dirt level as low as possible. Depending on various types of linguistic, abstract, or perceptual variables, these algorithms are not enough for the energy management of the battery. Therefore, the fuzzy logic-based inference system is proposed for obtaining the charge durability of battery of the cleaning robot, in addition to these algorithms. The inputs affecting the charge durability are considered as floor type, dirt level and the width of area for the fuzzy approach.No sponso

    Bonn Eyalet Mahkemesi´nin bir online platformdaki derhâl satış önerisinin yorumlanmasına ilişkin güncel bir kararı

    No full text
    No sponso

    444

    full texts

    2,108

    metadata records
    Updated in last 30 days.
    Antalya Bilim University Institutional Repository
    Access Repository Dashboard
    Do you manage Open Research Online? Become a CORE Member to access insider analytics, issue reports and manage access to outputs from your repository in the CORE Repository Dashboard! 👇